SON DAKİKA

#Adli Tıp

HABER DEĞER - Adli Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: 3 faili meçhul cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: 3 faili meçhul cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde Cumhuriyet Başsavcılıkları ve emniyet birimlerinin çalışmaları neticesinde geçmişe dönük faili meçhul dosyaların aydınlatıldığını duyurdu. Bakan Gürlek, bugüne kadar 64 ayrı dosyada toplam 71 cinayetin aydınlatıldığını ifade etti. Bakan Gürlek'in sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı bilgilere göre, adli ve kolluk birimlerinin titiz incelemeleriyle çözüme ulaştırılan üç dosyanın detaylarını paylaştı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaların aydınlatılması, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ve kolluk birimlerimizin titiz çalışmaları sonucunda İzmir, Mersin ve Osmaniye’de 10 ila 21 yıl öncesine dayanan üç ayrı dosyada önemli gelişmeler kaydedildi." İzmir'de 21 yıllık dosya yeniden açıldı İzmir'in Menemen ilçesinde 2005 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Muharreme Oral'ın dosyasında, gizli tanık ifadesi ile aile bireylerinin iletişim kayıtları birlikte değerlendirildi. Maktulün bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine 19 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Maktulün cansız bedenine ulaşılması amacıyla yer altı görüntüleme ve tarama cihazlarıyla başlatılan arama tarama faaliyetlerinin sürdüğü aktarıldı. Açıklamada, "İzmir’de 2005 yılından bu yana kendisinden haber alınamayan Muharreme Oral’ın dosyasında, aile bireyleri tarafından öldürüldüğüne ilişkin gizli tanık beyanıyla şüphelilerin iletişim kayıtları birlikte değerlendirildi. Bir kuyuya atıldığı iddiası üzerine 19 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda 5 şüpheli gözaltına alındı. Muharreme Oral’ın cansız bedenine ulaşılması amacıyla yer altı görüntüleme ve tarama cihazlarıyla yürütülen çalışmalar devam ediyor." ifadeleri kullanıldı. Mersin'deki kaçırılma olayında 7 gözaltı Mersin'de 9 Ekim 2016 tarihinde kaçırılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Furkan Coşkun'un dosyasında, tanık beyanları ve iletişim trafikleri yeniden mercek altına alındı. Bazı tanıklar ile şüpheliler arasında irtibat tespit edilmesi üzerine 20 Ekim 2026 tarihinde 9 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 7'si gözaltına alınırken, 2 şüphelinin halihazırda ceza infaz kurumunda olduğu belirlendi. Açıklamada, "9 Ekim 2016 tarihinde kaçırılan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Furkan Coşkun’un dosyasında, tanık beyanları ve iletişim kayıtları yeniden incelendi. Bazı tanıklarla şüpheliler arasında iletişim bağlantıları tespit edilmesi üzerine 20 Ekim 2026 tarihinde 9 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 7’si gözaltına alınırken, 2’sinin ceza infaz kurumunda bulunduğu belirlendi. Furkan Coşkun’un akıbetinin aydınlatılmasına yönelik soruşturma sürdürülüyor." denildi. Osmaniye'de beton altından kemik parçaları çıkarıldı Osmaniye'de 2016 yılından bu yana kayıp olan Mehmet Çabuk dosyasında derinleştirilen soruşturmada, cezaevinde bulunan bir şüphelinin itirafı doğrultusunda sonuca ulaşıldı. Şüphelinin, Mehmet Çabuk'u 27 Ocak 2016 tarihinde öldürerek bir evin bahçesine gömdüğünü beyan etmesi ve yer göstermesi üzerine kazı yapıldı. Beton zeminin yaklaşık 4 metre altında insan kemiği parçalarına ulaşıldı. Söz konusu kalıntılar kimlik tespiti ile kesin ölüm sebebinin saptanması amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevk edildi. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli tutuklanırken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Açıklamada, "2016 yılında kaybolan Mehmet Çabuk’un dosyasında, yeni beyanlar üzerine derinleştirilen soruşturmada cezaevinde bulunan bir şüpheli, Mehmet Çabuk’u 27 Ocak 2016 tarihinde öldürerek bir evin bahçesine gömdüğünü itiraf etti. Şüphelinin yer göstermesi üzerine yapılan kazılarda beton zeminin yaklaşık 4 metre altında kemik parçalarına ulaşıldı. Kalıntılar kimlik tespiti ve kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Soruşturma kapsamında 2 şüpheli tutuklandı, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yeni delillerin, teknik incelemelerin ve yıllar sonra ortaya çıkan beyanların sağladığı imkânlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz." denildi. "Hiçbir dosyanın peşini bırakmayacağız" Soruşturmaları yürüten Menemen, Mersin ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılıklarına ile emniyet güçlerine teşekkür eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasını şu değerlendirmelerle tamamladı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, faili meçhul dosyaların aydınlatılması, hakikatin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni delillerin, teknik incelemelerin ve yıllar sonra ortaya çıkan beyanların sağladığı imkânlarla faili meçhul dosyaların üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hakikatin izini sürmekten ve adaletin tecellisi için çalışmaktan vazgeçmeyeceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Kongre Merkezi'ndeki konserde iki genç yaşamını yitirdi: Vali Davut Gül nedenini açıkladı Haber

İstanbul Kongre Merkezi'ndeki konserde iki genç yaşamını yitirdi: Vali Davut Gül nedenini açıkladı

Şişli'de bulunan İstanbul Kongre Merkezi'nde dün gerçekleştirilen "Unreal x Jeton" isimli müzik etkinliğinde trajik bir olay yaşandı. Etkinliğe katılan 29 yaşındaki Furkan Aksu, 24 yaşındaki Mahmud Sami Ramazanoğlu ve 33 yaşındaki Tuğrul M. saat 03.15 sıralarında birdenbire fenalaştı. Çevredekilerin durumu ihbar etmesi üzerine adrese hızla sevk edilen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından 3 kişiyi Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. İki kişi kurtarılamadı, bir hastanın durumu kritik Hastanede yoğun bakıma alınan gençlerden Furkan Aksu ve Mahmud Sami Ramazanoğlu yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yoğun bakımda tedavisi süren Tuğrul M.’nin ise hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Yaşamını yitiren gençlerin cenazeleri, kesin ölüm nedenlerinin belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Vali Gül açıkladı Olayın ardından yürütülen adli ve tıbbi incelemeler hakkında basına açıklamalarda bulunan İstanbul Valisi Davut Gül, fenalaşma vakalarının ve yaşanan can kayıplarının arkasındaki nedeni açıkladı. Yapılan otopsi ve adli tıp tetkiklerine işaret eden Vali Gül, şu ifadeleri kullandığı açıklamayı yaptı: "Konsere giden 3 vatandaşımız farklı uyuşturucular kullanmışlar. Bunlar adli tıp raporunda tespit edildi. Uyuşturucudan kaynaklı bir ölüm hadisesi. Ölüm ve yaralı olduğu için adli süreç sürüyor." Güvenlik güçlerinin olay yerinde ve organizasyon genelinde yaptığı ilk incelemelerde, saat 21.00 ile 04.00 arasında düzenlenen etkinliğe yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı, 18 yaş sınırı uygulandığı ve alanda alkol satışı yapıldığı tespit edildi. Organizasyon firmasının gerekli yasal izin ve belgelere sahip olduğu belirlenirken, polis ekipleri ölüm olaylarıyla bağlantılı uyuşturucu temini ve satışı ihtimaline karşı adli inceleme başlattı. Facianın ardından konser alanı boşaltıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi Haber

Gazeteci Fatih Ergin hakkında iddianame hazırlandı: 4,5 yıla kadar hapsi istendi

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski kampüs doktoru Turgay Tamer'in evinde ölü bulunmasına ilişkin yaptığı sosyal medya paylaşımı sonrası gözaltına alınıp 28 Eylül'de tutuklanan gazeteci Fatih Ergin hakkındaki adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. Yaklaşık 3 haftadır cezaevinde bulunan Ergin hakkında iddianame düzenlendi. "Gerçeğe aykırı bilgi" ve soruşturma güvenilirliği vurgusu Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, Silivri İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün resmi yazısına dayanılarak Turgay Tamer’in görev yaptığı dönemde "adli tıp çalışanı" sıfatı taşımadığı belirtildi. Savcılık makamı, bu teknik ayrıntıdan hareketle gazeteci Fatih Ergin’in yaptığı paylaşımda yer alan ifadenin gerçeğe aykırı bilgi niteliğinde olduğunu savundu. İddianamede ayrıca Ergin’in gazeteci kimliği nedeniyle paylaşımlarının geniş kitlelere ulaşma potansiyeli taşıdığı, söz konusu paylaşımın kamuoyunda endişe yaratabileceği ve yürütülmekte olan Kozinoğlu soruşturmasının güvenilirliğini zedeleyebileceği ileri sürüldü. Sosyal medya paylaşımının ardından tutuklanarak cezaevine gönderilen Fatih Ergin'in kişisel X (eski adıyla Twitter) hesabına da mahkeme kararıyla erişim engeli getirilmişti. Hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesinin ardından Ergin'in yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sabahattin Ali'nin 78 yıllık faili meçhul dosyası için tarihi adım: 5 meslek örgütünden Adalet Bakanlığı'na başvuru Haber

Sabahattin Ali'nin 78 yıllık faili meçhul dosyası için tarihi adım: 5 meslek örgütünden Adalet Bakanlığı'na başvuru

Türk edebiyatının unutulmaz ismi Sabahattin Ali’nin 1948 yılında katledilmesine ilişkin kamu vicdanında kanayan yara için yayın, basın ve edebiyat dünyası güçlerini birleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve PEN Yazarlar Derneği, usta yazarın akıbetinin aydınlatılması ve kayıp mezarının bulunması amacıyla Adalet Bakanlığı'na adli müracaatta bulundu. Otopsi kalıntıları ve gizlenen belgeler Adalet Bakanlığı'na sunulan ortak dilekçede, Sabahattin Ali'nin ölümüne ilişkin resmi anlatımın hukuk, edebiyat ve tarih çevrelerindeki şüpheleri gidermekten uzak olduğu kaydedildi. Yazarın dönemin güvenlik ve istihbarat birimlerinin takibi altındayken yakalandığına işaret edilen başvuruda; işkence yahut kötü muamele sonucu yaşamını yitirdiği yönündeki iddiaların bugüne dek bağımsız bir mekanizmayla soruşturulmadığına dikkat çekildi. Bulunan cenazenin kesin teşhisinin yapılmaması, otopsi sonrası kalıntıların akıbetinin kamuoyundan saklanması ve yargılama evrakındaki büyük eksikliklerin kuşkuları kronikleştirdiği vurgulandı. Adalet Bakanlığı'ndan üç somut talep Anayasa’nın "yaşam hakkı" ve "hukuk devleti" ilkelerine dayandırılan başvuruda, dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı bünyesinde ele alınması istendi. Bu kapsamda meslek örgütleri; Sabahattin Ali'nin katledilmesine ilişkin tüm soruşturma belgeleri ile fail sıfatıyla yargılanan Ali Ertekin hakkındaki dava dosyası ve af kararının yeniden incelenmesini, Emniyet, jandarma, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile devlet arşivlerindeki gizli kayıtların araştırmaya açılmasını ve yazarın naaşının gömüldüğü gizli alanın tespit edilerek aile fertlerinin rızası doğrultusunda DNA testlerinin gerçekleştirilmesini talep etti. "Zaman aşımı hakikati karartamaz" Olayın üzerinden onlarca yıl geçmesinin adli zaman aşımı tartışmalarını doğurabileceğini öngören meslek kuruluşları, bu durumun tarihsel gerçeğin gün yüzüne çıkarılmasına engel teşkil etmeyeceğinin altını çizdi. Gelişen adli tıp, antropoloji ve DNA teknolojilerinin maddi gerçeğe ulaşmayı son derece kolaylaştırdığına değinen hak savunucuları, elde edilecek tüm verilerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası Haber

Aleyna Çakır davasında karar: Ümitcan Uygun'a 4 yıl hapis cezası

Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı Ankara’da "Aleyna Çakır" adıyla tanınan Sema Esen’in evinde ölü bulunmasıyla ilgili açılan davada mahkeme kararını verdi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada sanık Ümitcan Uygun hakim karşısına çıktı. Yargılama sonucunda mahkeme heyeti, sanık Uygun’u "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirmek" suçundan 4 yıl hapis cezasına mahkum etti. Sanık hakkında "eziyet etme" suçlamasından ise suçun işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle beraat kararı verildi. Savcılık 15 yıla kadar hapis istemişti Davanın 8 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan esas hakkındaki mütalaasında cumhuriyet savcısı, sanık Ümitcan Uygun'un "intihara teşvik etme" ve "eziyet etme" suçlarından toplamda 6 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etmişti. Yargılama süreci boyunca üzerindeki suçlamaları reddeden sanık Uygun ise beraatini istemişti. Olayın geçmişi Gerçek adı Sema Esen olan 21 yaşındaki genç kadın, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulunmuş, Adli Tıp Kurumu raporunda ölümün ası sonucu meydana geldiği belirtilmişti. Esen’in ölümünün ardından, Ümitcan Uygun’un daha önce Esen’e şiddet uyguladığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştı. Söz konusu görüntülerin Esen’in ölümünden yaklaşık bir buçuk ay önce kaydedildiği belirlenmişti. Yıllar sonra hazırlanan iddianamenin ardından davanın ilk duruşması Mart 2025’te Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. 22 Eylül 2026 tarihinde karara bağlanan davada sanığa "intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme" suçundan 4 yıl hapis cezası verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek açıkladı: 6 cinayet dosyası daha aydınlatıldı

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'ndan yeni başarılar Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde faili meçhul cinayet dosyalarının kararlılıkla üzerine gidildiğini açıkladı. 24 Nisan 2026’da Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın koordinasyonunda 6 cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını bildiren Gürlek, şimdiye kadar 46 dosyada 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesinin kaldırıldığını belirtti. Gürlek, "Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır" ifadelerini kullandı. Aydınlatılan Dosyalardaki kritik gelişmeler Bakan Gürlek’in paylaştığı bilgilere göre, uzun süredir çözülemeyen dosyalar ve atılan adımlar kapsamında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve baz kayıtları ile yeni tanık ifadeleri yeniden değerlendirildi ve şüpheli Erkan Edincik, "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıl boyunca kimliği belirlenemeyen kemiklerin, DNA incelemesi sonucunda 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edilirken, dosyanın yeniden açılmasıyla 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı ve bir şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. İzmir’in Torbalı ilçesinde ise 8 Mart 2026’da evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla öldürülen Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtları incelenerek belirlenen 8 şüphelinin tamamı yakalandı. Soruşturmalar kapsamında Muş’un Hasköy ilçesinde 2011 yılında silahlı saldırı sonucu öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ile olay öncesi ve sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtları üzerinden yeniden ortaya çıkarılarak 11 kişi gözaltına alındı. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası da yeniden incelenirken, 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının değerlendirilmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine kadar olan hareketliliği tespit edilerek 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlem başlatıldı. Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında ise 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelin katılımıyla arama yapıldı; dijital veriler, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ile şüphelilerin çelişkili ifadeleri değerlendirilerek soruşturma sonucunda eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından iddianame hazırlandı. "Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz" Dosyaların aydınlatılmasında görev alan Cumhuriyet başsavcılıklarına, jandarma teşkilatlarına, JASAT ekiplerine, Adli Tıp Kurumu’na ve çalışmalara katkı sunan tüm personele teşekkür eden Bakan Gürlek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski MİT görevlisi  Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor Haber

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun mezarı 15 yıl sonra bugün açılıyor

Silivri'deki üpheli ölüme ilişkin feth-i kabir işlemi Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma derinleşerek devam ediyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi doğrultusunda, Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin tespiti ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması amacıyla bugün feth-i kabir işlemi gerçekleştiriliyor. Adli Tıp Kurumu bünyesinde 3 adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan uzman ekip tarafından yürütülen çalışmada; mezardan alınacak kemik, toprak ve doku numunelerinin yanı sıra ceza infaz kurumu kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye alındı. Bu kapsamda cezaevindeyken kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırılıyor. Elde edilecek verilerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından kapsamlı bir mütalaa hazırlanacak. Soruşturma kapsamında iki dalga operasyon Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada operasyonlar peş peşe geldi. İlk dalgası 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirilen operasyonda, o dönem cezaevinde görev yaptığı belirtilen 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u yakalanırken bir kişinin yurt dışında firari olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan 10 şüpheliden, olay tarihinde jandarma eri olarak görev yaptığı belirtilen bir kişi tutuklanırken, 7 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturmanın ikinci dalgasında ise aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı 9 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Kaşif Kozinoğlu’nun kritik bir devlet görevlisi olduğuna dikkat çekerek, "Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.