SON DAKİKA

#Adalet Bakanlığı

HABER DEĞER - Adalet Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Süresiz nafaka düzenlemesinde kritik iddialar gündemde: Cumhurbaşkanı Erdoğan hazırlanan taslağı veto  mu etti? Haber

Süresiz nafaka düzenlemesinde kritik iddialar gündemde: Cumhurbaşkanı Erdoğan hazırlanan taslağı veto mu etti?

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz yoksulluk nafakası uygulamasına ilişkin verdiği iptal kararının ardından adalet ve yargı gündeminde sıcak bir gelişme yaşandı. 13. Yargı Paketi kapsamında TBMM’ye sunulması planlanan ve süresiz nafaka uygulamasını kısıtlamayı hedefleyen yeni yasal düzenleme taslağına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan onay çıkmadığı iddia edildi. "yeni mağduriyetler yaratılmamalı" uyarısı yaptığı iddia edildi Ekonomim gazetesinden Besti Karalar’ın haberine göre; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hazırlanan düzenlemenin mevcut haliyle bir tarafın mağduriyetini çözerken başka kesimler için yeni mağduriyetler yaratabileceği gerekçesiyle metnin yeniden ele alınması talimatını verdiği öne sürüldü. İddialara göre, AK Parti içinde de taslağın mevcut şekliyle kamuoyunda tepkiye yol açabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Veto edildiği öne sürülen taslaktaki sınırlandırma önerileri Kulislere yansıyan iddialara göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulan ilk taslak metinde nafaka ödemelerine evlilik süreleri esas alınarak kademeli kısıtlamalar getirilmesi öngörülüyordu. İddia edilen taslak kapsamında; 10 yıla kadar süren evliliklerde evlilik süresi 6 ay ya da 1 yıl bile olsa en az 5 yıl nafaka ödenmesi, 10 yılı aşan evliliklerde ise boşanma davasının açıldığı tarihe kadarki evlilik süresinin yarısı oranında nafaka bağlanması planlanıyordu. Ayrıca tarafların gelir durumları dikkate alınarak hâkimlere ilave takdir yetkisinin tanınmasının hedeflendiği ileri sürüldü. Süresiz nafakanın tamamen kaldırılmasında geri adım gündemde Besti Karalar'ın aktardığı kulis bilgilerine göre, iddia edilen veto kararının ardından Adalet Bakanlığı ve parti kurmayları alternatif formüller üzerinde durmaya başladı. Yeni değerlendirmelerde tarafların yaşları, sosyal koşulları ve gelir dengelerinin doğrudan gözetilmesi tartışılıyor. Masadaki seçeneklerden birine göre; anlaşmalı boşanmalarda tarafların maddi durumlarının eşit olması halinde süresiz nafakanın kaldırılabileceği, ancak ekonomik durumların eşit olmadığı vakalarda ise nafakanın süresine ilişkin kararın tamamen mahkeme hâkiminin takdirine bırakılması üzerinde duruluyor. Bu kapsamda, süresiz nafakanın tamamen kaldırılması fikrinden geri adım atılarak evlilik süresini esas alan modelin baştan revize edilebileceği ifade ediliyor. Yasal düzenleme için son tarih: 30 Haziran 2027 Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin "süresiz olarak" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmişti. 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararın yürürlüğe girmesi için yasa koyucuya 9 aylık bir süre tanınmıştı. Yasal boşluk oluşmaması adına TBMM ve Adalet Bakanlığı'nın yeni yasal düzenlemeyi 30 Haziran 2027 tarihine kadar tamamlayarak yürürlüğe sokması gerekiyor. AK Parti ve Adalet Bakanlığı'nın yeni taslak üzerindeki çalışmalarının ardından düzenlemenin nihai şeklini alması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaçacak yerleri kalmadı: 33'ü kırmızı bültenle aranan 8 ülkeden 63 kişi Türkiye'ye iade edildi Haber

Kaçacak yerleri kalmadı: 33'ü kırmızı bültenle aranan 8 ülkeden 63 kişi Türkiye'ye iade edildi

İçişleri Bakanlığı, yurt dışına kaçan ve haklarında adli makamlarca arama kararı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen uluslararası operasyonların bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. 23 Eylül ile 23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen adli iş birliği ve operasyonlar sonucunda, suçluların Türkiye’ye adalet önüne çıkarılmak üzere iadesi sağlandı. 33'ü kırmızı bültenle aranan toplam 63 kişi iade edildi Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamaya göre; Interpol-Europol birimleri ve yargı makamlarının takibindeki kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 33 şahıs ile ulusal düzeyde arama kaydı bulunan 30 şahıs olmak üzere toplam 63 kişi yakalanarak ülkeye getirildi. Açıklamada, yakalamaların sekiz ayrı ülkede icra edildiği kaydedildi. Suçluların yakalanıp iade edildiği ülkeler Gürcistan, Almanya, Yunanistan, Kırgızistan, Bulgaristan, Moldova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Karadağ olarak sıralandı. En fazla iade Gürcistan'dan sağlandı Söz konusu dönemde gerçekleştirilen iade operasyonlarında Gürcistan başı çekti. Türkiye’ye getirilen kişilerden 49’u Gürcistan’da, 5’i Almanya’da, 3’ü Yunanistan’da ve 2’si Kırgızistan’da güvenlik güçlerince yakalandı. Bulgaristan, Moldova, KKTC ve Karadağ’dan da birer/çeşitli sayılarda aranan şahsın adli iade süreçleri tamamlanarak Türkiye'ye teslimi sağlandı. Emniyet Birimlerinden müşterek operasyon Uluslararası firarilerin takibi ve yakalanması sürecinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ile Adalet Bakanlığı yetkililerinin tam koordinasyonla çalıştığı vurgulandı. Saha operasyonları ve istihbarat paylaşımına Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele başkanlıklarının yanı sıra Siber Suçlarla Mücadele, Asayiş ve Terörle Mücadele (TEM) daire başkanlıkları da aktif destek verdi. İlgili ülkelerin kolluk teşkilatlarıyla kurulan anlık temas ve iş birliği ağı sayesinde şüpheliler yakalandı. İçişleri Bakanlığı, hem kırmızı bültenle aranan 33 kişinin (H.T., C.Y., İ.E., H.A., A.K., S.A., G.Y., A.U., S.B., A.T., O.P., M.Y., A.O.E., S.K., B.D., Y.A., İ.K., O.M., M.T., M.E., Y.I., A.S.P., İ.Y., O.T., Ö.Y., E.S., O.F., Ö.İ., R.R.Ç., Ç.Ö., H.İ.E., E.İ., Ö.O.T.) hem de ulusal düzeyde aranan 30 kişinin baş harflerini kamuoyuna bildirdi. Ulusal seviyede aranan 30 kişinin baş harfleri ise K.E., M.İ., B.D., S.K., A.K., B.A., H.Ç., D.K., A.B., Ö.Ü., M.A., T.Y., İ.Ç., U.Y., H.H.A., K.E., S.U., H.P., Ş.B., F.S., M.K., H.İ.Ö., Y.Y., F.K., K.A., İ.K.D., H.Ö., O.K., U.Ç. ve H.D. olarak açıklandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

14 ilde üreme hücresi ticareti operasyonu: 41 kadının 811 kez satış yaptığı saptandı Haber

14 ilde üreme hücresi ticareti operasyonu: 41 kadının 811 kez satış yaptığı saptandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen adli soruşturmada devasa bir şebeke deşifre edildi. CİMER'e yapılan ihbar üzerine başlatılan incelemelerde; teknik takip, MASAK kayıtları, HTS analizleri, kargo dökümleri ve uçuş verileri mercek altına alındı. 4 ülke arasında uluslararası şebeke hattı Soruşturma dosyasına yansıyan delillere göre; suç örgütü bünyesinde hareket eden yapının, Türk vatandaşı kadınları yüksek maddi menfaat vaatleriyle kandırarak bünyesine kattığı belirlendi. Türkiye'de muhafazakar veya özel kliniklerde muayene edilip ilaç tedavisine başlatılan kadınların, üreme hücrelerinin alınması amacıyla KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’daki bağlantılı kliniklere sevk edildiği saptandı. Dosyada yer alan somut verilere göre, organizasyon kapsamında 41 donör kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildi. doktorlar ve organizatörler yakalandı İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla illerinde eş zamanlı operasyonlar icra edildi. Hakkında adli işlem başlatılan 53 şüphelinin 1 örgüt elebaşı, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor ile 4 seyahat organizatöründen oluştuğu açıklandı. Baskınlarda 36 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda dijital materyal ile evraka el konuldu. Şüphelilerden 1'inin cezaevinde olduğu öğrenilirken, yurt dışındaki 7 kişi dahil firari 16 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. "Vücut dokunulmazlığına karşı suçlarla mücadele sürecek" Operasyonun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü’nce 2026/64504 sayılı soruşturma evrakı üzerinden yürütülen çalışmalarda Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Organ ve Doku Ticareti ve 2238 sayılı Kanun’a Muhalefet suçlarını işlediği tespit edilen şüphelilere yönelik kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Yürütülen soruşturma kapsamında, yapılan teknik takip, MASAK verileri, kargo bilgileri, banka hareketleri, HTS analizleri, hava yolu uçuş bilgileri ile çeşitli kurumlardan elde edilen deliller uyarınca yapılan tespitler çerçevesinde, Türkiye’de bulunan donörlerden üreme hücresi temin etmek amacıyla donörlerin muayenesini yapan, bu hususta donörleri ilaç tedavisine başlatan, uygun hale getirilen yahut uygun halde bulunan donörlerin KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan ülkelerinde üreme hücrelerinin bağlantılı klinikler marifeti ile alınması adına yurt dışı çıkışlarını koordine eden, bu işlemler neticesinde üreme hücreleri temin edilen donörlere ödeme yaparak maddi menfaat temin eden, bu kapsamda maddi menfaat karşılığında organ ve doku satan şüphelilerden oluşan suç örgütü kapsamında toplam 53 şüpheli tespit edilmiş olup, şüphelilerin yakalanması amacıyla 19/10/2026 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla illerinde icra edilen eş zamanlı arama, el koyma ve gözaltı işlemleri neticesinde 36 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, çok sayıda dijital materyale el konulmuştur.mİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımızca tüm suç türlerinde olduğu gibi Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar ile mücadele amacıyla yürütülen soruşturmalar titizlikle ve kararlılıkla devam edecektir." "Hiçbir menfaat beden bütünlüğünün üzerinde değildir" Soruşturmaya ilişkin resmi kanallardan değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek ise insan onuruna ve beden bütünlüğüne yönelik ihlallerle mücadelenin süreceğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Kadınları yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan suç yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonda görev alan Emniyet Teşkilatımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hiçbir maddi menfaat, insan onurunun ve beden bütünlüğünün üzerinde değildir! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; suç yapılanmalarının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adalet önünde hesap vermeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Şık iddia etti: Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçen Furkan Torlak görevden alınmış Haber

Ahmet Şık iddia etti: Mehmet Akif Ersoy soruşturmasında adı geçen Furkan Torlak görevden alınmış

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin eski koordinatörü Furkan Torlak hakkında adli ve idari süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Uyuşturucu soruşturması ve bürokrasideki usulsüzlük iddialarıyla gündemden düşmeyen Torlak'ın, Adalet Bakanlığı'ndaki görevine son verildiği iddia etti. "AKP’lilerin dahi sabrını taşıran tetikçilerden biriydi" Gelişmeyi sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna duyuran Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, Torlak’ın görevden alınmasına ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Şık, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "Fon dahil her türlü soygununun içinde olduklarını gizlemek, oturtuldukları koltukları kaybetmemek gayesiyle 'ben yanarsam herkesi yakarım' mesajı vermek için iktidar içinden isimleri sızdırmaları nedeniyle AKP’lilerin dahi sabrını taşıranların tetikçiliğini yapan isimlerden biri olarak anılan Furkan Torlak, bugün itibariyle görevden alındı." Uyuşturucu soruşturması ile gündeme gelmişti Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un tutuklandığı uyuşturucu dosyasına giren itirafçı ifadelerinde adı geçen Torlak, 13 Aralık'ta görevinden istifa etmiş, ardından Şubat 2026'da Adalet Bakanlığı kadrosuna geçirilmişti. Aralık 2025'te TGRT Haber'deki programında gazeteci Cem Küçük de Torlak hakkındaki ciddi iddiaları dile getirmişti. Küçük, "Ben daha önce bu Furkan hakkında defalarca Külliye'de benim hakkımda, başkaları hakkında yaygara yaptığını birinci elden biliyorum. Bunu 3-4 kişiden de doğrulattım. Numan Bey'lerin ekibiyle gelmiş buraya. Bir ara Turizm Bakanlığı'na gitmiş, tutmamışlar. Fahrettin Altun giderayak Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin başına atamış" demişti. "2-3 kişinin verdiği ifadelerde Furkan'ın da adı geçiyor" diyen Küçük, "Özel hayatını beni ilgilendirmiyor ama uyuşturucu testinden Furkan'ın da geçmesi lazım" ifadelerini kullanmıştı. Torlak'ın bakanlar hakkında asılsız istihbarat raporları hazırlayarak şantaj havuzu oluşturduğunu iddia eden Küçük; "Menekşe İnşaat üzerinden neler çevirdiğini biliyoruz. Bizde belgeleriyle de mevcut. Arsaları kapattığın vb. biliniyor. Bakanlar hakkında bile, işte 'şunların hakkında istihbarat raporu hazırladı' deyip bir havuz yapıyor, 'böyle istedi Cumhurbaşkanı' diyerek o kişiler hakkında olumsuz raporlar hazırlayıp bunları sağa sola dağıtıyorlar. Bakanları da korkutmaya çalışıyorlar." demişti. Mehmet KAP’atıldı. Mehmet Kap sahte kimliğiyle kurduğu trol+medya manipülasyon çetesiyle haysiyet cellatlığı yapan Furkan Torlak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in küçük Goebbels’i olarak istihdam edildiği görevinden alındı. Karıştıkları suçları örtbas etmek için kurduğu manipülasyon çetesiyle ailelerimizi, kadınları ve çocuklarımızı, dostlarımızı hedef alan; Fon dahil her türlü soygununun içinde olduklarını gizlemek, oturtuldukları koltukları kaybetmemek gayesiyle “ben yanarsam herkesi yakarım” mesajı vermek için iktidar içinden isimleri sızdırmaları nedeniyle AKP’lilerin dahi sabrını taşıranların tetikçiliğini yapan isimlerden biri olarak anılan Furkan Torlak, bugün itibariyle görevden alındı. Saray Rejimi, artık taşıyamaz hâle geldiği kirliliği ve safrayı üzerinden atmaya çalışıyor. Birkaç ismi görevden almakla değil bu tabloyu mümkün kılan anlayışla yüzleşip, soygun düzeniyle hesaplaşacağımız gün gerçek çözüm bulunacak. — AHMET ŞIK (@ahmetsahmets) October 12, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sabahattin Ali'nin 78 yıllık faili meçhul dosyası için tarihi adım: 5 meslek örgütünden Adalet Bakanlığı'na başvuru Haber

Sabahattin Ali'nin 78 yıllık faili meçhul dosyası için tarihi adım: 5 meslek örgütünden Adalet Bakanlığı'na başvuru

Türk edebiyatının unutulmaz ismi Sabahattin Ali’nin 1948 yılında katledilmesine ilişkin kamu vicdanında kanayan yara için yayın, basın ve edebiyat dünyası güçlerini birleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Yazarlar Derneği, usta yazarın akıbetinin aydınlatılması ve kayıp mezarının bulunması amacıyla Adalet Bakanlığı'na adli müracaatta bulundu. Otopsi kalıntıları ve gizlenen belgeler Adalet Bakanlığı'na sunulan ortak dilekçede, Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin resmi anlatımın hukuk, edebiyat ve tarih çevrelerindeki şüpheleri gidermekten uzak olduğu kaydedildi. Yazarın dönemin güvenlik ve istihbarat birimlerinin takibi altındayken yakalandığına işaret edilen başvuruda; işkence yahut kötü muamele sonucu yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların bugüne dek bağımsız bir mekanizmayla soruşturulmadığına dikkat çekildi. Bulunan cenazenin kesin teşhisinin yapılmaması, otopsi sonrası kalıntıların akıbetinin kamuoyundan saklanması ve yargılama evrakındaki büyük eksikliklerin kuşkuları kronikleştirdiği vurgulandı. Adalet Bakanlığı'ndan üç somut talep Anayasa’nın "yaşam hakkı" ve "hukuk devleti" ilkelerine dayandırılan başvuruda, dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı bünyesinde ele alınması istendi. Bu kapsamda meslek örgütleri; Sabahattin Ali'nin katledilmesine ilişkin tüm soruşturma belgeleri ile fail sıfatıyla yargılanan Ali Ertekin hakkındaki dava dosyası ve af kararının yeniden incelenmesini, Emniyet, jandarma, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile devlet arşivlerindeki gizli kayıtların araştırmaya açılmasını ve yazarın naaşının gömüldüğü gizli alanın tespit edilerek aile fertlerinin rızası doğrultusunda DNA testlerinin gerçekleştirilmesini talep etti. "Zaman aşımı hakikati karartamaz" Olayın üzerinden onlarca yıl geçmesinin adli zaman aşımı tartışmalarını doğurabileceğini öngören meslek kuruluşları, bu durumun tarihsel gerçeğin gün yüzüne çıkarılmasına engel teşkil etmeyeceğinin altını çizdi. Gelişen adli tıp, antropoloji ve DNA teknolojilerinin maddi gerçeğe ulaşmayı son derece kolaylaştırdığına değinen hak savunucuları, elde edilecek tüm verilerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi Haber

Canlı yayındaki "referans" itirafı istifa getirdi: Ankara 2 No'lu Baro Başkanı adaylıktan çekildi

Ankara 2 No'lu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir, katıldığı bir televizyon programında yargı atamalarına ilişkin sarf ettiği sözlerin kamuoyunda ve hukuk camiasında geniş çaplı tepkiye yol açmasının ardından baro başkanlığı adaylığından çekilme kararı aldı. Yargı bağımsızlığı tartışması başlatan sözler Bengü Türk TV ekranlarında baronun faaliyetlerini değerlendiren Gökhan Ağdemir, Adalet Bakanlığı ile yürütülen süreçleri anlatırken sarf ettiği ifadelerle liyakat ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını alevlendirmişti. Ağdemir programda şu sözleri kullanmıştı: "Hakim ve savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Bakanlık da bize bir ayrıcalık tanıdı; 2 yıllık çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşımızı hakim savcı yaptık." Açıklamalarının ardından yükselen tepkiler üzerine yazılı bir kamuoyu duyurusu paylaşan Ağdemir, ifadelerinin bağlamından koparılarak Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığını öne sürdü. Kurumun itibarını korumayı amaçladığını belirten Ağdemir, kararını şu sözlerle ilan etti: "Katıldığım canlı yayında kullandığım bazı ifadelerin bağlamından koparılarak kamuoyuna yansıtıldığını ve Ankara 2 No’lu Barosu’nun hedef alındığı bir tartışma sürecine çekildiğini üzülerek görüyorum. Kurumumuzun itibarının korunması ve avukatlık mesleğinin etik değerlerinin siyaset malzemesi haline gelmemesi adına Ankara 2 No’lu Barosu Başkan adaylığından çekilme kararı aldım." Yargı mesleğinde liyakat, eşitlik ve hukuka bağlılık ilkelerinin önemine dikkat çeken Ağdemir, görev süresi boyunca kendisine destek veren meslektaşlarına teşekkür ederek adaylık sürecini noktalandırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanlığı Özgür Özel'in iddialarına yanıt verdi: "Sızdırma iddiası ağır ve mesnetsiz bir iftiradır" Haber

Adalet Bakanlığı Özgür Özel'in iddialarına yanıt verdi: "Sızdırma iddiası ağır ve mesnetsiz bir iftiradır"

Devam eden fon soruşturması üzerinden siyaset sahnesinde tartışmalar sürerken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Adalet Bakanlığı'ndan muhalefete bilgi sızdırıldığına yönelik iddialarına bakanlıktan resmi yalanlama geldi. Bakanlık tarafından yayımlanan detaylı açıklamada, soruşturmanın kronolojisi paylaşılarak iddiaların gerçeği yansıtmadığı vurgulandı. Soruşturmanın kronolojisi hatırlatıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketleri tespit ederek harekete geçtiğini belirten Adalet Bakanlığı, sürecin işleyişini şu tarihlerle özetledi: "19 Ağustos tarihinde Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi ve belge talep edilerek soruşturma süreci başlatılmış, fonlara ilişkin tasfiye kararları ise 17 Eylül tarihinde alınmıştır. Bu kronoloji, soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça göstermektedir." Sürecin Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu kararlı irade ve devlet kurumlarının güçlü koordinasyonuyla yürütüldüğünün altı çizilen açıklamada, iyi niyetli yatırımcıların haklarının korunması için adli sürecin etkin biçimde işletildiği ifade edildi. "Devlete güveni sarsmaya yönelik bir girişimdir" Soruşturma sürecini gölgelemeye ve vatandaşların devlete olan güvenini sarsmaya yönelik girişimlerin bulunduğuna dikkat çeken bakanlık, şu değerlendirmede bulundu: "Ana muhalefet liderinin, fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgilerin kendilerine Adalet Bakanlığından 'sızdırıldığı' beyanı da Bakanlığımızı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftiradır. Teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, içeriklerin yanlış ve manipülatif olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkan soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı görülmektedir." Açıklamada, bu tür iddialarla kararlılıkla ilerleyen adli soruşturmanın siyasi polemiklerin içine çekilmek istendiği belirtilerek, fon soruşturmasının spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette kararlılıkla sürdürüldüğü yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fon soruşturmasında 5. dalga başladı: 34 şüpheli hakkında gözaltı kararı Haber

Fon soruşturmasında 5. dalga başladı: 34 şüpheli hakkında gözaltı kararı

Bugün gerçekleştirilen 5. dalga operasyonla birlikte adli makamlarca hakkında işlem yapılan toplam şüpheli sayısı 217'ye ulaştı. Sürdürülen yasal süreç boyunca adliyeye sevk edilen şüphelilerden 56'sı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 88 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle sınırlı kalmayarak genişletildi. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki piyasa hareketleri ayrıntılı şekilde incelenmeye başlandı. Bu kapsamda kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişilerin ve hesapların işlem geçmişleri, para transferleri ve organik bağlantıları da araştırılıyor. Piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların üzerine kararlılıkla gidileceği vurgulandı. Haksız kazancın izinin sonuna kadar sürüleceği belirtilirken, suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçlerin işletileceği ifade edildi. "Hukuk önünde hesap sorulacaktır" Soruşturma sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü iradeye dikkat çekti. Konuya ilişkin yapılan değerlendirmede şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşımızın hakkı korunacak, piyasaları manipüle edenlere hukuk önünde hesap sorulacaktır! Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın, yatırımcı vatandaşlarımızın haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu irade nettir. Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşımızın hakkını korumak için üzerimize düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getiriyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5'inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş; 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217'ye ulaşmış; 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır. Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte; kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır. Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir. Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda; yatırımcı vatandaşlarımızın haklarını korumak, sermaye piyasalarımıza duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.