SON DAKİKA

#Algı Operasyonu

HABER DEĞER - Algı Operasyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Algı Operasyonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Ankara susuz değil, dezenformasyon yapılıyor" Haber

"Ankara susuz değil, dezenformasyon yapılıyor"

Son günlerde Ankara’da su kesintisi yaşandığına dair çıkan haberler üzerine basın toplantısı düzenleyen ABB Başkanı Mansur Yavaş, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kent genelinde suyun kesilmediğini vurgulayan Yavaş, yapılan haberleri “dezenformasyon” olarak nitelendirdi ve bu paylaşımlarla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. “Dezenformasyon yapanların hepsini savcılığa vereceğiz” Mansur Yavaş, bazı siyasetçilerin ve televizyon yorumcularının gerçeği çarpıttığını söyleyerek, su tasarrufu çağrısı yapan ancak yüksek miktarda su tüketen isimlerin verilerinin ellerinde olduğunu dile getirdi. Yavaş, “Televizyonlarda bağırıp çağıranlar aylık ortalama 20 metreküp su kullanıyor, sosyal medyada bağıran birinin evinde ise 37 metreküp su tüketildiğini görüyoruz. Bunların tamamını dezenformasyondan savcılığa vereceğiz” dedi. “Kuraklık küresel, Ankara da etkileniyor” Açıklamasında kuraklık sorununa da değinen Yavaş, yaşanan sürecin sıradan bir kuraklık olmadığını ifade etti. Akdeniz Havzası’nın dünyanın en hızlı kuruyan bölgelerinden biri haline geldiğini söyleyen Yavaş, bu tablonun Elazığ, Konya, Kayseri ve Ankara’yı doğrudan etkilediğini belirtti. Ankara’nın tarihinin en kurak dönemlerinden birini yaşadığını vurgulayan Yavaş, nüfus artarken barajlara gelen su miktarının azaldığını dile getirdi. DSİ’ye uyarı yapıldı, yanıt gelmedi Yavaş, Devlet Su İşleri’ni daha önce uyardıklarını belirterek, 2029 yılında Ankara’da kuraklık olmasa dahi mevcut nüfusla su sıkıntısı yaşanacağına dair rapor hazırladıklarını, ancak bu rapora resmi bir yanıt alamadıklarını söyledi. “Amaç CHP’li belediyeleri başarısız göstermek” Yavaş, su kesintileri üzerinden CHP’li belediyelere yönelik bir algı operasyonu yürütüldüğünü savunarak, “Amaç, ‘CHP’li belediyeler şehri susuz bıraktı’ algısını oluşturmak. Oysa Türkiye’nin birçok kentinde su sıkıntısı yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Belediye Meclisi’nde yaptığı yoklamada, yalnızca yedi kişinin su kesintisi yaşadığını söylediğini aktaran Yavaş, kesintilerin sınırlı bölgelerde ve geçici olduğunu vurguladı. İsim vermeden Melih Gökçek’e sert eleştiri Eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i isim vermeden eleştiren Yavaş, “Hiç tasarruf yapmamışlar. Su tasarrufu çağrısı yapıp kendi evinde aylık 37 ton su kullananlar var. Bir ton bile kısmamışlar, muhtemelen bahçelerini suluyorlar” dedi. Yavaş’ın “Kadı defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş” sözleri dikkat çekti. “Ankara halkı susuz bırakılmadı” ASKİ’nin günlük su verme kapasitesinin 1 milyon 240 bin metreküp olduğunu belirten Yavaş, bugüne kadar bu rakamın altına düşülmediğini söyledi. Yüksek kesimlerde zaman zaman yaşanan su sıkıntıları için yurttaşlardan özür dileyen Yavaş, Ankara’nın büyük bölümünde su sorunu bulunmadığını vurguladı. Basın toplantısını “Ankara’da şu an genel bir su problemi yok” sözleriyle tamamlayan Mansur Yavaş, yurttaşları resmi açıklamalar dışındaki iddialara itibar etmemeye çağırdı.

Üvey anne’ ifşası sonu oldu Haber

Üvey anne’ ifşası sonu oldu

Magazin gündemine bomba gibi düşen "Bez Bebek" kavgasında fatura kesildi. Dizideki rol arkadaşı Asena Keskinci’nin, "Sette bana kötü davranırdı, annemle babamın ayrılmasına sebep oldu, o benim üvey annem" şeklindeki şoke edici ifşalarının ardından sunucu ve oyuncu Evrim Akın, Kanal D ekranlarındaki işinden oldu. Sessiz sedasız yollar ayrıldı Kanal D yönetimi, yıllardır ‘Ev Gezmesi’ programını sunan Evrim Akın ile ilgili kararını verdi. Akın, hakkındaki iddiaları kesin bir dille yalanlayıp "Algı operasyonu yapılıyor" dese de programdan sessiz sedasız çıkarıldı. Kanalın, Akın’ın yerine ünlülerin evlerini gezmesi için deneyimli magazin muhabiri Asiye Acar’ı getirdiği öğrenildi. Ne olmuştu? "Bu kadın benim üvey annem" 2007-2010 yılları arasında yayınlanan "Bez Bebek" dizisinin çocuk yıldızı Asena Keskinci, geçtiğimiz günlerde eski defterleri açarak ortalığı karıştırmıştı. Keskinci, Evrim Akın’ın sette kendisine mobbing uyguladığını iddia etmiş ve daha da ileri giderek özel hayatıyla ilgili şu çarpıcı açıklamayı yapmıştı: "Annemle babamın boşanmasında payı var. Bu kadın, benim üvey annem oluyor. Hâlâ beraberler, babamla aynı evde yaşıyorlar." "Ağlamaktan bitap düştüm" demişti İddiaların odağındaki Evrim Akın ise avukatı aracılığıyla suçlamaları reddetmişti. Psikolojik olarak zor günler geçirdiğini belirten Akın, "Bu algı operasyonu sinirimizi bozdu. İnanın oturduğum koltuktan kalkamıyorum. Ağlamaktan bitap oldum" diyerek kendini savunmuştu. Ancak bu savunma, ekran macerasının sona ermesine engel olamadı.

Yedi yıllık mesajlar ortaya saçıldı: Set arkasında neler yaşandı? Haber

Yedi yıllık mesajlar ortaya saçıldı: Set arkasında neler yaşandı?

Eski set arkadaşları arasındaki gerilim kamuoyuna taşındı. Bir döneme damga vuran Bez Bebek dizisinin oyuncularından Asena Keskinci, sosyal medyada yayımladığı video ile rol arkadaşı Evrim Akın hakkında ağır iddialar ortaya attı. Keskinci, “mobbing” yaşadığını savunarak, Akın’ın yıllardır babasıyla aynı evde yaşadığı öne sürüsünü de gündeme getirdi ve yaşadıklarını “ifşa” başlığıyla kamuoyuna açtı. “Diziden attırırsam ne olur?” sözü tartışmanın fitilini ateşledi. Keskinci, sette herkesin Akın’dan çekindiğini ileri sürerken, kendisine yönelik “Bir de ben seni bu diziden attırırsam ne olur?” şeklinde ifadeler kullanıldığını iddia etti. Ayrıca yapım ekibinin, rol arkadaşı hakkında “ağır ilaçlar kullandığı” yönünde telkinlerle, kendisinden “alttan almasını” istediğini öne sürdü ve bu süreçte oyuncu değişikliğine gidildiğini iddialarına ekledi. Evrim Akın sessizliğini bozdu, kameralar önünde ağladı. Gündem olan açıklamaların ardından Akın ilk kez doğrudan konuştu. “İyilikten başka ne yaptım?” diyerek gözyaşlarına hâkim olamayan oyuncu, kendisine yönelik bir “algı operasyonu” yürütüldüğünü savundu. Duygusal anların yaşandığı açıklamada Akın, iddiaların kendisini yıprattığını ve yıllardır sürdürdüğü ilişkilerin “iyilik üzerinden okunması gerektiğini” söyledi. Mesajlar ortaya saçıldı, delil tartışması yeni bir boyut kazandı. Akın, savunmasını yalnızca sözle sınırlı bırakmadı; Asena Keskinci ile “7 yıl önce”ye tarihlenen mesajlaşmaları sosyal medya hesabında paylaştı. Bununla da yetinmeyen oyuncu, Keskinci’nin annesiyle yaptığı yazışmaları da yayımlayarak, iddialara “belgeyle” karşılık vermeyi tercih etti. Avukattan karşı hamle geldi, “travma” vurgusu yapıldı. Keskinci’nin avukatı Feyza Altun, yazılı bir açıklama yaparak müvekkilinin çocukluk ve gençlik döneminde yaşadıklarının “duygusal ve fiziksel şiddet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Açıklamada, travmaların görünür olmasının yıllar alabileceği, tek bir tetikleyici olayın dahi tüm yükü ortaya çıkarabileceği vurgulandı ve “Hukuk önünde gerçeklerin açığa çıkması” kararlılığı ifade edildi. Destek ve karşıt açıklamalar cepheleşmeyi büyüttü. Keskinci’nin paylaşımlarının ardından dizi ekibinden bazı isimlerin destek mesajları vermesi, bazı isimlerin ise Akın’ın yanında durması krizi ikiye böldü. Sosyal medya, izleyici yorumlarıyla adeta bir açık mahkeme salonuna döndü; “ifşa” ile “savunma” arasında gidip gelen mesajlar gündemi belirledi. Gözler hukuki sürece çevrildi, son söz mahkemenin olacak. Taraflardan gelen karşılıklı açıklamalar, tartışmayı magazin sınırlarının dışına taşıdı. Şimdi merak edilen, iddiaların yargı önüne taşınıp taşınmayacağı ve paylaşılan mesajların hukuki karşılığının ne olacağı. Kamuoyu, “gözyaşı mı, belge mi?” sorusunun yanıtını adli süreçte arayacak.

Yapay zeka Türkiye’nin en tehlikeli mahallesini seçti Haber

Yapay zeka Türkiye’nin en tehlikeli mahallesini seçti

Yapay zeka tarafından sosyal medya paylaşımları, basında yer alan güvenlik haberleri ve açık kaynak verileri taranarak hazırlanan risk haritası, Türkiye toplumunun en tartışmalı mahallelerinden birini yeniden gündeme taşıdı. Analize göre İstanbul ve Ankara’dan bazı mahallelerin ardından Adana’nın Yüreğir ilçesindeki 19 Mayıs Mahallesi “Türkiye’nin en tehlikeli mahallesi” olarak sıralamanın ilk basamağına oturdu. Mahalle sakinleri yapay zekanın tespitine dair ikiye bölündü Mahallede yıllardır süren güvenlik sorunları, zaman zaman yaşanan silahlı çatışmalar ve narkotik operasyonları nedeniyle bölge uzun süredir tartışmalı bir konumda bulunuyor. Ancak yapay zekanın son listesi, mahalle sakinleri arasında “gerçekçi mi, abartılı mı?” tartışmasını da beraberinde getirdi. Bir kısım yurttaş mahallede risk olduğunu kabul ederken, diğerleri “algı operasyonu” yapıldığını savundu. ‘Her an her şey olabilir’ diyenler de var, ‘Biz burayı seviyoruz’ diyenler de Mahallede büyüdüğünü söyleyen Şükrücan Şengül, 19 Mayıs Mahallesi’nin adının boşuna kötüye çıkmadığını belirterek, “Bizim mahallemiz tehlikeli, her an her şey olabilir. Polis araçları eksik olmaz ama biz burayı seviyoruz” dedi. Tarık Keser ise mahallenin dışarıdan görüldüğü kadar kötü olmadığını savunarak, “İnsanlar abartıyor. Burada herkes birbirine kardeş der, öyle söylendiği kadar vahim bir yer değil” diye konuştu. Mahallede yaşayanlara göre algı gerçeğin önüne geçti Mahallenin “kötü” etiketine karşı çıkan Perişan Yeter, dayanışma kültürüne dikkat çekerek, “Kapımız herkese açık. Misafirperverliği görmeden bizi kötüleyenler haksızlık yapıyor” dedi. 19 yıldır bölgede esnaflık yapan Şükrü Şengül ise, çatışmaların geçmişte kaldığını söyleyerek, “Kimseye karışmazsan sana da bir şey olmaz. Mahallemize haksızlık yapılıyor” ifadelerini kullandı. Yapay zekanın oluşturduğu liste güvenlik verilerini mi, toplumsal algıyı mı yansıtıyor? Uzmanlara göre bu tip yapay zeka listeleri, gerçek suç oranlarından çok medyaya yansıyan olay yoğunluğu, sosyal medya konuşmaları ve algısal risk üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle sonuçların, bölgenin sosyolojik yapısını mutlak gerçeğin yerine “kamu algısının dijital izdüşümü” olarak değerlendirmek gerektiği belirtiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.