SON DAKİKA

#Adli Tıp

HABER DEĞER - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Katilini Müge Anlı ortaya çıkardı: İbrahim Kayaslan’ın ölümü cinayet çıktı Haber

Katilini Müge Anlı ortaya çıkardı: İbrahim Kayaslan’ın ölümü cinayet çıktı

Piknikte başlayan ölüm, yeniden soruşturuldu 3 çocuk babası İbrahim Kayaslan, 2 Ağustos 2025’te eşiyle birlikte gittiği Dımbazlar Göleti’nde boğularak hayatını kaybetmişti. Olay, başta talihsiz bir kaza olarak değerlendirilmişti. Ancak kamuoyunda artan şüpheler ve programda ortaya konan bulguların ardından savcılık dosyayı tekrar açtı. Operasyon ve gözaltılar Savcılık talimatıyla 13 Ocak 2026’da Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde operasyon düzenlendi. Kayaslan’ın eşi Samime Kayaslan ile birlikte kayınpeder Mehmet Yoldaş, üvey anne Münire Yoldaş ve İzzet Sözer gözaltına alındı. Teknik takipte, Samime Kayaslan’ın babasına İzzet Sözer’in telefonunu değiştirmesi yönünde mesaj gönderdiğinin tespit edildiği öğrenildi. Otopside çarpıcı bulgular Adli Tıp incelemesinde, Kayaslan’ın midesinde alkolle birlikte parasetamol bulunduğu, sırtında darp izleri olduğu belirlendi. Soruşturma dosyasında, eşinin içkisine yüksek dozda ilaç koyduğu, alkolle birlikte ilacı alan Kayaslan’ın baygınlık geçirdikten sonra gölete sürüklenerek boğulduğu değerlendirmesi yer aldı. Tutuklama kararı Savcılık sorgusunun ardından Samime Kayaslan, “eşe karşı kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Diğer şüpheliler adli işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Dosya, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, soruşturmanın ayrıntıları yargı süreciyle netleşmeye devam edecek. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı Haber

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü’nün evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. “Tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun, olay günü uyuşturucu madde etkisi altında oldukları yönündeki iddialar Adli Tıp raporuyla doğrulanmadı. Adli Tıp: Saç örneğinde maddeye rastlanmadı Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre, her iki şüpheliden alınan saç örneklerinde uyuşturucu, uyarıcı ya da ilaç etken maddesine rastlanmadı. Böylece kamuoyunda geniş yankı uyandıran “madde etkisi” iddiaları bilimsel bulgularla çürütülmüş oldu. Olay gecesi iddiaları gündem olmuştu Soruşturma sürecinde, olay gecesi uyuşturucu kullanıldığına dair iddialar sıkça dile getirilmiş, Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter de savcılık ifadesinde bu ihtimali öne sürmüştü. Adli Tıp raporu, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Bilirkişi raporu: Dış kuvvet ve temas vurgusu Öte yandan olay yerinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, Güllü’nün geriye doğru düşmesi için dengesini bozacak nitelikte “bir dış kuvvet ve temas”ın varlığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca intihara dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtildi. Soruşturma çok yönlü sürüyor Şüphelilerden Tuğyan Ülkem Gülter tutuklu bulunurken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı uygulanıyor. Savcılık, bilirkişi ve Adli Tıp raporlarını da dikkate alarak olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturmayı çok yönlü biçimde sürdürüyor.

Telefon iddiası gündemi sarstı: Bazılarının başı ciddi ağrıyacak Haber

Telefon iddiası gündemi sarstı: Bazılarının başı ciddi ağrıyacak

İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında yeni ve çarpıcı bir iddia gündeme geldi. Soruşturmanın hangi aşamada olduğu, iddianın kim tarafından dillendirildiği ve yargı sürecine nasıl yansıyacağı merak konusu olurken, dosyaya ilişkin ayrıntılar adli makamların incelemesi altında bulunuyor. Spiker Ela Rümeysa Cebeci tutuklandı Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak suçlamasıyla gözaltına alınan ve adli kontrolle serbest bırakıldıktan sonra yeniden ifadeye çağrılan Ela Rümeysa Cebeci, savcılıktaki işlemlerinin ardından Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Cebeci’nin saç örneğinde Adli Tıp Kurumu incelemesinde uyuşturucu madde tespit edildiği bilgisi dosyaya girdi. Telefon incelemesiyle ilgili iddia tartışma yarattı Gazeteci Cem Küçük, canlı yayında yaptığı açıklamada Cebeci’nin telefonunda uyuşturucuya yönelik yer temin etme, yer gösterme ve satın alma gibi suç oluşturabilecek eylemlere ilişkin bulgular bulunduğunu öne sürdü. Küçük, bu verilerin soruşturma kapsamındaki başka kişileri de etkileyebileceğini iddia etti. “Uyuşturucu iddiası kamu düzenini ilgilendirir” vurgusu yapıldı Açıklamada, kişilerin özel hayatının ayrı tutulması gerektiği ifade edilirken, uyuşturucu suçlarının toplumu ve kamu güvenliğini ilgilendiren bir boyutu olduğuna dikkat çekildi. İddiaların yargı mercilerinin değerlendirmesinde olduğu belirtildi. Adli süreç ve deliller yargının takibinde Soruşturma dosyasında yer alan dijital materyallerin ve Adli Tıp raporlarının incelemesi sürüyor. Savcılık kaynakları, iddiaların doğruluğunun teknik incelemeler ve bilirkişi raporlarıyla netleşeceğini kaydediyor. Kamuoyu açıklamaları yargı kararının önüne geçmiyor Dosyaya ilişkin iddialar kamuoyunda tartışma yaratsa da, nihai kararın mahkemeler tarafından verileceği ve masumiyet karinesinin geçerli olduğu vurgulanıyor. Türkiye toplumu adına sürecin şeffaf ve hukuka uygun biçimde yürütülmesi beklentisi dile getiriliyor.

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası Haber

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası

İddiaların adresi Konya’nın Kulu ilçesi oldu Olay, Konya’nın Kulu ilçesinde faaliyet gösteren özel bir diş kliniğinde yaşandı. İddiaya göre klinik müdürü olan evli çift, aynı iş yerinde çalışan 29 yaşındaki Z.M.’yi evlerine davet etti. Z.M., burada alkol etkisi altına sokulduğunu, iradesi dışında cinsel saldırıya uğradığını ve evden çıkmasının engellendiğini beyan etti. “Kendime geldiğimde yatak odasındaydım” İddianamede yer alan ifadelere göre Z.M., içtiği enerji içeceğinin alkollü olduğunu sonradan fark ettiğini, bilincini kaybettiğini ve kendine geldiğinde yatak odasında çıplak halde olduğunu söyledi. Z.M., erkek şüphelinin cinsel saldırıda bulunduğunu, kadın şüphelinin ise kendisini zorla öptüğünü belirterek korku ve baskı nedeniyle direnemediğini anlattı. Tehdit, darp ve şantaj iddiaları dosyada yer aldı Genç kadın, bağırmaması için ağzının kapatıldığını, darp edildiğini ve “öldürme” ile tehdit edildiğini ifade etti. Ayrıca çıplak halde görüntülerinin çekildiğinin söylenerek şantaj yapıldığını, evden çıkmasına izin verilmediğini, fırsat bulduğunda telefonunu alarak kaçtığını ve durumu arkadaşlarına anlattığını dile getirdi. Adli tıp bulguları soruşturmayı derinleştirdi Dosyaya giren Adli Tıp raporunda, mağdurun vücudunda ve giysilerinde şüphelilere ait DNA profillerine rastlandığı bilgisi yer aldı. Bu bulgular, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede delil olarak gösterildi. Çift hakkında ağır suçlamalarla dava açıldı Savcılık, iki şüpheli hakkında “nitelikli cinsel saldırı”, “şantaj”, “cebir, tehdit veya hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “tehdit” suçlamalarıyla ayrı ayrı uzun süreli hapis cezaları talep etti. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Yargı süreci devam ederken dosya, iş yerlerinde güç ilişkilerinin kötüye kullanılması ve cinsel şiddetle mücadele başlıklarını Türkiye toplumunun gündemine bir kez daha taşıdı. Kamuoyu, sürecin şeffaf ve adil biçimde sonuçlanmasını bekliyor.

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu Haber

GBT için durdurulan araçtan korkunç manzara: Ön koltukta ceset bulundu

İstanbul’un Pendik ilçesinde sabah saatlerinde yaşanan olay, polis devriyesinin rutin kontrolü sırasında ortaya çıktı. Pendik sahilinin karşısında bulunan bir parkta devriye görevini sürdüren polis ekipleri, uzun süredir park halinde duran bir araçtan şüphelendi. Ekipler, araçta bulunan kişiye Genel Bilgi Taraması (GBT) yapmak için yaklaştı. Araçta hareketsiz bir kişi fark edildi Polis ekipleri aracın camını tıklattığında, ön sağ koltukta oturan gencin hareketsiz olduğunu fark etti. Durumdan şüphelenen ekipler, olay yerine itfaiye ve sağlık ekiplerini çağırdı. Kısa sürede bölgeye ulaşan itfaiye ekipleri aracı açtı. Sağlık ekipleri ölümünü tespit etti Aracın açılmasının ardından 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, ön koltukta bulunan gencin hayatını kaybettiği belirlendi. Gencin uzun süredir araç içinde hareketsiz olduğu değerlendirildi. Ölüm nedeni araştırılıyor İlk bulgulara göre gencin uyuşturucu madde etkisiyle hayatını kaybetmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak kesin ölüm nedeni, adli tıp kurumunda yapılacak otopsi sonucunda netlik kazanacak. Olayla ilgili soruşturma sürüyor Polis ekipleri, olayın nasıl gerçekleştiğini ve ölümün ardındaki süreci aydınlatmak için geniş çaplı soruşturma başlattı. Araç ve çevresinde inceleme yapılırken, gencin kimliğinin ve olay öncesinde yaşananların tespit edilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Kastamonu’da 9 gün sonra ölü bulunan anne ve oğlunun ölüm nedeni adli tıp raporuyla aydınlandı Haber

Kastamonu’da 9 gün sonra ölü bulunan anne ve oğlunun ölüm nedeni adli tıp raporuyla aydınlandı

Adli Tıp raporu ölüm nedenlerini net bir şekilde ortaya koydu Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde 2 Kasım’da kaybolduktan 9 gün sonra ormanlık alanda ölü bulunan Huriye Helvacı ve oğlu Osman Yaşar Helvacı’ya ilişkin soruşturmada kritik aşamaya gelindi. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapor savcılığa gönderildi. Raporda anne Helvacı’nın ölümüne neden olabilecek bir darp ya da zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı, ölümün soğuk ortamda kalmaya bağlı gelişen hipotermi sonucu meydana geldiği belirtildi. Anne Helvacı’nın hipotermi nedeniyle giysilerini çıkarmış olabileceği değerlendirildi Raporda, Helvacı’nın vücudundaki yüzeysel travmatik izlerin ölümcül olmadığı vurgulanarak, soğukta uzun süre kalan kişilerde görülen “paradoksal soyunma” bulgusuna dikkat çekildi. Termoregülasyon merkezinin bozulmasıyla kişinin sıcaklık hissinin tersine döndüğü bu durumun, ormanlık alanda giysilerini çıkarmasına ve hipotermi sürecinin hızlanmasına yol açtığı değerlendirildi. Anne Helvacı’nın bedeninde ve kıyafetlerinde başka bir kişiye ait DNA örneğine rastlanmaması da olası dış müdahale ihtimalini ortadan kaldırdı. 5 yaşındaki Osman Yaşar’ın ölümü ‘künt kafa travması’na bağlandı Oğul Osman Yaşar Helvacı’nın ölüm nedenine ilişkin raporda, kafa içi kanama, beyin doku harabiyeti ve kafatası kırığı tespit edildiği aktarıldı. Bulguların, olay yerinde tarif edilen dik kayalık yapıya uygun olduğu belirtildi ve çocuğun bu kayalıklardan düşmesiyle ölümcül travmanın oluşmuş olabileceği oy birliğiyle değerlendirildi. Telefon incelemelerinde şüpheli bir iz bulunmadı Soruşturma kapsamında anne Helvacı’nın olay yerinde kapalı halde bulunan telefonunun dijital incelemesi de tamamlandı. Şarjı bittiği için kapandığı belirlenen telefonda, herhangi bir şüpheli arama, mesaj ya da bulguya rastlanmadı. Böylece soruşturmada “başka bir kişi tarafından yönlendirilme veya takip edilme” ihtimalleri zayıfladı. Kayıp İhbarından 9 gün sonra gelen acı haber bölgeyi sarsmıştı Bozkurt ilçe merkezinden 2 Kasım’da ayrılan Huriye Helvacı ve oğlu için geniş çaplı arama başlatılmış, ekipler 11 Kasım’da küçük çocuğun cesedine Köseali köyü yakınındaki şelale tabanında, annenin cansız bedenine ise yaklaşık 50 metre yukarıda ulaşmıştı. Ölüm nedenlerinin kesinleşmesi, bölgede büyük bir belirsizliği giderirken, savcılık soruşturmasının diğer detayları sürüyor.

Kamu yönetiminde gece yarısı revizyonu: Atama kararları Resmî Gazete’de yayımlandı Haber

Kamu yönetiminde gece yarısı revizyonu: Atama kararları Resmî Gazete’de yayımlandı

Adli tıptan yerel yönetime, askeri kanattan sağlığa kadar geniş bir alanda değişiklik yapıldı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla adli tıp, yerel yönetimler, çevre ve şehircilik, kültür-turizm, savunma, sağlık ve ticaret alanlarında kritik görev değişikleri resmileşti. Kamu yönetiminde çok başlı bir güncelleme olarak yorumlanan kararlar, hem görevden almaları hem de yeni atamaları içeriyor. Adli Tıp Kurumu’na yeni üye atanırken, müfettişlik kadroları genişletildi. Adli Tıp Kurumu Yedinci İhtisas Kurulu üyeliğine Uzm. Dr. Humman Şen atanırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda görev yapan müfettişlerin “başmüfettişlik” kadrolarına yükseltildiği bildirildi. Düzenleme, denetim kapasitesinin artırılması hedefiyle yapıldı. İller Bankası’nda yönetim değişti, çevre biriminde yeni atamalar yapıldı. İller Bankası A.Ş. Genel Müdürü Recep Türk görevden alındı; boşalan göreve Eyyüp Karahan getirildi. Aynı tarihte Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne de Fatih Ekmekçi atandı. Değişikliklerin, belediyelerle ilişkiler ve çevresel izin süreçlerinde hız kazandırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor. Kültür ve turizmde görevden alma, savunmada bakan yardımcılığı ataması. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda Bilecik İl Müdürü Serkan Bircan görevden alınırken, Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Salih Ayhan atandı. Atamanın, savunma idaresinde yeni bir organizasyonel yapı hedefiyle yapıldığı ifade ediliyor. Sağlık ve ticarette kritik bölgeler için yeni isimler görev başında. Sağlık Bakanlığı’nda yeterlikte başarı gösteren Davut Çağlar ve Sedat Dinç müfettiş kadrolarına atanırken, Ticaret Bakanlığı’nda Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü görevine Mehmet Enver Kök getirildi. Karar, dış ticaret ve gümrük hizmetlerinde etkinliğin artırılmasına dönük bir adım olarak yorumlandı. Kararlar Cumhurbaşkanı imzasıyla yürürlüğe girdi. Atama ve görevden almalar, Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye toplumu açısından anlamı: İdari kadrolarda hız ve koordinasyon vurgusu. Branşlar arası bu kapsamlı değişiklik, yurttaşların kamu hizmetlerine erişiminde hız ve koordinasyon hedefinin altını çiziyor. Yeni kadroların, denetimden çevre yönetimine, sağlıktan ticarete kadar geniş bir yelpazede uygulama kapasitesini artırması bekleniyor.

Böcek ailesi trajedisinde şok gelişme: Testler temiz, şüphe ilaçlamaya kaydı Haber

Böcek ailesi trajedisinde şok gelişme: Testler temiz, şüphe ilaçlamaya kaydı

Türkiye’nin gündemine oturan Böcek ailesi faciasında olayın nerede, ne zaman ve nasıl yaşandığına ilişkin soruşturmada yeni bilgiler ortaya çıktı. Gıda numunelerinin temiz çıkmasıyla şüphelerin yönü değişirken, ilaçlama çalışanıyla ilgili daha önceki zehirlenme vakası kritik bir detay olarak dosyaya girdi. Gıda Numuneleri Temiz Çıktı Ortaköy’de alınan kokoreç ve midye örneklerinin laboratuvar incelemesi, ürünlerin “tüketime uygun” olduğunu gösterdi. Ancak numunelerin olaydan 1,5 gün sonra toplandığı da raporda belirtildi. Bu durum zehirlenmenin kaynağına ilişkin soruşturmayı başka yönlere kaydırdı. Dört Şüpheli Tutuklandı Kokoreççi, midyeci, lokumcu ve kafe işletmecisi adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ailenin konakladığı otelin sahibi ve ilaçlama firmasının yetkilileri dahil yedi kişi ise hâlâ gözaltında bulunuyor. İlaçlama Çalışanının Geçmişi Şüphe Yarattı Gözaltındaki ilaçlama çalışanının, daha önce Fatih’te bir Kur'an kursunda yaptığı izinsiz ilaçlama sonrası bir çocuğun zehirlenmesine yol açtığı ortaya çıktı. Aynı kimyasalın Böcek ailesinin konakladığı otelde kullanılmış olabileceği ihtimali soruşturmayı derinleştirdi. Kimyasal Maddede Tehlikeli Bulgular Var Şüphelinin kullandığı alüminyum fosfit içeren ürünle ilgili teknik rapor, fosfit asit maddesine rastlandığını ortaya koydu. Bu kimyasalın, ölüm nedenine ilişkin önemli ipuçları taşıyabileceği değerlendiriliyor. Kesin Sonuç İçin Adli Tıp Bekleniyor Ailenin tükettiği diğer ürünler, sebil ve lokumcu dâhil tüm temas noktaları incelenirken, kesin ölüm sebebi için Adli Tıp Kurumu’nun vereceği rapor bekleniyor. Baba Böcek’ten de Acı Haber Geldi Yoğun bakımda beş gündür tedavi gören baba Servet Böcek'in de hayatını kaybettiği açıklandı. Sağlık yetkilileri, soruşturmanın büyük bir titizlikle sürdüğünü belirtti.

Böcek ailesini ölüme götüren  yolculuk: Kumpir, midye ve lokum... Haber

Böcek ailesini ölüme götüren yolculuk: Kumpir, midye ve lokum...

Almanya’da yaşayan Böcek ailesinin İstanbul tatili, gıda zehirlenmesi şüphesiyle son bulan trajik bir kabusa dönüştü. Anne Çiğdem Böcek ile çocukları Muhammet ve Masal yaşamını yitirirken, baba Servet Böcek yoğun bakımda entübe edildi. Savcılık soruşturmasında aile bireylerinin İstanbul’da adım adım nerede ne yediklerine ilişkin saat saat bir analiz ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında üç farklı satıcı gözaltına alınırken, bu kişilerin kabaran sabıka kayıtları dikkat çekti. Ailenin İstanbul’a gelişi ve ilk gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturmasına göre Böcek ailesi, 9 Kasım saat 16.40’ta Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Aile, havalimanından ayrıldıktan sonra doğrudan Ortaköy’de konaklayacakları otele gitti ve ilk günü burada geçirdi. 11 Kasım: Felakete götüren günün ilk adımları Aile, 11 Kasım günü saat 10.08’de otelden ayrıldı. Bu hareketlilik, savcılığın incelemesiyle ölümcül zincirin ilk halkası olarak kayıtlara geçti. Seyyar satıcıdan midye, ardından kokoreç ve tantuni Böcek ailesi, saat 14.20 sularında Ortaköy’deki seyyar bir midye tezgahından midye yedi. Yaklaşık 20 dakika sonra bu kez G.M. isimli işletmeye girdiler. Burada çorba içen aile, sucuk kokoreç ve tavuk tantuni tüketti. Aile, saat 15.17’de mekândan ayrıldı. Lokum aldılar ve otele döndüler Ailenin 18.30’da H.S.B. isimli işletmeden lokum aldığı, 18.43’te ise yeniden otele döndüğü tespit edildi. Bu noktadan sonra gün içinde başka bir hareketlilik yaşanmadı. Şikâyetler başladı: Hastaneye gidiş 12 Kasım sabahı aile bireyleri mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle otelden ayrıldı. Saat 11.42’de Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi’ne ulaştılar. Anne ve baba burada, çocuklar ise Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi edildi. Tedavilerinin ardından aile saat 15.40’ta otele döndü ve bir daha buradan çıkmadı. 13 Kasım gecesi: Ölüm zincirinin son halkası Saat 02.20’de anne Çiğdem Böcek otel merdivenlerinde 112’yi arayarak durumlarının kötüleştiğini bildirdi. Ambulans sekiz dakika içinde otele ulaştı ve aile saat 03.00’te yeniden hastaneye sevk edildi. Ancak tüm müdahalelere rağmen 6 yaşındaki Muhammet ve 3 yaşındaki Masal hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek de ertesi gün yaşamını yitirdi. Baba yoğun bakımda entübe edildi. Otel odasında yapılan inceleme Otel odasında yapılan olay yeri incelemesinde lokumlar ile iki ayrı kusmuk örneği toplandı. Numuneler laboratuvara gönderildi. Gözaltılar: Midyeci, işletme sahibi ve lokumcu Yapılan incelemeler doğrultusunda savcılık talimatıyla üç kişi gözaltına alındı. Midyeyi satan Yusuf D., Kokoreç ve tantuni yenen mekânın sahibi Ercan E., Lokumu satan Fatih T., “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla gözaltına alındı. İşletmecilerin sabıka kayıtları şaşırttı Gözaltına alınan kişilerin sabıka kayıtları da dosyaya girdi. Buna göre; Ercan E.’nin “kasten yaralama” ve “görevi yaptırmamak için direnme”, Yusuf D.’nin “nitelikli dolandırıcılık” suçundan 11 ayrı kaydı, Fatih T.’nin ise “taksirle yaralama” suç kaydı bulunduğu ortaya çıktı. Üç şüphelinin gözaltı süresi bir gün daha uzatıldı. Ön otopsi raporunda ne çıktı? Adli Tıp Kurumu’nun ön otopsi raporuna göre çocukların vücudunda ölümcül travmatik bir lezyon bulunmadı. Midelerinde yoğun kansızlık alanları dışında belirgin bir patolojik bulguya rastlanmadı. Anne Çiğdem Böcek’in midesinde ise yaygın submukozal kanamalar ve noktasal ülsere alanlar olduğu belirlendi. Kesin ölüm sebeplerinin tespiti için mide ve bağırsak içerikleri Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’ne gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.