SON DAKİKA

#Adli Tıp

HABER DEĞER - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atlas Çağlayan davasında mütalaa açıklandı! Haber

Atlas Çağlayan davasında mütalaa açıklandı!

Güngören'de 14 Ocak'ta yaşanan ve 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın hayatını kaybettiği bıçaklı saldırıya ilişkin davanın ilk duruşması Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. İlk kez hakim karşısına çıkan sanık E.Ç.'nin savunmasının ardından duruşma tanık beyanlarıyla devam etti. Duruşma sırasında Atlas Çağlayan'ın ailesi ile sanığın yakınları arasında gerginlik yaşandı. Tartışma sırasında Atlas'ın teyzelerinden biri, sanığın annesine tepki gösterdi. Yaşananların ardından mahkeme heyeti, Atlas Çağlayan'ın annesi ve teyzelerinin salondan çıkarılmasına karar verdi. Duruşmaya verilen aranın ardından açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, sanığın suçlamaları reddettiğini ve olayın nedenine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapmadığını söyledi. Ünlü, sanığın olay günü başka kişilerden silah temin etmeye çalıştığını öne sürerek eylemin planlı olduğunu savundu. Savcı, esasa ilişkin mütalaasında sanık E.Ç. hakkında "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Yasaya muhalefet" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep etti. İddianamede, olayın Güngören'de bir kafede iki grup arasında çıkan tartışmanın ardından meydana geldiği, E.Ç.'nin Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve genç çocuğun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtildi. Adli Tıp raporunda sanığın işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterli olduğu değerlendirmesine yer verildi. Savcılık, olay tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan Atlas Çağlayan'ın Türk Ceza Kanunu kapsamında çocuk sayıldığını belirterek, eylemin "çocuğa karşı işlenmiş nitelikli kasten öldürme" kapsamında değerlendirilmesini talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rojin Kabaiş'in babası: "Bayram katiller bulunduğu zaman olacak" Haber

Rojin Kabaiş'in babası: "Bayram katiller bulunduğu zaman olacak"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde eğitim gören 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kayıplara karışmıştı. 18 gün boyunca devam eden arama faaliyetlerinin neticesinde, 15 Ekim 2024'te Van Gölü'nün Mollakasım sahil şeridinde cansız bedenine ulaşılmıştı. Ölümü şüpheli bulunan Kabaiş’in dosyasıyla ilgili yargısal süreç devam ediyor. "Rojin'siz dördüncü bayramımız" Mevcut duruma tepki gösteren baba Nizamettin Kabaiş, adaletin henüz tecelli etmediğini vurguladı. Kızının okul döneminde hayatını kaybettiğini belirten Kabaiş, "Adalet yerini bulduğu gün bizim için o gün bayramdır. Herkesin bayramı mübarek olsun, Rojin'imin bayramı da mübarek olsun. Keşke şimdi o da hayatta olsaydı, bayram hazırlığı yapacaktı, Kur'an okuyacaktı ve biz beraber oturacaktık. Bu bizim Rojin'siz dördüncü bayramımız ve çok zor durumdayız. Özellikle bayram günleri acı daha da taze oluyor." dedi. "Bayramdan sonra Van'a özel ekip gönderilecek" Ankara'da Adalet Bakanı Akın Gürlek ile bir görüşme gerçekleştirdiğini aktaran Nizamettin Kabaiş, bayram sonrasında çalışmaların hız kazanacağını ifade etti. Soruşturma kapsamında Van'a özel bir ekibin yönlendirileceğini belirten Kabaiş, bu ekibin üniversite ile yurt çevresindeki kameraları inceleyeceğini ve telefon kayıtlarını araştıracağını dile getirdi. Ayrıca şüpheli ölümün aydınlatılması adına Rojin Kabaiş'e ait cep telefonunun incelenmek üzere İspanya'ya gönderileceği bilgisini paylaştı. "21 aydır net adli tıp raporunu bekliyoruz" Daha önce eksik bırakılan incelemelerin tamamlanacağının kendisine iletildiğini söyleyen Kabaiş, olayın suda boğulma şeklinde nitelendirilmesini kesinlikle kabul etmediklerini yineledi. Yaklaşık 21 aydır adli tıp raporunu beklediklerini ifade eden baba, kızının tam olarak hangi tarihte öldüğünü, kaç gün suda kaldığını netleştirecek ayrıntılı bir raporun gelmesini istediklerini belirtti. "Cinayete dair çok sayıda delil var" Olayın bir intihar vakası olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını, aksine cinayet şüphesini güçlendiren delillerin yer aldığını savunan Nizamettin Kabaiş, dosyada yer alan bulgulara dikkat çekti. Kabaiş, Rojin'in cansız bedeni üzerinde iki erkeğe ait DNA örneklerinin saptandığını, akciğerlerinde suya rastlanmadığını ve resmi dosya kayıtlarına göre boğazında hasar tespit edildiğini açıkladı. Yeni Adalet Bakanı'nın göreve gelmesiyle birlikte süreçte hareketlilik yaşandığını belirten Kabaiş, önümüzdeki günlerde olayın tamamen aydınlanacağına inandığını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması Haber

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsrail unsurlarına 'Sumud' soruşturması

Gazze Şeridi'ne uygulanan ablukayı delmek ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan çok uluslu Küresel Sumud Filosu, uluslararası sularda İsrail donanmasının engellemesiyle karşılaştı. Gemilere düzenlenen operasyonla alıkonulan aktivistlerin serbest bırakılarak Türkiye'ye getirilmesinin ardından, adli makamlar İsrail ordusu ve sorumlular hakkında geniş çaplı bir hukuki süreç başlattı. İsrail ordusuna beş ayrı suçlamadan resen soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederek yardım filosuna müdahale eden İsrail donanması unsurları hakkında harekete geçti. Savcılık tarafından açılan resen soruşturmada şüphelilere, "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Ulaşım Araçlarının Kaçırılması veya Alıkonulması", "Nitelikli Yağma", "Mala Zarar Verme" ve "Eziyet" suçlamaları yöneltildi. Soruşturma kapsamında hukuki sürecin titizlikle yürütüleceği bildirildi. Kırk bir ülkeden toplam 422 aktivist İstanbul'a getirildi İsrail güçleri tarafından alıkonulan ve aralarında 80 Türk vatandaşının da yer aldığı 41 farklı ülkeye mensup toplam 422 aktivist, Ramon Havalimanı’ndan kalkan özel bir uçakla İstanbul Havalimanı’na nakledildi. Yurda ulaşan yolculardan 406’sı Türkiye’ye VIP terminalini kullanarak giriş yaparken, filoda yer alan 15 İtalyan ve 1 İspanyol vatandaşı ise herhangi bir işlem yapmadan transit yolcu olarak kendi ülkelerine devam etti. Sağlık kontrolleri ve adli tıp süreçleri tamamlandı Türkiye'ye giriş yapan aktivistlerin sağlık durumlarının tespiti ve hukuki delillerin toplanması amacıyla acil bir çalışma yürütüldü. Bu kapsamda yurda giriş yapan aktivistlerden 53’ü doğrudan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan 9 yolcunun yatış işlemlerinin yapıldığı, tedavilerinin tamamlanması ve adli ifadelerinin alınmasının ardından taburcu edildikleri öğrenildi. Geri kalan 353 kişi ise muayene ve raporlama işlemleri için Adli Tıp Kurumu Başkanlığına yönlendirildi. Adli Tıp Kurumu'na sevk edilen aktivistlerden bir kısmının doktor raporu alınmasını ve ifade işlemlerini reddettiği belirtildi. Yaşanan süreç sonunda adli tıp uzmanları tarafından toplam 222 yolcu hakkında resmi doktor raporu düzenlenirken, 167 aktivistin ise "mağdur/müşteki" sıfatıyla resmi ifadeleri tutanaklara geçirilerek dosyaya eklendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dorukhan Büyükışık soruşturması kapsamında  9 şehirde 26 şüpheli için gözaltı talimatı Haber

Dorukhan Büyükışık soruşturması kapsamında 9 şehirde 26 şüpheli için gözaltı talimatı

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 senesinde meydana gelen ve o dönem resmi kayıtlara "yüksekten düşme vakası" şeklinde geçen Dorukhan Büyükışık'ın ölümüyle ilgili adli süreç, kurulan özel birimlerin incelemeleriyle bambaşka bir boyuta taşındı. Adalet Bakanlığı bünyesinde yapılandırılan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ortak koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalar, sabahın ilk ışıklarıyla dev bir operasyon düğmesine basılmasını sağladı. Teknik veriler ve daraltılmış baz kayıtları dosyayı değiştirdi Soruşturmadaki bu sıcak gelişmenin perde arkasını sosyal medya mecrası üzerinden kamuoyuna aktaran Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul kalan tüm olayların üzerine kararlılıkla gidildiğini hatırlattı. Soruşturmanın seyrini değiştiren teknik detaylara değinen Bakan Gürlek, "Dorukhan Büyükışık dosyasında elde edilen taze deliller; uzman bilirkişi raporları, derinlemesine yürütülen teknik araştırmalar, HTS veri analizleri ve daraltılmış baz istasyonu kayıtları, geçmişte delillerin sistematik bir şekilde karartıldığına dair ciddi emareleri ortaya koymuştur. Bu bulgular neticesinde belirlenen 26 zanlı hakkında adli yakalama emirleri çıkarılmış ve İzmir merkezli olmak üzere toplam 9 ilimizi kapsayan eş zamanlı operasyonlar şafak vakti itibarıyla başlatılmıştır. Gerçeğin gün yüzüne çıkması ve adaletin yerini bulması adına her türlü kurumsal imkanı sonuna kadar seferber etmeyi sürdüreceğiz." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı bir şekilde gidiyor, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu çerçevede Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul… — Akın Gürlek (@abakingurlek) May 21, 2026 Acılı baba Ethem Büyükışık: "Tam 5 kez sahte rapor düzenlediler" Oğlunun adalet mücadelesini yıllardır tek başına sırtlayan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık ise katıldığı bir televizyon canlı yayınında çarpıcı iddialarda bulundu. Yıllar süren hukuk savaşında karşılaştığı organize engellere dikkat çeken acılı baba, cinayetin bilinçli bir biçimde örtbas edilmeye çalışıldığını savundu. Kamu görevlilerinin süreçteki rollerine değinen Büyükışık, şunları kaydetti: "Geçen bu uzun süreç zarfında, görevli bazı devlet memurlarının ve bürokratların vahim hatalara imza attığını, kanunları çiğnediğini ve bu evlat acısının üstünü örtmek için çabaladığını net bir şekilde saptadık. Bu yapının içindeki en dikkat çekici odaklardan biri de Adli Tıp Kurumu bünyesinde görev yapan 62 adli tıp uzmanıydı. Bu şahıslar, davanın çözümsüzlüğe mahkum edilmesi amacıyla tam beş farklı dönemde gerçeğe aykırı, sahte raporlar tanzim ettiler. Bugün bu operasyonla adalete olan inancımız yeniden tazelendi." Geçmişte ne olmuştu? 2018 yılında bir şantiyede cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık’ın vefatının ardından, babasının kararlı fikri takibiyle ilk etapta olay yerinde görev yapan 8 polis memuru hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla dava açılmıştı. Söz konusu emniyet mensuplarının, savcılık talimatı bulunmasına rağmen bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını sağlıklı bir biçimde incelemedikleri, görüntülerin asıl nüshalarını muhafaza altına almadıkları ve delil toplama sürecinde ciddi ihmaller sergiledikleri adli raporlara yansımıştı. Yargı trafiğinin hızlanmasıyla birlikte, geçtiğimiz şubat ayında da aynı inşaat alanında görevli dört şantiye bekçisi ile bir işçi hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla ağır ceza mahkemesinde yeni bir dava açılmıştı. İzmir merkezli operasyonların ardından gözaltına alınan 26 yeni şüphelinin jandarma komutanlığındaki sorgularına başlandığı bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tarsus'taki vahşetin kurbanları son yolculuğuna uğurlandı Haber

Tarsus'taki vahşetin kurbanları son yolculuğuna uğurlandı

Mersin'i yasa boğan seri cinayetlerin ardından adli tıp kurumundaki otopsi süreçleri biten cenazeler ailelerine teslim edildi. Katil zanlısı Metin Öztürk'ün intihar ettiği kırsal alanda jandarma ve savcılık incelemeleri sürerken, feci olayda can veren eski eş Arzu Özden, iş yeri sahibi Sabri Pan, çalışan Ahmet Ercan Can, motosiklet sürücüsü Abdullah Koca ve çoban Yusuf Oktay için Tarsus Şehir Mezarlığı’nda cenaze töreni düzenlendi. Kent protokolü ailelerin acısını paylaştı Tarsus Şehir Mezarlığı'nda kılınan toplu cenaze namazına Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, bölge milletvekilleri, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katılarak kurbanların ailelerine taziye dileklerini iletti. Tarsus Müftüsü Murat Akçay tarafından kıldırılan cenaze namazlarının ardından, hayatını kaybeden vatandaşların naaşları defnedilmek üzere son kez araçlara yüklendi. Arzu Özden’in naaşı Darıpınarı, Abdullah Koca’nın naaşı Yeniköy, Yusuf Emre Oktay’ın naaşı Karakütük, Ahmet Ercan Can ve Sabri Pan’ın naaşları ise Ardıçlı Mahallesi mezarlıklarına götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi. Tır şoförü memleketine gönderildi Zanlının kaçış güzergahı üzerindeki bir akaryakıt istasyonunda durduğu sırada kurşunların hedefi olan tır şoförü Gökay Selfioğlu için ise ayrı bir uğurlama yapıldı. Ailesi tarafından teslim alınan Selfioğlu'nun cenazesi, ebedi istirahatgahına tevdi edilmek üzere memleketi Niğde'ye gönderildi. Katliamda yaralanan 8 vatandaşın Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevre hastanelerdeki tedavileri devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.