SON DAKİKA

#Almanya

HABER DEĞER - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı Haber

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı

Cenaze Almanya’dan Şırnak’a getirildi Eski DEP 19. dönem milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın cenazesi, Almanya’dan havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Buradan İdil ilçe merkezi girişine taşınan cenaze, yoğun güvenlik önlemleri altında karşılandı. Sadak’ın naaşı, ailesinin evine götürülerek helallik alındı. Yağmura rağmen binlerce yurttaş törene katıldı Yağışlı havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık bine yakın yurttaş cenaze törenine katıldı. Tören, Kürt siyasetinin önemli isimlerini bir araya getirdi. Siyaset dünyasından geniş katılım oldu Törene Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan, Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak katıldı. Bakırhan: “Sürgünde ölüm bir cinayettir” Sadak’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, büyük bir öfke ve üzüntü içinde olduklarını belirterek, sürgünde yaşanan ölümlerin bir kader değil, siyasal bir sonuç olduğunu söyledi. Bakırhan, Kürt yurttaşların yıllardır sürgün, mahpus ve cezaevi gerçeğiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı ve “Faili devlettir, utancı devlete aittir” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek” Bakırhan, Selim Sadak’a söz verdiklerini belirterek sürgünlerin sona ereceğini, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüleceğini ve Kürt yurttaşların eşit yurttaşlık hakkına kavuşacağını dile getirdi. Konuşmasında, daha fazla Selim Sadak, Orhan Doğan ve Mehmet Sincar kaybetmek istemediklerini söyledi. Aile adına konuşan Resul Sadak: “Barış elçisiydi” Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, yaptığı Kürtçe konuşmada, Selim Sadak’ın hayatı boyunca barış için mücadele ettiğini ve temel amacının Kürtler arasında birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade etti. Sadak, ağabeyinin mücadelesinin sahiplenileceğini söyledi. Tanrıkulu: “Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir” CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Selim Sadak’ı 35 yılı aşkın süredir tanıdığını belirterek, asıl trajedinin sürgünde yaşamını yitirmek olduğunu vurguladı. Sadak’ın milletvekilliği döneminde dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından cezaevinde kaldığını ve son yıllarını iradesi dışında Almanya’da geçirmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Taziyeler üç gün sürecek Sadak ailesi, ilçe merkezinde üç gün boyunca taziyeleri kabul edecek. Tören, Selim Sadak’ın siyasi mücadelesi ve sürgün gerçeği etrafında güçlü mesajların verildiği bir veda olarak kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı Haber

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı

Cenaze Almanya’dan Şırnak’a getirildi Eski DEP 19. dönem milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın cenazesi, Almanya’dan havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Buradan İdil ilçe merkezi girişine taşınan cenaze, yoğun güvenlik önlemleri altında karşılandı. Sadak’ın naaşı, ailesinin evine götürülerek helallik alındı. Yağmura rağmen binlerce yurttaş törene katıldı Yağışlı havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık bine yakın yurttaş cenaze törenine katıldı. Tören, Kürt siyasetinin önemli isimlerini bir araya getirdi. Siyaset dünyasından geniş katılım oldu Törene Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan, Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak katıldı. Bakırhan: “Sürgünde ölüm bir cinayettir” Sadak’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, büyük bir öfke ve üzüntü içinde olduklarını belirterek, sürgünde yaşanan ölümlerin bir kader değil, siyasal bir sonuç olduğunu söyledi. Bakırhan, Kürt yurttaşların yıllardır sürgün, mahpus ve cezaevi gerçeğiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı ve “Faili devlettir, utancı devlete aittir” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek” Bakırhan, Selim Sadak’a söz verdiklerini belirterek sürgünlerin sona ereceğini, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüleceğini ve Kürt yurttaşların eşit yurttaşlık hakkına kavuşacağını dile getirdi. Konuşmasında, daha fazla Selim Sadak, Orhan Doğan ve Mehmet Sincar kaybetmek istemediklerini söyledi. Aile adına konuşan Resul Sadak: “Barış elçisiydi” Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, yaptığı Kürtçe konuşmada, Selim Sadak’ın hayatı boyunca barış için mücadele ettiğini ve temel amacının Kürtler arasında birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade etti. Sadak, ağabeyinin mücadelesinin sahiplenileceğini söyledi. Tanrıkulu: “Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir” CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Selim Sadak’ı 35 yılı aşkın süredir tanıdığını belirterek, asıl trajedinin sürgünde yaşamını yitirmek olduğunu vurguladı. Sadak’ın milletvekilliği döneminde dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından cezaevinde kaldığını ve son yıllarını iradesi dışında Almanya’da geçirmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Taziyeler üç gün sürecek Sadak ailesi, ilçe merkezinde üç gün boyunca taziyeleri kabul edecek. Tören, Selim Sadak’ın siyasi mücadelesi ve sürgün gerçeği etrafında güçlü mesajların verildiği bir veda olarak kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD Türkiye Büyükelçiliği’nden dikkat çeken uyarı geldi Haber

ABD Türkiye Büyükelçiliği’nden dikkat çeken uyarı geldi

ABD Türkiye Büyükelçiliği, vize başvurusu yapacak Türkiye yurttaşlarına yönelik yeni bir hatırlatma yayımladı. Büyükelçilik, kimlik doğrulama ve ABD’ye girişe uygunluk incelemesinin sağlıklı yapılabilmesi için başvuru sahiplerinin tüm sosyal medya hesaplarını herkese açık hale getirmesi gerektiğini duyurdu. Sosyal medya incelemesi resmen zorunlu hale getiriliyor Büyükelçilik tarafından X üzerinden yapılan açıklamada, başvuru sahiplerinden sosyal medya hesaplarındaki gizlilik ayarlarını “HERKESE AÇIK” konuma getirmelerinin istendiği belirtildi. Uygulamanın, vize değerlendirme sürecini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildiği ifade edildi. Uygulama belirli vize türlerini kapsıyor Açıklamaya göre söz konusu şart, 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren F, M ve J vizeleri ile H-1B ve H-4 vize başvuruları için geçerli olacak. Diğer vize türlerinin şu aşamada bu kapsamda olmadığı bildirildi. Öğrenci ve değişim programları öne çıkıyor. F vizesi, ABD’de üniversite, kolej, lise veya dil okulu gibi akademik kurumlarda tam zamanlı eğitim alacak öğrenciler için en yaygın kullanılan öğrenci vizesi olarak biliniyor. M vizesi ise uçuş okulu veya aşçılık kursu gibi akademik olmayan, mesleki ve teknik eğitim programlarına katılacak kişiler için veriliyor. J vizesi de Work and Travel programları, araştırma görevlileri ve kısa süreli staj programlarını kapsıyor. Çalışma vizelerinde de sosyal medya şartı var H-1B vizesi, mühendislik, bilişim, finans ve tıp gibi alanlarda yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren işlerde çalışacak profesyonellere veriliyor. H-4 vizesi ise H-1B vizesi sahiplerinin eşleri ve 21 yaşından küçük bekar çocuklarını kapsıyor. Daha geniş bir güvenlik politikasının parçası ABD yönetimi, Aralık 2024’te Britanya, Almanya ve Fransa’nın da aralarında bulunduğu 42 ülkeden gelen turistler için beş yıllık sosyal medya geçmişinin inceleneceğini açıklamıştı. Yeni uygulama, ABD’nin vize ve sınır güvenliği politikalarında dijital incelemeyi daha merkezi hale getirdiğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Merz: ABD ile ticaret kavgası istemiyoruz Haber

Merz: ABD ile ticaret kavgası istemiyoruz

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland gerekçesiyle 8 Avrupa ülkesine ek tarife uygulama kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Merz, “ABD ile bir ticaret kavgası istemiyoruz”diyerek, Avrupa’nın bu konuda temkinli ancak kararlı bir tutum izlediğini vurguladı. Hristiyan Demokrat Birlik Partisi Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Merz, gümrük vergisi tehdidinin ortaya çıkmasından bu yana etkilenen ülkelerle yakın diyalog içinde olduklarını belirtti. Amaçlarının, bu anlaşmazlıkta gerilimi mümkün olduğunca tırmandırmamak olduğunu ifade etti. Merz, Davos’ta bu hafta çeşitli görüşmeler yapacağını ve 21 Ocak Çarşamba günü Donald Trump ile yeniden temas kurmaya çalışacağını söyledi. “Amerikan hükümeti, Avrupa’nın da karşılık verebileceğini biliyor. Bunu istemiyorum, ancak gerekli olursa Avrupa’nın ve Almanya’nın çıkarlarını koruruz” dedi. “Gümrük vergileri kimseye fayda sağlamıyor” Gümrük vergilerinin herkes için zararlı olduğunu vurgulayan Merz, “Amerikan tüketicileri bu vergilerin etkisini doğrudan hissediyor. ABD ekonomisi, hükümetin bir yıl önce öngördüğü kadar iyi gitmiyor. Bunun nedenlerinden biri de gümrük politikasıdır” ifadelerini kullandı. Gerilimden kaçınmak istediklerini yineleyen Merz, “ABD ile ticaret kavgası istemiyoruz. Ancak uygun olmadığını düşündüğümüz gümrük vergileriyle karşılaşırsak, karşılık vermek zorundayız” diye konuştu. “Çözüm bulmak istiyoruz” Merz, Fransa ile yakın koordinasyon içinde olduklarını, ancak Fransa’nın Amerikan tarifelerinden Almanya’ya kıyasla farklı etkilendiğini belirtti. Bu nedenle Fransız yönetiminin zaman zaman daha sert tepkiler vermek istemesini anlayışla karşıladığını söyledi. AB Liderler Zirvesi öncesinde ortak bir tutum belirlemek istediklerini vurgulayan Merz, “Elimizde araçlar var. Bunları kullanmak istemiyoruz ama gerekirse kullanırız” dedi. Gümrük vergilerinin genellikle ithalatçı ülkede ödendiğini hatırlatan Merz, “Bu durumda faturayı Amerikalı tüketiciler öder. Ancak bu durum Avrupa ve özellikle Alman ekonomisine de zarar verir. Bu yüzden bir çözüm bulmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Avrupa’nın en büyük güvenlik endişesi Ukrayna” Merz, Grönland’a gönderilen Avrupa keşif misyonunun Danimarka ile koordinasyon içinde yürütülen rutin bir güvenlik değerlendirmesi olduğunu belirtti. Misyon sonuçlarının şu anda değerlendirildiğini ve ABD ile de paylaşılacağını söyledi. Avrupa’nın güvenliği açısından asıl tehdidin batıdan değil doğudan geldiğini vurgulayan Merz, “Ukrayna’daki savaş, özellikle Doğu Avrupa’nın güvenliği için ciddi bir tehdit” dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müzakere masasına oturma niyeti görmediğini ifade eden Merz, “Avrupa’nın güvenliği açısından şu an en büyük endişem Grönland değil, Ukrayna’dır” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fransa ve Almanya İran'ın Büyükelçisini bakanlığa çağırdı Haber

Fransa ve Almanya İran'ın Büyükelçisini bakanlığa çağırdı

İran’da haftalardır süren protestolara yönelik güvenlik güçlerinin sert müdahalesi, Avrupa’da diplomatik krize yol açtı. Fransa ve Almanya, İran’ın Paris ve Berlin büyükelçilerini dışişleri bakanlıklarına çağırırken, İngiltere de Londra Büyükelçisini aynı gerekçeyle bakanlığa davet etti. Üç ülke, Tahran yönetimine şiddetin durdurulması ve temel haklara saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Ulusal Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İran’daki gelişmeleri “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Barrot, Emmanuel Macron aracılığıyla Fransa’nın, barışçıl göstericilere körü körüne uygulanan devlet şiddetini en sert şekilde kınadığını vurguladı. Bu mesajın hem İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’ye iletildiğini hem de Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan İran’ın Paris Büyükelçisine doğrudan aktarılacağını belirtti. Barrot ayrıca, Avrupa Birliği’nin İran’a yönelik ek tedbirler hazırlığında olduğunu söyledi. Almanya’dan gelen açıklamada da ton sertti. Berlin yönetimi, İran’ın kendi halkına yönelik tutumunu “şok edici” olarak tanımladı. Alman Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran rejiminin kendi vatandaşlarına karşı şiddete son vermesi ve temel haklara saygı göstermesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda, İran’ın Berlin Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı duyuruldu. Diplomatik baskıya İngiltere de katıldı. İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İran’daki protestolar sırasında açıklanan ölü sayılarının endişe verici boyutlara ulaştığını belirterek, İran’ın Londra Büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını açıkladı. İngiltere Parlamentosu’nda konuşan Cooper, protestoların büyüyerek devam ettiğini, buna karşılık eylemcilerin şiddetle bastırıldığını söyledi. İran’da internet ve telefon hatlarına getirilen kısıtlamalar nedeniyle sağlıklı bilgi akışının engellendiğine dikkat çeken Cooper, “Duyduklarımız, felaketin gerçek boyutlarını bile yansıtamayabilir” ifadelerini kullandı. İngiltere’nin, İranlı protestocuların “vahşi şekilde öldürülmesini en güçlü şekilde kınadığını” belirten Cooper, Tahran yönetiminden vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermesini talep etti.

AB, 25 yıllık Mercosur düğümünü çözdü Haber

AB, 25 yıllık Mercosur düğümünü çözdü

Avrupa Birliği, yaklaşık çeyrek asırdır müzakere edilen AB–Mercosur Serbest Ticaret Anlaşması’nda kritik eşiği aştı. Brüksel’de yapılan oylamada Fransa’nın “hayır” oyuna rağmen üye ülkelerin nitelikli çoğunluğu sağlandı ve anlaşmanın imzalanmasının önü açıldı. Karar, sokakta çiftçi protestolarını büyütürken, Parlamento aşamasının sert tartışmalara sahne olacağını işaret ediyor. Fransa itiraz etti, nitelikli çoğunluk geçti Diplomatik kaynaklara göre Fransa, Polonya, Macaristan ve İrlanda anlaşmaya karşı oy kullanırken Belçika çekimser kaldı; Avusturya destek vermedi. Buna karşın Almanya başta olmak üzere çok sayıda ülke, küresel ticaret gerilimlerinin arttığı bir dönemde Latin Amerika ile yeni ortaklıkların “stratejik bir sinyal” olduğu görüşünde birleşti. Nitelikli çoğunluk sistemi, üye devletlerin en az yüzde 55’ini ve AB nüfusunun en az yüzde 65’ini temsil eden desteği yeterli saydığı için Paris’in itirazı süreci durduramadı. İmza yolu açıldı, gözler Parlamento’da Oylamanın ardından yazılı onay prosedürü başlatıldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Paraguay’a giderek anlaşmayı imzalaması bekleniyor. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu’nun basit çoğunluk onayı gerekiyor. Paris, özellikle tarım ve çevre başlıkları nedeniyle “oyunun bitmediğini” savunuyor. Sokakta çiftçi öfkesi büyüyor Karar Fransa, Belçika ve Polonya’da sert protestoları tetikledi. Otoyollar kapatıldı, sınır geçişleri bloke edildi, traktörlü eylemler düzenlendi. Tarım sendikaları, anlaşmanın Avrupa çiftçisini daha düşük çevre ve sağlık standartlarına sahip ürünlerle rekabete zorlayacağını söylüyor; “Bu anlaşma ölüm fermanımız” sloganı öne çıkıyor. Ekonomik beklentiler ve riskler Anlaşmanın AB ihracatında yaklaşık 4 milyar avroluk gümrük vergisini kaldırması hedefleniyor. Mercosur ülkeleri Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’da otomotiv parçaları, süt ürünleri ve şarap gibi kalemlerde yüksek tarifeler bulunuyor. Almanya ve İspanya, anlaşmayı ABD’nin gümrük baskıları karşısında yeni pazarlar açmanın ve Çin’e bağımlılığı azaltmanın aracı olarak görüyor. Muhalifler ise sığır eti, kümes hayvanı ve şeker gibi ucuz ithalatın yerli üreticiyi zorlayacağını vurguluyor. Komisyon taviz verdi, ikna sağlanamadı Avrupa Komisyonu; hassas tarım ürünleri için koruma mekanizmaları, pestisit kontrolleri, kriz fonu ve çiftçilere destek paketleri açıkladı. Ancak bu adımlar Fransa ve Polonya’yı ikna etmedi. Aralıkta karşı çıkan İtalya’nın bu kez destek vermesi ise dengeleri değiştirdi. Macron hükümeti baskı altında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “siyasi oybirliğiyle ret” çağrısına rağmen kararın geçmesi, Paris’in Avrupa içindeki manevra alanının sınırlı olduğunu gösterdi. Kararın ardından Fransa’da muhalefet hükümeti “çiftçileri feda etmekle” suçlarken, gözaltılar ve protestolar siyasette tansiyonu yükseltti. Şimdi ne olacak? Parlamento oylaması, tarım krizi ve sokaktaki öfkenin gölgesinde yapılacak. Mercosur dosyası artık yalnızca bir ticaret anlaşması değil; Avrupa’da gıda egemenliği, çevre politikaları ve demokratik meşruiyet tartışmalarının kesiştiği bir fay hattı olarak görülüyor.

İşe alımlarda işverenler artık bu soruyu soramayacak Haber

İşe alımlarda işverenler artık bu soruyu soramayacak

Avrupa Birliği, erkek ve kadın çalışanlar arasındaki ücret farkını azaltmaya yönelik önemli bir adım atıyor. 2023/970 sayılı Ücret Şeffaflığı Direktifi, 2026 yılı itibarıyla tüm üye ülkelerde yürürlüğe girecek. Düzenleme, işe alım süreçlerinde şeffaflığı artırmayı ve ücret ayrımcılığını önlemeyi hedefliyor. Kadınlar hâlâ daha az kazanıyor AB verilerine göre Almanya’da kadınlar, erkeklere kıyasla saat başına ortalama yüzde 16 daha az ücret alıyor. Aynı pozisyon ve benzer nitelikler dikkate alındığında bu fark yüzde 6 seviyesine geriliyor. Uzmanlar, kadınların daha düşük ücretli sektörlerde yoğunlaşması ve yarı zamanlı çalışmanın yaygınlığına dikkat çekiyor. Ücret ayrımcılığı yapanlara yaptırım Yeni düzenlemeyle birlikte iş başvurusunda bulunan adaylar, işe başlamadan önce ilgili pozisyonun maaş aralığını öğrenebilecek. İşverenlerin adaylardan önceki maaş bilgisini talep etmesi yasaklanacak. Büyük ölçekli şirketler, cinsiyete dayalı ücret farklarını düzenli olarak raporlamakla yükümlü olacak. Ayrımcılık tespit edilmesi hâlinde çalışanlar eksik ödenen tutarları talep edebilecek ve ispat yükümlülüğü işverende olacak. Direktif birebir uygulanacak Almanya Eşitlik ve Eğitim Bakanı Karin Prien, direktifin ulusal mevzuata birebir aktarılacağını açıkladı. Sendikalar uygulamayı desteklerken, işveren çevreleri artan bürokrasi ve toplu sözleşme özgürlüğüne müdahale endişelerini dile getiriyor. Uluslararası danışmanlık firması Willis Towers Watson’ın anketine göre, Almanya’daki şirketlerin önemli bir bölümü hâlâ iş görüşmelerinde maaş aralıklarını açıklamıyor. Yaklaşık yarısı da kısa vadede bu yönde bir plan yapmıyor. İşverenler, maaş pazarlıklarının artmasından ve çalışanlar arasında huzursuzluk doğmasından çekiniyor. Ücret Şeffaflığı Direktifi, işe alım süreçlerinde uzun süredir tartışılan ücret gizliliğini sona erdirerek daha adil ve eşitlikçi bir çalışma hayatı oluşturmayı amaçlıyor. 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek düzenleme, hem işverenleri hem de çalışanları yakından etkileyecek.

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.