SON DAKİKA

#Anayasa Mahkemesi

HABER DEĞER - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TBMM'den ehliyet düzenlemesi: Adaylara sıkı denetim Haber

TBMM'den ehliyet düzenlemesi: Adaylara sıkı denetim

Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikle birlikte trafikteki yeni sürücülerin sorumlulukları artırıldı. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilen ilk yedi maddesine göre, ilk defa sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden belge almaya hak kazanan kişiler, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek. Bu süreçte sürücüler hata payının çok daha düşük tutulduğu sıkı bir denetime tabi olacak. İhlaller ehliyetin tamamen iptaline yol açacak Aday sürücülük süresi içinde yapılan bazı kritik hatalar, telafisi zor sonuçlar doğurarak ehliyetin tamamen iptal edilmesiyle sonuçlanacak. Yasaya göre, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren ağır bir ihlalin gerçekleştirilmesi veya trafik kurallarına uymayarak 75 ceza puanı sınırının aşılması ehliyetin doğrudan iptaline neden olacak. Bunun yanı sıra, araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi ile dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ve emniyet kemeri veya kask gibi koruyucu sistemlerin kullanılması zorunluluğuna dair hükümlerden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi de iptal sebepleri arasında yer alacak. Yeniden ehliyet alabilmek için psikiyatri şartı Kurallara uymayarak aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar direksiyon başına geçebilmeleri için meşakkatli bir süreci baştan tamamlamaları gerekecek. İptal işlemi trafik zabıtasınca gerçekleştirilecek olan sürücülerin, öncelikle psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösteren bir sağlık belgesi almaları zorunlu tutulacak. Bu sağlık muayenelerinden başarıyla geçenler, kesilen idari para cezalarının tamamını ödedikten ve varsa bekleme veya geçici geri alma sürelerini tamamladıktan sonra sürücü kurslarına sıfırdan kayıt olabilecek. Adayların kurs eğitimlerine eksiksiz devam etmeleri ve yapılacak sınavlarda yeniden başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları şart koşulacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz Haber

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz

CHP'nin, isim ve amblem benzerliği nedeniyle seçmen nezdinde karışıklık yaratıldığı gerekçesiyle yaptığı başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, isim konusunda reddedilen talebi amblem açısından kabul etti. İsim benzerliği iddiasına "Cumhuriyet" vurgusu Başvuruyu değerlendiren AYM, parti isimlerinde kullanılan "cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi" gibi temel kavramların siyasi partilerin kendi değerlerini yansıtmak amacıyla kullanabileceğine dikkat çekti. Kararda, söz konusu kelimelerin başka partilerce de kullanılabileceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Siyasi partilerin seçmenlere verecekleri mesajları daha anlamlı kılmak ve hitap ettikleri seçmen kitlesinin önemsediği değerlere sahip çıktıklarını göstermek için 'cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi, özgürlük, milli ve hak' gibi kelimeleri, söz konusu kelimeler siyasi parti siciline kayıtlı başka bir siyasi parti isminde yer alsa dahi, parti isimlerinde karışıklığa yol açmamak kaydıyla kullanabilecekleri kabul edilmelidir." Bu gerekçeyle, CMP isminin CHP ile karışıklığa yol açacak bir benzerlik taşımadığına hükmeden mahkeme, isim yönünden hükümsüzlük talebini reddetti. "Altı ok" benzerliği amblemi geçersiz kıldı Amblem açısından yapılan incelemede ise CHP'nin iddialarını haklı bulan AYM, her iki parti logosunda da merkezi figür olarak "altı ok" unsurunun öne çıktığını tespit etti. "CHP" ve "CMP" rumuzlarının yarattığı benzerlik ve amblemin seçmen nezdinde yanılgıya açık olması nedeniyle şu sonuca varıldı: "Her iki logoda da öne çıkan unsurun 'altı ok' figürü olduğuna dikkat çekilerek, CHP ve CMP rumuzlarının da benzerlik taşıması sebebiyle amblemin seçmende yanılgıya yol açabileceği sonucuna varılmıştır." Bu tespitler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin ambleminin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkin edilmesine karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise daha önce taraflar arasında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te Haber

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te

Yargılamaları hızlandırmayı, kamu kaynaklarını verimli kullanmayı ve dijitalleşmeyi hedefleyen pakette, hukuk sistemini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler yer alıyor. "Duruşmalar arasında 3 ay sınırı" Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik atılan adım oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağı hükme bağlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak" dedi. Ancak, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun süre tayin edebilecek. İcrada yeni dönem: Yazılı başvuru zorunluluğu İcra sisteminde de önemli bir değişikliğe gidiliyor. Yargı kararıyla idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor. Yeni düzenlemeye göre, vatandaşların icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapması ve hesap numarasını bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Akbaşoğlu, "Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılırken vatandaşlarımızın alacaklarını çok daha hızlı tahsil edebilmelerine imkân sağlıyoruz. İdareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi imkânı da devam edecek" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve E-Duruşma adımları Yargı süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla dijital altyapı güçlendiriliyor. Bu kapsamda e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilerek ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile gerçekleştirilecek. Aynı zamanda noterlik işlemlerinde de dijital bir dönüşüm sağlanıyor. Noterlik evraklarının mahkemelere gönderilmesinde kağıt süreçleri azaltılarak, evrakların güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciye ulaştırılmasına olanak tanınacak. Ayrıca idari mahkemelerin kapsamı genişletilerek, uyuşmazlıkların tek hakim tarafından karara bağlanması süreci yaygınlaştırılacak. Yeni suç tanımı: Hesap bilgilerini paylaşmak Türk Ceza Kanunu'na eklenen düzenleme ile hesap bilgilerinin başkalarıyla paylaşılması müstakil bir suç haline getiriliyor. Haksız menfaat sağlamak amacıyla hesap bilgilerini başkalarına devredenler veya bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasına olanak tanıyanlar, artık "nitelikli dolandırıcılık" yerine bu yeni ve özel suç kapsamında hapis cezası ile yargılanacaklar. Yargıtay'ın bozma yetkisine sınır Paketle birlikte, yargılamaların gereksiz uzamasının önüne geçmek için Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getiriliyor. İlk derece mahkemelerinin sadece "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının önü kapatılıyor. Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların doldurulması da paket içerisinde yer alan diğer önemli başlıklar arasında. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı Haber

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı

Mahkeme, söz konusu iddiaların somut bir delil ve olgusal temelden yoksun olduğuna hükmederek, Albayrak lehine verilen tazminat kararında bir hak ihlali bulunmadığını tescilledi. Yargı sürecinde iddialar delillendirilemedi Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararı, muhalefetin uzun süre gündemde tuttuğu iddialara karşı hukuki bir kesinlik kazandırdı. Yerel mahkeme, istinaf ve son olarak Anayasa Mahkemesi olmak üzere üç farklı yargı aşamasında da CHP’nin dile getirdiği iddiaların herhangi bir somut belgeye veya delile dayanmadığı, bu sebeple iddiaların temelsiz olduğu net bir şekilde ortaya konuldu. Ömer Çelik: "Siyasi tarihimize yalan olarak geçti" Kararın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaşanan süreci "yalan siyasetinin çöküşü" olarak nitelendirdi. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize ‘128 milyar dolar yalanı’ olarak geçmişti. AYM kararıyla birlikte bu iddianın milletimize söylenmiş büyük bir ‘siyasi yalan’ olduğu tescillendi." "Mücadelemiz kararlılıkla sürecek" Ömer Çelik, "yalan siyaseti" üretenlerin bu kampanyayla neyi amaçladıklarının millet tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. AK Parti olarak bu tür kampanyalarla mücadelenin bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu ‘yalan siyaseti’ni üretenlerin milletimize bu yalanı ısrarla niye söylediğini ve neyi amaçladıklarını çok iyi değerlendirmek gerekir. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. CHP’nin “yalan siyaseti” bir kere daha çöktü. CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize “128 milyar dolar yalanı” olarak geçmişti. Anayasa… — Ömer Çelik (@omerrcelik) June 12, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP'den DEM Parti'ye "ara seçim" ziyareti Haber

CHP'den DEM Parti'ye "ara seçim" ziyareti

CHP heyeti, Türkiye'deki ekonomik sorunlar ve yönetimsel sıkıntıların toplumda erken seçim talebi doğurduğunu ifade ederek, bu talebin karşılanmaması durumunda Anayasa'nın 78. maddesi uyarınca ara seçimin yapılması gerektiğini vurguladı. Görüşme sonrası yapılan açıklamalarda, her iki partinin de Anayasal sürece ve Meclis'teki temsil boşluklarına dikkat çektiği görüldü. Gökhan Günaydın: "Sandıktan kaçarak kimse bir yere varamaz" Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, hükümete yönelik eleştirilerde bulunarak, "Sandıktan kaçarak kimse bir yere varamaz" dedi. Anayasa'nın 78. maddesini hatırlatan Günaydın, "Ara seçim bir tercih değil bir zorunluluk. Anayasa 78 diyor ki; en son seçimlerin üzerinden 30 ay geçtikten sonra bir sonraki seçime de bir yıl varsa bu dönem içerisinde bir ara seçim yapılır" ifadelerini kullandı. Yerel seçimlerde belediye başkanı seçilen milletvekillerine değinen Günaydın, "Bizim Kırıkkale, Afyon, Adıyaman ve Kastamonu milletvekillerimiz istifa etmek suretiyle seçimlere girdiler ve belediye başkanı seçildiler. Demek ki bu dört koltukta bir boşalma var" diyerek ara seçim çağrısını yineledi. DEM Parti: "Kurullarımızda tartışacağız" DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, CHP ile yapılan görüşmeyi önemli bulduklarını belirterek, ara seçim konusunu parti kurullarına ileteceklerini ve bu doğrultuda bir karar alacaklarını ifade etti. Temelli ayrıca, Can Atalay'ın Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Meclis'e dönmesi beklentisini dile getirdi. "Yasa teklifini birlikte hazırlayalım" çağrısı Görüşmede barış ve demokratik toplum süreciyle ilgili soruları da yanıtlayan Sezai Temelli, Meclis'in müzakere zemini olarak canlandırılması gerektiğini vurguladı. Temelli, tüm partilere ortak bir yasa teklifi hazırlama çağrısında bulunarak, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un da bu süreçte inisiyatif alması gerektiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fenerbahçe davasında yıllar sonra gelen flaş karar! Haber

Fenerbahçe davasında yıllar sonra gelen flaş karar!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüsün 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon'da kurşunlanmasına ilişkin hukuki süreçte son noktayı koydu. Olayın ardından faillerin bulunması için etkili bir soruşturma yürütülmediği ve "yaşam hakkının ihlal edildiği" gerekçesiyle sarı-lacivertli futbolcular ile kulüp görevlileri tarafından yapılan bireysel başvuruyu karara bağlayan Yüksek Mahkeme, hak ihlali yapılmadığına hükmetti. İhlal İddiasına Ret Dosyayı 22 Nisan'da gerçekleştirdiği gündem toplantısında masaya yatıran AYM heyeti, başvurucuların "yaşam hakkının ihlal edildiği" yönündeki iddialarını ilk aşamada kabul edilebilir buldu. Ancak esas yönünden yapılan inceleme sonucunda, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine karar verildi. Mahkemenin aldığı bu kritik kararın detaylı gerekçesinin ise önümüzdeki günlerde yazılarak kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi. Dosya Takipsizlikle Kapanmıştı Türkiye'yi derinden sarsan olay, Fenerbahçe kafilesinin Süper Lig'deki Çaykur Rizespor deplasmanından döndüğü sırada Trabzon sınırları içerisinde gerçekleşmişti. Takım otobüsüne yönelik düzenlenen silahlı saldırının ardından başlatılan kapsamlı soruşturma, yaklaşık 5,5 yıl süren incelemelerin ardından şüpheliler hakkında "ek kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verilerek takipsizlikle sonuçlanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Akbelen’de direniş Ankara’ya taşındı: Zeytin kıyımı ve tutuklamalara karşı İkizköylüler ayakta! Haber

Akbelen’de direniş Ankara’ya taşındı: Zeytin kıyımı ve tutuklamalara karşı İkizköylüler ayakta!

Termik santrallere kömür sağlamak amacıyla Akbelen Ormanı'nda başlatılan doğa katliamı, 2026 yılı itibarıyla yepyeni ve çok daha yıkıcı bir evreye girdi. Ormanlık alanın yok edilmesinin ardından maden sahasının genişletilmesi için İkizköy ve çevre köylerdeki tarım arazileri ile yerleşim yerleri de doğrudan hedef alınmış durumda. Haber Değer olarak, yıllardır süren ekoloji mücadelesindeki son durumu ve bölgede yaşanan güncel gelişmeleri sizler için derledik. Bir Gecede 679 Parsel "Acele" Kamulaştırıldı Akbelen'deki krizin son halkası, 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanan "acele kamulaştırma" kararı oldu. Bu kararla birlikte İkizköy başta olmak üzere bölgedeki yedi köyü kapsayan tam 679 parsel arazi bir gecede fiilen şirketlerin kullanımına açılmak üzere gasp edildi. Köylülerin satmayı reddettiği evleri, ahırları, fındık ve zeytin bahçeleri kamulaştırma kılıfıyla ellerinden alınırken; bölgede son günlerde asırlık zeytin ağaçlarının sökülmesine başlanması büyük bir tepkiye yol açtı. Direnişin Simgesi Esra Işık Tutuklandı: "Boyun Eğmeyeceğiz!" Topraklarının maden şirketlerine devredilmesine ve zeytinliklerin sökülmesine karşı eylem yapan yaşam savunucuları, hukuki mücadelenin yanı sıra sahada da kolluk kuvvetleriyle karşı karşıya kalıyor. Kamulaştırma kararı sonrası yapılan keşifler sırasında köylülerin itirazları "bilirkişi incelemesini engellemek" olarak değerlendirildi. Sürecin sonunda, İkizköy direnişinin simge isimlerinden ve Muhtar Nejla Işık'ın kızı olan Esra Işık, 31 Mart'ta haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Muğla'dan İzmir Şakran Cezaevi'ne sevk edilen Esra Işık, avukatları aracılığıyla kamuoyuna gönderdiği mektupta direnişin bitmediğini şu sözlerle duyurdu: "Ben buraya sürgün edildim, toprağımızı elimizden almak için her yol deneniyor. Bu yoldan dönecek, boyun eğecek değiliz. Her şey unutulur ama mücadelemiz kalıcı, unutturmamak için her şeyi yapacağız." İkizköylüler Bugün Ankara'da Adalet Arıyor Bölgede bir yandan zeytin ağaçları sökülüp evler boşaltılmaya çalışılırken, diğer yandan hukuki yolların fiilen kapatılmasına tepki gösteren İkizköylüler çareyi Ankara'ya yürümekte buldu. Topraklarına, emeklerine ve Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak için başkente giden köylüler, bugün (7 Nisan) Anayasa Mahkemesi ve Danıştay binaları önünde eylemlerini sürdürüyor. Köylülerin en acil talepleri ise geri dönülemez ekolojik ve sosyal yıkımın durdurulması için "acil yürütmeyi durdurma" kararının verilmesi ve tutuklu bulunan Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması. Akbelen direnişi; yalnızca birkaç ağacın veya köyün değil, sermayenin zaman çizelgesine karşı anayasal "sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının" sınandığı Türkiye'nin en büyük ekolojik adalet arayışlarından biri olmaya devam ediyor.

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek Haber

AYM’de dengeler değişiyor: Yeni atamayla Cumhurbaşkanı kontenjanı güçlenecek

Anayasa Mahkemesi’nde görev süresi 17 Mart’ta dolacak AYM Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan’ın yerine seçilecek üye için süreç başladı. Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından belirlenen üç aday Cumhurbaşkanlığına gönderilecek ve atamayı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Bu atama gerçekleştiğinde 15 üyeli mahkemede Cumhurbaşkanı tarafından atanan üye sayısı 11’e çıkacak. Üç aday Cumhurbaşkanlığına sunuldu Seçimde 11 aday yarıştı. Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58 oyla ilk sırada yer aldı. Aynı daireden Oğuz Dik 45 oy alırken, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oyla aday listesine giren isimler oldu. Bu üç aday arasından yapılacak tercih, AYM’nin yeni üyesini belirleyecek. Yargı tartışmalarındaki rol dikkat çekiyor Yargı kulislerinde en yüksek oyu alan Mustafa Karayıldız’ın atanabileceği konuşuluyor. Karayıldız, AYM’nin Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararlarının uygulanmaması sürecinde eleştirel tutum alan Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyeleri arasında yer almıştı. Bu nedenle olası atamanın yargı içi tartışmalar açısından da önem taşıdığı değerlendiriliyor. Gül döneminden kalan tek isim AYM’de TBMM tarafından seçilmiş üç üye bulunurken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde atanıp görevini sürdüren tek üye Engin Yıldırım olarak öne çıkıyor. Yıldırım, 2010 anayasa değişikliği öncesinde seçildiği için 12 yıllık süre sınırlamasına tabi olmayan tek üye konumunda. Başkanlık süreci de yaklaşırken kritik takvim Yeni üyenin belirlenmesinin ardından Gökcan’dan boşalacak başkanvekilliği için seçim yapılacak. Aralık 2026’da ise AYM Başkanı Kadir Özkaya’nın görev süresi dolacak. Danıştay kontenjanından belirlenecek adaylar arasından yapılacak yeni atama, mahkeme başkanlığı seçim sürecini de başlatacak. AYM üyeleri nasıl belirleniyor 15 üyeden oluşan Anayasa Mahkemesi’nde üç üye TBMM tarafından seçilirken 12 üye Cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor. TBMM; Sayıştay ve baroların gösterdiği adaylar arasından seçim yaparken, Cumhurbaşkanı Yargıtay, Danıştay, YÖK kontenjanları ile üst kademe yöneticiler ve hukukçular arasından atama gerçekleştiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güney Kore’de sıkıyönetim soruşturmasında kritik karar: İHA komutanı görevden alındı Haber

Güney Kore’de sıkıyönetim soruşturmasında kritik karar: İHA komutanı görevden alındı

Sıkıyönetim soruşturmasında en ağır disiplin kararı Güney Kore’de 2024 sonunda ilan edilen ve kısa sürede geri çekilen sıkıyönetim kararına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Yonhap ajansının askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre, Savunma Bakanlığı bünyesinde yürütülen iç soruşturma kapsamında İHA Komutanı Tümgeneral Kim Yong-da hakkında en ağır disiplin kararı verildi. Soruşturma sonucunda Kim Yong-da’nın görevden alındığı açıklandı. “Raporlama prosedürleri izlenmedi” iddiası Soruşturma dosyasına göre Kim Yong-da, dönemin Savunma Bakanı Kim Yong-hyun’dan aldığı talimat doğrultusunda, Ekim 2024’te Kuzey Kore’ye yönelik bir insansız hava aracı (İHA) operasyonu gerçekleştirdi. Ancak operasyonun, askeri hiyerarşi ve resmi raporlama prosedürleri izlenmeden yapıldığı tespit edildi. Bu durumun, askeri disiplin ve komuta zinciri açısından ciddi ihlal oluşturduğu belirtildi. “Misillemeyi kışkırtma” ve sıkıyönetim bağlantısı Soruşturmanın en dikkat çekici kısmı ise operasyonun amacıyla ilgili değerlendirme oldu. İnceleme raporunda, söz konusu İHA operasyonunun “Kuzey Kore’nin misillemesini kışkırtmayı” hedeflediği sonucuna varıldığı ifade edildi. Raporda ayrıca bu gerilimin, Aralık 2024’te dönemin Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol’un ilan ettiği sıkıyönetim kararına “gerekçe oluşturmak” için kullanılmasının planlandığı iddiasına yer verildi. Sıkıyönetimden azle uzanan süreç Yoon Suk Yeol, 3 Aralık 2024’te muhalefetin “devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmişti. Ancak Ulusal Meclis’in kararı kaldırması üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı. 14 Aralık 2024’te Meclis’te yapılan oylamada azil süreci başlatılmış, Yoon geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı. 4 Nisan 2025’te Anayasa Mahkemesi, Meclis’in azil talebini kabul ederek Yoon’un görevden alınmasını onayladı. Ardından yapılan seçimleri ana muhalefetteki Demokratik Parti’nin adayı Lee Jae-myung kazandı ve 4 Haziran 2025’te yemin ederek göreve başladı. İHA operasyonuna ilişkin disiplin kararı, sıkıyönetim sürecine dair iddiaların yalnızca siyasi değil, askeri boyutunun da soruşturulduğunu ortaya koyarken, Güney Kore’de krizin etkilerinin henüz tamamen sona ermediğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.