SON DAKİKA

#Ak Parti

HABER DEĞER - Ak Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ak Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi Haber

Ömer Çelik: SDG’nin sabotaj girişimi engellendi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, Suriye’deki son gelişmeleri ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından yayımlanan yeni kararnameyi değerlendirdi. Çelik, söz konusu kararnamenin Suriye’de kapsayıcı bir siyasal yaklaşımın açık göstergesi olduğunu vurguladı. “Kürt yurttaşlara yönelik inkâr politikaları sona erdi” Çelik, kararnamenin 1. maddesinde yer alan “Suriyeli Kürt yurttaşlar, Suriye halkının vazgeçilmez ve ayrılmaz bir parçasıdır” ifadesine dikkat çekerek, bu yaklaşımın Baas rejimi dönemindeki ret ve inkâr politikalarının sona erdiğinin açık kanıtı olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca Kürt yurttaşlar için değil, Suriye’deki tüm etnik ve mezhepsel topluluklar için kapsayıcı bir gelecek vizyonu sunduğunu ifade etti. “Devlet içinde devlet, ordu içinde ordu olmaz” Açıklamasında SDG’nin faaliyetlerine de sert tepki gösteren Çelik, örgütün “devlet içinde devlet, ordu içinde ordu” anlayışıyla hareket etmeye çalıştığını söyledi. Bunun Suriye’nin “tek devlet, tek ordu” ilkesine açıkça aykırı olduğunu vurgulayan Çelik, bu tür paralel yapılanmaların Türkiye ve Suriye halkları için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu dile getirdi. “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge birbirinden ayrılamaz” Çelik, “Terörsüz Türkiye” hedefi ile “terörsüz bölge” vizyonunun birbirini tamamlayan süreçler olduğunu belirterek, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uymayarak hem Suriye toplumunu hem de Türkiye’yi hedef alan bir sabotaj girişiminde bulunduğunu savundu. Bu girişimin, Suriye yönetiminin yürüttüğü terörle mücadele operasyonları sayesinde engellendiğini ifade etti. AK Parti Sözcüsü, açıklamasını “SDG’nin aleti olduğu darbe mekanizması işlevsiz hale getirilmiştir” sözleriyle tamamladı. Bu mesaj, Ankara’nın Suriye’nin toprak bütünlüğü ve bölgesel güvenlik konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ömer Çelik'ten CHP’ye: Saldırganlık siyaset değildir Haber

Ömer Çelik'ten CHP’ye: Saldırganlık siyaset değildir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin son dönemdeki söylemlerini sert sözlerle eleştirdi. Çelik, yargı mensupları ile güvenlik güçlerinin sistematik biçimde hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Yargı ve güvenlik güçleri hedef alınıyor” Çelik, CHP’li yöneticilerin açıklamalarında yargı mensupları ve güvenlik güçlerini doğrudan hedef aldığını belirterek, bu tutumun demokratik siyasetle bağdaşmadığını ifade etti. Söz konusu söylemleri “çirkin davranış ve sözler” olarak niteleyen Çelik, bu yaklaşımı açık biçimde kınadıklarını dile getirdi. “Hakaret siyaset değil, saldırganlıktır” Eleştiri ile saldırganlık arasındaki farkın altını çizen Çelik, siyasetin eleştiriye açık olduğunu ancak hakaret ve hedef göstermenin meşru bir muhalefet yöntemi sayılamayacağını söyledi. Çelik, “Eleştiri siyasetin konusudur ama hakaret ve hedef gösterme siyaset değil, saldırganlıktır. Saldırganlık bir siyaset biçimi ya da muhalefet tarzı değildir” değerlendirmesinde bulundu. “Yanıt siyaset ve hukuk zemininde verilecek” AK Parti Sözcüsü, bu tür söylemler karşısında geri adım atılmayacağını da vurguladı. Çelik, saldırgan bir dil kullananlara verilecek yanıtın sokakta ya da polemikle değil, siyaset ve hukuk yoluyla olacağını belirterek, Türkiye toplumunun demokratik tartışma zemininin korunması gerektiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor? Haber

CHP’de transfer iddiası: Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın AK Parti’ye mi geçiyor?

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hakkında ortaya atılan “AK Parti’ye geçiyor” iddiası siyaset gündeminin en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. İddia, gazeteci Savcı Sayan’ın sosyal medya paylaşımıyla gündeme gelirken, gazeteci İsmail Saymaz’ın Akın’la yaptığı görüşme ise bu iddialara doğrudan bir yalanlama getirdi. Savcı Sayan: “Tüm görüşmeler tamam, onay bekleniyor” Gazeteci Savcı Sayan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP’den AK Parti’ye “bomba bir transfer” gerçekleştiğini öne sürdü. Sayan, daha önce de bu geçişi dile getirdiğini belirterek, görüşmelerin tamamlandığını ve yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayının beklendiğini iddia etti. Paylaşımında Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı işaret etmesi, kulislerde geniş yankı uyandırdı. Balıkesir ve Ankara kulisleri hareketlendi Sayan’ın açıklamasının ardından Balıkesir ve Ankara’da siyasi kulislerin hızla hareketlendiği gözlendi. Son dönemde parti değişikliklerinin artması, iddianın siyasi çevrelerde ciddiyetle tartışılmasına yol açtı. Özellikle “tüm görüşmeler tamamlandı” ve “Cumhurbaşkanı onayı bekleniyor” ifadeleri dikkat çekti. İsmail Saymaz: “Ahmet Akın’dan net yalanlama” İddialar büyürken gazeteci İsmail Saymaz, Ahmet Akın’a ulaştığını açıkladı. Saymaz, Akın’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddettiğini belirtti. Akın’ın, eşiyle birlikte Umre’de olduğunu söylediği ve “Kaç kez açıklama yaptım, yalanladım. Yok öyle bir şey” ifadelerini kullandığı aktarıldı. İddia mı, kulis manevrası mı? Ahmet Akın cephesinden gelen net inkâra rağmen, Savcı Sayan’ın iddiaları siyasi tartışmayı sona erdirmiş değil. Siyasi çevrelerde, bu çıkışın bir kulis manevrası mı yoksa henüz kamuoyuna açıklanmamış bir sürecin sızması mı olduğu sorusu gündemdeki yerini koruyor. Gözler Ankara’daki olası açıklamalarda Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nden ve AK Parti cephesinden gelecek olası açıklamalar merakla bekleniyor. İddiaların merkezinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayının işaret edilmesi, tartışmanın seyrini Ankara’dan yapılacak açıklamaların belirleyeceğine işaret ediyor.

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak Haber

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak

Özgür Özel, 3 Ocak 2026’da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Çankırı’da düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin yeni bir evreye girdiğini savundu. Özel, artık hiçbir kentin “siyasi kale” olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Çankırı’nın yalnızca milletin kalesi olduğunu söyledi ve 2026’da muhalefetin ortak bir dayanışma hattı kuracağını vurguladı. “Bu meydan itirazın ve dayanışmanın meydanıdır” Konuşmasında meydanın doluluğuna dikkat çeken Özel, açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve adaletsizliğe karşı yurttaşların sesini yükselttiğini ifade etti. Emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini söyleyen Özel, bu mitingin yalnızca bir siyasi buluşma değil, toplumsal bir itiraz alanı olduğunu dile getirdi. “Demokrasi kazanınca övünüp kaybedince yok saymak değildir” 31 Mart seçimlerine değinen Özel, CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasının ardından iktidarın “hazımsızlık” yaşadığını savundu. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, seçim kazanmanın suç olmadığını belirterek, demokrasinin seçilenlerin yönetmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özel, farklı partilerden seçilmiş isimlere de başarı dileyerek, halkın iradesine her koşulda saygı duyulması gerektiğini söyledi. Ekonomi üzerinden iktidara sert eleştiri Özel, Türkiye’nin Avrupa’da yoksulluk, işsizlik ve vergi adaletsizliğinde üst sıralarda yer aldığını savundu. Edirne ve Yunanistan örneğini veren Özel, Türkiye’de et fiyatlarının iki katına çıktığını, buna karşın komşu ülkede asgari ücretin çok daha yüksek olduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin halk mandıraları ve kent lokantalarıyla fiyatları düşürdüğünü belirten Özel, bunun “rant değil, iyi yönetim” sonucu olduğunu ifade etti. Asgari ücret ve emekli maaşı vaadi CHP iktidarında en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılacağını söyleyen Özel, mevcut koşullarda asgari ücretin 39 bin lira olması gerektiğini savundu. Açıklanan ücretlerin açlık sınırının altında kaldığını belirten Özel, bu durumu sosyal adaletsizliğin göstergesi olarak nitelendirdi. “Vergi yükü yoksulun sırtından alınacak” Vergi sistemini sert sözlerle eleştiren Özel, dolaylı vergilerin yurttaşları eşitsiz biçimde etkilediğini söyledi. CHP’nin hedefinin çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak olduğunu belirten Özel, “yoksuldan yüzde 89, zenginden yüzde 11 vergi alan düzenin” sona ereceğini savundu ve “bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devrinin başlayacağını” söyledi. Erken seçim çağrısı ve kutuplaşma eleştirisi Özel, açık biçimde erken seçim istediklerini belirterek, iktidarın gerginlik ve kutuplaşma üzerinden sorunları örtmeye çalıştığını öne sürdü. 2026’nın ilk mitinginde, AK Parti ve MHP seçmenleriyle de kucaklaşacaklarını vurgulayan Özel, toplumsal barışın ancak bu yolla sağlanabileceğini söyledi. ABD–Venezuela çıkışıyla dış politika mesajı Konuşmasında Venezuela’daki gelişmelere de değinen Özel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunu sert sözlerle eleştirdi. İktidarın bu konuda sessiz kaldığını savunan Özel, “Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz vardır” diyerek dış müdahalelere karşı net bir tutum aldı. “2026 kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak” Konuşmasının sonunda Özel, 2026’yı yeni bir siyasetin miladı olarak tanımladı. Muhalefet partileriyle kol kola, omuz omuza hareket edeceklerini belirten Özel, bununla da yetinmeyerek Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi tabanındaki yurttaşlarla da diyalog kuracaklarını söyledi. Özel, hedeflerinin kimsenin kaybetmediği, herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye olduğunu ifade etti.

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz Haber

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz

Milliyetçi Hareket Partisi Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı uzun paylaşımda, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis’e sunduğu süreç raporundaki “tespit ve teyit mekanizması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, söz konusu bölümün, MHP’nin daha önce ortaya koyduğu yaklaşım ile birebir örtüştüğünü ifade etti. “Tespit ve teyit sürecin en kritik eşiğidir” Yıldız, terör örgütünün silah bırakması, kendisini tasfiye etmesi ve varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesinin sürecin en önemli aşaması olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca sahadaki fiilî durumun kaydı olmadığını vurgulayan Yıldız, aynı zamanda hukuki ve idari işlemler için bir başlangıç noktası olduğuna dikkat çekti. “Bu eşik aşılmadan hiçbir ileri adım atılamaz” MHP’li Yıldız, devletin tespit ve teyidi olmadan sürecin hiçbir ileri safhasına geçilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu anın, hem ilgili kurumlar hem de hukuk düzeni açısından yeni bir dönemin miladı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Güvenlik ve hukuk birlikte işletilmeli Paylaşımda, tespit ve teyit sürecinin devletin ilgili güvenlik kurumları arasında sağlanacak koordinasyonla yürütülmesi gerektiği belirtildi. Yıldız, bu sürecin objektif, ölçülebilir ve açık kriterlere bağlanmış göstergeler üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu kaydetti. Silahsızlanma somut delillerle ortaya konulmalı Yıldız’a göre, örgütün silahlı kapasitesinin ortadan kalktığı, lojistik ağların sürdürülebilir bir tehdit oluşturamayacak şekilde dağıtıldığı ve silahların sahada yeniden kullanılmasına imkân vermeyecek biçimde imha edildiği somut tespit ve delillerle ortaya konulmalı. Şeffaflık ve kayıt altına alma vurgusu Süreç boyunca uygulanacak yöntemlerin şeffaf olması gerektiğini belirten Yıldız, idari kararlar ile bu kararlara esas teşkil eden bilgi, belge ve kıstasların kayıt altına alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kayıtların, gerektiğinde yargısal ve hukuki denetime açık biçimde muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Meclis ve yargı denetimi için arşiv şartı Tespit sürecinde kullanılan veri toplama, analiz ve raporlama mekanizmalarının kurumsal arşivlerde düzenli biçimde saklanmasının önemine işaret eden Yıldız, bunun bireysel başvurular, anayasal denetim süreçleri ve Meclis denetimi açısından hayati olduğunu belirtti. “Bu karar pazarlık değil, devlet tasarrufudur” Feti Yıldız, tespit ve teyit kararının herhangi bir pazarlığın ya da keyfî bir tasarrufun konusu olamayacağını vurguladı. Bu kararın, devletin güvenlik ve hukuki yetkisinin birleştiği, ölçülebilir delillere dayanan, şeffaf ve denetlenebilir bir kurumlar arası mutabakatla alınacağını ifade etti. Toplumsal güven ve kalıcı huzur hedefi Yıldız, tespit ve teyit mekanizmasının titizlikle işletilmesinin, kalıcı huzur ve toplumsal güven üretme kapasitesini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Yanlış, eksik ya da zamansız bir tespitin hem adalet duygusunu zedeleyebileceğini hem de yeni güvenlik riskleri doğurabileceğini söyledi. AK Parti raporuyla tam paralellik vurgusu Paylaşımının başında AK Parti raporundaki ilgili bölümün, MHP’nin ilkesel yaklaşımıyla birebir örtüştüğünü ifade eden Yıldız, bu çerçevenin Türkiye toplumunda güven duygusunu pekiştirecek ve ileride doğabilecek hukuki ve toplumsal tartışmaların önünü kesecek bir zemin sunduğunu kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.