SON DAKİKA

#Ahbap Derneği

HABER DEĞER - Ahbap Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahbap Derneği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHBAP Soruşturmasında ünlüler ifade verdi Haber

AHBAP Soruşturmasında ünlüler ifade verdi

Ergen: "Kendimi mağdur hissediyorum" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye gelen sanatçı Gülben Ergen, savcılıktaki ifadesinde 6 Şubat depremi sürecinde devlet kurumlarıyla koordine çalıştığını belirtti. Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur ile deprem öncesinde herhangi bir tanışıklığı bulunmadığını ifade eden Ergen, sosyal medya paylaşımlarında tüm kurumları etiketlediğini, AHBAP Derneği'ne özel bir yönlendirmede bulunmadığını kaydetti. Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı konusunda önceden bir bilgisi olmadığını dile getiren Ergen, "Yaptığımız yardımların Haluk Levent tarafından bu şekilde kullanılması sebebiyle, iyi niyetimizi kullandığı için üzgünüm. Vatandaş olarak yapmış olduğum yardımların amacı dışında kullanıldığı hususunda kendimi vicdanen rahatsız ve mağdur hissediyorum" diyerek şikayet hakkını saklı tuttuğunu ifade etti. Cepkin ve Dündar'dan dikkat çeken açıklamalar Adliye girişinde basın mensuplarının sorularına tepki gösteren Hayko Cepkin, savcılık ifadesinde Haluk Levent’i uzun yıllardır tanıdığını ancak kendisiyle herhangi bir para trafiğinin olmadığını belirtti. Derneğe maddi bir bağışta bulunmadığını ve kimseye çağrı yapmadığını söyleyen Cepkin, geçmişte Fethiye'deki bir çocuk etkinliği için dernekten yalnızca yardım talep ettiklerini aktardı. Cepkin, Levent'in geçmişteki tutumları nedeniyle maddi konularda kendisine güvenmediğini de sözlerine ekledi. Gazeteci Uğur Dündar ise ifadesinde, 2017 yılında Haluk Levent’i para işlerine karışmaması konusunda uyardığını belirtti. Deprem döneminde bakanlıklar ve resmi kurumların Levent’le temas kurmasının kendisinde denetlendiği algısı yarattığını söyleyen Dündar, bu nedenle destek paylaşımı yaptığını, ancak soruşturma haberlerinin ardından bu paylaşımı sildiğini kaydetti. Dündar, derneğe para toplama yetkisinin nasıl verildiğini anlayamadığını belirterek, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Elçin Sangu: "100 Bin Lira bağış yaptım" Oyuncu Elçin Sangu da soruşturma kapsamında ifade veren isimler arasında yer aldı. Deprem sürecinde AHBAP Derneği'nin merkezine giderek gönüllü çalışmalar yürüttüğünü belirten Sangu, şahsi hesabından derneğe 100 bin lira bağış yaptığını açıkladı. Valilik onaylı hesaplar ve bağımsız denetim raporlarının kendisinde güven oluşturduğunu vurgulayan Sangu, "Yaptığımız yardımların Haluk Levent tarafından bu şekilde kullanılması sebebiyle, iyi niyetimizi kullandığı için üzgünüm" dedi. Yetkililerin Levent’le birlikte görüntü vermesinin şüpheleri azalttığını belirten oyuncu, yaşananların insanların yardım etme duygusuna zarar vermesinden endişe duyduğunu ifade etti. AHBAP Derneği'ne kayyum atandı Soruşturmayı derinleştiren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, AHBAP Derneği'nin tüm mal varlığı ve idare yetkilerinin yönetim kayyumuna devredilmesine karar verdi. Derneğin faaliyetlerinin sona erdirildiği, hesaplarına tedbir konulduğu ve iştiraklerinin TMSF yönetimindeki kayyum idaresine bağlandığı bildirildi. Daha önce aralarında Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 28 şüphelinin tutuklandığı soruşturma kapsamında adliyeye çağrilan isimlerin ifadelerinin alınmasına devam ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahbap'ın tutuklanan satın alma müdüründen itiraflar: Deprem yardımları üzerinden soygun yapılmış Haber

Ahbap'ın tutuklanan satın alma müdüründen itiraflar: Deprem yardımları üzerinden soygun yapılmış

Milyonluk Kitap İhalesi ve Eski Kitap İddiası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında deprem yardımlarıyla ilgili suçlamalarla 30 Temmuz'da tutuklanan Ahbap Derneği Satın Alma Müdürü Deniz Şimşek'in savcılıktaki ifadeleri gün yüzüne çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Şimşek, deprem bölgesindeki çocuklara dağıtılmak istenen kırtasiye malzemeleriyle ilgili süreçte yaşananları şöyle aktardı: Bir şirketin ilk olarak verdiği 66 milyon TL'lik teklifi yüksek bularak itiraz etdiğini, teklif daha sonra 44 milyon TL’ye düşürüldüğünü ancak ilerleyen süreçte dernek yöneticilerinin bilgisi dahilinde aynı firmadan 80 milyon lira bedelle kitap satın alındğını anlattı. Şimşek, "Sonradan öğrendim ki bu kitaplar yayınevinin deposunda kalan, tedavülden kalkmış ve müfredat dışı eski kitaplarmış. Ayrıca bölgede kurulacağı söylenen konteyner kırtasiyeler de hiç kurulmadı." "Hayvan yemleri kalitesizdi, gıdalar eksik ve fahiş fiyatlıydı" Depremzedelerin hayvancılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla İzmir'deki bir petshop üzerinden 30 milyon TL tutarında 3 bin ton hayvan yemi ve mama alındığını belirten Şimşek, bu lojistiğin imkansızlığına dikkat çekerek, "Böyle bir miktarın sevkiyatı için en az 100 TIR gerekir, bizim böyle bir lojistiğimiz yoktu. Zaten sonradan çiftçilerin bu yemleri çok kötü kalitede olduğu için hayvanlarına yediremediğini duydum" ifadelerini kullandı. Gıda alımlarındaki usulsüzlük iddialarını da detaylandıran Şimşek, Haluk Levent'in talimatıyla bir firmadan toplamda 230 milyon TL bedelle kahvaltılık ürün alındığını kaydetti. Hatay ve Gaziantep'teki depolardan kendisine ürünlerin eksik geldiğine dair tutanaklar ulaştığını belirten Şimşek, depodaki görevliler 'Gelen salamlar dana salama benzemiyor, teste bile gerek yok' diyerek kalitesizliği rapor edildiğini, gıda kolileri genel olarak piyasa değerinin iki katı fiyatına faturalandırıldığını söyledi. "Bilim TIR'ları şirkete gitti" Dernek bütçesinden 6 adet "Bilim TIR’ı" dorsesi için yaklaşık 160 milyon TL ödendiğini, ancak dorselerin mülkiyetinin derneğe değil şirkete ait olacak şekilde sözleşme imzalandığını belirten Şimşek, muhasebedeki fatura usulsüzlüğünü şu sözlerle anlattı: "Muhasebede hiç yapılmayan bir bakım için 12 milyon liralık fatura gördüm. Durumu Haluk Levent’e sorduğumda, 'Denizcim biliyorsun bu TIR'lar zaten onlara ait ve onlara gidecek' dedi. Sonunda TIR'lar Ankara'daki şirkete geri gitti." Süreç içerisinde usulsüzlükleri fark etmesi nedeniyle dışlandığını ve kendisinden evrak saklandığını öne süren Şimşek, Haluk Levent'in kendisine, "İçeriden bilgi sızıyor, yarın bir sorun olursa İsviçre’ye kaçarım" dediğini iddia etti. Öte yandan Şimşek, geçmişteki Kızılay'dan çadır alımı krizinin de dernek yönetimi tarafından bilinçli olarak kamuoyuna sızdırıldığını, bu yolla devlet karşıtı bir hava yaratılarak derneğe olan bağışların artırılmasının hedeflendiğini ileri sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahbap soruşturmasının kritik gelişme: 20 İlde 53 kişiye operasyon Haber

Ahbap soruşturmasının kritik gelişme: 20 İlde 53 kişiye operasyon

Mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarıyla başlayan soruşturma Ahbap Derneği'nin 6 Şubat depremleri sonrasındaki finansal faaliyetlerine yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma derinleşiyor. İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, mali kayıtlar, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller ışığında soruşturmada 5. dalga operasyon için düğmeye basıldı. Elde edilen bulgular doğrultusunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 53 şüphelinin yakalanması amacıyla bu sabah İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi. 4,3 milyar TL'lik bağış trafiği ve nakit çekimler Soruşturma dosyasında yer alan mali verilere göre, 6 Şubat ile 31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedeler için toplam 4,3 milyar TL bağış toplandı. Bu kaynağın 4,2 milyar TL'sinin harcandığı belirlenirken, rapordaki en dikkat çekici detaylardan biri nakit çekim işlemleri oldu. Yapılan incelemelerde dernek hesaplarından 950 milyon TL'nin nakit olarak çekildiği, bu çekim işlemlerinden birinin ise tek seferde 500 milyon TL tutarında gerçekleştiği tespit edildi. 1,7 milyar TL'lik şirket transferleri ve usulsüzlük iddiaları Mali incelemelerde, toplanan bağışlardan 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL aktarıldığı saptandı. Yürütülen soruşturma derinleştirildikçe bağışların akıbetine ilişkin vahim usulsüzlük tespitlerine ulaşıldı. Yapılan incelemelerde; bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında herhangi bir mal veya hizmet alımının bulunmadığı, yardım malzemelerinin nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların ilgili kamu kurumlarına faturalarda belirtilen miktarlardan eksik teslim edildiği belirlendi. Ayrıca, İzmit'teki depolarda depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği ortaya çıktı. Bakan Gürlek'ten "Asla müsaha göstermeyeceğiz" vurgusu Operasyona ilişkin yazılı bir açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, milletin büyük acısını ve dayanışma duygusunu istismar eden hiçbir girişime izin vermeyeceklerini vurguladı. Gürlek, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz. Para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin tespitine yönelik incelemeler başlatıldı. İzmit’teki depolarda ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemler başlatıldı." 6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 7, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim" Haber

Şahan Gökbakar'ın Ahbap ifadesi: "Haluk Levent'e güvenmedim"

"Haluk Levent bende hiçbir zaman güven uyandırmadı" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar'ın tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Savcılık tutanağına yansıyan açıklamalarında Gökbakar, Haluk Levent'i 6 Şubat depremlerinden önce yalnızca kamuoyundan tanıdığını ifade etti. Gökbakar ifadesinde, "Kendisinin çek senet veya dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını biliyordum. O yüzden kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır" diyerek, Levent'e yaklaşımının depremlerden çok öncesine dayandığını vurguladı. "Ahbap Derneğiyle hiçbir dönem ilişkim olmadı" Ahbap Derneğiyle herhangi bir mali ya da organizasyonel bağı bulunmadığını kaydeden Gökbakar, dernek üzerinden hiçbir maddi yardımda bulunmadığını söyledi. Afet dönemlerindeki yardım faaliyetlerini kendi imkânları ve sosyal medya kitlesi aracılığıyla yürüttüğünü belirten Gökbakar, "Ahbap Derneği ile hiçbir dönem ilişkim olmadı, bu dernek eliyle hiçbir dönem maddi olarak yardım yapmadım" ifadelerini kullandı. "Yardımlarımı AFAD üzerinden yürüttüm" Afet yardımlarında her zaman devletin resmî kurumlarını tercih ettiğini belirten Gökbakar; 2021 yılında Kastamonu'da yaşanan sel felaketi ile Muğla'daki orman yangınlarında topladığı yardımları AFAD'a teslim ettiğini anlattı. Kastamonu'daki yardımları sosyal medya hesabından duyurarak kitlesini de AFAD'a yönlendirdiğini belirten Gökbakar, "Bakış açım hep bu tür yardım faaliyetlerinin resmî kanallar üzerinden yapılması yönündeydi" dedi. 6 Şubat depremlerinin ardından da aynı çizgiyi koruduğunu ve Ahbap'ı destekleyen herhangi bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Kızılay çadırları tartışması İfadesinde 6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay'dan yapılan çadır alımlarına da değinen Gökbakar, Haluk Levent'in bu konudaki açıklamalarına sorgulayıcı yaklaştığını ve yaptığı bir paylaşım sonrasında Levent'le sosyal medyada tartışma yaşadıklarını aktardı. Yakın çevresine ve sosyal medya hesaplarında Haluk Levent'in geçmişindeki dosyalara dikkat çektiğini belirten Gökbakar, "Haluk Levent'in geçmiş dosyalarını da göz önünde bulundurarak kendisine daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini deklare etmişimdir. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir" sözleriyle ifadesini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Farah Zeynep Abdullah'ın Ahbap ifadesi ortaya çıktı Haber

Farah Zeynep Abdullah'ın Ahbap ifadesi ortaya çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Ahbap Derneği ve yöneticilerine yönelik yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında, ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah'ın savcılıktaki ifadesine ulaşıldı. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre Abdullah, deprem sürecindeki faaliyetlerine ve dernekle olan ilişkisine dair önemli açıklamalarda bulundu. "Babala TV'de sabahlara kadar koordinasyon sağladım" Deprem döneminde Ahbap Derneği'nin herhangi bir çalışmasına katılmadığını ve derneğin faaliyet alanını genişletecek bir açıklamada bulunmadığını vurgulayan Abdullah, o süreçteki rolünü şu sözlerle anlattı: "Ben yalnızca Babala TV’de sabahlara kadar telefon görüşmeleri yaparak yardımlar için bir koordinasyon sağlamaya çalıştım. Bunu da son derece iyi niyetlerle yürüttüm. Faydalı olduğumu da düşünüyorum." "Kamuoyuna yansıyanlardan daha derin sorunlar var" Olayları başlangıçta kendi imkanlarıyla medya üzerinden takip ettiğini belirten oyuncu, Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı müracaat sonrasında tablonun veçhesini gördüğünü söyledi. Abdullah ifadesinde, "Olan biteni önce medya üzerinden kendi imkanlarımla takip ettim. Şimdi de Cumhuriyet Başsavcılığınıza bizzat müracaat etmem üzerine kamuoyuna yansıyan kısmından çok daha derin ve büyük sorunlar olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Bu durum benim üzüntümü ve hayal kırıklığımı daha da arttırdı" ifadelerine yer verdi. "Doğrudan bağış toplanmasına mesafeli yaklaştım" O dönemde doğrudan bağış toplanması hususunu iç dünyasında tam olarak bir yere oturtamadığını ve bu nedenle yürütülen çalışmalara mesafeli yaklaştığını dile getiren Abdullah, yaşanan büyük felaket karşısındaki sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurguladı. Abdullah, "İç dünyamda yaşanan felaket üzerine doğrudan bağış toplanmasını da tam olarak bir yere oturtamamıştım. O yüzden yapılan çalışmalara çok mesafeli yaklaşmıştım ancak elbette ki yaşanan felaket üzerine bir sosyal sorumluluğum olduğunun bilincindeydim. Bu bilinçle doğrudan depremzedelerle iletişimler kurdum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Yaptığımı da düşünüyorum. Ahbap Derneği ile koordineli bir şekilde herhangi bir faaliyetim de olmadı" dedi. Soruşturma dosyasındaki iddialardan duyduğu derin üzüntüyü de paylaşan ünlü oyuncu, "Şu anda o dönem bir yaraya merhem olmak için toplanılmış olan bağışların yerli yerinde ve tam ihtiyaç giderici olarak kullanıldığını öğrenip mutlu olmayı dilerdim. Bununla gururlanmak isterdim ancak durumun tam aksi olduğunu, en azından iddiaların bu yönde olduğunu görmek benim için üzücüdür" diyerek ifadelerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.