SON DAKİKA

#Açıklama

HABER DEĞER - Açıklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Açıklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj Haber

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin’de Türkiye bayrağına yönelik saldırı girişimine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, yaşananları bugüne kadar karşılaşılan provokasyonların “en ağırı” olarak nitelendirirken, saldırının arkasındaki kişi ve yapıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bayrağa yönelik saldırı provokasyon olarak tanımlandı Bahçeli, Türkiye bayrağının hedef alınmasının yalnızca bir sembole değil, Türkiye toplumunun ortak değerlerine ve bağımsızlık iradesine yönelmiş açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, bayrağın Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin simgesi olduğu hatırlatılarak, bu tür girişimlerin hafife alınamayacağı belirtildi. Provokasyonların bilinçli şekilde tırmandırıldığı savunuldu MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Bahçeli, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışından duyulan rahatsızlık nedeniyle provokasyonların bilinçli olarak artırıldığını savunarak, yaşananların tesadüf olmadığını dile getirdi. DEM Parti’ye sorumluluk çağrısı yapıldı Bahçeli, açıklamasında DEM Parti’yi de hedef alarak, Nusaybin’de yapılan grup toplantısının ardından yaşanan gelişmelerin siyasi sorumluluk doğurduğunu ileri sürdü. DEM Parti’nin net bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, silah ve şiddetle arasına mesafe koymanın önemine dikkat çekti. “En ağır şekilde cezalandırılmalı” vurgusu öne çıktı Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bahçeli, Türkiye bayrağına yönelik saldırıyı planlayan, teşvik eden ya da uygulama aşamasında yer alan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Olası istihbarat bağlantılarının da araştırılması çağrısında bulunan Bahçeli, olayın arka planının tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi. Terörsüz Türkiye vurgusu ile mesaj tamamlandı Bahçeli, açıklamasını “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağı mesajıyla tamamladı. Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Türkiye toplumunun milli ve manevi değerlerine yönelik her girişime karşı kararlı bir duruş sergileneceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor? Haber

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hakkında ortaya atılan “AK Parti’ye geçiyor” iddiası siyaset gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. İddia, gazeteci Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelirken, gazeteci İsmail Saymaz’ın Akın’la yaptığı görüşme ise bu iddialara doğrudan bir yalanlama getirdi. Savcı Sayan: “Tüm görüşmeler tamam, onay bekleniyor” Gazeteci Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP’den AK Parti’ye “bomba bir transfer” gerçekleştiğini öne sürdü. Sayan, daha önce de bu geçişi dile getirdiğini belirterek, görüşmelerin tamamlandığını ve yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının beklendiğini iddia etti. Paylaşımında Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı işaret etmesi, kulislerde geniş yankı uyandırdı. Balıkesir ve Ankara kulisleri hareketlendi Sayan’ın açıklamasının ardından Balıkesir ve Ankara’da siyasi kulislerin hızla hareketlendiği gözlendi. Son dönemde parti değişikliklerinin artması, iddianın siyasi çevrelerde ciddiyetle tartışılmasına yol açtı. Özellikle “tüm görüşmeler tamamlandı” ve “Cumhurbaşkanı onayı bekleniyor” ifadeleri dikkat çekti. İsmail Saymaz: “Ahmet Akın’dan net yalanlama” İddialar büyürken gazeteci İsmail Saymaz, Ahmet Akın’a ulaştığını açıkladı. Saymaz, Akın’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddettiğini belirtti. Akın’ın, eşiyle birlikte Umre’de olduğunu söylediği ve “Kaç kez açıklama yaptım, yalanladım. Yok öyle bir şey” ifadelerini kullandığı aktarıldı. İddia mı, kulis manevrası mı? Ahmet Akın cephesinden gelen net inkâra rağmen, Savcı Sayan’ın iddiaları siyasi tartışmayı sona erdirmiş değil. Siyasi çevrelerde, bu çıkışın bir kulis manevrası mı yoksa henüz kamuoyuna açıklanmamış bir sürecin sızması mı olduğu sorusu gündemdeki yerini koruyor. Gözler Ankara’daki olası açıklamalarda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nden ve AK Parti cephesinden gelecek olası açıklamalar merakla bekleniyor. İddiaların merkezinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının işaret edilmesi, tartışmanın seyrini Ankara’dan yapılacak açıklamaların belirleyeceğine işaret ediyor.

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi Haber

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi

“6 yaşındaki kız çocukları evlenebilir” sözleriyle daha önce geniş kesimlerin tepkisini çeken Nureddin Yıldız’ın, Bursa’nın İnegöl ilçesindeki bir lisede evlilik temalı ders vereceğinin duyurulması kamuoyunda infial yarattı. Gelişmeler üzerine sendikalar harekete geçti, ders programı ertelendi. Eğitim-İş okul önünde eylem kararı aldı Dersin duyurulmasının ardından Eğitim-İş Bursa Şubesi, “Çocuk evliliği suçtur, savunulamaz” diyerek okul önünde protesto çağrısı yaptı. Şube, söz konusu etkinliğin iptal edilmesini talep ederek yurttaşları saat 19.30’da okul önünde toplanmaya davet etti. Ders, protestolar sonrası ertelendi Cumhuriyet’in aktardığına göre, yaşanan tepkilerin ardından etkinliğin paydaşlarından Anadolu Gençlik Derneği İnegöl Temsilciliği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Bir Ömür Okulu” kapsamında yapılması planlanan programın, “yanlış ve çarpıtılmış haberler nedeniyle olayların farklı bir mecraya çekilmemesi amacıyla” ileri bir tarihe ertelendiği belirtildi. Tartışmalar sürüyor Karar, eğitim çevreleri ve kadın-çocuk hakları savunucuları tarafından “gecikmiş ama gerekli” bir adım olarak değerlendirilirken, benzer etkinliklerin eğitim kurumlarında düzenlenmesine ilişkin denetim ve izin süreçleri yeniden tartışmaya açıldı.

“Ülkeme döneceğim” deyip Kur’an-ı Kerim paylaştı Haber

“Ülkeme döneceğim” deyip Kur’an-ı Kerim paylaştı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma kapsamında adı geçen sosyal medya fenomeni Şeyma Subaşı, kamuoyunda artan tartışmaların ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Subaşı’nın nerede olduğu, ne söylediği ve paylaşımlarının nasıl karşılandığı kısa sürede gündemin üst sıralarına çıktı. Soruşturma iddiaları sonrası sessizlik bozuldu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen operasyon kapsamında hakkında yakalama kararı bulunduğu öne sürülen Şeyma Subaşı, günlerdir devam eden sessizliğini sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla sonlandırdı. Subaşı, hâlihazırda yurt dışında olduğunu belirtti. “Kısa zamanda ülkeme döneceğim” mesajı verdi Subaşı, yaptığı paylaşımda, “Bugün hakkımda çıkan haberlerle ilgili bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Şu anda yurt dışındayım. Kısa zamanda ülkeme döneceğim. Döndüğüm zaman daha detaylı bir açıklama yapabileceğim” ifadelerini kullandı. Açıklama, soruşturma sürecine ilişkin net bir değerlendirme içermemesi nedeniyle tartışmaları da beraberinde getirdi. Reklam paylaşımları tepki çekti Yakalama kararı iddialarının gündemde olduğu saatlerde Subaşı’nın reklam içerikleri paylaşmaya devam etmesi, sosyal medyada eleştirilerin odağı oldu. Tepkilerin artmasının ardından yapılan açıklama, kamuoyunda “gecikmiş” olarak yorumlandı. Kur’an-ı Kerim paylaşımı dikkat çekti Açıklamasından kısa süre sonra Subaşı’nın Kur’an-ı Kerim paylaşımı yapması, tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı. Paylaşım, kimi yurttaşlar tarafından “manevi mesaj” olarak değerlendirilirken, kimileri tarafından ise gündemi yumuşatma hamlesi olarak yorumlandı. Süreç yargının takibinde Hakkındaki iddialar ve yakalama kararıyla ilgili hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği merak edilirken, Subaşı’nın Türkiye’ye dönüşünün ardından daha kapsamlı bir açıklama yapıp yapmayacağı da yakından izleniyor. Masumiyet karinesi gereği nihai değerlendirmenin yargı mercilerince yapılacağı vurgulanıyor. Yaşananlar, sosyal medya figürlerinin kriz dönemlerindeki iletişim biçimleri ve kamusal sorumlulukları üzerine Türkiye toplumunda yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

MHP’den CHP’nin ‘açılım’ raporuna ilk yanıt: Yeni bir şey yok Haber

MHP’den CHP’nin ‘açılım’ raporuna ilk yanıt: Yeni bir şey yok

Cumhuriyet Halk Partisi’nin açılım sürecine ilişkin Meclis’e sunduğu rapor siyaset gündeminde tartışma yaratırken, Milliyetçi Hareket Partisi’nden konuya dair ilk açıklama geldi. MHP yönetimi, raporun içeriğine yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. CHP raporunu TBMM’ye sundu Cumhuriyet Halk Partisi, açılım sürecine ilişkin komisyon çalışmaları kapsamında hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Rapora ilişkin açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, metinde “umut hakkı”na dair herhangi bir atıf bulunmadığını ve terörle bağlantılı suç işlememiş kişilerin dönüşüne yönelik bir öneri yer almadığını ifade etti. MHP’den rapora ilk tepki geldi CHP’nin Meclis’e sunduğu rapora ilişkin ilk değerlendirme Milliyetçi Hareket Partisi cephesinden yapıldı. MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. “Günlük politik söylemlerin ötesinde bir içerik yok” Feti Yıldız, CHP’nin daha önce 12 Ağustos 2025’te açıkladığı 29 maddelik Demokrasi Paketi’nin, “Terörsüz Türkiye” başlığı altında yeniden TBMM’ye sunulduğunu belirterek, raporda sürece dair yeni bir yaklaşım bulunmadığını savundu. Yıldız, açıklamasında “Günlük politik söylemlerinin dışında süreçle ilgili yeni bir şey yok” ifadelerini kullandı. Siyasi sorumluluk vurgusu yapıldı MHP’li Yıldız, açıklamasının devamında siyasetin ciddi bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekerek, bu sorumluluğun göz ardı edildiğini ima etti. Açıklama, MHP’nin açılım sürecine ilişkin tutumunu ve CHP’nin yaklaşımına yönelik mesafesini ortaya koydu. CHP’nin raporuna ilişkin tartışmalar sürerken, Meclis’teki siyasi partilerin önümüzdeki günlerde konuya dair yeni değerlendirmeler yapması bekleniyor.

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok Haber

Bahçeli’den Öcalan gündemine dair miting yorumu: Mahzurlu bir yanı yok

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ile yürütülen temasların kamuoyunda yarattığı tartışmalar sürerken, Demokratik Toplum Platformu’nun çağrısıyla yapılacak miting hakkında ilk değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, mitingin nerede, ne zaman ve hangi çerçevede ele alınması gerektiğine dair net bir tutum ortaya koydu. Miting ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamında görülüyor Bahçeli, DEM Parti öncülüğünde Demokratik Toplum Platformu tarafından 4 Ocak 2026’da Diyarbakır’da düzenlenecek mitingin demokratik haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli, “Kanaatimce DEM Parti’nin 4 Ocak 2026’da düzenleyeceği mitingin hiçbir mahsurlu yanı yoktur” ifadelerini kullandı. Bahçeli’den tansiyonu düşüren yaklaşım Açıklama, Öcalan ile yapılan görüşmeler ve bu görüşmelerin siyasal yansımalarına dair tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Bahçeli’nin sözleri, mitinglere ve siyasal ifade alanına yönelik daha yumuşak bir ton olarak değerlendirildi. Öcalan görüşmeleri sonrası MHP’nin tutumu netleşiyor Son dönemde kamuoyunda, DEM Parti ile Öcalan arasında yürütülen temasların ardından MHP’nin nasıl bir pozisyon alacağı merak ediliyordu. Bahçeli’nin bu açıklaması, sürecin sokak ve mitingler üzerinden kriminalize edilmemesi gerektiği yönünde bir mesaj olarak yorumlandı. Siyasal tartışma zemini genişliyor Bahçeli’nin miting açıklaması, Türkiye toplumunda ifade özgürlüğü, siyasal katılım ve barışçıl toplantı hakkı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Açıklama, farklı siyasi aktörler arasında tansiyonun nasıl şekilleneceğine dair önemli bir işaret olarak görülüyor.

Pekin: Taiwan silah satışı kırmızı çizgiyi aştı Haber

Pekin: Taiwan silah satışı kırmızı çizgiyi aştı

Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD yönetiminin Taiwan’a yönelik büyük ölçekli bir silah satış paketini onaylamasının ardından kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kararın hangi ilkelere aykırı olduğu, bölgesel barışa nasıl etki edeceği ve Çin’in nasıl karşılık vereceği net ifadelerle ortaya kondu. Silah satışı tek Çin ilkesinin açık ihlali olarak değerlendirildi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ABD’nin Taiwan’a 11 milyar doları aşan silah satış paketini onaylamasının, tek Çin ilkesini ve Çin ile ABD arasında imzalanan üç ortak bildiriyi ciddi biçimde ihlal ettiğini söyledi. Guo, bu adımın Çin’in egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne ağır zarar verdiğini vurguladı. “Taiwan Boğazı barış ve istikrarı baltalanıyor.” Guo Jiakun, ABD’nin gelişmiş silahları Taiwan’a satacağını açıkça ilan etmesinin, Taiwan Boğazı’ndaki barış ve istikrarı ciddi şekilde zedelediğini ifade etti. Bu tutumun, “Taiwan’ın bağımsızlığı” yönündeki ayrılıkçı güçlere son derece yanlış ve tehlikeli bir mesaj verdiğini belirtti. Pekin, paketi kesin dille reddetti ve kınadı. Çin tarafı, söz konusu satış paketinin bugüne kadar kayıtlara geçen en büyük silah satışlarından biri olduğunu belirterek kararı kesinlikle reddettiğini ve şiddetle kınadığını açıkladı. Pekin yönetimi, bu tür adımların bölgesel gerilimi tırmandırmaktan başka bir sonuç doğurmayacağını savundu. “Taiwan Boğazı savaş riskine sürükleniyor.” Açıklamada, Taiwan’daki ayrılıkçı çevrelerin zorla bağımsızlık arayışı içinde olduğu, halkın kaynaklarının silahlanmaya yönlendirildiği ve adanın tehlikeli bir gerilim alanına dönüştürüldüğü ifade edildi. Bu yaklaşımın Taiwan’ı korumayacağı, aksine bölgeyi artan askerî risk ve savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağı kaydedildi. “Aşılamaz kırmızı çizgi” uyarısı yapıldı. Guo Jiakun, Taiwan meselesinin Çin’in temel çıkarlarının özü olduğunu ve Çin-ABD ilişkilerinde asla aşılmaması gereken bir kırmızı çizgi teşkil ettiğini söyledi. Çin hükümeti ve Çin halkının ulusal egemenlik ve toprak bütünlüğünü savunma konusundaki kararlılığının hafife alınmaması gerektiğini dile getirdi. ABD’ye çağrı, Çin’den karşılık mesajı. Pekin yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri’ni tek Çin ilkesine ve ortak bildirilere bağlı kalmaya, liderler düzeyinde verilen taahhütleri yerine getirmeye ve Taiwan’ı silahlandırmaya yönelik tehlikeli adımları derhal durdurmaya çağırdı. Çin, egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için kararlı ve güçlü önlemler alacağını yineledi. Bu açıklamalar, Taiwan meselesinin yalnızca bölgesel değil, küresel dengeleri de etkileyen bir başlık olmaya devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.