SON DAKİKA

#Altyapı

HABER DEĞER - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaşta yeni cephe mi açılıyor: İran teknoloji devlerini hedef listesine aldı Haber

Savaşta yeni cephe mi açılıyor: İran teknoloji devlerini hedef listesine aldı

Orta Doğu’daki savaşın genişleme ihtimali dünya kamuoyunda endişe yaratırken İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim haber ajansı dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Ajansın paylaştığı haberde, İsrail ile bağlantılı olduğu öne sürülen bazı teknoloji altyapılarının İran’ın “yeni hedefleri” arasında değerlendirildiği belirtildi. Haberde, ABD merkezli teknoloji şirketlerine ait bazı ofis ve veri altyapılarının askeri amaçlarla kullanıldığı iddiasına yer verildi. Listede teknoloji devleri yer aldı Tasnim’in yayımladığı listede küresel teknoloji sektörünün önde gelen şirketleri bulunuyor. Haberde Google, Microsoft, Palantir Technologies, IBM, Nvidia ve Oracle gibi şirketlerin altyapı noktalarının İran tarafından potansiyel hedefler arasında değerlendirildiği öne sürüldü. Söz konusu şirketlerin veri merkezleri, bulut hizmetleri ve teknoloji altyapılarının İsrail’deki bazı şehirlerde ve Körfez ülkelerinde bulunduğu ifade edildi. “Yeni hedefler” ifadesi dikkat çekti Tasnim tarafından yayımlanan açıklamada bu altyapıların İran açısından “yeni hedefler” olarak değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, bu tesislerin askeri faaliyetlerle bağlantılı olduğu iddiasına da yer verildi. İran’a yakın kaynaklar söz konusu altyapıların askeri veri işleme, yapay zekâ analizi ve operasyonel destek gibi alanlarda kullanıldığını ileri sürdü. Savaşın niteliğinin değiştiği iddia edildi Ajans tarafından yayımlanan açıklamada Orta Doğu’daki savaşın yeni bir aşamaya girdiği değerlendirmesi yapıldı. Açıklamada çatışmanın giderek daha fazla teknoloji ve altyapı alanlarını kapsayan bir boyuta doğru ilerlediği ifade edildi. Tasnim’in aktardığı değerlendirmede “Bölgesel savaşın kapsamı altyapı savaşına doğru genişledikçe İran’ın meşru hedeflerinin kapsamı da genişliyor” ifadelerine yer verildi. Bu gelişme, Orta Doğu’daki savaşın yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayıp teknoloji altyapılarını da kapsayabilecek yeni bir boyuta evrilebileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor Haber

10 milyonu aşarsa kapılar kapanabilir mi İsviçre kritik karara gidiyor

İsviçre’de seçmenler, 14 Haziran 2026’da yapılacak referandumda ülke nüfusunun 2050’ye kadar 10 milyonla sınırlandırılmasını öngören öneriyi oylayacak. Sağ görüşlü İsviçre Halk Partisi’nin desteklediği girişim, nüfusun 9,5 milyonu aşması halinde göç ve ikamet politikalarının sıkılaştırılmasını zorunlu kılmayı hedeflerken hükümet ve pek çok siyasi aktör öneriye karşı çıkıyor. Nüfus artışı alarmı tartışmayı tetikledi Girişimin arkasındaki siyasi hareket, hızlı nüfus artışının konut, altyapı ve çevre üzerinde baskı yarattığını savunuyor. Ülke nüfusunun 1990’larda yaklaşık 7 milyon seviyesinden bugün 9 milyonu aşmasına dikkat çekilirken, artışın büyük ölçüde göç kaynaklı olduğu belirtiliyor. 9,5 milyon eşiği aşılırsa sert önlemler gündeme gelebilir Plan kabul edilirse nüfus 9,5 milyona ulaştığında iltica kuralları, aile birleşimi ve oturum izinleri gibi alanlarda kısıtlamalar devreye girecek; ayrıca bazı uluslararası anlaşmaların yeniden müzakere edilmesi gerekecek. Gerekirse Avrupa Birliği ile serbest dolaşım anlaşmasının sonlandırılması bile tartışmaya açılabilecek. Ekonomi ve iş gücü kaygısı muhalefeti güçlendiriyor Federal Konsey, iş dünyası temsilcileri ve birçok siyasi parti ise önerinin iş gücü açığı yaratabileceği ve ekonomik refaha zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Sağlık, inşaat ve hizmet gibi sektörlerin yabancı çalışanlara bağımlı olduğu vurgulanırken, planın uluslararası ilişkileri de zorlayabileceği ifade ediliyor. Toplum ikiye bölünmüş durumda Son anketler seçmenlerin yaklaşık yüzde 48’inin öneriye sıcak baktığını gösteriyor; bu da referandumun sonucunun oldukça çekişmeli geçebileceğine işaret ediyor. İsviçre’nin doğrudan demokrasi sistemi gereği yeterli imza toplayan girişimler halk oylamasına sunulabiliyor ve kabul edilirse doğrudan yürürlüğe girebiliyor. Bugün 9,1 milyonluk ülke yarının sınırını mı tartışıyor 2025 verilerine göre yaklaşık 9,1 milyon nüfusa sahip ülkede yabancı doğumluların oranı son yıllarda yüzde 30 civarında seyrediyor. Bu tablo, referandumu yalnızca demografik değil aynı zamanda göç politikaları açısından da Avrupa’nın yakından izlediği bir oylama haline getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor Haber

HD Strateji Genel Seçim Anketini Yayınladı: AKP Geriliyor, CHP Yaklaşıyor, Anahtar Artık Gözüküyor

HD Strateji, 10-12 Kasım tarihleri arasında 33 ilde 2500 yurttaşla gerçekleştirdiği telefon tabanlı “Genel Seçim Anketi”ni yayımladı. Sonuçlar, Türkiye siyasetindeki dengelerin hızla değiştiğine işaret ediyor. Ankete göre AKP hâlâ birinci, ancak oy oranı %33,7’ye gerileyerek dikkat çekici bir erozyon gösteriyor. CHP ise %27,4’e yükselerek farkı kapatıyor. Yerel seçimlerdeki muhalefet başarılarının ulusal tabloya yansımaya başladığı görülüyor. MHP %11,8’le yerini korurken, DEM Parti doğu illerinde oy kayıpları yaşıyor. Yeni partiler ZAFER ve ANAHTAR, milliyetçilik ve göç tartışmalarının etkisiyle oy topluyor.İyi Parti oyları hızla Anahtar Parti'ye akıyor. HD Strateji Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Doğan, sonuçları şu sözlerle değerlendirdi: Bu anket, 2023’ten beri ilk kez muhalefetin ulusal ölçekte anlamlı bir yükseliş ivmesi yakaladığını gösteriyor. Ekonomik kriz, deprem sonrası toparlanma ve yereldeki yönetim performansları, seçmen davranışını kökten değiştiriyor. AKP Lider Ama Zayıflıyor: Fark Tarihin En Dar Seviyesinde HD Strateji’nin ulusal ortalamasına göre: AKP: %33,7 (-1,9 puan) CHP: %27,4 (+2,1 puan) MHP: %11,8 DEM Parti: %8,2 (-0,6 puan) İYİ Parti: %4,7 (-5 puan) ANAHTAR: %4,3 ZAFER: %3,3 Toplamda küçük partilerin oyu %16’ya ulaşıyor. Bu tablo, “oy bölünmesi” riskinin iktidar bloku açısından artığı anlamına geliyor. Analiz 1: AKP’nin ‘Gizli Kayıp’ Tuzağı Anket bulgularına göre AKP’nin yaşadığı düşüşün arka planında: Enflasyon ve işsizlik nedeniyle artan hoşnutsuzluk, Deprem bölgelerinde yerel yönetim performansına yönelik eleştiriler, Yeniden Refah ve Zafer Partisi’nin muhafazakâr oyları çekmesi, gibi faktörler bulunuyor. HD Strateji’ye göre AKP tabanında toplam %5,8’lik bir “muhafazakâr oy göçü” yaşanıyor. İl Bazlı Tablo: İstanbul ve Ankara’da CHP Yükselişi, Doğu’da DEM Çöküşü Araştırmanın il bazlı verileri, siyasal fay hatlarını daha görünür kılıyor: İl AKP CHP DEM Öne Çıkan Değişim İstanbul 32.1 25.1 10.4 CHP, İmamoğlu etkisiyle ivmeleniyor Ankara 36.7 31.3 5.3 Yavaş’ın sosyal ve çevresel projeleri CHP’ye +0.7 getirdi İzmir 35.4 25.7 8.8 CHP -15.2 puan kaybetti, muhafazakârlaşma AK Parti’yi +10.1 büyüttü Konya 34.9 25.3 8.7 AK Parti -5.8 gerilese de destekler tabanı tuttu Diyarbakır 32.2 30.5 9.5 DEM Parti -51.4 puanla tarihî bir çöküş yaşadı Analiz 2: Yerel Yönetimlerin ‘Domino Etkisi’ Batı’da CHP Rüzgârı: İstanbul ve Ankara’da CHP belediyelerinin sosyal yardımlar, altyapı ve şeffaf yönetim yaklaşımı nedeniyle oylarını %3-5 artırdığı görülüyor. İzmir’de Alarm: Deprem sonrası yardım süreçlerine yönelik eleştiriler, CHP’yi beklenmedik biçimde zayıflatıyor. Konya’da AKP Geriliyor Ama Üstünlük Sürüyor: Konya’da AKP’nin oy oranı %34,9’a düşerek -5,8 puanlık bir kayba işaret ediyor. Buna rağmen kent, muhafazakâr seçmen yapısı sayesinde iktidar için hâlâ güçlü bir dayanak noktası. CHP’nin %25,3’e yükselmesi, genç seçmenin ve kent merkezindeki hizmet odaklı beklentilerin muhalefeti görünür kıldığını gösteriyor. Tarım destekleri AKP tabanını büyük ölçüde tutarken, ekonomik sıkışmışlık ve yerel yönetim performansına dair tartışmalar kademeli bir çözülme yaratıyor Doğu’da DEM Parti Krizi: Diyarbakır ve Van’da DEM’in %50’nin üzerinde kayıp yaşaması, Kürt seçmenin CHP ve AKP arasında yeniden dağıldığına işaret ediyor. HD Strateji’ye göre bu çöküş, sol blokta HÜDA-PAR ve TİP’e yeni bir alan açabilir. Yeni Partilerin Yükselişi: Göç ve güvenlik politikaları etrafında şekillenen tartışmalar, ZAFER Partisi’ni İstanbul’da %6’ya, ANAHTAR Partisi’ni Şanlıurfa’da %7,4’e kadar taşıyor. Bu artışın en büyük kaybedeni ise İYİ Parti. “Sıkıntılı Denge” – Siyasette Kartlar Yeniden Dağılıyor HD Strateji anketi, Türkiye’nin siyasal dengelerinde sert bir rekabet dönemine girildiğini gösteriyor: Muhalefetin toplam oy artışı +3,5 puan, İktidar blokunun toplam kaybı -2,8 puan, Yeni partilerin toplam etkisi %12’nin üzerinde, Bu tablo, 2028 seçimlerinin tamamen ekonomik gidişat ve yerel yönetim performansları tarafından belirleneceğini gösteriyor. Aydoğan Doğan, raporun sonunda şu uyarıyı yapıyor: Ekonomik kriz derinleşirse CHP’nin 2028’de birinci parti olma ihtimali güçlenir. Ancak DEM Parti’nin doğuda yaşadığı erozyonun, sol ittifakın bütünlüğünü tehdit ettiğini de görmezden gelemeyiz. Yeniden Refah Partisi'nin 3.bir yol olma çabası ve ittifak arayışlarını,Anahtar Parti 'nin de içinde olduğu bir denklemde düşünmek artık çok da zorlama bir ihtimal değil! Türkiye siyaseti yeni bir döneme mi giriyor? Yanıtı önümüzdeki aylarda ekonomik tablo ve yerel yönetim performansı verecek.

Yağışsız geçen mevsim: İran en kurak dönemini yaşıyor Haber

Yağışsız geçen mevsim: İran en kurak dönemini yaşıyor

İran sonbahardan bu yana neredeyse hiç yağmur almadı. 23 Eylül’de başlayan yeni yağmur mevsiminin ilk haftalarında 31 eyaletin 15’inde hiç yağış kaydedilmedi. Ülke, son on yılların en ağır kuraklığını yaşarken, yetkililer su kesintileriyle tüketimi sınırlamaya çalışıyor. Enerji Bakanı Abbas Ali Abad, özellikle başkent Tahran’da belirli saatlerde planlı su kesintileri uygulanacağını açıkladı. Ancak 20 milyona yaklaşan nüfusuyla Tahran’da, yıllardır yenilenmeyen altyapı nedeniyle basınç düşüklüğü ve uzun süren kesintiler günlük yaşamı zorlaştırıyor. Barajlar kritik seviyede, halk çaresiz Tahran çevresindeki barajların su seviyesi, altı yıldır devam eden kuraklık yüzünden tarihinin en düşük noktasına geriledi. Tahran Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne göre halk son yedi ayda %12 daha az suyla yaşamak zorunda kaldı; bu oran kısa sürede %20’ye çıkarılabilir. Bazı bölgelerde yaşayan yurttaşlar, su pompaları olmadan evlerine su çıkmadığını belirtiyor. Yetkililer, kış aylarına kadar mevcut arzın sürdürülebilmesi için tüketimin ciddi oranda azaltılması gerektiğini söylüyor. “İran her üç yılda Konstanz Gölü büyüklüğünde su kaybediyor” DW’ye konuşan çevre uzmanı Azam Bahrami, su krizinin nedeninin yalnızca iklim değil, yanlış yönetim ve tarım politikaları olduğunu belirtiyor. İran’da suyun %80–90’ı tarıma gidiyor ve bu sektörde ilkel sulama yöntemleri hâlâ yaygın. Stuttgart Üniversitesi’nden Muhammed Javad Tourian’ın Nature dergisinde yayımlanan araştırmasına göre, İran 2002’den bu yana yılda 16 milyar metreküp su kaybediyor — bu da her üç yılda bir Konstanz Gölü (Bodensee) büyüklüğünde bir su rezervinin yok olması anlamına geliyor. Son 23 yılda toplam 370 milyar metreküp suyun kaybolduğu tahmin ediliyor. Siyasi irade eksikliği ve liyakatsiz yönetim Uzmanlara göre İran, artık nüfus artışını sürdüremeyecek ve gıda üretiminde kendi kendine yetemeyecek bir noktada. Ancak reform yanlısı çevrelerin uyarıları dikkate alınmıyor; karar mekanizmalarında liyakatsiz, rejime yakın isimler yer alıyor. Reformcu İtimad gazetesi “önemli kurumlardaki liyakatsiz yöneticileri” su krizinin baş sorumlusu olarak gösterirken, Şark gazetesi “siyasi tartışma ortamının tamamen yok edildiğini” yazdı. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, su kıtlığının derinleşmesi durumunda Tahran’ın tahliyesinin bile gündeme gelebileceğini açıklamıştı. Ancak kamuoyu hâlâ şu sorunun yanıtını bekliyor: “Tahranlılar nereye gidecek?” Uzmanlardan çözüm önerileri Tourian’a göre kısa vadede içme suyu önceliklendirilip, sanayi ve tarımda tüketim kısıtlanmalı. Uzun vadede ise: Uydu verileriyle su kayıplarının düzenli izlenmesi, Tarımda iklime uygun ürünlere geçilmesi, Verimli sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Ancak bu adımların hayata geçebilmesi için teknik kapasiteden çok, siyasi irade ve şeffaf yönetim gerekiyor. Tourian bu durumu şöyle özetliyor: “Çoğu zaman teknik çözümü bulmak, siyasi çözümü bulmaktan çok daha kolay.” İran, kötü yönetim, aşırı su kullanımı ve kuraklığın birleşimiyle öngörülebilir bir çevre felaketinin eşiğinde. Uzmanlara göre yalnızca kısa vadeli kesintiler değil, köklü reformlar ve bilimsel yönetim anlayışı ülkeyi bu krizden kurtarabilir.

173 yılın en büyük felaketi Jamaika’yı vurdu: Hala ulaşılamayan köyler var Haber

173 yılın en büyük felaketi Jamaika’yı vurdu: Hala ulaşılamayan köyler var

Jamaika, Kasırga Melissa’nın 173 yılın en büyük yıkımını bırakmasının üzerinden neredeyse bir hafta geçmesine rağmen felaketin etkilerini hâlâ atlatamadı. En az 32 kişi hayatını kaybetti, onlarca yerleşime ulaşılamadığı için can kaybının artmasından endişe ediliyor. Yıkımın bilançosu artıyor ve ülkenin bazı bölgelerine hâlâ yardım ulaştırılamıyor Yetkililer, su baskınlarının sürdüğünü, yolların çöktüğünü ve çok sayıda köyün hâlâ dış dünyayla bağlantısının kesik olduğunu açıkladı. Yıkılan kentlerde kepçelerle moloz kaldırılırken, barınaksız kalan yurttaşlar geçici barınma noktalarına yönlendiriliyor. “Su yok, yiyecek yok”: Yerel halk temel ihtiyaçlara ulaşamıyor Jamaika Bilgi Bakanı Dana Morris Dixon, kasırganın yalnızca ülkede değil, Karayipler genelinde 60’tan fazla can aldığını bildirdi. En ağır hasarın yaşandığı Westmoreland bölgesinden Tac­keisha Frazer, “Yiyecek, su, hijyen malzemesi… Ne varsa ihtiyacımız var. İnsanlar evsiz, aç ve çaresiz” diyerek yardım çağrısında bulundu. Onlarca yerleşim hâlâ tamamen izole: Helikopterle malzeme gönderilmeye başlandı Çalışma Bakanı Pearnel Charles Jr., ülke genelinde 25’ten fazla yerleşim yerine hâlâ karadan ulaşılamadığını, ancak bölgeye havadan destek gönderilmeye çalışıldığını söyledi. Bazı bölgelerde evlerin, iş yerlerinin ve altyapının tamamen yok olduğu belirtiliyor. “Her şey gitti” diyen bölge halkı, uluslararası yardım talebini yüksek sesle yineliyor Batı Jamaika’da dükkanını kaybeden Diana Mullings, “Ahşap evler, beton yapılar, dükkanlar, hepsi yok oldu” derken, mahalle sakini Millicent McCurdy, “Kim yardım edebiliyorsa etsin, insanlar giyecekten yiyeceğe kadar her şeyden yoksun” sözleriyle durumu özetledi. Jamaika hükümeti dünyaya seslendi Felaket sonrası altyapı, sağlık sistemi ve lojistik çökme noktasına gelirken, hükümet resmî olarak uluslararası destek talep etti. Gıda, temiz su, barınma ve tıbbi malzeme ihtiyacı kritik seviyede.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.