SON DAKİKA

#Anadolu

HABER DEĞER - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TOKİ’de peşinat takvimi netleşti: %10 ödeme sözleşme anında yapılacak Haber

TOKİ’de peşinat takvimi netleşti: %10 ödeme sözleşme anında yapılacak

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilen “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında kura çekimlerinin tamamlanmasıyla birlikte yeni bir aşamaya geçiliyor. Türkiye genelinde hak sahibi olan yurttaşlar için sözleşme ve peşinat süreci başlarken, ödeme detayları da netlik kazandı. Peşinat ödemesi sözleşme aşamasında yapılacak TOKİ’nin 500 bin sosyal konut projesi kapsamında hak kazanan yurttaşlar, konut sözleşmesini imzaladıkları anda %10 oranındaki peşinatı ödemekle yükümlü olacak. Ayrı bir tarih beklenmeyecek; ödeme, doğrudan sözleşme sürecine entegre şekilde gerçekleştirilecek. Konut fiyatlarına göre peşinat tutarları değişiyor Proje kapsamında satışa sunulan konutlar; 55 metrekare 1+1 ve 65 ile 80 metrekarelik 2+1 seçeneklerinden oluşuyor. Fiyatlar ise il bazında farklılık gösteriyor. Anadolu illerinde 1+1 konutlar yaklaşık 1 milyon 800 bin TL’den başlarken, 2+1 konutlar 2 milyon 200 bin TL ile 2 milyon 650 bin TL arasında değişiyor. Bu durumda %10 peşinat tutarları 180 bin TL ile 265 bin TL aralığında hesaplanıyor. İstanbul’da ise 1+1 konutlar 1 milyon 950 bin TL, 2+1 konutlar ise yaklaşık 2 milyon 450 bin TL seviyesinde. Buna göre peşinat tutarları 190 bin TL ile 245 bin TL arasında değişiyor. 81 ilde süreç tamamlanıyor Çorum ve İstanbul gibi büyük şehirlerde kura çekimlerinin tamamlanmasıyla birlikte proje, Türkiye genelinde 81 ilde sona ermiş olacak. Bu aşamadan sonra tüm hak sahipleri için sözleşme imzalama ve ödeme süreci başlatılacak. Hak sahipleri için kritik süreç başlıyor Kura sonuçlarının ardından en kritik aşama olan sözleşme sürecine girilirken, uzmanlar hak sahiplerinin ödeme planlarını önceden hazırlaması gerektiğine dikkat çekiyor. Peşinatın sözleşme anında talep edilmesi, finansal hazırlığı olmayan yurttaşlar açısından risk oluşturabiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güç, nitelikli eğitimdir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada eğitimin Türkiye’nin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Erdoğan, öğretmenlere yönelik şiddete asla tolerans gösterilmeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi ile İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, Çanakkale ruhundan eğitimin önemine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin taşıdığı anlamı vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale’dir. Çanakkale’de Anadolu’nun her ili, Balkanlar, Kafkaslar ve Kuzey Afrika vardır” ifadelerini kullandı. Eğitimin bir milletin geleceğini belirleyen en önemli unsur olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir milleti büyük yapan sadece kazandığı zaferler değil, aynı zamanda iyi yetişmiş, özgüven sahibi fertleridir. Güçlü bir Türkiye hedefi, ancak iyi eğitim almış insan kaynağıyla mümkündür” dedi. Son 23 yılda eğitim alanında önemli reformlar hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’yi “muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak en önemli kaldıraçlardan birinin nitelikli ve milli bir eğitim sistemi” olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli… pic.twitter.com/ZTfx5avFCD — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 18, 2026 Öğretmenlere yönelik şiddet konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda net bir duruş sergileyerek, “Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmenlerimize karşı şiddete asla toleransımız yoktur, olmayacaktır. Bu sorunun üzerine kararlılıkla gidiyoruz.” dedi. Erdoğan, öğretmenlerin güvenli ve huzurlu bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm adımların atılacağını belirterek, Türkiye Yüzyılı hedefini birlikte inşa edeceklerini söyledi.

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü Haber

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; Çanakkale’de tüm imkansızlıklara rağmen vatan için canları pahasına savaşan Mustafa Kemal Atatürk ve askerlerini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. Atatürk ve askerleri tarihe altın harflerle geçen zafere imza attığı, tarihin akışını değiştiren destan yazılırken tüm dünyaya haykırdı: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! Çanakkale Savaşı'nın tarihi ve önemi Çanakkale Savaşı, batılı ülkelerin oluşturduğu itilafa karşı Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir savaşın adıdır. Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır. 3 Kasım 1914 yılı-18 Mart 1915 yılı tarihleri arasında deniz savaşları olarak yapılmış, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır. İtilaf devletleri, bu savaşta Çanakkale Boğazını ve İstanbul’u ele geçirmeyi amaçlamışlardır. Eğer Çanakkale Boğazı’nın İtilaf Devletleri’ne geçmiş olsaydı Rusya’ya her türlü desteği kolaylıkla sağlayabileceklerdi. Bunun için ilk olarak Çanakkale Boğazı’na 1915 yılı Şubat ayında saldırılar başlamıştı. 18 Mart 1915 tarihinde ise en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar vermesini sağlamıştır. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda bırakılmışlardır. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda kara çıkartması yaparak saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ile birlikte Türk milletinin büyük mücadelesi sonucunda büyük bir mağlubiyete düşmüşlerdir. Toplamda üç defa kara çıkartması yapan itilaf devletleri üçüncü yenilgi sonrasında 1916 yılı Aralık ayında Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmışlardır. Zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı, Türk tarihinde destan olarak nitelendirilir. Güçlü bir donanmaya sahip olan itilaf devletlerine karşı daha zayıf bir ordu ile çok büyük bir zafer elde edildiğinden Türk milletinin kazandığı zafer olarak tarihe geçmiştir. Çanakkale Savaşı'nın sonuçları İtilaf Devletleri donanmaları 18 Mart 1915’te Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratılmıştır ve Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı bölümü sona ermiştir. Gelibolu Yarımadası’na yapılan kara çıkartmaları yine Osmanlı ordusunun büyük çabası ile bertaraf edilmiştir. İtilaf birlikleri 19-20 Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 9 Ocak 1916’da da Seddülbahir’den çekilmesiyle büyük yenilgiye uğramıştır. Dünya Savaşı’nın gidişatı değişmiştir. Bu savaş Batı ülkelerinin beklentilerinin tersine gelişmelerle sonuçlanmıştır. Çarlık Rusya’nın çöküşünü hızlandırmıştır. Bu savaşın sonucunda İngiltere’de yönetim değişikliği olmuştur. Türk tarihine büyük bir destan olarak yazılmış ve Anadolu toprakları ve Boğazların Türkler hâkimiyetinde kalmasını sağlamıştır. MİNNETLE ANIYORUZ Vatanını korumak için cesaret ve kahramanlıkla savaşan Mehmetçik, tüm dünyaya “Çanakkale Geçilmez” sözünü haykırdı. Bir ulusun kaderini değiştiren Çanakkale’deki kahramanlık destanı, tarihe altın harflerle yazılan bir şeref abidesi oldu, Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımını ateşledi. Unutulmamalı ki; her karış toprağı şehit kanıyla ıslanan bu topraklar kolay kazanılmadı ve kaybedilmeyecek. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. Fotoğraf Kaynağı: - 100. Yılında Fotoğraflarla Çanakkale, TBMM Yayınları, 2015 - Kültür ve Turizm Bakanlığı, www.ktb.gov.tr https://youtu.be/AAlkG2g8xPk

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baharın müjdesi: Son cemre toprağa düştü Haber

Baharın müjdesi: Son cemre toprağa düştü

Halk kültüründe baharın gelişini simgeleyen cemrelerin üçüncüsü ve sonuncusu bugün toprağa düştü. Birer hafta arayla düştüğüne inanılan cemrelerin tamamlanmasıyla birlikte doğanın uyanışı ve baharın gelişi simgesel olarak ilan edilmiş oldu. “Ateş”, “kor” veya “köz” anlamlarına gelen cemre, halk inanışına göre kışın soğuğunun kırılması ve havaların ısınmaya başlamasını temsil ediyor. Geleneksel takvime göre cemreler önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düşüyor. Bu yıl ilk cemrenin 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştüğüne inanılırken, ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşmüştü. Üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşerek cemre takvimini tamamladı. Türk dünyasında cemrelerin düşmesi aynı zamanda baharın ve doğanın yeniden canlanmasının sembolü olarak görülüyor. Bu süreç, baharın gelişini kutlayan Nowruz bayramının da habercisi olarak kabul ediliyor. Cemre geleneği özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar için de önemli bir işaret olarak görülüyor. Son cemreyle birlikte toprağın işlenme zamanının yaklaştığı, hayvanların yeniden otlaklara çıkarılabileceği düşünülüyor. Doğanın uyanışını simgeleyen bu halk takvimi geleneği, yüzyıllardır Anadolu ve Türk dünyasında baharın gelişini anlatan en önemli kültürel işaretlerden biri olarak yaşatılmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma Haber

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma

Pastırma yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli bir parçası Pastırmanın kökeni Orta Asya Türklerine kadar uzanıyor. Etin uzun yolculuklarda bozulmadan saklanabilmesi için geliştirilen kurutma ve baharatlama yöntemi zamanla Anadolu’da farklı bir kimlik kazandı. Özellikle Kayseri, bugün pastırmanın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kurutma, presleme ve çemenleme aşamalarından geçen et, karakteristik tadını bu geleneksel üretim sürecinden alıyor. Ramazan sofralarında neden bu kadar tercih ediliyor? Pastırma, kısa sürede pişmesi ve yoğun aroma sağlaması nedeniyle iftar hazırlıklarında pratik bir seçenek sunuyor. Sahurda yumurtayla birlikte tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Aynı zamanda az miktarda kullanılsa bile yemeğin lezzetini belirgin şekilde artırması, pastırmayı ekonomik ve işlevsel bir malzeme haline getiriyor. Pastırmalı tarifler sofralarda çeşitlilik yaratıyor Ramazan boyunca pastırma; sahanda yumurta, kuru fasulye, börek, makarna ve hatta pide gibi birçok tarifte kullanılıyor. Pastırmalı humus ve pastırmalı güveç gibi modern yorumlar da son yıllarda popülerlik kazanmış durumda. Şefler, pastırmanın tuzlu ve baharatlı yapısının bakliyat ve yumurta ile dengeli bir uyum oluşturduğunu belirtiyor. Pastırmalı sebzeli omlet Malzemeler: 2 yumurta, 4-5 dilim pastırma, 1 avuç ıspanak veya kabak, az zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri kısa süre sotele. Yumurtayı ekle, üzerine pastırmaları yerleştir. Düşük ateşte pişir. Sahur için tok tutan ama ağır olmayan bir seçenek. Pastırmalı yoğurtlu kabak salatası Malzemeler: 2 kabak, yoğurt, sarımsak, 3 dilim pastırma Yapılışı: Kabakları rendeleyip sotele. Yoğurtla karıştır. Ayrı tavada pastırmayı kısa süre çıtırlaştırıp üzerine ekle. İftar için hafif ve protein destekli bir meze. Pastırmalı mercimek salatası Malzemeler: Haşlanmış yeşil mercimek, domates, yeşillik, 4 dilim pastırma, limon Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştır. Pastırmayı küçük parçalar halinde ekle. Lif ve protein dengesi sayesinde doyurucu ama hafif. Pastırmalı fırın sebze tabağı Malzemeler: Patlıcan, kabak, biber, 5 dilim pastırma, zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri fırınla. Son 5 dakikada pastırmayı ekle. Kalorisi düşük, aroması yüksek bir ana yemek alternatifi. Beslenme ipucu Pastırma yoğun tuz içerdiği için az miktarda kullanmak, bol sebze ve bakliyatla dengelemek en sağlıklı yöntem. Hafif tariflerde pastırma genelde “lezzet verici” olarak kullanılıyor. İstersen sana pastırmalı sahur menüsü, fit tarifler ya da Ramazan için 3 günlük pastırmalı menü planı da hazırlayabilirim. Yüksek protein ve enerji kaynağı Beslenme uzmanlarına göre pastırma, yüksek protein içeriği sayesinde kas onarımı ve enerji ihtiyacına katkı sağlıyor. Demir ve B vitaminleri bakımından zengin olan pastırma, özellikle yoğun tempoda çalışanlar için destekleyici bir besin olarak değerlendiriliyor. Ancak yüksek tuz oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi öneriliyor. Geleneksel üretim turizmle de buluşuyor Kayseri’de pastırma üretimi yalnızca gıda sektörü değil, gastronomi turizmi açısından da önemli bir değer taşıyor. Kentte düzenlenen festivaller ve üretim tesislerine yapılan ziyaretler, pastırmanın kültürel miras niteliğini güçlendiriyor. Yerel üreticiler, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarda daha fazla yer bulmasını hedefliyor. Pastırma, hem tarihsel kökleri hem de modern mutfaktaki kullanım alanlarıyla Ramazan sofralarının güçlü simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Geleneksel tariflerden yenilikçi mutfak denemelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu lezzet, Türkiye toplumunun gastronomi hafızasında önemli bir yer tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.