SON DAKİKA

#Abdullah Öcalan

HABER DEĞER - Abdullah Öcalan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abdullah Öcalan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Siyasette 'terörsüz Türkiye süreci' hareketliliği: İttifak cephesinde kilit açılıyor mu? Haber

Siyasette 'terörsüz Türkiye süreci' hareketliliği: İttifak cephesinde kilit açılıyor mu?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısında devlet kurumlarının "örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler" üzerinde çalıştığını açıklaması ve MHP'yi işaret ederek "ittifak ortağımızla istişare ediyoruz" demesi, Ankara'da yeni bir dönemin sinyali olarak yorumlandı. Erdoğan'dan kurmaylarına "İttifak" uyarısı Sürecin yürütülmesinde Cumhur İttifakı'nın bütünlüğüne büyük önem veriliyor. Basına kapalı gerçekleştirilen MKYK toplantısında süreci değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kurmaylarına net bir mesaj vererek Cumhur İttifakı'na zarar verecek, nifak sokacak açıklamalardan kesinlikle uzak durulmasını istediği öğrenildi. Erdoğan'ın, "Son düzlükteyiz, bu süreci ittifaka zarar vermeden nihayete erdireceğiz" dediği belirtiliyor. AKP'nin temel şartı: Geri dönülmez silah bırakma AKP kulislerinde süreçle ilgili yürütülen tartışmalarda temkinli bir iyimserlik hakim. Partide genel bir itiraz olmamakla birlikte, toplumsal hassasiyetler gözetilerek "yoğurdu üfleyerek yeme" stratejisi izleniyor. Sürecin hızlanması için belirlenen yol haritasında öne çıkan detaylar şunlar: Silah bırakma eşiği: AKP kurmaylarına göre sürecin ilerleyebilmesi için terör örgütünün somut, tatmin edici ve geri dönülmez bir şekilde silah bırakması şart. İmralı'ya ziyaretler genişleyebilir: Gerekli adımların atılması halinde ilk hamlelerden biri İmralı ziyaretlerinin kapsamının genişletilmesi olacak. Sadece DEM Parti heyetinin değil; akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve gazetecilerin de görüşmelere dahil edilmesi planlanıyor. Koordinatörlük statüsüne soğuk bakılıyor: MHP lideri Bahçeli'nin Abdullah Öcalan için önerdiği "Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsüne AKP sıcak bakmıyor. Öcalan'ın "hükümlü" statüsünün korunması gerektiği vurgulanırken, Meclis'te bir komisyon kurulması yerine bakanlık ve devlet kurumlarının yer alacağı bir "kurul" oluşturulması fikri ağır basıyor. MHP cephesi gelişmelerden memnun Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in sürece dair olumlu açıklamaları MHP kanadında memnuniyetle karşılandı. İki partinin istişare içinde olduğunu ancak bazı nüans farklarının bulunabileceğini belirten MHP kaynakları, Bahçeli'nin detaylıca düşünülmüş bir planla "yol açıcı" bir rol üstlendiğine dikkat çekiyor. Siyasi hesaplardan uzak durulması gerektiğini savunan MHP çevreleri, sürecin kararlılıkla olumlu sonuçlandırılması halinde Erdoğan'ın "terörü bitiren lider" olarak tarihe geçeceğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İYİ Parti grubunda tansiyon yükseldi: Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye Öcalan tepkisi Haber

İYİ Parti grubunda tansiyon yükseldi: Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye Öcalan tepkisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında dikkat çekici bir öneride bulunarak, barış sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi için Abdullah Öcalan’a bir statü verilmesi gerektiğini savunmuştu. "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" unvanını gündeme getiren Bahçeli, mevcut sürecin Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini belirterek, "Statü açığı varsa ele alınmalıdır" ifadelerini kullanmıştı. "Bu deliliktir, aklınızı başınıza alın" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada bu öneriye çok sert tepki gösterdi. Bahçeli'nin sözlerini sert bir dille eleştiren Dervişoğlu, "Dünyanın hangi hukuk sisteminde bir hükümlüye resmi bir yetki alanı bahşedilebilir? Bu deliliktir, aklınızı başınıza alın. Dünyayı kendinize güldürmeyin" dedi. Dervişoğlu'nun bu sözleri, İYİ Parti grubundaki milletvekilleri ve üyeler tarafından ayakta alkışlandı. Sorumluluk çağrısında bulundu Konuşmasında tepkisini "Siz utanmıyorsunuz, sizin yerinize ben utanıyorum" diyerek sürdüren Dervişoğlu, hükümet ve MHP kanadına yönelik eleştirilerini ağırlaştırdı. Terör örgütü elebaşına resmi bir görev atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu savunan İYİ Parti lideri, yetkilileri sağduyuya davet etti. Dervişoğlu’nun bu çıkışıyla birlikte, Ankara siyasetinde "yeni çözüm süreci" tartışmaları üzerinden yaşanan gerilim tırmanmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den dikkat çeken çıkış! Öcalan için yeni statü önerisi Haber

Bahçeli’den dikkat çeken çıkış! Öcalan için yeni statü önerisi

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı açıklamalarda gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi kapsamında Abdullah Öcalan’ın statüsünün ele alınması gerektiğini ifade etti. “Statü açığı varsa ele alınmalı” Bahçeli, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Öcalan için statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır. Türkiye’nin güvenliği ve geleceği söz konusu ise ani reflekslere, duygusal tepkimelere mahal veremeyiz.” Yeni mekanizma önerisi Bahçeli, tartışmalara son verilmesi gerektiğini belirterek şu öneride bulundu: “Bu tartışmalara son vermek için bunun adının ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ olmasını öneriyorum. Temennimiz, PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır.” “Terörsüz Türkiye hedefi esastır” Açıklamasında sürecin temel amacına da değinen Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı: “Meselenin esası terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır.” Bahçeli ayrıca, sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için konunun hukuki, siyasi ve vicdani boyutlarıyla açık şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar Haber

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar

Ahmet Türk, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik “statü” tartışmasını başlatan açıklamalarına destek verdi. Ankara’da konuşan Türk, Öcalan’ın örgütüyle temasının Türkiye açısından barış sürecine katkı sağlayabileceğini ifade etti. “Öcalan’ın örgütüyle temas kurması Türkiye’nin yararınadır” Türk, Bahçeli’nin açıklamasını Öcalan’ın hukuki statüsünün ve İmralı’daki koşullarının yeniden ele alınması olarak değerlendirdi. Öcalan’ın İmralı’dan çıkma beklentisi olmadığını belirten Türk, ancak daha “özgür koşulların” sağlanmasının ve örgütüyle iletişim kurabilmesinin kalıcı barış açısından önemli olacağını dile getirdi. Bu temasın toplumda güven ortamı oluşturabileceğini savundu. “Ahmetler makama” çıkışı önemli ama yeterli değil Bahçeli’nin grup toplantısında dile getirdiği “Ahmetler makama” çağrısının süreç açısından anlamlı olduğunu belirten Türk, bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Türk, kayyum uygulamalarından vazgeçilmesi ve yargı süreçlerine ilişkin bazı düzenlemelerin yapılması gibi somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. “Güven verici adımlar atılmalı” Türk, toplumda güvensizlik oluştuğunu belirterek, kayyum uygulamaları, Selahattin Demirtaş ve Kobani davası gibi başlıklarda atılacak adımların sürece katkı sunabileceğini dile getirdi. Süreç komisyonu raporunun önemli olduğunu ancak belirleyici olanın iktidarın tutumu olduğunu söyledi. Bahçeli ile diyalog sürüyor Türk, Bahçeli ile zaman zaman görüştüklerini ve diyaloğun devam ettiğini açıkladı. Yakın dönemde yapılan bir telefon görüşmesinde Kobani’ye gönderilecek insani yardım tırlarının geçişi için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması talebini de Bahçeli’ye ilettiğini aktardı. Açıklamalar, Türkiye’de Kürt meselesi ve çözüm tartışmalarının yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına taşındığı bir dönemde geldi. Sürecin nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki dönemde atılacak adımlara bağlı olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmralı’dan yeni mesaj: Kürtlerin entegrasyonu Cumhuriyet’in temel ayaklarından biri olacak Haber

İmralı’dan yeni mesaj: Kürtlerin entegrasyonu Cumhuriyet’in temel ayaklarından biri olacak

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, 16 Şubat’ta İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık 3 saat süren temasın ardından yapılan yazılı açıklamada, Öcalan’ın demokratik entegrasyon, özgür yurttaşlık ve yerel demokrasi başlıklarında değerlendirmelerde bulunduğu aktarıldı. “Süreç şiddetten demokratik siyasete geçiştir” Heyetin aktardığına göre Öcalan, geride bırakılan sürecin şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi mümkün kıldığını ifade etti. TBMM’de hazırlanan komisyon raporunun toplumsal gerçeklikle uyumlu olması gerektiğini belirten Öcalan, “Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder” değerlendirmesinde bulundu. Silah ve şiddetin terk edildiğini, bundan sonraki sürecin demokratik siyaset zemininde ilerlemesi gerektiğini söylediği kaydedildi. Cumhuriyet ve Kürtlerin birlikteliği vurgulandı Açıklamada, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Türkler ve Kürt yurttaşların birlikteliğinin esas alındığına dikkat çekildi. Öcalan’ın, Cumhuriyet’in “Kürtsüz inşa edilmediğini” savunduğu, sonraki hukuksal metinlerde yaşanan dışlayıcı yaklaşımların inkâr ve isyanı beslediğini ifade ettiği aktarıldı. İçinde bulunulan sürecin ise inkârı ve isyanı sona erdirme amacı taşıdığı belirtildi. “Özgür yurttaşlık etnisiteye indirgenemez” Öcalan’ın değerlendirmelerinde vatandaşlık tanımının etnisite, dil ya da inanç üzerinden değil devletle kurulan bağ üzerinden yapılması gerektiği vurgulandı. “Özgür yurttaş” kavramını tercih ettiğini belirttiği aktarılan Öcalan’ın, dinini, mezhebini ve ulusal aidiyetini özgürce ifade edebilen bir yurttaşlık anlayışını savunduğu ifade edildi. Bu çerçevede demokratik sınırlar içinde, devletin bütünlüğünü esas alan bir model önerildiği kaydedildi. Yerel demokrasi ve entegrasyon mesajı verildi Heyetin açıklamasına göre Öcalan, demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olarak yerel demokrasinin kurumsallaşması gerektiğini dile getirdi. Bu yaklaşımın ayrı bir devlet anlamına gelmediğini, demokratik yönetim ilkeleri çerçevesinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ifade ettiğini söylediği aktarıldı. Kürtlerin entegrasyonunun Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacağı değerlendirmesi de açıklamada yer aldı. Güvenlik ve siyaset dengesi çağrısı yapıldı Öcalan’ın, meselenin yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınamayacağını, siyasi boyutunun daha geniş olduğunu vurguladığı ifade edildi. “Her şey güvenliğe boğulmamalıdır” mesajının paylaşıldığı açıklamada, demokratik toplum ve barış sürecinin birlikte inşa edilmesi gerektiği kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı Haber

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), DEM Parti milletvekillerinden oluşan heyetin İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin tutanakları kamuoyuyla paylaştı. 16 sayfalık metinde, görüşmede dile getirilen siyasi yorumlar, Türkiye ve bölgeye dair değerlendirmeler ile “umut hakkı” tartışması dikkat çekti. İmralı görüşmesine dair tutanaklar Meclis sitesinde yayımlandı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından paylaşılan tutanaklarda, DEM Parti milletvekilleri Fethi Yıldız, Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Hüseyin Yayman’ın İmralı’da yaptığı görüşmenin ayrıntıları yer aldı. Metinde, Abdullah Öcalan’ın Türkiye siyasetine, bölgesel gelişmelere ve Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeleri aktarıldı. “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesi dikkat çekti Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın geçmişine dair yaptığı değerlendirmelerden biri olarak “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesinin yer aldığı görüldü. Ayrıca Öcalan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında kullandığı ifadeler de metne yansıdı. “Umut hakkı” tartışması tutanaklarda yer aldı Görüşmede kamuoyunda son dönemde tartışılan “umut hakkı” kavramına da değinildi. Tutanakta, Bahçeli’nin bu konuda kullandığı ifadelere atıf yapıldığı, Öcalan’ın ise “umut hakkı olmadan çalışamam” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı. Bu başlık, Meclis’te muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen tutanakta yer aldı. Suriye ve bölgesel dengelere ilişkin değerlendirmeler aktarıldı Metinde, Suriye’deki gelişmelere dair yorumlar da bulunuyor. Öcalan’ın, Kürt sorununun bölgesel dengelerden bağımsız ele alınamayacağını vurguladığı, İsrail ve Orta Doğu’daki güç ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Suriye’de sivil toplum ve yerel demokrasi vurgusu yapılan bölümler dikkat çekti. Sağlık durumu ve cezaevi koşulları da gündeme geldi Tutanaklarda, görüşmeye katılan milletvekillerinin Öcalan’ın sağlık durumu ve cezaevi koşullarına ilişkin sorular yönelttiği, bu başlıkların da görüşmede ele alındığı belirtildi. Tutanaklar Komisyon’da tartışma yarattı İmralı görüşmesine ilişkin tutanaklar, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında da gündeme geldi. Özellikle muhalefet partileri, tutanakların yayımlanmasına itiraz ederken, Meclis Başkanlığı tutumunu değiştirmedi. Yayımlanan 16 sayfalık tutanak, İmralı görüşmesine dair bugüne kadar kamuoyuna yansıyan en kapsamlı resmi belge olma özelliği taşıyor. MECLİS SAYFASINDA YER ALAN TUTANAK... haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alaaddin Aldemir’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Bu iş devlet politikasıdır Haber

Alaaddin Aldemir’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Bu iş devlet politikasıdır

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir, 24 Aralık 2025’te Haber Değer’e yaptığı değerlendirmede “Terörsüz Türkiye” hedefini Türkiye’nin yeni yüzyılını belirleyecek stratejik bir hamle olarak tanımladı. Sürecin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, toplumsal rıza, ortak yaşam iradesi, hukuk devleti ve sosyal adalet başlıklarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Aldemir, kutuplaştırıcı dilden kaçınılması çağrısı yaptı. Aldemir: “Terörsüz Türkiye baştan beri bir devlet politikasıydı” Aldemir, sürecin “bugün itibarıyla” devlet politikasına dönüştüğü yönündeki tartışmalara, bunun zaten en baştan böyle olduğunu söyleyerek yanıt verdi. “Bu iş bir devlet politikasıdır” diyen Aldemir, süreci bölgesel gelişmelere karşı tedbir niteliğinde, kaçınılmaz bir hat olarak değerlendirdi. Aldemir, “Terörsüz Türkiye” ifadesini ise 40 yıllık çatışma hafızasına dikkat çeken bir çerçeve olarak yorumladı ve hedefin, yalnızca Türkiye’de değil, bölge ölçeğinde rıza ve yeni bir ittifak zemini üretmesi gerektiğini savundu: “Türkiye’deki yurttaşların hem bölgede yaşayan insanların geleceğini belirleyecek bir stratejik hamle olarak görüyorum.” Öcalan’la temas tartışması: “Affedeceğiz ama unutmayacağız” Devletin Abdullah Öcalan’ı muhatap almasına nasıl baktığı sorulan Aldemir, devletlerin değişen koşullara göre tavır alabileceğini belirterek, “Milletlerin ve devletlerin sürekli dostları ve düşmanları olmaz” dedi. Aldemir, Öcalan’a ilişkin yaklaşımında abartılı okumaların yanlış olacağını savunurken, sürecin ilerlemesi için temasın kaçınılmaz olduğunu dile getirdi: “Abdullah Öcalan’la bu iş görüşülmeden, muhatap alınmadan bitmez.” Bu başlıkta, rahmetli Süleyman Demirel’le yaptığı bir sohbeti de aktararak şu ifadeyi kullandı: “Affedeceğiz ama unutmayacağız.” “Güvensizliklerin esiri olmadan ortak yaşam aklı kurulmalı” Sürecin bir sonraki aşamasına ilişkin Aldemir, tüm taraflar için kaygıların tamamen bitmeyeceğini, ancak bu kaygıların siyaseti ve toplumu rehin almaması gerektiğini söyledi. Kürt kanaat önderleriyle sohbetlerinde “devlet tuzak kurdu” türü bir güvensizlik gördüğünü belirten Aldemir, batıda yaşayan yurttaşlarda da “bölünme” ve “iç çatışma” kaygısı bulunduğunu ifade etti. Aldemir, çözümün dilini tarif ederken şu vurguyu yaptı: “Kimsenin onuru çiğnenmeden ortak bir onur, şeref, haysiyet düzeni kurabilmeliyiz.” “Gazoz milliyetçiliği” eleştirisi: “Toplum buraya düşmemeli” Aldemir, sürece zarar verecek söylemlere ve toplumsal kutuplaşmayı besleyen tutumlara da sert eleştiriler yöneltti. Bazı örneklerin “akıl dışı” olduğunu savunan Aldemir, özellikle linç kültürünü büyüten dilin tehlikeli olduğunu belirterek “Toplumun buraya düşmemesi lazım” dedi. “Önce barışın dilini yüceltelim” çağrısı yapan Aldemir, kendi konumunu da şöyle tarif etti: “Ben yurttaşlarımla… etniği ne olursa olsun çatışmayı değil barış içinde bir arada yaşamayı önceleyen bir Türk milliyetçisiyim.” “Kürt sorunu Türkiye’nin namusudur” sözünü böyle açıkladı Aldemir, daha önce kullandığı “Kürt sorunu Türkiye’nin namusudur” ifadesinin arkasındaki vurgunun; hukuk, demokrasi ve insan haklarının değeri olduğunu belirtti. 12 Eylül dönemine dair deneyimlerinden söz eden Aldemir, insan onurunun korunmasının önemini öne çıkardı ve çatışma dilinin kontrol edilemez sonuçlar üretebileceğini söyledi: “Çatışma kendi kontrolümüzden çıkar ve biz namusumuzu koruyamaz hale geliriz.” Aldemir, meselenin “bir grubun hakkı” diye değil, kapsayıcı biçimde ele alınması gerektiğini de vurguladı: "Türkiye’deki insan hakkı olarak olaya bakmamız gerekiyor.” Aldemir: “En büyük tehlike etnik çatışma; bedel ödenecekse ödenir” Aldemir, Türkiye’nin önündeki en büyük riskin etnik çatışma ihtimali olduğunu söyleyerek, bunun “kapının önündeki tehlike” olduğuna dikkat çekti. Sürecin “polyanacılık” ile yürütülmemesi gerektiğini belirten Aldemir, “Umutsuzluğa gerek yok ama polyanacılık oynamaya da gerek yok” dedi. Sürecin ağır bir maliyete dönüşmemesi için siyaset kurumunun sorumluluğuna işaret eden Aldemir, “Ne bedel ödememiz gerekiyorsa da öderiz” sözleriyle çatışmasızlık hedefini önceleyen bir tutum ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.