SON DAKİKA

#Ahmet Davutoğlu

HABER DEĞER - Ahmet Davutoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ahmet Davutoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım" Haber

Ahmet Davutoğlu ifade verdi: "Sözlerimin arkasındayım"

"Cumhuriyet tarihinde bir ilk" Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi'ne gelerek şüpheli sıfatıyla ifade verdi. 2021 yılındaki sözleri nedeniyle TCK'nın 299/1. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla başlatılan süreç sonrasında adliye çıkışında basına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, yaşananları hüzünle karşıladığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakanın düşüncelerini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldığını vurgulayan Davutoğlu, yargıya duyduğu saygı gereği bir vatandaş olarak ifade verdiğini ifade etti. Açıklamasında, ""Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı. Yargıya duyduğum saygı gereği ve hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim. Ama bu ülkeye dışişleri bakanı ve başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum." ifadelerini kullandı. "Siyasetten çekilme kararımda kararlıyım" Daha önce açıkladığı siyasetten çekilme kararında herhangi bir değişiklik olmadığını vurgulayan Davutoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Siyasetten çekilme kararı almıştım ve bu kararda kararlıyım. Sözlerimin arkasındayım. Ben dosdoğru olmaya devam edeceğim. Ülkemin itibarı adına soru almayacağım." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 Eylül'de yapılan açıklamada, incelemeler neticesinde Davutoğlu hakkında söz konusu soruşturmanın başlatıldığı ve sürecin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütüldüğü kamuoyuna duyurulmuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu'na "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması Haber

Ahmet Davutoğlu'na "Cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması

Eski sözler yıllar sonra soruşturma konusu oldu Geçtiğimiz 29 Temmuz 2026 tarihinde siyasi kariyerini noktalama kararı alan ve başkanı olduğu Gelecek Partisi'ni fesheden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında adli süreç başlatıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yeniden dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen görüntüler üzerine resen inceleme yaptı. Yapılan inceleme neticesinde, Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına Hakaret" suçu kapsamında Davutoğlu hakkında soruşturma açıldığı bildirildi. Başsavcılık, “Sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen ‘Cumhurbaşkanına Hakaret’ suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir.” dedi. 14 Nisan 2022 tarihli konuşma Soruşturmaya gerekçe gösterilen ifadelerin, Ahmet Davutoğlu tarafından 14 Nisan 2022 tarihinde bir köy meydanında gerçekleştirilen konuşmada sarf edildiği tespit edildi. Söz konusu görüntülerde Davutoğlu'nun, "Milyarlarına milyar kattılar, haram lokma yediler, çevrelerini zengin ettiler. Damadını bakan yaptı, akrabalarını zengin etti, 5 müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti" şeklinde sert eleştirilerde bulunduğu görüldü. Geçmiş döneme ait bu sözlerin sosyal medyada yeniden yayılması soruşturmanın başlatılmasına yol açtı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Davutoğlu'nun yol haritası netleşti Haber

Ahmet Davutoğlu'nun yol haritası netleşti

Aktif iç siyaseti noktalayan deneyimli siyasetçinin, bundan sonraki süreçte eski Başbakan sıfatıyla uluslararası alanda çalışmalar yürüteceği öğrenildi. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun "Parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi’nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldık" açıklaması siyaset kulislerinde yankı uyandırdı. Partisini lağvederek aktif siyasetten ayrılan Davutoğlu'nun bu kararına ve bundan sonraki yol haritasına dair dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Partilerden gelen teklifleri geri çevirdi Karar öncesinde Ahmet Davutoğlu'na farklı siyasi partilerden iş birliği ve katılım teklifleri iletildi. Ancak deneyimli siyasetçinin kendisine sunulan bu teklifleri reddettiği belirtildi. Davutoğlu'nun teklifleri geri çevirirken "Bu saatten sonra Sayın Cumhurbaşkanı'nın karşısında olmam" ifadelerini kullandığı ve kararını bu doğrultuda kesinleştirdiği aktarıldı. Bundan sonraki rotası ne olacak? Aktif iç siyasetin tamamen dışında kalacak olan Ahmet Davutoğlu'nun yeni dönemdeki faaliyet alanları şekilde şekillenecek. Eski Başbakan sıfatı ve sahip olduğu diplomatik tecrübeyle yurt dışında uluslararası çalışmalar yürütecek. Siyasi kulislerde konuşulan bilgilere göre; uluslararası diplomasi, akademisyenlik ve küresel strateji merkezleri odaklı faaliyetlere ağırlık verecek. Gelecek Partisi Milletvekillerinin akıbeti de netleşti Davutoğlu'nun açıklamasının ardından partinin TBMM'deki milletvekillerinin nasıl bir yol izleyeceği de belli oldu. Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, partinin Meclis'teki dört milletvekilinin çalışmalarını Yeni Yol Grubu çatısı altında sürdüreceğini açıkladı. Vekillerin İYİ Parti veya Yeni Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları yalanlayan Özdağ, milletvekillerinin herhangi bir siyasi partiye katılmayacağını ve görevlerine bağımsız statüde devam edeceğini kaydetti. Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi milletvekillerinin oluşturduğu Yeni Yol Grubu bünyesinde bağımsız milletvekili olarak görev yapacak isimler Sema Silkin Ün (Denizli), Selçuk Özdağ (Muğla), Kani Torun (Bursa) ve Mustafa Bilici (İzmir) olarak belirlendi haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette "üçüncü yol" arayışı: D-8 fotoğrafı kulisleri hareketlendirdi Haber

Siyasette "üçüncü yol" arayışı: D-8 fotoğrafı kulisleri hareketlendirdi

Fotoğrafta bir araya gelen siyasi liderler ve eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün varlığı, sağ ve muhafazakâr partiler arasında merkez siyaseti güçlendirecek yeni bir hat oluşturulması ihtimalini güçlendirdi. Erbakan'dan net mesaj: "Aday benim, Mansur Yavaş'a açık kapı" Gündeme dair en çarpıcı değerlendirmeler Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'dan geldi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda oldukça kararlı bir tutum sergileyen Erbakan, tartışmaların odağındaki isimler için ise sınırlarını çizdi. Erbakan, geçmiş dönemde ismi sıkça konuşulan Abdullah Gül'ü kesin bir dille veto ederken, Mansur Yavaş ismine ise sıcak baktıklarını ifade etti: "Cumhurbaşkanı adayı benim. Abdullah Gül'ü desteklememiz söz konusu değildir. Sağ partiler bir araya gelirse Mansur Yavaş'ı da destekleriz." Merkez siyaseti güçlendirme hedefi Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, mevcut iki kutuplu siyaset yapısının Türkiye'ye kaybettirdiğini belirterek yeni bir alternatif siyasi hat üzerinde çalıştıklarını vurguladı. Arıkan, kutuplaştırıcı dilden uzak, merkezin gücünü esas alan bir yapı hedeflediklerini şu sözlerle açıkladı: "Merkez siyasetin güçlendirilmesini savunuyoruz. Kutuplaştırıcı siyaset geride bırakılmalı. Yeni bir siyasi hat oluşturma hedefi üzerinde çalışıyoruz." Diğer partilerde strateji arayışı sürüyor DEVA Partisi cephesinde, partinin rotasının 2024 Büyük Kongresi’ndeki kararlar doğrultusunda çizildiği belirtiliyor. Parti kaynakları, ortak adaylık veya ittifak gibi başlıkların henüz erken olduğunu, önceliklerinin yeni bir siyasi alternatif inşası olduğunu vurguluyor. Öte yandan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile yapılan istişarelerde ise adaylık isimlerinden ziyade toplumsal birliktelik ve ortak hareket etme imkanları üzerinde durulduğu, görüşmede herhangi bir siyasi pazarlık yapılmadığı ifade ediliyor. Seçim sürecine yaklaşıldıkça, D-8 buluşmasıyla atılan bu temellerin daha somut ve geniş katılımlı iş birliklerine dönüşüp dönüşmeyeceği, Ankara siyasetinin önümüzdeki dönemdeki en önemli merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Politika • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL! Haber

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL!

Muhalefet asgari ücret için rakamları masaya koydu, beklenti zirve yaptı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta toplanmasına günler kala muhalefet partileri, 2026 yılı asgari ücret beklentilerini kamuoyuna duyurdu. Ekonomide artan hayat pahalılığına dikkat çeken muhalefet temsilcileri, mevcut ücretin Türkiye halkının geçim koşullarını karşılamaktan çok uzak olduğunu vurgulayarak, yeni asgari ücretin “insanca yaşam” eşiğine çekilmesi gerektiğini savundu. Cumhuriyet Halk Partisi: “39 bin TL’nin altı kabul edilemez” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücretin en az 39 bin TL olması gerektiğini belirterek, bu rakamın dahi ancak “nefes aldıran bir seviye” olacağını söyledi. Özel, işveren üzerindeki yükün devlet tarafından paylaşılması gerektiğini savunarak, ücretin yalnızca iş dünyasının omuzlarına yüklenemeyeceğini ifade etti. Yeniden Refah Partisi: “45 bin TL şart, yük devlet tarafından paylaşılmalı” Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, asgari ücretin 45 bin TL olması gerektiğini açıkladı. Erbakan, işverenlerin de zor durumda olduğuna dikkat çekerek, devletin prim ve vergi destekleriyle sürece dâhil olması gerektiğini vurguladı. DEM Parti: “Asgari ücret 46 bin TL olmalı, yoksulluğun yarısından az olamaz” DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, asgari ücretin en az 46 bin TL olması gerektiğini belirtti. Hatimoğulları, asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğüne dikkat çekerek, yıl içinde enflasyona göre güncelleme yapılmasını ve ücretin yoksulluk sınırının en az yarısına sabitlenmesini önerdi. Gelecek Partisi: “Net 35 bin TL’nin altı yaşamı sürdürmez” Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, brüt ücretin 40 bin, net ücretin ise en az 35 bin TL olması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, mevcut ekonomik koşullarda daha düşük bir ücretin yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalacağını ifade etti. DEVA Partisi: “Asgari ücret en az yüzde 50 artırılmalı” DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, asgari ücretin en az yüzde 50 artırılması gerektiğini dile getirdi. Babacan, yalnızca TÜİK verileriyle değil, çarşı-pazardaki gerçek enflasyonla hesap yapılması gerektiğini belirterek, bu artış sonunda ücretin yaklaşık 33 bin TL’ye çıkacağını söyledi. Siyasi tablo netleşti: Muhtemel asgari ücret aralığı 35–46 bin TL Muhalefet partilerinin talepleri doğrultusunda ortaya çıkan tabloya göre 2026 yılı asgari ücreti için öneriler 35 bin TL ile 46 bin TL aralığında şekillendi. Tartışma, yalnızca rakamlar üzerinden değil; işverenin yükü, devletin rolü ve yurttaşın geçim şartları üzerinden yürütülüyor. Gözler artık Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısına çevrilmiş durumda. Milyonlarca yurttaş, açıklanacak rakamın sofradaki ekmeğini ne kadar büyüteceğini merakla bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.