SON DAKİKA

#Ağır Ceza Mahkemesi

HABER DEĞER - Ağır Ceza Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek Haber

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek

İstanbul Adalet Sarayı 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde, kamuoyunun yakından tanıdığı eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş hazır bulundu. Daha önce 9 ay boyunca cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ateş, duruşmaya müdafi avukatıyla birlikte katıldı. Yargılamada "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak" suçlamaları ele alınıyor. "Bir an önce aklanmak istiyorum" Görülen duruşmada, mahkeme salonunda bulunması gereken tanıklar Serap Şaylan ve Ebru Gülan'ın yer almadığı tespit edildi. Tanıkların mazeretsiz katılım sağlamaması üzerine söz alan sanık Veyis Ateş, sürecin uzamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Medyatik bir kimliğe sahip olduğunu belirten Ateş, daha önceki bir başka dosyada (Mehmet Akif davası) tanık olarak çağrıldığında hemen ifade verdiğini hatırlattı. 9 aylık bir tutukluluk süreci geçirdiğini vurgulayan Ateş," Mehmet Akif dosyasında tanıktım. Tahliyemden sonra o duruşmaya katıldım. Zaten 9 aylık bir tutukluluk dönemim var. Medyatik bir insanım.Tanıklar bir an önce gelsinler, ifadelerini versinler. Benim amacım bir an önce aklanmak ve beraat etmektir" dedi. Mahkemeden zorla getirme kararı Sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, duruşma davetine icabet etmeyen tanıklar Ebru Gülan ve Serap Şaylan'ın bir sonraki celseye zorla getirilmesine hükmetti. Heyet, dosyada eksik kalan diğer hususların tamamlanması amacıyla duruşmayı 8 Aralık 2026 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

44 kişinin hayatını kaybettiği  Said Bey Sitesi davasında karar çıktı Haber

44 kişinin hayatını kaybettiği Said Bey Sitesi davasında karar çıktı

Kahramanmaraş'ta asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve büyük bir trajediye sahne olan Said Bey Sitesi'nin davasında adalet arayışında önemli bir aşama geride kaldı. Yapımında ihmal ve kusuru bulunan sorumluların yargılandığı davada karar gününe ulaşıldı. Müteahhit Hasan Çam’a 11 yıl 1 ay hapis cezası Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanık müteahhit Hasan Çam hâkim karşısına çıktı. Son savunmasında teknik bilgisinin olmadığını savunarak, "Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ben sadece ücretini ödeyerek bina yaptırdım. Teknik işlerden anlamam" diyerek beraatini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, sanığın savunmasını itibar etmeyerek Çam'ı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına mahkum etti ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. 5 sanığa hapis ve meslekten men kararı Davanın tutuksuz yargılanan sanıkları H.Y., Y.K., M.Y., H.İ.U. ve M.K. de duruşmadaki savunmalarında suçlamaları reddetti. Toplanan deliller ve bilirkişi raporlarını değerlendiren mahkeme heyeti, bu 5 sanığı da aynı suç kapsamında ayrı ayrı 8 yıl 10 ay 20'şer gün hapis cezasına çarptırdı. Söz konusu sanıkların ayrıca 2 yıl süreyle mesleklerini icra etmeleri yasaklandı. Belediye görevlileri de cezalandırıldı Yargılama kapsamında dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili A.Ö. ile belediyede görev yapan mimar S.B. de cezadan kaçamadı. İki belediye görevlisi, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 5'er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan mahkeme heyeti; statik proje ve uygulama denetçisi İ.K. ile yapı denetim şirketi yetkilileri Z.B.K. ve S.A.'nın dosyalarının, eksik hususların giderilmesi amacıyla ana davadan tefrik edilmesine (ayrılmasına) hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Lütfi Arıboğan hakkında iddianame kabul edildi: "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan hapis cezası Haber

Lütfi Arıboğan hakkında iddianame kabul edildi: "Silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan hapis cezası

Kamuoyunda "futbolda şike kumpası" olarak bilinen soruşturma süreci doğrultusunda eski spor yöneticisi Lütfi Arıboğan hakkında adli süreçte yeni bir safhaya geçildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, yürütülen soruşturma sonucunda Lütfi Arıboğan hakkında düzenlenen iddianameyi kabul etti. Hazırlanan iddianamede, Arıboğan'ın "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 2 yıl 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Ne olmuştu? Soruşturma kapsamında Lütfi Arıboğan ile İlhan Helvacı’nın 25 Aralık 2025 tarihinde savcılık kanadınca ifadeleri alınmıştı. İfadelerinin ardından "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım" suçlamasıyla sulh ceza hakimliğine sevk edilen her iki isim hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanarak serbest bırakılmalarına karar verilmişti. Aynı dosya kapsamında sorgulanan Ahmet Gülüm ve Ebru Köksal ise savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest kalmıştı. Lütfi Arıboğan'ın geçmişi 1961 yılında Adana'da dünyaya gelen Lütfi Arıboğan, eski milli basketbolcu ve spor yöneticisidir. Oyunculuk döneminde Ankara DSİ, Efes Pilsen, Galatasaray ve Ülkerspor formalarını giyen Arıboğan, basketbolu bıraktıktan sonra Ülkerspor'da genel menajerlik yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu bünyesinde genel sekreterlik ve başkan vekilliği sorumluluklarını üstlenen Arıboğan, 2012 yılında Galatasaray Sportif AŞ Genel Müdürlüğü ile Galatasaray Spor Kulübü İcra Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Osman Kavala yeniden yargılanma talebinin reddedilmesi hakkında konuştu: "Karar yargının itibarına zarar veriyor" Haber

Osman Kavala yeniden yargılanma talebinin reddedilmesi hakkında konuştu: "Karar yargının itibarına zarar veriyor"

Gezi Parkı davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan ve yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan iş insanı Osman Kavala, yeniden yargılanması yönündeki başvurusunun reddedilmesinin ardından bir mesaj yayımladı. Yayımladığı yazılı açıklamada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) hakkında verdiği ihlal kararlarına dikkat çeken Kavala, yargı sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. "Adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti" AİHM kararlarına atıfta bulunarak hukuki sürecin özgürlüğünü kısıtladığını belirten Osman Kavala, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "25 Ağustos tarihli AİHM kararında maruz kaldığım yargısal işlemler, adaletin inkârı olarak nitelendirilmişti. Bunun ana nedeni suç işlemiş olduğuma dair bir bulgu olmadan ve olmadığının bilinmesine rağmen hukukun özünü zedeleyen işlemlerle özgürlüğümün kısıtlanmasının sürdürülmesi oldu. 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vahim bir insan hakları ihlaline son vermek yerine AİHM’e bireysel başvuru hakkı ve CMK maddelerini keyfi biçimde yorumlayarak yeniden yargılamayı reddetmesi yargının itibarına da zarar veriyor." Osman Kavala'nın avukatları aracılığıyla yeniden yargılanma istemiyle yaptığı başvuru, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmıştı. Mahkeme heyeti, AİHM Büyük Dairesi’nin Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararına dayanılarak yapılan yeniden yargılama başvurusunu kabul etmeyerek reddetmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım" Haber

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi kompleksinde yürütülen ve 53’ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nın 98. oturumunda kritik bir aşamaya geçildi. 19 Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu, geniş güvenlik önlemleri altında getirildiği salonda ilk savunmasını yaptı. İmamoğlu ve avukatlarının savunma sürecinin 4 gün boyunca devam etmesi öngörülüyor. Duruşmayı İmamoğlu’nun ailesinin yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tiyatro oyuncusu İlyas Salman ve yazar Sunay Akın ile çok sayıda partili takip etti. "Böyle bir yargılama fiziti Türk yargısı adına üzücü" Duruşma salonunun fiziki yapısına ve yargılama koşullarına tepki göstererek savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, adil bir yargılama ortamının tesis edilmediğini savundu. İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle bugün burada, Silivri’de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75’inin, 80’inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisindeyiz. Yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri’de bir kampüste, 'Avrupa’nın en büyük salonu' diye lanse edilen duruşma salonundayız. Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil; mahkemenin bu şekilde tasarlanmasının, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Türk yargısı adına da üzücü." "Demokrasi adına herkesi selamlıyorum" Her zamanki gibi Silivri’deki cezaevinden duruşma salonuna nakledildiğini belirten İmamoğlu, şunları kaydetti: "Halkımıza, insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbul hemşehrilerim olmak üzere bütün ülkemize, hatta dünyada demokrasiyi, adaleti takip eden ve dünyada demokrasinin, adaletin yaşaması için mücadele edenlere; ona, o duygulara, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim. Bu yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem de dünyada bu şekilde düşünen bütün insanlığı sevgiyle, saygıyla, demokrasi adına, adalet adına selamlıyorum. Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla gerçekten tarifsiz bir tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikayelerini barındırmaktadır" Sanık aileleri ve "ADA" vurgusu Aylardır birlikte yargılandığı mesai arkadaşlarına ve tutuklu yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’na (ADA) özel olarak teşekkür eden İmamoğlu, cezaevi sürecinde ailelerin ve çocukların büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Duruşma salonundaki yol arkadaşlarına duyduğu güveni ifade eden İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Buradaki arkadaşların büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a, Beylikdüzü’ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımın altını çiziyorum tekrar. Onlarla da gurur duyuyorum açıkçası. Sadece ben değil, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Tarihi bir mücadele hattı kurdular: Aile Dayanışma Ağı (ADA). Burada yaşanan şey normal bir yargılama süreci olmadı, olmuyor. Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. 500-600 kilometre, Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam, elimdeki ekmeğimle, aşımla o ailelerin yanında olacağımı; sadece onların değil, bu ülkede hapislerdeki kader mahkumlarının da yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi, bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı Haber

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy davasında ara karar: Bir isim için ev hapsi kararı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde sanıklar, avukatlar, mağdurlar ve tanıklar hakim karşısına çıktı. "Nitelikli cinsel saldırı", "suç örgütü kurma", "uyuşturucu ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma" iddialarıyla yargılanan sanıklar suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Mağdur ve tanıkların beyanları duruşmaya damga vurdu Duruşmada dinlenen mağdur Elif Kılınç, uyuşturucu testinin negatif çıktığını belirterek dosyada adı geçen şahıslar tarafından herhangi bir cinsel saldırıya uğramadığını ve kimseden şikayetçi olmadığını ifade etti. Süreç boyunca işini ve sağlığını kaybettiğini söyleyen Kılınç, "Ne bu dosyada ismi geçenler ne de başkaları tarafından mağdur edilmedim. Cinsel bir saldırıya maruz kalmadım, kalsaydım o gün şikayetçi olurdum. Ama bu süreçte mağdur edildim, işimden oldum, sağlığımı kaybettim" dedi. Spiker Meltem Acet ise soruşturma sürecinin tüm hayatını altüst ettiğini vurgulayarak, dosyada mağdur veya şikayetçi olmadığını belirtti. Acet, "52 yaşındayım, bütün hayatım altüst oldu. İsmim bir kurguyla bu soruşturmaya dahil edildi. Ben bu dosyada mağdur değilim, şikayetçi de değilim. Ama yaşadıklarımdan dolayı mağdurum, ismim bu dosyada geçtiği için mağdurum" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi. Kişisel bilgilerinin sosyal medyada paylaşıldığını belirten Acet, adının dosyadan çıkarılmasını talep etti. Tanık olarak dinlenen gazeteci Tuğçe Özçelik de Ersoy'u tanıdığını ancak kendisinin neden bu dosyada tanık yer aldığını anlamadığını söyledi. Öte yandan, önceki duruşmayı salonda dinlediği ortaya çıkan bir gizli tanık, mahkeme başkanının tespiti üzerine tanıklıktan çıkarıldı. Sanıkların savunmaları Hakim karşısında savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki suçlamaları ve örgüt liderliği iddialarını reddederek tahliyesini istedi. Duruşmada bazı isimlerden daha önce özür dilediğini hatırlatan Ersoy, Elif Kılınç ve Meltem Acet'ten de yaşananlar nedeniyle özür diledi. Ersoy, "Ortada bir örgüt yok, ben örgüt lideri falan değilim. Herkes başta şüpheliydi. Herkes mağdur burada. Tahliyemi talep ediyorum" diyerek kamuoyu baskısına dikkat çekti ve "Adımı internete yazarsanız iftira, hakaret, çirkin iddiaları görürsünüz, benim bu halde bırakın kaçmayı evden dışarı çıkamayacağıma bile emin olabilirsiniz" dedi. Diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz da suçlamaların somut delillere dayanmadığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Soruşturma süreci nedeniyle şirketine haciz konulduğunu ve banka hesaplarının bloke edildiğini belirten Manaz, "Masumiyet karinesi hiçe sayıldı. Çok ağrıma gidiyor, kaldıramıyorum. Onurum ve şerefim için yaşadım ben. Dosyada somut hiçbir şey yok, söylenti ve laf hepsi" diye konuştu. Mahkemeden ara karar çıktı Cumhuriyet savcısının tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep ettiği duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy’un tutukluluk halinin devamına karar verirken, diğer tutuklu sanık Mustafa Manaz hakkında ise ev hapsi tedbiri uygulanmasına hükmetti. Davadaki yargılama süreci önümüzdeki celselerde devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tanju Özcan "cinsel saldırı" davasından beraat etti Haber

Tanju Özcan "cinsel saldırı" davasından beraat etti

Bolu'da yerel siyaseti sarsan yargı sürecinde yeni bir hukuki eşik geride kaldı. Şubat ayında yürütülen bir "icbar suretiyle irtikap" soruşturması kapsamında tutuklanarak Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan hakkında, belediye personeli Öznur Ç.'nin şikayeti üzerine cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlamalarıyla açılan dava karara bağlandı. Haziran ayında tahliye edilmişti Söz konusu iki suçlama kapsamında bir süredir tutuklu olarak yargılanan Özcan, geçtiğimiz haziran ayında görülen duruşmada tahliye edilmiş ve yargılamasına tutuksuz olarak devam edilmişti. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya, "icbar suretiyle irtikap" suçundan halen tutuklu bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi'nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan Özcan, hakim karşısına çıktı. Dosyadaki iddiaları ve savunmaları değerlendiren mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut maddi delil bulunmadığına hükmetti. Heyet, bu gerekçeyle Tanju Özcan'ın her iki suçlamadan da beraatine karar verdi. Öte yandan, cinsel saldırı davasından beraat eden Tanju Özcan'ın, görevden uzaklaştırılmasına ve cezaevinde bulunmasına yol açan temel dosya olan "icbar suretiyle irtikap" soruşturmasındaki tutukluluk halinin ise devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Seçil Erzan, Arda Turan hakkında konuştu: "1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin" Haber

Seçil Erzan, Arda Turan hakkında konuştu: "1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin"

İstinafın bozma kararı sonrası yeniden yargılama süreci Yüksek faiz vaadiyle aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu 30'dan fazla kişiyi dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan, istinaf mahkemesinin kararı bozmasının ardından yeniden yargılanmaya başlandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgileri karara yansıtmasının denetimi zorlaştırdığını belirterek usul eksiklikleri nedeniyle kararı bozmuştu. Dosyanın İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesinin ardından Erzan yeniden hâkim karşısına çıktı. "Adil yargılanmadığımı düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Seçil Erzan, üç buçuk yıldır aleyhine kararlar verildiğini ve katılanların beyanlarının mutlak doğru kabul edildiğini savundu. Süreç boyunca yeterli hukuki destekten yoksun bırakıldığını ve bazı yönlendirmelerle ifade verdiğini öne süren Erzan, o dönem yaşadığı baskıları ve olay gününü şu sözlerle aktardı: "Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım." Olay sabahı kaçmadığını, telefonunu kapatarak Çorlu'ya gittiğini belirten Erzan, kendisinde olmadığını ve kapısına dayanan kişiler nedeniyle çok kötü durumlar yaşadığını ifade etti. O süreçte darp edildiğini ve annesinin gözü önünde senetler imzalatıldığını iddia eden Erzan, savcılığa sığındığı dönemi şu sözlerle dile getirdi: "Ben kaçmadım, ben o sabah telefonumu kapattım izinliydim, Çorlu'ya gittim. Kendimde değildim çok kötüydüm. O gün telefonumu açamıyordum. Benden para almak isteyen, kapıya dayananlar vardı. Kendi rızam ile bankaya gidip başıma gelen durumu o halimle 2 gün boyunca anlatmaya çalıştım. O gün bile darp edildim ben. Annemin gözünün önünde darp edilip senetler verdim. Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık doğruluğu ile anlatmaya çalıştım. Söylediğim her şey bağlamından koparılmış. Para bende değil onu anlattım o gün. Bankanın avukatı ‘yukardan baskı varmış seni tutuklanıyorsun' dedi." "Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin" Dosyada adı geçen futbolculardan Arda Turan ile ilgili iddialara değinen Erzan, yüksek faizli fon sistemini kendisinin kurmadığını ve kimseden haksız kazanç sağlamadığını öne sürdü. Yaşadığı çaresizliği ve fon iddialarını şu ifadelerle savundu: "Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim. Ben banka ile görüşmeler yaptım. Ben o gece bana ne dedilerse karşısına yazdım. Bu fon beyanları bir temele oturtuldu. ‘Ben kandırdım, iradelerini fesada uğratım' bu oturtuldu. Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok." Elinde 1 lirası bile kalmadığını belirten Erzan savunmasını şu sözlerle sürdürdü "Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim? 1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım. Öldürmüyorlar ölmek lüks. O parayı bulacaksın. Hiç kimsenin iradesini fesada uğratma kastım olmadı. Arkadaşlarımın geri ödemelerini yapamadım. Annemin babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.