SON DAKİKA

#Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

HABER DEĞER - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşine şiddet uygulayan Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli hakkında yeni karar! Haber

Eşine şiddet uygulayan Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli hakkında yeni karar!

Kadına yönelik şiddet dosyasında adli süreç yeniden işletildi. Ankara’da eşi Fatma Çakmak’a şiddet uyguladığı iddiasıyla gündeme gelen Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli Yasin Çakmak, yeniden gözaltına alınarak tutuklandı. Daha önce adli kontrolle serbest bırakılması kamuoyunda tepkilere neden olan dosyada, yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Adli kontrolle serbest bırakılması tepki çekmişti Boşanma aşamasında olduğu eşi Fatma Çakmak’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle hakkında işlem yapılan Yasin Çakmak’ın serbest bırakılması, kadın örgütleri ve siyasetçiler başta olmak üzere geniş kesimlerin tepkisini çekmişti. Tepkilerin ardından dosya yeniden değerlendirildi ve şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Bakan Tunç: Kadına yönelik şiddeti tartışmasız biçimde reddediyoruz Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin insanlık onuruna yönelik ağır bir saldırı olduğunu vurguladı. Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kasten yaralama” suçundan adli soruşturma başlatıldığını ve gözaltına alınan şüphelinin nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklandığını açıkladı. Başsavcılık ve emniyet süreci yakından izliyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında delillerin değerlendirildiği, olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü de konuyla ilgili idari inceleme başlattı. Emniyet: Müfettiş görevlendirildi Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, olayın tüm boyutlarıyla ve titizlikle incelenmesi amacıyla polis başmüfettişi görevlendirildiği duyuruldu. Açıklamada, eşler arasında yaşanan olayda tarafların karşılıklı şikâyetçi olduğu, ancak adli mercilerce tutuklama kararı verildiği bilgisi paylaşıldı. Dosya kadın hakları mücadelesinin gündeminde Olayın ardından kadın hakları savunucuları ve bazı siyasetçiler, dosyanın cezasızlıkla sonuçlanmaması gerektiğini vurgulayarak sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Fatma Çakmak’ın çeşitli baroların kadın hakları komisyonlarına başvurduğu ve hukuki destek aldığı da öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Özgür Özel’e 500 bin liralık tazminat davası Haber

Erdoğan’dan Özgür Özel’e 500 bin liralık tazminat davası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İstanbul Beykoz’da düzenlenen mitingde kullandığı ifadeleri gerekçe göstererek 500 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Dava, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülecek. Dava gerekçesi Beykoz mitingindeki sözler Özgür Özel, Beykoz mitinginde yaptığı konuşmada Erdoğan’ı hedef alarak, “dünya lideri değil, yerel bir otokrat” ifadesini kullanmış, Erdoğan–Trump ilişkisini ise Türkiye açısından “büyük bir tehdit” olarak nitelendirmişti. Özel, Erdoğan’ın ABD ile ilişkilerinde ülke çıkarlarından çok kişisel beklentilerle hareket ettiğini savunmuştu. Avukattan açıklama: Mesnetsiz ve yakışıksız ifadeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, Özel’in açıklamalarını “yakışıksız, mesnetsiz ve akıl dışı ithamlar” olarak nitelendirdi. Aydın, bu gerekçeyle 500 bin TL’lik manevi tazminat davası açıldığını duyurdu. Savcılığa da suç duyurusu yapıldı Aydın’ın açıklamasında, yalnızca tazminat davasıyla yetinilmediği de belirtildi. Buna göre, Özgür Özel hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Siyasi gerilim yargıya taşındı Dava, iktidar ile ana muhalefet arasındaki siyasi gerilimin yargı boyutuna taşındığı son örneklerden biri olarak kayda geçti. Sürecin nasıl ilerleyeceği ve mahkemenin nasıl bir karar vereceği merakla bekleniyor.

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi Haber

Yandaş basından Mansur Yavaş’a “operasyon” manşeti: ABB’den net yanıt geldi

İktidara yakınlığıyla bilinen bazı medya organlarında, Mansur Yavaş ve Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında “yeni bir inceleme başlatıldığı” yönünde haberler yayımlandı. Ancak söz konusu iddiaların, daha önce açılmış ve kamuoyuna yansımış bir dosyada yer aldığı ortaya çıktı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, haberlerin gerçeği çarpıttığını belirterek kamuoyunu bilgilendirdi. Aynı dosya, “yeni” gibi servis edildi Sabah ve Yeni Şafak gazetelerinde yer alan haberlerde, Yavaş’ın Çankırı ve Karabük mitinglerinde belediye imkânlarını kullandığı iddiasıyla “yeni bir soruşturma izni istendiği” öne sürüldü. Sabah gazetesi bu durumu “dördüncü operasyon” başlığıyla verirken, Yeni Şafak haberinde ise “başlatıldı” ve “başlatıldığı öne sürüldü” gibi çelişkili ifadelere yer verdi. İddialar zaten mevcut soruşturma kapsamındaydı Haberlere konu edilen Çankırı ve Karabük mitingleri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın daha önce talep ettiği ve İçişleri Bakanlığı’nın 22 Kasım 2025 tarihinde izin verdiği soruşturma dosyasında zaten yer alıyordu. Aynı dosyada, belediyenin farklı noktalarda yaptığı ücretsiz çorba dağıtımı ve Ankapark başlıklarının da inceleme konusu olduğu biliniyordu. Ankara Büyükşehir Belediyesi: Algı kampanyası yürütülüyor Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, dosyanın yeni olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: Söz konusu dosyanın daha önce kamuoyuna da yansıyan açık bir dosya olduğu, buna rağmen bazı medya organlarınca “ilk kez gündeme gelmiş” gibi sunulmasının açık bir algı çalışması olduğu belirtildi. “Kamu kaynağı kullanılmadı” vurgusu Açıklamada ayrıca, Mansur Yavaş’ın 2023 seçim sürecinde belediyeden maaş dahi almadığı ve kamu kaynağı kullanmadığını açık biçimde beyan ettiği hatırlatıldı. Belediyeden yapılan değerlendirmede, bu bilgilerin kamuya açık olduğu ve isteyen herkes tarafından incelenebileceği ifade edildi. Yaşanan gelişme, yerel yönetimlere yönelik medya dili ve siyasal kutuplaşma tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, Ankara Büyükşehir Belediyesi cephesinden “dosya eski, manşet yeni” mesajı verildi.

DEM Parti’den Leyla Zana’ya yönelik hakaretler için suç duyurusu Haber

DEM Parti’den Leyla Zana’ya yönelik hakaretler için suç duyurusu

DEM Parti, Kürt siyasetinin simge isimlerinden Leyla Zana’ya yönelik futbol karşılaşmaları sırasında yapılan hakaret ve nefret içerikli tezahüratlar nedeniyle kapsamlı bir hukuki süreç başlattı. Parti adına yapılan başvuruda, olayların yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, toplumsal barışı hedef alan sistematik bir nefret eylemi olduğu vurgulandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuru DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan adına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, hakaret içerikli tezahüratlara katılan taraftarlar, bunları organize ettiği iddia edilen tribün liderleri ve amigolar hakkında cezai işlem talep edildi. Sorumluluk zinciri geniş tutuldu Başvuruda sorumluluğun yalnızca taraftarlarla sınırlı olmadığı belirtildi. Bu kapsamda Bursaspor yöneticileri, müsabakalarda görev alan hakemler, teknik ekipler, Türkiye Futbol Federasyonu temsilci ve gözlemcileri ile stadyum amirleri ve kolluk görevlileri hakkında da “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla inceleme yapılması istendi. “Yaptırımsızlık şiddeti meşrulaştırıyor” Suç duyurusu dilekçesinde, Leyla Zana’ya yönelik saldırıların kadın kimliği ve Kürt kimliğini birlikte hedef aldığı ifade edildi. Futbol sahalarında üretilen cinsiyetçi ve ayrımcı dilin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden ürettiği belirtilirken, bu tür eylemlerin yaptırımsız kalmasının şiddeti meşrulaştırdığına dikkat çekildi. Talep edilen suçlamalar DEM Parti, şüphelilerin “hakaret”, “nefret ve ayrımcılık”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “suç işlemeye tahrik” suçlarından yargılanmasını talep etti. Savcılığın, binlerce kişinin bulunduğu stadyum gibi kamusal alanlarda işlenen bu fiiller için ivedilikle iddianame düzenlemesi istendi. Ne olmuştu? 16 Aralık’ta Manisa’da oynanan Somaspor–Bursaspor karşılaşmasında Bursaspor tribünlerinden Leyla Zana’ya yönelik ağır hakaretler edilmiş, görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine olay kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Tepkilerin ardından Adalet Bakanlığı da hakaret ve nefret söylemi iddialarıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis! Haber

Hukuk sisteminde akıl almaz çelişki: Aynı habere Ankara'da 'gazetecilik', İstanbul'da 9 yıl hapis!

Ankara 'Halkı bilgilendirme hakkı' dedi, İstanbul İse 'iftira ve yanıltıcı bilgi' suçlamasıyla harekete geçti BirGün gazetesinde 30 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) harcamalarını konu alan "Skandalın RTÜK ayağı neden araştırılmıyor?" başlıklı haber, hukuk dünyasında şaşkınlık yaratan bir çelişkiyi ortaya çıkardı. Haberin yayımlanmasının ardından dönemin RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Ekim 2025 tarihinde dosyayı inceledi ve haberin "toplumu bilgilendirme amacıyla yazılan bir habercilik faaliyeti" olduğuna hükmederek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ancak aynı habere ilişkin kurum tarafından yapılan şikayet üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara'daki kararı görmezden gelerek 27 Kasım 2025 tarihinde gazeteci İsmail Arı hakkında iddianame hazırladı. Ankara'nın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirdiği satırlar için İstanbul'daki savcılık, gazetecinin cezalandırılmasını istedi. Mahkeme salonunda zorlu sınav İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ankara'nın "hakaret suçu oluşmadı" tespitinin aksine, İsmail Arı'nın "Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret" ve "İftira" suçlarından yargılanması talep edildi. Sürecin daha da ağırlaşmasına neden olan gelişme ise mahkemenin tensip zaptında yaşandı; suçlamalara son yıllarda gazetecilere yönelik sıkça kullanılan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" maddesi de eklendi. Ebubekir Şahin'in mağdur sıfatıyla yer aldığı davada, gazeteci Arı hakkında 9 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Hukukçuların ve basın meslek örgütlerinin yakından takip ettiği bu davanın ilk duruşması, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 9 Haziran 2026 tarihinde görülecek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden “yolsuzluk” iddiası paylaşan hesaplara suç duyurusu Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden “yolsuzluk” iddiası paylaşan hesaplara suç duyurusu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), son günlerde sosyal medyada belediye yönetimi ve bürokratları hakkında yayılan yolsuzluk iddiaları nedeniyle, bu paylaşımları yapan bazı hesaplar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Belediye, söz konusu paylaşımların “sistematik dezenformasyon” boyutuna ulaştığını ve artık “kurum işleyişini hedef alan bir şantaj girişimine dönüştüğünü” bildirdi. “Kurumumuzu hedef alan yalanlar doğrudan suç teşebbüsüdür” ABB’den yapılan açıklamada, sosyal medyada yürütülen kampanyaların yalnızca yalan haber olmaktan çıkıp kurumsal işleyişi sabote etmeye başladığı vurgulandı: “Son dönemde Ankara Büyükşehir Belediyemiz, iştiraklerimiz ve bürokratlarımız hakkında sosyal medyada yürütülen sistematik dezenformasyon kampanyaları artık yalnızca yalan haber boyutunu aşmış, doğrudan kurum işleyişini hedef alır hale gelmiştir.” Belediye, bazı kişilerin aracılar üzerinden şantaj girişiminde bulunduğunu ve “kanunsuz taleplerinin yerine getirilmemesi halinde paylaşımlara devam edeceklerini” açıkça ifade ettiklerini duyurdu. “Kamu kurumunu baskı altına almayı, çalışanlarımızı korkutmayı amaçlayan bu şantaj girişimleri artık yalnızca bir dezenformasyon değil, doğrudan bir suç teşebbüsüne dönüşmüştür.” “Ellerinde belge varsa savcılığa versinler” Açıklamada, sosyal medya hesaplarının “çok yakında belgeler açıklanacak” gibi ifadelerle kamuoyunu manipüle ettiği, ancak hiçbir somut delil sunmadığı belirtildi. ABB, bu kişilere açık çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Eğer gerçekten iddia ettikleri gibi ellerinde bilgi, belge, kanıt varsa; bunların yargı mercileri tarafından incelenmesini bizzat biz talep ediyoruz.” Bu kapsamda, suç duyurusu dilekçesinde ANFA Ankara Altınpark Ltd. Şti. hakkında öne sürülen iddiaların da resmen soruşturulması istendi. “Motivasyon kaybı yaşanıyor, kamu hizmeti zarar görüyor” Belediye, sistematik saldırıların kurum içi motivasyonu da olumsuz etkilediğini belirtti: “Ne yazık ki bu sistematik saldırılar, belediyemiz bünyesindeki çalışanlarımızın motivasyonunu derinden sarsmakta; bazı bürokratlarımız imza atmaktan çekinir hale gelmektedir. Karar alma süreçleri yavaşlamakta, kamu hizmetleri sekteye uğramaktadır.” Açıklamada, bu durumun yalnızca kurumları değil, doğrudan Ankara halkının hizmet alma hakkını da etkilediği ifade edildi. Savcılığa çağrı: “Gerçek bilgi elinizdeyse dosyaya sunun” Belediye, kamuoyuna yaptığı çağrıda, gerçek belge veya bilgiye sahip olan herkesin, doğrudan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/246444 hz. dosyasına başvurması gerektiğini duyurdu: “Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili elinde bilgi veya belgesi olanlar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2025/246444 hz. dosyasına bildirsinler. Bunu yapmayıp ima yoluyla dahi olsa çalışanlarımız hakkında bu tür paylaşımlar yapanlar hakkında yasal işlemler başlatılacaktır.”

“Mansur Yavaş’a soruşturma izni verildi” iddiası yalanlandı Haber

“Mansur Yavaş’a soruşturma izni verildi” iddiası yalanlandı

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), bazı basın organlarında yer alan “İçişleri Bakanlığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine Mansur Yavaş’a soruşturma izni verdi” haberlerini yalanladı. “İddianamede Mansur Yavaş’ın ismi dahi geçmiyor” ABB’nin yazılı açıklamasında, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla duyuru yapılması gerektiği belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isminin geçmediği bir iddianameye ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni talebinde bulunmuştur. Kamuoyunda ‘konser soruşturması’ olarak bilinen süreç kapsamında daha önce Mülkiye Müfettişleri kapsamlı bir inceleme yapmış, Yavaş’ın ifadesine dahi başvurma gereği görmemiştir.” “Yazılı ifade verildi, süreç olağan şekilde işliyor” Açıklamaya göre, İçişleri Bakanlığı belediyeye müfettiş gönderdi ve müfettişler şu anda ilgili iddiaları inceliyor. ABB, bu süreçte Mansur Yavaş’ın yazılı ifade verdiğini ve “olağan prosedürün işlediğini” bildirdi. “Bu konuda Mansur Yavaş yazılı ifade vermiştir. Süreç tamamen olağan şekilde işlemektedir.” “7 günlük süre, standart bir uygulama” Bazı haberlerde öne çıkan “7 günlük savunma süresi” ifadesine de açıklık getirildi. Belediye, bu sürenin Mülkiye soruşturmalarında rutin bir prosedür olduğunu belirtti: “7 günlük süre, Mülkiye soruşturmalarında savunma için rutin olarak tanınan 7 ila 10 günlük standart süreden ibarettir. Müfettiş raporu doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verecektir.” “İtiraz hakkımız açık” Ankara Büyükşehir Belediyesi, açıklamasının sonunda olası bir soruşturma izni durumunda yasal itiraz haklarını kullanacaklarını bildirdi: “Soruşturma izni verilmesi halinde, bu karara karşı elbette yasal itiraz yolumuz açıktır. Şu an için söz konusu olan, sadece rutin bir inceleme sürecidir.” Ankara Büyükşehir Belediyesi, Mansur Yavaş hakkında “soruşturma izni verildi” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, sürecin yalnızca rutin bir müfettiş incelemesi olduğunu açıkladı. Belediye, “Yavaş’ın ifade verdiği, ancak herhangi bir soruşturma kararının alınmadığı” bilgisini kamuoyuyla paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.