SON DAKİKA

#Araştırma

HABER DEĞER - Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi Haber

Türkiye’nin en iyi tıp fakülteleri açıklandı: Zirve el değiştirdi

Dünya üniversitelerini değerlendiren saygın sıralamalardan biri olan Times Higher Education (THE), 2026 yılı tıp fakülteleri performans sonuçlarını yayımladı. Araştırma kalitesi, eğitim ortamı, akademik üretkenlik ve üniversite–sanayi iş birliği gibi kriterlerin dikkate alındığı listede Türkiye’de lider değişti. Zirve Koç Üniversitesi’nin oldu Yayımlanan listede Koç Üniversitesi, aldığı yüksek puanlarla Türkiye’de tıp alanında ilk sıraya yerleşti. Akademik üretkenlik, teknolojik altyapı ve uluslararası saygınlık kriterlerinde elde edilen başarı, Koç Üniversitesi’ni zirveye taşıdı. Uzun yıllardır Türkiye’nin en güçlü tıp fakülteleri arasında gösterilen Hacettepe Üniversitesi ise bu yıl ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi 10 tıp fakültesi Times Higher Education’ın 2026 verilerine göre Türkiye’de tıp alanında öne çıkan üniversiteler şöyle sıralandı: Koç Üniversitesi Hacettepe Üniversitesi Ankara Üniversitesi Atatürk Üniversitesi İstanbul Medipol Üniversitesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi Akdeniz Üniversitesi Bahçeşehir Üniversitesi Sıralama hangi kriterlere göre hazırlanıyor Times Higher Education sıralaması hazırlanırken üniversitelerin performansı çok sayıda kriter üzerinden değerlendiriliyor. Bu kriterler arasında özellikle şu başlıklar öne çıkıyor: Araştırma kalitesi ve akademik yayın sayısı Eğitim ortamı ve akademik kadro gücü Uluslararası iş birlikleri Üniversite–sanayi iş birliği ve endüstri geliri Küresel akademik itibar Bu göstergeler, üniversitelerin bilimsel üretim kapasitesi ve uluslararası etkisini ölçmek açısından önemli kabul ediliyor. Türkiye’de tıp eğitimi rekabeti artıyor Son yıllarda Türkiye’de tıp fakülteleri arasında akademik rekabetin giderek arttığı görülüyor. Yeni araştırma merkezleri, uluslararası projeler ve teknolojik altyapı yatırımları, üniversitelerin küresel sıralamalarda daha üst basamaklara çıkmasını hedefliyor. THE’nin yayımladığı son liste, Türkiye’de tıp eğitimi alanında dengelerin değişmeye başladığını ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir Haber

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir

Finlandiya’daki University of Helsinki tarafından yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, aile planlaması ile yaşam süresi arasında dikkat çekici bir bağlantı olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, çocuk sayısının biyolojik yaşlanma hızını etkileyebileceğine dair önemli bulgular elde etti. Araştırma 14 binden fazla kişi üzerinde yapıldı Araştırma kapsamında genetik faktörlerin etkisini en aza indirmek için 14 bin 836 kadın ikiz kardeşin sağlık verileri incelendi. Ayrıca bu büyük grubun içinden seçilen 1.054 katılımcının biyolojik yaşlanma göstergeleri hücresel düzeyde analiz edildi. Elde edilen veriler, hiç çocuk sahibi olmayan kadınlar ile çok sayıda çocuk sahibi olan kadınların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve ölüm risklerinin daha yüksek olduğunu gösterdi. En düşük yaşlanma oranı 2 ila 3 çocukta Araştırmanın sonuçlarına göre en sağlıklı biyolojik yaşlanma hızına sahip grup ortalama 2 ila 3 çocuk sahibi olan kadınlar oldu. Bu grubun hamileliklerinin genellikle 24 ile 38 yaş arasında gerçekleştiği ve diğer gruplara göre daha düşük yaşlanma hızına sahip olduğu tespit edildi. Buna karşılık ortalama 6 ila 7 çocuk sahibi olan kadınlarda hücresel yaşlanma belirtilerinin daha hızlı ortaya çıktığı gözlemlendi. Evrimsel bedel: “Tek kullanımlık beden” teorisi Bilim insanları bu durumu evrimsel biyolojide önemli bir yere sahip olan “tek kullanımlık beden” teorisi ile açıklıyor. Helsinki Üniversitesi’nden biyolog Mikaela Hukkanen’e göre insan vücudu sınırlı enerji kaynaklarına sahip. Bu enerji büyük ölçüde üreme sürecine harcandığında vücudun bakım ve onarım mekanizmalarına ayrılan enerji azalıyor. Bu durum ise hücresel hasarın artmasına ve yaşam süresinin kısalmasına yol açabiliyor. Hiç çocuk sahibi olmamak neden riskli olabilir Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de hiç çocuk sahibi olmayan kadınlarda da hızlı yaşlanma belirtilerinin görülmesi oldu. Bilim insanları bu durumun doğrudan çocuk sahibi olmamakla ilişkili olmayabileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre çocuksuzluk ile hızlı yaşlanma arasında görülen bağlantının nedeni, her iki durumu da etkileyebilecek altta yatan bazı sağlık sorunları veya kronik hastalıklar olabilir. Uzmanlardan önemli uyarı Araştırma ekibinden epigenetik uzmanı Miina Ollikainen, sonuçların bireysel yaşam tercihleri için doğrudan bir tavsiye olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ollikainen, hiçbir kadının yalnızca bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak çocuk sahibi olma planlarını değiştirmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlara göre genetik yapı, beslenme, stres düzeyi ve yaşam tarzı gibi birçok faktör yaşam süresi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile görüştü

İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Erdoğan, bölgede diplomasi kapısının açılmasına ihtiyaç olduğunu ve Türkiye’nin bu yönde çaba harcadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri ve İran’ın bölgemizdeki kardeş ülkeleri hedef almasını doğru bulmadığımızı, bilakis kardeş ülkeleri hedef almanın hiç kimsenin faydasına olmadığını ve bunların sonlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini, her ne sebeple olursa olsun, hava sahamızın ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Menab’daki okul saldırısında öldürülen çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğumuzu ifade etti. Ayrıca İran Dini Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mücteba Hamaney’in yeni Dini Lider seçilmesinin, bölgede barışa vesile olmasını temenni ettiğini dile getirdi. Pezeşkiyan ise Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını ve konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapacaklarını söyledi.

Yalova’da komşu dehşeti: Baba ve 14 aylık kızı darbedildi, şüpheli tutuklandı Haber

Yalova’da komşu dehşeti: Baba ve 14 aylık kızı darbedildi, şüpheli tutuklandı

Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde komşular arasında süredir devam eden gerilim, baba ile 14 aylık kızının darbedilmesiyle sonuçlandı. Olayda yaralanan baba ve bebek hastanede tedavi altına alınırken saldırıyla ilgili gözaltına alınan şüpheli tutuklandı. Husumet tehditlerle başladı Yaklaşık bir yıl önce taşındıkları evde komşularıyla sorun yaşadığı belirtilen ailenin kapısına mermi çekirdeği ve taşınmaları yönünde notlar bırakıldığı iddia edildi. Mağdur aile bu gelişmeler üzerine jandarmaya başvurarak şikâyetçi oldu. Baba M.B., yolda karşılaştığı komşular tarafından yeniden tehdit edildiğini belirterek olayı tekrar güvenlik güçlerine bildirdi. Bebek kucağındayken saldırıya uğradı Jandarma ekiplerine araç kamerası görüntülerini teslim ettikten sonra evine dönmek isteyen M.B., kucağındaki 14 aylık kızıyla birlikte odunla saldırıya uğradı. Şüpheli Ş.E.’nin odunla vurduğu baba ve bebeğin yaralandığı, olay yerindeki ekiplerin müdahalesiyle saldırganın gözaltına alındığı bildirildi. Baba ve bebek hastaneye kaldırıldı Saldırı sonucu küçük çocuğun başında çatlaklar oluştuğu, babanın ise burun ve baş bölgesinde kırıklar meydana geldiği aktarıldı. Baba ve bebeğin Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındığı öğrenildi. Uzaklaştırma kararı bulunan şüpheli serbest Olayda gözaltına alınan Ş.E. tutuklanırken, hakkında daha önce uzaklaştırma kararı bulunduğu belirtilen diğer şüpheli S.E.’nin serbest bırakıldığı bildirildi. Mağdur baba, ailece uzun süredir tehdit edildiklerini ve evlerine dönmekten korktuklarını ifade etti. Adli soruşturma başlatıldı Adalet Bakanı Akın Gürlek, olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ve baba ile bebeği yaraladığı değerlendirilen şüphelinin sulh ceza hâkimliğince tutuklandığını açıkladı. Soruşturmanın tüm yönleriyle sürdüğü belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kültürün gizli motoru: Genç şempanzeler yetişkinlerin aletlerini geliştiriyor Haber

Kültürün gizli motoru: Genç şempanzeler yetişkinlerin aletlerini geliştiriyor

Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Uganda’daki vahşi şempanze topluluklarında genç bireylerin alet kullanımı konusunda şaşırtıcı derecede yaratıcı olduğunu ortaya koydu. Çalışma, çocukluk dönemindeki keşif davranışlarının yalnızca hayvan topluluklarında değil, insan kültürünün evriminde de kritik bir rol oynayabileceğine işaret ediyor. Genç şempanzeler alışılmış davranışların dışına çıkıyor Uganda’nın Kibale Ulusal Parkı içindeki Ngogo araştırma sahasında yürütülen çalışmada, 36 yavru ve genç şempanzenin nesneleri kullanım biçimleri incelendi. Araştırmacılar, şempanzelerin nesneleri 67 farklı şekilde kullandığını ve bu kullanım biçimlerinin yaklaşık yarısının yetişkin normlarından saptığını tespit etti. Bu farklılıkların büyük bölümü, yetişkinlerin kullandığı araçların değiştirilmesi ya da yeni bağlamlarda kullanılmasıyla ortaya çıktı. Yosundan sünger, yapraktan iletişim aracı Araştırma süresince yavruların yosunu su içmek için sünger gibi kullanması, yaprakları kopararak sosyal mesaj vermesi ve kütüklerle oyuncak gibi oynaması gibi yenilikçi davranışlar gözlemlendi. Ayrıca termit avlama, bal çıkarma ve sosyal bakım davranışlarında alet kullanımının erken yaşta çeşitlendiği görüldü. Bu örnekler, genç bireylerin yalnızca taklit etmediğini; mevcut teknikleri dönüştürdüğünü ortaya koydu. “Keşif indeksi” yenilikçileri ortaya çıkardı Araştırma ekibi bireysel farklılıkları ölçmek için nesne kullanım sıklığı, çeşitliliği ve alışılmadıklığını birleştiren bir “keşif indeksi” geliştirdi. Dokuz yavrunun bu ölçekte belirgin biçimde yüksek puan aldığı belirlendi. Dişi yavruların ve deneyimli annelere sahip bireylerin daha yüksek puan alması, sosyal çevrenin yenilik üzerindeki etkisine işaret etti. Çocukluk dönemi kültürel evrimin anahtarı olabilir Araştırmayı yürüten antropologlar, yeniliğin kültürel evrimin temel itici gücü olduğunu ancak bu yeniliğin gelişimsel kökenlerinin uzun süre ihmal edildiğini vurguladı. Bulgular, keşfe izin veren hoşgörülü sosyal ortamların davranışsal çeşitliliği artırdığını ve bu çeşitliliğin korunup aktarılması halinde kültürel karmaşıklığın birikmesine katkı sağlayabileceğini gösterdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çernobil’in sessiz mirası: Radyasyonun genetik izleri çocuklarda görüldü Haber

Çernobil’in sessiz mirası: Radyasyonun genetik izleri çocuklarda görüldü

1986’daki Çernobil nükleer felaketinin etkileri aradan geçen yıllara rağmen bilim dünyasının gündeminden düşmüyor. Bonn Üniversitesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, felaket sonrası temizlik çalışmalarında görev alan işçilerin çocuklarında normalden daha fazla DNA mutasyonu saptandığını ortaya koydu. Çalışma, radyasyona maruz kalmanın genetik miras üzerindeki etkisini anlamaya yönelik en kapsamlı analizlerden biri olarak değerlendiriliyor. Araştırma DNA’daki “kümelenmiş mutasyonlara” odaklandı Bilim insanları, doğrudan tüm genetik değişimleri saymak yerine “kümelenmiş mutasyonlar” olarak adlandırılan özel bir yapıyı inceledi. Bu mutasyonlar, ebeveynlerde bulunmayan ancak çocukta birlikte ortaya çıkan genetik değişimleri ifade ediyor. Bulgular, DNA sarmalının belirli noktalarda hasar gördüğünü ve vücudun onarım sürecinde hatalar oluştuğunu gösterdi. Çalışmada Çernobil işçilerinin yanı sıra radar operatörlerinin çocuklarını da kapsayan 1500’den fazla kişinin genetik verileri analiz edildi. Radyasyon arttıkça mutasyon sayısı yükseliyor Elde edilen veriler, maruz kalınan radyasyon miktarı ile çocuklardaki mutasyon sayısı arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Normal bireylerde düşük seviyede görülen bu mutasyonların, Çernobil temizlik işçilerinin çocuklarında yaklaşık üç kat arttığı belirlendi. Uzmanlar, radyasyonun hücrelerde dengesiz moleküller oluşturarak özellikle sperm hücrelerindeki DNA zincirlerini parçaladığını ve bu hasarın sonraki nesillere aktarılabildiğini değerlendiriyor. Mutasyonların büyük bölümü hastalık riski oluşturmuyor Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri ise tespit edilen genetik değişimlerin çoğunun DNA’nın protein üretimini doğrudan yönetmeyen bölgelerinde yoğunlaşması oldu. Bu nedenle mutasyonların çocuklarda ciddi hastalık riskini artırmadığı ifade edildi. Çalışma ayrıca babanın ileri yaşta çocuk sahibi olmasının, düşük doz radyasyona maruz kalmaktan daha yüksek genetik risk yaratabildiğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre Çernobil’in genetik etkisi şu aşamada doğrudan bir hastalık tetikleyicisinden çok hücrelerde kalıcı izler bırakan bir miras niteliği taşıyor. Ancak uzmanlar, radyasyonun nesiller arası etkisini anlamak için uzun vadeli araştırmaların sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafikte devrim başlıyor:Dördüncü ışık yolda Haber

Trafikte devrim başlıyor:Dördüncü ışık yolda

Trafik ışıklarında köklü bir değişim kapıda olabilir. Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesi tarafından yürütülen çalışma kapsamında mevcut üçlü sisteme beyaz ışığın eklenmesi test ediliyor. Amaç, özellikle otonom araçların yoğunlaştığı bölgelerde trafiği daha akıcı ve güvenli hale getirmek. Denemeler şimdilik ABD’de sınırlı alanlarda sürdürülüyor. Beyaz ışık neyi ifade edecek Yeni sistemde yeşil ışığın altına yerleştirilecek beyaz sinyal, sürücüsüz araçlara yönelik bir “takip et” komutu anlamına geliyor. Otonom araçlar bu sinyalle yönlendirilirken, insan sürücüler mevcut trafik düzenini takip etmeye devam edecek. Sistem, otonom araçların kavşaklarda birbirleriyle iletişim kurarak geçişleri daha verimli yönetmesini hedefliyor. Süre ve yakıt tasarrufu iddiası Araştırma sonuçlarına göre dört renkli sistemin devreye girmesi halinde seyahat süresinin yüzde 10’a kadar azalabileceği ve yakıt tüketiminin düşebileceği belirtiliyor. Özellikle yoğun şeritlerde ve karmaşık kavşaklarda trafiğin daha düzenli akabileceği ifade ediliyor. Denemeler kontrollü bölgelerde sürüyor Uygulama şu an için Kuzey Carolina’da, yaya hareketliliğinin sınırlı olduğu liman gibi kontrollü alanlarda test ediliyor. Henüz geniş çaplı bir şehir uygulamasına geçilmiş değil. Ancak sistemin başarılı olması halinde otonom araç kullanımının yüksek olduğu şehirlerde yaygınlaşabileceği değerlendiriliyor. Kısa vadede yaygınlaşması zor görünüyor Uzmanlara göre sistemin etkili olabilmesi için trafikteki araçların en az yüzde 30 ila 40’ının otonom olması gerekiyor. Bu oranın kısa vadede yakalanmasının zor olduğu, dönüşümün muhtemelen bir nesil sürebileceği belirtiliyor. Bu nedenle beyaz ışık, bugünden yarına değil, geleceğe dönük bir hazırlık olarak görülüyor. Trafik ışıkları daha önce de değişmişti Trafik sinyallerinde köklü değişim fikri tarihte ilk kez gündeme gelmiyor. 1920’li yıllarda Detroitli polis memuru William Potts, kırmızı ile yeşil arasına sarı ışığın eklenmesini önermişti. O dönem büyük bir yenilik olarak görülen üç renkli sistemin ABD genelinde yayılması yaklaşık 15 yıl sürmüştü. Uzmanlar, benzer bir sürecin beyaz ışık için de yaşanabileceğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ağızdaki sinsi tehlike: Kanserle bağlantı iddiası bilim dünyasını harekete geçirdi Haber

Ağızdaki sinsi tehlike: Kanserle bağlantı iddiası bilim dünyasını harekete geçirdi

Bilim insanlarının yayımladığı yeni bir araştırma, ağız sağlığı ile kanser arasındaki ilişkiye dair dikkat çekici bulgular ortaya koydu. Çalışmaya göre diş eti hastalığında rol oynayan bir bakteri, farelerde mevcut tümörlerin büyümesini hızlandırabilir ve kanser öncesi oluşumları tetikleyebilir. Bulgular henüz insanlar için kesinleşmiş olmasa da uzmanlar, ağız sağlığının tüm vücudu etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Bakterinin tümörleri büyüttüğü gözlemlendi 15 Ocak’ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayımlanan araştırmada, ağızda bulunan Fusobacterium nucleatum adlı bakterinin farelerdeki meme tümörlerinin boyutunu artırabildiği tespit edildi. Deneylerde bakteriye maruz kalan farelerde tümörlerin yaklaşık altı hafta içinde diğer farelere kıyasla üç kat büyüdüğü, ayrıca kanserin akciğerlere yayıldığı belirlendi. Kana karışıp meme dokusuna ulaşıyor olabilir Araştırmacılar, zararlı bakterilerin ağızdan kana geçerek meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere zarar verebildiğini ifade ediyor. Daha önce ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantı olduğuna işaret eden çalışmalar bulunsa da araştırma ekibinden onkoloji uzmanı Dipali Sharma, bu kez daha doğrudan bir ilişkiye işaret eden veriler elde ettiklerini belirtiyor. Kanserin ilk adımları tetiklenmiş olabilir Bilim insanları bakteriyi sağlıklı farelerin meme dokusuna enjekte ettiğinde iltihaplı lezyonların geliştiğini gözlemledi. Bu oluşumlar henüz kanser olarak tanımlanmasa da uzmanlara göre hastalığa giden yolda kritik bir eşik anlamına gelebilir. Genetik yatkınlığı olan hücreler daha savunmasız olabilir Laboratuvar testleri, bakterinin DNA hasarını artırabileceğini ortaya koyarken özellikle BRCA1 mutasyonu taşıyan hücrelerin bu etkiye karşı daha hassas olabileceği değerlendiriliyor. Araştırmacılar, bu genetik değişikliği taşıyan bireylerin bakterinin zararlarına karşı daha kırılgan olabileceğini ancak kesin sonuçlar için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor. İnsanlar için kesin sonuç yok Uzmanlar, söz konusu bakterinin tek başına kansere yol açıp açamayacağının henüz bilinmediğini belirtiyor. McGill Üniversitesi’nden ağız hastalıkları uzmanı Firoozeh Samim, kanserin çok faktörlü bir hastalık olduğuna işaret ederek bakterinin çevresel koşullar, genel sağlık durumu ve genetik etkenlerle birlikte bir risk faktörü oluşturabileceğini ifade ediyor. Ağız sağlığına bakış değişebilir Araştırmaya dahil olmayan uzmanlar da çalışmanın, bakteriler ile hastalıklar arasındaki ilişkiye dair önceki bulguların ötesine geçtiğini düşünüyor. Bilim insanlarına göre bu alandaki çalışmaların sürmesi, gelecekte kanserden korunma stratejelerine ağız sağlığının daha güçlü biçimde entegre edilmesine zemin hazırlayabilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Cenazeleri dahi yok”: Gazze’de 3 bine yakın kişinin ‘buharlaştığı’ iddiası Haber

“Cenazeleri dahi yok”: Gazze’de 3 bine yakın kişinin ‘buharlaştığı’ iddiası

Gazeteci Fethi Yılmaz, Al Jazeera Arabic’te yayımlanan bir araştırmaya dayanarak, Gazze’de gerçekleştirilen saldırılar sonrası yaklaşık 3 bine yakın kişinin akıbetinin belirlenemediğini aktardı. İddiaya göre yüksek ısı üreten mühimmatlar nedeniyle bazı kayıpların bedenlerine ulaşılamadı. Araştırma kayıp vakalara dikkat çekti “ Hikâyenin geri kalanı” başlıklı araştırmada, 10 Ağustos 2024’te Gazze kentindeki El-Tabiin okuluna düzenlenen saldırı sonrası oğlunu arayan bir annenin günler süren çabası anlatıldı. Hastaneler ve morglarda yapılan aramalara rağmen herhangi bir iz bulunamazken, benzer durumda binlerce kayıp olduğu ifade edildi. “Yalnızca kan izleri ve doku parçaları kaldı” Araştırmaya göre Ekim 2023’ten bu yana 2 bin 842 Filistinliye sadece kan izleri veya küçük doku parçaları üzerinden ulaşılabildiği, bu vakaların fiilen “buharlaşmış” olarak kayda geçtiği öne sürüldü. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri de saldırıların fiziksel etkilerine dikkat çekti. Termal silah iddiaları gündemde İddiaya konu mühimmatın 2 bin 500 ila 3 bin dereceyi bulan ısı ve yüksek basınç üreterek insan bedenindeki suyu anında kaynatabildiği, dokuların ise küle dönüşebildiği belirtildi. Kullanıldığı ileri sürülen silahların büyük bölümünün ABD menşeli olduğu da araştırmada yer aldı. Uluslararası hukuk tartışması büyüyor Söz konusu iddiaların açık bir uluslararası suç teşkil edebileceği vurgulanırken, sahada bu kuralları uygulayacak etkili bir mekanizmanın bulunmadığı eleştirileri dile getirildi. Ateşkes açıklamalarına rağmen saldırıların sürdüğü yönündeki değerlendirmeler, bölgedeki insani krizin derinleştiğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.