SON DAKİKA

#Analistler

HABER DEĞER - Analistler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Analistler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma Haber

Hürmüz mesajı piyasaları rahatlattı: Küresel borsalarda toparlanma

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından yükselen jeopolitik riskler küresel piyasalarda dalgalanmaya yol açarken, son gelen ekonomik veriler ve enerji koridorlarına ilişkin açıklamalar risk iştahını kısmen artırdı. Özellikle petrol sevkiyatı açısından kritik öneme sahip Strait of Hormuz hakkında yapılan açıklamalar piyasalarda rahatlama yarattı. ABD yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışının kesintiye uğramasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Scott Bessent, Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatının sürmesi için gerekli önlemlerin alınacağını açıklarken, Donald Trump da gerekirse ABD donanmasının bölgeden geçen tankerleri koruyacağını söyledi. Bu açıklamalar küresel enerji piyasalarındaki endişeleri bir miktar azaltırken, yatırımcıların riskli varlıklara yeniden yönelmesine katkı sağladı. ABD’de güçlü istihdam verileri piyasaları destekledi Makroekonomik veriler de küresel piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. ABD’de özel sektör istihdamının beklentilerin üzerinde artması ekonomiye ilişkin iyimserliği artırdı. ADP Araştırma Enstitüsü verilerine göre şubat ayında özel sektör istihdamı 63 bin kişi artarak son aylardaki en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Ayrıca hizmet sektörüne ilişkin PMI verisinin de beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, ekonomik faaliyetlerin güçlü seyrettiğine işaret etti. Federal Reserve tarafından yayımlanan “Bej Kitap” raporunda da birçok bölgede ekonomik faaliyetin ılımlı büyüme gösterdiği belirtildi. Altın yükselişini sürdürdü, borsalar toparlandı Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle güvenli liman talebi güçlü kalmayı sürdürürken altın fiyatları da yükseldi. Ons altın yeni işlem gününde 5.179 dolar seviyesine yaklaşarak rekor seviyelere yakın seyrini korudu. ABD borsalarında ise toparlanma görüldü. Dow Jones endeksi yüzde 0,49, Nasdaq yüzde 1,29 ve S&P 500 endeksi yüzde 0,78 yükseliş kaydetti. “Korku endeksi” olarak bilinen VIX ise dört gün süren yükselişin ardından düşüş gösterdi. Avrupa ve Asya borsalarında da alımlar öne çıktı Avrupa borsalarında da pozitif bir tablo ortaya çıktı. Almanya’da DAX 40, Fransa’da CAC 40 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksleri günü yükselişle tamamladı. Avrupa Birliği’nin sanayiyi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in EU” girişimi de piyasalardaki iyimserliği destekleyen faktörlerden biri oldu. Asya piyasalarında ise hafta başındaki sert satışların ardından toparlanma görüldü. Güney Kore’de Kospi endeksi kayıplarının önemli bölümünü telafi ederek güçlü yükseliş kaydetti. Türkiye tarafında ise BIST 100 Index günü yüzde 0,08 artışla 12.843 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ise bankalararası piyasada 43,99 seviyesinde işlem gördü. Analistler, önümüzdeki günlerde Orta Doğu’daki gelişmelerin ve enerji piyasalarına ilişkin haber akışının küresel piyasalarda yön belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor Haber

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor

ABD’de dondurma ve frozen ürünlere olan ilgi devam etse de sektör ekonomik baskı altında. IBISWorld verilerine göre 2025’te yüzde 0,9 büyüme kaydeden dondurma dükkânları, yükselen girdi maliyetleri ve finansman yükü nedeniyle ayakta kalmakta zorlanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde sektörde yeniden yapılanmalar, birleşmeler ve kapanmaların artabileceğine dikkat çekiyor. Süt fiyatları kâr marjlarını eritiyor Dondurma üretiminin temel hammaddesi olan süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı, işletmelerin maliyetlerini doğrudan yükseltti. Kanada menşeli süt ürünlerine uygulanan tarifelerin de etkisiyle tereyağı ve süt fiyatları tırmanırken, bu durum hem ürün fiyatlarının artmasına hem de kârlılığın daralmasına yol açtı. Değişen tüketici davranışları işletmeleri zorluyor Sektör yalnızca hammadde maliyetleriyle değil; artan işçilik giderleri, yüksek kira bedelleri ve yükselen faiz oranlarının getirdiği borçlanma maliyetleriyle de mücadele ediyor. Tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişim de zincirleri yeni stratejiler geliştirmeye zorlarken, bazı markalar iflas başvurusuna yöneliyor, bazıları ise mağaza kapatma kararı alıyor. Cream iflas koruma başvurusu yaptı Sandviç dondurmalarıyla bilinen Cream zincirinin çatı şirketi Creamy Treats Inc., 2 Şubat’ta iflas koruma talebinde bulundu. Şirket, 500 bin ile 1 milyon dolar arasında varlık, 100 bin ile 500 bin dolar arasında borç bildirdi. Dosyada yaklaşık 98 bin dolarlık iş hukuku davası borcu da yer aldı. Kapanmalar zincirleme etki yaratabilir 2010 yılında Kaliforniya’nın Berkeley kentinde kurulan Cream, zamanla Kuzey Kaliforniya’da yedi şubeye ulaştı. Ancak sektördeki daralma yalnızca bu markayla sınırlı değil. Dairy Queen’in Texas’taki yaklaşık 30 franchise şubesi yenileme şartlarını karşılayamadığı için kapanırken, Freddy’s Frozen Custard & Steakburgers’ın franchise işletmecisi M&M Custard LLC de iflas koruma başvurusunda bulunarak bazı eyaletlerde şube kapatacağını açıkladı. Analistler, maliyet baskısının sürmesi halinde dondurma sektöründe benzer gelişmelerin artabileceğini öngörüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı Haber

Paech’in ulus-devlet karşıtı sözleri tartışma yarattı

DEM Parti’nin 6-7 Aralık’ta düzenlediği Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı, siyasal çözüm modelleri ve demokratikleşme başlıklarının ele alındığı bir platforma dönüştü. Mezopotamya Ajansı’na konuşan Alman hukukçu Prof. Norman Paech’in açıklamaları ise konferansın en çok tartışılan noktalarından biri oldu. Paech, ulus-devletin “geleceğin modeli olmadığını” ifade ederek merkeziyetçiliğin dağıtılması gerektiğini savundu. Ancak Türkiye’de terörün tamamen son bulduğu bir gelecek hedefini zedelemek istemeyen, buna karşılık üniter devlet yapısını temel ilke olarak kabul eden çevreler, bu sözleri temkinli ve eleştirel bir perspektifle değerlendirdi. Ulus-devlet eleştirisi ve demokratikleşme tartışması Paech, “Devleti ele geçirmek değil; gücü yerel halk, bölgesel topluluklar ve kültürel gruplar arasında bölüştürerek toplumu demokratikleştirmek gerekir” diyerek ulus-devletin merkezî yapısını aşan bir model önerdi. Ona göre geleceğin siyasal düzeni, ulusal çerçeveden ziyade yerel unsurların siyasi süreçlere daha fazla katıldığı bir yapıya dayanmalı. Bu söylem akademik çevrelerde tartışılabilir olmakla birlikte, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü esas alan üniter devlet yapısıyla örtüşmediği için eleştirildi. Kolektif hak vurgusu ve Türkiye’deki hassasiyet Paech’in “Bu mesele bireysel haklara indirgenemez; kolektif hakların tanınması zorunludur” sözleri de dikkat çekti. Türkiye’de uzmanlara göre demokratikleşme çabalarının desteklenmesi mümkün olsa da, kolektif haklara dayalı siyasal statülerin geçmişte terör örgütü tarafından istismar edilmesi, bu önerilere temkinli yaklaşılmasını zorunlu kılıyor. Analistlere göre hak ve özgürlüklerin genişletilmesi mümkündür, ancak bunun yolu üniter yapıyı zayıflatmadan, eşit yurttaşlık temelinden ilerlemektir. PKK yasağına dair açıklamanın yarattığı tepki Paech’in Avrupa’daki PKK yasağının kaldırılması gerektiğini söylemesi de tartışma yarattı. Türkiye’nin uzun yıllar süren terörle mücadelesi, yurttaşların yaşadığı kayıplar ve toplumsal hafızada yer eden acılar düşünüldüğünde, bu çağrı geniş kesimlerce gerçeklikten kopuk bulundu. Barışçıl bir gelecek hedefi yeniden güç kazanmışken, terör tanımlarını ortadan kaldırmaya dönük söylemlerin süreci zedeleyeceği yorumları yapılıyor. Barış arayışı üniter yapı içinde mümkün Türkiye’de hâkim değerlendirmeye göre terörün tamamen sona erdiği, huzur ve birlik içinde bir gelecek mümkündür. Ancak bu süreç, üniter devlet yapısının tartışmaya açılmasıyla değil, demokratikleşmenin bu yapının korunduğu bir çerçevede güçlendirilmesiyle ilerleyebilir. Bu nedenle Paech’in federal veya konfederal yapıları ima eden söylemi, ilgi uyandırsa da Türkiye’nin kırmızı çizgisi olan üniter devlet çerçevesiyle uyumsuz görülüyor. Analistler, “Barış ancak güçlü, tek ve bütün bir devlet yapısı içinde kalıcı olabilir” değerlendirmesi yaparak tartışmayı özetliyor.

BIST haftaya temkinli başladı: Piyasalar yatay, yatırımcı beklemede Haber

BIST haftaya temkinli başladı: Piyasalar yatay, yatırımcı beklemede

Açılışta bankacılık ve holding hisseleri endekse sınırlı destek verdi Güne hafif yükselişle başlayan bankacılık endeksi yüzde 0,16, holding endeksi ise yüzde 0,12 prim yaptı. Bu iki ana sektörün pozitif ayrışması, genel düşüşe rağmen piyasada sınırlı da olsa dengelenme sinyali verdi. Sektör bazlı ayrışma, piyasadaki belirsizliği görünür kıldı Sektörler arasında hareketlilik dikkat çekti. Madencilik hisseleri yüzde 0,40 artışla pozitif bölgede açılırken, finansal kiralama ve faktoring sektörü yüzde 7,62’lik sert düşüşle günün en zayıf alanı oldu. Bu tablo, yatırımcıların risk algısının sektörlere göre farklılaştığını gösterdi. Küresel ekonomik görünüm, risk iştahını sınırlıyor ABD’den gelen makroekonomik verilerin faiz indirimi ihtimalini gündemde tutmasına rağmen, jeopolitik riskler ve mali belirsizlikler küresel piyasalarda temkinli duruşu güçlendiriyor. Uluslararası borsalarda yatay seyir hâkim olurken, yatırımcıların kısa vadeli yön konusunda net bir iştah göstermediği izleniyor. Yurtta ve dünyada veri trafiği piyasaların yönünü belirleyecek Türkiye’de bugün reel efektif döviz kuru ile haftalık para ve banka istatistikleri izlenecek. Yurt dışında ise Avro Bölgesi perakende satış verileri ve ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları, piyasaların yön arayışında belirleyici olacak. Teknik görünümde kritik eşikler öne çıkıyor Analistler, BIST 100 için 10.900 ve 10.800 puan seviyelerini güçlü destek noktaları olarak gösteriyor. Yukarı yönlü hareketlerde ise 11.100 ve 11.200 puan seviyeleri önemli direnç bölgeleri olarak takip ediliyor. Endeksin gün içinde bu bant aralığında dalgalı bir seyir izlemesi bekleniyor.

Telefon ve bilgisayar fiyatlarını uçuracak karar! Haber

Telefon ve bilgisayar fiyatlarını uçuracak karar!

Bellek çiplerinde rekor artış: Yüzde 60’a varan zam Güney Koreli teknoloji devi Samsung Electronics, kasım ayında belirli DDR5 bellek çiplerinin fiyatlarını eylüle göre yüzde 60’a kadar artırdı. DDR5 tipi çipler, özellikle yapay zekâ destekli sunucular ve yüksek performanslı bilgisayarların temel bileşenleri arasında yer alıyor. Küresel ölçekte artan veri merkezi yatırımları ve AI destekli donanımlara yönelik yoğun talep, bu alanda ciddi bir arz sıkıntısı yarattı. Fiyatlar uçtu, üreticiler alarmda Çip dağıtıcısı Fusion Worldwide Başkanı Tobey Gonnerman, büyük veri şirketlerinin artık “talep ettikleri kadar ürün alamayacaklarını kabul etmek zorunda kaldıklarını” söyledi. Samsung’un fiyat listesine göre: 32 GB DDR5 modül: 149 dolardan 239 dolara çıktı (%60 artış). 16 GB DDR5: 90 dolardan 135 dolara yükseldi (%50 artış). 128 GB DDR5: 796 dolardan 1.194 dolara çıktı (%50 artış). 64 ve 96 GB DDR5 modüllerine de yaklaşık %30 zam geldi. Bu artışlar, doğrudan bilgisayar, telefon ve veri merkezi sunucularının üretim maliyetlerine yansıyacak. Küresel tedarik zincirinde panik alımları başladı Bellek çiplerindeki sıkıntı, “stoklama paniği”ni tetikledi. Çin’in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC, bellek darlığı yüzünden diğer çip türlerinin üretim planlarını erteleme kararı aldığını açıkladı. Akıllı telefon üreticisi Xiaomi de, artan bellek fiyatlarının üretim maliyetlerini “kayda değer ölçüde artırdığını” duyurdu. Samsung’un fiyat gücü rakiplerinin önünde Analistler, bu fiyat artışının Samsung’un uzun zamandır beklediği kâr sıçramasını getireceğini belirtiyor. KB Securities analisti Jeff Kim, Samsung’un bellek pazarında SK Hynix ve Micron’un önüne geçtiğini vurguladı. TrendForce uzmanı Ellie Wang ise Samsung’un yılın son çeyreğinde sözleşmeli fiyatları %40-50 oranında artırabileceğini, bu oranın sektör ortalamasının (%30) oldukça üzerinde olduğunu ifade etti. Tüketiciyi ne bekliyor? Sektör uzmanlarına göre bu gelişme, 2026’nın ilk çeyreğinden itibaren yeni çıkan akıllı telefon, dizüstü bilgisayar ve masaüstü modellerinin fiyatlarını doğrudan etkileyecek. Yapay zekâ odaklı donanım talebi yüksek seyretmeye devam ederse, çip fiyatlarında ikinci bir dalga daha yaşanabileceği belirtiliyor. Yapay zekâ çağının çip talebi, yalnızca veri merkezlerini değil; tüm teknoloji kullanıcılarını cüzdanlarından vuracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.