SON DAKİKA

#Ağır Ceza

HABER DEĞER - Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ergenekon kumpaslarında kritik perde: Zekeriya Öz ve 20 isim için yeni karar Haber

Ergenekon kumpaslarında kritik perde: Zekeriya Öz ve 20 isim için yeni karar

Başsavcılığın itirazı sonucunda karar bozuldu FETÖ/PDY terör örgütünün talimatları doğrultusunda sahte deliller üretmek, hukuka aykırı arama, gözaltı, tutuklama ve dinleme gibi usulsüzluklere imza attıkları belirtilen eski yargı mensuplarıyla ilgili yargı hattında kritik bir eşik aşıldı. Aralarında eski İstanbul Savcısı Zekeriya Öz'ün de yer aldığı 21 ihraç hakim ve savcı hakkında yerel mahkemenin hükmettiği zamanaşımı kararına Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından itiraz edildi. Başsavcılık tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, şüphelilerin gerçekleştirdiği fiillerin sıradan veya "münferit adli hata" kapsamında değerlendirilemeyeceğinin altı çizildi. Söz konusu eylemlerin Anayasa'yı ihlal suçunun icrai hareketleri ile zamanaşımı sürelerine tabi olmayan işkence suçu kapsamında ele alınması gerektiği savunularak zamanaşımı kararının kaldırılması talep edildi. Yapılan incelemenin ardından İstanbul Anadolu 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2026 tarihli kesin kararıyla Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği zamanaşımı hükmünü tamamen kaldırdı. Yargılama sürecinin önünün yeniden açılması doğrultusunda dosya, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. "Son soruşturmanın açılması" talebi Hakkındaki zamanaşımı kararı kaldırılarak "son soruşturmanın açılması" talebiyle yargı yolu yeniden açılan 21 ihraç hakim ve savcının listesi şu şekilde: Zekeriya Öz — Eski İstanbul Savcısı Fikret Seçen — Eski İstanbul Savcısı Süleyman Pehlivan — Eski İstanbul Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel — Eski İstanbul Savcısı Nihat Taşkın — Eski İstanbul Savcısı Ercan Şafak — Eski İstanbul Savcısı Mehmet Murat Yönder — Eski İstanbul Savcısı Mehmet Murat Dalku — Eski İstanbul Savcısı Hasan Hüseyin Özese — Eski İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Hüsnü Çalmuk — Eski İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Metin Özçelik — Eski İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Ömer Diken — Eski İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Mehmet Karababa — Eski İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Dr. Sedat Sami Haşıloğlu — Eski İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Davut Bedir — Eski İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi İdris Asan — Eski İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Rüstem Eryılmaz — Eski İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Yakup Hakan Günay — Eski İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Ali Efendi Peksak — Eski İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi Murat Üründü — Eski İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Üye Hâkimi haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahramanmaraş'taki saldırının ilk duruşmasında tutuklu baba oğlunda şikayeti oldu Haber

Kahramanmaraş'taki saldırının ilk duruşmasında tutuklu baba oğlunda şikayeti oldu

Kahramanmaraş'taki kanlı saldırı Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin açılan davanın ilk duruşması görüldü. 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin babası polis başmüfettişi 54 yaşındaki Uğur Mersinli ile annesi 52 yaşındaki Peyman Pınar Mersinli, Kahramanmaraş 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı. Saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara ile 9 öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Olayın ardından tetikçi çocuğun babasına ait 5 silah ve 7 şarjörle saldırıyı düzenlediği belirlenmiş, babası Uğur Mersinli ile annesi Peyman Pınar Mersinli tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede Uğur Mersinli hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 10 kez müebbet ve "olası kastla yaralama" suçundan 30 yıla kadar hapis cezası talep edilirken; anne Peyman Pınar Mersinli hakkında ise "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi. Tutuklu babadan "oğlumdan şikayetçiyim" savunması SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan Uğur Mersinli, savunmasına başsağlığı dileyerek başladı. Bu sözler salondaki mağdur ailelerin sert tepkisine neden olurken, aileler "Bize hitaben konuşma yap. Her başsağlığı dileyene Allah razı olsun diyecek değiliz" diyerek tepki gösterdi. Hakkındaki suçlamaları reddeden Uğur Mersinli, kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarının failinin oğlu olduğunu savundu. Silahların kendisinden izinsiz ve rızası dışında alındığını öne süren Mersinli, "İsa Aras Mersinli hakkında kasten öldürme, kasten yaralama ve hırsızlık suçundan kamu davası açılmalıdır. Silahlarımı çaldığı için ben İsa Aras Mersinli'den şikayetçiyim" dedi. Kolluk görevlisi olması sebebiyle sorumlu tutulduğunu savunan baba Mersinli, oğlunun rehberlik servisine 32 kez başvurduğunu belirterek bu görüşmelerin detaylarının araştırılmasını talep etti. Duruşmanın devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alparslan Kuytul soruşturmasında gizli tanıktan darp iddiası Haber

Alparslan Kuytul soruşturmasında gizli tanıktan darp iddiası

Kuytul 'a yönelik soruşturma derinleşiyor Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya karşı yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame tamamlandı. Operasyon dalgasında aralarında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul'un da bulunduğu 35 şüpheli tutuklanırken, 18 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 3 kişi ise savcılık sorgusunun ardından salıverilmişti. Geçmişte 2021 yılında iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılması olayını azmettirdiği iddiasıyla da hakim karşısına çıkan Kuytul'un bu yeni dosyası, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kabul edilen iddianamede, yapılanmanın kendi içindeki karanlık işleyişine ve disiplin mekanizmalarına dair gizli tanık anlatımları dikkat çekti. "Kuytul'un bilgisi dışında ceza verilemezdi" İddianamede yer alan bilgilere göre gizli tanık, yapılanma içerisinde ödül ve ceza mekanizmalarının tamamen liderin onayıyla işletildiğini, Kuytul'un haberi olmadan kimsenin kendi başına karar alamadığını öne sürdü. Dosyaya yansıyan bir olayda, çarşıda kasetçilik yaptığı belirtilen bir şahsın bir kadına cep telefonuyla mesaj atması üzerine yapıdan bazı isimlerin bir araya gelerek bu kişiyi darp ettiği, ancak bu durumu sonradan öğrenen Kuytul'un habersiz iş yapıldığı gerekçesiyle cezayı veren kendi adamlarına tepki gösterdiği iddia edildi. Sırtında sopa kırdığı iddiası Gizli tanık beyanının en sarsıcı kısmını ise yapıdan ayrılmayıp itaate devam eden H.K. isimli şahsın yaşadıkları oluşturdu. Tanık, Kuytul'un H.K.'yi darp ettiğini ve sırtında sopa kırdığını öne sürdü. İddianamede bu iddiaya dayanak teşkil eden H.K.'nin avukat huzurunda alınan ifadesine de yer verildi. H.K. ifadesinde, yeğenine sarkıntılık ettiği iddia edilen bir kişiyi uyarmak amacıyla arkadaşlarıyla birlikte hareket ettiklerini, olayın Kuytul tarafından duyulması üzerine vakıf merkezine çağrıldığını anlattı. H.K., Kuytul'un kendisine bir sopa vererek birlikte hareket ettiği arkadaşını dövmesini istediğini, kendisinin "sormaya gerek görmediklerini" söylemesi üzerine ise Kuytul'un elindeki sopayla kendisini darp ettiğini öne sürdü. Öte yandan, H.K.'nin yaşanan bu olay nedeniyle herhangi bir şikayette bulunmadığı da iddianamede kayıt altına alındı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye, Netanyahu için kırmızı bülten çıkartacak mı? Haber

Türkiye, Netanyahu için kırmızı bülten çıkartacak mı?

Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında uluslararası düzeyde aranmalarını sağlamak üzere kırmızı bülten talebinde bulundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Filistin halkının ve insanlık vicdanının yanında durmaya devam edeceklerini vurgulayarak, insanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için kararlı adımların atılacağını ifade etti. Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin yargı sürecinin sürdüğünü bildirdi. “Soykırım suçundan yakalama emirleri verildi” Bakan Gürlek, sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch'in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir. Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında 'Soykırım' suçundan 14 Temmuz tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir." Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze'ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında "İnsanlığa Karşı Suç", "Soykırım", "Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma", "Kasten Yaralama", "Eziyet", "Mala Zarar Verme", "Nitelikli Yağma" ve "Ulaşım Araçlarının Kaçırılması" suçlarından yargılanıyor. Gazze'de yürütülen politikalara ve yaşananlara tepki gösteren Gürlek, "Gazze'de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze'de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkanlarını kararlılıkla kullanacağız. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey CHP’den istifa etti Haber

Tutuklu Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey CHP’den istifa etti

Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Bozbey, istifa kararını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Kararının gerekçesine ilişkin değerlendirmede bulunan Bozbey, kendisiyle ilgili parti içindeki tartışmalara ve devam eden hukuki sürece dikkat çekti. Bozbey, “Benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Bozbey hakkındaki yargılama sürüyor Mustafa Bozbey, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 31 Mart 2026’da gözaltına alınmış, 4 Nisan’da ise tutuklanmıştı. İçişleri Bakanlığı, tutuklama kararının ardından Bozbey’i geçici tedbir kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırmıştı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 862 sayfalık iddianame Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Sanıklar hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme”, “rüşvet alma”, “imar kirliliğine neden olma” ve “kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlamaları yöneltilmişti. Bozbey suçlamaları reddetti 20 Temmuz’da ilk kez hakim karşısına çıkan Bozbey, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Bozbey savunmasında, “Ben örgüt suçlamasını da, suç örgütü yöneticisi ya da üyesi olduğum yönündeki bütün iddiaları da kesinlikle kabul etmiyorum. Yüzü aşkın gündür cezaevindeyim” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’deki okul saldırıları dünya medyasında: Financial Times’tan çarpıcı rapor Haber

Türkiye’deki okul saldırıları dünya medyasında: Financial Times’tan çarpıcı rapor

Ekonomik güvensizlik ve eğitimden kopuş şiddeti besliyor Financial Times (FT) raporunda, nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta bir gün arayla yaşanan iki silahlı okul saldırısının, gençlerin karşı karşıya olduğu daha geniş toplumsal ve ekonomik sorunları gün yüzüne çıkardığı vurgulandı. Türkiye’de okullarda toplu silahlı saldırıların son derece nadir olduğuna dikkat çekilen raporda, gençlerdeki öfke ve yabancılaşmanın arkasındaki temel etkenlerin ekonomik güvensizlik, toplumsal dışlanma ve çeteleşme olduğu ifade edildi. TBMM’de kurulan Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu’nun çalışmalarına da yer verilen raporda, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verilerine atıfta bulunuldu. Buna göre, Türkiye’deki 15 yaşındaki gençlerin yaşam memnuniyeti 73 ülke arasında en düşük seviyelerde yer alıyor. Ayrıca 18-24 yaş grubundakilerin yaklaşık üçte birinin ne istihdamda ne eğitimde ne de mesleki eğitimde bulunduğu, bu oranın OECD ortalamasının iki katından fazla olduğu belirtildi. Yüksek enflasyonun ardından yapılan anketlerde gençlerin yarısından fazlasının karamsar olduğu ve 2025 yılında en sık ifade edilen duygunun "öfke" olduğu kaydedildi. "Sosyal medyada çete liderleri kahraman gibi görünüyordu" Haberde, İstanbul’da yaşayan ve reşit olmadığı için adı kullanılmayan 15 yaşındaki Mert’in çeteler adına suç işlemeye sürüklenme hikayesine yer verildi. Çete üyelerinin kendisine para, statü ve aidiyet vadettiğini belirten Mert, suç dünyasının gerçekte çok daha karanlık olduğunu anladığını ifade etti. Kriminolog ve eski emniyet müdürü Muhammed Ferit Duman, FT’ye yaptığı değerlendirmede, çetelerin zayıf okulların ve yetersiz sosyal hizmetlerin bıraktığı boşluğu gençlere koruma duygusu vererek doldurduğunu söyledi. Duman, sosyal medyanın da suç ağlarına kimlik ve görünürlük kazandırarak katılımı hızlandırdığına dikkat çekti. Ağır cezalar ve sosyal medya yasakları tartışma konusu Resmi verilerin suça karışan genç sayısındaki artışı gözler önüne serdiği belirtilen raporda, Adalet Bakanlığı verilerine göre 2015’ten bu yana çocuklar hakkında açılan ağır ceza mahkemesi davalarının yüzde 75 arttığı bildirildi. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’deki cinayet oranının bazı komşu Avrupa ülkelerinin iki katından fazla olduğuna işaret edildi. Hükümetin 15 yaş altı için sosyal medya yasağı getirdiği ve 15-18 yaş arasındaki cinayet hükümlüleri için müebbet hapis cezasının önünü açan düzenlemeleri kabul ettiği hatırlatıldı. Ancak eleştirmenlerin, bu sert önlemlerin gençlerin yaşamını şekillendiren temel sosyal ve ekonomik koşulları göz ardı ettiğini savunduğu aktarıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum” Haber

İmamoğlu’ndan Mahkeme Başkanına: “Feragat kelimesini kabul etmiyorum”

İBB Davası’nda 66’ncı oturum Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın 66’ncı celsesi, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda sürdürülüyor. Duruşmada savunma yapan tutuksuz iş insanı Seyfi Beyaz, daha önce detaylı ifadeler verdiğini belirterek hakkındaki yurtdışı yasağının kaldırılmasını talep etti ve ekleyecek bir hususu olmadığını kaydetti. Beyaz'ın ardından tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, sanığa soru sormak üzere söz aldı. Seyfi Beyaz’ın farklı tarihlerde 6 ayrı ifade verdiğini hatırlatan Çalık, ifadelerdeki tarih ve iskan çelişkilerine dikkat çekerek şunları söyledi: "2022’de para verip iskan aldığınızı söylemişsiniz fakat iskanı 3 yıl önce almışsınız. Muhasebecisi üzerinden Adem Soytekin’e teslim edildiğini ve parayı teslim edildikten 2 gün sonra da iskanınızın alındığını ifade etmişsiniz. İddianamede de iskanın alındığı tarihin 12 Kasım 2019 tarihinde iskanımızın onaylandığını söylemişsiniz. Bu ifadenizden 2 gün sonra da tahliye olmuşsunuz Bir tanesinde diyorsunuz ki ‘kabul etmedim’, öbüründe diyorsunuz ‘kabul ettik’. Şimdi 40 yıllık inşaatçıdan bunları duymak insanı üzüyor. 40 yıldır inşaat yapıyorsunuz. İskan ve ruhsatın ne manaya geldiğini ben size burada anlatmayayım. 18 aydır bugünü bekliyorum çünkü ben Beylikdüzü ile ilgili ifademi verdim... Ben şimdi arkadaşlara nezaketimi bozmadan sorularımı sormak istiyorum çünkü onların beyanlarıyla içeride tutulduğumu düşünüyorum artık." Seyfi Beyaz ise bu çelişkilere karşılık, "10 senelik bir mevzu. Şu an teyit edemem" yanıtını verdi. İmamoğlu: "Savunma hakkımı kullanmadım demedim" İkinci duruşmanın ikinci oturumunda ilk kez söz alan Ekrem İmamoğlu ise mahkeme başkanının önceki celsedeki ifadelerine sert tepki gösterdi. İmamoğlu, duruşmadaki çıkışını şu sözlerle dile getirdi: "Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için ‘Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum’ diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım. ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum." Seyfi Beyaz: "Pazarlık yapmadınız, şikayet etmediniz" İmamoğlu'nun tepkisinin ardından Seyfi Beyaz'a yönelttiği sorular ve aldığı yanıtlar ise şu şekilde gerçekleşti: İmamoğlu, iş insanı Beyaz'a yönelttiği sorulardan ilkinde kendisiyle hiç ticari bir pazarlık yapıp yapmadığını sordu. Beyaz bu soruya "Yapmadınız" yanıtını verdi. İmamoğlu'nun, yaşadığı sorunlarla ilgili olarak kendisini herhangi bir merciye şikayet edip etmediğini sorması üzerine ise Seyfi Beyaz "Hayır" karşılığını verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.