SON DAKİKA

#Adli Tıp Kurumu

HABER DEĞER - Adli Tıp Kurumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Tıp Kurumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi" Haber

Veyis Ateş ilk kez hakim karşısında: "Mehmet Akif Ersoy cezaevinde benden özür diledi"

"Uyuşturucu kullanmadım, iddialar çelişkili" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan ve hakkında 25 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası talep edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, ilk duruşmada hakim karşısına çıkarak savunma yaptı. Soruşturma sürecinde Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ve yapılan incelemelerde uyuşturucu kullanmadığının tesbit edildiğini belirten Ateş, ilk aşamada serbest bırakıldıktan 11 gün sonra evinde gözaltına alınarak tutuklandığını hatırlattı. Tutuklanma gerekçesinin "uyuşturucu madde kullanımı için yer temin etmek" olduğunu belirten Ateş, hakkındaki suçlamaları şu sözlerle yalanladı: "9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana Mehmet Akif'in evine gidip gitmediğim soruldu. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım bir maddeyi başkasına neden temin edeyim? Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımından kaynaklanan haberleri yayınlamış ve bunun suç olduğunu bilen birisi olarak böyle bir eylemi işlemem mümkün değildir." "Mehmet Akif cezaevinde helallik istedi" Savunmasında aleyhinde ifade veren tanıklara geniş yer veren Ateş, tutuklanmasından önce kendisinden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy'un, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ek ifadede kendisini hedef aldığını öne sürdü. Ersoy ile Silivri Cezaevi'ndeki avukat görüş alanında karşılaştıklarını iddia eden Ateş, aralarında geçtiğini öne sürdüğü diyaloğu şu şekilde aktardı: "Silivri'de avukat görüşü esnasında karşılaştığımızda bana, 'Abi çok özür dilerim, bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et, bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk el değiştirme davasına katacaklardı, orada başıma neler gelecekti bilmiyorum' dedi. Buna avukatım da tanıktır. Mehmet Akif hakkımdaki bu ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Aleyhime tanıklık eden kişilerin pek çoğunun Mehmet Akif'in etkisi altında kaldığını düşünüyorum." Dosyada adı geçen diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu savunan Ateş; Dilara Yıldız'ın ifadesindeki tarih tutarsızlıklarına, Serap Şeylan'ın Çengelköy'deki hiç var olmayan bir evi adres göstermesine ve Ebru Güran'ın çelişkili arama kayıtlarına dikkat çekti. Adli tıp raporu: Testler negatif çıktı Duruşmada, soruşturma aşamasında Veyis Ateş'ten alınan kan ve idrar örneklerinin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiği hatırlatıldı. Yapılan analizler sonucunda Ateş'in kan ve idrarında herhangi bir uyuşturucu, uyarıcı veya yasaklı ilaç etken maddesine rastlanmadığı, saçı kısa olduğu için ise kıl analizi yapılamadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların tamamlanması ve tanık beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süleymancıların eski lideri Denizolgun’u kim öldürdü?: Yeğeninden  dikkat çeken iddialar Haber

Süleymancıların eski lideri Denizolgun’u kim öldürdü?: Yeğeninden dikkat çeken iddialar

"Bulunamadı" denen otopsi görüntüleri ortaya çıktı Süleymancı cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında evinde hayatını kaybetmesine ilişkin hukuki süreçte sarsıcı iddialar gündeme geldi. Merhum bakanın yeğeni, eski AK Parti İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, amcasının ölümüne dair Adli Tıp Kurumu (ATK) sürecinde karanlık noktaların bulunduğunu öne sürdü. Soruşturmanın, eski Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen’in 13 Ağustos 2026’da gözaltına alınmasının ardından genişletildiğini belirten Denizolgun; Sabah gazetesinin aktardığı bilgilere göre Gökçen’in, ölüm raporunun ATK’da sümen altı edilmesinde kilit bir rol oynadığını ve tüm iddialara rağmen 14 Ağustos 2026’ya kadar kurumda bilirkişilik yapmaya devam ettiğini iddia etti. Feth-i Kabir kararı sonrası görüntüler çıktı Soruşturma dosyasındaki en çarpıcı çelişkinin otopsi kayıtlarında yaşandığını belirten Denizolgun, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Şubat 2026’dan itibaren otopsi görüntülerini üç kez talep ettiğini söyledi. Ancak ATK’nın 16 Temmuz 2026 tarihinde mahkemeye ve başsavcılığa "görüntülerin bulunmadığını" bildirdiğini aktaran Denizolgun, süreçle ilgili feth-i kabir kararı verilmesinin ardından, daha önce bulunmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri birdenbire ortaya çıktı ve başsavcılığa gönderildi. Ancak bu görüntüler de kesik kesik ve farklı biçimlerde iletildiğini söyledi. Nefessiz bırakılma ihtimali dışlanamaz Ortaya çıkan ve dosyaya dahil edilen otopsi görüntüleri üzerinden yapılan yeni bilirkişi incelemesinde, ölüm şekline ilişkin kritik değerlendirmelerin yer aldığı bildirildi. Bilirkişi raporunda; maktulün göğsüne baskı uygulanmasıyla birlikte ağız ve burnunun kapatılarak nefessiz bırakılması ihtimalinin bilimsel açıdan kesinlikle dışlanamayacağı vurgulandı. Öte yandan Denizolgun, soruşturma dosyası açısından hayati önem taşıyan fiziki numunelerin ise ATK bünyesinde imha edildiğini öne sürdü. Eski HSK üyesi Prof. Dr. Ahmet Gökçen’in 2005’te başlayan ATK bilirkişilik sürecinin 2010’daki HSK üyeliğiyle kesildiği, ancak 2015 yılından gözaltına alındığı tarihe kadar yeniden ATK Trafik ve İhtisas Dairesi’nde görevlendirildiği kaydedildi. Yargı makamlarının olayla ilgili derinlemesine incelemesi sürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi Haber

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi

2016'daki "Doğal Ölüm" raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü olarak bulunmuştu. O dönem Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve Dr. Yusuf İslam Duman’ın imzasını taşıyan raporda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayda geçirilmişti. Soruşturma derinleştikçe, ilk raporu hazırlayan Dr. Duman’ın FETÖ üyesi olduğu, hücre yapılanmasında "Zafer" kod adını kullandığı ve ByLock kullandığı bilgileri ortaya çıktı. Ailenin ısrarlı hukuki girişimleri neticesinde süreç yeniden ivme kazandı. Denizolgun’un ailesi, 3 Ekim 2024 ve 15 Mayıs 2025 tarihlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını ve suikast şüphesinin incelenmesini talep etti. "Cinayetin ATK’de üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. 36 saatlik kayıp süre Yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 20 Ocak 2026’da sunduğu şikâyet dilekçesinde Alihan Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve anneleri Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’i baş şüpheliler olarak gösterdi. Dilekçede, bu kişilerin Denizolgun’un ölüm günü ve çevresindeki hareketlerinin mercek altına alınması istendi. Ayrıca, eski bakanın cesedinin bulunmasından önceki 36 saatlik zaman diliminde neden kayıp olduğunun aydınlatılması talep edildi. İkinci otopsi Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık, 2016 yılındaki otopsiye ait video kayıtlarını şubat, haziran ve temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’ndan üç kez talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtlarda "Elimizde böyle bir kayıt yok" denilerek talepler geri çevrildi. Ailenin 13 Ağustos’ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından süreçte kırılma yaşandı. Daha önce kayıt olmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri ile 145 adet fotoğraf, 18 Ağustos’ta savcılığa teslim edildi. Aynı gün feth-i kabir kararı alınarak Denizolgun’un cenazesi yeniden otopsiye tabi tutuldu. Gerçekleştirilen ikinci otopside cinayet bulgularının yoğunlukta olduğunun tespit edilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 2016’daki ilk otopsi raporunu imzalayan doktorlar ile görüntüleri göndermediği tespit edilen ATK yetkilisi hakkında da “resmî belgede sahtecilik” suçundan tahkikat açıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı Haber

Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un mezarı açıldı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının talebiyle feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi. Karacaahmet Mezarlığı'nda sabah saatlerinde başlayan ve geniş güvenlik önlemleri altında yürütülen çalışmalar yaklaşık 3 saat sürdü. Karar kapsamında Denizolgun’un kabri açılarak ölüm nedeninin kesin tespiti için adli inceleme süreci başlatıldı. Soruşturmada öne çıkan şüpheli unsurlar Denizolgun'un vefatına dair dosyada yer alan ve uzun süredir kamuoyunda tartışılan şüpheli unsurlar arasında; ölüm olayının resmi makamlara bildirilmesindeki şüpheli gecikme, ceset üzerinde bulunduğu ileri sürülen dikkat çekici bulgular ve dönemin Adli Tıp incelemelerinin eksik veya hatalı yapıldığına yönelik iddialar yer alıyor. Süreci, faili meçhul ve şüpheli ölüm dosyalarının yeniden incelenmesinde başsavcılıklarla koordinasyon görevi yürüten Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı da yakından takip ediyor. Kısa süre önce Denizolgun ailesinin de söz konusu daire başkanlığına resmi başvuruda bulunduğu belirtildi. Feth-i kabir işlemi sonrasında elde edilen bulgular, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesi ve yıllardır süregelen şüphelerin tamamen aydınlatılması için Adli Tıp Kurumu tarafından titizlikle incelenecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te Haber

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te

Yargılamaları hızlandırmayı, kamu kaynaklarını verimli kullanmayı ve dijitalleşmeyi hedefleyen pakette, hukuk sistemini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler yer alıyor. "Duruşmalar arasında 3 ay sınırı" Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik atılan adım oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağı hükme bağlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak" dedi. Ancak, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun süre tayin edebilecek. İcrada yeni dönem: Yazılı başvuru zorunluluğu İcra sisteminde de önemli bir değişikliğe gidiliyor. Yargı kararıyla idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor. Yeni düzenlemeye göre, vatandaşların icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapması ve hesap numarasını bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Akbaşoğlu, "Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılırken vatandaşlarımızın alacaklarını çok daha hızlı tahsil edebilmelerine imkân sağlıyoruz. İdareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi imkânı da devam edecek" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve E-Duruşma adımları Yargı süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla dijital altyapı güçlendiriliyor. Bu kapsamda e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilerek ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile gerçekleştirilecek. Aynı zamanda noterlik işlemlerinde de dijital bir dönüşüm sağlanıyor. Noterlik evraklarının mahkemelere gönderilmesinde kağıt süreçleri azaltılarak, evrakların güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciye ulaştırılmasına olanak tanınacak. Ayrıca idari mahkemelerin kapsamı genişletilerek, uyuşmazlıkların tek hakim tarafından karara bağlanması süreci yaygınlaştırılacak. Yeni suç tanımı: Hesap bilgilerini paylaşmak Türk Ceza Kanunu'na eklenen düzenleme ile hesap bilgilerinin başkalarıyla paylaşılması müstakil bir suç haline getiriliyor. Haksız menfaat sağlamak amacıyla hesap bilgilerini başkalarına devredenler veya bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasına olanak tanıyanlar, artık "nitelikli dolandırıcılık" yerine bu yeni ve özel suç kapsamında hapis cezası ile yargılanacaklar. Yargıtay'ın bozma yetkisine sınır Paketle birlikte, yargılamaların gereksiz uzamasının önüne geçmek için Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getiriliyor. İlk derece mahkemelerinin sadece "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının önü kapatılıyor. Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların doldurulması da paket içerisinde yer alan diğer önemli başlıklar arasında. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekonomi yönetiminde kritik atama kararları: TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı oldu Haber

Ekonomi yönetiminde kritik atama kararları: TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanlığına Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Mehmet Arabacı getirildi. Aynı kararname ile Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi kritik kurumlarda da üst düzey görev değişimleri yaşandı. Bürokraside geniş çaplı değişim Kararname kapsamında SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül görevinden alınarak Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu Başkanlığına getirildi. SPK Başkanlığı görevine ise İkinci Başkan Mahmut Sütçü atandı. Ayrıca Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı koltuğuna Yusuf Emre Akgündüz otururken, Adli Tıp Kurumu Başkanlığına Hızır Aslıyüksek getirildi. Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine ise Çınar Kaymakamı Zikrullah Erdoğan atandı. Yeni TÜİK Başkanı Mehmet Arabacı kimdir? TÜİK Başkanlığına atanan Mehmet Arabacı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olup kariyerine hesap uzmanı olarak başladı. Amerika Birleşik Devletleri’nde ekonomi alanında yüksek lisans yapan Arabacı, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde Grup Başkanlığı ve Daire Başkanlığı gibi çeşitli kademelerde görev aldı. 2019 yılından bu yana Gelir İdaresi Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Arabacı, bu son kararname ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun yeni başkanı oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dev atama kararnamesi Resmi Gazete’de: Hasan Suver Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı oldu Haber

Dev atama kararnamesi Resmi Gazete’de: Hasan Suver Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı oldu

Resmi Gazete’de yayımlanan kararlara göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirildi. Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirilen Suver, yapılan atamalar içinde öne çıkan isim oldu. Kararnameyle birlikte diplomasi, eğitim, adalet, sosyal hizmetler, kültür ve din hizmetleri alanlarında kapsamlı bir görev değişimi yaşandı. Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarda kritik görevlendirmeler Yayımlanan kararlara göre Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına Hasan Suver atanırken, Suver’in Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevini de üstleneceği açıklandı. Bu atama, Cumhurbaşkanlığı ile bakanlıklar arasındaki koordinasyon açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor. Diplomaside yeni büyükelçiler göreve geliyor Kararname kapsamında dış temsilciliklerde de önemli değişiklikler yapıldı. Malta Cumhuriyeti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Protokol Genel Müdür Yardımcısı Barkın Kayaoğlu atanırken, Papua Yeni Gine Bağımsız Devleti nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Güneydoğu Asya ve Pasifik Genel Müdür Yardımcısı Bilgin Özkan görevlendirildi. Bakanlıklarda il müdürlükleri yeniden şekillendi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda Konya İl Müdürü Abdullah Neşeli görevden alınırken, bu göreve Yozgat İl Müdürü Arif Topal getirildi. Kilis İl Müdürlüğüne Kahramanmaraş İl Müdürü Müslüm Ferdi Bozkurt atanırken, Kahramanmaraş İl Müdürlüğüne Kilis İl Müdürü Emre Çalğan görevlendirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda ise Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Demirdağ ile Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürü Elif Belkıs Baştürk görevden alındı. Eğitim, adalet ve adli tıpta yeni isimler Milli Eğitim Bakanlığı’nda açık bulunan başmüfettişliklere Soner Uluay ve Zülküf Temin atanırken, Adalet Bakanlığı’nda açık Adalet Başmüfettişliğine İbrahim Atakur getirildi. Adli Tıp Kurumu Onuncu İhtisas Kurulu üyeliğine ise Uzman Doktor Hüseyin Çağrı Şahin atandı. Diyanet’te geniş çaplı müftü değişimi Kararnameyle Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde birçok il müftüsünün görev yeri değiştirildi. Amasya, Muş, Mersin, Kırıkkale, Kahramanmaraş, Gaziantep, Tekirdağ, Çanakkale, Hatay, Bilecik, İzmir, Adıyaman ve Şırnak’ta il müftülüklerine yeni isimler atandı. Bu değişikliklerle birlikte Diyanet teşkilatında da kapsamlı bir görev rotasyonu gerçekleşti. Resmi Gazete’de yayımlanan bu kararlarla, kamu yönetiminin birçok alanında görev dağılımı yeniden şekillenirken, yapılan atamaların önümüzdeki dönemde kurumların işleyişine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.