SON DAKİKA

#Adli Tıp

HABER DEĞER - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'ndan yeni başarılar Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde faili meçhul cinayet dosyalarının kararlılıkla üzerine gidildiğini açıkladı. 24 Nisan 2026’da Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda 6 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını bildiren Gürlek, şimdiye kadar 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını belirtti. Gürlek, "Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır" ifadelerini kullandı. Aydınlatılan Dosyalardaki kritik gelişmeler Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, uzun süredir çözülemeyen dosyalar ve atılan adımlar kapsamında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve baz kayıtları ile yeni tanık ifadeleri yeniden değerlendirildi ve şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıl boyunca kimliği belirlenemeyen kemiklerin, DNA incelemesi sonucunda 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edilirken, dosyanın yeniden açılmasıyla 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı ve bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. İzmir’in Torbalı ilçesinde ise 8 Mart 2026’da evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla öldürülen Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelenerek belirlenen 8 şüphelinin tamamı yakalandı. Soruşturmalar kapsamında Muş’un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırı sonucu öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olay öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtları üzerinden yeniden ortaya çıkarılarak 11 kişi gözaltına alındı. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası da yeniden incelenirken, 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının değerlendirilmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine kadar olan hareketliliği tespit edilerek 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldı. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında ise 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla arama yapıldı; dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ile şüphelilerin çelişkili ifadeleri değerlendirilerek soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame hazırlandı. "Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz" Dosyaların aydınlatılmasında görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, jandarma teşkilatlarına, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumu’na ve çalışmalara katkı sunan tüm personele teşekkür eden Bakan Gürlek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT görevlisi  Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor Haber

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor

Silivri'deki üpheli ölüme ilişkin feth-i kabir işlemi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin tespiti ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla bugün feth-i kabir işlemi gerçekleştiriliyor. Adli Tıp Kurumu bünyesinde 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman ekip tarafından yürütülen çalışmada; mezardan alınacak kemik, toprak ve doku numunelerinin yanı sıra ceza infaz kurumu kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye alındı. Bu kapsamda cezaevindeyken kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor. Elde edilecek verilerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından kapsamlı bir mütalaa hazırlanacak. Soruşturma kapsamında iki dalga operasyon Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada operasyonlar peş peşe geldi. İlk dalgası 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda, o dönem cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u yakalanırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden, olay tarihinde jandarma eri olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı 9 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kaşif Kozinoğlu’nun kritik bir devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, "Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdal Beşikçioğlu'nun Yardımcısının testi pozitif çıktı Haber

Erdal Beşikçioğlu'nun Yardımcısının testi pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesi'nde art arda uyuşturucu skandalları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü kapsamlı uyuşturucu soruşturması Etimesgut Belediyesi'ne sıçradı. Soruşturma kapsamında daha önce adı gündeme gelen isimlere bir yenisi daha eklendi. Yapılan adli tıp incelemeleri sonucunda, Etimesgut Belediyesi Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven'in uyuşturucu testinin pozitif çıktığı belirlendi. Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen incelemede Özgüven’in saç örneğinde; sokakta "bonzai" veya "sentetik esrar" olarak bilinen sentetik kannabinoid grubu 5F-ADB ve MDMB-INACA maddeleri tespit edildi. Beşikçioğlu ve Kerimoğlu'nun testleri de pozitif çıkmıştı Belediye yönetimini sarsan soruşturma sürecinde daha önce de benzer skandallar kamuoyuna yansımıştı. Hakkındaki ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan tutuklu Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun uyuşturucu testinde esrar tespit edilmişti. Yine aynı süreçte, Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu hakkında da gelen ihbarlar üzerine test yapıldığı ortaya çıkmış; alınan kan ve idrar örnekleri sonucunda Kerimoğlu'nun kokain testinin de pozitif çıktığı belirlenmişti. Sentetik maddeler ölümcül risk taşıyor Başkan Yardımcısı Özgüven'in testinde saptanan 5F-ADB ve MDMB-INACA maddelerinin tehlikelerine dikkat çekiliyor. Laboratuvar ortamında üretilen ve doğal uyuşturuculara kıyasla katbekat güçlü olan bu sentetik kannabinoidlerin; ani kalp krizi, ağır beyin hasarı ve ölüm gibi yıkıcı sonuçlara yol açabildiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bu maddelerin tek bir kullanımının dahi ağır zehirlenme ve kalıcı hasar riski barındırdığı konusunda uyarıda bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu Haber

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu

Evinde hareketsiz halde bulundu Türk tiyatrosu ve sinemasının usta isimlerinden Serhat Mustafa Kılıç, İstanbul'un Kağıthane ilçesindeki evinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Edinilen bilgilere göre, perşembe gününden bu yana kendisinden haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), durumdan endişe ederek saat 17.00 sıralarında oyuncunun Nurtepe Mahallesi’ndeki evine gitti. Kapının çalınmasına rağmen yanıt alınamaması üzerine yanında bulunan yedek anahtarla içeri giren Özlem E., Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur vaziyette hareketsiz buldu. Sağlık ekiplerine yapılan ihbarın ardından adrese sevk edilen ekipler, ünlü oyuncunun hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri inceleme ekiplerinin ve Kağıthane Asayiş Büro Amirliği'nin evdeki çalışmalarının ardından Kılıç’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi üzere Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemelerde, Kılıç'ın göz çevresi ile kollarında ve bacaklarında morluklar olduğu tespit edildi; ancak vücudunun herhangi bir yerinde kesici alet yarası, açık darp veya cebir izine rastlanmadı. Bir süredir lenf kanseri tedavisi gördüğü bilinen oyuncunun, bu rahatsızlığın yanı sıra son dönemde aşırı alkol tüketimiyle mücadele ettiği bilgisine ulaşıldı. Kesin ölüm sebebi otopsi raporunun ardından netlik kazanacak. Serhat Mustafa Kılıç kimdir? 8 Temmuz 1975 tarihinde Ankara'da dünyaya gelen Serhat Mustafa Kılıç, aslen Malatyalıdır. Tiyatro eğitimine 1994 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde burslu olarak başlayan sanatçı, 1998 yılında bu okuldan yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Kariyeri boyunca pek çok prestijli kurumda sahne alan Kılıç; Ankara Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, Erzurum Devlet Tiyatrosu ve İstanbul Şehir Tiyatroları'nda görev yaptı. 2009-2010 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen ve kapalı gişe oynayan "İntiharın Genel Provası" adlı oyundaki dört farklı karakteri canlandırmasındaki başarısıyla 14. Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Müzikal ve Komedi Erkek Oyuncusu" adaylığına layık görüldü. Tiyatronun yanı sıra sinema ve televizyon projelerinde de unutulmaz karakterlere hayat veren sanatçı, yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan 2014 yapımı Kış Uykusu filmindeki "İmam Hamdi" karakteriyle büyük bir çıkış yakalamış ve 47. SİYAD Ödülleri'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" adaylığı elde etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı Haber

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı

Denizolgun'un ölüm günündeki kronoloji Süleymancı cemaatinin önceki lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik yürütülen soruşturmada, 2016 yılındaki dosya detayları gün yüzüne çıktı. Dosyadaki ifadelere göre Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde saat 15.00 sıralarında İstanbul Beykoz'daki çiftliğine geldi. Yaklaşık 2 saat at binen Denizolgun, ardından çiftlik evine geçerek bir daha dışarı çıkmadı. Bu sırada tesiste yalnızca Türkmenistan uyruklu seyis Rıfat Kadirov bulunuyordu. Kadirov, olaydan bir gün sonra saat 20.00 sıralarında uzun süredir evden çıkmayan Denizolgun’u kontrol etmek için eve girdiğini belirtti. Kadirov, savcılık ifadesinde o anları şu sözlerle anlattı: "Denizolgun kanepede hareketsizdi. Oturur vaziyetteydi, hafif geri kaymıştı. Sağ elinden kontrol ettim, nabız yoktu. Korkudan yüzüne bakamadım." Kadirov'un durumu şoför Murat Bayrak’a bildirmesi üzerine Bayrak ve ev işlerinde yardımcı Mehmet Soygel çiftliğe geldi. İkilinin ulaştığı Denizolgun’un yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ise olay yerine merhumun özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol ile birlikte intikal etti. Resmi makamlara ise olaydan yaklaşık 4 saat sonra bilgi verildiği kayıtlara geçti. Seyis Rıfat Kadirov'un geçmişi Soruşturmanın ilk aşamasında tek şüpheli sıfatıyla yer alan seyis Rıfat Kadirov’un ülkedeki hareketliliği de dosyada yer aldı. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre Kadirov, Türkiye’ye ilk resmi girişini 6 Şubat 2013’te Atatürk Havalimanı’ndan yaptı ve aynı yılın kasım ayında çıkış yaptı. Daha sonra yasal olmayan yollarla ülkeye tekrar girerek Denizolgun’un çiftliğinde çalışmaya başlayan Kadirov hakkında, 2016'daki soruşturma sürecinde kaçak durumda olduğu belirlendiği için 19 Eylül 2016'da İstanbul Valiliği tarafından sınır dışı kararı alındı. Kayıtlara göre 2020 yılında Kayseri’de yeniden ortaya çıkan Kadirov, 25 Şubat 2020’de idari gözetim altına alındı ancak pandemi dönemi gerekçesiyle 23 Mart 2020’de serbest bırakıldı. Son olarak 30 Ocak 2023’te İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığı tespit edilen Kadirov hakkında, 30 Ocak 2028’e kadar Türkiye’ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi. Dönemin Adli Tıp Kurumu raporunda "travmatik olmayan beyin kanaması" tespiti yer alması üzerine savcılık 31 Ekim 2016'da takipsizlik kararı vermişti. Doktor Nurettin Demirkol tutuklandı Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Demirkol’un 26 Ağustos’ta verdiği ifadede 10 yıl önceki acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini iddia ettiği, ancak 155 Acil Çağrı tutanaklarında arayan kişinin bizzat Demirkol olduğunun belirlendiği kaydedildi. Demirkol’un olay tarihinde operatöre hastasının aniden hayat kaybettiğini ve ağzından kan geldiğini söylediği, ancak yıllar sonra verdiği tanık ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, kendisini hastanede birkaç kez muayene ettiğini ve ağzında kan görmediğini öne sürdüğü aktarıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.