SON DAKİKA

#Ağır Ceza Mahkemesi

HABER DEĞER - Ağır Ceza Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aziz İhsan Aktaş davası başladı: 200 sanık, 7 belediye başkanı, tarihi yargılama Haber

Aziz İhsan Aktaş davası başladı: 200 sanık, 7 belediye başkanı, tarihi yargılama

İstanbul Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gereken dava, salon kapasitesinin yetersizliği nedeniyle Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki 1 No’lu büyük duruşma salonuna alındı. Yaklaşık bir ay sürmesi beklenen yargılamada, haftanın beş günü duruşma yapılması planlanıyor. İlk duruşma sabah saatlerinde yoğun güvenlik önlemleri altında başladı. “Kaçmadım, buradayım” mesajı İddianamede “örgüt lideri” olarak adı geçen Aziz İhsan Aktaş, saat 10.30 sıralarında duruşma salonuna geldi. Salon girişinde basın mensuplarına kısa bir açıklama yapan Aktaş, “Adalet mülkün temelidir. Bugün adalete ilk gün söylediğim gibi söyleyeceklerimi tekrarlayacağım. Kaçmadım, buradayım” ifadelerini kullandı. Aktaş’ın tutuksuz yargılandığı davada, CHP’li seçilmiş 7 belediye başkanının tutuklu olması dikkat çekti. CHP heyeti salonda Duruşmayı izlemek üzere CHP Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri, PM üyeleri, İstanbul İl Başkanı ve TBB Başkanvekili salona geldi. Tutuklu belediye başkanları ise saat 11.30’da alkışlar eşliğinde salona alındı. Mahkeme Başkanı, duruşma disiplinine ilişkin sert uyarılarda bulunarak, ses ve görüntü kaydının kesinlikle yasak olduğunu, kurallara uyulmaması halinde salonun izleyicilere kapatılabileceğini açıkladı. Duruşma takvimi açıklandı Mahkeme heyeti, yargılamanın haftanın beş günü yapılacağını ve duruşmaların yaklaşık bir ay süreceğini duyurdu. Savunmaların kurum bazlı alınacağı, önceliğin tutuklu sanıklara verileceği, süre sınırlaması uygulanmayacağı belirtildi. Tutukluluk değerlendirmelerinin duruşmanın ilerleyen aşamalarında yapılacağı açıklandı. Yetkisizlik ve tefrik talepleri Duruşmanın ilk saatlerinde avukatlar tarafından yetkisizlik ve dosyaların ayrılması (tefrik) talepleri gündeme getirildi. Belediye başkanlarının avukatları, bazı sanıkların dosyalarının ayrılması ve farklı mahkemelerde yargılanması gerektiğini savundu. Mahkeme bu taleplerin ardından duruşmaya bir saat ara verdi. İstenen cezalar: Yüzlerce yıl hapis talebi 578 sayfalık iddianamede çok sayıda ağır suçlama yer alıyor. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında 133 yıldan 337 yıla kadar, Aziz İhsan Aktaş hakkında 450 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Diğer belediye başkanları ve sanıklar için de rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, suç örgütüne üyelik, resmi ve özel belgede sahtecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama gibi suçlardan değişen oranlarda hapis cezaları isteniyor. Basına ve izleyiciye sıkı kısıtlama Mahkeme, duruşma öncesinde basın ve izleyici düzenine ilişkin sıkı kurallar getirdi. Basın için 25 kişilik kontenjan ayrılırken, telefon ve kayıt cihazları yasaklandı, her sanık için en fazla üç avukatla temsil sınırı getirildi. Türkiye gündeminin en büyük yargılamalarından biri olarak görülen Aziz İhsan Aktaş davasında ilk duruşma resmen başlamış oldu. Yargılamanın yaklaşık bir ay sürmesi beklenirken, dosya kapsamı, sanık sayısı ve istenen cezalar nedeniyle sürecin uzun yıllar sürebilecek bir hukuk sürecine dönüşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis Haber

Mazıcı Apartmanı davasında 10 sanığa hapis

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Mazıcı Apartmanı’na ilişkin davada karar çıktı. Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında belediye görevlileri ile proje ve denetim sorumlularının da bulunduğu 10 sanığı, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan 9 yıl 5 ay 10 gün ile 12 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. 12 yurttaşın hayatını kaybettiği yıkım yargı önündeydi 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde Mazıcı Apartmanı’nın yıkılması sonucu 12 kişi yaşamını yitirirken, 9 kişi de yaralandı. Yaşanan yıkımın ardından yürütülen soruşturma kapsamında yapıdaki statik proje, denetim ve ruhsat süreçleri mercek altına alındı. Savcılık, kusurun yalnızca yapım aşamasıyla sınırlı olmadığını, kamu denetim zincirinde de ciddi ihlaller bulunduğunu ortaya koydu. Savcılık bilinçli taksir vurgusu yaptı Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak, fenni mesul Ahmet Turan Üzmez ile belediye görevlileri Bayram Başer Zelcek, Furkan Kayhan, Haluk Tozkoparan, Latif Oktay, Mustafa Bingöl, Ümit Erenler ve Mehmet Çetin hakkında cezalandırma talep etti. İddia makamı, sanıkların öngörülebilir risklere rağmen gerekli önlemleri almadığını belirtti. Mahkeme istifa değil sorumluluk dedi Duruşmada tutuksuz sanıklar ve avukatları beraat talebinde bulundu. Ancak mahkeme heyeti, dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarını dikkate alarak sanıkların sorumluluğuna hükmetti. Belediyede görevli 6 sanığa 10 yıl 8 ay 20 gün, Mustafa Bingöl’e 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası verilirken, tutuklamanın sonraya bırakılmasına karar verildi. Proje ve denetim sorumlularına en ağır ceza Statik proje müellifleri Muzaffer Doğan ve Vahap Kırmızıbayrak ile fenni mesul Ahmet Turan Üzmez hakkında ise 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, bu üç sanık hakkında ayrıca arama celbi çıkarılmasına hükmetti. Karar deprem davaları için emsal niteliğinde Mazıcı Apartmanı davasında verilen karar, 6 Şubat depremlerinde yıkılan binalara ilişkin süren yargılamalar açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Karar, yapı güvenliği, kamu denetimi ve sorumluluk zincirine dair “cezasızlık algısına” karşı yargının tutumunu ortaya koyarken, depremde yaşamını yitiren yurttaşların yakınları için de adalet arayışında kritik bir adım olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Canlı yayında infaz dehşeti: Sevgilisinin öldürülüşünü ekrandan izledi Haber

Canlı yayında infaz dehşeti: Sevgilisinin öldürülüşünü ekrandan izledi

Almanya’nın Duisburg kentinde 7 Şubat akşamı yaşanan cinayetle ilgili savcılık iddianamesi, olayın planlı bir infaz olduğunu gözler önüne serdi. Kimlerin nasıl bir plan kurduğu, cinayetin nerede ve hangi yöntemle işlendiği ile delillerin neyi işaret ettiği dava dosyasına yansıdı. İş çıkışında pusu kuruldu, bıçak darbesiyle yaşamını yitirdi Duisburg’da bir kuyumcuda çalışan 52 yaşındaki Gülay Uğuz, iş çıkışı evinin kapısına yaklaştığı sırada tetikçi Kazım T. tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. Savcılığa göre kaburgaları kesecek şiddetteki darbe ölümcül oldu; saldırgan, kadının çantasındaki 2 bin 450 avro nakit para ve elektronik eşyaları gasp ederek kaçtı. İddianame, planlı bir ihanet zincirini ortaya koydu Soruşturma ilerledikçe cinayetin arkasında organize bir plan bulunduğu belirlendi. İddianameye göre, kurbanın sevgilisi Salih Eryener, kadının iş yerindeki paraları eve götürdüğünü bildiği için kardeşi Gökhan Eryener ile birlikte infaz planı hazırladı. Tetikçi Kazım T. ve şoför Enis A.’dan oluşan ekip, cinayetten önceki iki hafta boyunca Gülay Uğuz’u adım adım takip etti. Cinayeti cep telefonundan canlı izlediği tespit edildi Teknik incelemelere yansıyan en çarpıcı bulguya göre, Salih Eryener saldırı anında Gülay Uğuz’u görüntülü aradı ve infazı cep telefonundan canlı olarak izledi. Savcılık, bu bulgunun dijital kayıtlarla doğrulandığını kaydetti. Sanıklar ağır cezada yargı önüne çıktı, firari için arama kararı var Cinayetten iki hafta sonra düzenlenen operasyonla Salih Eryener, tetikçi Kazım T. ve suç ortağı Enis A. yakalanarak Duisburg Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirildi. Planın kilit isimlerinden Gökhan Eryener hakkında ise uluslararası yakalama kararı çıkarıldı. Gasp edilen eşyalar iz kaybettirmek için göle atıldı Soruşturma kapsamında gasp edilen para ve elektronik eşyaların, izleri yok etmek amacıyla Duisburg’daki bir göle atıldığı belirlendi. Delil toplama ve dijital incelemeler sürüyor. Bu dosya, kadınlara yönelik şiddetin en ağır biçimlerinden birine işaret ederken, Türkiye toplumu ve dünya genelinde yurttaşlar için adaletin etkin ve şeffaf biçimde işletilmesi çağrısını bir kez daha gündeme taşıyor.

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası Haber

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası

İddiaların adresi Konya’nın Kulu ilçesi oldu Olay, Konya’nın Kulu ilçesinde faaliyet gösteren özel bir diş kliniğinde yaşandı. İddiaya göre klinik müdürü olan evli çift, aynı iş yerinde çalışan 29 yaşındaki Z.M.’yi evlerine davet etti. Z.M., burada alkol etkisi altına sokulduğunu, iradesi dışında cinsel saldırıya uğradığını ve evden çıkmasının engellendiğini beyan etti. “Kendime geldiğimde yatak odasındaydım” İddianamede yer alan ifadelere göre Z.M., içtiği enerji içeceğinin alkollü olduğunu sonradan fark ettiğini, bilincini kaybettiğini ve kendine geldiğinde yatak odasında çıplak halde olduğunu söyledi. Z.M., erkek şüphelinin cinsel saldırıda bulunduğunu, kadın şüphelinin ise kendisini zorla öptüğünü belirterek korku ve baskı nedeniyle direnemediğini anlattı. Tehdit, darp ve şantaj iddiaları dosyada yer aldı Genç kadın, bağırmaması için ağzının kapatıldığını, darp edildiğini ve “öldürme” ile tehdit edildiğini ifade etti. Ayrıca çıplak halde görüntülerinin çekildiğinin söylenerek şantaj yapıldığını, evden çıkmasına izin verilmediğini, fırsat bulduğunda telefonunu alarak kaçtığını ve durumu arkadaşlarına anlattığını dile getirdi. Adli tıp bulguları soruşturmayı derinleştirdi Dosyaya giren Adli Tıp raporunda, mağdurun vücudunda ve giysilerinde şüphelilere ait DNA profillerine rastlandığı bilgisi yer aldı. Bu bulgular, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede delil olarak gösterildi. Çift hakkında ağır suçlamalarla dava açıldı Savcılık, iki şüpheli hakkında “nitelikli cinsel saldırı”, “şantaj”, “cebir, tehdit veya hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “tehdit” suçlamalarıyla ayrı ayrı uzun süreli hapis cezaları talep etti. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Yargı süreci devam ederken dosya, iş yerlerinde güç ilişkilerinin kötüye kullanılması ve cinsel şiddetle mücadele başlıklarını Türkiye toplumunun gündemine bir kez daha taşıdı. Kamuoyu, sürecin şeffaf ve adil biçimde sonuçlanmasını bekliyor.

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis! Haber

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis!

Muğla’nın Milas ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği manav Halil İbrahim Mercan’ı (56) sokak ortasında uyuduğu sandalyede bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki Beyza Ö. hakkındaki yargılama tamamlandı. Mahkeme, genç kızın "taciz ve tehdit" iddialarını doğrulayacak herhangi bir somut delil bulunmadığına hükmederek sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. İndirimlerle 20 yıla düştü Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında heyet, sanığın eylemini "Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirdi. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle cezayı 24 yıla indirdi. Ardından uygulanan takdiri indirimle birlikte nihai ceza 20 yıl hapis olarak belirlendi. Mahkeme: "Taciz kanıtlanamadı, akıl sağlığı yerinde" Davanın seyrini değiştiren en önemli detay, mahkemenin savunmaya yaklaşımı oldu. Beyza Ö., cinayeti maktulün kendisini taciz ve tehdit etmesi nedeniyle işlediğini öne sürmüştü. Ancak mahkeme gerekçeli kararında şu tespitlere yer verdi: Sanığın "taciz ve tehdit" iddiasını doğrulayacak herhangi bir kanıt veya şahit bulunamadı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirlendi. Suç aleti bıçak üzerindeki incelemede sanığın DNA'sı ile tam uyum sağlandı. Uyurken 7-8 bıçak darbesi Korkunç olay 2 Şubat 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanmıştı. İddianameye göre Halil İbrahim Mercan sokaktaki bir sandalyede uyuduğu sırada, elinde bıçakla gelen Beyza Ö., maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7-8 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kaçış anları ve babası tarafından teslim edilen suç aleti, cinayeti aydınlatan temel deliller oldu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tarafların karara 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.

Ayşe Tokyaz cinayetinde ifade sızdıran polisler için Ağır Ceza talebi Haber

Ayşe Tokyaz cinayetinde ifade sızdıran polisler için Ağır Ceza talebi

Hatay’dan İstanbul’a üniversite eğitimi için gelen 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın ne zaman ve nerede ölü bulunduğu, cinayet soruşturmasında hangi aşamaya gelindiği ve ifadeleri kimlerin hangi yöntemle sızdırdığı bugün adliyede görülen duruşmayla yeniden gün yüzüne çıktı. Tokyaz’ın ölümüne ilişkin ana dosyada ağırlaştırılmış müebbet hapis istenirken, ifade sızdırmakla suçlanan iki polis memurunun yargılama sürecinin de değişmesi gündeme geldi. Savcı dosyada görevsizlik istedi Küçükçekmece 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde ikinci kez hâkim karşısına çıkan iki polis memuru için savcı, davanın kapsamı ve eylemin niteliği gereği Asliye Ceza’nın görevli olmadığını belirtti. Savcı, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti. Cinayet dosyasıyla birleştirilmesi istendi Savcı, Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin ana dosyada yürütülen yargılamaya atıf yaparak, polis memurlarının eyleminin “basit disiplin ihlali” niteliğinde olmadığını, ifadeyi sızdırarak cinayetin şüphelisine yardım ettikleri yönünde değerlendirme bulunduğunu vurguladı. Bu nedenle dosyanın cinayet dosyasıyla birleştirilmesi talep edildi. ‘Kasten öldürmeye yardım’ suçundan yargılama talebi Savcı, iki polis hakkında “kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek yargılamanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme, talebi değerlendirmek üzere dosyayı incelemeye aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.