SON DAKİKA

#Afad

HABER DEĞER - Afad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Çiftçi’den sokak hayvanları açıklaması: "Tüm Türkiye'de süreç yüzde 100 tamamlandı" Haber

Bakan Çiftçi’den sokak hayvanları açıklaması: "Tüm Türkiye'de süreç yüzde 100 tamamlandı"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Lider Haber canlı yayınında gündeme ve kamuoyunu yakından ilgilendiren kritik gelişmelere dair soruları yanıtladı. Bakan Çiftçi, hem sahipsiz sokak hayvanlarının toplanmasına yönelik yürütülen nihai sürece hem de Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek uluslararası zirvenin güvenlik altyapısına ilişkin kapsamlı detaylar paylaştı. "Sokak hayvanlarının toplanması süreci yüzde 100 oranında tamamlandı" Türkiye genelinde yürütülen sahipsiz hayvanların toplanması, kısırlaştırılması ve barınaklara alınması çalışmalarına ilişkin hedeflenen düzeye ulaşıldığını aktaran Bakan Çiftçi, son olarak Diyarbakır'daki çalışmaların tamamlandığını kaydetti. Çiftçi, süreçle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: "Çalışmalar ilk önce büyükşehir olmayan 51 ilimizde başladı. Ağustos ayı itibarıyla 30 büyükşehirde de başladı. Barınaklar ve doğal yaşam alanları oluşturdular. Sahipsiz sokak hayvanlarını topladılar. Onların tedavilerini ve kısırlaştırmalarını yaptılar. Sahiplendirmelerini yürüttüler. Ardından da 30 büyükşehir ilimizde bu süreçler başladı. Bunun neticesinde 21 Ekim 2026'da, en son Diyarbakır'da da son sokak hayvanının barınağa alınmasıyla beraber artık bu süreç Türkiye'de tamamlanmış oldu. Bu çarşamba itibarıyla tüm Türkiye'de hedeflenen sayıya ulaşmış durumdayız. Yüzde 100 olarak tamamen topladık, sahipsiz sokak hayvanlarını barınaklara veya doğal yaşam alanlarına aldık. Bu alanlarda hayvanların beslemeleri yapılıyor. Aşılama yapılmaktadır. İsteyenler olursa sahiplendirmeleri de yapılıyor." COP31 İklim Zirvesi için Antalya’da dev güvenlik çemberi Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenleneceğini hatırlatan Bakan Çiftçi, 1 milyon metrekarelik alanda uygulanacak güvenlik tedbirlerinin Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik birimlerince titizlikle hazırlandığını ifade etti. 100'e yakın devlet başkanı ile 20 bin delegasyonun katılımının beklendiği ve günlük 100 bin ziyaretçinin hedeflendiği zirvede 26 bin personelin görev alacağını açıklayan İçişleri Bakanı Çiftçi, güvenlik protokolüne dair şunları vurguladı: "100'e yakın devlet ve hükümet başkanı, 200-300 bakan gelecek. 20 bin delegasyonun gelmesi bekleniyor. Ayrıca günlük 100 bin de ziyaretçi planlanıyor. Dolayısıyla bunların her birinin güvenliklerini ayrı ayrı planlamak, değerlendirmek gerekiyor. Biz, İçişleri Bakanlığı olarak, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız, Sahil Güvenlik Komutanlığımız oldukça geniş tedbirler aldı. Sahda 26 bin personelimiz görev yapacak. Hem karadan hem denizden hem de havadan planlamalarımız, güvenlik tedbirlerimiz var." Sınır illerinden başlayan güvenlik tedbirleri Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi’ndeki güvenlik konseptinin esas alındığını belirten Çiftçi; Antalya merkez olmak üzere çevre, sınır ve liman illerinde asayiş, narkotik ve terörle mücadele birimlerinin önlemleri sıkılaştırdığını dile getirdi. Zirve alanında 1.500 özel harekat polisi ile 3 bin 298 trafik polisinin görev alacağını belirten Çiftçi, olası siber saldırılara karşı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarının siber alemde kesintisiz devriye yürüttüğünü aktardı. Deniz güvenliği için ise Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde 207 personel, korvetler, hücum botlar ve Özel Harekat timlerinin konuşlandırıldığı belirtildi. Liderlere birebir ambulans ve valiliğe yetki devri Afet ve acil durum yönetiminin de eksiksiz yürütüldüğünü söyleyen Bakan Çiftçi, 15 AFAD ekibi, 120 AFAD personeli, 110 ambulans, 300 sağlık çalışanı ve 21 UMKE ekibinin hazır tutulacağını kaydetti. Bireysel güvenlik tedbirlerine ilişkin olarak ise şu bilgiyi paylaştı: "Biz, her bir lidere, devlet, hükümet başkanına bir ambulans tahsis edeceğiz. Orada 110 ambulansımız görev yapacak. 300 civarında da sağlık personelimiz sahada olacak. 21 UMKE ekibimiz orada hazır olacak. Orada bekleteceğiz. Yani ne olur ne olmaz? Böyle acil ve olağanüstü durumlara da tedbirli olmak gerekiyor. Geçmişte yaşanan hadiselerden de ders çıkartmak suretiyle her birine 1 ambulans vereceğiz." Bakan Çiftçi, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamındaki izin yetkisini 1 ay süreyle Antalya Valiliğine devrettiklerini bildirirken, konuşmasında İstanbul'daki sel felaketinde yaşamını yitiren vatandaşlar için de taziye dileklerini iletti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Özel'e: "Hayırdır beyler kiminle savaştasınız?"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündemdeki iç ve dış gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in kamuoyuna yansıyan açıklamalarına sert tepki gösterdi. "Muhalefette plan program yok" Cumhurbaşkanı açıklamasında muhalefete değinerek, "Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye'ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan deseniz yok, program deseniz yok, ülkenin sorunlarına çözüm önerisi deseniz yok. Siyasette nezaketi koruyalım deseniz maalesef o da yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. “Benim menfaatim olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin.” tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır. Üç kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurusudur. Yirmi dört yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar. Yirmi dört yıl boyunca Türkiye'nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar. Yirmi dört yıl boyu tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar." dedi. "Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız?" Siyasette artan kutuplaşmaya dikkat çekerek muhalefetin söylemlerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Şimdi değerli kardeşlerim, geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca 'Savaştayız' diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım: Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş öyle mi? Bakınız, yirmi dört yıl boyunca bu ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldi. Ülkemize aba altından sopa gösterenler oldu. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye'yi alçakça tehdit edenler oldu." Gezi olaylarını hatırlattı Gezi olaylarına da değinen Erdoğan, "Türkiye'yi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümen çevirdi. Muhalefeti destekleyip 'İktidarı devireceğiz' diyeninden dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştık. Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye'yi tehdit edenlere, Türkiye'yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış, utanmadan “Savaştayız.” diyorsunuz. Allah aşkına, siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin. Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin. Açık söylüyorum, böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. Çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır. “Efendim, ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim.” derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Dahası, sadece kendinize, sadece siyaset kurumuna değil, bu ülkeye ve millete de kötülük etmiş olursunuz. Burada şunu da dikkatinize getirmek isterim. Bunların siyasetsizliği siyaset haline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın, milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız. İnsanlar, millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak. Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın." dedi. "İftira siyasetine teslim olmayız" Muhalefet kanadından gelen yolsuzluk ve fon iddialarına ilişkin de konuşan Erdoğan, ellerinde belge olmaksızın yapılan ithamların kabul edilemez olduğunu belirtti: "Biz buna eyvallah demeyiz. İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız. Kimse kusura bakmasın, iftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın, insanları töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk zemininde, demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz, vereceğiz. Bizim siyasetimizin pusulası bellidir. 86 milyonun birliğinin, dirliğinin ve huzurunun her şart altında korunmasıdır. Türkiye'nin toplumsal barış ve istikrarının muhafazasıdır. Millî iradenin bilakaydı şart egemen kılınmasıdır. Demokrasimizin tehditler karşısında savunulmasıdır. İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde iç cephemizin güçlendirilmesidir. Siyaset kurumunun itibarının korunması, milletin sorunlarına tek çözüm adresi olmaya devam etmesidir. Biz bunun için çalışıyor, bunun için mücadele ediyoruz. İnşallah bu prensipler temelinde siyaset yapmaya devam edeceğiz." İstanbul'daki sel afeti ve can kayıpları Geçtiğimiz hafta İstanbul ve çevre illerde meydana gelen olumsuz hava şartları ve sel felaketine dair bilançoyu açıklayan Erdoğan, idari süreçlere ilişkin mesaj verdi: "19 Ekim itibarıyla 212 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD'a yapılan 21.600 ihbar doğrultusunda toplam 3.270 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesi sağlandı. İstanbul'da 7, Kocaeli'nde ise bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır." Afetten etkilenen hanelere yönelik Aile Bakanlığı, AFAD ve Ticaret Bakanlığı aracılığıyla İstanbul Valiliği emrine kaynak aktarıldığını belirten Erdoğan, dağıtımların sürdüğünü kaydetti. Fon soruşturması ve üç aşamalı eylem planı Sermaye piyasalarındaki fon tartışmalarına ve yürütülen soruşturmalara değinen Erdoğan, sürecin üç ayrı kategoride yönetildiğini ifade etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, milletimizin gündemini son bir aydır meşgul eden fon meselesiyle ilgili tutumumuzu milletimizle farklı vesilelerle paylaştık. Konuyu üç farklı kategoride hassasiyetle yönetiyoruz. İlk aşamada, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesi yer alıyor. Fon Koordinasyon Kurulumuz ve ekonomi kurmaylarımız düzenli olarak bir araya geliyor, alınan kararları şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklıyor. Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak. İkinci aşamada, hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak, kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulması yer alıyor. Başsavcılıklarımız, deliller ve itiraflar ışığında bu konuda gerekeni yapıyor. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler yer alıyor. Gerek Devlet Denetleme Kurulumuzun hazırlayacağı kapsamlı rapor gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacaktır." "Bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz" Fon meselesini ciddiye aldıklarını belriten Erdoğan, "Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim. Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil, ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Kardeşlerim, bizim referansımız muhalefet değildir. Bizim örneğimiz onlar asla değildir. Biz kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz. Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak emri bilmaruf, nehyianilmünker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti, sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var. Bizi bugünlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan, işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Valisi Gül Ayazağa'da açıkladı: "Dere yatağındaki güvensiz yapılar yıkılıyor" Haber

İstanbul Valisi Gül Ayazağa'da açıkladı: "Dere yatağındaki güvensiz yapılar yıkılıyor"

İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından felaketten en çok etkilenen Sarıyer Ayazağa'da enkaz kaldırma, temizlik, yıkım ve arama kurtarma faaliyetleri aralıksız sürdürülüyor. Bölgedeki saha çalışmalarını denetleyen İstanbul Valisi Davut Gül, yürütülen son süreçler hakkında kamuoyuna geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kayıp vatandaşlar için 17 kilometrelik hat ve deniz seferberliği Olay anından itibaren önceliklerinin can kaybını önlemek ve kayıp vatandaşlara ulaşmak olduğunu vurgulayan Vali Davut Gül, arama faaliyetlerinin çok yönlü olarak yürütüldüğünü ifade etti: "Henüz bulamadığımız üç hemşehrimizin arama çalışmaları devam ediyor, onları bir an önce bulmak istiyoruz. 17 kilometrelik bir dere hattı var; bunun her aşamasında olabileceği değerlendirilerek aramalar yapılıyor. Ayrıca Haliç başta olmak üzere Sahil Güvenlik ve diğer su altı unsurlarımız denizde arama sürdürüyor. Özetle yoğunlaştığımız birkaç nokta var ama 17 kilometrelik hattın tamamında karada, nehirde ve denizde çalışmalarımız devam ediyor." Vali Gül ayrıca, Pendik'te aranan kayıpların olay yerinin Gebze (Kocaeli) olduğunu ancak sınırların iç içe geçmesi sebebiyle İstanbul tarafındaki ekiplerin de arama sahasına destek sağladığını belirterek, Şile bölgesinde derelerin taşması neticesinde su baskınlarının yaşandığını fakat orada herhangi bir can kaybı ya da mahsur kalma durumunun bulunmadığını kaydetti. Dere yatağındaki güvensiz yapılar yıkılıyor İSKİ'nin dere ıslah projesinin önündeki engellerin bir bir kaldırıldığını belirten Gül, riskli ve tapusuz yapılara yönelik gerçekleştirilen müdahaleleri aktardı: "Yıkılması gereken yerler vardı, oraların yıkımları sürüyor. Bir binamız kaldı, onu da inşallah öğleden sonra yıktığımızda, İSKİ’nin dere ıslahı ile ilgili projesinde yer alan ve yapılmasının önünde engel teşkil eden binaların tamamı kalkmış olacak. Buralarda dört temel problem vardı: Birincisi zaten dere yatağındaydı, ikincisi binalar depreme dayanıksızdı, üçüncüsü tapusuz ve ruhsatsız yapılardı. Dolayısıyla hemşehrilerimizi mağdur etmeden yıkımı gerçekleştirdik. Bölgede mahalle girişindekiler dâhil toplam 19 dükkan, 2 konut, 1 Kur'an kursu, 1 stadyum ve stadyumun tribünleri yıkılmış olacak." Mağduriyetlerin giderilmesi için bakanlıklardan dev destek paketi Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırıldığını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın alanda Kentsel Dönüşüm Ofisi kurduğunu ifade eden Vali Gül, vatandaşlara kendi imkanlarıyla, müteahhit marifetiyle veya TOKİ güvencesiyle yenilenme seçenekleri sunulduğunu belirtti. Afet bölgesindeki sosyal ve ekonomik yaraların sarılması için sağlanan finansal desteklere de değinen Gül, açıklamalarını şu verilerle tamamladı:"Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK), esnafımızın ihtiyaçlarında kullanılmak üzere 80 milyon TL aktaracağını bildirdi. Daha öncesinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız 200 milyon TL ödenek sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımıza bağlı AFAD zaten işin lokomotifi konumunda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız da İşgücü Uyum Programı kapsamında 1000 kişilik kontenjan tanıdı. El birliğiyle bu sorunu ortadan kaldıracağız. Şile’deki durumu da hızla çözüp aradığımız hemşehrilerimizi bir an önce bulursak milletimizin acısını dindirmiş olacağız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "FETÖ emperyalizme hizmet etti, siyonizme uşaklık yaptı" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "FETÖ emperyalizme hizmet etti, siyonizme uşaklık yaptı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesindeki Millet Kütüphanesi'nde tertiplenen Türkiye Maarif Vakfı 10. Yıl Programı'nda konuştu. "Geleceği İnşa Eden 10 Yıl" temasıyla düzenlenen törende Erdoğan; eğitimde fırsat eşitliği, uluslararası öğrenci hareketliliği, sömürgecilik karşıtı dış politika ilkeleri ve güncel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Sel felaketi ve Dündar Ziya Gültekin için taziye mesajı Konuşmasının başında İstanbul ve Antalya'da etkili olan şiddetli sağanak yağış ve sel felaketine değinen Erdoğan, "Öncelikle dün Antalya'da ve İstanbul'da yaşanan yoğun yağıştan, sel ve su baskınlarından etkilenen kardeşlerime geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden üç vatandaşımıza Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. AFAD başta olmak üzere devletimizin tüm kurumları koordinasyon içinde çalışmakta, vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaparken eş zamanlı olarak sahada tüm tedbirleri almaktadır. Ülkemizin farklı bölgelerinde bugün ve yarın da devam edeceği anlaşılıyor. Yeni sıkıntıların önüne geçilebilmesi için halkımızın resmi kurumlarımızın uyarılarını dikkatle takip etmelerini istiyoruz." dedi. Gültekin hakkında ise, "Bugün bir üzüntü verici haberi de maalesef düzenden aldık. Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin kardeşimiz Ankara'ya gelirken Kaynaşlı'da geçirdiği trafik kazasında vefat etti. Gayretine, samimiyetine, Üsküdar sevdasına bizzat şahit olduğumuz Ziya kardeşimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet diliyor, kederli ailesine, yakınlarına, AK Parti camiasına ve Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Rabbim mekânını inşallah cennet eylesin." dedi. "Eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık" Türkiye'nin geçmişte eğitim alanında yaşadığı kısıtlamalara ve katettiği mesafeye dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, kılık-kıyafet ve inanç özgürlüğünün eğitimdeki başarıya doğrudan katkı sağladığını savundu. Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kaydetti: "Türkiye Maarif Vakfımızın 10 yılda ulaştığı bu seviye, iktidarlarımız süresince eğitim alanında imza attığımız tarihî devrimin de yansımasıdır. Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik. Eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık. Kurumsal kapasitemizi katbekat artırdık. Ders müfredatlarını yeni ihtiyaçlar doğrultusunda düzenledik. Okullarımızın yeşil ve dijital dönüşümlerini gerçekleştirdik. Yıllarca kendi evlatlarını kılık kıyafeti, inancı, siyasi görüşü sebebiyle yurt dışına gitmek zorunda bırakmış bir ülkeden, bugün kendi çocuklarına birinci sınıf eğitim vermekle kalmayıp her yıl yurt dışından on binlerce öğrenci çeken bir ülke konumuna gelmemiz Türkiye adına elbette büyük bir başarıdır. Eğitimde yaşanan tarihi dönüşümün en net sembolüdür." ifadelerini kullandı. "Türkiye küresel bir oyuncudur" Erdoğan ayrıca, "Dünyaya ve Türkiye'ye başkalarının penceresinden bakanlar hâlâ farkına varamamış olsalar da ülkemiz bugün küresel bir oyuncudur. Sadece savunma sanayisinde, sadece diplomaside, turizmde, dış ticarette değil, uluslararası eğitim vizyonu itibarıyla da artık yeni bir ligdeyiz. İnşallah sizlerin de gayretleriyle bu ligde yükselmeye devam edeceğiz." diyerek küresel bir mesaj verdi. "FETÖ emperyalizme hizmet etti, siyonizme uşaklık yaptı" Erdoğan son olarak, "Kıymetli misafirler, bundan 10 sene önce Türkiye Maarif Vakfımızın kuruluşunda ülkemizin yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini güçlü, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturma hedefimiz başat bir rol oynadı. FETÖ'nün yurt dışındaki eğitim yapılanmasının yol açtığı sorunların en az hasarla atlatılması da vakfımızın görev ve sorumlulukları arasındaydı. Biliyorsunuz, FETÖ yıllar boyunca farklı ülkelerde açtığı okulları kendi yapılanmasını geliştirmek, örgüte eleman devşirmek, ekonomik imkânlar elde etmek ve uluslararası nüfuz kazanmak amacıyla kullandı. Üstelik bu ihanet şebekesi bütün bunları güya Türkiye adına hareket ediyormuş izlenimi uyandırarak yapmaya çalıştı. Türkiye'den beslendiler. Milletimizin iyi niyetini, alicenaplığını sömürdüler. Ama küresel emperyalizme hizmet ettiler. Siyonizme uşaklık yaptılar." ifadeleribni kullandı. Tarihte sömürgecilik ayıbı bulunmayan bir milletin temsilcileri olduklarını savunan Erdoğan, "Biz Rum Suresi'nin 22. ayetinde buyurulduğu üzere renklerin ve dillerin farklı olmasını Cenab-ı Allah'ın yaratmasındaki sonsuz kudretin bir tecellisi olarak kabul ederiz. Kimsenin diliyle, kültürüyle, derisinin rengiyle, etnik kökeniyle ilgilenmeyiz" dedi. Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Maarif Ödülleri'ni kazanan öğretmen ve öğrencilere plaketlerini takdim etmesiyle sona erdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Vali Gül'den İstanbul yağmur felaketi hakkında kritik açıklama: Yarın da okullar tatil edildi Haber

Vali Gül'den İstanbul yağmur felaketi hakkında kritik açıklama: Yarın da okullar tatil edildi

istanbul'u etkisi altına alan şiddetli sağanak yağış ve sel felaketine ilişkin son durum AFAD merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla paylaşıldı. İstanbul Valisi Davut Gül, Beykoz başta olmak üzere kent geneline düşen metrekareye 261 kilogramlık yağışın, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün ölçümlere başladığı 1942 yılından bu yana kaydedilen en yüksek oran olduğunu ifade etti. Binlerce tahliye ve geniş çaplı müdahale operasyonu Şiddetli yağışlar sonucu yaşanan olumsuzluklarda 2 vatandaşın hayatını kaybettiğini, hastanede tedavi altına alınan 3 yaralının ise hayati tehlikesinin bulunmadığını belirten Vali Gül, sahada yürütülen arama-kurtarma ve müdahale çalışmalarına dair detayları aktardı. AFAD, ilçe belediyeleri, İBB, 1. Ordu Komutanlığı, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Kızılay bünyesinden 8 bin 597'si kurtarma ekibi olmak üzere toplam 46 bin 597 personelin sahaya sevk edildiği bildirildi. İl genelinde botlar ve iş makineleri aracılığıyla 2 bin 722 kişinin güvenli alanlara tahliye edildiği, 14 noktada ise küçük çaplı kurtarma faaliyetlerinin devam ettiği belirtildi. Öte yandan barınma sorunu yaşayan vatandaşların kaymakamlıklar koordinesinde kamu misafirhaneleri ve otellerde konaklamalarının sağlandığı kaydedildi. Eğitim-öğretime yarın da ara verildi Okullardaki güvenlik kontrollerinin ve teknik incelemelerin sürdüğünü dile getiren Vali Gül, 16 Ekim 2026 tarihinde de il genelindeki tüm resmi ve özel okullarda eğitime 1 gün süreyle ara verildiğini duyurdu. Gül, alınan kararın gerekçesini şu sözlerle ifade etti: "Okullarımızın daha güvenli eğitim verebilmesi için kurduğumuz ekipler marifetiyle baştan sona kontrol ediyoruz. Herhangi bir elektrik kaçağı var mı? Buna benzer bir sorun var mı? Bize ulaşan çok büyük bir sorun olmamakla birlikte çocuklarımızın, öğretmenlerimizin ve velilerimizin güvenliği her şeyden önce geliyor. Dolayısıyla yarın da okullarımız tatil edildi. Cuma, cumartesi ve pazar günü okullarımızı baştan sona elden geçirerek pazartesi gününe sağlıklı bir şekilde eğitim öğretim görülebilecek duruma getirmiş olacağız. Aynı şekilde engelli, hamile ve özel mazereti olan kamu çalışanlarımızın idari izinleri yarın da devam edecek." Üniversitelerde tatil kararının rektörlüklerin kendi takdirinde olduğunu belirten Gül, yağışların 2-3 gün daha devam edeceğini ve toprağın doygunluğa ulaştığını vurgulayarak vatandaşlara zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları tavsiyesinde bulundu. Motor kurye ve motosiklet trafiğine yönelik kısıtlamaların da sürdüğü aktarıldı. Olumsuz hava şartlarının kentin ulaşım altyapısında da aksamalara yol açtığı belirtildi. İstanbul Havalimanı'na inmesi planlanan 51 uçağın alternatif havalimanlarına yönlendirildiği, 7 geliş ve 12 gidiş olmak üzere toplam 19 seferin iptal edildiği ve yolcuların konaklama ihtiyaçlarının karşılandığı açıklandı. Karayolu ulaşımında ise ana arterlerde kapanma yaşanmadığı, ancak küçük çaplı ve alternatifi bulunan 16 tali yolun trafiğe kapatıldığı ve açma çalışmalarının sürdüğü ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Maltepe'deki bina faciasında bilirkişi ön raporu çıktı: Kaçak katlar için yıkım kararı alınmış ama uygulanmamış Haber

Maltepe'deki bina faciasında bilirkişi ön raporu çıktı: Kaçak katlar için yıkım kararı alınmış ama uygulanmamış

İstanbul'un Maltepe ilçesi Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta meydana gelen ve 5 kişinin yaşamını yitirdiği 7 katlı bina faciasının ardından adli ve teknik soruşturma derinleşiyor. Olayın ardından başlatılan incelemeler kapsamında hazırlanan bilirkişi ön raporu, yapının imar geçmişindeki ihmal zincirini gözler önüne serdi. 3 katlı binaya 4 ruhsatsız kat eklenmiş Yapının geçmiş yapı kayıtları ve ruhsat dosyaları üzerinden yapılan incelemelere göre, binanın ilk olarak 3 katlı olarak inşa edildiği, ilerleyen yıllarda ise kaçak katlar çıkılarak 7 kata çıkarıldığı belirlendi. Bilirkişi ön raporunda, 1989 ve 1990 yıllarında yapılan denetimlerde toplam 4 ruhsatsız katın tespit edildiği, bu eklemelerle birlikte binanın orijinal statik projesinde öngörülen taşıma sınırlarının aşıldığı vurgulandı. Yıkım kararları kağıt üzerinde kalmış İmar mevzuatına aykırı katlarla ilgili en çarpıcı detay ise yerel idarelerin aldığı kararların hayata geçirilmemesi oldu. Raporda yer alan bilgilere göre, 1989 yılında tespit edilen ilk kaçak kat için yapı tatil tutanağı düzenlenerek belediye encümeninden yıkım kararı çıkartıldı. Ancak bu karar uygulanmadığı gibi, 1990 yılında yapıya 3 kat daha eklendi. Yeni kaçak katlar hakkında da yıkım kararı alınmasına rağmen hiçbir müdahalede bulunulmadığı ve ruhsatsız bölümlerin onlarca yıl boyunca kullanılmaya devam ettiği anlaşıldı. Kentsel dönüşümde uzlaşma sağlanamamış Binanın geçmişte kentsel dönüşüm kapsamında yenilenmesinin gündeme geldiği, ancak hak sahipleri arasında uzlaşma sağlanamadığı öğrenildi. Öte yandan, yapının daha önce çıkarılan İmar Barışı düzenlemelerinden de faydalanmadığı tespit edildi. Facianın yaşandığı binanın zemin katındaki tekstil atölyesinde çalışanların, çökmeden önce duvarlarda derin çatlaklar oluştuğunu belirttiği ve bu durumun soruşturma dosyasına eklendiği bildirildi. İşletmeci Fatma Kaya, çatlakların nisan ayından sonra hızla büyüdüğünü ifade ederken, teknik incelemeler bu bulguların çökmedeki rolünü netleştirecek. Soruşturma genişliyor AFAD koordinasyonunda yürütülen arama kurtarma çalışmalarında enkaz altındaki son kişiye de ulaşılarak çalışmalar sonlandırıldı. Facia sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı 5'e yükselirken, yaralanan 10 kişinin tedavisi sürüyor. Çevredeki 3 binada yaşayan 55 kişi tedbir amacıyla tahliye edilirken, barınma ihtiyacı olan 44 vatandaş otellere yerleştirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında binanın mimarı ve dönemin şantiye şefi gözaltına alındı. Kolonlardan ve yapı elemanlarından alınan numuneler üzerindeki laboratuvar incelemeleri devam ederken, ruhsat ve denetim süreçlerinde sorumluluğu bulunan diğer yetkililerin tespiti için çalışmalar sürdürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Soma’da maden ocağı faciasında acı bilanço: 5 işçi hayatını kaybetti Haber

Soma’da maden ocağı faciasında acı bilanço: 5 işçi hayatını kaybetti

Manisa’nın Soma ilçesinde faaliyet gösteren maden ocağında dün meydana gelen göçükle ilgili acı haber geldi. Ekiplerin yoğun çabaları sonucunda maden ocağındaki arama kurtarma çalışmaları tamamlandı. Afad'dan resmi açıklama Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), göçük altında kalan 7 madencinin tamamının çıkarıldığını açıkladı. AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve Manisa Valisi Vahdettin Özkan, bölgede kurulan AFAD Koordinasyon Tırı’nda kriz masasını yöneterek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer, hayatını kaybeden madencilere rahmet, yakınlarına ve madenci ailelerine başsağlığı ve sabır diledi. Özel cihazlarla yoğun mesai Göçük haberinin alınmasının ardından bölgeye sevk edilen ekipler geniş çaplı bir kurtarma operasyonu başlattı. AFAD, itfaiye, jandarma, emniyet, UMKE, 112 Acil Sağlık, Kızılay, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, belediye ve tahlisiye ekiplerinden oluşan toplam 756 personel ve 76 araç arama kurtarma çalışmalarında görev aldı. Çalışmalara destek veren İzmir İl AFAD Müdürlüğü ekipleri, toprak altı görüntüleme cihazı (M5) ve enkaz altı görüntüleme cihazlarını kullanarak mahsur kalan işçilerin yerini tespit etti. Yürütülen titiz çalışmalar sonucunda göçük altındaki 7 işçiye ulaşıldı. Kazada 5 madenci hayatını kaybederken, sağ olarak kurtarılan 2 işçiden birinin hastanedeki tedavisinin devam ettiği, diğer madencinin ise tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiği bildirildi. Bölgede incelemeler sürerken, facianın nedenine ilişkin adli ve idari soruşturma başlatıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.