SON DAKİKA

#Aile

HABER DEĞER - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

10 gündür kayıptı, Müge Anlı’da ortaya çıktı: Ece’den ailesine ağır suçlamalar Haber

10 gündür kayıptı, Müge Anlı’da ortaya çıktı: Ece’den ailesine ağır suçlamalar

Kıbrıs’ta üniversite son sınıf öğrencisi olan 23 yaşındaki Ece Küçükdoğanlı, 27 Şubat’tan bu yana kendisinden haber alınamadığı için ailesi tarafından aranıyordu. Evden hiçbir eşyasını almadan ayrılan genç kadının bulunması için ailesi televizyon programı Müge Anlı ile Tatlı Serte başvurdu. Günler süren arayışın ardından Ece’nin yerinin tespit edilmesiyle programda dikkat çeken bir yüzleşme yaşandı. Yaşça büyük biriyle birlikte olduğu ortaya çıktı Program sırasında İzmir’den bağlanan Safure isimli bir kadın, Ece’nin 36 yaşındaki oğlu Aykut ile birlikte olduğunu iddia etti. Yapılan araştırmalar sonucunda Ece’nin depo sorumlusu olarak çalışan Aykut ile internet üzerinden oynanan bir oyun aracılığıyla tanıştığı ortaya çıktı. Canlı yayına bağlanan Ece Küçükdoğanlı ise kayıp olmadığını belirterek, kendi isteğiyle evden ayrıldığını söyledi. Canlı yayında gergin yüzleşme Programın ilerleyen bölümünde genç kadın ailesiyle yüzleşmek için stüdyoya çıktı. Kızlarını görür görmez sarılmak isteyen anne ve babasına mesafe koyan Ece’nin açıklamaları stüdyoda gerginliğe yol açtı. Ece Küçükdoğanlı, yıllarca babasından şiddet gördüğünü ve annesinin de “polis duymasın, komşu duymasın” diyerek bu duruma sessiz kaldığını iddia etti. Baba iddiaları reddetti Genç kadının babası ise canlı yayında bu suçlamaları kesin bir dille reddetti. Baba, kızına şiddet uygulamadığını söyleyerek, “Dövdüysem ellerim kırılsın” ifadeleriyle kendini savundu. Evlilik açıklaması tartışma yarattı Program sırasında stüdyoya gelen Aykut ise Ece ile birlikte olduklarını ve genç kadını “nikahına almak istediğini” söyledi. Bu açıklama hem aile hem de program sunucusu Müge Anlı tarafından eleştirildi. Ece ise ailesinin kendisine baskı yaptığını, eğitim hayatını da tehdit unsuru olarak kullandığını iddia etti. Aile ise genç kadının tam burslu okuduğunu ve eğitimini tamamlaması gerektiğini belirterek evlilik kararına şu aşamada karşı olduklarını dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alıştığımız dünyaya darbe: Düzeni sarsan 5 kitap önerisi Haber

Alıştığımız dünyaya darbe: Düzeni sarsan 5 kitap önerisi

Günlük hayatın değişmeyeceğine inanmak güven verici olsa da edebiyat çoğu zaman bu konforu sarsıyor. Bireysel vazgeçişlerden toplumsal çöküş senaryolarına kadar uzanan anlatılar, kurulu sandığımız dünyaların ne kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Hafta sonu için derlenen beş kitap, gerçekliğin sınırlarını ve alışılmış düzeni sorgulayan hikâyeleri bir araya getiriyor. Ölümsüzlüğün yükünü anlatan bir savaşçı hikâyesi öne çıkıyor Keanu Reeves ve China Miéville imzalı Öteyer Kitabı, binlerce yıl yaşamış bir savaşçının ölümsüzlüğün bedeliyle yüzleşmesini merkezine alıyor. Tanrılarla yapılan bir anlaşma sonucu hayatta kalan karakter, son bir görev karşılığında ölme ihtimaliyle karşı karşıya kalırken roman mitoloji ile modern şiddeti buluşturuyor ve sonsuz yaşamın bir güçten çok ağır bir yük olabileceğini vurguluyor. Modern hayatın görünmeyen yüklerini anlatan bir kaçış hikâyesi dikkat çekiyor Hyunam-Dong Kitabevi, dışarıdan “doğru” görünen bir hayatın içinde kendini kaybeden Youngju’nun küçük bir kitabevi açarak yeniden başlama kararını konu alıyor. Roman yalnızca bireysel dönüşümü değil, kitabevine yolu düşen farklı karakterler üzerinden modern hayatın sıkışmışlık hissini ve görünmeyen yüklerini anlatıyor. Felaket sonrası toplumun kırılganlığı sorgulanıyor John Wyndham’ın Triffidlerin Günü adlı romanı, kitlesel körlük ve yürüyebilen zehirli bitkilerle değişen dünyayı anlatırken medeniyetin ne kadar hızlı çözülebileceğini tartışmaya açıyor. Eserde dayanışma, güç ve hayatta kalma gibi kavramlar felaketin ortasında yeniden tanımlanıyor. Aile ve annelik fikri karanlık bir atmosferde ele alınıyor Joy Williams’ın Diğer Çocuk romanı, izole bir adada belirsizlik içinde yaşayan karakterler üzerinden aile kavramını sorguluyor. Olaydan çok atmosferin ön planda olduğu anlatı, özgürlük ile tehlike arasındaki ince çizgiyi ve yetişkinlerin dünyasının güvenilirliğini tartışmaya açıyor. “Normal” ve “anormal” sınırını tartışan bir bilim kurgu klasiği listede yer alıyor Philip K. Dick’in Alfa Ayının Kabileleri adlı eseri, akıl hastalarının sürgün edildiği bir gezegende kurulan yeni toplumsal düzeni konu alıyor. Roman, gerçekliğin kim tarafından üretildiği ve hangi gerçeğin geçerli sayıldığı sorusunu gündeme getirirken bilim kurguyu bugünün toplumsal yapısına ayna tutan bir araç olarak kullanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Vizyonda bu hafta: Komediden korkuya 8 yeni film seyirciyle buluştu Haber

Vizyonda bu hafta: Komediden korkuya 8 yeni film seyirciyle buluştu

Sinema salonlarında bu hafta komediden drama, aksiyondan animasyona geniş bir yelpazede sekiz yeni film vizyona girdi. Uluslararası yapımların yanı sıra yerli korku ve gerilim filmlerinin de yer aldığı haftada, göç, aile, kimlik ve hayatta kalma temaları öne çıktı. Göç ve vicdan hikâyesi: “Ben Bir Yabancıydım” Brandt Andersen’in yönettiği “Ben Bir Yabancıydım”, Akdeniz’de yolları kesişen dört yabancının hikâyesi üzerinden savaş, göç ve merhamet temalarını ele alıyor. Suriyeli bir doktorun küçük kızıyla Halep’ten kaçışıyla başlayan film, vicdan ve sorumluluk arasındaki çatışmayı dramatik bir anlatımla beyaz perdeye taşıyor. Orta yaş krizi ve kimlik arayışı perdeye taşınıyor Bradley Cooper imzalı “Sesim Geliyor Mu?”, boşanma sürecindeki bir adamın New York komedi sahnesinde yeni bir anlam arayışını konu alıyor. Dram ve komediyi bir araya getiren yapım, ortak ebeveynlik ve bireysel dönüşüm üzerine odaklanıyor. Aksiyon ve gerilimde hayatta kalma mücadelesi Ric Roman Waugh’un yönettiği “Sığınak”, İskoçya’da ıssız bir adada yaşayan eski bir askerin bir kızı kurtarmasıyla değişen hayatını anlatıyor. Aksiyon ve gerilim unsurlarını bir araya getiren film, geçmiş travmalar ve koruma içgüdüsü ekseninde ilerliyor. Biyografi ve sanat: Chopin’in Paris yılları “Chopin, Chopin!” ünlü besteci Frederic Chopin’in hastalıklarla mücadele ederken müziğinde yarattığı dönüşümü ve Paris sosyetesindeki var olma çabasını ele alıyor. Film, izleyiciyi 19. yüzyılın kültürel atmosferine götürüyor. Sağlık emekçilerinin görünmeyen yükü “Gece Vardiyası”, personel eksikliği yaşayan bir acil serviste çalışan bir hemşirenin tükenmişlik sürecini merkezine alıyor. Yapım, sağlık sektöründeki yoğun tempo ve sistemsel baskıları gerçekçi bir dille aktarıyor. Yerli yapımlarda gerilim ve korku öne çıktı Can Evrenol’un yönettiği “Cam Sehpa”, sıradan bir evlilik hikâyesinden yola çıkarak beklenmedik bir trajediye uzanan gerilimli bir anlatı kuruyor. Bülent Terzioğlu imzalı “Muamma: Cenin-i Cin” ise paranormal olaylar üzerinden aile içi sırları ve inanç çatışmalarını işliyor. Animasyonda epik bir intikam hikâyesi Mamoru Hosoda’nın yönettiği “Scarlet”, babasının intikamını almak isteyen bir prensesin öte dünyada çıktığı yolculuğu anlatıyor. Film, nefret ve merhamet arasındaki dengeyi fantastik bir anlatıyla ele alıyor. Bu hafta vizyona giren yapımlar, farklı türleri ve temalarıyla sinema salonlarında geniş bir izleyici kitlesine hitap ederken, hem uluslararası hem yerli sinemanın çeşitliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz Haber

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın tutuklanması, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ailesinin hedef alındığını savundu ve sert ifadeler kullandı. “Onur hedef alınıyor” mesajı İmamoğlu paylaşımında, “Siyasi operasyonlarla, algı oyunlarıyla insanların onurunu hedef alıyorsunuz. Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz” ifadelerine yer verdi. Açıklamasında, toplumun farklı kesimlerinin korku yoluyla susturulmaya çalışıldığını öne süren İmamoğlu, kendisini ve ailesini koruyanların da hedef haline getirildiğini belirtti. Ali Kaya uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklandı 4 Şubat’ta başlatılan soruşturma kapsamında 27 kişi hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek” suçlamalarıyla işlem yapıldı. Operasyonlarda 19 kişi gözaltına alınırken, Ali Kaya’nın da tutuklandığı bildirildi. Dilek İmamoğlu: “Karalama kampanyası yürütülüyor” Dilek İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kardeşinin gözaltına alınmasını “itibar zedelemeye yönelik bir karalama kampanyası” olarak değerlendirdi. “Bir insanı susturmak için ailesini hedef almak adaletin değil, derin bir korkunun göstergesidir” ifadelerini kullanan İmamoğlu, siyasetin dilinin ailelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Aile üyeleri daha önce de soruşturmalara konu olmuştu Dilek İmamoğlu’nun diğer kardeşi Cevat Kaya’nın da Nisan 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir soruşturma kapsamında tutuklandığı biliniyor. Ayrıca Kasım 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’nun “rüşvet ve suç gelirlerini aklama” iddialarıyla ifade verdiği kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma süreci devam ederken, yaşanan gelişmelerin hem hukuk hem de siyaset gündemindeki etkisinin sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adana’da lüks villada katliam: 8 ve 6 yaşındaki kardeşler yan yana defnedildi Haber

Adana’da lüks villada katliam: 8 ve 6 yaşındaki kardeşler yan yana defnedildi

Adana’nın Sarıçam ilçesinde yaşanan aile faciasında yaşamını yitiren 8 yaşındaki Ada ile 6 yaşındaki Mert Altunbaş için cenaze töreni düzenlendi. Küçük kardeşler, yakınlarının ve yurttaşların gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Cenazede acı ve feryat hakimdi Cenazede ayakta durmakta güçlük çeken anne Gizem Deniz, çocuklarının tabutuna sarılarak uzun süre ağladı. “Onları kimseye bırakmam” sözleriyle feryat eden anneye yakınları destek olmaya çalıştı. Anneanne ise “Torunlarımın gözü açıktı, gözü açık gittiler” diyerek ağıt yaktı. Törene katılan yurttaşlar, yaşananlara isyan etti. Olay villada yaşandı Facia, 15 Ocak akşamı Sarıçam ilçesi Boynuyoğun Mahallesi’ndeki havuzlu lüks bir villada meydana geldi. İddiaya göre, ABD vize danışmanlığı yapan ve sosyal medyada paylaştığı videolarla tanınan Sergen Altunbaş ile yaklaşık 5 yıl önce boşandığı ancak birlikte yaşamayı sürdürdüğü eski eşi Gizem Deniz arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından Deniz’in evi terk ettiği, bir süre sonra Altunbaş’ın çocukları Ada ve Mert’i tabancayla vurduğu, ardından aynı silahla yaşamına son verdiği öne sürüldü. Üç kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi Silah sesleri üzerine komşuların ihbarıyla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve iki çocuğu kanlar içinde buldu. Yapılan kontrollerde üç kişinin de hayatını kaybettiği belirlendi. Cansız bedenler, olay yerindeki incelemenin ardından Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Soruşturma sürüyor Olayla ilgili adli soruşturma devam ederken, kamuoyu bir kez daha aile içi şiddetin ve silaha erişimin yol açtığı yıkıcı sonuçlarla yüzleşti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“En az 3 çocuk” çıkışı yeniden gündemde Haber

“En az 3 çocuk” çıkışı yeniden gündemde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ocak 2026 Pazar günü İstanbul’daki Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Hane” İslam Sanatları Sergisi’nin açılışında hem sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu hem de aile ve nüfus artışı tartışmalarına dair dikkat çeken mesajlar verdi. Erdoğan, uzun süredir dile getirdiği “en az 3 çocuk” çağrısını yineleyerek “neslimizi çoğaltmamız lazım” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “en az 3 çocuk” çağrısını “güçlü aile” vurgusuyla yeniden yineledi Erdoğan, konuşmasında kalabalık aile fikrini “güçlü ailenin olmazsa olmazı” olarak tanımladı. Açıklamasında “Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım” diyerek nüfus artışına dair yaklaşımını bir kez daha kamuoyunun gündemine taşıdı. Erdoğan, nüfus artışına mesafeli yaklaşımlara “en yakınımızdakiler bile” diyerek sitem etti Cumhurbaşkanı, nüfus artışına dair görüşlerinin çevresinde her zaman karşılık bulmadığını belirterek, “En dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor” ifadesini kullandı. Bu yaklaşımın kendisini “ciddi manada üzdüğünü” söylediği aktarıldı. Sözler, kültür-sanat etkinliğinde verildi; “Hane” sergisi üzerinden kuşak vurgusu öne çıktı Açıklamalar, “Hane” temasıyla düzenlenen İslam Sanatları Sergisi’nin açılış programında geldi. Erdoğan’ın hem serginin kuşaklar arası bağ kurma yönüne hem de aile/nüfus başlığına aynı çerçevede temas etmesi, mesajın “kültürel süreklilik” ve “toplumsal devamlılık” vurgusuyla verilmesi şeklinde yorumlandı.

Kestel'de donmak üzere olan aile kurtarıldı Haber

Kestel'de donmak üzere olan aile kurtarıldı

Bursa’nın genelinde sabah saatlerinde gerçekleşen yoğun kar yağışı ve hava şartları ulaşımı olumsuz yönde etkiledi. Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Narlıdere Mahallesi’nde sabah saatlerinde etkisini artıran yoğun kar yağışı nedeniyle yollar ulaşıma kapandı. Bursa ili Kestel ilçesi Narlıdere Mahallesi’nde yer alan Bunglov evlerine hafta sonu kampı için giden iki aile yoğun kar yağışı ve olumsuz hava koşulları nedeniyle mahsur kaldı. Yoğun kar yağışının sabaha karşı bastırmasıyla günün ilk ışıkları ile evlerinde mahsur kaldıklarını fark eden aileyi Bursa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri kurtardı. Kestel’in Narlıdere mahallesinde mahsur kalan 6 kişi 112’den yardım talep etti. 112’nin yardım çağrısı sonrası konuyu ayrıca Bursa İl Jandarma Komutanlığı’na ileten vatandaşlara kısa sürede kurtarma müdahalesi gerçekleştirildi. Narlıdere mahallesinde mahsur kalan vatandaşlar tarafından gerçekleştirilen ihbarın alınmasının ardından Bursa İl Jandarma Komutanlığı emri ile Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, zorlu şartlara rağmen hızla bölgeye sevk edildi. Tipi ve yoğun kar yağışına aldırış etmeyen Jandarma ekipleri, kapanan yolları aşarak mahsur kalan vatandaşlara ulaştı. Bursa İl Jandarma Komutanlığı’nın Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri ile yürüttüğü ortak kurtarma operasyonu neticesinde 6 kişilik iki aile gerçekleştirilen titiz çalışma sonucunda güvenli bölgeye tahliye edildi. Vatandaşların sağlık durumlarının iyi olduğunun anlaşılması ile 6 kişilik aile evlerine ulaştırıldı. Jandarma’nın yeni yılın ilk ışıkları ile birlikte zor günlerinde yanlarında olmasından ötürü mutlu olduklarını ifade eden vatandaşlar; “Türk Askerinin, Mehmetçiklerimizin, Jandarmamızın Allah yar ve yardımcısı olsun. Bursa İl Jandarma Komutanlığı ve Kestel İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri kendilerine ulaştıktan kısa bir süre sonra bizimle iletişime geçtiler. Jandarma, 1 saat gibi kısa bir sürede bizi mahsur kaldığımız dağlık araziden kurtardı” dediler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.