SON DAKİKA

#Abluka

HABER DEĞER - Abluka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abluka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı Haber

İran Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapattı

İran ile ABD arasında ateşkes sonrası başlayan kırılgan süreçte tansiyon yeniden yükseldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını ve bölgenin tamamen İran kontrolüne geçtiğini duyurdu. İran tarafı, kararın gerekçesi olarak ABD’nin daha önce verilen sözleri yerine getirmemesini ve Hürmüz çevresindeki askeri ve ekonomik ablukayı sürdürmesini gösterdi. İran boğazı dün açmıştı İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün yaptığı açıklamada, Lübnan’daki ateşkes süreci boyunca Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını duyurmuştu. Arakçi, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı’nın belirlediği rota üzerinden tüm ticari gemilerin boğazdan güvenli şekilde geçebileceğini söylemişti. Bu açıklama, bölgede savaşın ardından ekonomik normalleşme sürecinin başlayabileceği yönünde yorumlanmıştı. Trump’tan teşekkür, ardından abluka mesajı Ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma kararının ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan gelen açıklamalar, yeni krizin önünü açtı. Trump, ilk etapta İran’a teşekkür ederek boğazın açık tutulmasını memnuniyetle karşıladığını söyledi. Ancak kısa süre sonra yaptığı ikinci açıklamada, İran ile tam bir anlaşmaya varılıncaya kadar Hürmüz çevresindeki ABD ablukasının süreceğini ifade etti. Trump’ın bu çıkışı, Tahran’da Washington’un ateşkes ve normalleşme yönündeki sözlerinden geri adım attığı şeklinde yorumlandı. Devrim Muhafızları: “Hürmüz yeniden tam kontrol altında” Trump’ın açıklamalarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatıldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, “ABD’nin taahhütlerini ihlal etmesi ve ablukayı sürdürmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı yeniden tam kontrol altına alınmıştır” denildi. İran yönetiminin, ticari gemilerin geçişine yönelik yeni kısıtlamalar getirip getirmeyeceği henüz netleşmedi. Ancak boğazın yeniden kapatılması, enerji piyasalarında ve küresel deniz ticaretinde yeni bir kriz ihtimalini gündeme taşıdı. Yeni müzakere tarihi krizden hemen önce açıklanmıştı Hürmüz Boğazı’ndaki yeni gerilimden kısa süre önce, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakerelerin tarihi açıklanmıştı. İranlı ve ABD’li heyetlerin, 20 Nisan Pazartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yeniden bir araya geleceği duyurulmuştu. Tarafların savaş sonrası ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran’ın nükleer programı ve ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları gibi başlıkları masaya yatırması bekleniyor. Ancak Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son kriz, İslamabad’daki görüşmeler öncesinde taraflar arasındaki güvensizliğin daha da arttığını gösteriyor. Küresel piyasalar alarmda Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle boğazın yeniden kapanması, başta petrol fiyatları olmak üzere küresel piyasalarda yeni bir dalgalanma yaratabilir. Uzmanlar, İran ile ABD arasında yaşanacak yeni bir gerilimin yalnızca bölgeyi değil, dünya ekonomisini de doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne abluka resti: İran’la ticaretimize karışmayın Haber

Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne abluka resti: İran’la ticaretimize karışmayın

Çin ile Amerika Birleşik Devletleri arasında gerilim tırmanıyor. ABD’nin İran’a yönelik olası deniz ablukası planları sonrası Pekin’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Çin, İran ile ticari ilişkilerinin süreceğini açıkça ilan etti. “İç işlerimize karışmayın” mesajı Çinli yetkililer, ABD’nin bölgedeki hamlelerine tepki göstererek, İran ile yapılan ticaret anlaşmalarının egemenlik meselesi olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu ilişkilere dış müdahalenin kabul edilmeyeceği ifade edildi. Enerji ve ticaret hattı kritik Çin’in İran ile yürüttüğü ticaretin önemli bir kısmı enerji kaynaklarına dayanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşen petrol taşımacılığı, Pekin için stratejik önem taşıyor. ABD’nin abluka planı tartışma yarattı ABD yönetiminin İran limanlarını hedef alabilecek bir deniz ablukası planı, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de tepki çekiyor. Çin’in sert çıkışı, bu planın uluslararası arenada daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Küresel güçler karşı karşıya Uzmanlara göre ABD ile Çin arasında artan bu gerilim, sadece bölgesel bir kriz değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Gözler diplomatik adımlarda Önümüzdeki süreçte tarafların nasıl adımlar atacağı ve gerilimin diplomasiyle mi yoksa daha sert hamlelerle mi şekilleneceği merak konusu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor! Haber

ABD ambargosu can alıyor: Küba’ya ilaç yasak, insanlar valizlerle yaşam taşıyor!

ABD’nin onlarca yıldır Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve finansal ambargo, bugün en ağır sonuçlarını sağlık alanında gösteriyor. İlaç ve tıbbi ekipmanlara erişimin sistematik olarak engellendiği ülkede hastalar hayatta kalmak için uluslararası dayanışmaya muhtaç bırakılıyor. Küba’ya yönelik bu kuşatma yalnızca bir dış politika aracı değil, doğrudan yaşam hakkını hedef alan bir yaptırım olarak değerlendiriliyor. ABD ambargosu sağlık sistemini hedef alıyor Küba’ya yönelik yaptırımlar, ilaç ithalatını ve tıbbi cihazlara erişimi ciddi biçimde kısıtlıyor. ABD merkezli şirketlerin ve ABD ile bağlantılı finans sistemlerinin devreye sokulduğu bu abluka, üçüncü ülkeleri de baskı altına alarak Küba’nın sağlık sistemini felç etmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu durumun özellikle kronik hastalar, çocuklar ve yaşlılar üzerinde hayati riskler yarattığını vurguluyor. Yurttaşlar valizlerle dayanışma taşıyor Ambargonun yarattığı yıkıma karşı dünyanın farklı ülkelerinden yurttaşlar harekete geçti. Küba’ya giden gönüllüler, valizlerini ilaç ve tıbbi malzemelerle doldurarak hastalara ulaştırıyor. Bu bireysel dayanışma ağları, ambargonun yarattığı boşluğu kısmen doldururken aynı zamanda uluslararası kamuoyuna güçlü bir mesaj veriyor: İnsanlık, ablukayı kabul etmiyor. ABD’nin yıllardır sürdürdüğü ambargo, Küba halkını en temel sağlık hakkından mahrum bırakıyor. Dünyanın dört bir yanından yurttaşlar ise valizlerine ilaç doldurarak bu insanlık dışı kuşatmayı delmeye çalışıyor.#Küba #USA #ABD #Trump pic.twitter.com/x19r1sYSDy — Haber Değer (@haber_deger) March 23, 2026 Sağlık haktır Küba’ya yönelik yaptırımlar uzun süredir uluslararası alanda da tartışma konusu. Birçok ülke ve insan hakları örgütü, ABD’nin uyguladığı ambargonun kolektif cezalandırma anlamına geldiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtiyor. Her yıl Birleşmiş Milletler’de yapılan oylamalarda büyük çoğunluk ambargonun kaldırılması yönünde irade ortaya koysa da ABD bu politikayı sürdürmekte ısrar ediyor. Küba halkı yalnız değil Tüm baskılara rağmen Küba halkı ve sağlık çalışanları direnmeye devam ediyor. Dayanışma ağları büyürken, dünyanın dört bir yanında yükselen sesler ambargonun sona erdirilmesini talep ediyor. Küba’ya taşınan her valiz, yalnızca ilaç değil; aynı zamanda dayanışmanın, insanlığın ve adalet arayışının sembolü haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz’de kapalı kapılar mı açılıyor? İran’dan sürpriz geçiş mesajı Haber

Hürmüz’de kapalı kapılar mı açılıyor? İran’dan sürpriz geçiş mesajı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 21 Mart 2026 sabahında yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılmadığını duyurdu. Japonya merkezli bir haber ajansına konuşan Arakçi, boğazın açık olduğunu vurgularken, İran ile temas kuran bazı ülkelere güvenli geçiş sağlanabileceğini ifade etti. Açıklama, bölgedeki savaşın ortasında enerji yollarına dair yeni bir belirsizlik yarattı. Arakçi’nin ifadeleri, hem küresel enerji piyasalarını hem de bölgedeki askeri dengeleri doğrudan etkileyebilecek nitelikte görülüyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği kritik bir hat olarak bilinirken, İran’ın açıklamaları “kısmi kontrol” stratejisini gündeme taşıdı. Boğaz açık ama herkese değil İranlı bakan, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapalı olmadığını net bir şekilde dile getirirken, İran’a yönelik saldırılara destek veren ülkelere ait gemilere kısıtlama getirildiğini açıkladı. Bu durum, boğazın fiilen açık olsa da seçici bir şekilde kontrol edildiği yorumlarına yol açtı. Tahran yönetiminin bu yaklaşımı, askeri bir abluka yerine diplomatik ve stratejik baskı aracı olarak boğazı kullanma niyetine işaret ediyor. Japonya’ya özel mesaj Arakçi, Japonya ile İran arasındaki uzun süredir devam eden ilişkilere dikkat çekerek, Tokyo yönetimiyle temas kurulması halinde güvenli geçiş sağlanabileceğini belirtti. Japonya’nın “dengeli ve adil” tutumundan memnuniyet duyduklarını ifade eden Arakçi’nin bu sözleri, bazı ülkelere ayrıcalıklı bir yaklaşım sergilendiği şeklinde değerlendirildi. Bu açıklama, küresel ticaretin ve enerji akışının siyasi ilişkiler üzerinden şekillenebileceğine dair güçlü bir mesaj olarak yorumlandı. “Eylemlerimiz öz savunma odaklı” İranlı yetkili, devam eden çatışmaları “İran’a dayatılan bir savaş” olarak nitelendirirken, ülkenin attığı adımların öz savunma kapsamında olduğunu savundu. Arakçi, İran’ın askeri ve siyasi hamlelerinin gerektiği sürece devam edeceğini ifade etti. Aynı zamanda uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, İran’a yönelik saldırılara karşı daha net bir tutum alınması gerektiğini dile getirdi. Kalıcı barış vurgusu dikkat çekti Arakçi, birçok ülkenin arabuluculuk girişiminde bulunduğunu ve İran’ın bu girişimlere açık olduğunu belirtirken, hedeflerinin geçici bir ateşkes değil, savaşın kalıcı ve kapsamlı şekilde sona ermesi olduğunu vurguladı. ABD’nin bu yönde gerçek bir çözüm arayışında olmadığı görüşünü paylaşan Arakçi’nin açıklamaları, diplomatik çözüm ihtimalinin halen belirsizliğini koruduğunu ortaya koydu. Bölgedeki gerilim sürerken Hürmüz Boğazı üzerinden verilen bu mesaj, yalnızca askeri değil ekonomik ve diplomatik dengelerin de yeniden şekillendiğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de kadınlar felaketin merkezinde: Af Örgütü raporu savaşın görünmeyen yüzünü ortaya koydu Haber

Gazze’de kadınlar felaketin merkezinde: Af Örgütü raporu savaşın görünmeyen yüzünü ortaya koydu

Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü), Gazze’de devam eden savaşın özellikle kadınlar ve kız çocukları üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirten kapsamlı bir rapor yayımladı. Kurumun yaptığı saha çalışmasına göre, yerinden edilen Filistinli kadınlar doğumdan temel sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda ciddi risklerle karşı karşıya kalıyor. Araştırma kapsamında Af Örgütü, 8’i kanser hastası, 4’ü hamile ve 14’ü ateşkes sonrası doğum yapmış olmak üzere 41 yerinden edilmiş kadınla, ayrıca Gazze ve Deyr El Balah’taki sağlık merkezlerinden 26 sağlık çalışanı ve çeşitli uluslararası kuruluş temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. “Kadınlar her gün hayatta kalma mücadelesi veriyor” Agnès Callamard, Gazze’de kadınların yaşam koşullarının insani felaket boyutuna ulaştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Kadınlar için hayat, durmak bilmeyen felaket sarmalında her gün verilmesi gereken bir mücadeleye dönüştü. Sağlık, güvenlik ve insan onuru açısından yaşanan sistematik yıkım savaşın ikincil sonucu değil; kadınlara ve kız çocuklara karşı yürütülen bir savaşın parçası.” Callamard ayrıca devletlere çağrıda bulunarak Gazze’deki saldırıların sona erdirilmesi ve insani yardımın önünün açılması için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi. On binlerce kadın sağlık hizmetine ulaşamıyor Gazze’deki sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğü belirtilen raporda, özellikle anne ve üreme sağlığı hizmetlerinin ağır biçimde zarar gördüğü ifade edildi. Verilere göre: Gazze’de sağlık merkezlerinin yaklaşık %60’ı çalışamaz durumda Temel ilaçların %46’sı stokta bulunmuyor Doğum sırasında kullanılan anestezi ve kanama ilaçlarında ciddi eksiklik yaşanıyor World Health Organization ve sağlık kuruluşlarının verilerine göre 37 bin gebe ve emziren kadın, 2026’dan önce akut yetersiz beslenme nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyabilir. Hastanelerde tarihi geçmiş ilaçlar kullanılıyor Af Örgütü’nün görüştüğü sağlık çalışanları, sağlık sistemindeki çöküşün boyutlarını çarpıcı ifadelerle anlattı. Bazı sağlık merkezlerinde: Tarama testleri yapılamıyor Kuvöz ve yenidoğan ekipmanı yetersiz Anestezi ve bazı ilaçlar tarihi geçmiş ürünlerle karşılanmak zorunda kalıyor Gazze’deki yenidoğan servislerinin %150-170 kapasiteyle çalıştığı ve bazı durumlarda tek kuvözü üç bebeğin paylaşmak zorunda kaldığı bildirildi. Çadırlarda doğum yapan kadınlar Yerinden edilen kadınların yaşadıkları koşullar raporda ayrıntılı biçimde anlatıldı. Gazze’nin El Mavasi bölgesinde yaşayan 22 yaşındaki Hind, doğumdan sonra yaşadıklarını şöyle aktardı: “Yetersiz beslendiğimi söylediler. Bebeğim akciğer enfeksiyonuyla doğdu. Deniz kenarında bir çadırda yaşıyoruz. Isınma imkânımız yok ve bebeğimin tekrar hastalanmasından korkuyorum.” Deyr El Balah’ta yaşayan Meryem ise erken doğum yaptığını ve yetersiz beslenme nedeniyle bebeğini emzirecek kadar süt üretemediğini söyledi. Başka bir kadın ise çadırda yaşamanın doğum sonrası bakım açısından büyük risk oluşturduğunu anlatarak şu ifadeleri kullandı: “Kum ve böcek dolu bir çadırda bebeğimi virüslerden nasıl koruyacağımı bilmiyorum.” Gazze’de tıbbi tahliyeler neredeyse durdu Gazze’de acil tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta için tıbbi tahliyelerin engellendiği de raporda yer aldı. Verilere göre 18 binden fazla Filistinli, Gazze’de bulunmayan acil sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Ancak: Batı Şeria ve Doğu Kudüs’e tıbbi tahliyeler büyük ölçüde durduruldu Gazze’de çalışır durumda MRI cihazı bulunmuyor Radyoterapi hizmeti veren hastane yok Kanser tedavisi gören bazı hastalar, ilaç eksikliği nedeniyle kemoterapi seanslarının ertelendiğini ifade etti. Yardım kuruluşlarının çalışması da zorlaşıyor Birleşmiş Milletler verilerine göre bazı laboratuvar ve tıbbi ekipmanların “çift kullanımlı” olduğu gerekçesiyle Gazze’ye girişine izin verilmiyor. Uluslararası yardım kuruluşlarında çalışan görevliler, bu nedenle kanser gibi kronik hastalıklara sahip binlerce hastayı geri çevirmek zorunda kaldıklarını belirtiyor. Devletlere çağrı: Abluka kaldırılmalı Uluslararası Af Örgütü, raporun sonunda uluslararası topluma şu çağrıda bulundu: Gazze’ye yönelik insani yardım kısıtlamaları kaldırılmalı Tıbbi tahliyeler güvenli şekilde yapılabilmeli Anne ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim sağlanmalı Kadınların temel haklarını koruyacak sosyal ve ekonomik destek programları artırılmalı Kurum, devletlerin diplomatik ve ekonomik araçları kullanarak Gazze’deki ablukanın kaldırılması için baskı yapması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP İstanbul İl Binası polis ablukasında Haber

CHP İstanbul İl Binası polis ablukasında

Polis ablukası ve barikatlar CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın dün akşam polis tarafından kuşatılmasının ardından gerginlik sabah saatlerine taşındı. Yüzlerce polis, il binasına çıkan yolları bariyerlerle kapatırken, milletvekillerinin dahi geçişine izin verilmedi. Sabah saatlerinde plakası olmayan kamyonetlerle yeni barikatlar bölgeye taşındı. Barikatların indirildiği sırada partililer, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz”, “İsyan devrim özgürlük”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları attı. Milletvekilleri “etten duvar” oldu CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, gece boyunca il binasının girişini milletvekilleri olarak koruduklarını söyledi. Yavuzyılmaz, “Gece boyunca binanın içine ve dışına girmeye çalışan sivil polisleri tespit edip dışarı çıkarmakla uğraştık” dedi. Kayyım ve eylem yasağı İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla görevden alınan CHP İstanbul İl yönetiminin yerine Gürsel Tekin kayyım olarak atanmıştı. Tekin’in bugün saat 12.00’de binaya girmesi bekleniyor. Öte yandan İstanbul Valiliği, Beşiktaş, Beyoğlu, Eyüpsultan, Kağıthane, Sarıyer ve Şişli ilçelerinde üç gün sürecek (10 Eylül 23.59’a kadar) eylem ve etkinlik yasağı getirdi. CHP ve destek mesajları CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla çok sayıda partili il binası önünde nöbet tutmaya devam ediyor. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından il başkanlığı binasında çekilen bir fotoğraf paylaşarak, “CHP halktır. Halkımızın evini koruyacağız. Görevimizin başındayız” mesajı verdi. DEM Parti milletvekilleri de CHP’lilerin nöbetine destek için il binası önüne geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.