SON DAKİKA

#Asgari Ücret

HABER DEĞER - Asgari Ücret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Asgari Ücret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Asgari ücrette temmuz düğümü: Ara zam artık tercih değil, zorunluluk! Haber

Asgari ücrette temmuz düğümü: Ara zam artık tercih değil, zorunluluk!

İsa Karakaş’ın dikkat çektiği gibi, bugün yaşanan tablo “ara zam olur mu?” sorusundan çok, “ara zam yapılmazsa ne olur?” sorusunu gündeme getiriyor. Çünkü mevcut ücret, temel ihtiyaçları karşılamaktan uzaklaşmış durumda. Asgari ücret daha dört ayda eridi Yılbaşında yapılan zamla net 28 bin 75 liraya yükselen asgari ücret, yüksek enflasyon ve savaşın tetiklediği enerji-gıda zamları nedeniyle hızla değer kaybetti. Türk-İş’in mart ayı verilerine göre açlık sınırı 32 bin 793 liraya çıktı. Nisan verilerinde bu rakamın 34 bin lirayı aşması bekleniyor. Bu da asgari ücretlinin daha yılın ilk üçte birinde yaklaşık 6 bin liralık bir kayıp yaşadığı anlamına geliyor. Bu tablo, hükümetin yıl başında yaptığı zammın kısa sürede eridiğini ve ücretin en temel ihtiyacı olan gıda harcamalarını dahi karşılayamaz hale geldiğini gösteriyor. Sorun sadece düşük ücret değil, ücretin işlevini kaybetmesi Asgari ücret uzun yıllar boyunca işe yeni başlayanların veya düşük gelirli işlerin maaşı olarak görülüyordu. Ancak bugün Türkiye’de milyonlarca yurttaş için fiilen “ortalama ücret” haline geldi. Bu nedenle asgari ücrette yaşanan erime, yalnızca belirli bir kesimi değil, toplumun büyük bölümünü etkiliyor. Ücretin reel olarak gerilemesi, kiradan market fiyatlarına kadar her alanda yoksullaşmayı derinleştiriyor. İsa Karakaş, “Asgari ücret artık başlangıç ücreti değil, ortalama ücret haline geldi” diyerek bu değişime dikkat çekiyor. Hükümet “yılda bir kez zam” diyor, geçmiş başka bir şey söylüyor İktidar uzun süredir asgari ücrette yılda tek zam politikasını savunuyor. Ancak hem yasal düzenleme hem de geçmiş uygulamalar, yıl içinde ikinci bir artış yapılmasının önünde herhangi bir engel olmadığını gösteriyor. Türkiye’de yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücret geçmişte yılda iki, üç hatta dört kez artırıldı. Özellikle 2000-2002 döneminde ücretler neredeyse her mevsim yeniden belirlendi. Bugünkü hayat pahalılığı düşünüldüğünde, temmuz ayında yeni bir artış yapılması olağanüstü değil, geçmiş uygulamaların devamı niteliğinde görülüyor. Dolayısıyla mesele, “yapılabilir mi?” değil; hükümetin bunu yapmak isteyip istemediği. Asıl tartışma: Asgari Ücret Komisyonu kimi temsil ediyor? Temmuz öncesi en büyük tartışmalardan biri de Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı. Komisyonda hükümet, işveren ve işçi temsilcileri yer alsa da, kararlar oy çokluğuyla alınıyor. Bu da hükümet ile işveren aynı yönde hareket ettiğinde işçi tarafının etkisini fiilen ortadan kaldırıyor. İsa Karakaş, komisyonda asgari ücretliyi doğrudan temsil eden kimsenin bulunmadığını savunuyor. Karakaş’a göre masada oturanların hiçbiri asgari ücretle çalışmıyor; bu nedenle milyonlarca emekçinin gerçek yaşam koşulları karar süreçlerine yansımıyor. Bu nedenle her yıl yapılan görüşmeler, işçiler açısından çoğu zaman sonucu baştan belli bir pazarlık görüntüsü veriyor. Temmuz kararı yalnızca ekonomik değil, siyasi de olacak Temmuz ayında yapılacak olası bir ara zam, yalnızca maaşları değil, hükümetin toplumdaki ekonomik hoşnutsuzluğa nasıl yanıt vereceğini de gösterecek. Çünkü milyonlarca yurttaş için mesele artık “daha iyi yaşamak” değil; ay sonunu getirebilmek, marketten temel gıdayı alabilmek ve kirayı ödeyebilmek. Ara zam yapılmaması halinde, asgari ücretin yıl sonuna kadar açlık sınırının çok daha altında kalacağı ve yoksulluğun daha da derinleşeceği değerlendiriliyor. Bu nedenle temmuz ayı, yalnızca takvimde bir dönemeç değil; milyonlarca emekçi için hayatta kalma sınavı anlamına geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz yakayı geride bıraktı: Gri yaka maaşlarda yeni dönemi başlattı Haber

Beyaz yakayı geride bıraktı: Gri yaka maaşlarda yeni dönemi başlattı

İş gücü piyasasında son yıllarda dikkat çeken değişimlerden biri gri yakalı çalışanların yükselişi oldu. Hem teknik uzmanlık hem sahada uygulama becerisi gerektiren bu meslekler, artan eleman açığı ve dijitalleşen üretim süreçleri nedeniyle maaş skalasında beyaz yakayı geride bırakmaya başladı. Gri yakalılar kimlerden oluşuyor? Gri yakalılar, beyaz yakanın analitik ve idari yetkinlikleri ile mavi yakanın teknik ve operasyonel becerilerini bir araya getiren çalışanları ifade ediyor. CNC operatörleri, bakım teknisyenleri, kalite kontrol teknikerleri, IT saha destek uzmanları, radyoloji ve laboratuvar teknikerleri ile lojistik operasyon sorumluları bu gruba örnek gösteriliyor. Mesleki ve teknik lise ile meslek yüksekokulu mezunları ağırlıkta olsa da sertifikasyon süreçleriyle farklı alanlardan kişiler de gri yakaya geçiş yapabiliyor. Maaş dengesi tersine döndü Sektör temsilcilerine göre son 10 yılda maaş dengesi belirgin biçimde değişti. Yeni mezun bir beyaz yakalı çoğunlukla asgari ücretin 1,5-2 katıyla işe başlarken gri yakada başlangıç maaşları 2-3,5 kat seviyesine kadar çıkabiliyor. Aynı fabrikada yeni başlayan bir insan kaynakları uzmanının yaklaşık 30-33 bin TL kazanmasına karşın CNC operatörünün 50 bin TL’ye ulaşması bu tabloya örnek gösteriliyor. Tekniker mühendisten fazla kazanabiliyor Deneyim arttıkça fark daha da görünür hale geliyor. On yıl tecrübeli bir inşaat mühendisinin 110 bin TL civarında maaş aldığı örneklerde aynı deneyime sahip inşaat teknikerinin 140 bin TL kazanabildiği belirtiliyor. Yeni mezun bir mimarın 65 bin TL maaşına karşılık şantiye şefinin 80 bin TL’ye ulaşması da sahadaki teknik uzmanlığın değer kazandığını ortaya koyuyor. Eleman açığı ücretleri yukarı çekti Uzmanlara göre Endüstri 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinin dijitalleşmesi sahada teknik bilgiye sahip çalışan ihtiyacını artırdı. Buna karşın mesleki eğitime ilginin sınırlı kalması nitelikli personel açığı yarattı. Beyaz yakalı ilanlarına yüzlerce başvuru gelirken gri yaka pozisyonlarının daha az başvuru alması şirketleri ücretleri yükseltmeye yöneltti. Asgari ücret etkisi makası daralttı İnsan kaynakları yöneticileri, son yıllarda asgari ücretteki hızlı artışın orta kademe beyaz yakalı maaşlarının görece sınırlı kalmasına neden olduğunu ve bunun da maaş hiyerarşisini değiştirdiğini belirtiyor. Aynı pozisyon için farklı bölümlerden mezunların rekabet etmesi de beyaz yakada ücret baskısını artıran faktörler arasında gösteriliyor. En yüksek maaşlar teknik uzmanlıkta Gri yakada en yüksek gelirlerin havacılık, inşaat ve enerji sektörlerinde olduğu ifade ediliyor. Uçak bakım teknisyenlerinin maaşlarının 150 bin TL’den başlayabildiği, vinç operatörleri ile rüzgar türbini teknik servis çalışanlarının ise 100-200 bin TL bandına ulaşabildiği belirtiliyor. Bu tablo, teknik uzmanlığın iş gücü piyasasında stratejik bir değer haline geldiğini ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aracını başkasına verene ağır fatura! Ceza 198 bin liraya kadar çıkıyor Haber

Aracını başkasına verene ağır fatura! Ceza 198 bin liraya kadar çıkıyor

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen denetimlerde, ticari araçları kullanan şoförlerin sigortalı olup olmadığı kontrol ediliyor. Sigortasız sürücü tespit edilmesi halinde şirket hakkında kayıt dışı istihdam gerekçesiyle idari para cezası süreci başlatılıyor. Uygulama, kayıt dışı çalışmanın önüne geçmeyi ve iş güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Denetimlerde SGK kaydı sorgulanıyor Trafik kontrolleri sırasında tüzel kişiliğe ait ticari araçların sürücülerinin SGK kayıtları inceleniyor. Sigorta kaydı bulunmayan bir şoförün aracı kullandığının belirlenmesi halinde durum SGK’ya bildiriliyor ve resmi işlem süreci başlatılıyor. İl emniyet müdürlükleri tarafından düzenlenen tutanaklarda yer alan plaka, sürücü bilgileri ve ceza detayları kuruma iletilerek inceleme yapılıyor. Tekrar eden ihlalde ceza katlanıyor Mevzuata göre işçinin işe giriş bildirgesinin zamanında verilmemesi durumunda şirketlere iki asgari ücret tutarında ceza uygulanıyor. Aynı ihlalin bir yıl içinde tekrarlanması halinde ise her bir sigortasız çalışan için ceza beş asgari ücrete kadar yükselerek 198 bin 180 liraya ulaşabiliyor. Ayrıca sigortasız çalışanın prim belgelerinde yer almaması ya da bordroya işlenmemesi gibi durumlarda da her ay için ayrı yaptırımlar uygulanabiliyor. Kiralık araçlarda istisna uygulanıyor Araç kiralanmışsa ve sürücünün sigortası kiralayan gerçek ya da tüzel kişi tarafından yapılmışsa ceza kesilmiyor. Bunun için kira sözleşmesinin yazılı olması ve taraflarca imzalanması yeterli görülüyor. Kaza durumunda sorumluluk araç sahibinde Yetkililer, sigortasız şoförün karıştığı bir kazada maddi ve hukuki sorumluluğun ticari araç sahibine ait olacağını hatırlatıyor. Uzmanlar, şirketlerin hem yüksek cezalarla karşılaşmamak hem de olası riskleri azaltmak için tüm sürücülerin sigorta işlemlerini eksiksiz yapması gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

407 sanıklı dev dava için 1 milyarlık salon iddiası! CHP’den sert çıkış Haber

407 sanıklı dev dava için 1 milyarlık salon iddiası! CHP’den sert çıkış

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Güngören İlçe Başkanlığı’nda yaptığı basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik 407 sanıklı davaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Emre, yargılamanın gelecek ay başlayacağını belirterek davanın büyüklüğü nedeniyle yeni bir duruşma salonu inşa edildiğini ve proje bedelinin yaklaşık 992 milyon lira olduğunu söyledi. “Yeni salon inşa ediliyor” iddiası Emre, davanın Türk yargı tarihinde benzerine az rastlanır ölçekte olduğunu savunarak, mevcut salonların yetersiz kalması nedeniyle özel bir düzenleme yapıldığını ifade etti. Yargılamanın yapılacağı yeni salonun 120 gün içinde tamamlanmasının planlandığını aktaran Emre, ihaleyi CENT Yapı İnşaat’ın aldığını belirtti. İhale üzerinden eleştiri Söz konusu davada bazı sanıkların “ihaleye fesat” ve usulsüzlük iddialarıyla yargılandığını hatırlatan Emre, salon yapım ihalesini alan firmanın daha önce de kamu projelerinde yer aldığını öne sürdü. Bu projeler arasında deprem konutları, kentsel dönüşüm ve toplu konut çalışmalarının bulunduğunu dile getiren Emre, ihalelerin “adrese teslim” olduğu iddiasını gündeme taşıdı. Casusluk soruşturmasına da değindi Emre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “casusluk” suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bazı isimler hakkında iddianame hazırlandığını hatırlattı. Dosyadaki iddiaları eleştiren Emre, yargılamaların açık ve herkesin gözü önünde yapılması gerektiğini belirterek tutuksuz yargılama çağrısında bulundu. Özelleştirme ve ekonomi eleştirisi Basın toplantısında ekonomik politikaları da değerlendiren Emre, Türkiye’de 1986–2002 döneminde yaklaşık 8 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını, sonraki yıllarda ise bu tutarın 60 milyar doların üzerine çıktığını savundu. Bazı kamu varlıklarının değerinin altında satıldığını öne süren Emre, ekonomik yönetimi de eleştirdi. “Asgari ücret daha cebe girmeden eridi” 2026 Ocak ayı enflasyonunun yüzde 4,84 olarak açıklandığını hatırlatan Emre, bu artışın asgari ücrette önemli bir kayba yol açtığını iddia etti. Açıklanan rakamların güvenilirliğini tartışmaya açan Emre, yüksek hayat pahalılığının Türkiye toplumunun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Tarım, eğitim ve çocuklar hakkında uyarılar Emre ayrıca son yıllarda milyonlarca hektar tarım alanının üretim dışına çıkarıldığını öne sürerek bunun gıda fiyatları üzerinde baskı yarattığını savundu. Zorunlu eğitim çağında olduğu halde okul dışında kalan çocuklara dikkat çeken Emre, çocuk işçiliği ve istismar iddialarının da yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. CHP Sözcüsü, partisinin çocukların korunması, eğitime erişimin artırılması ve adalet süreçlerinin hızlandırılması yönünde politikalar geliştireceğini belirtti. İBB davasına ilişkin tartışmalar sürerken, söz konusu salonun yapımına dair iddialar ve yargılama süreci kamuoyunda yakından izlenmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak Haber

Özgür Özel’den iktidara: 2026, omuz omuza değişimin yılı olacak

Özgür Özel, 3 Ocak 2026’da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Çankırı’da düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye’de siyasetin yeni bir evreye girdiğini savundu. Özel, artık hiçbir kentin “siyasi kale” olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, Çankırı’nın yalnızca milletin kalesi olduğunu söyledi ve 2026’da muhalefetin ortak bir dayanışma hattı kuracağını vurguladı. “Bu meydan itirazın ve dayanışmanın meydanıdır” Konuşmasında meydanın doluluğuna dikkat çeken Özel, açlık, yoksulluk, güvencesizlik ve adaletsizliğe karşı yurttaşların sesini yükselttiğini ifade etti. Emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın yaşadığı sorunların görmezden gelindiğini söyleyen Özel, bu mitingin yalnızca bir siyasi buluşma değil, toplumsal bir itiraz alanı olduğunu dile getirdi. “Demokrasi kazanınca övünüp kaybedince yok saymak değildir” 31 Mart seçimlerine değinen Özel, CHP’nin 47 yıl sonra birinci parti olmasının ardından iktidarın “hazımsızlık” yaşadığını savundu. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, seçim kazanmanın suç olmadığını belirterek, demokrasinin seçilenlerin yönetmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özel, farklı partilerden seçilmiş isimlere de başarı dileyerek, halkın iradesine her koşulda saygı duyulması gerektiğini söyledi. Ekonomi üzerinden iktidara sert eleştiri Özel, Türkiye’nin Avrupa’da yoksulluk, işsizlik ve vergi adaletsizliğinde üst sıralarda yer aldığını savundu. Edirne ve Yunanistan örneğini veren Özel, Türkiye’de et fiyatlarının iki katına çıktığını, buna karşın komşu ülkede asgari ücretin çok daha yüksek olduğunu söyledi. CHP’li belediyelerin halk mandıraları ve kent lokantalarıyla fiyatları düşürdüğünü belirten Özel, bunun “rant değil, iyi yönetim” sonucu olduğunu ifade etti. Asgari ücret ve emekli maaşı vaadi CHP iktidarında en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılacağını söyleyen Özel, mevcut koşullarda asgari ücretin 39 bin lira olması gerektiğini savundu. Açıklanan ücretlerin açlık sınırının altında kaldığını belirten Özel, bu durumu sosyal adaletsizliğin göstergesi olarak nitelendirdi. “Vergi yükü yoksulun sırtından alınacak” Vergi sistemini sert sözlerle eleştiren Özel, dolaylı vergilerin yurttaşları eşitsiz biçimde etkilediğini söyledi. CHP’nin hedefinin çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak olduğunu belirten Özel, “yoksuldan yüzde 89, zenginden yüzde 11 vergi alan düzenin” sona ereceğini savundu ve “bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devrinin başlayacağını” söyledi. Erken seçim çağrısı ve kutuplaşma eleştirisi Özel, açık biçimde erken seçim istediklerini belirterek, iktidarın gerginlik ve kutuplaşma üzerinden sorunları örtmeye çalıştığını öne sürdü. 2026’nın ilk mitinginde, AK Parti ve MHP seçmenleriyle de kucaklaşacaklarını vurgulayan Özel, toplumsal barışın ancak bu yolla sağlanabileceğini söyledi. ABD–Venezuela çıkışıyla dış politika mesajı Konuşmasında Venezuela’daki gelişmelere de değinen Özel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonunu sert sözlerle eleştirdi. İktidarın bu konuda sessiz kaldığını savunan Özel, “Ne Trump’tan ne Amerika’dan korkumuz vardır” diyerek dış müdahalelere karşı net bir tutum aldı. “2026 kimsenin kaybetmediği bir yıl olacak” Konuşmasının sonunda Özel, 2026’yı yeni bir siyasetin miladı olarak tanımladı. Muhalefet partileriyle kol kola, omuz omuza hareket edeceklerini belirten Özel, bununla da yetinmeyerek Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi tabanındaki yurttaşlarla da diyalog kuracaklarını söyledi. Özel, hedeflerinin kimsenin kaybetmediği, herkesin kendini ait hissettiği bir Türkiye olduğunu ifade etti.

Aydoğan Doğan: 28.075 TL ile Yaşam Dayatılıyor Haber

Aydoğan Doğan: 28.075 TL ile Yaşam Dayatılıyor

2026 yılı için asgari ücretin 28 bin 75 TL olarak açıklanmasının ardından tepkiler sürerken, insan hakları aktivisti Aydoğan Doğan, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda karara sert sözlerle karşı çıktı. Doğan, açıklanan rakamın yurttaşları insanca yaşamdan uzaklaştırdığını savunarak, mevcut ekonomik tabloyu “sosyal devlet ilkesinin inkârı” olarak değerlendirdi. Aydoğan Doğan, resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, “Asgari ücret 28.075 TL! Bu, modern kölelikten öte, organize bir soygun! Halkı sistematik fakirleştirmek için yazılmış bir senaryo” ifadelerini kullandı. Doğan’ın bu sözleri, asgari ücretin yalnızca bir ekonomik veri değil, aynı zamanda temel bir insan hakkı meselesi olduğunu yeniden gündeme taşıdı. “Asgari ücret açlık sınırının altında” Sosyalist ve yurttaş odaklı bir perspektifle değerlendirme yapan Doğan, açıklanan ücretin mevcut yaşam maliyetleri karşısında gerçekçi olmadığını vurguladı. Barınma, gıda, ulaşım ve enerji giderlerindeki artışa dikkat çeken Doğan, asgari ücretle çalışan milyonlarca yurttaşın açlık ve yoksulluk sınırı arasında sıkıştığını belirtti. Doğan’a göre bu tablo, emeğin korunması ilkesinin fiilen ortadan kalktığını gösteriyor. Sosyal devlet vurgusu: “Ücret değil, yaşam hakkı” Aydoğan Doğan, sosyal devlet anlayışının yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla değil, yurttaşların yaşam koşullarıyla ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Asgari ücretin bir “lütuf” değil, insanca yaşamı güvence altına alması gereken anayasal bir hak olduğuna işaret eden Doğan, ücret politikalarının sermaye lehine, emek aleyhine şekillendiğini savundu. Toplumsal eşitsizlik eleştirisi Doğan’ın açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise gelir dağılımındaki adaletsizlik oldu. Yüksek enflasyon ortamında sabit gelirlilerin hızla yoksullaştığını belirten Doğan, ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalmasının “bilinçli bir tercih” olduğunu ileri sürdü. Bu durumun, Türkiye toplumunda sınıfsal uçurumu derinleştirdiğini ve sosyal barışı zedelediğini dile getirdi. Asgari ücret tartışmaları sürerken, Aydoğan Doğan’ın açıklamaları, konunun yalnızca ekonomik değil; insan hakları, sosyal adalet ve yurttaşlık hakkı boyutlarıyla da ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.