SON DAKİKA

#Ahmet Davutoğlu

HABER DEĞER - Ahmet Davutoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmet Davutoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL! Haber

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL!

Muhalefet asgari ücret için rakamları masaya koydu, beklenti zirve yaptı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta toplanmasına günler kala muhalefet partileri, 2026 yılı asgari ücret beklentilerini kamuoyuna duyurdu. Ekonomide artan hayat pahalılığına dikkat çeken muhalefet temsilcileri, mevcut ücretin Türkiye halkının geçim koşullarını karşılamaktan çok uzak olduğunu vurgulayarak, yeni asgari ücretin “insanca yaşam” eşiğine çekilmesi gerektiğini savundu. Cumhuriyet Halk Partisi: “39 bin TL’nin altı kabul edilemez” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücretin en az 39 bin TL olması gerektiğini belirterek, bu rakamın dahi ancak “nefes aldıran bir seviye” olacağını söyledi. Özel, işveren üzerindeki yükün devlet tarafından paylaşılması gerektiğini savunarak, ücretin yalnızca iş dünyasının omuzlarına yüklenemeyeceğini ifade etti. Yeniden Refah Partisi: “45 bin TL şart, yük devlet tarafından paylaşılmalı” Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, asgari ücretin 45 bin TL olması gerektiğini açıkladı. Erbakan, işverenlerin de zor durumda olduğuna dikkat çekerek, devletin prim ve vergi destekleriyle sürece dâhil olması gerektiğini vurguladı. DEM Parti: “Asgari ücret 46 bin TL olmalı, yoksulluğun yarısından az olamaz” DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, asgari ücretin en az 46 bin TL olması gerektiğini belirtti. Hatimoğulları, asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğüne dikkat çekerek, yıl içinde enflasyona göre güncelleme yapılmasını ve ücretin yoksulluk sınırının en az yarısına sabitlenmesini önerdi. Gelecek Partisi: “Net 35 bin TL’nin altı yaşamı sürdürmez” Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, brüt ücretin 40 bin, net ücretin ise en az 35 bin TL olması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, mevcut ekonomik koşullarda daha düşük bir ücretin yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalacağını ifade etti. DEVA Partisi: “Asgari ücret en az yüzde 50 artırılmalı” DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, asgari ücretin en az yüzde 50 artırılması gerektiğini dile getirdi. Babacan, yalnızca TÜİK verileriyle değil, çarşı-pazardaki gerçek enflasyonla hesap yapılması gerektiğini belirterek, bu artış sonunda ücretin yaklaşık 33 bin TL’ye çıkacağını söyledi. Siyasi tablo netleşti: Muhtemel asgari ücret aralığı 35–46 bin TL Muhalefet partilerinin talepleri doğrultusunda ortaya çıkan tabloya göre 2026 yılı asgari ücreti için öneriler 35 bin TL ile 46 bin TL aralığında şekillendi. Tartışma, yalnızca rakamlar üzerinden değil; işverenin yükü, devletin rolü ve yurttaşın geçim şartları üzerinden yürütülüyor. Gözler artık Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısına çevrilmiş durumda. Milyonlarca yurttaş, açıklanacak rakamın sofradaki ekmeğini ne kadar büyüteceğini merakla bekliyor.

İsmail Saymaz’dan siyaseti sallayan kulis: YRP ve Gelecek Partisi birleşiyor mu? Haber

İsmail Saymaz’dan siyaseti sallayan kulis: YRP ve Gelecek Partisi birleşiyor mu?

Erbakan ve Davutoğlu’nun temasları dikkat çekiyor Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bir süredir temas halinde olduğu biliniyor. Her iki lider de gelen sorulara net bir “hayır” demekten kaçınarak birleşme ihtimalini açık bırakıyor. Saymaz’ın ifadeleri ise kulislerdeki beklentiyi doğrular nitelikte. “Yeniden Refah, üçüncü bloğun liderliğine hazırlanıyor” Halk TV yayınında konuşan Saymaz, Yeniden Refah Partisi’nin dün gerçekleştirdiği kongreye dikkat çekerek şunları söyledi: “Yeniden Refah Partisi, önümüzdeki süreçte üçüncü bir bloğun öncüsü olabilir. Bana gelen duyumlara göre Gelecek Partisi ile Yeniden Refah Partisi’nin birleşme eğilimi belirmiş durumda. YRP, Gelecek Partisi’nin kendilerine katılacağını düşünüyor.” Bu açıklama, iki partinin tek çatı altında toplanabileceği ihtimalini güçlendirdi. Milli Görüş hattında büyük birleşme mi geliyor? Saymaz ayrıca yalnızca Gelecek Partisi değil, Saadet Partisi’nin de bu süreçte YRP ile bir “Milli Görüş koalisyonu” kurabileceğini belirterek şöyle dedi: “Hepsi birleşebilir. Siyasetin akışına uygundur. Milli Görüş geleneğinde geniş bir ittifak kurulabileceği konuşuluyor.” Bu değerlendirme, Merkez sağ ve muhafazakâr seçmen tabanında yeni bir siyasi yapılanmanın işaret fişeği olarak yorumlandı. CHP’ye de mesaj: ‘Müttefiklerini kaybetme’ uyarısı İsmail Saymaz, açıklamalarının devamında CHP’ye de dikkat çeken bir uyarı yaparak: “CHP, altılı masadan bugüne yanında duran müttefiklerini—kendi listesinden seçilmiş milletvekillerini de içeren bu yapıyı—kendinden uzaklaştırmamalı.” dedi.

Davutoğlu: CHP’yi kapatma düşüncesi bile kabul edilemez Haber

Davutoğlu: CHP’yi kapatma düşüncesi bile kabul edilemez

“Reform yetmez; zihniyet ve kurumsal devrim şart” Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin “zihniyet, ahlak, hukuk ve sosyo-ekonomik dönüşüm” ihtiyacına vurgu yaptı. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında hayatını kaybeden askerleri anarak başlayan Davutoğlu, kazanın tüm yönleriyle şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini söyledi. “Toplumsal düzenimizin bağları çözülüyor” diyen Davutoğlu, muhafazakâr, milliyetçi ve seküler kesimler arasında dışlayıcılığın arttığını belirtti: “Gelin, çok geç olmadan insan ortak paydasında buluşalım. Bu ancak ortak hukuk anlayışıyla mümkün.” “Parti kapatma düşüncesi bile demokrasiye aykırı” İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında hazırlanan 3.741 sayfalık iddianameye ve CHP’nin kapatılmasına ilişkin bildirime değinen Davutoğlu, hem hukuk devleti ilkesine hem de siyasal çoğulculuğa vurgu yaptı: “Ana muhalefet partisine karşı kapatma davası açılmasının kimseye faydası olmaz. Bunun düşünülmüş olması bile kabul edilemez. Suç işleyen cezasını çeksin; parti kapatarak ve siyasi yasaklarla siyaset dizayn edilmesin.” Davutoğlu, 2008’de AK Parti’ye açılan kapatma davasını hatırlatarak o dönem siyasete girdiğini anımsattı: “Kendim için istediğim adaleti, rakiplerim için de isterim. Siyaseti yasaklarla, kapatma kararlarıyla şekillendirmek demokratik düzeni yok eder.” Dilovası yangını: “Bu bir sistemik cinayet” Kocaeli Dilovası’nda 6 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına da değinen Davutoğlu, olayın yalnızca bir iş kazası değil, “sistemik bir cinayet” olduğunu söyledi. “Çocuk işçi, sigortasız emek, uygulanmayan yıkım kararları... Bunların hepsi korunup kollananlar düzeninin parçaları. Hesap vermesi gereken sadece işveren değil, denetimi aksatan bürokrasi ve siyasettir.” Ekonomi eleştirisi: “Kriz tercihlerden besleniyor” Davutoğlu, bütçe açığı, faiz ödemeleri ve vergi muafiyetlerine ilişkin rakamlarla ekonomi yönetimini eleştirdi. 2026 yılında faiz ödemelerinin 2,7 trilyon TL, vergi istisna ve muafiyetlerinin ise 3,6 trilyon TL olacağını söyleyen Davutoğlu: “Bu, bütçe açığının önemli kısmının tercihe bağlı vergi kayıplarından kaynaklandığını gösteriyor. Yani vatandaşın aleyhine, kodamanların lehine bir siyaset izleniyor.” Asgari ücret muafiyeti hariç 2,5 trilyon TL’lik vergi harcamasının, bütçe açığının büyük bölümüne denk geldiğini belirtti. Ayrıca KÖİ projeleri kapsamında 44 firmaya 238 milyar TL ödeme yapılacağını hatırlattı. “Temiz Siyaset Devrimi” çağrısı Davutoğlu, çözümün “Temiz Siyaset Devrimi” ile mümkün olacağını belirterek siyasi ahlak yasasının, ihale ve imar düzeninin, siyasetin finansmanının yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. “Zihniyet, ahlak ve hukuk devrimi yanında üretim-paylaşım düzenini yeniden kuracak bir sosyo-ekonomik devrim şart. Aksi halde pansuman tedbirlerle bu kriz aşılamaz.” “Gelecek biziz, yasaklarla değil hukukla yönetilen bir ülke istiyoruz” Konuşmasının sonunda Davutoğlu, hem iktidara hem muhalefete çağrıda bulundu: “Her alanda girdiğimiz kriz sarmalının tek çözümü gerçek bir temiz siyaset devrimidir. Omuz omuza verirsek bu kara bulutları dağıtırız. Gelecek, hak ve halk rızası için çalışanlarındır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.