SON DAKİKA

#Akademisyenler

HABER DEĞER - Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Efsane mi gerçek mi? Kral Arthur tartışması sürüyor Haber

Efsane mi gerçek mi? Kral Arthur tartışması sürüyor

Popüler anlatılarda Kral Arthur; Yuvarlak Masa Şövalyeleri, Kutsal Kase arayışı ve Camelot gibi unsurlarla birlikte anılsa da, bu hikâyelerin büyük kısmının sonradan eklenen efsanevi öğeler olduğu düşünülüyor. Akademisyenler ikiye bölünmüş durumda Bazı tarihçiler, Arthur’un tamamen kurgusal bir karakter olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre Arthur figürü, 9. yüzyılda kaleme alınan metinlerle birlikte ortaya çıktı ve dönemin toplumsal ihtiyaçlarına cevap veren bir kahraman olarak yaratıldı. Özellikle Historia Brittonum adlı eserde Arthur’un bir kraldan ziyade Saksonlara karşı savaşan bir lider olarak anlatılması, karakterin sonradan şekillendirildiği görüşünü güçlendiriyor. “Gerçek bir savaş lideri olabilir” diyenler de var Diğer bir grup akademisyen ise Arthur’un tarihsel bir figüre dayanabileceğini öne sürüyor. Bu görüşü destekleyenler, Annales Cambriae (Galler Yıllıkları) gibi kaynaklara dikkat çekiyor. Bu kayıtlarda, Arthur’un 6. yüzyılda yaşamış bir savaş lideri olabileceği ve Camlann Savaşı’nda hayatını kaybettiğinin anlatıldığı ifade ediliyor. Ayrıca aynı dönemde Britanya’da “Arthur” isminin yaygınlaşması da, bu ismin gerçek bir liderden esinlenmiş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Efsane ile gerçek iç içe geçmiş olabilir Bazı araştırmacılar ise daha dengeli bir yaklaşım benimsiyor. Bu görüşe göre Kral Arthur, ya gerçek bir kişinin zamanla efsaneleştirilmiş hali ya da farklı tarihsel figürlerin özelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş sembolik bir karakter olabilir. Bu nedenle Arthur’un, anlatıldığı gibi bir kral olmasa bile, tarihsel bir çekirdeğe sahip olması ihtimal dışı görülmüyor. Tartışma bitmiş değil Bugün gelinen noktada Kral Arthur’un varlığına dair kesin bir kanıt bulunmuyor. Ancak efsane, tarih ile mitoloji arasındaki sınırın ne kadar belirsiz olabileceğini gösteren en güçlü örneklerden biri olmayı sürdürüyor. Uzmanlara göre, yeni arkeolojik bulgular ve metin analizleri bu tartışmaya ilerleyen yıllarda daha net yanıtlar getirebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı Haber

“Önce Siyaset Değişmeli” konferansı Ankara’da başladı

Ankara’da The Green Park Hotel Ankara’da düzenlenen Demokrasi Platformu’nun “Önce Siyaset Değişmeli” başlıklı Bahar Konferansları-1 etkinliği bugün saat 14.00’te başladı. Türkiye siyasetinin mevcut sorunlarını ve çözüm önerilerini tartışmayı amaçlayan konferans, akademisyenler, siyasetçiler ve gazetecileri bir araya getirdi. Siyasetin dönüşümü masaya yatırılıyor Konferansın ana teması, Türkiye’de siyasal sistemin yapısal sorunları ve demokratik hukuk devleti çerçevesinde yeniden inşa ihtiyacı olarak öne çıktı. Etkinlikte konuşmacılar, siyaset kurumunun işleyişinden kuvvetler ayrılığı ilkesine, siyasal etik sorunlarından reform önerilerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunuyor. Alanında tanınmış isimler konuşmacı olarak yer aldı Konferansta eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve gazeteci-yazar Taha Akyol gibi isimler yer alırken; gazeteci Bekir Ağırdır, Prof. Dr. Doğu Ergil ve Prof. Dr. Hüseyin Çelik de farklı başlıklarda sunumlar gerçekleştiriyor. Katılımcılar, Türkiye’de siyaset kültürünün dönüşümü ve kamusal tartışma ortamının güçlendirilmesine yönelik görüşlerini paylaşıyor. Demokratik hukuk devleti vurgusu Etkinliğin açılışında yapılan değerlendirmelerde, demokratik hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve siyasal sistemde şeffaflık ile hesap verebilirliğin artırılması gerektiği vurgulandı. Konferansın, farklı görüşlerin bir araya gelerek tartışabildiği bir zemin oluşturmayı hedeflediği belirtildi. Siyasal ahlâk vurgusu öne çıktı Konferansta söz alan siyaset bilimci Prof. Dr. Doğu Ergil, siyasal etik tartışmasına dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ergil, siyasal ahlâkın yalnızca teorik bir kavram olmadığını, doğrudan yönetim anlayışını belirleyen somut bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Ergil, “Siyasal ahlâk, soyut bir erdem değil, somut bir sorumluluktur. Devlet kutsal değildir ama malı herkesin olduğu için korunması gereken bir yapıdır. Yetki mutlak değil, bir emanettir ve alınan her karar hesap vermek içindir” ifadelerini kullandı. Yönetenlerin bu ilkelerden uzaklaşmasının toplumsal güveni zedeleyeceğini belirten Ergil, güven duygusunun zayıflaması halinde yalnızca siyasal sistemin değil, ekonomik ve hukuki yapının da ciddi biçimde zarar göreceğine dikkat çekti. Kamusal tartışma kültürüne katkı hedefi Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen etkinliğin, Türkiye’de kamusal tartışma kültürünü geliştirmeyi ve siyaset alanında yeni perspektifler sunmayı amaçladığı ifade edildi. Konferansın gün boyunca devam etmesi ve farklı oturumlarla zenginleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Otizm farkındalığında sporun birleştirici gücüne Sakarya'dan anlamlı şenlik Haber

Otizm farkındalığında sporun birleştirici gücüne Sakarya'dan anlamlı şenlik

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ile SUBÜ iş birliğinde düzenlenen 2’nci Spor Şenliği’nde özel çocuklar ve gençler sporla buluştu. Gün boyu süren etkinlikler, dayanışma ve empati duygusunu güçlendiren renkli görüntülere sahne oldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık gününe özel olarak düzenlediği ve bu yıl 2’ncisi düzenlenen Spor Şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Otizm konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen şenlikte, gençler ve özel çocuklar birlikte spor yapmanın yanı sıra paylaşmanın, dayanışmanın ruhunu yaşadılar. Geniş katılımın olduğu şenliğe Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. İlhan Yılmaz, Gençlik ve Spor İl Müdürü Cemil Boz, Büyükşehir Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Orhan Bayraktar’ın yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve özel çocukların ailelerinin katıldı. Sabahın erken saatlerinde otizme dikkat çekmek amacıyla düzenlenen bisiklet turuyla başlayan şenlik, SUBÜ Spor Bilimleri Fakültesi etrafında kurulan çeşitli spor etkinlikleriyle devam etti. Masa tenisi, golf, bocce, masa güreşi, topla puan kazanma, bardaktan top geçirme, balon yapımı gibi çeşitli oyunlar ve etkinliklerle katılımcılara keyifli anlar yaşadı. Program kapsamında oynanan Sakarya AmputeFutbol Takımı ile SUBÜ Kadın Futbol Takımı arasındaki gösteri maçı, izleyenlerden büyük ilgi gördü. Karşılaşma, sporun birleştirici ve kapsayıcı gücünü yansıtan anlara sahne oldu. Programa katılanlar arasında yer alan Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık “Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen olan Büyükşehir Belediyemizle ortaklaşa yaptığımız Spor Şenliği etkinliğinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Hocalarımızla ve öğrencileriyle yapmış olduğumuz bu etkinliğin hayırlara vesile olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı. Sporun birleştirici gücünü ön plana çıkararak katılımcılardan tam not alan şenlik, gün sonunda coşkulu bir atmosferle sona erdi.

İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanıyor Haber

İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanıyor

Türkiye’nin en tanınmış tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı kamuoyunda büyük üzüntü yarattı. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda tedavi gören Ortaylı, 13 Mart 2026’da hayatını kaybetti. Usta tarihçi için bugün İstanbul’da anma töreni ve cenaze programı düzenlenecek. Galatasaray Üniversitesi’nde anma töreni Prof. Dr. İlber Ortaylı için ilk tören 16 Mart Pazartesi günü saat 11.00’de Galatasaray Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. Akademisyenler, öğrenciler ve sevenleri burada Ortaylı’yı anmak için bir araya gelecek. Törenin ardından cenaze namazı için Fatih Camii’ne geçilecek. Fatih Camii’nde son yolculuk Ortaylı’nın cenaze namazı ikindi namazını müteakip Fatih Camii’nde kılınacak. Ünlü tarihçi, namazın ardından Fatih Camii haziresine defnedilecek. Ortaylı’nın, hayatı boyunca büyük saygı duyduğunu ifade ettiği Fatih Sultan Mehmet’in türbesinin bulunduğu alana yakın bir noktaya defnedileceği bildirildi. Hazireye giriş sınırlı olacak Aile tarafından yapılan açıklamada, Fatih Camii haziresinde devam eden restorasyon çalışmaları nedeniyle defin alanına sınırlı sayıda kişinin alınabileceği belirtildi. Hazire alanına yalnızca aile yakınları ve görevli kişilerin alınacağı ifade edilirken, Ortaylı’yı sevenlerden bu konuda anlayış gösterilmesi istendi. Cenaze nedeniyle bazı yollar kapatılacak İstanbul Emniyet Müdürlüğü, cenaze töreni nedeniyle Fatih çevresinde bazı yolların trafiğe kapatılacağını duyurdu. Saat 09.00 itibarıyla şu yolların geçici olarak kapatılacağı açıklandı: İtfaiye Caddesi Büyük Karaman Caddesi Aslanhane Sokak Mıhçılar Caddesi Manisalı Fırın Sokak Taylasan Sokak Hulusi Noyan Sokak Nalbant Demir Sokak Hattat Nazif Sokak Fatih Türbesi Sokak Alternatif güzergâh olarak Kıztaşı Caddesi ve Haydar Bey Caddesi önerildi. Tarih anlatımını geniş kitlelere taşıdı 1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde doğan İlber Ortaylı, Osmanlı tarihi, diplomasi tarihi ve şehir tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla Türkiye’de tarih anlatımına önemli katkılar sundu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde eğitim alan Ortaylı, akademik kariyeri boyunca dünyanın birçok önemli üniversitesinde araştırmalar yaptı. “İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı”, “Türklerin Tarihi”, “Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek” ve “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” gibi eserleri geniş okur kitlesine ulaştı. 2005-2012 yılları arasında Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini yürüten Ortaylı, Osmanlı mirasının korunması ve tanıtılmasına yönelik önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Güçlü hitabeti, keskin yorumları ve geniş kültürüyle kamuoyunda “tarihin hocası” olarak anılan Ortaylı, Türkiye’de tarih bilincinin yaygınlaşmasında önemli rol oynadı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doğum izni 24 haftaya uzatılıyor: Teklif Meclis yolunda Haber

Doğum izni 24 haftaya uzatılıyor: Teklif Meclis yolunda

Türkiye’de çalışma hayatını doğrudan etkileyecek yeni bir düzenleme için geri sayım başladı. AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan kanun teklifi, doğum izni süresini artırmayı ve çocukların dijital güvenliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Teklifin kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması bekleniyor. Doğum izni süresi yeniden düzenleniyor Hazırlanan teklife göre mevcut uygulamada 16 hafta olan doğum izni toplamda 24 haftaya çıkarılacak. Yeni modelde doğum öncesi izin 8 hafta olarak korunurken, doğum sonrası izin süresi 16 haftaya yükseltilecek. Böylece annelere özellikle doğumdan sonraki süreçte daha uzun bir toparlanma ve bakım süresi tanınması amaçlanıyor. Tüm çalışan kadınları kapsayacak Düzenlemenin kapsamı oldukça geniş tutuldu. Memurlar, işçiler, hâkim ve savcılar, akademisyenler, KİT çalışanları ve askeri personel dahil olmak üzere farklı statülerde görev yapan tüm kadınların bu haktan yararlanması planlanıyor. Bu doğrultuda Devlet Memurları Kanunu, İş Kanunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda eş zamanlı değişiklik yapılması öngörülüyor. Çocuklar için sosyal medya kısıtlaması geliyor Kanun teklifinde yalnızca doğum izni değil, çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik maddeler de bulunuyor. Buna göre 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarında hesap açması sınırlandırılacak; yaş doğrulama sistemiyle çocukların yalnızca yaşlarına uygun oyun ve içeriklere erişebilmesi sağlanacak. Platformlara yeni sorumluluklar yolda Teklif, sosyal medya platformlarına yaş gruplarına göre içerik filtreleme yükümlülüğü de getiriyor. Amaç, çocukların gelişimlerine zarar verebilecek içeriklerle karşılaşmasını önlemek. Düzenlemeye ilişkin sunumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından AK Parti MKYK toplantısında yapıldığı ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı Haber

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı

Hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında yürüttüğü araştırma ve toplantılarla dikkat çeken Hukuk İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği (HİSAR), bugün Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin güvenlik politikaları, toplumsal barış ve “terörsüz bir gelecek” hedefi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıya eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir de katıldı. Alaaddin Aldemir’den “toplumsal mutabakat” vurgusu Toplantıda söz alan Alaaddin Aldemir, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Aldemir, hukuk devleti ilkeleri, demokratik katılım ve toplumsal uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımın kalıcı barış için zorunlu olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geniş bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuk ve siyaset perspektifinden değerlendirmeler Toplantıda yapılan sunumlarda, terörle mücadelenin hukuki zemini, demokratik standartların korunması ve ekonomik-sosyal politikaların rolü ele alındı. Katılımcılar, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde yürütülmesinin toplumsal güveni güçlendireceği görüşünde birleşti. HİSAR Derneği’nin çalışmaları ve düzenli Çarşamba toplantıları Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan HİSAR Derneği, eski milletvekili Ayhan Bilgen’in öncülüğünde kuruldu. Dernek, hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında araştırmalar yaparak Türkiye’nin temel meselelerine yönelik nitelikli analizler ve çözüm önerileri üretmeyi amaçlıyor. HİSAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise Vakkas Cebe yürütüyor. Dernek, sivil toplumun siyasete katılımını artırmayı ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog ve uzlaşıyı güçlendirmeyi temel misyonları arasında görüyor. Bu kapsamda HİSAR, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Çarşamba toplantılarında “alternatif siyaset”, “adalet”, “demokratikleşme” ve “toplumsal barış” gibi başlıkları ele alıyor. Bu buluşmalarda akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek güncel meseleler üzerine yapıcı tartışmalar yürütüyor. Çalışmalar sürecek mesajı Toplantının ardından HİSAR Derneği yetkilileri, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar, raporlar ve düzenli toplantılarla sürece katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bugünkü toplantı, soru-cevap bölümü ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı Haber

Uluslararası Barış Konferansı sonuç bildirgesi açıklandı

Konferans, Türkiye’deki 40 yıllık çatışmanın sona erdirilmesi için kapsamlı bir yol haritası açıkladı İstanbul’da 6–7 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, yayımlanan sonuç bildirgesiyle tamamlandı. 19 ülkeden siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucularının katıldığı toplantıda, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışma ortamının nasıl sonlandırılacağı ve kalıcı barışın hangi ilkelerle inşa edilebileceği ele alındı. Bildirge, PKK’nin Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının ardından açıkladığı silahlı mücadeleyi bırakma kararını, “bölge istikrarı için tarihi bir eşik” olarak değerlendirdi. “Öcalan barış sürecinde kritik bir aktör” vurgusu öne çıktı Bildirgede, küresel ölçekte otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde Abdullah Öcalan’ın hem düşünsel hem pratik olarak barış inşasında belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi. Metinde şu değerlendirme yer aldı: “PKK’nin silahlı mücadeleyi sonlandırma ve kendini feshetme kararı, uzun süreli çatışmaların bitirilmesi için cesur bir adımdır. Bu adım yeni bir toplumsal sözleşmenin kapısını aralamaktadır.” Konferansta kalıcı barış için 6 maddelik yol haritası oluşturuldu Katılımcılar, iki gün süren tartışmaların ardından barış sürecinin ilerleyebilmesi için altı başlık belirledi: 1. Öcalan’ın AİHM kararları doğrultusunda serbest bırakılması için yasal düzenleme yapılması ve İmralı’daki tecrit koşullarının tamamen kaldırılması. 2. Çatışmaların çözümünde tek yöntemin diyalog olduğu ve BM’nin 1325 sayılı kararı gereği kadınların barış süreçlerinde aktif rol alması. 3. Türkiye’nin tüm halklarını eşit yurttaşlık temelinde kapsayan demokratik bir anayasa ihtiyacı. 4. Merkeziyetçiliğin yerine yerel demokrasiyi güçlendiren modellerin geliştirilmesi. 5. Şiddeti besleyen hukuksal ve yapısal sorunların kapsayıcı bir dönüşümle ortadan kaldırılması. 6. Avrupa Birliği’nin, tarafların kabulü halinde arabulucu veya garantör rolü üstlenmesi. “Siyasi tutukluların özgürlüğü lütuf değil, hukuksal zorunluluktur” Bildirgede son olarak, Abdullah Öcalan, Kobani Davası’nda yargılananlar ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılması çağrısı yapıldı. Açıklamada, “Siyasi tutukluların özgürlüğü bir lütuf değil, tarihsel ve hukuksal bir zorunluluktur.” ifadesi dikkat çekti. Katılımcılar, Türkiye’yi insan hakları ve insancıl hukuk gereklerini yerine getirmeye çağırırken, sürecin uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleneceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.