SON DAKİKA

#Antarktika

HABER DEĞER - Antarktika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antarktika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde? Haber

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde?

Antarktika’da çekilen bir belgesel sahnesi 2026’nın viral simgesine dönüştü 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinde görülen bir Adélie pengueni, kolonisi okyanusa ilerlerken aniden sürüden ayrılıp ters yöne, iç kesimlerdeki dağlara doğru yürümeye başlıyor. O kısa sekans, yıllar sonra TikTok’tan X’e, Instagram’dan YouTube’a kadar pek çok mecrada yeniden dolaşıma girerek milyonlarca yurttaşın “ben de bazen böyle hissediyorum” dediği bir metafor haline geldi. Sürü okyanusa giderken o dağlara yürüdü ve herkes aynı soruyu sordu Belgeselin bağlamında bu davranış, yön kaybı yaşayan bir canlının hayatta kalma şansını hızla yitirmesi olarak anlatılıyor; yani sahnenin “romantik” bir kaçış değil, doğada sert bir kırılma anı olduğu vurgulanıyor. Buna rağmen internetin estetik dili, o yürüyüşü “her şeyi geride bırakma” ve “içsel kopuş” hissinin simgesine çevirdi; videonun üzerine eklenen “But why?” sorusu da, penguenden çok izleyenin kendine sorduğu bir cümleye dönüştü. “Nihilist” etiketi, bir hayvana değil modern insana ayna tuttu Sosyal medya kullanıcıları bu pengueni “Nihilist Penguen” diye adlandırırken, aslında bir tür toplumsal duygu raporu yazdı: tükenmişlik, sessiz istifa, sistemden uzaklaşma, açıklaması zor bir yorgunluk. Mizahın içine gömülen bu karanlık duygulanım, tam da bu yüzden geniş bir kitlede yankı buldu; kısa bir belgesel anı, dijital çağın ortak diline dönüştü. Siyaset de trende tutundu, tartışma büyüdü Akım yalnızca popüler kültürle sınırlı kalmadı; bazı paylaşımlar siyasi bir tartışmayı da tetikledi. Haberlere göre Beyaz Saray’ın resmi hesabından, Donald Trump’ı buzullar arasında bir penguenle yürürken gösteren yapay zekâ üretimi bir görsel/video paylaşımı gündem oldu; sosyal medya ise “Grönland’da penguen olmaz” itirazıyla bu içerikleri hızla alaya aldı. Bu tür yapay zekâ içeriklerinin resmi hesaplar üzerinden yayılması, “meme” ile “yanıltıcı temsil” arasındaki çizgiye dair yeni bir tartışmayı da büyüttü. Bir belgesel karesi, dijital çağın kolektif cümlesine dönüştü Sonuçta “Nihilist Penguen”, tek bir canlıdan çok daha fazlasını temsil ediyor: kalabalığın içinde yalnızlaşmayı, konuşmadan uzaklaşmayı, “neden?” sorusunun ağırlaştığı bir dönemi. Herzog’un kadrajındaki sessiz yürüyüş, bugün Türkiye toplumunda da dahil olmak üzere pek çok yerde, “ben de bazen ters yöne yürümek istiyorum” hissinin kısa ve vurucu bir ifadesi gibi dolaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Buzulların altında gizli yapılar keşfetti, sonra sessizce kayboldu Haber

Buzulların altında gizli yapılar keşfetti, sonra sessizce kayboldu

Batı Antarktika’da yer alan Dotson Buz Sahanlığı’nın altındaki erime süreçlerini incelemek için gönderilen otonom sualtı aracı Ran, bilim insanlarını şaşırtan keşiflere imza attı. Ancak görevini büyük ölçüde tamamladıktan sonra araçtan gelen tüm sinyaller kesildi. Buzun altında 27 gün Araştırma, Gothenburg Üniversitesi’nden okyanusbilimci Anna Wahlin liderliğinde yürütüldü. 2022’de başlatılan görev kapsamında Ran, 27 gün boyunca Dotson Buz Sahanlığı’nın altındaki kapalı boşlukta dolaşarak yaklaşık 18 kilometre içeri ilerledi. GPS ve radyo sinyallerinin buzu aşamaması nedeniyle araç tamamen otonom çalıştı. Uyduların göremediği yapılar ortaya çıktı Sonar taramaları sayesinde Ran, buz sahanlığının altındaki yaklaşık 140 kilometrekarelik alanı haritaladı. Science Advances’ta yayımlanan bulgular, klasik erime modellerini zorlayan ayrıntıları ortaya koydu. Basamaklı teraslar, düz platolar, akıntı yönünde uzanan büyük çukurlar, oyulmuş kanallar ve pürüzsüz yüzeyler tespit edildi. Bu yapıların hiçbiri uydu görüntülerinde daha önce görülmemişti. Batı kesimde erime neden daha hızlı? Dotson Buz Sahanlığı’nın batı bölümünde yılda yaklaşık 12 metreyi bulan incelme gözlenirken, doğu kesiminin daha yavaş eridiği biliniyor. Ran’ın verileri, daha sıcak ve güçlü akıntıların batı kesimde yoğunlaşarak alttan aşınmayı hızlandırdığını, doğu kesiminin ise görece daha soğuk sularla korunduğunu gösterdi. Bilim insanları, bazı çukurların 300 metre uzunluğa ve 50 metre derinliğe ulaştığını belirtiyor. Gizli çatlaklar ve erime yolları Araç, buz sahanlığını baştan sona kesen derin çatlakları da görüntüledi. Uydu kayıtlarına göre bazı yarıklar 1990’lardan bu yana açık durumda. Bu dar kanallar, sıcak suyu doğrudan buzun içine taşıyarak “gizli erime yolları” oluşturuyor. Mevcut iklim modellerinin çoğu bu ayrıntıları hesaba katmadığı için buz kaybının eksik tahmin edildiği vurgulanıyor. Ran’dan haber alınamıyor Görev süresince 14 başarılı buz misyonu tamamlayan Ran, son görevinden geri dönemedi. Anna Wahlin, araçla tüm iletişim denemelerinin başarısız olduğunu açıkladı. Kesin neden bilinmese de bilim insanları mekanik arıza ya da buz sırtlarıyla çarpışma ihtimali üzerinde duruyor. Bilim dünyası için büyük önem taşıyan bu görev, Ran’ın kaybına rağmen Antarktika’daki buz sahanlıklarının geleceği ve deniz seviyesi yükselişine dair kritik yeni veriler sunmuş oldu.

Çin’in Antarktika’daki beşinci üssü Qinling 2026’da devreye giriyor Haber

Çin’in Antarktika’daki beşinci üssü Qinling 2026’da devreye giriyor

Çin, Antarktika’daki beşinci araştırma üssü olan Qinling İstasyonu’nun inşasını 2026 Şubat’ında tamamlamayı planlıyor. Ülkenin 42. Antarktika keşif ekibi, üssün son kurulum ve bakım süreci için bölgeye hareket ederken, istasyonun devreye girmesiyle kutup araştırmalarında veri aktarım hızının ve ölçüm kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Qinling İstasyonu’nun tamamlanmasıyla Çin’in kutup araştırma ağı genişleyecek ve mevcut üslerle entegre çalışacak. Yeni istasyon, Zhongshan başta olmak üzere Çin’in mevcut Antarktika üsleriyle birlikte çalışarak küresel iklim gözlemi, buzul araştırmaları ve atmosfer verilerinin senkronize şekilde aktarılmasını sağlayacak. Üste görev yapacak mühendis ve teknisyenler; iç kurulum, mekanik altyapı, gözlem birimleri ve yeni enerji sistemlerinin entegrasyonunu üstleniyor. İnşaat, bölgenin zorlu iklim koşullarında — sürekli güneş ışığı, sert rüzgârlar ve düşük nem dengesi altında — sürdürülüyor. İstasyonda çevre dostu malzemeler ve 50 yıl dayanıklı özel yapı sistemi kullanılıyor. Proje sorumluları, binanın kalsiyum silikat esaslı yüksek yalıtım malzemeleriyle güçlendirildiğini, bu yapıların hem nem hem yangın direncini artırdığını ve en az 50 yıllık hizmet ömrüne sahip olacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. Böylece istasyon, bakım maliyetlerini düşüren ve ekosistem etkisini minimize eden model üslerden biri olacak. Qinling, akıllı depolama, otomatik güvenlik ve uzaktan kontrol sistemleriyle önceki Çin üslerinden ayrılıyor. İstasyonda kurulacak sensör tabanlı güvenlik platformu, duman, gaz, ısı değişimi gibi riskleri saniyeler içinde algılayacak. Otomatik depolama sistemi, stokları gerçek zamanlı izleyip ihtiyaç halinde uyarı verecek. Kutup gecesi döneminde dahi tüm ısıtma ve havalandırma sistemleri Çin’den uzaktan yönetilebilecek; yüksek çözünürlüklü kameralar arızaları tespit edecek. Bilimsel hedef: Buzul hareketleri, atmosfer değişimleri ve çevresel risk analizlerinde veri iletim kapasitesinin artırılması. Qinling’in devreye girmesiyle Antarktika’daki gözlem verileri daha hızlı aktarılacak, iklim modelleri için küresel bilim camiasına daha yüksek çözünürlükte veri sağlanacak. Üs, Çin’in kutup çalışmalarında “bölgesel değil, stratejik aktör” konumuna geçtiği bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni istasyonun faaliyete geçmesi, küresel kutup araştırmalarının siyasi, çevresel ve bilimsel rekabet düzeyini de değiştirebilir. İstersen bu konuyu “küresel kutup rekabeti”, “bilim-diplomasi ilişkisi” veya “Antarktika Antlaşması bağlamında yeni üslerin etkisi” başlıklarıyla genişletebilirim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.