SON DAKİKA

#Askeri Destek

HABER DEĞER - Askeri Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Askeri Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten MYK sonrası sert açıklamalar: "Fon şeytanlarının üzerine gidiyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı esnasında basın mensuplarının karşısına geçti. Çelik, fon soruşturmalarından yeni kanun tekliflerine, Türkiye-Irak ilişkilerinden Mekke Savunma Anlaşması'na kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Siyasi himayeyle iddiaların örtbas edilmesine müsaade etmeyiz" Fon soruşturmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı bir irade ortaya koyduğunu belirten Ömer Çelik, meşru yatırımcı ile usulsüzlük yapanların titizlikle ayrıldığını ifade etti: "Fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bizim fon dolandırıcıları, 'fon şeytanları' dediğimiz bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Bu ‘fon şeytanları’ dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye'nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra bu fon şeytanlarının, üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı, bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkum ettirmeyiz ama herhangi bir siyasi himaye ile de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz." Çelik, devletin tüm denetim kurumları, maliye ve yargı organlarıyla görevinin başında olduğunu, hem çalınan paraların geri alınması hem de sorumluların cezalandırılması için sürecin titizlikle yürütüldüğünü aktardı. Sermaye piyasaları için yeni düzenleme komisyonda kabul edildi Fon mağduriyetlerinin giderilmesi ve caydırıcılığın artırılması için yasal adımların atıldığını duyuran Çelik, Sermaye Piyasası Kanunu'nda kalıcı değişiklikler öngören taslak çalışmaların sürdüğünü söyledi: "Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli. Bu çerçevede teklif edilen kanun, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Görüşülecek muhtemelen bu hafta. Aynı zamanda yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına dönük ve sermaye piyasası kanununda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Birinci olarak kanun teklifi ile tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor ve geri kazanılan değerlerin bu fon payı sahibine ödenmesi şeklindeki usul ve esasları düzenleyecek. Bu fon şeytanlığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi bunların hiçbirinin önemi yok. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak." Irak hükümetindeki Türkmen Bakan gelişmesine dair açıklama Irak'ın toprak bütünlüğü ve Türkmenlerin yönetimdeki temsili konusuna değinen AK Parti Sözcüsü, Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin kapsayıcı tutumunu takdir ettiklerini dile getirdi: "Irak'ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği bir mücadele var. Buradaki önemli başlıklardan bir tanesi Irak'taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem terörsüz bölge konusunda Sayın Başbakanın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel, herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımları var. Bu çerçevede Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Saman Ağa'nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz." Bölgesel krizler Ve "Terörsüz Türkiye" süreci Orta Doğu'da tırmanan gerilime dikkat çeken Çelik, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik adımları, Gazze, Batı Şeria, Lübnan ve Suriye'deki askeri hareketliliklerin arkasında büyük bir siyasi projenin olduğunu belirtti. "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge hedefinde kararlı olduklarını belirten Çelik, süreçteki dalgalanmalara ilişkin şu açıklamada bulundu: "Zaman zaman ‘Terörsüz Türkiye’ ve terörsüz bölge ile ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir, doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda gidemediğiniz ilerlemeyi, bir günde elde edersiniz. Bazen tersi olur. O sebeple önemli olan buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz çok sayıda olumsuz cümle, negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak odağımızı kaybederiz. Odağımız 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölgenin hedefine ulaşmasıdır. O yüzden odağımızdan ayrılmamalıyız." "Mekke İttifakı NATO'ya alternatif değildir" TBMM'ye sevk edilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kamuoyunda yürütülen tartışmalara ve eleştirilere yanıt veren Çelik, anayasal süreçlerin tam olarak işletileceğini vurguladı: "Anlaşma, Meclis’e sevk edildi. Fakat şimdiye kadar bu konuda bir çok provokasyon yapıldı ve yalan söylendi. Önce bunun NATO’ya alternatif olup olmadığı sorgulandı. Bu anlaşmanın NATO’ya alternatif olmadığını, tam tersine uluslararası güvenlik mimarisinin tamamlayıcı bir mekanizması olduğunu ifade ettik. NATO üyesi pek çok ülkenin de güvenlik mimarisinin tamamlayıcısı olarak içinde bulunduğu başka anlaşmalar var. Anlaşmayı da aynı şekilde düşünmek lazım. Anlaşma kapsamında askeri destek, kuvvet konuşlandırması ve diğer unsurların Meclis’in onayı olmadan hükümetimiz tarafından hayata geçirilmeye çalışıldığına dair bir yalan siyaseti de dolaşıma sokuldu. Böyle bir şey söz konusu değil. Meclis’in onayı ve anayasal süreçler dahilinde bu anlaşma Türkiye tarafından işletilecektir. Başka ülkelerin de anlaşmaya katılması, bu anlaşmanın prensipleri açısından kıymetli olacaktır. Bazı çevreler henüz bilgi sahibi olmadan bunu eksen kayması, kontrolsüz ve onaysız asker gönderme mekanizması olarak değerlendirdiler. Bunlar asılsızdır, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her türlü yurt dışı görevi Meclis’in iradesine, Anayasamızın 92'nci maddesine ve milli egemenlik ilkelerimize tam bir bağlılıkla gerçekleşmektedir. Bundan sonra da böyle olacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den  Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli" Haber

Bahçeli'den Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefinden bölgesel gelişmelere, Fransa'daki kitlesel gösterilerden yerel yönetimlerdeki adli soruşturmalara kadar pek çok başlığa değindi. "Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle sürecek" "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" girişimlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, birlikle ve dirlikle yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur. Milletimizin özgün iradesi ile tesis edilmekte olan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge girişimi, Türkiye aşımlarını ve bölgede hâkimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye'yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Peşinen söylemeliyim, Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek, en kısa zamanda nihayete erdirilecektir." dedi. Suudi Arabistan'a askeri destek çağrısı İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerini ve bölgesel kışkırtmalarını sert dille eleştiren Bahçeli, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin düzenlediği saldırılara da dikkat çekti. Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin müttefiki Suudi Arabistan'a her türlü askeri desteği sağlaması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kâbe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız. Sessiz kalamayız. Tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler, tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır. Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır. Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan husus saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır. Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye-Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir." dedi. Yunanistan ve Doğu Akdeniz Uyarısı Atina yönetiminin İsrail ve ABD ile geliştirdiği projelere ve deniz yetki alanı hamlelerine değinen Bahçeli, üçüncü ülkelerin desteğiyle Ankara'nın itirazlarının aşılamayacağını savundu. Yunanistan'a seslenen MHP lideri, "Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa Türk barışına sığınmasını, bizleri korkutmak için silahlanıyorsa hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye'nin besleyeceği saygı ve dostluğun İsrail'in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir" dedi. "Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemelidir" Sermaye piyasaları, futbol camiası ve belediyelere yönelik yürütülen adli süreçlere değinen Bahçeli, muhalaneti hedef alarak rüşvet ve usulsüzlük operasyonlarının üzerinin fon tartışmalarıyla örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Devlet kurumlarının çalana ve talan edene karşı şeffaf bir iletişim yürütmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir. Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış." ifadelerini kullandı. "Batı emperyalizmine kapılmayın" Fransa'da eğitim şartları ve öğretmen açığı gerekçesiyle sokaklara dökülen öğrencilere yönelik sert polis müdahalelerini hatırlatan Bahçeli, Batı dünyasını çifte standart ve ikiyüzlülükle suçladı. Benzer olaylar Türkiye'de yaşandığında insan hakları dersi verenlerin Fransa'daki şiddete sessiz kaldığını iddia eden Bahçeli, konuşmasını gençlere yönelik şu çağrıyla tamamladı: "Fransa'da yaşanan öğrenci eylemleri, Avrupa'nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gençlerimize sesleniyorum; Fransa'ya heveslenmeyin! Batı emperyalizmine kapılmayın! Türkiye'ye sahip çıkın, Türkiye sizin olsun!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

NATO Zirvesi’nde kritik karar: ABD Ukrayna’ya Patriot  lisansı verecek Haber

NATO Zirvesi’nde kritik karar: ABD Ukrayna’ya Patriot lisansı verecek

Görüşmenin ardından açıklanan en dikkat çekici karar, Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemlerinde kullanılan PAC-2 ve PAC-3 füzelerinin üretim lisansının verilecek olması oldu. "Ukraynalılar silah üretme konusunda çok yetenekliler" Görüşmenin ana gündem maddesini Rusya-Ukrayna Savaşı oluştururken, Trump Kiev’e kritik bir teknoloji transferi yapacaklarını açıkladı. Patriot füzelerine duyulan ihtiyaca vurgu yapan Trump, şu değerlendirmeyi yaptı: "Patriot füzelerimiz var ama çok fazla değil. Bazılarını verebiliriz. Hızlıca üretebileceklerini düşünüyoruz. Ukraynalılar silah üretme konusunda çok yetenekliler. Ukrayna'ya uygun zamanda gideceğim. Savaş bitsin isterim." "Putin ile bugün görüşeceğim" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini belirten Trump, savaşın sona erdirilmesi konusunda her iki liderin de istekli olduğunu savundu: "Putin savaşı bitirmek istiyor. Zelenski ve Putin savaş istemiyor. Putin'in bazı şartları vardı. Rusya için de zor oldu. Adil olmak gerekirse ben başkan olsaydım asla başlamaması gereken bir savaştı. Putin Moskova'da görüşmek istedi. Olumlu bir şeyler çıkacağını düşünüyorum." Trump ayrıca, olası bir barış anlaşması durumunda güvenlik garantileri üzerinde çalışacaklarını belirterek, "Anlaşma yapılırsa güvenlik garantisi üzerinde çalışacağız. Rusya da bize saygı duyuyor. Eğer bir anlaşma yapabilirsek Rusya çok mutlu olacaktır" ifadelerini kullandı. Zelenski: "Savaşı nasıl bitiririz, buna odaklanıyoruz" Görüşmenin ardından söz alan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ise ABD’nin desteğine teşekkür ederek, müzakere sürecindeki kararlılıklarını vurguladı: "Birinci nokta müzakerelerle ilgili, nasıl barışı ülkemize getiririz, buna odaklanıyoruz. Savaşı nasıl bitiririz buna odaklanıyoruz." Zelenski, Rusya’nın cephedeki inisiyatifini kaybettiğini iddia ederek, "Putin'in barış için hangi şartları öne sürdüğünü bilmiyorum zaten bunlar değişiyor. İnisiyatifin bizim tarafımıza geçtiğini düşünüyoruz" dedi. "Savaş bir utanç vesikası" Trump, savaşın yarattığı yıkımı "utanç vesikası" olarak tanımlarken, Ukrayna’nın yeniden inşa potansiyeline de dikkat çekti: "Yaşanan tüm ölüm ve yıkımın ardından Ukrayna'nın muazzam bir potansiyele sahip olduğunu ve Zelenski'nin de bu durumun farkında olduğunu biliyorum. Böylesine bir beyin gücü ülkeyi yeniden inşa etmeye odaklansa harika başarılar elde edilebilir." Ankara’daki bu zirve, hem Patriot lisansı kararıyla somut bir askeri destek hamlesine hem de Trump-Putin-Zelenski ekseninde yürütülen "yeni diplomasi trafiğine" sahne olması bakımından tarihi bir öneme sahip. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump:Çin, İran konusunda devreye girmeye hazır Haber

Trump:Çin, İran konusunda devreye girmeye hazır

Donald Trump, Çin ziyareti sırasında Fox News’e verdiği röportajda, Xi Jinping ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını paylaştı. Trump, Şi’nin hem İran’la anlaşma yapılmasını hem de Hürmüz Boğazı’ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını istediğini ifade etti. Trump açıklamasında, “Devlet Başkanı Şi, İran’la bir anlaşma yapılmasını istiyor. Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini söyledi” ifadelerini kullandı. Çin’in İran’dan büyük miktarda petrol satın aldığına dikkat çeken Trump, Pekin yönetiminin Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını stratejik olarak önemli gördüğünü belirtti. ABD Başkanı, “Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını istiyor”diyerek Şi’nin bu konudaki yaklaşımını aktardı. Trump ayrıca Çin liderinin kendisine, “İran’a askeri destek sağlamayacağı” yönünde güvence verdiğini de söyledi. Trump, bu açıklamayı “çok önemli” olarak değerlendirdi. Röportajda ekonomik ilişkiler de gündeme geldi. Trump, Çin’in Amerikan uçak üreticisi Boeing’den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini açıkladı. Trump, bu anlaşmanın ABD’de ciddi istihdam yaratacağını savundu. ABD Başkanı’nın Çin ziyaretine çok sayıda siyasi danışman ve Amerikan şirket temsilcisinin eşlik ettiği, Boeing CEO’su Kelly Ortberg’in de heyette yer aldığı belirtildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı Haber

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı

Kim Jong-un, iktidardaki Kore İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin sert ve çelişkili mesajlar verdi. Kuzey Kore lideri, Washington’a diyalog sinyali gönderirken Seul yönetimiyle temas ihtimalini bir kez daha dışladı. Washington’a koşullu diyalog mesajı Kim, ABD’nin Kuzey Kore’yi nükleer güç olarak tanıması ve “düşmanca politikalarını” geri çekmesi halinde iki ülke arasında ilişkilerin normalleşebileceğini söyledi. Devlet ajansı KCNA’nın aktardığı açıklamalarda Kim, ABD ile “iyi geçinmemek için bir neden olmadığını” ifade ederek müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Uzmanlar bu mesajı, Pyongyang’ın diplomatik seçeneklerini açık tutma stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. Seul’e sert ret: “Hiçbir işimiz yok” Kuzey Kore lideri, Güney Kore’yi “en düşmanca varlık” olarak tanımlayarak iki ülke arasındaki diyaloğun gündemlerinde olmadığını vurguladı. Kim, Seul’ün artık “aynı ulusun parçası” olarak görülmediğini ifade ederken güvenliğin tehdit edilmesi halinde Güney Kore’ye karşı askeri güç kullanabileceklerini öne sürdü. Bu söylem, son yıllarda Koreler arası ilişkilerde artan gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Nükleer ve askeri kapasiteyi büyütme çağrısı Kim konuşmasında, nükleer silahlı ordunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek denizaltından fırlatılabilen kıtalararası balistik füzeler, kısa menzilli taktik nükleer silahlar ve Güney Kore’yi hedef alan topçu sistemleri üzerinde çalışılması talimatı verdi. Pyongyang yönetiminin bu adımlarının, bölgesel caydırıcılık stratejisinin merkezinde yer aldığı değerlendiriliyor. Rusya ve Çin dengesi, ABD ile temas ihtimali Kuzey Kore’nin son dönemde Moskova ve Pekin ile ilişkilerini derinleştirdiği, özellikle Rusya’ya askeri destek karşılığında teknoloji ve ekonomik yardım beklentisi içinde olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Kim ile olası bir görüşme ihtimaline dair spekülasyonlar da artmış durumda. Analistler, Pyongyang’ın hem askeri güç gösterisi hem de diplomatik manevra alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Diplomasi hâlâ belirsiz Kuzey Kore, nükleer programın sınırlandırılmasına yönelik çağrıları reddetmeyi sürdürürken 2019’daki başarısız ABD-Kuzey Kore zirvesinden sonra kesilen diplomatik sürecin yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini koruyor. Kim, ülkesinin hem barışçıl birlikte yaşama hem de kalıcı çatışma senaryolarına hazır olduğunu söyleyerek kararın Washington’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.