SON DAKİKA

#Ali Babacan

HABER DEĞER - Ali Babacan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ali Babacan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seçim anketi sonuçlandı: İlk turda hiçbir aday yüzde 50'yi bulamıyor, ikinci tur bıçak sırtı Haber

Seçim anketi sonuçlandı: İlk turda hiçbir aday yüzde 50'yi bulamıyor, ikinci tur bıçak sırtı

İlk turda lider Erdoğan, en yakın takipçisi Yavaş Anketin kararsızlar dağıtılmadan önceki ham veri sonuçlarına göre, mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan %38,1 ile birinci sırada yer alırken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş %29,2 ile kendisini takip ediyor. Diğer adaylardan Selahattin Demirtaş %14,4, Fatih Erbakan %7,5 ve Ali Babacan %1,8 oranında ham oy alıyor. İlk tur tablolarındaki en kritik ağırlığı ise %9,0 oranındaki kararsız ve oy kullanmayacak seçmen kitlesi oluşturuyor. Yüzde 9'luk kararsız blok seçimi ikinci tura taşıyor Bu %9'luk kararsız blok, hiçbir adayın ilk turda %50+1 barajına ulaşmasına izin vermiyor. Araştırma şirketi, bu matematiksel gerçekliğin seçimin ilk turda bitmeyeceğini net olarak ortaya koyduğunu ve tüm siyasi stratejilerin şimdiden ikinci tur dengeleri ile pazarlıklarına göre şekillenmesi gerektiğini ifade ediyor. Kararsızlar dağıtıldığında adayların oy oranları Yüzde 9'luk kararsız seçmen kitlesi oransal olarak dağıtıldığında, Recep Tayyip Erdoğan %41,9'luk oy oranıyla liderliğini pekiştirse de ilk tur galibiyeti için gereken %50 eşiğinden uzakta kalıyor. Kararsızların dağıtılmasıyla birlikte ikinci sıradaki Mansur Yavaş %32,1 oy oranına ulaşırken, Selahattin Demirtaş %15,8, Fatih Erbakan %8,2 ve Ali Babacan %2,0 seviyesine yükseliyor. Erdoğan ile Yavaş arasındaki farkın kararsız dağılımı sonrası %9,8 seviyesinde kalması, muhalefet blokunun ikinci turda birlikte hareket etmesi durumunda dengelerin hızla değişebileceğine işaret ediyor. Erbakan, Babacan ve Demirtaş tabanının stratejik rolü Fatih Erbakan'ın ulaştığı %8,2'lik potansiyel, kendisinin sağ-muhafazakar seçmen içinde ciddi bir alternatif haline geldiğini tescilliyor. Ali Babacan’ın %2,0'lik oy oranıyla birlikte düşünüldüğünde, bu iki ismin tabanının ikinci tur ittifak pazarlıklarında "kilit" bir rol oynayacağı değerlendiriliyor. Diğer yandan Selahattin Demirtaş’ın kararsızlar sonrası elde ettiği %15,8'lik kemik kitle gücü, Kürt ve sol seçmen blokunun gücünü koruduğunu gösterirken, bu kitlenin ikinci tura kalan iki ana aday arasında tercih yaparken seçimin nihai kazananını tayin edecek en stratejik ağırlık merkezi olacağını ortaya koyuyor. Erdoğan-Yavaş eşleşmesinde tamamen bıçak sırtı tablo Araştırmada ikinci tura yönelik iki farklı adayın yarıştığı senaryolar da test edildi. İlk senaryoda Mansur Yavaş ile Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı karşıya gelmesi durumunda yarış tamamen bıçak sırtı bir hal alıyor. Bu eşleşmede Yavaş %50,5 ile kıl payı öne geçerken, Erdoğan %49,5'te kalıyor. Yavaş'ın bu orana ulaşması seküler, milliyetçi ve Kürt oylarını konsolide edebildiğini gösterirken; Erdoğan’ın %49,5'lik sadık taban gücü, en ufak bir kampanya hatasında seçimin kaderini anında iktidar lehine çevirebilecek büyük bir potansiyel barındırıyor. Erdoğan-Demirtaş senaryosunda milliyetçi-muhafazakar blok birleşiyor Erdoğan ile Selahattin Demirtaş'ın ikinci tura kaldığı ikinci senaryoda ise tablo kökten değişiyor. Milliyetçi ve muhafazakar blok böyle bir eşleşmede firesiz şekilde Erdoğan'ın arkasında devasa bir güçle birleşiyor. Bunun sonucunda Erdoğan %79,0 oy oranına ulaşırken, Demirtaş %21,0'de kalıyor. HD Stratejik Araştırma, ortaya çıkan bu iki zıt senaryonun muhalefet için sağ-muhafazakar ve milliyetçi seçmenden rahat geçişkenlik sağlayabilecek "kapsayıcı aday" stratejisinin ne kadar hayati olduğunu bilimsel olarak ispatladığını, aksi halde makasın dramatik şekilde açıldığını vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ali Babacan’dan CHP’ye sert eleştiri: "Ülkeyi onlara bırakmak istemiyoruz" Haber

Ali Babacan’dan CHP’ye sert eleştiri: "Ülkeyi onlara bırakmak istemiyoruz"

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, katıldığı bir televizyon programında ekonomi yönetiminden siyasi transferlere kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçişlerini yorumlayan Babacan, siyasetteki etik değerlerin aşındığına dikkat çekti. Siyasetçilerde eskiden var olan "utanma duygusunun" kaybolduğunu savunan Babacan, "Bunlar, 'ben milletin yüzüne nasıl bakacağım' diye hiç düşünmüyor. Bu tür transferlerde benim hep aklıma gelen; bu işin mali ve rant konuları neler?" sorusunu yöneltti. "Rozet takarken sorun yok, kaybedince kıyamet kopuyor" CHP’nin siyasi transferler konusundaki tavrını "çifte standart" olarak nitelendiren Babacan, ana muhalefetin daha önce aynı masada oturduğu İYİ Parti veya DEVA Partisi’nden isimlere rozet takarken sessiz kaldığını hatırlattı. CHP’nin kendi içinden isimler ayrıldığında gösterdiği tepkiyi eleştiren Babacan, "Başka partilerin milletvekillerine rozet takarken hiç sorun yok ama sizin bir milletvekilinize ya da belediye başkanınıza rozet takınca kıyameti koparıyorlar. Ayrıldıkları zaman en kötü insan oluyorlar. Bu da doğru değil" ifadelerini kullandı. Yeni ittifak ve cumhurbaşkanlığı adaylığı sinyali İttifak arayışları ve cumhurbaşkanlığı adaylığı konusuna da değinen Ali Babacan, Saadet Partisi ve diğer partilerle aynı hedeflerde buluşmanın öncelikleri olduğunu belirtti. Gelecek aylarda bu ittifak yapısını somutlaştırarak milletin karşısına çıkacaklarını söyleyen Babacan, ana muhalefete yönelik eleştirilerini şu sözlerle noktaladı: "Biz seçim için değil, ülkeyi yönetmek için bir araya geldik. Kendi iç sıkıntıları ile uğraşan ana muhalefete de bu ülkeyi bırakmak istemiyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı hayatını kaybetti Haber

Türk tarihçiliğinin büyük ismi İlber Ortaylı hayatını kaybetti

Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olan İlber Ortaylı, İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle yoğun bakımda bulunan Ortaylı’nın 78 yaşında hayatını kaybettiği açıklandı. Yoğun bakımda tedavi görüyordu Sağlık sorunları nedeniyle İstanbul’daki Koç Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisinde tedavi altında bulunan Ortaylı’nın durumunun son günlerde ağırlaştığı bildirildi. 12 Mart’ta entübe edildiği açıklanan Ortaylı’nın tedavisi yoğun bakımda devam ederken, 13 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybettiği duyuruldu. Vefat haberini ilk olarak gazeteci İzzet Çapa sosyal medya hesabından paylaştı. Ardından Ortaylı’nın ailesi de yazılı bir açıklama yayımladı. Ailesinden duygusal açıklama Ortaylı’nın ailesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Ailemizin büyüğü İlber Ortaylı’yı 13 Mart 2026 gününde kaybettik. Uzun süren ve giderek karmaşıklaşan sağlık sorunlarına rağmen hayata duyduğu merakı, insanlarla bir arada olma arzusu hiç azalmadı ve gücü yettiğince bildiği gibi yaşadı. Okurları, öğrencileri ve sevenleri onu hiçbir akademisyene nasip olmayacak büyüklükte bir sevgi ve saygıyla sarmaladılar.” Açıklamada cenaze törenine ilişkin bilgilerin daha sonra paylaşılacağı da belirtildi. Türkiye’den başsağlığı mesajları Ortaylı’nın vefatı sonrası siyaset ve akademi dünyasından çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. Kemal Memişoğlu mesajında, “Türkiye büyük bir değerini, bir tarih dâhisini yitirdi” ifadelerini kullanırken, Numan Kurtulmuş Ortaylı’nın “ilim dünyasında silinmez bir iz bıraktığını” söyledi. Ali Babacan ise Ortaylı’nın bir nesile tarihi sevdiren önemli bir isim olduğunu belirtti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş de yayımladığı mesajda Ortaylı’nın Türkiye için büyük bir değer olduğunu vurguladı. Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biriydi 1947 yılında Avusturya’nın Bregenz kentinde doğan Ortaylı, küçük yaşta ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Akademik eğitimini Ankara’da tamamlayan Ortaylı, tarih alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin en tanınan akademisyenlerinden biri haline geldi. Ortaylı özellikle: Osmanlı tarihi Türk modernleşmesi Avrupa–Osmanlı ilişkileri alanındaki çalışmalarıyla tanındı. Akademik kariyeri boyunca Galatasaray ve Bilkent başta olmak üzere birçok üniversitede ders verdi. Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yaptı Ortaylı, 2005–2012 yılları arasında İstanbul’daki Topkapı Sarayı Müzesi’nin müdürlüğünü üstlendi. Bu dönemde müzenin uluslararası tanıtımı ve bilimsel çalışmalarına önemli katkılar sundu. Ayrıca televizyon programları, konferanslar ve yazılarıyla geniş kitlelere ulaşarak Türkiye’de popüler tarih anlatımının en etkili isimlerinden biri olarak kabul edildi. Türkiye’de geniş bir iz bıraktı Eserleri, akademik çalışmaları ve kamuoyuna yönelik anlatımıyla Ortaylı, yalnızca akademi dünyasında değil geniş toplum kesimlerinde de tarih bilincinin gelişmesine katkı sağladı. Ortaylı’nın vefatı Türkiye’de tarih ve kültür dünyasında büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı Haber

ABD müdahalesi Türkiye siyasetinde ortak tepki yarattı

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya yönelik operasyonu Türkiye siyasetinde geniş yankı uyandırdı. İktidar ve muhalefet partileri, farklı gerekçelerle de olsa açıklamalarında egemenlik, uluslararası hukuk ve halk iradesi vurgusunda birleşti. Partilerin açıklamalarında ağırlıklı olarak uluslararası hukukun ihlali, egemenlik hakkı, emperyalizm ve halk iradesi vurguları öne çıktı. Yapılan değerlendirmelerde, müdahalenin yalnızca Venezuela’yı değil, küresel düzeni ilgilendiren sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. AK Parti (Adalet ve Kalkınma Partisi) Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD’nin müdahalesini uluslararası hukuku ve siyasi meşruiyeti ihlal eden bir eylem olarak nitelendirdi. Çelik, “Siyasi tapu yalnızca ve yalnızca o ülkenin halkına aittir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliği kamuoyunda tartışma yaratırken, parti açıklamalarında egemenlik vurgusu öne çıktı. BBP (Büyük Birlik Partisi) Genel Başkan Mustafa Destici, operasyonu “hukuk dışı” ve “küresel zorbalık” olarak tanımlayarak ABD’yi “eşkıyalık ve haydutluk”la suçladı. CHP (Cumhuriyet Halk Partisi) Genel Başkan Özgür Özel, müdahaleyi “emperyalist işgal” olarak nitelendirdi, Erdoğan’ın sessizliğini eleştirdi ve geçmişteki Maduro desteğini hatırlattı. Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, jeopolitik hesapların faturasının halka kesildiğini söyledi. Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, “Güç değil hukuk kazanmalıdır” diyerek egemenlik ihlaline dikkat çekti. CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi – Kıbrıs) Merkezi Yürütme Kurulu açıklamasında, müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek halkların kaderinin zorla tayin edilemeyeceği vurgulandı. DEM Parti Dış İlişkiler Komisyonu Eşsözcüleri Ebru Günay ve Berdan Öztürk, operasyonu egemenlik gaspı olarak tanımladı. Açıklamada, müdahalenin tüm bölgeyi tehdit ettiği ve halk iradesini hedef aldığı belirtildi. DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, devletlerin eşitliği ilkesinin açık biçimde çiğnendiğini vurguladı. DP (Demokrat Parti) Genel Başkan Gültekin Uysal, saldırının ve Maduro’nun kaçırılmasının iktidar için “bir turnusol testi” olduğunu söyleyerek hükümetin sessizliğini eleştirdi. DSP (Demokratik Sol Parti) Demokrat Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Venezuela’ya yönelik ABD müdahalesinin uluslararası hukuk kapsamında meşru olmadığını vurguladı. Birleşmiş Milletler’in kurucu üyelerinden birine karşı bu yöntemin uygulanmasının, bundan sonra hiçbir devletin güvende olmadığını gösterdiği ifade edildi. EHP (Emekçi Hareket Partisi) Parti yönetimi, müdahaleyi küresel bir tehdit olarak nitelendirerek AKP iktidarına sert eleştiriler yöneltti. EMEP (Emek Partisi) Parti yönetimi, saldırının hedefinin Venezuela’nın enerji kaynakları olduğunu belirtti. “Barbarlık yenilecek, direnen halklar kazanacak” ifadeleri kullanıldı. ESP (Ezilenlerin Sosyalist Partisi) Saldırıya karşı sol partilerle ortak açıklamada yer aldı. Gelecek Partisi Genel Başkan Ahmet Davutoğlu, bu tür müdahalelerin dünyayı kalıcı çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulundu. HÜDA-PAR Parti yönetimi, operasyonun arkasında Venezuela’nın doğal kaynaklarının bulunduğunu savunarak işgal vurgusu yaptı. İYİ Parti Genel Başkan Musavat Dervişoğlu, otoriterliğin ya da yozlaşmanın dış müdahaleyi meşrulaştıramayacağını belirterek ABD’nin yöntemini sert sözlerle eleştirdi. MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) Genel Başkan Devlet Bahçeli, müdahaleyi hukuksuz bir darbe girişimi olarak nitelendirdi ve 15 Temmuz’la kıyasladı. Saadet Partisi Genel Başkan Mahmut Arıkan, operasyonu “açık bir emperyal saldırı” olarak tanımladı ve halk iradesine bomba yağdırılamayacağını söyledi. SMF, TÖP, THK Bu yapılar, sol partilerle birlikte ortak açıklamalarda yer alarak müdahaleyi küresel tehdit olarak niteledi. Sol Parti Saldırıyı “emperyalist haydutluk” olarak tanımladı ve “Yankee Go Home” çağrısı yaptı. TDP (Toplumcu Demokrasi Partisi – Kıbrıs) Emperyalist saldırganlığı sert biçimde kınadı, yaptırımların sivilleri hedef aldığına dikkat çekti. TİP (Türkiye İşçi Partisi) ABD Ankara Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Açıklamada, hedefin Venezuela’nın doğal kaynakları olduğu vurgulandı. TKP (Türkiye Komünist Partisi) Genel Sekreter Kemal Okuyan, saldırıyı pervasız bir emperyalist hamle olarak nitelendirdi ve dayanışma çağrısı yaptı. Vatan Partisi Saldırıyı kınayarak sol partilerle ortak tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Müdahaleyi doğal varlıkların yağmalanması ve rejim değişikliği dayatması olarak tanımladı. Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Fatih Erbakan, operasyonu açık işgal olarak nitelendirdi ve emperyalizme karşı net tutum çağrısı yaptı. Zafer Partisi Genel Başkan Ümit Özdağ, müdahalenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bunun küresel çatışmaları tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL! Haber

Asgari ücrete muhalefet çıtayı yükseltti: En düşük teklif 35 bin, en yüksek 46 bin TL!

Muhalefet asgari ücret için rakamları masaya koydu, beklenti zirve yaptı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 12 Aralık’ta toplanmasına günler kala muhalefet partileri, 2026 yılı asgari ücret beklentilerini kamuoyuna duyurdu. Ekonomide artan hayat pahalılığına dikkat çeken muhalefet temsilcileri, mevcut ücretin Türkiye halkının geçim koşullarını karşılamaktan çok uzak olduğunu vurgulayarak, yeni asgari ücretin “insanca yaşam” eşiğine çekilmesi gerektiğini savundu. Cumhuriyet Halk Partisi: “39 bin TL’nin altı kabul edilemez” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücretin en az 39 bin TL olması gerektiğini belirterek, bu rakamın dahi ancak “nefes aldıran bir seviye” olacağını söyledi. Özel, işveren üzerindeki yükün devlet tarafından paylaşılması gerektiğini savunarak, ücretin yalnızca iş dünyasının omuzlarına yüklenemeyeceğini ifade etti. Yeniden Refah Partisi: “45 bin TL şart, yük devlet tarafından paylaşılmalı” Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, asgari ücretin 45 bin TL olması gerektiğini açıkladı. Erbakan, işverenlerin de zor durumda olduğuna dikkat çekerek, devletin prim ve vergi destekleriyle sürece dâhil olması gerektiğini vurguladı. DEM Parti: “Asgari ücret 46 bin TL olmalı, yoksulluğun yarısından az olamaz” DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, asgari ücretin en az 46 bin TL olması gerektiğini belirtti. Hatimoğulları, asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğüne dikkat çekerek, yıl içinde enflasyona göre güncelleme yapılmasını ve ücretin yoksulluk sınırının en az yarısına sabitlenmesini önerdi. Gelecek Partisi: “Net 35 bin TL’nin altı yaşamı sürdürmez” Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, brüt ücretin 40 bin, net ücretin ise en az 35 bin TL olması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, mevcut ekonomik koşullarda daha düşük bir ücretin yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalacağını ifade etti. DEVA Partisi: “Asgari ücret en az yüzde 50 artırılmalı” DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, asgari ücretin en az yüzde 50 artırılması gerektiğini dile getirdi. Babacan, yalnızca TÜİK verileriyle değil, çarşı-pazardaki gerçek enflasyonla hesap yapılması gerektiğini belirterek, bu artış sonunda ücretin yaklaşık 33 bin TL’ye çıkacağını söyledi. Siyasi tablo netleşti: Muhtemel asgari ücret aralığı 35–46 bin TL Muhalefet partilerinin talepleri doğrultusunda ortaya çıkan tabloya göre 2026 yılı asgari ücreti için öneriler 35 bin TL ile 46 bin TL aralığında şekillendi. Tartışma, yalnızca rakamlar üzerinden değil; işverenin yükü, devletin rolü ve yurttaşın geçim şartları üzerinden yürütülüyor. Gözler artık Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısına çevrilmiş durumda. Milyonlarca yurttaş, açıklanacak rakamın sofradaki ekmeğini ne kadar büyüteceğini merakla bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.