SON DAKİKA

#Analistler

HABER DEĞER - Analistler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Analistler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Petrolde kabus senaryosu: 200 dolar ihtimali masada Haber

Petrolde kabus senaryosu: 200 dolar ihtimali masada

Küresel enerji piyasaları, Orta Doğu’da süren savaşın etkisiyle tarihi bir kırılmanın eşiğinde. Uluslararası finans kuruluşu Macquarie Group, çatışmaların uzaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması halinde petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara kadar çıkabileceğini öngördü. %40 ihtimal: “200 dolar senaryosu gerçek olabilir” Macquarie analistlerinden Vikas Dwivedi ve ekibinin hazırladığı rapora göre, savaşın haziran ayına kadar sürmesi durumunda petrol fiyatlarında tarihi seviyeler görülebilir. Analistler, bu senaryonun gerçekleşme ihtimalini yüzde 40 olarak değerlendirirken, yüzde 60 olasılıkla çatışmaların kısa vadede sona erebileceğini ifade etti. Hürmüz krizi küresel akışı kesiyor Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan normal şartlarda günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil rafine ürün taşınıyor. Boğazın kapalı kalması, sadece arzı değil, küresel fiyat dengesini de doğrudan etkiliyor. Analistlere göre uzun süreli bir kesinti, talebi bile baskılayacak kadar yüksek fiyatlara yol açabilir. Mart ayında rekor artış Savaşın etkisiyle Brent petrol fiyatları mart ayında sert yükseliş kaydetti. Krizin ilk günlerinde 119,50 dolar seviyesine kadar çıkan fiyatlar, son verilere göre 107 dolar civarında dengelenmiş durumda. Bu yükseliş, 2008’de görülen 147,50 dolarlık tarihi zirvenin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Trump’tan erteleme hamlesi ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik enerji altyapısı saldırı planını 10 gün ertelediğini açıkladı. Bu gelişme, piyasada kısa vadeli bir rahatlama yaratsa da belirsizlik devam ediyor. Analistler, boğazın ne zaman açılacağı ve enerji altyapısında oluşabilecek hasarın boyutunun, petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek en kritik faktörler olduğunu vurguluyor. Küresel ekonomi için kritik eşik Uzmanlara göre 200 dolar senaryosu yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyonu, taşımacılığı ve üretim maliyetlerini de doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, önümüzdeki dönemde dünya ekonomisinin en belirleyici başlıklarından biri olmaya aday. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altında yön aşağı döndü: Fiyatlar yeni güne düşüşle başladı Haber

Altında yön aşağı döndü: Fiyatlar yeni güne düşüşle başladı

Altın piyasasında düşüş eğilimi yeni günde de devam etti. 24 Mart 2026 sabah saatleri itibarıyla gram altın, önceki kapanışın altında kalarak 6 bin 212 lira seviyesinden işlem görmeye başladı. Ons altındaki gerileme, iç piyasadaki fiyatlara da doğrudan yansıdı. Bir önceki gün ons altındaki düşüşe paralel olarak değer kaybeden gram altın, günü yüzde 2’ye yakın kayıpla tamamlamıştı. Yeni güne de düşüşle başlayan altın, kısa vadede yön arayışını sürdürüyor. Diğer altın türlerinde de gerileme var Sabah saatlerinde çeyrek altın yaklaşık 11 bin 160 liradan, Cumhuriyet altını ise 44 bin 40 liradan işlem gördü. Ons altın ise yüzde 1’in üzerinde değer kaybıyla 4 bin 357 dolar seviyesine geriledi. Bu tablo, küresel piyasalardaki gelişmelerin altın üzerindeki baskısını ortaya koyuyor. Küresel gelişmeler fiyatları baskılıyor Uzmanlara göre Orta Doğu’daki gerilime ilişkin çelişkili mesajlar, doların güçlü seyrini koruması ve ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması altın fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Ayrıca bazı merkez bankalarının rezervlerinden altın satışı yaptığına yönelik haberlerin de düşüşte etkili olduğu değerlendiriliyor. Piyasalar kritik verileri bekliyor Analistler, gün içerisinde açıklanacak ekonomik verilerin altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Yurt içinde güven endeksleri takip edilirken, küresel ölçekte imalat ve hizmet sektörüne ilişkin verilerin piyasalar tarafından yakından izleneceği belirtiliyor. Altın fiyatlarındaki dalgalı seyir devam ederken, yatırımcıların temkinli hareket etmeye devam ettiği gözleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altında sert düşüş: Kritik eşik kırıldı mı? Haber

Altında sert düşüş: Kritik eşik kırıldı mı?

Küresel piyasalarda altın fiyatlarında dikkat çeken düşüş devam ediyor. 23 Mart 2026 itibarıyla ons altın, geçtiğimiz hafta yüzde 10’un üzerinde değer kaybederek uzun yılların en sert düşüşlerinden birini yaşadıktan sonra yeni haftaya da satıcılı başladı. Jeopolitik gerilimlere rağmen yaşanan bu gerileme, piyasalarda farklı senaryoları gündeme taşıdı. ABD ile İran arasında artan tansiyon ve enerji piyasalarındaki yükselişin, normal şartlarda güvenli liman talebini artırması beklenirken, altın fiyatlarının düşüş yönünde hareket etmesi dikkat çekti. Brent petrol fiyatlarının 110 dolar seviyesinin üzerinde kalması da piyasalardaki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı. Teknik seviyeler bir bir kırıldı Analistler, ons altında önemli teknik seviyelerin aşağı yönlü kırıldığına dikkat çekiyor. 50 ve 100 günlük hareketli ortalamaların bulunduğu 5.055 ve 4.665 dolar seviyelerinin altına inilmesi, satış baskısının derinleşmesine neden oldu. Bu gelişme, kısa vadede aşağı yönlü hareketin devam edebileceğine dair beklentileri güçlendirdi. Yeni hedef seviyeler gündemde Uzmanlara göre altının bu seviyelerin altında kalıcılık göstermesi halinde, bir sonraki kritik eşik olarak 200 günlük ortalamanın bulunduğu 4.135 dolar seviyesi öne çıkıyor. Bu durum, piyasalarda daha geniş bir düzeltme ihtimalini gündeme taşıyor. Gram altın da geriliyor Ons altındaki düşüş, iç piyasaya da yansıdı. Güncel verilere göre ons altın yaklaşık 4.376 dolar seviyesinde işlem görürken, gram altın ise 6.227 TL civarında seyrediyor. Altın fiyatlarındaki bu geri çekilme, yatırımcıların yön arayışını sürdürdüğünü gösterirken, önümüzdeki süreçte küresel gelişmelerin fiyatlar üzerindeki belirleyici etkisinin devam etmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın fiyatlarında dalgalı seyir sürüyor: Gram altın yeniden yükselişte Haber

Altın fiyatlarında dalgalı seyir sürüyor: Gram altın yeniden yükselişte

Altın fiyatları, küresel gelişmelerin etkisiyle yön arayışını sürdürüyor. Dün sert düşüş yaşayan gram altın, yeni güne yükselişle başlayarak yeniden yukarı yönlü hareket etti. Sabah saatlerinde gram altın 6 bin 670 lira seviyesinde işlem görürken, çeyrek ve Cumhuriyet altınında da benzer bir hareketlilik gözlendi. Gram altın yeniden yükselişe geçti Dün ons altındaki gerilemeye paralel olarak yüzde 3’ün üzerinde değer kaybeden gram altın, günü 6 bin 624 liradan tamamladı. Yeni güne yükselişle başlayan altın, sabah saatlerinde yüzde 0,7 artışla 6 bin 670 lira seviyesine çıktı. Aynı saatlerde çeyrek altın 11 bin 830 liradan, Cumhuriyet altını ise 46 bin 780 liradan satılıyor. Orta Doğu gerilimi fiyatları etkiliyor Altın fiyatlarındaki dalgalanmanın arkasında küresel jeopolitik gelişmeler bulunuyor. Özellikle Orta Doğu’da devam eden çatışmalar, piyasalarda risk algısını artırırken yatırımcıların yönünü doğrudan etkiliyor. ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin sürmesi, güvenli liman olarak görülen altına olan ilgiyi canlı tutarken, aynı zamanda piyasalarda dalgalanmayı da artırıyor. Petrol ve enflasyon baskısı belirleyici oluyor Artan petrol fiyatlarıyla birlikte küresel enflasyon baskısının güçlenebileceği endişesi, merkez bankalarının faiz politikalarına dair beklentileri de değiştiriyor. Bu durum, altın fiyatları üzerinde hem yukarı hem aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Özellikle ABD Merkez Bankası başta olmak üzere büyük merkez bankalarının daha sıkı para politikası izleyebileceği beklentisi, altın üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Ons altın da toparlanma sinyali verdi Altının ons fiyatı da düşüş serisinin ardından sınırlı bir toparlanma gösterdi. Dün sert düşüşle kapanan ons altın, yeni günde yüzde 0,8 artışla 4 bin 689 dolar seviyesine yükseldi. Analistler, piyasalarda yönün büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olduğunu belirtirken, özellikle Orta Doğu’dan gelecek haber akışının fiyatlar üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma Haber

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından yükselen jeopolitik riskler küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açarken, son gelen ekonomik veriler ve enerji koridorlarına ilişkin açıklamalar risk iştahını kısmen artırdı. Özellikle petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Strait of Hormuz hakkında yapılan açıklamalar piyasalarda rahatlama yarattı. ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışının kesintiye uğramasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Scott Bessent, Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatının sürmesi için gerekli önlemlerin alınacağını açıklarken, Donald Trump da gerekirse ABD donanmasının bölgeden geçen tankerleri koruyacağını söyledi. Bu açıklamalar küresel enerji piyasalarındaki endişeleri bir miktar azaltırken, yatırımcıların riskli varlıklara yeniden yönelmesine katkı sağladı. ABD’de güçlü istihdam verileri piyasaları destekledi Makroekonomik veriler de küresel piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. ABD’de özel sektör istihdamının beklentilerin üzerinde artması ekonomiye ilişkin iyimserliği artırdı. ADP Araştırma Enstitüsü verilerine göre şubat ayında özel sektör istihdamı 63 bin kişi artarak son aylardaki en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Ayrıca hizmet sektörüne ilişkin PMI verisinin de beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, ekonomik faaliyetlerin güçlü seyrettiğine işaret etti. Federal Reserve tarafından yayımlanan “Bej Kitap” raporunda da birçok bölgede ekonomik faaliyetin ılımlı büyüme gösterdiği belirtildi. Altın yükselişini sürdürdü, borsalar toparlandı Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebi güçlü kalmayı sürdürürken altın fiyatları da yükseldi. Ons altın yeni işlem gününde 5.179 dolar seviyesine yaklaşarak rekor seviyelere yakın seyrini korudu. ABD borsalarında ise toparlanma görüldü. Dow Jones endeksi yüzde 0,49, Nasdaq yüzde 1,29 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,78 yükseliş kaydetti. “Korku endeksi” olarak bilinen VIX ise dört gün süren yükselişin ardından düşüş gösterdi. Avrupa ve Asya borsalarında da alımlar öne çıktı Avrupa borsalarında da pozitif bir tablo ortaya çıktı. Almanya’da DAX 40, Fransa’da CAC 40 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksleri günü yükselişle tamamladı. Avrupa Birliği’nin sanayiyi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in EU” girişimi de piyasalardaki iyimserliği destekleyen faktörlerden biri oldu. Asya piyasalarında ise hafta başındaki sert satışların ardından toparlanma görüldü. Güney Kore’de Kospi endeksi kayıplarının önemli bölümünü telafi ederek güçlü yükseliş kaydetti. Türkiye tarafında ise BIST 100 Index günü yüzde 0,08 artışla 12.843 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasada 43,99 seviyesinde işlem gördü. Analistler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu’daki gelişmelerin ve enerji piyasalarına ilişkin haber akışının küresel piyasalarda yön belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor Haber

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor

ABD’de dondurma ve frozen ürünlere olan ilgi devam etse de sektör ekonomik baskı altında. IBISWorld verilerine göre 2025’te yüzde 0,9 büyüme kaydeden dondurma dükkânları, yükselen girdi maliyetleri ve finansman yükü nedeniyle ayakta kalmakta zorlanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde sektörde yeniden yapılanmalar, birleşmeler ve kapanmaların artabileceğine dikkat çekiyor. Süt fiyatları kâr marjlarını eritiyor Dondurma üretiminin temel hammaddesi olan süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı, işletmelerin maliyetlerini doğrudan yükseltti. Kanada menşeli süt ürünlerine uygulanan tarifelerin de etkisiyle tereyağı ve süt fiyatları tırmanırken, bu durum hem ürün fiyatlarının artmasına hem de kârlılığın daralmasına yol açtı. Değişen tüketici davranışları işletmeleri zorluyor Sektör yalnızca hammadde maliyetleriyle değil; artan işçilik giderleri, yüksek kira bedelleri ve yükselen faiz oranlarının getirdiği borçlanma maliyetleriyle de mücadele ediyor. Tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişim de zincirleri yeni stratejiler geliştirmeye zorlarken, bazı markalar iflas başvurusuna yöneliyor, bazıları ise mağaza kapatma kararı alıyor. Cream iflas koruma başvurusu yaptı Sandviç dondurmalarıyla bilinen Cream zincirinin çatı şirketi Creamy Treats Inc., 2 Şubat’ta iflas koruma talebinde bulundu. Şirket, 500 bin ile 1 milyon dolar arasında varlık, 100 bin ile 500 bin dolar arasında borç bildirdi. Dosyada yaklaşık 98 bin dolarlık iş hukuku davası borcu da yer aldı. Kapanmalar zincirleme etki yaratabilir 2010 yılında Kaliforniya’nın Berkeley kentinde kurulan Cream, zamanla Kuzey Kaliforniya’da yedi şubeye ulaştı. Ancak sektördeki daralma yalnızca bu markayla sınırlı değil. Dairy Queen’in Texas’taki yaklaşık 30 franchise şubesi yenileme şartlarını karşılayamadığı için kapanırken, Freddy’s Frozen Custard & Steakburgers’ın franchise işletmecisi M&M Custard LLC de iflas koruma başvurusunda bulunarak bazı eyaletlerde şube kapatacağını açıkladı. Analistler, maliyet baskısının sürmesi halinde dondurma sektöründe benzer gelişmelerin artabileceğini öngörüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı Haber

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı

DEM Parti’nin 6-7 Aralık’ta düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, siyasal çözüm modelleri ve demokratikleşme başlıklarının ele alındığı bir platforma dönüştü. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Alman hukukçu Prof. Norman Paech’in açıklamaları ise konferansın en çok tartışılan noktalarından biri oldu. Paech, ulus-devletin “geleceğin modeli olmadığını” ifade ederek merkeziyetçiliğin dağıtılması gerektiğini savundu. Ancak Türkiye’de terörün tamamen son bulduğu bir gelecek hedefini zedelemek istemeyen, buna karşılık üniter devlet yapısını temel ilke olarak kabul eden çevreler, bu sözleri temkinli ve eleştirel bir perspektifle değerlendirdi. Ulus-devlet eleştirisi ve demokratikleşme tartışması Paech, “Devleti ele geçirmek değil; gücü yerel halk, bölgesel topluluklar ve kültürel gruplar arasında bölüştürerek toplumu demokratikleştirmek gerekir” diyerek ulus-devletin merkezî yapısını aşan bir model önerdi. Ona göre geleceğin siyasal düzeni, ulusal çerçeveden ziyade yerel unsurların siyasi süreçlere daha fazla katıldığı bir yapıya dayanmalı. Bu söylem akademik çevrelerde tartışılabilir olmakla birlikte, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü esas alan üniter devlet yapısıyla örtüşmediği için eleştirildi. Kolektif hak vurgusu ve Türkiye’deki hassasiyet Paech’in “Bu mesele bireysel haklara indirgenemez; kolektif hakların tanınması zorunludur” sözleri de dikkat çekti. Türkiye’de uzmanlara göre demokratikleşme çabalarının desteklenmesi mümkün olsa da, kolektif haklara dayalı siyasal statülerin geçmişte terör örgütü tarafından istismar edilmesi, bu önerilere temkinli yaklaşılmasını zorunlu kılıyor. Analistlere göre hak ve özgürlüklerin genişletilmesi mümkündür, ancak bunun yolu üniter yapıyı zayıflatmadan, eşit yurttaşlık temelinden ilerlemektir. PKK yasağına dair açıklamanın yarattığı tepki Paech’in Avrupa’daki PKK yasağının kaldırılması gerektiğini söylemesi de tartışma yarattı. Türkiye’nin uzun yıllar süren terörle mücadelesi, yurttaşların yaşadığı kayıplar ve toplumsal hafızada yer eden acılar düşünüldüğünde, bu çağrı geniş kesimlerce gerçeklikten kopuk bulundu. Barışçıl bir gelecek hedefi yeniden güç kazanmışken, terör tanımlarını ortadan kaldırmaya dönük söylemlerin süreci zedeleyeceği yorumları yapılıyor. Barış arayışı üniter yapı içinde mümkün Türkiye’de hâkim değerlendirmeye göre terörün tamamen sona erdiği, huzur ve birlik içinde bir gelecek mümkündür. Ancak bu süreç, üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasıyla değil, demokratikleşmenin bu yapının korunduğu bir çerçevede güçlendirilmesiyle ilerleyebilir. Bu nedenle Paech’in federal veya konfederal yapıları ima eden söylemi, ilgi uyandırsa da Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan üniter devlet çerçevesiyle uyumsuz görülüyor. Analistler, “Barış ancak güçlü, tek ve bütün bir devlet yapısı içinde kalıcı olabilir” değerlendirmesi yaparak tartışmayı özetliyor.

BIST haftaya temkinli başladı: Piyasalar yatay, yatırımcı beklemede Haber

BIST haftaya temkinli başladı: Piyasalar yatay, yatırımcı beklemede

Açılışta bankacılık ve holding hisseleri endekse sınırlı destek verdi Güne hafif yükselişle başlayan bankacılık endeksi yüzde 0,16, holding endeksi ise yüzde 0,12 prim yaptı. Bu iki ana sektörün pozitif ayrışması, genel düşüşe rağmen piyasada sınırlı da olsa dengelenme sinyali verdi. Sektör bazlı ayrışma, piyasadaki belirsizliği görünür kıldı Sektörler arasında hareketlilik dikkat çekti. Madencilik hisseleri yüzde 0,40 artışla pozitif bölgede açılırken, finansal kiralama ve faktoring sektörü yüzde 7,62’lik sert düşüşle günün en zayıf alanı oldu. Bu tablo, yatırımcıların risk algısının sektörlere göre farklılaştığını gösterdi. Küresel ekonomik görünüm, risk iştahını sınırlıyor ABD’den gelen makroekonomik verilerin faiz indirimi ihtimalini gündemde tutmasına rağmen, jeopolitik riskler ve mali belirsizlikler küresel piyasalarda temkinli duruşu güçlendiriyor. Uluslararası borsalarda yatay seyir hâkim olurken, yatırımcıların kısa vadeli yön konusunda net bir iştah göstermediği izleniyor. Yurtta ve dünyada veri trafiği piyasaların yönünü belirleyecek Türkiye’de bugün reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri izlenecek. Yurt dışında ise Avro Bölgesi perakende satış verileri ve ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, piyasaların yön arayışında belirleyici olacak. Teknik görünümde kritik eşikler öne çıkıyor Analistler, BIST 100 için 10.900 ve 10.800 puan seviyelerini güçlü destek noktaları olarak gösteriyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 11.100 ve 11.200 puan seviyeleri önemli direnç bölgeleri olarak takip ediliyor. Endeksin gün içinde bu bant aralığında dalgalı bir seyir izlemesi bekleniyor.

Telefon ve bilgisayar fiyatlarını uçuracak karar! Haber

Telefon ve bilgisayar fiyatlarını uçuracak karar!

Bellek çiplerinde rekor artış: Yüzde 60’a varan zam Güney Koreli teknoloji devi Samsung Electronics, kasım ayında belirli DDR5 bellek çiplerinin fiyatlarını eylüle göre yüzde 60’a kadar artırdı. DDR5 tipi çipler, özellikle yapay zekâ destekli sunucular ve yüksek performanslı bilgisayarların temel bileşenleri arasında yer alıyor. Küresel ölçekte artan veri merkezi yatırımları ve AI destekli donanımlara yönelik yoğun talep, bu alanda ciddi bir arz sıkıntısı yarattı. Fiyatlar uçtu, üreticiler alarmda Çip dağıtıcısı Fusion Worldwide Başkanı Tobey Gonnerman, büyük veri şirketlerinin artık “talep ettikleri kadar ürün alamayacaklarını kabul etmek zorunda kaldıklarını” söyledi. Samsung’un fiyat listesine göre: 32 GB DDR5 modül: 149 dolardan 239 dolara çıktı (%60 artış). 16 GB DDR5: 90 dolardan 135 dolara yükseldi (%50 artış). 128 GB DDR5: 796 dolardan 1.194 dolara çıktı (%50 artış). 64 ve 96 GB DDR5 modüllerine de yaklaşık %30 zam geldi. Bu artışlar, doğrudan bilgisayar, telefon ve veri merkezi sunucularının üretim maliyetlerine yansıyacak. Küresel tedarik zincirinde panik alımları başladı Bellek çiplerindeki sıkıntı, “stoklama paniği”ni tetikledi. Çin’in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC, bellek darlığı yüzünden diğer çip türlerinin üretim planlarını erteleme kararı aldığını açıkladı. Akıllı telefon üreticisi Xiaomi de, artan bellek fiyatlarının üretim maliyetlerini “kayda değer ölçüde artırdığını” duyurdu. Samsung’un fiyat gücü rakiplerinin önünde Analistler, bu fiyat artışının Samsung’un uzun zamandır beklediği kâr sıçramasını getireceğini belirtiyor. KB Securities analisti Jeff Kim, Samsung’un bellek pazarında SK Hynix ve Micron’un önüne geçtiğini vurguladı. TrendForce uzmanı Ellie Wang ise Samsung’un yılın son çeyreğinde sözleşmeli fiyatları %40-50 oranında artırabileceğini, bu oranın sektör ortalamasının (%30) oldukça üzerinde olduğunu ifade etti. Tüketiciyi ne bekliyor? Sektör uzmanlarına göre bu gelişme, 2026’nın ilk çeyreğinden itibaren yeni çıkan akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve masaüstü modellerinin fiyatlarını doğrudan etkileyecek. Yapay zekâ odaklı donanım talebi yüksek seyretmeye devam ederse, çip fiyatlarında ikinci bir dalga daha yaşanabileceği belirtiliyor. Yapay zekâ çağının çip talebi, yalnızca veri merkezlerini değil; tüm teknoloji kullanıcılarını cüzdanlarından vuracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.