SON DAKİKA

#Akp

HABER DEĞER - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fon soruşturmasında kritik gelişme: Eski Başdanışman Ertan Aydın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi Haber

Fon soruşturmasında kritik gelişme: Eski Başdanışman Ertan Aydın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

Kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon krizine ilişkin adli soruşturma derinleşiyor. Soruşturmanın merkezinde yer alan Tera Menkul Değerler şirketinde bir dönem bağımsız yönetim kurulu üyeliği yaptığı belirlenen eski AKP milletvekili Ertan Aydın, 22 Ekim tarihinde gözaltına alınmıştı. Savcılık işlemlerinin ardından hakimliğe sevk edildi Emniyetteki sorgu ve işlemleri tamamlanan Ertan Aydın, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Akşam saatlerinde tamamlanan savcılık sorgusunun ardından Aydın, "Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamalarıyla tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Soruşturma kapsamında daha önce hakkında 26 Eylül tarihinde yurt dışına çıkış yasağı getirildiği hatırlatılan Aydın'ın, şirketteki altı aylık görevi sırasında hiçbir evraka imza atmadığını ve usulsüzlükleri fark ederek istifa ettiğini savunduğu kaydedilmişti. Ertan Aydın, geçmişte Recep Tayyip Erdoğan’ın 2012 yılında Başbakanlığı ve 2014’te Cumhurbaşkanlığı döneminde başdanışmanlık görevlerinde bulunmuştu. Aydın aynı zamanda i2023 seçimlerinde hayata geçirilwn "Türkiye Yüzyılı" kampanyasını yöneten isimler arasında yer alıyordu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Üsküdar’da Başkanvekili seçimi öncesi muhalefette ayrılık : CHP ve YENİ Parti ayrı aday çıkaracak Haber

Üsküdar’da Başkanvekili seçimi öncesi muhalefette ayrılık : CHP ve YENİ Parti ayrı aday çıkaracak

Üsküdar Belediyesi'nde Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasıyla başlayan idari kriz ve ardından yaşanan hukuki ve siyasi gelişmeler, yeni bir boyut kazandı. Eylül ayında gerçekleşen meclis oylamasıyla başkanvekilliği koltuğuna oturan AKP'li Dündar Ziya Gültekin’in 15 Ekim’de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesi üzerine, belediye meclisi yeniden sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Muhalefet bloğu sandığa ayrı ayrı gidiyor 20 Ekim'de yapılması planlanan Üsküdar Belediye Başkanvekilliği seçimi öncesinde CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı meclis aritmetiğine ve adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sarı, seçimlerde CHP ve YENİ Parti’nin ayrı adaylar çıkaracağını duyurdu. Üsküdar Belediye Meclisi'ndeki üye dağılımına dikkat çeken Müslim Sarı; mecliste AKP’nin 23, CHP’nin 9 ve YENİ Parti’nin 9 üyesinin bulunduğunu belirtti. Üsküdar'da seçim sürecinde ne yaşanmıştı? Üsküdar Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından İstanbul Valiliği idari süreci başlatmıştı. İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin Ağustos ayında yapılan seçime ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından, belediye meclisi 8 Eylül'de yeniden toplanmıştı. Söz konusu seçimde muhalefet grubu tek aday göstererek CHP'li Meclis Üyesi Sibel Tan Çetinkaya'yı, Cumhur İttifakı ise AKP'li Dündar Ziya Gültekin'i aday çıkarmıştı. Dört tur süren oylama maratonunun sonunda 23 oy alan Gültekin, Üsküdar Belediye Başkanvekilliği görevine seçilmişti. Gültekin'in 15 Ekim tarihinde Düzce yakınlarında geçirdiği feci trafik kazası sonucu yaşamını yitirmesiyle boşalan başkanvekilliği koltuğu için 20 Ekim'de Üsküdar Belediye Meclisi'nde yeniden oylama gerçekleştirilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye Belediyeler Birliği seçiminde kritik karar: CHP'den YENİ Parti'ye destek kararı Haber

Türkiye Belediyeler Birliği seçiminde kritik karar: CHP'den YENİ Parti'ye destek kararı

Türkiye Belediyeler Birliği’nde (TBB) yönetim değişikliklerine yol açan yargı süreçlerinin ardından gözler yarın Ankara’da yapılacak başkan vekilliği seçimine çevrildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart 2025’te tutuklanmasının ardından yerine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar getirilmiş; Karalar'ın da tutuklanmasıyla 16 Temmuz 2025’te yapılan seçimde Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer 446 oyla TBB Başkanvekili seçilmişti. Vahap Seçer'in de tutuklanarak görevden uzaklaştırılması üzerine bir kez daha boşalan başkan vekilliği koltuğu için yarın yeniden sandık kurulacak. Cumhur İttifakı ve YENİ Parti adaylarını açıklamıştı Kritik seçim öncesi partiler adaylarını netleştirdi. Cumhur İttifakı seçimde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ı aday gösterirken, YENİ Parti ise Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'yi aday olarak duyurmuştu. 821 üyeli TBB Meclisi'nde 261 sandalyeyle ikinci büyük grup konumunda bulunan CHP'nin izleyeceği politika merakla beklenirken, partiden flaş bir hamle geldi. CHP'nin seçimlerde kendi adayını çıkarmayarak YENİ Parti'nin adayı Ayşe Ünlüce'yi destekleme kararı aldığı öğrenildi. TBB Meclisi'ndeki üye dağılımına göre AKP'nin 304, CHP'nin 261, YENİ Parti'nin 131, MHP'nin 57, DEM Parti'nin 56, Yeniden Refah Partisi'nin 9 ve İYİ Parti'nin 3 üyesi bulunuyor. Yarın yapılacak oylamanın sonuçları yerel yönetimler dengesi açısından yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor." Haber

Mümtaz'er Türköne: "Borsa soygunu, AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor."

Yazısına çarpıcı bir tespitle başlayan Türköne, "Aylarca gündemimizi işgal edecek, dallanıp budaklanacak bir hikâyenin henüz başındayız. Düzen tepemize çöktü, yara henüz taze, hissedilmesi zaman alacak. Yeni başlayan karanlık bir televizyon dizisi gibi, her hafta yeni bölümleri şaşkınlıkla ve heyecanla takip edeceksiniz" dedi. Tasarruflarını kaybeden bir yakınının "Devlet zararımızı karşılar mı?" sorusuna "Üzerine bir bardak soğuk su iç, sonra mutluluğu paradan başka şeylerde ara" yanıtını verdiğini aktaran yazar, soygunun pek çok cephede sarsıcı sonuçlar doğuracağını kaydetti. "Nüfuz ticareti" ve hukuki sorumluluklar Olayın hukuki boyutunu ele alan Türköne, finans sektörünü düzenleyen kanunlara karşı suç işleyen yetkililerin tek tek ayıklanacağını belirterek, "Sultanahmet Camii’nin üçer şerefeli altı minaresini çalanlar, kılıfa ihtiyaçları olduğunu hiç düşünmemişler. Peynir büyük, fare ne yapsın? Demek çok sağlam garantilerle iş görmüşler" ifadelerini kullandı. Söz konusu soruşturmanın Türk Ceza Kanunu'nun 255. maddesinde yer alan "nüfuz ticareti" başlığı altında yürütüleceğini vurgulayan Türköne, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu ceza maddesi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Suçu işleyen kamu görevlisi ise (politikacılar da bu kategoriye girecek) ceza yarı oranında arttırılıyor ve üç yıldan 7.5 yıla kadar çıkıyor. Hisse tahtasının %1000-2000 arttığı fonlardan Fatma Betül Sayan gibi astronomik kâr edenler, otomatik olarak bu suçu işlemiş sayılacak. Bürokraside ve AKP’de etkili görevlerde bulunanlar 'nüfuz ticareti' suçundan yargılanacak. Göz göre göre gelmekte olan kriz için uyarılarda bulunan eski MASAK başkan yardımcısını gözaltına alan yargı mensupları, el konulan şirketlerdeki usulsüzlükleri haber yapanlara saniyesinde 'yayın yasağı' kararı veren hakimlerin de soruşturulması gerekecek." Mehmet Şimşek'in geçen kasım ayındaki uyarısından sonra SPK'nın ocak ayında durumun farkına vardığını ancak raporların kaldırıldığını hatırlatan yazar, "Ne çare ki geri adım atıyor veya attırılıyor, üç başkan yardımcısı görevden alınıyor ve malumu ilam eden rapor SPK web sitesinden kaldırılıyor. Bu güç kimde var? Kimler araya girmiş? Yetkili ve sorumlular kendi paçalarını kurtarmak için mutlaka ötecek" dedi. AKP için arınma ve siyasi sistem eleştirisi AKP içerisinde dürüst politikacıların başkaldırması için bir fırsat doğduğunu savunan Türköne, "AKP’nin siyasî varlığını devam ettirebilmesi, bu tufeylileri sırtından atıp, bulaşan kirden-pastan arınmasına bağlı" dedi. Hayatı boyunca özel himaye görmüş Fatma Betül Sayan'ın profilinin partinin 24 yıldaki ahlaki çöküşünü özetlediğini belirten yazar, "Güç, bütün ahlaki öncelikleri toprağa gömüyor, sonradan görmelerin çılgın soygunu başlıyor" ifadelerini kullandı. Borsa soygununun doğrudan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yol açtığı siyasi bir skandal olduğunu belirten Türköne, "Bütün yetkiler tek kişinin elinde toplandı. Tekelleşen bu yetkiyi tabasbus ile gücün yanında pozisyon alanlar, doğal olarak kendileri için kullanmaya başlayınca yolsuzluklarda patlamalar yaşandı. Mevcut siyasal sistem bu tür soygunları fiilen önleyecek denetim mekanizmalarını işletemiyor" değerlendirmesinde bulundu. Ekonomik çöküş ve orta sınıfın tasfiyesi Ekonomik sistemin tamamını kilitleyecek bir arıza ile karşı karşıya olunduğunu belirten Türköne, iktidarın geçmişteki politikalarını eleştirdi: "Fakirin geliri artarsa tüketim artar, talep baskısı doğar ve fiyatlar yükselir. Bunun yerine fakirden zengine verirsek, doğal olarak tasarruf edeceği para fazla yatırıma dönüşür ve arz artar, bu da fiyatların düşmesine yol açar. Tuzu kuruların tasarruflarını az biraz yatırıma kanalize eden sistem hisse senetleri ve doğal olarak borsadır. Borsa çökmüş durumda." Devletin hisse sahiplerinin zararlarını karşılamasının veya bu iş için vergi salınmasının imkansız olduğunu vurgulayan yazar, toplumun orta sınıfının aldığı yaraya dikkat çekti: "450 bin hisse sahibinin 50 binini çıkartın, geriye kalan 400 bin kişi küçük tasarruf sahipleri. Aileleri ile birlikte toplumsal dengelerde ağırlıklı bir yerleri var; çünkü bu kesim aynı zamanda toplumun orta sınıfını meydana getiriyor. Orta sınıf, ekonomik-siyasî çalkantı dönemlerinde üst ve alt sınıflar arasında süspansiyon vazifesi görür, darbeleri yumuşatırlar. Şimdi yaşadıkları duygu yoğunluğu yoksullardan farklı değil. Bu zümre, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan yoksul kesimin halini daha yakından tanıyacak." "AKP iktidarının sonunu getirmiş görünüyor" İktidarın muhalefete karşı yıldırma ve sindirme taktikleri uyguladığını ancak borsa krizinin bu algı operasyonlarını anlamsız kıldığını belirten Türköne, yazısını şu sözlerle noktaladı: "Borsa soygunu bu algı operasyonlarını bile anlamsız ve işe yaramaz hale getirecek çapta iktidarı dehşetli bir türbülansın içine soktu. 2001 bankacılık krizi ile iktidara gelen AKP’nin, 2026 borsa krizi ile iktidarı halefine devretmekten başka çaresi yok. Toplumdaki infial, siyasetteki çözümsüzlük derinleşiyor. Türkiye’nin nefes almasını sağlayacak yegâne çare, tarafların adaletini içine sindirecekleri bir seçim ve bu yolla iktidarı değiştirme umudu. Toplumun sabrı siyasetin basiretli duruşu bu umuttan besleniyor. Bu ihtimal ortadan kalkarsa düdüklü tencere içinde biriken basıncın hangi şiddette ve ne zaman patlayacağını muhalefet dahil hiç kimse kestiremez. Borsa soygunu, Fatma Betül Sayan’ın siyasî kariyerini noktaladığı gibi, AKP iktidarının da sonunu getirmiş görünüyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.