SON DAKİKA

#Alihan Kuriş

HABER DEĞER - Alihan Kuriş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alihan Kuriş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı Haber

Eski Bakan'ın soruşturmasında seyis ifade verdi: Öldüğü günü anlattı

Denizolgun'un ölüm günündeki kronoloji Süleymancı cemaatinin önceki lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun’un şüpheli ölümüne yönelik yürütülen soruşturmada, 2016 yılındaki dosya detayları gün yüzüne çıktı. Dosyadaki ifadelere göre Denizolgun, 6 Eylül 2016 tarihinde saat 15.00 sıralarında İstanbul Beykoz'daki çiftliğine geldi. Yaklaşık 2 saat at binen Denizolgun, ardından çiftlik evine geçerek bir daha dışarı çıkmadı. Bu sırada tesiste yalnızca Türkmenistan uyruklu seyis Rıfat Kadirov bulunuyordu. Kadirov, olaydan bir gün sonra saat 20.00 sıralarında uzun süredir evden çıkmayan Denizolgun’u kontrol etmek için eve girdiğini belirtti. Kadirov, savcılık ifadesinde o anları şu sözlerle anlattı: "Denizolgun kanepede hareketsizdi. Oturur vaziyetteydi, hafif geri kaymıştı. Sağ elinden kontrol ettim, nabız yoktu. Korkudan yüzüne bakamadım." Kadirov'un durumu şoför Murat Bayrak’a bildirmesi üzerine Bayrak ve ev işlerinde yardımcı Mehmet Soygel çiftliğe geldi. İkilinin ulaştığı Denizolgun’un yeğeni Hilmi Tuna Kuriş ise olay yerine merhumun özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol ile birlikte intikal etti. Resmi makamlara ise olaydan yaklaşık 4 saat sonra bilgi verildiği kayıtlara geçti. Seyis Rıfat Kadirov'un geçmişi Soruşturmanın ilk aşamasında tek şüpheli sıfatıyla yer alan seyis Rıfat Kadirov’un ülkedeki hareketliliği de dosyada yer aldı. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre Kadirov, Türkiye’ye ilk resmi girişini 6 Şubat 2013’te Atatürk Havalimanı’ndan yaptı ve aynı yılın kasım ayında çıkış yaptı. Daha sonra yasal olmayan yollarla ülkeye tekrar girerek Denizolgun’un çiftliğinde çalışmaya başlayan Kadirov hakkında, 2016'daki soruşturma sürecinde kaçak durumda olduğu belirlendiği için 19 Eylül 2016'da İstanbul Valiliği tarafından sınır dışı kararı alındı. Kayıtlara göre 2020 yılında Kayseri’de yeniden ortaya çıkan Kadirov, 25 Şubat 2020’de idari gözetim altına alındı ancak pandemi dönemi gerekçesiyle 23 Mart 2020’de serbest bırakıldı. Son olarak 30 Ocak 2023’te İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığı tespit edilen Kadirov hakkında, 30 Ocak 2028’e kadar Türkiye’ye giriş yasağı bulunduğu belirlendi. Dönemin Adli Tıp Kurumu raporunda "travmatik olmayan beyin kanaması" tespiti yer alması üzerine savcılık 31 Ekim 2016'da takipsizlik kararı vermişti. Doktor Nurettin Demirkol tutuklandı Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen yeni soruşturmada "yalan tanıklık" suçlamasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Demirkol’un 26 Ağustos’ta verdiği ifadede 10 yıl önceki acil ihbarı kimin yaptığını bilmediğini iddia ettiği, ancak 155 Acil Çağrı tutanaklarında arayan kişinin bizzat Demirkol olduğunun belirlendiği kaydedildi. Demirkol’un olay tarihinde operatöre hastasının aniden hayat kaybettiğini ve ağzından kan geldiğini söylediği, ancak yıllar sonra verdiği tanık ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığını, kendisini hastanede birkaç kez muayene ettiğini ve ağzında kan görmediğini öne sürdüğü aktarıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi Haber

Eski Bakanın ölümüne ilişkin soruşturmada gelişme: Doktoru 'yalan tanıklıktan' adliyeye sevk edildi

Fethi kabir ve şüpheli ölüm soruşturması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Eylül 2016'da vefat eden Denizolgun'un ölümünün ve otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna yönelik iddialar üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri gereğince fethi kabir kararı alınmıştı. Karar doğrultusunda 19 Ağustos'ta mezar açılmış, Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından alınan örneklerin incelenmesinin ardından örnekler 20 Ağustos'ta yeniden defnedilmişti. Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada, otopsi işlemlerinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı ve Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti. Mezardan çıkarılan örnekler raporlama için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilirken, adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor. Doktoru Nurettin Demirkol gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren ve Denizolgun’un doktoru olduğu iddia edilen Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan işlem başlatıldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli Demirkol, savcılık talimatıyla adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi Haber

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi

2016'daki "Doğal Ölüm" raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü olarak bulunmuştu. O dönem Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve Dr. Yusuf İslam Duman’ın imzasını taşıyan raporda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayda geçirilmişti. Soruşturma derinleştikçe, ilk raporu hazırlayan Dr. Duman’ın FETÖ üyesi olduğu, hücre yapılanmasında "Zafer" kod adını kullandığı ve ByLock kullandığı bilgileri ortaya çıktı. Ailenin ısrarlı hukuki girişimleri neticesinde süreç yeniden ivme kazandı. Denizolgun’un ailesi, 3 Ekim 2024 ve 15 Mayıs 2025 tarihlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını ve suikast şüphesinin incelenmesini talep etti. "Cinayetin ATK’de üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. 36 saatlik kayıp süre Yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 20 Ocak 2026’da sunduğu şikâyet dilekçesinde Alihan Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve anneleri Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’i baş şüpheliler olarak gösterdi. Dilekçede, bu kişilerin Denizolgun’un ölüm günü ve çevresindeki hareketlerinin mercek altına alınması istendi. Ayrıca, eski bakanın cesedinin bulunmasından önceki 36 saatlik zaman diliminde neden kayıp olduğunun aydınlatılması talep edildi. İkinci otopsi Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık, 2016 yılındaki otopsiye ait video kayıtlarını şubat, haziran ve temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’ndan üç kez talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtlarda "Elimizde böyle bir kayıt yok" denilerek talepler geri çevrildi. Ailenin 13 Ağustos’ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından süreçte kırılma yaşandı. Daha önce kayıt olmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri ile 145 adet fotoğraf, 18 Ağustos’ta savcılığa teslim edildi. Aynı gün feth-i kabir kararı alınarak Denizolgun’un cenazesi yeniden otopsiye tabi tutuldu. Gerçekleştirilen ikinci otopside cinayet bulgularının yoğunlukta olduğunun tespit edilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 2016’daki ilk otopsi raporunu imzalayan doktorlar ile görüntüleri göndermediği tespit edilen ATK yetkilisi hakkında da “resmî belgede sahtecilik” suçundan tahkikat açıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir" Haber

Eski Ulaştırma Bakanı'nın ölümünde çarpıcı bilirkişi raporu: "Yastıkla boğulmuş olabilir"

10 yıl sonra gelen kritik bilirkişi raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016 tarihinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dengeleri değiştiren bir gelişme yaşandı. Dosyaya giren 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu, aradan geçen 10 yılın ardından eski otopsi kararlarını ve "doğal ölüm" tanısını tartışmaya açtı. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Alkan tarafından hazırlanan rapor; 2016 yılına ait 145 otopsi fotoğrafı, otopsi video kayıtları, dönemin adli tıp raporları, kriminal incelemeler, olay yeri kayıtları, tanık ifadeleri ve fethi kabir işlemlerine ait belgelerin tamamını kapsamlı bir şekilde inceledi. Otopsi görüntülerinde 4 ayrı ekimoz tespit Eedildi Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri, yeniden incelenen otopsi fotoğraf ve videolarından elde edildi. Uzman bilirkişi, Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru sıralanan 4x6 santimetre, 3x5 santimetre, 2x4 santimetre ve 1x2 santimetre boyutlarında 4 ayrı ekimotik alan (ekimoz) belirledi. Bu izlerin altındaki dokularda da kanama tespit edilmesi, söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğini net bir şekilde ortaya koydu. "Göğse dizle basılıp ağız ve burun yastıkla kapatılmış olabilir" Bilirkişi raporunda, lezyonların büyüklükleri ve göğüsteki yerleşim yerleri göz önüne alınarak ölüm mekanizmasına dair şu çarpıcı değerlendirme yapıldı: Bir kişinin Denizolgun’un göğsüne diziyle baskı uygularken ağız ve burnunu bir yastıkla kapatmak suretiyle nefessiz bırakmış olması mümkündür. Rapor, bu senaryonun kesin ölüm mekanizması olduğunu iddia etmese de, mevcut görüntüler üzerinden maktulün bu şekilde kasten öldürüldüğü ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak kesinlikle dışlanamayacağını vurguladı. Ayrıca 2016 yılında verilen "doğal ölüm" kararının "adli tıbbi eksiklik" içerdiği, ölümün travmatik olmayan beyin kanamasına bağlı olduğunu kanıtlayacak yeterli ve objektif verinin bulunmadığı kayda geçirildi. Ağır metal bulguları ve soruçturmanın genişletilmesi 2016 yılındaki otopsi toksikolojisinde dokularda ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı ancak miktarları raporda belirtilmediği için zehirlenme veya beyin kanamasına etki edip etmediğinin mevcut verilerle tam olarak değerlendirilemediği ifade edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni bilirkişi raporundaki bu sarsıcı tespitlerin ardından soruşturmanın kapsamını genişleterek Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında dosyayı ilk etapta "Adam Öldürme" suçu kapsamında ele almaya başladı. Süreç nasıl gelişti? Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti. Karar doğrultusunda; Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti. Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu. Fethi kabirden elde edilen bu yeni numunelerin ve otopsi şahit numunelerinin analiz edilerek Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. İhtisas Kurullarının müşterek değerlendirme yapmasının, ölüm nedeninin kesin olarak aydınlatılmasında kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alihan Kuriş 3'üncü dalga operasyonunda 54 gözaltı Haber

Alihan Kuriş 3'üncü dalga operasyonunda 54 gözaltı

Üçüncü Dalga operasyon başlatıldı “Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ilk iki dalga operasyonunda elde edilen delil ve tespitler doğrultusunda üçüncü dalga operasyon için düğmeye basıldı. Bu kapsamda 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şirket ile 3 derneğe kayyum atanmasına karar verildi. İlk iki dalgada yaşananlar Soruşturmanın ilk aşamasında, Ankara merkezli 17 ilde 13 Ağustos sabahı eş zamanlı polis baskınları düzenlenmişti. Gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki şüpheliler 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sinin tutuklanmasına hükmetmişti. İkinci dalga operasyonlarında ise İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da 12 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Bu grupta; soruşturmada örgütün tepe yönetiminin mali, idari ve bilanço hesaplarının yürütüldüğü sistemi kurduğu iddia edilen Osman S. ile bir hastanenin yönetim kurulu üyeleri olarak görev yaptığı belirtilen İsa A. ve Taner Ç. de yer almıştı. Soruşturmanın odak noktası ve suçlamalar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, herhangi bir sosyal veya dini faaliyete değil; iddiaya konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklandığı vurgulanıyor. Soruşturmada adı geçen şüphelilere yolsuzluk, kara para aklama ve yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.