SON DAKİKA

#Anayasa Mahkemesi

HABER DEĞER - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Gürlek'ten yeni Adli Yıl mesajı: "Yargılamaların makul sürede tamamlanması temel önceliğimiz" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten yeni Adli Yıl mesajı: "Yargılamaların makul sürede tamamlanması temel önceliğimiz"

Yargıtay'daki açılış törenine katıldı 2026-2027 Adli Yıl Açılış Töreni, Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda devlet protokolünün ve hukuk camiasının katılımıyla gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve Danıştay Başkanı Zeki Yiğit iştirak etti. Törenin ardından resmi sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni adli yıl için belirlenen temel hedefleri ve vizyonu kamuoyuyla paylaştı. "Temel önceliğimiz yargıya güvenin artırılması" Yeni adli yıldaki öncelikli hedeflerini sıralayan Bakan Gürlek, hak arama hürriyetinin genişletilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılmasının altını çizdi. Gürlek'in paylaşımında öne çıkan ifadeler şu şekilde yer aldı: "Yeni adli yılda temel önceliğimiz; hak arama hürriyetini güçlendirmek, adalete erişimi güçlendirmek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını sağlamak ve milletimizin yargıya duyduğu güveni daha da artırmaktır." "Adaletin Yüzyılı" vurgusu Yargı hizmetlerinin etkinliğinin artırılmasında teknolojinin rolüne dikkat çeken Gürlek, yeni nesil dijital imkanların en üst düzeyde kullanılacağını belirtti: "Yeni nesil dijital teknolojilerden en ileri düzeyde yararlanarak adli kapasitemizin teknik altyapısını güçlendirecek; yargı hizmetlerini daha etkin ve daha erişilebilir kılarak 'Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma' hedefimize emin adımlarla ilerleyeceğiz." Mesajının sonunda adalet teşkilatına başarı dileklerini ileten Bakan Gürlek, "Adaletin tecellisi için büyük bir sorumluluk ve fedakârlıkla görev yapan hâkimlerimize, Cumhuriyet savcılarımıza, avukatlarımıza ve adalet teşkilatımızın tüm mensuplarına başarılar diliyor; yeni adli yılın ülkemize, milletimize ve hukuk camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Resmi Gazete'de yayımlandı: Anayasa Mahkemesi'nden yeşil pasaport kararı Haber

Resmi Gazete'de yayımlandı: Anayasa Mahkemesi'nden yeşil pasaport kararı

Ülke genelinde belirli şartları karşılayan kamu görevlilerine, ihracatçılara ve bunların aile bireylerine tanınan hususi damgalı (yeşil) pasaport uygulamasına dair yeni bir yüksek yargı kararı Resmi Gazete'de yer aldı. İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi, belediye başkanlarının bu haktan yararlanabilmesi için aranan birinci derece kadro karşılığı emekliliğe hak kazanmış olma koşulunun Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle yüksek mahkemeye başvuru yapmıştı. AYM: "Düzenleme belirsizlik içermiyor ve eşitlik ilkesine aykırı değil" Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi (AYM), ilgili düzenlemenin hukuki belirlilik sınırları içinde kaldığına ve belediye başkanlarının hangi şartlarda yeşil pasaport alabileceğini net bir şekilde ortaya koyduğuna hükmetti. Kararda, hususi damgalı pasaportun sağladığı kolaylıkların bir ayrıcalık statüsünde bulunduğu hatırlatılarak, her Türk vatandaşının standart umuma mahsus pasaportla seyahat etme hakkına sahip olduğu vurgulandı. Farklı sosyal güvenlik sistemleri vurgusu Başvuru dosyasında, öğretim üyeleri gibi kimi kamu görevlilerine daha esnek şartlar sunulurken belediye başkanları için katı koşulların aranmasının eşitlik ilkesini zedelediği öne sürülmüştü. Ancak bu iddiayı da değerlendiren AYM; 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi olanlar ile 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı bulunan kişilerin birbirinden farklı sosyal güvenlik rejimlerine tabi tutulduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu grupların hukuki anlamda aynı kategoride değerlendirilemeyeceğine karar verilerek itiraz oy birliğiyle reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM'den ehliyet düzenlemesi: Adaylara sıkı denetim Haber

TBMM'den ehliyet düzenlemesi: Adaylara sıkı denetim

Anayasa Mahkemesi'nin daha önceki iptal kararı doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikle birlikte trafikteki yeni sürücülerin sorumlulukları artırıldı. TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin kabul edilen ilk yedi maddesine göre, ilk defa sürücü belgesi alanlar ile ehliyeti herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden belge almaya hak kazanan kişiler, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilecek. Bu süreçte sürücüler hata payının çok daha düşük tutulduğu sıkı bir denetime tabi olacak. İhlaller ehliyetin tamamen iptaline yol açacak Aday sürücülük süresi içinde yapılan bazı kritik hatalar, telafisi zor sonuçlar doğurarak ehliyetin tamamen iptal edilmesiyle sonuçlanacak. Yasaya göre, sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren ağır bir ihlalin gerçekleştirilmesi veya trafik kurallarına uymayarak 75 ceza puanı sınırının aşılması ehliyetin doğrudan iptaline neden olacak. Bunun yanı sıra, araç türüne bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi ile dönüş kuralları, yayalara ilk geçiş hakkı verilmesi ve emniyet kemeri veya kask gibi koruyucu sistemlerin kullanılması zorunluluğuna dair hükümlerden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi de iptal sebepleri arasında yer alacak. Yeniden ehliyet alabilmek için psikiyatri şartı Kurallara uymayarak aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar direksiyon başına geçebilmeleri için meşakkatli bir süreci baştan tamamlamaları gerekecek. İptal işlemi trafik zabıtasınca gerçekleştirilecek olan sürücülerin, öncelikle psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinden geçerek sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösteren bir sağlık belgesi almaları zorunlu tutulacak. Bu sağlık muayenelerinden başarıyla geçenler, kesilen idari para cezalarının tamamını ödedikten ve varsa bekleme veya geçici geri alma sürelerini tamamladıktan sonra sürücü kurslarına sıfırdan kayıt olabilecek. Adayların kurs eğitimlerine eksiksiz devam etmeleri ve yapılacak sınavlarda yeniden başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları şart koşulacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz Haber

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz

CHP'nin, isim ve amblem benzerliği nedeniyle seçmen nezdinde karışıklık yaratıldığı gerekçesiyle yaptığı başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, isim konusunda reddedilen talebi amblem açısından kabul etti. İsim benzerliği iddiasına "Cumhuriyet" vurgusu Başvuruyu değerlendiren AYM, parti isimlerinde kullanılan "cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi" gibi temel kavramların siyasi partilerin kendi değerlerini yansıtmak amacıyla kullanabileceğine dikkat çekti. Kararda, söz konusu kelimelerin başka partilerce de kullanılabileceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Siyasi partilerin seçmenlere verecekleri mesajları daha anlamlı kılmak ve hitap ettikleri seçmen kitlesinin önemsediği değerlere sahip çıktıklarını göstermek için 'cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi, özgürlük, milli ve hak' gibi kelimeleri, söz konusu kelimeler siyasi parti siciline kayıtlı başka bir siyasi parti isminde yer alsa dahi, parti isimlerinde karışıklığa yol açmamak kaydıyla kullanabilecekleri kabul edilmelidir." Bu gerekçeyle, CMP isminin CHP ile karışıklığa yol açacak bir benzerlik taşımadığına hükmeden mahkeme, isim yönünden hükümsüzlük talebini reddetti. "Altı ok" benzerliği amblemi geçersiz kıldı Amblem açısından yapılan incelemede ise CHP'nin iddialarını haklı bulan AYM, her iki parti logosunda da merkezi figür olarak "altı ok" unsurunun öne çıktığını tespit etti. "CHP" ve "CMP" rumuzlarının yarattığı benzerlik ve amblemin seçmen nezdinde yanılgıya açık olması nedeniyle şu sonuca varıldı: "Her iki logoda da öne çıkan unsurun 'altı ok' figürü olduğuna dikkat çekilerek, CHP ve CMP rumuzlarının da benzerlik taşıması sebebiyle amblemin seçmende yanılgıya yol açabileceği sonucuna varılmıştır." Bu tespitler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin ambleminin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkin edilmesine karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise daha önce taraflar arasında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te Haber

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te

Yargılamaları hızlandırmayı, kamu kaynaklarını verimli kullanmayı ve dijitalleşmeyi hedefleyen pakette, hukuk sistemini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler yer alıyor. "Duruşmalar arasında 3 ay sınırı" Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik atılan adım oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağı hükme bağlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak" dedi. Ancak, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun süre tayin edebilecek. İcrada yeni dönem: Yazılı başvuru zorunluluğu İcra sisteminde de önemli bir değişikliğe gidiliyor. Yargı kararıyla idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor. Yeni düzenlemeye göre, vatandaşların icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapması ve hesap numarasını bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Akbaşoğlu, "Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılırken vatandaşlarımızın alacaklarını çok daha hızlı tahsil edebilmelerine imkân sağlıyoruz. İdareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi imkânı da devam edecek" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve E-Duruşma adımları Yargı süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla dijital altyapı güçlendiriliyor. Bu kapsamda e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilerek ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile gerçekleştirilecek. Aynı zamanda noterlik işlemlerinde de dijital bir dönüşüm sağlanıyor. Noterlik evraklarının mahkemelere gönderilmesinde kağıt süreçleri azaltılarak, evrakların güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciye ulaştırılmasına olanak tanınacak. Ayrıca idari mahkemelerin kapsamı genişletilerek, uyuşmazlıkların tek hakim tarafından karara bağlanması süreci yaygınlaştırılacak. Yeni suç tanımı: Hesap bilgilerini paylaşmak Türk Ceza Kanunu'na eklenen düzenleme ile hesap bilgilerinin başkalarıyla paylaşılması müstakil bir suç haline getiriliyor. Haksız menfaat sağlamak amacıyla hesap bilgilerini başkalarına devredenler veya bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasına olanak tanıyanlar, artık "nitelikli dolandırıcılık" yerine bu yeni ve özel suç kapsamında hapis cezası ile yargılanacaklar. Yargıtay'ın bozma yetkisine sınır Paketle birlikte, yargılamaların gereksiz uzamasının önüne geçmek için Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getiriliyor. İlk derece mahkemelerinin sadece "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının önü kapatılıyor. Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların doldurulması da paket içerisinde yer alan diğer önemli başlıklar arasında. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı Haber

Anayasa Mahkemesi’nden "128 Milyar Dolar" kararı

Mahkeme, söz konusu iddiaların somut bir delil ve olgusal temelden yoksun olduğuna hükmederek, Albayrak lehine verilen tazminat kararında bir hak ihlali bulunmadığını tescilledi. Yargı sürecinde iddialar delillendirilemedi Anayasa Mahkemesi'nin 20 Mayıs 2026 tarihli kararı, muhalefetin uzun süre gündemde tuttuğu iddialara karşı hukuki bir kesinlik kazandırdı. Yerel mahkeme, istinaf ve son olarak Anayasa Mahkemesi olmak üzere üç farklı yargı aşamasında da CHP’nin dile getirdiği iddiaların herhangi bir somut belgeye veya delile dayanmadığı, bu sebeple iddiaların temelsiz olduğu net bir şekilde ortaya konuldu. Ömer Çelik: "Siyasi tarihimize yalan olarak geçti" Kararın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, yaşanan süreci "yalan siyasetinin çöküşü" olarak nitelendirdi. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize ‘128 milyar dolar yalanı’ olarak geçmişti. AYM kararıyla birlikte bu iddianın milletimize söylenmiş büyük bir ‘siyasi yalan’ olduğu tescillendi." "Mücadelemiz kararlılıkla sürecek" Ömer Çelik, "yalan siyaseti" üretenlerin bu kampanyayla neyi amaçladıklarının millet tarafından çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. AK Parti olarak bu tür kampanyalarla mücadelenin bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Çelik, "Bu ‘yalan siyaseti’ni üretenlerin milletimize bu yalanı ısrarla niye söylediğini ve neyi amaçladıklarını çok iyi değerlendirmek gerekir. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. CHP’nin “yalan siyaseti” bir kere daha çöktü. CHP tarafından Sayın Cumhurbaşkanımıza ve o dönem Hazine ve Maliye Bakanımız olan Sayın Berat Albayrak’a dönük üretilen iftira kampanyalarından biri siyasi tarihimize “128 milyar dolar yalanı” olarak geçmişti. Anayasa… — Ömer Çelik (@omerrcelik) June 12, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP'den DEM Parti'ye "ara seçim" ziyareti Haber

CHP'den DEM Parti'ye "ara seçim" ziyareti

CHP heyeti, Türkiye'deki ekonomik sorunlar ve yönetimsel sıkıntıların toplumda erken seçim talebi doğurduğunu ifade ederek, bu talebin karşılanmaması durumunda Anayasa'nın 78. maddesi uyarınca ara seçimin yapılması gerektiğini vurguladı. Görüşme sonrası yapılan açıklamalarda, her iki partinin de Anayasal sürece ve Meclis'teki temsil boşluklarına dikkat çektiği görüldü. Gökhan Günaydın: "Sandıktan kaçarak kimse bir yere varamaz" Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, hükümete yönelik eleştirilerde bulunarak, "Sandıktan kaçarak kimse bir yere varamaz" dedi. Anayasa'nın 78. maddesini hatırlatan Günaydın, "Ara seçim bir tercih değil bir zorunluluk. Anayasa 78 diyor ki; en son seçimlerin üzerinden 30 ay geçtikten sonra bir sonraki seçime de bir yıl varsa bu dönem içerisinde bir ara seçim yapılır" ifadelerini kullandı. Yerel seçimlerde belediye başkanı seçilen milletvekillerine değinen Günaydın, "Bizim Kırıkkale, Afyon, Adıyaman ve Kastamonu milletvekillerimiz istifa etmek suretiyle seçimlere girdiler ve belediye başkanı seçildiler. Demek ki bu dört koltukta bir boşalma var" diyerek ara seçim çağrısını yineledi. DEM Parti: "Kurullarımızda tartışacağız" DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, CHP ile yapılan görüşmeyi önemli bulduklarını belirterek, ara seçim konusunu parti kurullarına ileteceklerini ve bu doğrultuda bir karar alacaklarını ifade etti. Temelli ayrıca, Can Atalay'ın Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Meclis'e dönmesi beklentisini dile getirdi. "Yasa teklifini birlikte hazırlayalım" çağrısı Görüşmede barış ve demokratik toplum süreciyle ilgili soruları da yanıtlayan Sezai Temelli, Meclis'in müzakere zemini olarak canlandırılması gerektiğini vurguladı. Temelli, tüm partilere ortak bir yasa teklifi hazırlama çağrısında bulunarak, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un da bu süreçte inisiyatif alması gerektiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fenerbahçe davasında yıllar sonra gelen flaş karar! Haber

Fenerbahçe davasında yıllar sonra gelen flaş karar!

Anayasa Mahkemesi (AYM), Fenerbahçe futbol takımını taşıyan otobüsün 4 Nisan 2015 tarihinde Trabzon'da kurşunlanmasına ilişkin hukuki süreçte son noktayı koydu. Olayın ardından faillerin bulunması için etkili bir soruşturma yürütülmediği ve "yaşam hakkının ihlal edildiği" gerekçesiyle sarı-lacivertli futbolcular ile kulüp görevlileri tarafından yapılan bireysel başvuruyu karara bağlayan Yüksek Mahkeme, hak ihlali yapılmadığına hükmetti. İhlal İddiasına Ret Dosyayı 22 Nisan'da gerçekleştirdiği gündem toplantısında masaya yatıran AYM heyeti, başvurucuların "yaşam hakkının ihlal edildiği" yönündeki iddialarını ilk aşamada kabul edilebilir buldu. Ancak esas yönünden yapılan inceleme sonucunda, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edilmediğine karar verildi. Mahkemenin aldığı bu kritik kararın detaylı gerekçesinin ise önümüzdeki günlerde yazılarak kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi. Dosya Takipsizlikle Kapanmıştı Türkiye'yi derinden sarsan olay, Fenerbahçe kafilesinin Süper Lig'deki Çaykur Rizespor deplasmanından döndüğü sırada Trabzon sınırları içerisinde gerçekleşmişti. Takım otobüsüne yönelik düzenlenen silahlı saldırının ardından başlatılan kapsamlı soruşturma, yaklaşık 5,5 yıl süren incelemelerin ardından şüpheliler hakkında "ek kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verilerek takipsizlikle sonuçlanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.