SON DAKİKA

#Almanya

HABER DEĞER - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Melih Gökçek'in ifadesi ortaya çıktı: 26 gayrimenkul soruldu Haber

Melih Gökçek'in ifadesi ortaya çıktı: 26 gayrimenkul soruldu

Savcılık 26 gayrimenkulün listesini sordu Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında ifadesi alındı. Sözcü gazetesi yazarı Deniz Ayhan’ın aktardığı ifade tutanaklarına göre, savcılık sorgusunda Gökçek'e pasif mal varlıkları, aile bireylerinin ticari faaliyetleri ve yurt dışı transferleri tek tek soruldu. Sorgunun başında üzerine kayıtlı hiçbir gayrimenkul ve araç olmadığını savunan Gökçek'e, soruşturmayı yürüten Başsavcı Vekili pasif kayıtlardaki 26 gayrimenkulün bulunduğu listeyi çıkardı. Taşınmazların satış sebepleri ve elde edilen gelirlerin nerede kullanıldığına ilişkin açıklamalarda bulunan Gökçek, şu ifadeleri kullandı: "Bunlar daha önce satın aldığım ve daha sonra sattığım taşınmazlardır. Pursaklar’da çok uzun yıllar evvel 547 metrekare arsa satın aldım, kat karşılığı dört daire kaldı. Bunları sattım, iki tarla aldım; onları da sattım. Şanlıurfa Halfeti’deki 6 taşınmaz ise babamdan kalan mirastır. Akçakoca'daki daire ve geleneksel ev eşimin ailesinden kaldı, Melenağzı’nda bir yazlık bulunmaktadır. Kira gelirim veya başka malvarlığım yoktur." "Oğluma destekiİçin villamı sattım" Aile bireylerinin ticari ilişkilerine dair bilgi sahibi olmadığını savunan Gökçek, gelini Hülya Gökçek’in varlıklı bir aileden geldiğini ve şirket faaliyetlerini basından öğrendiğini öne sürdü. Oğulları hakkında da konuşan Melih Gökçek, "Oğlum Ahmet Gökçek’in somut bir işi yoktur, gayrimenkul alım satımı yapar. 2018 yılında Ankara Funda Sitesi’ndeki villamı destek olmak amacıyla 1 milyon 265 bin dolara satıp parasını ona verdim" dedi. Diğer oğlu Osman Gökçek'in ise milletvekili olduğunu ve Beyaz TV'de genel koordinatörlük yürüttüğünü hatırlattı. Almanya ve Lüksemburg iddialarını reddetti İfadesinde Almanya’da kurulan HAMAG isimli şirket ve Lüksemburg’daki yatırım iddialarına da değinilen Gökçek, söz konusu para transferlerinden haberdar olmadığını savundu. Şirketin ticari faaliyetlerini ve Almanya'daki 8,7 milyon Euro'luk AVM konusunu medyadan öğrendiğini iddia eden Gökçek, 300 bin Euro'luk cezai şart ödemesine ilişkin olarak ise elden herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle bu cezanın ödendiğini oğlundan duyduğunu aktardı. Soruşturma dosyasında yer alan banka hesap hareketleri ile yüksek tutarlı döviz transferleri hakkında da bilgisi olmadığını belirten Gökçek’in avukatı Talha Yasir Çağatay, müvekkilinin olaylarla bir ilgisi bulunmadığını savunarak dosya hakkında yayın yasağı kararı verilmesini talep etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek'ten  Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir" Haber

Bakan Gürlek'ten Gülistan Doku hakkında açıklama: "Kimyasal maddelerle ortadan kaldırılmış olabilir"

Adalette tavizsizlik Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara'daki bakanlık binasında İstanbul adliyelerinde görev yapan yargı muhabirlerini kabul ederek gündemdeki sıcak adli soruşturmalara dair önemli bilgiler verdi. Göreve geldikten sonra uyuşturucu, kara para, yasa dışı bahis ve çetelerle mücadeleye yönelik tavizsiz genelgeler yayımladıklarını belirten Gürlek, yargı mensuplarına şu tarihi mesajı verdiğini aktardı: "Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın, dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver." Bakan Gürlek ayrıca, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın henüz 4 ayda 46 maktulün yer aldığı 40 dosyayı aydınlattığını, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının da bu koordinasyonla sürdürüldüğünü kaydetti. Ahbap dosyasında 245 milyon dolar Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna değinen Gürlek, yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin incelendiğini bildirdi. MASAK raporları ve itirafçı beyanlarının dosyada yer aldığını belirten Gürlek, Amerika’daki bir klinik sahibinin ifadesini şu sözlerle aktardı: "Müşteki, Haluk Levent’in kliniğine gelerek yardım istediğini, ona 4 milyon 600 bin dolar verdiğini ve karşılığında senet düzenlendiğini söylüyor. Borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Paraların nereye gittiği, bazı taşınmazların neden doğrudan Levent adına değil de asistanı Yeliz Kaya ve Esin Önder Çağlayan adına devredildiğinin hukuki ve mali nedenleri inceleniyor. Ayrıca keşif heyeti raporlarında depolarda çürümeye terk edilmiş yeni malzemeler ortaya çıktı." Gülistan Doku dosyasında kan donduran 'kimyasal madde' şüphesi Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku dosyasında, Umut Altaş’ın ifadesiyle önemli ilerlemeler sağlandığını ifade eden Gürlek, adli tıp ve savcılığın üzerinde durduğu korkunç senaryoyu paylaştı: "Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek Yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğü yönünde beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor." Geçmişte delil karartan kamu görevlilerine de değinen Gürlek, "Kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa kişinin unvanına bakılmaz" diyerek kararlılık vurgusu yaptı. İBB'ye ek iddianame hazırlığı Kamuoyunda "Ekrem İmamoğlu davası" olarak bilinen ve mahkeme aşamasına geçen soruşturmada "tanıkların tehdit edildiği" iddialarını kesin bir dille yalanlayan Bakan Gürlek, ifadelerin avukat huzurunda alındığını vurguladı. Mevcut davanın dışında İBB'ye yönelik yeni dosyaların da sinyalini veren Gürlek, "Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu" dedi. "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturmasının uluslararası boyut kazandığını belirten Gürlek, Almanya'dan adli yardım talebinde bulunulduğunu ve şu an 80 kişinin tutuklu olduğunu açıkladı. Hedeflerinin Kur'an kursları değil, dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağlayan mali yapı olduğunu kaydeden Gürlek, sosyal medyadaki "Menzil operasyonu" iddialarını ise yalanladı. Kozinoğlu, Davutoğlu ve Gökçek dosyaları masada Yıllardır aydınlatılamayan kritik dosyalara da değinen Gürlek 2011'de Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT görevlisi Kâşif Kozinoğlu'nun dosyası, firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldığını açıklayarak "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi inceleniyor" dedi. Feshedilen Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılına ait bir video nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" soruşturması yürütüldüğünü ve zaman aşımı süresinin dolmadığını belirten Gürlek, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek ve oğulları hakkında da ulaşan ihbarlar doğrultusunda savcılığın soruşturma başlattığını ve bazı kişilerin ifadelerinin alındığını teyit etti. Van'da ölü bulunan Rojin Kabaiş'in telefonundaki teknik incelemelerin de sürdüğü eklenildi. Toplumda oluşan cezasızlık algısını yıkmakta kararlı olduklarını belirten Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medyada kaynağı belirsiz zenginliklerin teşhir edilmesine sert tepki gösterdi:"En son Van'da 'Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı." Bakan Gürlek, Meclis'te kabul edilen çerçeve yasa sürecine, velilik görevini ihmal edenlere yönelik yeni "Çocuk Paketi" düzenlemelerine ve gazetecilere yönelik fiziki saldırıların toplumun haber alma hakkına yapılmış bir ihlal olduğuna dikkat çekerek açıklamalarını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump, Almanya'nın aşırı sağ partisi AfD'ye desteğini açıkladı Haber

Trump, Almanya'nın aşırı sağ partisi AfD'ye desteğini açıkladı

Almanya'da sarsıcı seçim sonucu Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Eylül tarihinde gerçekleştirilen Eyalet Meclisi seçimleri, ülkedeki siyasi tabloyu değiştirecek sonuçlara sahne oldu. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD), oyların yüzde 43,8'ini alarak seçim yarışını birinci sırada bitirdi. Ancak parti, eyalette tek başına iktidar olmak için gerekli olan salt çoğunluğu elde edemedi. Seçim sonuçlarına göre Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) 2021 yılına kıyasla yaklaşık 20 puan kaybederek yüzde 17,2 ile ikinci sıraya gerilerken, Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 9,3 oy oranıyla üçüncü sırada yer aldı. Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış Partisi (BSW) ise yüzde 5,3 oyla meclise girmeye hak kazandı. Alman basınındaki kulis bilgilerine göre, BSW dışındaki tüm siyasi partiler AfD ile koalisyon kurmaya kapıları kapatmış durumda; bu durumun eyalette BSW'nin dışarıdan destekleyeceği bir formül haricinde hükümet krizi yaratabileceği konuşuluyor. Trump'tan göçmen politikalarına sert eleştiri Elde edilen seçim zaferinin ardından sosyal medya hesabından bir değerlendirme yayımlayan ABD Başkanı Donald Trump, AfD'nin başarısını açıkça övdü. Saksonya-Anhalt'taki sonucu "çok büyük bir başarı" olarak tanımlayan Trump, şu ifadeleri kullandı: "Nihayet, Almanya'ya büyük zarar veren o son derece berbat göçmenlik kurallarından ve düzenlemelerinden bıktılar." AfD'nin ülkedeki yükseliş trendine dikkat çeken Trump, Alman kamuoyunun izlenen göçmen politikalarına artık kesinlikle tahammül göstermediğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa'da Faşizm Hortladı: Almanya'da Aşırı Sağcı AfD Başa Geçti Haber

Avrupa'da Faşizm Hortladı: Almanya'da Aşırı Sağcı AfD Başa Geçti

Göçmen karşıtı ve aşırı sağcı politikalarıyla bilinen Almanya için Alternatif (AfD) partisi, sandıktan yüzde 43,8 gibi rekor bir oy oranıyla birinci parti olarak çıktı. 2021 yılında yapılan seçimlerde oyların yüzde 20,8'ini alan parti, aradan geçen sürede oy oranını iki kattan fazla artırarak Alman siyasetinin merkezine yerleşti. Bu sonuç, kıta genelinde faşizmin ve aşırı sağcı ideolojilerin yeniden hortladığı yönündeki kaygıları en üst seviyeye taşıdı Sandıkta Rekor Katılım ve AfD'nin Yükselişi Eyalet genelinde seçime katılım yüzde 77 gibi yüksek bir oranla gerçekleşirken, 83 sandalyeli eyalet meclisinde AfD 39 milletvekilliği elde etti. Tek başına iktidar için gerekli olan 42 salt çoğunluk sınırını kıl payı kaçıran parti, Magdeburg’deki seçim kutlamalarında büyük bir coşkuyla karşılandı. Partinin 35 yaşındaki liste başı adayı ve sosyal medyada öne çıkan ismi Ulrich Siegmund, sonuçların kesinleşmesinin ardından yaptığı konuşmada, "Bu ülkede tarih yazdık. Halk nihayet siyasi değişim istediğini ve bunu bizimle yapmayı arzuladığını açıkça gösterdi" diyerek bu zaferi 2029 yılındaki federal seçimlerde ulusal iktidara uzanacak yürüyüşün ilk adımı olarak tanımladı. AfD Eş Başkanı Alice Weidel da sonucu "sansasyonel" ve "tarihi bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi. CDU'da Ağır Hezimet ve Berlin'e "Güven Oyu" Darbesi Seçim tablosu, başkent Berlin'de ve özellikle Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) cephesinde şok etkisi yarattı. Uzun yıllardır koalisyon ortaklıklarıyla eyaleti yöneten CDU, büyük bir çöküş yaşayarak oyların yalnızca yüzde 17,2’sini alabildi. 2021 seçimlerine kıyasla oyunun neredeyse yarısını kaybeden CDU’da, yaklaşık 83 bin seçmenin tercihini AfD’den yana kullandığı tespit edildi. Siyasi analistler ve Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü (DIW) yetkilileri, bu tarihi hezimeti yalnızca yerel bir başarısızlık olarak değil, federal hükümetin ekonomik durgunluk ve reform politikalarına yönelik ağır bir güven oylaması ve sert bir uyarı olarak değerlendiriyor. Hükümet Kurma Belirsizliği AfD her ne kadar sandıktan birinci çıksa da, tek başına mutlak çoğunluğa sahip olmaması ve diğer tüm ana akım siyasi partilerin AfD ile koalisyon yapmayı reddetmesi eyalette derin bir yönetim krizini beraberinde getiriyor. Geleneksel partilerin uyguladığı ve aşırı sağcı yapılarla iş birliğini yasaklayan "güvenlik duvarı" (Brandmauer) politikası, sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) yüzde 5,3 oy alarak meclise girmesiyle yeni bir tartışma alanına açıldı. BSW kanadından gelen "AfD'yi tamamen dışlamak antidemokratiktir" yönündeki mesajlar koalisyon senaryolarını bulandırırken, tarafların uzlaşamaması durumunda eyaletin yeniden seçime gitme ihtimali masada duruyor. Göç Karşıtlığı Endişe Verici Boyutta AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki bu devasa sıçramasının arkasında, eyaletteki mevcut hükümetin ekonomi, yaşam pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki yetersizliklerinden duyulan derin memnuniyetsizlik yatıyor. Ulrich Siegmund’un "Güzel, eski, güvenli Almanyamı geri istiyorum" sloganıyla yürüttüğü kampanya, halkın yabancı nüfusa, kontrolsüz göçe ve ekonomik durgunluğa olan tepkisini doğrudan sandığa yansıttı. Partinin seçim programında; Alman ulusal kimliğinin korunması, Alman tarihi derslerinin millî değerler ışığında yeniden şekillendirilmesi, çalışmayan veya entegre olmayan göçmenleri hedef alan bir "sınır dışı görev gücü" kurma vaadi, Ukrayna'ya askerî ve malî desteğin kesilmesi ile Euro Bölgesi'nden ayrılma gibi radikal hedefler yer alıyor. Avrupa Genelinde Alarm Zilleri Çalıyor Almanya'nın Doğu eyaletlerinden birinde aşırı sağcı bir siyasi hareketin iktidarın eşiğine gelmesi, komşu ülkelerde de büyük bir rahatsızlık yarattı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure ile Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, sandıktan çıkan neticeyi kıta genelinde tırmanan popülist dalgaya karşı son derece kaygı verici bir işaret olarak değerlendirdi. Uzmanlar, Almanya'daki bu kırılmanın izole bir olay olmadığını, Fransa'dan İtalya'ya kadar tüm Avrupa'da benzer faşizan eğilimleri cesaretlendireceğini ve kıta demokrasisini tarihin en çetin sınavlarından biriyle baş başa bıraktığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonası'nda finalde Haber

Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonası'nda finalde

Sırbistan karşısında kusursuz galibiyet A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Şampiyonası yarı final mücadelesinde Sırbistan ile karşı karşıya geldi. İstanbul'un ev sahipliğinde Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanan müsabakada baştan sona üstün bir oyun sergileyen Filenin Sultanları, güçlü rakibine set vermeden sahadan galibiyetle ayrıldı. Karşılaşmanın ilk setini 25-20 önde tamamlayan ay-yıldızlılar, çekişmeli geçen ikinci sette de kontrolü elden bırakmayarak 25-19'luk skorla durumu 2-0'a getirdi. Üçüncü sette de rakibinin direncini kıran millilerimiz, seti 25-20 kazanarak maçı 3-0'a taşıdı ve muhteşem bir zaferle finale yükseldi. Maçın set sonuçları 1. Set Türkiye 25 - 20 Sırbistan, 2. Set Türkiye 25 - 19 Sırbistan ve 3. Set Türkiye 25 - 20 Sırbistan şeklinde gerçekleşti. Finale giden yol İstanbul'da oynanan A Grubu'ndaki 5 karşılaşmanın 4'ünü galibiyetle kapatan Filenin Sultanları, son 16 turunda Azerbaycan'ı 3-0, çeyrek finalde ise Almanya'yı 3-1 mağlup ederek yarı finale adını yazdırmıştı. Sırbistan engelini de kayıpsız geçen son Avrupa şampiyonu Türkiye, şampiyonluk yolundaki son viraja girdi. Turnuvanın diğer yarı final eşleşmesinde Polonya ile İtalya karşı karşıya gelirken, Filenin Sultanları 6 Eylül Pazar günü İstanbul'da oynanacak büyük finalde bu karşılaşmanın galibiyle Avrupa şampiyonluğu için mücadele edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hamburg saldırısında 2 Türk hayatını kaybetti Haber

Hamburg saldırısında 2 Türk hayatını kaybetti

St. Pauli semtinde silahlı saldırı Almanya’nın Hamburg kentinde 1 Eylül tarihinde düzenlenen silahlı saldırı büyük yankı uyandırdı. St. Pauli semtinde, Hamburg Uluslararası Fuar Merkezi’nin karşısındaki Lagerstrasse Caddesi’nde bulunan bir iş yeri kompleksinde meydana gelen olayda, silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri otoparkta 47 yaşındaki bir erkeği silahla vurulmuş ve ağır yaralı halde buldu. Sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen bu kişi kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. İş yeri kompleksinin içinde yapılan detaylı aramalarda ise 33 yaşındaki başka bir erkek başından vurulmuş halde ölü bulundu. Alman medyasında ikinci kişinin yanında ya da elinde silah bulunduğu yönünde iddialar yer alsa da Hamburg Savcılığı bu bilgiyi doğrulamadı. Hayatını kaybeden her iki kişinin de Türk vatandaşı olduğu tespit edildi. Saldırı sırasında 48 yaşındaki bir başka Türk vatandaşı da başını sıyıran mermi nedeniyle yaralandı. Yaralının olay yerinden kendi imkanlarıyla ayrılarak Hamburg Üniversite Hastanesi’ne başvurduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı. Alman basınında yer alan bilgilere göre, saldırıdan hemen önce kısmen maskeli 8 ila 10 kişilik bir grubun iş yeri kompleksine girdiği ve kısa süre sonra bölgeden silah seslerinin yükseldiği belirtildi. Ekipler olay yerinde bulduğu silah, mühimmat ve bazı araçları inceleme altına alırken, soruşturma Hamburg Cinayet Masası (LKA 41) ile Organize Suçlarla Mücadele Birimi tarafından Hamburg Savcılığı koordinesinde yürütülüyor. İsmail Özen bağlantısı Olayın meydana geldiği Lagerstrasse 11 adresindeki iş yeri kompleksinde, eski profesyonel boksör ve Universum Boxing’in sahibi İsmail Özen’e ait bir boks kulübünün de bulunduğu belirlendi. Özen, avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada saldırının kendisiyle hiçbir bağlantısı olmadığını, olayın şirketlerine ait alanlarda gerçekleşmediğini ve hayatını kaybeden kişileri tanımadığını vurguladı. Aynı komplekse 26 Haziran gecesi el bombası atılması ve temmuz ayında Özen’i hedef alan hakaret içerikli bir tabelanın polis tarafından kaldırılması dikkat çekerken, polis bu olaylarla 1 Eylül’deki saldırı arasında doğrudan bir bağ bulunduğuna dair kanıt elde edilemediğini bildirdi. Hamburg Savcılığı, saldırının arka planında organize suç yapıları arasındaki bir anlaşmazlığa işaret eden emareler bulunduğunu açıkladı. Olayın bir "mafya hesaplaşması" olduğu yönündeki iddiaların ise henüz resmi makamlarca doğrulanmadığı vurgulanırken, saldırganların kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğü kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.