SON DAKİKA

#Anadolu

HABER DEĞER - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baharın müjdesi: Son cemre toprağa düştü Haber

Baharın müjdesi: Son cemre toprağa düştü

Halk kültüründe baharın gelişini simgeleyen cemrelerin üçüncüsü ve sonuncusu bugün toprağa düştü. Birer hafta arayla düştüğüne inanılan cemrelerin tamamlanmasıyla birlikte doğanın uyanışı ve baharın gelişi simgesel olarak ilan edilmiş oldu. “Ateş”, “kor” veya “köz” anlamlarına gelen cemre, halk inanışına göre kışın soğuğunun kırılması ve havaların ısınmaya başlamasını temsil ediyor. Geleneksel takvime göre cemreler önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düşüyor. Bu yıl ilk cemrenin 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştüğüne inanılırken, ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşmüştü. Üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşerek cemre takvimini tamamladı. Türk dünyasında cemrelerin düşmesi aynı zamanda baharın ve doğanın yeniden canlanmasının sembolü olarak görülüyor. Bu süreç, baharın gelişini kutlayan Nowruz bayramının da habercisi olarak kabul ediliyor. Cemre geleneği özellikle tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar için de önemli bir işaret olarak görülüyor. Son cemreyle birlikte toprağın işlenme zamanının yaklaştığı, hayvanların yeniden otlaklara çıkarılabileceği düşünülüyor. Doğanın uyanışını simgeleyen bu halk takvimi geleneği, yüzyıllardır Anadolu ve Türk dünyasında baharın gelişini anlatan en önemli kültürel işaretlerden biri olarak yaşatılmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma Haber

Ramazan sofralarının vazgeçilmez lezzeti: Pastırma

Pastırma yüzyıllardır Anadolu mutfağının önemli bir parçası Pastırmanın kökeni Orta Asya Türklerine kadar uzanıyor. Etin uzun yolculuklarda bozulmadan saklanabilmesi için geliştirilen kurutma ve baharatlama yöntemi zamanla Anadolu’da farklı bir kimlik kazandı. Özellikle Kayseri, bugün pastırmanın üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Kurutma, presleme ve çemenleme aşamalarından geçen et, karakteristik tadını bu geleneksel üretim sürecinden alıyor. Ramazan sofralarında neden bu kadar tercih ediliyor? Pastırma, kısa sürede pişmesi ve yoğun aroma sağlaması nedeniyle iftar hazırlıklarında pratik bir seçenek sunuyor. Sahurda yumurtayla birlikte tüketildiğinde uzun süre tokluk hissi sağlıyor. Aynı zamanda az miktarda kullanılsa bile yemeğin lezzetini belirgin şekilde artırması, pastırmayı ekonomik ve işlevsel bir malzeme haline getiriyor. Pastırmalı tarifler sofralarda çeşitlilik yaratıyor Ramazan boyunca pastırma; sahanda yumurta, kuru fasulye, börek, makarna ve hatta pide gibi birçok tarifte kullanılıyor. Pastırmalı humus ve pastırmalı güveç gibi modern yorumlar da son yıllarda popülerlik kazanmış durumda. Şefler, pastırmanın tuzlu ve baharatlı yapısının bakliyat ve yumurta ile dengeli bir uyum oluşturduğunu belirtiyor. Pastırmalı sebzeli omlet Malzemeler: 2 yumurta, 4-5 dilim pastırma, 1 avuç ıspanak veya kabak, az zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri kısa süre sotele. Yumurtayı ekle, üzerine pastırmaları yerleştir. Düşük ateşte pişir. Sahur için tok tutan ama ağır olmayan bir seçenek. Pastırmalı yoğurtlu kabak salatası Malzemeler: 2 kabak, yoğurt, sarımsak, 3 dilim pastırma Yapılışı: Kabakları rendeleyip sotele. Yoğurtla karıştır. Ayrı tavada pastırmayı kısa süre çıtırlaştırıp üzerine ekle. İftar için hafif ve protein destekli bir meze. Pastırmalı mercimek salatası Malzemeler: Haşlanmış yeşil mercimek, domates, yeşillik, 4 dilim pastırma, limon Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştır. Pastırmayı küçük parçalar halinde ekle. Lif ve protein dengesi sayesinde doyurucu ama hafif. Pastırmalı fırın sebze tabağı Malzemeler: Patlıcan, kabak, biber, 5 dilim pastırma, zeytinyağı Yapılışı: Sebzeleri fırınla. Son 5 dakikada pastırmayı ekle. Kalorisi düşük, aroması yüksek bir ana yemek alternatifi. Beslenme ipucu Pastırma yoğun tuz içerdiği için az miktarda kullanmak, bol sebze ve bakliyatla dengelemek en sağlıklı yöntem. Hafif tariflerde pastırma genelde “lezzet verici” olarak kullanılıyor. İstersen sana pastırmalı sahur menüsü, fit tarifler ya da Ramazan için 3 günlük pastırmalı menü planı da hazırlayabilirim. Yüksek protein ve enerji kaynağı Beslenme uzmanlarına göre pastırma, yüksek protein içeriği sayesinde kas onarımı ve enerji ihtiyacına katkı sağlıyor. Demir ve B vitaminleri bakımından zengin olan pastırma, özellikle yoğun tempoda çalışanlar için destekleyici bir besin olarak değerlendiriliyor. Ancak yüksek tuz oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi öneriliyor. Geleneksel üretim turizmle de buluşuyor Kayseri’de pastırma üretimi yalnızca gıda sektörü değil, gastronomi turizmi açısından da önemli bir değer taşıyor. Kentte düzenlenen festivaller ve üretim tesislerine yapılan ziyaretler, pastırmanın kültürel miras niteliğini güçlendiriyor. Yerel üreticiler, coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarda daha fazla yer bulmasını hedefliyor. Pastırma, hem tarihsel kökleri hem de modern mutfaktaki kullanım alanlarıyla Ramazan sofralarının güçlü simgelerinden biri olmaya devam ediyor. Geleneksel tariflerden yenilikçi mutfak denemelerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu lezzet, Türkiye toplumunun gastronomi hafızasında önemli bir yer tutuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye sanayide yeni bir döneme girdiğini ilan etti Haber

Türkiye sanayide yeni bir döneme girdiğini ilan etti

Anadolu’yu baştan aşağı değiştirmesi beklenen mega endüstri bölgeleri resmileşti. Mehmet Fatih Kacır tarafından kamuoyuna duyurulan ve 16 Ocak’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren master plan kapsamında, 13 ilde toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni sanayi yatırım alanı oluşturulacak. “Mega endüstri bölgeleri” olarak tanımlanan bu alanların, mevcut organize sanayi bölgelerinin 16 katı büyüklüğünde olduğu ve planlı sanayi alanına yüzde 37 oranında ilave getirdiği açıklandı. Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan bir sanayi kuşağı kuruluyor. Master plana göre yeni yatırım alanları Samsun-Mersin hattı boyunca konumlandırılacak. Böylece Anadolu’nun ortasında, kuzeyden güneye uzanan bir endüstri kuşağı oluşturulması hedefleniyor. Bakan Kacır, bu alanların klasik organize sanayi bölgelerinden farklı olarak planlandığını ve “mega endüstri bölgeleri” niteliği taşıdığını ifade etti. Mega endüstri bölgelerinin kurulacağı iller netleşti. Yeni sanayi alanları Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay (Hassa), Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Konya Ereğli, Nevşehir, Niğde (Bor) ve Yozgat’ta hayata geçirilecek. En büyük alan 17 bin 200 hektar ile Konya Ereğli’de planlanırken, Hatay Hassa ve Karaman Doğu da yüksek metrekareli bölgeler arasında yer aldı. Toplam 16 yatırım alanı 13 şehre yayılmış durumda. Marmara’nın sanayi yükünün azaltılması hedefleniyor. Halihazırda Türkiye’nin sanayi üretiminin önemli kısmı Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşıyor. Bölgedeki sanayi tesislerinin fazlalığı, nüfus yığılması ve Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın varlığı risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Yeni planla birlikte üretimin iç bölgelere kaydırılması, Marmara’daki yoğunluğun azaltılması ve çevresel baskının hafifletilmesi amaçlanıyor. Deniz ve su kaynaklarına yakın sanayi tesislerinin iç kesimlere taşınmasıyla Marmara Denizi’nin korunmasının da hedeflendiği belirtiliyor. İç göçün dengelenmesi ve bölgesel kalkınma amaçlanıyor. Mega endüstri bölgelerinin devreye girmesiyle Orta Anadolu’dan Batı’ya yönelen iç göçün azalması, genç nüfusa yeni istihdam alanları açılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının düşürülmesi planlanıyor. Sanayi yatırımlarının, Demir İpek Yolu, Zengezur Koridoru ve Kalkınma Yolu gibi uluslararası ulaşım projeleriyle entegre edilmesi de hedefler arasında yer alıyor. 30 yıllık perspektifle hazırlandığı belirtilen master planın, Türkiye’nin üretim haritasında uzun vadeli ve yapısal bir dönüşüm yaratması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kadın girişimciler küresel pazarlara açılıyor Haber

Kadın girişimciler küresel pazarlara açılıyor

Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi iş birliğiyle hayata geçirilen proje, kadın girişimcileri Anadolu’nun 7 stratejik noktasında küresel ticarete hazırlayacak. Türkiye’nin kadın girişimcilerini ve profesyonellerini küresel pazarlara entegre etmek amacıyla başlatılan “Uluslararası Ticarette Kadın Gücü ile Kalkınma Projesi”nin lansmanı İstanbul’da gerçekleştirildi. Proje, 5 kıtada 30 ülkede 3 binden fazla kadını kapsayan uluslararası bir ekosisteme dayanıyor ve Anadolu’nun 7 stratejik bölgesinde kadın ihracatçıların kapasitesini artırmayı hedefliyor. Projeyle, yeşil mutabakat, karbon düzenlemeleri, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim konularında kapsamlı bir eğitim ve mentorluk programı sunulacak. “Güçlü Kadın, Güçlü Ticaret” mottosuyla yürütülecek çalışma, kadınların üretimden ihracat değer zincirinin tamamına etkin katılımını destekliyor. UKODER Başkanı Çiğdem Ağdağ, lansmanda yaptığı konuşmada, proje ile kadın girişimcilerin sadece bugünün ticaretine değil, yarının dijital ve sürdürülebilir küresel pazarlarına hazır hale getirileceğini vurguladı. Ağdağ, “5 kıtada 30 ülkeyi kapsayan küresel ağımızdan edindiğimiz deneyimi Anadolu’nun stratejik noktalarına taşıyoruz. Amacımız, yerel üretimimizi küresel pazarlarda vazgeçilmez kılmak” dedi. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, kadın girişimcilerin ihracatta kritik rol oynadığını belirterek, projenin teorik bilgiyi sahadaki başarıya dönüştürecek bir eğitim ve mentorluk programı sunduğunu ifade etti. “Kadınlarımızın dış ticaretin her aşamasında etkin rol almasını sağlayacak ve ihracatta orta-uzun vadeli hedeflerimize daha hızlı ulaşacağız” dedi. TİCARET BAKANLIĞI: KADIN İHRACATÇILARA POZİTİF AYRIMCILIK Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ise projenin Türk ekonomisinin kesintisiz büyümesinde kadın ihracatçıların önemini güçlendireceğini belirtti. Kılıçkaya, ihracatın her aşamasını kapsayan 33 milyar TL’lik bütçenin kadın girişimcilere öncelikli olarak sunulacağını vurguladı. Lansman etkinliğinde Selma Cengiz moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, kadın girişimcilerin ihracattaki engelleri ve küresel pazarlardaki fırsatları tartışıldı. Panelistler arasında Pınar Taşdelen Engin, Sevda Kayhan ve Esra Özcan yer aldı. 7 İL, 7 BÖLGESEL DİNAMİK: KADIN İHRACATÇILARIN KAPASİTESİ ARTACAK Proje, Şubat ayında İstanbul’daki TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde başlayacak ve Tekirdağ, Aydın, Gaziantep, Mersin, Konya, Trabzon ve Erzurum’da bölgesel etkinliklerle devam edecek. Her il, kendi stratejik sektörel avantajına göre; Tekirdağ "Sanayi ve Avrupa pazarı entegrasyonu", Aydın "Tarımsal katma değer", Gaziantep "Sanayi ve ihracat kültürü", Mersin "Lojistik ve liman gücü", Konya "Makine üretimi", Trabzon "Karadeniz ticaret aksı", Erzurum "Hayvancılık, kış turizmi ve hizmet sektörü" alanlarında kadın girişimcilere özel eğitimler ve mentorluk sağlayacak. Katılımcılar, yeşil finansman, dijital tedarik zinciri ve uluslararası mevzuat konularında rehberlik alacak.

14 şehrin adı geçiyor: İstanbul’dan Anadolu’ya “büyük göç planı” iddiası Haber

14 şehrin adı geçiyor: İstanbul’dan Anadolu’ya “büyük göç planı” iddiası

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğü öne sürülen çalışmanın, Marmara Bölgesi’nde özellikle sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgelerinin (OSB) deprem riskleri açısından yeniden değerlendirilmesini hedeflediği belirtiliyor. Bu kapsamda İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya’da bulunan toplam 77 OSB ile büyük sanayi tesisleri, ulaşım ve enerji altyapılarının risk durumlarının tespit edilmesine yönelik bir analiz sürecinin başlatıldığı ifade ediliyor. Kandilli Rasathanesi ile ortak çalışma iddiası Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, söz konusu çalışmanın Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile birlikte yürütülmesi planlanıyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, sanayi bölgelerinin gelecekteki yer seçimlerine rehberlik edecek bir planlama dokümanı hazırlanması bekleniyor. Yetkililerin, Marmara Bölgesi’ndeki sanayi yoğunluğunu azaltarak üretimin ülke geneline daha dengeli yayılmasını amaçladığı; böylece hem deprem riskinin azaltılması hem de ekonomik faaliyetlerin farklı bölgelere taşınması hedeflendiği aktarılıyor. Listede 14 şehir olduğu öne sürülüyor Haberde, İstanbul ve çevresinden taşınması planlanan sanayi yatırımları ve buna bağlı nüfus hareketleri için 14 ilin öne çıktığı iddia edildi. Göç ve yeni sanayi havzaları için adı geçen illerin şunlar olduğu belirtiliyor: Kastamonu, Samsun, Ankara, Amasya, Eskişehir, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Kayseri, Konya, Niğde, Karaman ve Mersin. Bu illerin seçilmesinde, deprem risk haritalarında dördüncü ve beşinci derece risk grubunda yer almalarının etkili olduğu öne sürülüyor. Özellikle fay hatları üzerinde bulunan ve yoğun sanayi barındıran Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ gibi illerdeki riskin, bu planın temel gerekçelerinden biri olduğu ifade ediliyor. Sanayi ve nüfus dengesi hedefleniyor İddialara göre, Kocaeli’nde Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının önemli bir bölümünün bulunması ve Bursa’nın en fazla OSB’ye sahip illerden biri olması, Marmara Bölgesi’ndeki kırılganlığı artırıyor. Yeni planla birlikte, hem sanayi yatırımlarının hem de buna bağlı nüfusun Anadolu’ya daha dengeli bir şekilde dağıtılması amaçlanıyor. Resmî makamlar tarafından henüz doğrulanmayan bu iddialar, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin geleceği açısından “büyük göç” tartışmalarını yeniden gündeme taşımış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meteoroloji’den peş peşe uyarılar!  Kar, fırtına ve çığ alarmı Haber

Meteoroloji’den peş peşe uyarılar! Kar, fırtına ve çığ alarmı

Ülke genelinde hava durumu parçalı ve çok bulutlu olacak. Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Ankara, Eskişehir, Batman ve Siirt çevrelerinde yağış bekleniyor. Kıyılarda karla karışık yağmur, iç kesimlerde ise kar yağışı görülecek. Yağışların, Hakkari ve Şırnak çevreleri ile Siirt'in doğu ilçelerinde yoğun kar şeklinde görülmesi bekleniyor. Rüzgarın, Güney Ege ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sat) şeklinde esmesi tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunda yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Hava sıcaklıkların, batı kesimlerde 4 ila 6 derece artacağı, doğu kesimlerde 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlede önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın, Marmara ve Karadeniz'de güneyli, diğer yerlede kuzey ve doğulu yönlerden hafif, yer yer orta kuvvette, Güney Ege ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sat) şeklinde esmesi bekleniyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Hakkari ve Şırnak çevreleri ile Siirt'in doğu ilçelerinde yoğun kar şeklinde görülmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, sel, su baskını, yıldırım, yerel küçük çaplı dolu, kar yağışı olan yerlerde buzlanma ve don olayı, tipi vb) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın, Güney Ege ile Akdeniz’in iç kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (50-70 km/sat) şeklinde esmesi beklendiğinden ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenme riski ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI Gece ve sabah saatlerinde ülkemizin iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. ÇIĞ TEHLİKESİ Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun doğusunun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı Haber

Turistik Doğu Ekspresi kış sezonu için yola çıktı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın turizm odaklı demiryolu hamlelerinden biri olan Turistik Doğu Ekspresi, kış sezonu programını başlattı. Ankara’dan Kars’a uzanan hatta hizmet verecek trenin, Anadolu’nun doğal ve kültürel mirasını yerinde deneyimleme imkânı sunması amaçlanıyor. Yeni sezonda haftada üç gün karşılıklı sefer Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara Garı’nda yaptığı açıklamada, trenin 27 Şubat 2026’ya kadar Ankara–Kars yönünde pazartesi, çarşamba ve cuma; Kars–Ankara yönünde ise çarşamba, cuma ve pazar günleri sefer yapacağını bildirdi. Toplam 60 sefer planlanan sezonda, trenin 8 adet konforlu yataklı vagon ve 1 yemek vagonundan oluştuğu belirtildi. Geniş kapasite, uzun soluklu deneyim Trenin tek seferde yaklaşık 160 yolcu kapasitesiyle hizmet vereceğini aktaran Uraloğlu, bu sezon toplamda 10 bin 800 yolcunun ağırlanmasının hedeflendiğini söyledi. Ankara–Kars yolculuğu Erzincan’da 2 saat 30 dakika, Erzurum’da 4 saat ve Kars’ta yaklaşık 3 saatlik duraklamalarla gerçekleştirilecek. Gençlere özel U-FEST iş birliği Bakan Uraloğlu, gençlerin seyahat deneyimine katılımını artırmak amacıyla U-FEST organizasyonlarıyla iş birliği yapıldığını belirtti. Bu kapsamda, üniversitelerden seçilecek 80 öğrenciyle birlikte toplam 160 öğrencinin Turistik Doğu Ekspresi’nde misafir edileceği, yolculuk boyunca kültürel ve deneyimsel etkinlikler düzenleneceği kaydedildi. Yeni turistik hatlar da gündemde Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi’nin yanı sıra Kars–Erzurum, Erzurum–Kars ve Turistik Diyarbakır Ekspresi gibi hatların da değerlendirildiğini ifade etti. Türkiye’nin doğal ve tarihi mirasının demiryolu üzerinden dünyaya tanıtılmasının hedeflendiğini vurguladı. Anadolu’nun hikâyesi raylarda Yetkililer, Turistik Doğu Ekspresi’nin yalnızca bir ulaşım aracı değil; Anadolu’nun tarihini, kültürünü ve coğrafyasını deneyimleten bütüncül bir seyahat modeli sunduğunu belirterek, kış sezonunda yurttaşları bu yolculuğa davet etti.

Aydoğan Doğan: O ruhban okulunu açtırmayacağız! Haber

Aydoğan Doğan: O ruhban okulunu açtırmayacağız!

“İznik Konsili’nin ruhu yeniden canlandırılmak isteniyor” İnsan hakları aktivisti ve siyasetçi Aydoğan Doğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Papa 14. Leo’nun İznik’te düzenlenecek dini etkinliğe katılacağını hatırlatarak, bu ziyaretin 1700 yıl önceki konsilin “ruhani mirasını canlandırma” amacı taşıdığı iddiasını gündeme getirdi. Doğan, paylaşımında törende Fener Rum Patrikhanesi ile birlikte hareket edilmesini “Anadolu’nun ruhani mirasının ortaklaşa gaspı” olarak nitelendirdi. “Ruhban Okulu” başlığı yeniden siyasetin merkezine çekildi Doğan, açıklamasında uzun süredir tartışılan “Ruhban Okulu” talebine özel bir yer ayırarak, bu başlığı yalnızca bir eğitim meselesi değil “siyasal ve ruhani nüfuz alanı” olarak değerlendirdi. Paylaşımda, “Amaç belli; Ruhban Okulu’nu bir kez daha yüksek sesle gündeme getirmek” ifadesi dikkat çekerken, talebin Türkiye’nin egemenlik ve toplumsal hafızası açısından sakıncalar doğuracağı savunuldu. “Hangi ruh bu?” Doğan, mesajında tartışmayı bölgesel bir başlıktan çıkarıp küresel bir eleştiriye taşıdı. “Kongo’da kobalt, Nijerya’da petrol, Latin Amerika’da lityum madenlerinde çocuk işçilerin kanıyla semiren ruh” sözleriyle uluslararası sermaye ve sömürgecilik eleştirisi yapan Doğan, Vatikan’ı da hedef alan sert bir dil kullandı. “Vatikan Bankası’nın mafya parasını akladığı” ve “yoksullar söylemiyle pazarlanan bir imaj” oluşturulduğu yönündeki sözleri, paylaşımın en dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı. “Bizim okulumuz adalet ve emektir” Doğan, alternatif bir “okul” tanımı yaparak, “Bu toprakların ihtiyacı olan okul ‘adalet okulu’dur, ‘emek okulu’dur” ifadelerini kullandı. Grev çadırlarından maden ocaklarına, tarım işçilerinin direnişlerinden savaş bölgelerinde eğitim almaya çalışan çocuklara uzanan bir hat çizen Doğan, “Direniş” kavramını toplumsal mücadelelerin ortak paydası olarak tanımladı. “O okul açılmayacak” Paylaşımın en sert bölümü “Ruhban Okulu”na yönelik açık karşı çıkış oldu. Doğan, “O okul burada açılmayacak” ifadesiyle talebe net bir biçimde karşı durduklarını ilan etti. Vatikan ve Patrikhane’nin Anadolu’yu “Hristiyan dünyasının parçası” ilan etme hayali kurduğu yönündeki iddiasını da paylaşımına ekledi. Ziyaretin yankıları büyürken, tartışma çok boyutlu hale geldi Papa 14. Leo’nun programı çerçevesinde İznik’teki dini etkinlik, yalnızca bir ziyaret gündemi olmaktan çıkıp tarih, egemenlik, inanç özgürlüğü ve siyaset kesişiminde yeni bir tartışma alanı açtı. Doğan’ın çıkışı, sosyal medyada geniş yankı bulurken; farklı çevreler, din özgürlüğü ile siyasal alan arasındaki sınırların nasıl çizileceğine dair karşılıklı görüşlerini dile getirdi. Gözler İznik’teki törene ve resmi açıklamalara çevrildi Ziyaretin nasıl bir diplomatik ve toplumsal yankı doğuracağı, törende verilecek mesajların içeriği ve olası resmi açıklamalar merakla bekleniyor. Tartışmanın seyri, Türkiye toplumunda din–siyaset ilişkisine dair hassas başlıkların yeniden ele alınmasına yol açabilecek bir gündem oluşturdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.