SON DAKİKA

#Altyapı

HABER DEĞER - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı Haber

Ankara’dan İran’a 48 ton yardım: 4 tır yola çıktı

Türk Kızılay, İran’da yaşanan çatışmalar nedeniyle zor durumda kalan siviller için harekete geçti. İran Kızılayı’nın talebi üzerine hazırlanan yardım malzemeleri, Ankara’dan düzenlenen törenle bölgeye gönderildi. 48 tonluk yardım sevkiyatı Ankara Kızılay Lojistik Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Fatma Meriç Yılmaz, barınma, hijyen ve travma kitlerinden oluşan toplam 48 tonluk yardımın 4 tırla yola çıktığını açıkladı. “Bu sadece başlangıç” Yılmaz, bölgedeki insani durumun ciddiyetine dikkat çekerek yardımların süreceğini vurguladı. İran’da yaklaşık 3,6 milyon kişinin yerinden edildiğini, 62 bin konutun ve 20 binden fazla ticari birimin zarar gördüğünü ifade etti. Sivil altyapı da zarar gördü İran Kızılayı’nın da ciddi kayıplar verdiğini belirten Yılmaz, 17 hizmet merkezinin, 94 ambulansın ve 3 helikopterin zarar gördüğünü söyledi. Bu durumun insani yardım kapasitesini doğrudan etkilediği vurgulandı. Uluslararası koordinasyon sürüyor Türk Kızılay’ın yalnızca İran’la sınırlı kalmadığını belirten Yılmaz, Lübnan Kızılhaçı ve diğer ulusal yardım kuruluşlarıyla da temas halinde olduklarını ifade etti. Ayrıca Gazze ve Filistin’de yürütülen yardım faaliyetleri kapsamında her gün yaklaşık 30 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıldığı bilgisi paylaşıldı. Yardım Gürbulak üzerinden ulaştırılacak Sevk edilen yardım tırlarının, Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden İran’a geçerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağı bildirildi. “Savaşın yükünü siviller taşıyor” Yılmaz, konuşmasında çatışmaların en ağır bedelini sivillerin ödediğine dikkat çekerek, kalıcı barış çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akdere’de yurttaşlar yalnız bırakıldı: Bu kentte eşit yaşam hakkı istiyoruz! Haber

Akdere’de yurttaşlar yalnız bırakıldı: Bu kentte eşit yaşam hakkı istiyoruz!

Ankara’nın Mamak ilçesine bağlı Akdere Mahallesi’nde yaşayan yurttaşlar, yıllardır biriken sorunların artık görmezden gelinemez hale geldiğini belirterek Haber Değer ihbar hattına ulaştı. Dereboyu Caddesi ve çevresinde yaşayan yurttaşlar; ulaşımın yetersizliği, iş olanaklarının yokluğu, aydınlatma eksikliği ve güvenlik sorunlarının gündelik yaşamı doğrudan etkilediğini ifade ederken, bu durumun yalnızca bir “hizmet eksikliği” değil, aynı zamanda açık bir eşitsizlik yarattığını vurguladı. Yurttaşlara göre Akdere, Ankara’nın merkezine bu kadar yakın olmasına rağmen kamusal hizmetlerden sistematik biçimde mahrum bırakılıyor. Kızılay gibi kentin merkezi noktalarına ulaşımın bir saate kadar çıkması, birden fazla araç değiştirme zorunluluğu ve doğrudan hat eksikliği, emekçilerin gündelik yaşamını zorlaştırıyor. Yurttaşlar, önerdikleri alternatif güzergâhlarla bu sürenin ciddi biçimde kısaltılabileceğini ifade ederken, mevcut ulaşım politikalarının halkın ihtiyaçlarından çok uzak olduğunu dile getiriyor. Bölgede iş olanaklarının yok denecek kadar az olması da dikkat çekilen bir diğer temel sorun. Yurttaşlar, Akdere’nin ekonomik olarak da dışlandığını, bu nedenle çevre mahallelerden bile bölgeye gelişin azaldığını belirtiyor. Bu durumun, emekçi mahallelerin giderek daha da yoksullaştırıldığı bir düzenin sonucu olduğuna dikkat çekiliyor. Altyapı ve güvenlik eksiklikleri de yurttaşların gündeminde. Dereboyu Caddesi’nin yaz aylarında kontrolsüz kalabalıklar nedeniyle güvensiz hale geldiği, yeterli denetim ve önlem bulunmadığı ifade edilirken; aydınlatma yetersizliği de kamusal alan kullanımını sınırlayan bir başka unsur olarak öne çıkıyor. Aynı ilçedeki bazı bölgelerde modern ve güçlü aydınlatma sistemleri bulunurken, Akdere’de “köy lambasını andıran” yetersiz ışıklandırmanın tercih edilmesi, yurttaşlar tarafından açık bir hizmet eşitsizliği olarak değerlendiriliyor. Yurttaşlar ayrıca Mamak metrosu projesinin de mevcut haliyle Akdere’yi yeterince kapsamadığını belirtiyor. Kentin ulaşım yatırımlarından eşit şekilde yararlanmak istediklerini ifade eden yurttaşlar, planlamaların yalnızca belirli bölgeleri değil, tüm halkı gözetmesi gerektiğini söylüyor. İhbar hattımıza ulaşan yurttaşlar, yaşadıkları sorunların bireysel değil, kamusal bir hak meselesi olduğunun altını çizerek yetkililere çağrıda bulundu: “Bu kentte eşit, güvenli ve insanca yaşamak istiyoruz.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye 5G’ye geçti: Tek dokunuşla yeni çağ başladı Haber

Türkiye 5G’ye geçti: Tek dokunuşla yeni çağ başladı

Türkiye’de mobil iletişimde yeni bir dönem resmen başladı. Dijital altyapıyı doğrudan etkileyecek bu adım, teknoloji ve internet kullanımında köklü değişimlerin habercisi oldu. Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği açılışla birlikte Türkiye genelinde 5G teknolojisi devreye alındı. Tablet üzerinden yapılan sembolik başlatma ile 81 ilde eş zamanlı olarak 5G hizmeti kullanıma sunuldu. Yeni sistemle birlikte internet hızının ciddi ölçüde artması ve veri aktarımının saniyeler içinde gerçekleşmesi hedefleniyor. 81 ilde aynı anda devreye girdi Yeni teknoloji, Türkiye genelinde geniş kapsamlı bir altyapı ile hayata geçirildi. İlk aşamada tüm illerde erişime açılan 5G’nin, önümüzdeki iki yıl içinde kapsama alanının daha da genişletilmesi planlanıyor. Türkiye toplumu için hızlı ve kesintisiz internet deneyiminin standart hale gelmesi hedefleniyor. Ek ücret olmadan kullanılabilecek Yapılan açıklamalara göre mevcut tarifelerde herhangi bir değişiklik yapılmadan 5G hizmetinden yararlanılabilecek. Bu durum, teknolojinin daha geniş kitleler tarafından erişilebilir olmasını sağlayacak. Sanayiden medyaya büyük dönüşüm 5G teknolojisi yalnızca bireysel internet kullanımını değil, birçok sektörü de doğrudan etkileyecek. Endüstriyel robotlar, otonom araç sistemleri ve akıllı şehir uygulamaları gibi alanlarda yeni imkanların önü açılırken, medya sektöründe 8K kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapılabilmesi mümkün hale gelecek. 5G bağlantısı nasıl anlaşılacak Kullanıcılar cihaz ekranlarında yer alan ağ göstergesinden 5G bağlantısını kolaylıkla takip edebilecek. Ekranda “5G” ibaresinin görünmesi, bağlantının yeni nesil teknoloji üzerinden sağlandığını gösterecek. Hizmeti kullanmak istemeyen yurttaşlar ise operatörleri üzerinden ücretsiz şekilde bu özelliği kapatabilecek. Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde önemli bir eşik olarak değerlendirilen bu adımın, teknoloji ve ekonomi alanında yeni fırsatlar yaratması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İSU'dan 'Dünya Su Günü' açıklaması Haber

İSU'dan 'Dünya Su Günü' açıklaması

İSU Genel Müdürü Ali Sağlık, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. İSU Genel Müdürü Ali Sağlık açıklamasında şu ifadeleri yer verildi: "Dünya Su Günü, tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek ve bu kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla her yıl 22 Mart tarihinde kutlanmaktadır. 1993 yılından bu yana kutlanan Dünya Su Günü’nde her yıl farklı bir tema aracılığıyla suyun küresel ölçekte taşıdığı önem vurgulanmaktadır. Bu yılın teması ise “Su ve Cinsiyet” olarak belirlenmiştir. Su; yaşamın devamı, sağlıklı bir çevre ve sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez bir kaynaktır. Bununla birlikte suya erişim, yalnızca çevresel değil aynı zamanda sosyal bir mesele olarak da karşımıza çıkmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen bu yılki tema; suya erişimde eşitliğin sağlanması, su hizmetlerinin herkes için güvenli ve sürdürülebilir biçimde sunulması ve su yönetiminde kapsayıcı yaklaşımların önemine dikkat çekmektedir. Sürdürülebilir su yönetimi; toplumların refahı, çevrenin korunması ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması ve altyapı sistemlerinin güçlendirilmesi hem iklim değişikliğiyle mücadelede hem de sürdürülebilir şehirlerin oluşturulmasında önemli bir rol oynamaktadır. Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte yağış rejimlerinde yaşanan değişimler; içme suyu kaynaklarının azalması, su kalitesinin bozulması, kuraklık, su kıtlığı ve taşkın riskleri gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle su kaynaklarının korunması, doğru planlanması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü olarak bizler de bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizin su yönetimini; su kaynaklarını koruma, ileri teknolojileri etkin biçimde kullanma ve altyapı sistemlerini sürekli geliştirme hedefleri doğrultusunda yürütüyoruz. Gelecek nesilleri de düşünerek kalıcı yatırımlar gerçekleştiriyor, sürdürülebilir bir su yönetimi anlayışıyla projelerimizi hayata geçiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te belirtilen standartlara uygun temiz, sağlıklı ve kesintisiz içme suyunu vatandaşlarımıza ulaştırırken su kayıp ve kaçakları ile de etkin bir şekilde mücadele ediyoruz. Ayrıca atık suların arıtılarak yeniden kullanılması konusunda önemli çalışmalar yürütüyor, geri kazanım sularını sanayi tesisleri ile yeşil alanların sulanmasında değerlendirerek su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı azaltıyoruz. İSU Genel Müdürlüğü olarak suyun sürdürülebilir yönetimi ve su kaynaklarının korunması konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına büyük önem veriyoruz. Suyun yaşam için taşıdığı değeri her zamankinden daha güçlü bir şekilde hatırladığımız bu özel günde, tüm vatandaşlarımızı suyu tasarruflu kullanmaya ve su kaynaklarımızı korumaya davet ediyoruz. Bu vesileyle 22 Mart Dünya Su Günü’nü kutluyor, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi konusundaki kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz."

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği Haber

Sakarya’da suda sıfır kayıp için iş birliği

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), suyun musluklara ulaşana dek geçirdiği her aşamayı güvence altına almak için kurumsal iş birliklerinin ağını genişletiyor. Şehir genelinde faaliyet gösteren tesisat ustalarının mesleki yeterliliklerini artırmak ve uygulamalarda ortak bir kalite standardı yakalamak amacıyla, Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile stratejik bir iş birliği süreci başlatılıyor. Bu vizyoner adımla, ev ve iş yerlerindeki hatalı müdahalelerden kaynaklanan su israfının kesin olarak önüne geçilecek. YÖNETMELİK SAYIŞTAY İNCELEMESİNDE SASKİ tarafından titizlikle hazırlanan ‘Sıhhi Tesisat Uygulamaları ve Eğitimi Hakkında Yönetmelik’ taslağının çalışmaları başarıyla tamamlandı. Mevcut durumda Sayıştay incelemesinde olan bu kritik düzenleme, yasal sürecin ardından hızla yürürlüğe girecek. Yönetmeliğin aktif hale gelmesiyle birlikte, suyun kaynağında korunmasına yönelik en önemli yasal zeminlerden biri oluşturulmuş olacak. EĞİTİMLİ USTALAR, SIFIR İSRAF VİZYONU Yönetmelik sürecinin tamamlanmasına paralel olarak, SASKİ ile ilgili meslek kuruluşları arasında ‘Yetkili Tesisatçı Eğitimi ve İş Birliği Protokolü’ imzalanacak. Şehrin su altyapısı doğrudan ana hattan son kullanıcıya kadar uzman eller tarafından, sıfır kayıp prensibiyle yönetilecek. ‘SUYU HER DAMLASIYLA, KAYNAĞINDA KORUYORUZ’ SASKİ Müdürü Seyit Sakallıoğlu sürece dair yaptığı açıklamada, “Su tasarrufu sadece devasa altyapı hatlarında değil, evlerimizin içindeki tesisatlar da başlar. Bu anlayışla Sakarya Sıhhi Tesisatçılar Odası ile şehrimizin su geleceğini koruyacak çok değerli bir sürece adım atıyoruz. Sayıştay incelemesinde olan yönetmeliğimiz yürürlüğe girdiğinde, yetkili ve eğitimli ustalarımızla birlikte su israfını kaynağında, daha oluşmadan çözeceğiz. Sürdürülebilir su yönetimi hedefimizle, paydaşlarımızla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Savaşta yeni cephe mi açılıyor: İran teknoloji devlerini hedef listesine aldı Haber

Savaşta yeni cephe mi açılıyor: İran teknoloji devlerini hedef listesine aldı

Orta Doğu’daki savaşın genişleme ihtimali dünya kamuoyunda endişe yaratırken İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim haber ajansı dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Ajansın paylaştığı haberde, İsrail ile bağlantılı olduğu öne sürülen bazı teknoloji altyapılarının İran’ın “yeni hedefleri” arasında değerlendirildiği belirtildi. Haberde, ABD merkezli teknoloji şirketlerine ait bazı ofis ve veri altyapılarının askeri amaçlarla kullanıldığı iddiasına yer verildi. Listede teknoloji devleri yer aldı Tasnim’in yayımladığı listede küresel teknoloji sektörünün önde gelen şirketleri bulunuyor. Haberde Google, Microsoft, Palantir Technologies, IBM, Nvidia ve Oracle gibi şirketlerin altyapı noktalarının İran tarafından potansiyel hedefler arasında değerlendirildiği öne sürüldü. Söz konusu şirketlerin veri merkezleri, bulut hizmetleri ve teknoloji altyapılarının İsrail’deki bazı şehirlerde ve Körfez ülkelerinde bulunduğu ifade edildi. “Yeni hedefler” ifadesi dikkat çekti Tasnim tarafından yayımlanan açıklamada bu altyapıların İran açısından “yeni hedefler” olarak değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, bu tesislerin askeri faaliyetlerle bağlantılı olduğu iddiasına da yer verildi. İran’a yakın kaynaklar söz konusu altyapıların askeri veri işleme, yapay zekâ analizi ve operasyonel destek gibi alanlarda kullanıldığını ileri sürdü. Savaşın niteliğinin değiştiği iddia edildi Ajans tarafından yayımlanan açıklamada Orta Doğu’daki savaşın yeni bir aşamaya girdiği değerlendirmesi yapıldı. Açıklamada çatışmanın giderek daha fazla teknoloji ve altyapı alanlarını kapsayan bir boyuta doğru ilerlediği ifade edildi. Tasnim’in aktardığı değerlendirmede “Bölgesel savaşın kapsamı altyapı savaşına doğru genişledikçe İran’ın meşru hedeflerinin kapsamı da genişliyor” ifadelerine yer verildi. Bu gelişme, Orta Doğu’daki savaşın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayıp teknoloji altyapılarını da kapsayabilecek yeni bir boyuta evrilebileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor Haber

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor

İsviçre’de seçmenler, 14 Haziran 2026’da yapılacak referandumda ülke nüfusunun 2050’ye kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören öneriyi oylayacak. Sağ görüşlü İsviçre Halk Partisi’nin desteklediği girişim, nüfusun 9,5 milyonu aşması halinde göç ve ikamet politikalarının sıkılaştırılmasını zorunlu kılmayı hedeflerken hükümet ve pek çok siyasi aktör öneriye karşı çıkıyor. Nüfus artışı alarmı tartışmayı tetikledi Girişimin arkasındaki siyasi hareket, hızlı nüfus artışının konut, altyapı ve çevre üzerinde baskı yarattığını savunuyor. Ülke nüfusunun 1990’larda yaklaşık 7 milyon seviyesinden bugün 9 milyonu aşmasına dikkat çekilirken, artışın büyük ölçüde göç kaynaklı olduğu belirtiliyor. 9,5 milyon eşiği aşılırsa sert önlemler gündeme gelebilir Plan kabul edilirse nüfus 9,5 milyona ulaştığında iltica kuralları, aile birleşimi ve oturum izinleri gibi alanlarda kısıtlamalar devreye girecek; ayrıca bazı uluslararası anlaşmaların yeniden müzakere edilmesi gerekecek. Gerekirse Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının sonlandırılması bile tartışmaya açılabilecek. Ekonomi ve iş gücü kaygısı muhalefeti güçlendiriyor Federal Konsey, iş dünyası temsilcileri ve birçok siyasi parti ise önerinin iş gücü açığı yaratabileceği ve ekonomik refaha zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Sağlık, inşaat ve hizmet gibi sektörlerin yabancı çalışanlara bağımlı olduğu vurgulanırken, planın uluslararası ilişkileri de zorlayabileceği ifade ediliyor. Toplum ikiye bölünmüş durumda Son anketler seçmenlerin yaklaşık yüzde 48’inin öneriye sıcak baktığını gösteriyor; bu da referandumun sonucunun oldukça çekişmeli geçebileceğine işaret ediyor. İsviçre’nin doğrudan demokrasi sistemi gereği yeterli imza toplayan girişimler halk oylamasına sunulabiliyor ve kabul edilirse doğrudan yürürlüğe girebiliyor. Bugün 9,1 milyonluk ülke yarının sınırını mı tartışıyor 2025 verilerine göre yaklaşık 9,1 milyon nüfusa sahip ülkede yabancı doğumluların oranı son yıllarda yüzde 30 civarında seyrediyor. Bu tablo, referandumu yalnızca demografik değil aynı zamanda göç politikaları açısından da Avrupa’nın yakından izlediği bir oylama haline getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor Haber

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor

HD Strateji, 10-12 Kasım tarihleri arasında 33 ilde 2500 yurttaşla gerçekleştirdiği telefon tabanlı “Genel Seçim Anketi”ni yayımladı. Sonuçlar, Türkiye siyasetindeki dengelerin hızla değiştiğine işaret ediyor. Ankete göre AKP hâlâ birinci, ancak oy oranı %33,7’ye gerileyerek dikkat çekici bir erozyon gösteriyor. CHP ise %27,4’e yükselerek farkı kapatıyor. Yerel seçimlerdeki muhalefet başarılarının ulusal tabloya yansımaya başladığı görülüyor. MHP %11,8’le yerini korurken, DEM Parti doğu illerinde oy kayıpları yaşıyor. Yeni partiler ZAFER ve ANAHTAR, milliyetçilik ve göç tartışmalarının etkisiyle oy topluyor.İyi Parti oyları hızla Anahtar Parti'ye akıyor. HD Strateji Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Doğan, sonuçları şu sözlerle değerlendirdi: Bu anket, 2023’ten beri ilk kez muhalefetin ulusal ölçekte anlamlı bir yükseliş ivmesi yakaladığını gösteriyor. Ekonomik kriz, deprem sonrası toparlanma ve yereldeki yönetim performansları, seçmen davranışını kökten değiştiriyor. AKP Lider Ama Zayıflıyor: Fark Tarihin En Dar Seviyesinde HD Strateji’nin ulusal ortalamasına göre: AKP: %33,7 (-1,9 puan) CHP: %27,4 (+2,1 puan) MHP: %11,8 DEM Parti: %8,2 (-0,6 puan) İYİ Parti: %4,7 (-5 puan) ANAHTAR: %4,3 ZAFER: %3,3 Toplamda küçük partilerin oyu %16’ya ulaşıyor. Bu tablo, “oy bölünmesi” riskinin iktidar bloku açısından artığı anlamına geliyor. Analiz 1: AKP’nin ‘Gizli Kayıp’ Tuzağı Anket bulgularına göre AKP’nin yaşadığı düşüşün arka planında: Enflasyon ve işsizlik nedeniyle artan hoşnutsuzluk, Deprem bölgelerinde yerel yönetim performansına yönelik eleştiriler, Yeniden Refah ve Zafer Partisi’nin muhafazakâr oyları çekmesi, gibi faktörler bulunuyor. HD Strateji’ye göre AKP tabanında toplam %5,8’lik bir “muhafazakâr oy göçü” yaşanıyor. İl Bazlı Tablo: İstanbul ve Ankara’da CHP Yükselişi, Doğu’da DEM Çöküşü Araştırmanın il bazlı verileri, siyasal fay hatlarını daha görünür kılıyor: İl AKP CHP DEM Öne Çıkan Değişim İstanbul 32.1 25.1 10.4 CHP, İmamoğlu etkisiyle ivmeleniyor Ankara 36.7 31.3 5.3 Yavaş’ın sosyal ve çevresel projeleri CHP’ye +0.7 getirdi İzmir 35.4 25.7 8.8 CHP -15.2 puan kaybetti, muhafazakârlaşma AK Parti’yi +10.1 büyüttü Konya 34.9 25.3 8.7 AK Parti -5.8 gerilese de destekler tabanı tuttu Diyarbakır 32.2 30.5 9.5 DEM Parti -51.4 puanla tarihî bir çöküş yaşadı Analiz 2: Yerel Yönetimlerin ‘Domino Etkisi’ Batı’da CHP Rüzgârı: İstanbul ve Ankara’da CHP belediyelerinin sosyal yardımlar, altyapı ve şeffaf yönetim yaklaşımı nedeniyle oylarını %3-5 artırdığı görülüyor. İzmir’de Alarm: Deprem sonrası yardım süreçlerine yönelik eleştiriler, CHP’yi beklenmedik biçimde zayıflatıyor. Konya’da AKP Geriliyor Ama Üstünlük Sürüyor: Konya’da AKP’nin oy oranı %34,9’a düşerek -5,8 puanlık bir kayba işaret ediyor. Buna rağmen kent, muhafazakâr seçmen yapısı sayesinde iktidar için hâlâ güçlü bir dayanak noktası. CHP’nin %25,3’e yükselmesi, genç seçmenin ve kent merkezindeki hizmet odaklı beklentilerin muhalefeti görünür kıldığını gösteriyor. Tarım destekleri AKP tabanını büyük ölçüde tutarken, ekonomik sıkışmışlık ve yerel yönetim performansına dair tartışmalar kademeli bir çözülme yaratıyor Doğu’da DEM Parti Krizi: Diyarbakır ve Van’da DEM’in %50’nin üzerinde kayıp yaşaması, Kürt seçmenin CHP ve AKP arasında yeniden dağıldığına işaret ediyor. HD Strateji’ye göre bu çöküş, sol blokta HÜDA-PAR ve TİP’e yeni bir alan açabilir. Yeni Partilerin Yükselişi: Göç ve güvenlik politikaları etrafında şekillenen tartışmalar, ZAFER Partisi’ni İstanbul’da %6’ya, ANAHTAR Partisi’ni Şanlıurfa’da %7,4’e kadar taşıyor. Bu artışın en büyük kaybedeni ise İYİ Parti. “Sıkıntılı Denge” – Siyasette Kartlar Yeniden Dağılıyor HD Strateji anketi, Türkiye’nin siyasal dengelerinde sert bir rekabet dönemine girildiğini gösteriyor: Muhalefetin toplam oy artışı +3,5 puan, İktidar blokunun toplam kaybı -2,8 puan, Yeni partilerin toplam etkisi %12’nin üzerinde, Bu tablo, 2028 seçimlerinin tamamen ekonomik gidişat ve yerel yönetim performansları tarafından belirleneceğini gösteriyor. Aydoğan Doğan, raporun sonunda şu uyarıyı yapıyor: Ekonomik kriz derinleşirse CHP’nin 2028’de birinci parti olma ihtimali güçlenir. Ancak DEM Parti’nin doğuda yaşadığı erozyonun, sol ittifakın bütünlüğünü tehdit ettiğini de görmezden gelemeyiz. Yeniden Refah Partisi'nin 3.bir yol olma çabası ve ittifak arayışlarını,Anahtar Parti 'nin de içinde olduğu bir denklemde düşünmek artık çok da zorlama bir ihtimal değil! Türkiye siyaseti yeni bir döneme mi giriyor? Yanıtı önümüzdeki aylarda ekonomik tablo ve yerel yönetim performansı verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.