SON DAKİKA

#Antiemperyalist

HABER DEĞER - Antiemperyalist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antiemperyalist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak Haber

Bakan Gürlek: Çocukların işlediği ağır suçlarda aileler de sorumlu tutulacak

Akın Gürlek, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni yasal düzenlemeler üzerinde çalışıldığını duyurdu. Akın Gürlek, çocukların işlediği şiddet suçlarında yalnızca failin değil, ailelerin de sorumlu tutulabileceğini söyledi. Gürlek, özellikle denetim ve bakım yükümlülüğünü yerine getirmeyen aileler için yeni yaptırımlar planlandığını belirtti. “Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlülüğü ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan, özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz.” Okul saldırıları için “nitelikli öldürme” düzenlemesi geliyor Akın Gürlek, okul ve benzeri kamusal alanlarda işlenen cinayetlerin cezasının da ağırlaştırılacağını açıkladı. Buna göre okulda gerçekleştirilen öldürme eylemleri, “nitelikli adam öldürme” kapsamında değerlendirilecek. Bakanlık, böylece okul saldırıları gibi olaylarda daha ağır cezalar uygulanmasının önünü açmayı hedefliyor. Evde silahı erişilebilir bırakana da ceza Yeni düzenlemeler arasında, ruhsatlı silahların evde çocukların erişebileceği şekilde bulundurulmasına ilişkin yaptırımlar da yer alıyor. Akın Gürlek, ruhsatlı olsa bile silahların çocukların ulaşamayacağı şekilde saklanmasının zorunlu hale getirileceğini söyledi. Silahın usule aykırı şekilde muhafaza edilmesi nedeniyle bir suç işlenmesi halinde, silah sahibinin de cezai sorumlulukla karşılaşabileceğini belirtti. Bu kapsamda, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’da değişiklik yapılması planlanıyor. Sosyal medya ve şiddet içeriklerine yaptırım gündemde Akın Gürlek, televizyonlar, dijital platformlar ve sosyal medyada şiddeti özendiren içeriklere yönelik de yeni düzenlemeler yapılacağını açıkladı. Buna göre silah kullanımını teşvik eden, şiddeti normalleştiren ya da benzer suçları özendirici yayınlara cezai yaptırım uygulanması gündeme gelecek. Bakanlık, özellikle çocukları etkileyen dijital içeriklerin daha sıkı denetlenmesini ve sosyal medya platformlarına yönelik yeni sorumluluklar getirilmesini planlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’li Koray Küçüksarı: Kamu malını korumak suç oldu Haber

CHP’li Koray Küçüksarı: Kamu malını korumak suç oldu

Koray Küçüksarı, Cumhuriyet Halk Partisi’nden ihraç edilmesinin ardından kamuoyuna yaptığı açıklamada parti yönetimine tepki gösterdi. Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki Arasta Projesi’nin orta avlusunda konuşan Küçüksarı, ihracına gerekçe olarak gösterilen sürecin, projeye ilişkin sorularından kaynaklandığını savundu. “Haklı mücadelem sonuna kadar sürecek” Koray Küçüksarı, CHP İl Disiplin Kurulu tarafından verilen kesin ihraç kararının kendisine tebliğ edildiğini belirterek, hukuki ve siyasi mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Küçüksarı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada sadece bir siyasetçi olarak değil, sizlerin iradesiyle seçilmiş bir meclis üyesi olarak duruyorum. Halkın hakkını, hukukunu ve malını korumakla mükellefim. Ancak geldiğimiz noktada denetim talep etmek suç, kamu malını korumaya çalışmak ise ihraç sebebi haline getirilmiştir.” Parti yönetimine çağrı yaptı Koray Küçüksarı, açıklamasında Mutlu Kardıçlı ve Nail Kamacı’ya da seslendi. Arasta Projesi’nin kamuoyuna şeffaf biçimde anlatılması gerektiğini söyleyen Küçüksarı, daha önce aynı projeye ilişkin dilekçede Mutlu Kardıçlı’nın da imzası bulunduğunu hatırlatarak, “Şimdi ne değişti?” diye sordu. Küçüksarı, proje hakkında şu soruların yanıtlanmasını istedi: Bakanlık onaylı sözleşme ile mevcut proje aynı mı? Projede değişiklik yapıldı mı? Sözleşme ne zaman sona erdi? İskan ve ruhsat neden gecikti? Gecikmeden doğan bir kamu zararı var mı? “Bu konuyu yargıya taşıdım” Projeye ilişkin soruları belediye meclisinde de gündeme getirdiğini belirten Koray Küçüksarı, hiçbir yanıt alamadığını savundu. “Bu soruları mecliste sordum, cevap alamadım. Dilekçe verdim, karşılık bulamadım. Tüm girişimlerime rağmen hiçbir açıklama yapılmadı.” Küçüksarı, yaşanan süreci yargıya taşıdığını ve hukuki girişimlerde bulunduğunu da açıkladı. “Beni susturmaya çalışıyorlar” Nisan ayı belediye meclis toplantısında verdiği önergenin okunmadığını ve kendisine söz hakkı verilmediğini öne süren Küçüksarı, “Bugün gelinen noktada beni susturmaya çalışıyorlar. Ancak gerçekler asla susturulamaz” dedi. Açıklamasında konunun siyasi polemiklerin ötesinde kamu yararıyla ilgili olduğunu vurgulayan Küçüksarı, farklı partilere de çağrı yaparak Arasta Projesi’nin denetlenmesi gerektiğini söyledi. “Bu konu milli serveti ilgilendiriyor. Gelin, Arasta’nın denetlenmesinin yolunu birlikte açalım.” Konuşmasının sonunda kamuoyundan destek gördüğünü belirten Küçüksarı, “Bugün burada tek başımayım. Ama biliyorum ki Korkuteli’nin binlerce dürüst insanının vicdanı benimle beraberdir” ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil Haber

Fatih Altaylı: Bu mesele yalnızca bir bakanın suçu değil

Gazeteci Fatih Altaylı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından yayımladığı değerlendirmede, yaşananların uzun yıllardır biriken toplumsal sorunların sonucu olduğunu ifade etti. Altaylı, “Tüm suçu tek bir bakanın üzerine yıkarak bu meseleden kurtulamayız. Bakan elbette suçlu ama tek suçlu değil” dedi. Altaylı, okul saldırısının sürpriz olmadığını belirterek, okullarda şiddetin ve akran zorbalığının uzun süredir arttığına dikkat çekti. Çocukların “suça sürüklenen çocuklar” olarak tanımlanarak sorunun küçümsendiğini söyleyen Altaylı, bugün çeteleşme, şiddet ve okul içi saldırıların bu ihmallerin sonucu olduğunu savundu. “Okullardaki şiddetin işaretleri yıllardır vardı” Altaylı, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarının giderek daha görünür hale geldiğini belirterek, öğretmenlere ve okul yöneticilerine yönelik saldırıları örnek gösterdi. Bir okul müdürünün burnunu kıran veli olayını ve genç yaşta çetelere karışan çocukları hatırlatan Altaylı, “Bugün Silivri’de yüzlercesi birlikte yargılanan 14-15 yaşındaki çocuklar bu okulların öğrencileri değil miydi?” diye sordu. Kahramanmaraş’taki saldırının yalnızca tek bir olay olmadığını savunan Altaylı, iki gün önce Siverek’te yaşanan ve büyümeden önlenen başka bir okul saldırısını da hatırlattı. Altaylı’ya göre mesele yalnızca eğitim sistemine değil, daha geniş bir toplumsal çöküşe işaret ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri: “Asıl sorunlar görmezden gelindi” Altaylı, Milli Eğitim Bakanı’nı da sert sözlerle eleştirdi. Eğitim sisteminin temel sorunları yerine ideolojik tartışmalarla uğraşıldığını savunan Altaylı, “Eğitimin asıl sorunları bunlarken, aydın bir nesil değil kindar bir nesil yetiştirmek istedikleri için suçlular” ifadelerini kullandı. Öğretmenin giderek değersizleştirildiğini, okul yönetimlerinin ciddiye alınmadığını ve ülkedeki genel hukuksuzluk ikliminin şiddeti beslediğini söyleyen Altaylı, bütün bu unsurların bir araya gelerek bugünkü tabloyu yarattığını öne sürdü. “Kurtlar Vadisi kuşağı” eleştirisi Altaylı değerlendirmesinde, şiddetin toplumsallaşmasında popüler kültürün de önemli rol oynadığını savundu. Özellikle 2000’li yıllarda yayımlanan Kurtlar Vadisi dizisinin Türkiye’de şiddeti, mafyalaşmayı ve hukuku kendi eliyle sağlamayı meşrulaştırdığını ileri sürdü. Altaylı, “Tarihte hiçbir dizi, hiçbir senaryo bir topluma bu dizi kadar büyük zarar vermedi” diyerek, dizinin kendi hukukunu yaratmayı, çeteleşmeyi ve şiddeti normalleştirdiğini söyledi. Gazeteci, yıllar önce bu dizinin yaratacağı toplumsal sonuçlar konusunda uyarılarda bulunduğunu, ancak kimsenin bu eleştirileri dikkate almadığını ifade etti. Altaylı’ya göre, “Kurtlar Vadisi” ile başlayan süreç, sonraki yıllarda farklı diziler, televizyon programları ve sosyal medya içerikleriyle devam etti. “Şiddet ve hukuksuzluk vadisine dönüştük” Altaylı, bugün Türkiye’de şiddetin sıradanlaştığını, gençlerin hukuku değil gücü esas alan bir anlayışla yetiştirildiğini savundu. Kahramanmaraş’taki saldırganın evinde çok sayıda silah bulunmasını ve ailesinin çocuğun davranışlarını fark etmemesini de bu tablonun bir parçası olarak değerlendirdi. Altaylı, saldırganın sosyal medya profilinde daha önce bir okul saldırganının fotoğrafını kullandığının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Bu çocuğun durumunu anlayamamış olmak ortak bir sorumsuzluktur” dedi. Değerlendirmesini, “Bu, Kurtlar Vadisi diye başlamış, sabah programlarıyla sürmüş bir şiddet ve hukuksuzluk vadisidir. Bu vadilere düşmek kolaydır. Çıkmak ise hayli zor” sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: 13 şüpheli gözaltında, ilk isimler adliyeye sevk edildi Haber

Gülistan Doku dosyasında yeni gelişme: 13 şüpheli gözaltında, ilk isimler adliyeye sevk edildi

2020 yılında Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Yıllardır kamuoyunda tartışılan dosya yeniden açılırken, soruşturma kapsamında 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de yer aldı. Savcılık dosyasına giren bilgilere göre, Mustafa Türkay Sonel’in, Gülistan Doku’nun ailesinden “savcılığa teslim edeceğim” diyerek aldığı SIM kartı, Ankara’da yaşayan eski polis Gökhan Ertok’a gönderdiği öne sürüldü. Soruşturmada, Ertok’un da SIM karta ilişkin dijital verileri incelediği, özellikle Instagram ve WhatsApp üzerindeki bazı kayıt ve delilleri sildiğinin tespit edildiği belirtildi. İlk ifadeler tamamlandı, 4 kişi adliyeye götürüldü Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 7’sinin emniyetteki ifade işlemleri tamamlandı. İfadesi tamamlanan şüphelilerden 4’ü adliyeye sevk edildi. Diğer şüphelilerin işlemlerinin de tamamlanmasının ardından peyderpey adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. Dosya 6 yıl sonra yeniden açıldı Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaybolmuş, genç kadından bir daha haber alınamamıştı. Yıllardır sonuç alınamayan soruşturma, kamuoyunun ve Doku ailesinin ısrarlı çağrıları sonrası yeniden gündeme gelmişti. Son operasyonla birlikte dosyada ilk kez bu kadar geniş çaplı gözaltı işlemi yapılmış oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan Netanyahu’ya: Kimse Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz Haber

Erdoğan’dan Netanyahu’ya: Kimse Türkiye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda iç ve dış politikaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, özellikle İsrail’in bölgedeki politikalarına sert tepki gösterirken, ateşkes sürecinin korunması gerektiğini söyledi. “İsrail ateşkes sürecini sabote ediyor” Konuşmasında 28 Şubat’ta başlayan bölgesel savaş sürecine değinen Recep Tayyip Erdoğan, ateşkesin sürdürülmesi için diplomatik girişimlerde bulunduklarını söyledi. Erdoğan, ateşkesin bozulmasında İsrail’i sorumlu tuttu. Erdoğan, “Ateşkesten hoşnut olmadığı bilinen İsrail’in süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. En küçük barış umudu belirdiğinde İsrail bunu sabote ediyor. Bölgedeki yangının sönmesine uğraşıldıkça İsrail buraya odun taşıyor” dedi. Erdoğan’dan Netanyahu’ya sert sözler Erdoğan, konuşmasında Benjamin Netanyahu’yu da doğrudan hedef aldı. “Gazze kasabı Netanyahu” ifadesini kullanan Erdoğan, barış çağrısı yapan ülkelere yönelik baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını söyledi. Erdoğan, “Biz nefret diline, husumet diline teslim olmayacağız. En zor zamanlarda doğruları konuşmaya devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “Kimse Türkiye’ye parmak sallayamaz” Konuşmasının devamında Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye yönelik tehdit ve eleştirilere de sert tepki gösterdi. Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz” dedi. Cumhurbaşkanı, “Biz toprağın üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurların en büyüğü olarak görürüz” sözleriyle konuşmasını sürdürdü. Somali’de sondaj mesajı: “Kendi gemilerimizle yapıyoruz” Konuşmasında enerji politikalarına da değinen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kendi sondaj gemileriyle çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, Somali açıklarında görev yapacak Çağrı Bey gemisinin bölgeye ulaştığını açıkladı. Erdoğan, daha önce Oruç Reis ile yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik alanda araştırma yapıldığını, şimdi ise Çağrı Bey ile ilk sondajın başlayacağını söyledi. Erdoğan, yapılacak çalışmanın 7 bin 500 metre derinlikle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacağını belirtti. İran-ABD görüşmeleri için “umudumuzu kaybetmedik” mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son olarak İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yürütülen görüşmelere ilişkin de değerlendirmede bulundu. Erdoğan, tüm zorluklara rağmen barış umutlarını koruduklarını söyledi. “İran ile ABD arasındaki müzakerelerden umudumuzu kaybetmiş değiliz. Barışın sesi olmaya, barış çalışmalarına öncülük etmeye her zaman hazırız” diyen Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik rolünü sürdüreceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uraloğlu: Hürmüz’deki 8 gemimizin çıkışı için girişimler sürüyor Haber

Uraloğlu: Hürmüz’deki 8 gemimizin çıkışı için girişimler sürüyor

Abdulkadir Uraloğlu, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bölgedeki gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda bekleyen Türk gemilerine ilişkin bilgi veren Uraloğlu, gemilerin tahliyesi için Dışişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde çalışıldığını belirtti. 3 gemi bölgeden çıkarıldı Abdulkadir Uraloğlu, şu ana kadar üç geminin güvenli şekilde boğazdan çıkarıldığını açıkladı. Bakan, dört geminin ise çıkış talebinde bulunmadığını söyledi. Uraloğlu, “Hürmüz’deki gemilerden 3 tanesini çıkardık, 4 tanesinin çıkma talebi yok” dedi. Bir enerji gemisi ve iki yük aktarma gemisi bekliyor Bakanın verdiği bilgiye göre, çıkış talebi bulunmayan gemiler arasında bir enerji gemisi ile gemiden gemiye yük aktarımı yapan iki gemi de yer alıyor. Abdulkadir Uraloğlu, “Geriye kalanlardan 1 tanesi enerji gemisi, 2 tanesi de gemiden gemiye yük aktaran gemiler. Çıkma talepleri yok” ifadelerini kullandı. 8 gemi için diplomatik girişim başlatıldı Bölgeden ayrılmak isteyen sekiz Türk gemisi için ise diplomatik girişimlerin sürdüğünü belirten Uraloğlu, sürecin Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü söyledi. Abdulkadir Uraloğlu, “Geri kalan 8 tane gemimizin çıkma talebini Dışişleri Bakanlığı koordinesinde yürütüyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde çıkarırız diye ümit ediyoruz” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi Haber

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi

Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayetine ilişkin dava, kamuoyunda yalnızca bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair derin bir tartışma olarak ele alınıyor. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel ve Narin’in abisi Baran Güran’ın Ferhat Özmen’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki çelişkileri ve iddia edilen ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Baran Güran, hem soruşturmayı yürüten kurumları hem de medyayı açık şekilde eleştirerek sürecin başından itibaren ciddi hatalar yapıldığını ifade etti. Güran’a göre, doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulan yayınlar ve eksik yürütülen soruşturma adımları, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de ailenin doğrudan hedef haline getirilmesine yol açtı. Bu tablo, belgeselde de benzer şekilde ortaya konulurken, sürecin yalnızca adli değil, aynı zamanda iletişim açısından da yönetilemediği vurgulandı. Belgesel detayları: İlk saatlerdeki hatalar kritik oldu 140 Journos belgeselinde, olayın ilk anlarından itibaren yapılan hataların zincirleme şekilde büyüdüğü aktarılıyor. Arama çalışmalarında kritik bölgelerin yeterince incelenmemesi, güvenlik kameralarının etkin kullanılmaması ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler, dosyanın seyrini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor. Baran Güran da bu noktaya dikkat çekerek, “İlk saatlerde doğru adımlar atılsaydı bu olay çok daha erken çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. “Makarna detayı” tartışması: Soruşturmanın ciddiyeti sorgulanıyor Dosyada en çok dikkat çeken ve kamuoyunda tartışma yaratan başlıklardan biri ise Güran’ın aktardığı “makarna” olayı oldu. Güran, soruşturma sırasında bazı görevlilerin bilimsel yöntemler yerine tartışmalı uygulamalara yöneldiğini öne sürerek, bir noktada elde edilen bulgular üzerinden köyde “salçalı makarna yapan kişi”nin aranmasına kadar gidildiğini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın ciddiyeti ve yöntemleri konusunda önemli soru işaretleri doğururken, belgeselde de benzer şekilde sürecin profesyonellikten uzaklaştığına dair eleştiriler dikkat çekti. Aile daha baştan suçlandı iddiası Belgesel ve röportajda ortaklaşan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda oluşan erken yargı oldu. Narin henüz bulunmadan ailenin suçlu ilan edilmesi, Güran’a göre sürecin en kırılgan noktalarından biriydi: “Hiçbir delil yokken aile hedef gösterildi. Bu algı hem soruşturmayı hem de toplumu etkiledi.” Cezalar tartışma yarattı: “Adalet duygusu zedelendi” Dava sürecinde verilen cezalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile bireylerine yönelik ağır cezalar ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası arasındaki fark, adalet tartışmalarını derinleştirdi. Baran Güran, bu durumu “İtiraf eden kişi düşük ceza alırken, aile bireylerine ağır cezalar verilmesi adalet duygusunu zedeliyor” sözleriyle değerlendirdi. “Adalet yerini bulmalı” çağrısı Güran ailesi, dosyanın yeniden incelenmesi ve tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Baran Güran, “Bizim tek talebimiz gerçeğin ortaya çıkması. Adalet yerini bulmalı” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 140 Journos belgeseliyle birlikte yeniden gündeme gelen dava, yalnızca bir cinayet dosyası değil; aynı zamanda soruşturma süreçleri, medya etiği ve adalet mekanizması üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun cevabını aradığı soru Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir sorunun giderek daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor: Bu dosyada gerçekten tüm gerçekler ortaya çıkarıldı mı, yoksa adalet hâlâ eksik mi? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

12. Yargı Paketi Meclis’e geldi mi? Gözler Nisan sonuna çevrildi Haber

12. Yargı Paketi Meclis’e geldi mi? Gözler Nisan sonuna çevrildi

Türkiye’de uzun süredir gündemde olan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin çalışmalar sürüyor. Kamuoyunda merakla beklenen paketin henüz Meclis’e sunulmadığı, ancak Nisan ayı bitmeden komisyona gelmesinin beklendiği ifade ediliyor. Meclis’e henüz sunulmadı 12. Yargı Paketi’nin şu an için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletilmediği belirtildi. Yetkililer, düzenleme üzerinde çalışmaların devam ettiğini ve teklifin kısa süre içinde gündeme alınabileceğini aktarıyor. Bakan Gürlek: “Yargıyı hızlandıracağız” Akın Gürlek, 13 Nisan’da yaptığı açıklamada, yeni paketin temel hedefinin yargı süreçlerini hızlandırmak olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek, Türkiye Noterler Birliği Başkanı Serdar Arat ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşmede, noterlerin önerilerinin pakete katkı sağlayacağını belirtti. Noterlerden gelen öneriler masada Görüşmede, noterlik işlemlerinin yargı yükünü azaltmadaki rolüne dikkat çekildi. Araç satışları ve veraset işlemleri gibi süreçlerin dijitalleşmesiyle yargının hızlandığı ifade edildi. Bakanlık, noterlerin sistemde tespit ettiği sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde de çalışma yapılacağını açıkladı. Dijitalleşme ve hız odakta Yeni yargı paketinde özellikle dijital dönüşüm, işlemlerin hızlandırılması ve yargı yükünün azaltılması gibi başlıkların öne çıkması bekleniyor. Ancak paketin içeriğine ilişkin maddeler henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Maddeler henüz netleşmediYargı Paketi’nin detayları ve hangi düzenlemeleri içereceği konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. 12. Paketin Meclis’e sunulmasının ardından maddelerin netleşmesi ve kamuoyuna açıklanması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.