SON DAKİKA

#Adam Öldürme

HABER DEĞER - Adam Öldürme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adam Öldürme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi Haber

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi

2016'daki "Doğal Ölüm" raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü olarak bulunmuştu. O dönem Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve Dr. Yusuf İslam Duman’ın imzasını taşıyan raporda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayda geçirilmişti. Soruşturma derinleştikçe, ilk raporu hazırlayan Dr. Duman’ın FETÖ üyesi olduğu, hücre yapılanmasında "Zafer" kod adını kullandığı ve ByLock kullandığı bilgileri ortaya çıktı. Ailenin ısrarlı hukuki girişimleri neticesinde süreç yeniden ivme kazandı. Denizolgun’un ailesi, 3 Ekim 2024 ve 15 Mayıs 2025 tarihlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını ve suikast şüphesinin incelenmesini talep etti. "Cinayetin ATK’de üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. 36 saatlik kayıp süre Yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 20 Ocak 2026’da sunduğu şikâyet dilekçesinde Alihan Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve anneleri Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’i baş şüpheliler olarak gösterdi. Dilekçede, bu kişilerin Denizolgun’un ölüm günü ve çevresindeki hareketlerinin mercek altına alınması istendi. Ayrıca, eski bakanın cesedinin bulunmasından önceki 36 saatlik zaman diliminde neden kayıp olduğunun aydınlatılması talep edildi. İkinci otopsi Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık, 2016 yılındaki otopsiye ait video kayıtlarını şubat, haziran ve temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’ndan üç kez talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtlarda "Elimizde böyle bir kayıt yok" denilerek talepler geri çevrildi. Ailenin 13 Ağustos’ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından süreçte kırılma yaşandı. Daha önce kayıt olmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri ile 145 adet fotoğraf, 18 Ağustos’ta savcılığa teslim edildi. Aynı gün feth-i kabir kararı alınarak Denizolgun’un cenazesi yeniden otopsiye tabi tutuldu. Gerçekleştirilen ikinci otopside cinayet bulgularının yoğunlukta olduğunun tespit edilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 2016’daki ilk otopsi raporunu imzalayan doktorlar ile görüntüleri göndermediği tespit edilen ATK yetkilisi hakkında da “resmî belgede sahtecilik” suçundan tahkikat açıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir" Haber

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir"

10 yıl sonra gelen kritik bilirkişi raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dengeleri değiştiren bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, aradan geçen 10 yılın ardından eski otopsi kararlarını ve "doğal ölüm" tanısını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor; 2016 yılına ait 145 otopsi fotoğrafı, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir işlemlerine ait belgelerin tamamını kapsamlı bir şekilde inceledi. Otopsi görüntülerinde 4 ayrı ekimoz tespit Eedildi Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, yeniden incelenen otopsi fotoğraf ve videolarından elde edildi. Uzman bilirkişi, Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan (ekimoz) belirledi. Bu izlerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesi, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini net bir şekilde ortaya koydu. "Göğse dizle basılıp ağız ve burun yastıkla kapatılmış olabilir" Bilirkişi raporunda, lezyonların büyüklükleri ve göğüsteki yerleşim yerleri göz önüne alınarak ölüm mekanizmasına dair şu çarpıcı değerlendirme yapıldı: Bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatmak suretiyle nefessiz bırakmış olması mümkündür. Rapor, bu senaryonun kesin ölüm mekanizması olduğunu iddia etmese de, mevcut görüntüler üzerinden maktulün bu şekilde kasten öldürüldüğü ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak kesinlikle dışlanamayacağını vurguladı. Ayrıca 2016 yılında verilen "doğal ölüm" kararının "adli tıbbi eksiklik" içerdiği, ölümün travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunu kanıtlayacak yeterli ve objektif verinin bulunmadığı kayda geçirildi. Ağır metal bulguları ve soruçturmanın genişletilmesi 2016 yılındaki otopsi toksikolojisinde dokularda ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı ancak miktarları raporda belirtilmediği için zehirlenme veya beyin kanamasına etki edip etmediğinin mevcut verilerle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bilirkişi raporundaki bu sarsıcı tespitlerin ardından soruşturmanın kapsamını genişleterek Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında dosyayı ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında ele almaya başladı. Süreç nasıl gelişti? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti. Karar doğrultusunda; Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti. Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu. Fethi kabirden elde edilen bu yeni numunelerin ve otopsi şahit numunelerinin analiz edilerek Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurullarının müşterek değerlendirme yapmasının, ölüm nedeninin kesin olarak aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak Haber

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak

Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını duyurdu. Akın Gürlek, çocukların işlediği şiddet suçlarında yalnızca failin değil, ailelerin de sorumlu tutulabileceğini söyledi. Gürlek, özellikle denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen aileler için yeni yaptırımlar planlandığını belirtti. “Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz.” Okul saldırıları için “nitelikli öldürme” düzenlemesi geliyor Akın Gürlek, okul ve benzeri kamusal alanlarda işlenen cinayetlerin cezasının da ağırlaştırılacağını açıkladı. Buna göre okulda gerçekleştirilen öldürme eylemleri, “nitelikli adam öldürme” kapsamında değerlendirilecek. Bakanlık, böylece okul saldırıları gibi olaylarda daha ağır cezalar uygulanmasının önünü açmayı hedefliyor. Evde silahı erişilebilir bırakana da ceza Yeni düzenlemeler arasında, ruhsatlı silahların evde çocukların erişebileceği şekilde bulundurulmasına ilişkin yaptırımlar da yer alıyor. Akın Gürlek, ruhsatlı olsa bile silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde saklanmasının zorunlu hale getirileceğini söyledi. Silahın usule aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle bir suç işlenmesi halinde, silah sahibinin de cezai sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Bu kapsamda, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’da değişiklik yapılması planlanıyor. Sosyal medya ve şiddet içeriklerine yaptırım gündemde Akın Gürlek, televizyonlar, dijital platformlar ve sosyal medyada şiddeti özendiren içeriklere yönelik de yeni düzenlemeler yapılacağını açıkladı. Buna göre silah kullanımını teşvik eden, şiddeti normalleştiren ya da benzer suçları özendirici yayınlara cezai yaptırım uygulanması gündeme gelecek. Bakanlık, özellikle çocukları etkileyen dijital içeriklerin daha sıkı denetlenmesini ve sosyal medya platformlarına yönelik yeni sorumluluklar getirilmesini planlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Gürlek: Çocuklar da ağırlaşmış müebbet alabilecek Haber

Adalet Bakanı Gürlek: Çocuklar da ağırlaşmış müebbet alabilecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da basın kuruluşlarının temsilcileriyle düzenlenen iftar buluşmasında 12. Yargı Paketi’ne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, son dönemde çocukların karıştığı ağır suçlarda artış yaşandığını belirterek mevcut cezaların yetersiz olduğunu ifade etti. “Çocuklara yönelik cezalar yetersiz” Bakan Gürlek, Türk Ceza Kanunu’nda çocuklar için farklı yaş gruplarına göre uygulanan ceza indirimlerinin bulunduğunu hatırlattı. Mevcut düzenlemelerde 12-15 ve 15-18 yaş aralığındaki çocuklara özel indirimler uygulandığını belirten Gürlek, ayrıca çocuk hükümlüler için infaz sisteminin de farklı işlediğini söyledi. Gürlek, çocukların cezaevinde geçirdiği sürenin farklı hesaplandığını ve “çocuk evi” olarak adlandırılan daha farklı koşullarda infaz uygulandığını hatırlatarak bu konuda yeni düzenlemeler yapılacağını dile getirdi. Ağır suçlarda yetişkinlerle aynı ceza gündemde Yeni yargı paketinde özellikle adam öldürme gibi ağır suçlarda önemli değişiklikler planlandığını söyleyen Gürlek, bazı durumlarda çocukların da yetişkinlerle aynı ağır cezalara çarptırılabileceğini ifade etti. Gürlek, “Çocukların adam öldürme ya da diğer ağır suçlarda yetişkinler gibi ağırlaşmış müebbet hapis cezası almasını sağlayacağız” dedi. Gündeme öğretmen cinayeti geldi Bakan Gürlek, İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde 17 yaşındaki bir öğrencinin biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’i öldürmesini hatırlatarak bu tür olayların toplumda büyük infial yarattığını belirtti. Son dönemde çocukların karıştığı ağır suçların arttığını söyleyen Gürlek, bu nedenle Meclis’te konuyla ilgili bir komisyon kurulduğunu ve yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Gürlek, yapılması planlanan değişikliklerin 12. Yargı Paketi kapsamında yasalaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bayğaralar’a yeni operasyon: Antalya yapılanması çökertildi Haber

Bayğaralar’a yeni operasyon: Antalya yapılanması çökertildi

Ali Yerlikaya, Antalya’da Bayğaralar Organize Suç Örgütü’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda örgütün kentteki yapılanmasının deşifre edildiği bildirildi. Antalya yapılanmasının yöneticisi yakalandı Bakan Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, elebaşılığını yurt dışında tutuklu bulunan R.B.’nin yaptığı örgütün Antalya yapılanmasına yönelik operasyonda, yapılanmanın yöneticisi olduğu değerlendirilen H.A. ile birlikte hareket eden çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Ağır suçlar tespit edildi Soruşturma kapsamında şüphelilerin, silahlı suç örgütü faaliyeti çerçevesinde haksız kazanç sağladıkları; adam öldürme, yağma, kasten yaralama ve iş yeri kurşunlama gibi birçok suça karıştıkları tespit edildi. Silahlar ele geçirildi, tutuklamalar geldi Operasyonlarda 1 adet uzun namlulu silah (Akrep) ile 3 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 12’si tutuklanırken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. “Huzuru bozanlara izin vermeyeceğiz” Açıklamasında kararlılık mesajı veren Yerlikaya, “Bizim mücadelemiz; vatandaşlarımızın huzurunu ve güvenliğini sağlamak içindir. Hiçbir organize suç örgütünün milletimizin huzurunu bozmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Yerlikaya ayrıca operasyonda görev alan valilik, Cumhuriyet Başsavcılığı, İl Emniyet Müdürlüğü ve polis ekiplerini tebrik etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.