SON DAKİKA

#Adli Para Cezası

HABER DEĞER - Adli Para Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Para Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM'yi yoğun hafta bekliyor: Bakanlar Orta Doğu’daki gerilimi anlatacak Haber

TBMM'yi yoğun hafta bekliyor: Bakanlar Orta Doğu’daki gerilimi anlatacak

TBMM Genel Kurulu yeni haftada yoğun gündemle toplanacak. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Orta Doğu’daki gerilime ilişkin milletvekillerini bilgilendirecek. TBMM Genel Kurulu, haftalık çalışmalarına 10 Mart Salı günü başlayacak. Genel Kurulda Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu’daki son gelişmelere ilişkin milletvekillerine bilgilendirme yapacak. Bakanların sunumlarında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki çatışmaların yayılma ihtimali, Orta Doğu’da artan gerilim ve Türkiye’nin izlediği diplomatik ve güvenlik politikaları ele alınacak. Bakanlara sunumları için 30’ar dakika süre verilecek. Siyasi parti grupları adına yapılacak konuşmalar ise 20’şer dakika olacak. Grubu bulunmayan iki milletvekili de 5’er dakika söz alabilecek. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan haftalık gündeme göre Genel Kurulda ayrıca görüşmeleri devam eden “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin kalan maddeleri ele alınacak. İlk 21 maddesi kabul edilen düzenlemeye göre Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, ihtiyaç duyulan durumlarda döner sermayeli işletmeler kurabilecek. Döner sermayeye tahsis edilen sermaye miktarını 5 katına kadar artırma yetkisi ise Cumhurbaşkanı’na verilecek. Teklifle birlikte milli parklarda koruma ve denetim görevleri orman muhafaza memurlarının yanı sıra av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da yürütülebilecek. Korunan alanlarda el konulan yapı ve tesislerin ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından derhal yıkılması ya da gerekli görülmesi halinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Düzenleme kapsamında milli parklarda doğal ve ekolojik dengeyi bozanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilebilecek. Milli parklara giriş ücretini ödemeden girenlere ise giriş ücretinin 4 katı tutarında idari para cezası uygulanacak. Avlanma cezalarında da artış öngörülüyor. Merkez Av Komisyonu tarafından avlanmanın yasaklandığı alanlarda avlananlara verilen idari para cezası 200 liradan 10 bin liraya çıkarılacak. Özel koruma sahaları, yaban hayatı geliştirme sahaları ve üretme istasyonlarında avlananlara kesilen ceza ise 350 liradan 15 bin liraya yükseltilecek. Genel Kurul gündeminde ayrıca Türkiye ile Libya arasında imzalanan “Kolluk İş Birliği Mutabakat Muhtırası”nın onaylanmasına ilişkin kanun teklifi de yer alıyor. Öte yandan Meclis komisyonlarında da yoğun bir çalışma programı bulunuyor. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda sosyal medyaya yönelik düzenlemeler ile doğum izni konularını da içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören teklif görüşülecek. Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon ve Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu da gündemlerindeki başlıkları ele alınması bekleniyor.

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı? Haber

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı?

Ankara’da kamuoyunu sarsan hayvanlara yönelik şiddet davasında yeni bir süreç başladı Ankara’da farklı kişilerden sahiplendiği köpeklere cinsel istismarda bulunduğu ve öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki doktor Muhammet Mustafa Duman hakkında verilen 9 yıl 9 ay hapis cezası, istinaf incelemesinde kaldırıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, dosyada tespit edilen eksikliklerin yeniden yargılamayla giderilebileceğine hükmetti. 9 yıl 9 aylık hapis kararı istinafta bozuldu Yerel mahkeme, sanık hakkında “ev hayvanlarını öldürme” ve “hayvanlara cinsel istismar” suçlarından toplam 9 yıl 9 ay hapis cezası ile adli para cezası vermişti. Ayrıca “müstehcenlik” suçundan verilen hapis ve para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar alınmıştı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya istinafa taşındı. İstinaf, dosyada kanuna aykırı eksiklikler tespit etti Dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17’nci Ceza Dairesi, delil değerlendirmesinde ve usulde giderilmesi gereken eksiklikler bulunduğunu belirtti. Bu eksikliklerin yeniden yargılama yapılarak tamamlanabileceği kanaatine varılarak hükmün kaldırılmasına karar verildi. Duruşmalar kamu düzeni gerekçesiyle kapalı yapılacak Mahkeme, dosya içeriğinin niteliği nedeniyle genel ahlak ve kamu güvenliğinin korunmasını gerekçe göstererek duruşmaların kapalı yapılmasına hükmetti. Sanığın mevcut delil durumu ve isnat edilen suçların ağırlığı dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildi. Yeniden yargılama 30 Ocak’ta başlıyor Kamuoyunda büyük tepki çeken dosyada ilk duruşmanın 30 Ocak’ta yapılacağı bildirildi. Süreç, hayvanlara yönelik şiddet ve cinsel istismar suçlarına ilişkin cezaların etkinliği ve yargılamanın şeffaflığı açısından yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sakın bunu yapmayın: TCK 158 ile yargılanırsınız Haber

Sakın bunu yapmayın: TCK 158 ile yargılanırsınız

Türkiye’de nitelikli dolandırıcılıkla mücadele kapsamında uygulanan Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, son dönemde yeni bir tartışmanın merkezinde. Sosyal medyada paylaşılan çok sayıda yorum ve tanıklık, yalnızca IBAN ya da banka kartını kullandırdığı için, dolandırıcılık kastı bulunmayan yurttaşların da ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. Mağdurlar, bu durumun ciddi bir toplumsal mağduriyet yarattığını savunuyor. Kolay para vaadi, ağır ceza riski: Masum bahanelerle hesap tuzağı Dolandırıcılık şebekeleri, IBAN ve banka kartı kullandırma yöntemini çoğu zaman “hesabım bloke oldu”, “parayı senin hesabından geçirip hemen geri göndereceğiz”, “kısa süreli ödeme aracılığı” ya da “kolay komisyonlu iş” gibi masum görünen bahanelerle kuruyor. Hesabını ya da kartını veren kişiler, paranın kaynağını bilmediklerini düşünse bile, bu hesaplar dolandırıcılık, yasa dışı bahis veya kara para trafiğinde kullanıldığında soruşturmalarda ilk muhatap haline geliyor. Banka kayıtları, MASAK incelemeleri ve işlem geçmişi silinmediği için “haberim yoktu” savunması çoğu dosyada yeterli görülmüyor. Böylece dolandırıcılık kastı bulunmayan yurttaşlar, yalnızca bir günlüğüne bile olsa hesap kullandırdıkları gerekçesiyle TCK 158 kapsamında sanık olurken, asıl failler izlerini kaybettirerek çoğu zaman dosyanın dışında kalabiliyor. “Kandırıldık ama sanık olduk” Halktan gelen yorumlara göre, birçok kişi yakın çevresinden ya da sosyal medya üzerinden tanıştığı kişiler tarafından “emanet”, “geçici kullanım” veya “yardım” gerekçesiyle banka hesabını kullandırmaya ikna edildi. Ancak bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığının sonradan ortaya çıkmasıyla birlikte, hesap sahipleri de TCK 158 kapsamında yargılanmaya başladı. Yurttaşlar, “tek bir IBAN yüzünden hayatların karardığını”, ailelerin dağıldığını ve siciline dolandırıcılık suçu işlenen kişilerin iş bulamaz hale geldiğini dile getiriyor. Asıl dolandırıcılar serbest, kandırılanlar ceza korkusuyla yaşıyor Mağdurların en çok dile getirdiği eleştirilerden biri, asıl dolandırıcılık organizasyonlarını yöneten kişilerin hâlâ sosyal medya platformlarında reklam vererek yeni mağdurlara ulaşabilmesi. Buna karşın, yalnızca hesabını kullandıran yurttaşlar, “cezaevine girer miyiz” endişesiyle yaşamlarını sürdürüyor. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, “kasıt ile kandırılmanın aynı kefeye konulması”nın adalet duygusunu zedelediği vurgulanıyor. Zarar giderildi, şikâyet yok ama ceza var Tepkilerin yoğunlaştığı bir diğer nokta ise zarar giderilmiş olmasına rağmen ağır hapis cezalarının gündemde kalması. Bazı dosyalarda, mağdurun zararının tamamen karşılandığı ve şikâyetçi olmadığı belirtilirken, buna rağmen TCK 158 kapsamında yargılamaların sürmesi eleştiriliyor. Yurttaşlar, bu durumun cezanın amacıyla bağdaşmadığını savunuyor. Uzlaşma ve düzenleme çağrısı Halktan gelen yorumlarda ortaklaşan talep, TCK 158’in uzlaşma kapsamına alınması ve CMK 253’ün yeniden düzenlenmesi yönünde. Mağdurlar, dolandırıcılıkla mücadeleden vazgeçilmesini değil; kasıtlı suçlular ile kandırılarak sürece dâhil edilen yurttaşlar arasında net bir ayrım yapılmasını istiyor. “Kasıt yoksa ceza değil, hakkaniyet esas alınmalı” görüşü öne çıkıyor. Toplumsal adalet arayışı büyüyor Sosyal medya paylaşımları ve kamuoyuna yansıyan tepkiler, nitelikli dolandırıcılıkla mücadelede yeni bir denge arayışına işaret ediyor. Yurttaşlar, hem dolandırıcılık şebekelerinin etkin biçimde cezalandırılmasını hem de iyi niyetle kandırılan kişilerin ikinci kez mağdur edilmemesini talep ediyor. TCK 158 etrafında yükselen bu tartışma, ceza hukukunda kast, sorumluluk ve adalet kavramlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gözler önüne seriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.