SON DAKİKA

#Askeri Operasyon

HABER DEĞER - Askeri Operasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Askeri Operasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı Haber

Suriye ordusundan Halep’te “hedef listesi” kararı: Şeyh Maksud sakinlerine tahliye çağrısı

Suriye’de merkezi yönetim ile Özerk Yönetim güçleri arasındaki gerilim Halep’te yeni bir aşamaya taşındı. Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Komutanlığı, Şeyh Maksud mahallesinde planlanan askeri operasyon kapsamında hedef alınacak noktaların kamuoyuna önceden açıklanacağını bildirdi. Açıklama, sivillerin bölgeden ayrılması çağrısıyla birlikte yapıldı. Hedefler televizyon ve sosyal medya üzerinden duyurulacak Resmî haber ajansı SANA’da yayımlanan bildiride, operasyonun “şeffaflığı” ve sivil kayıpların önlenmesi gerekçesiyle hedef alınacak bina ve koordinatların devlet televizyonu Suriye el-İhbariye ile sosyal medya platformlarından ilan edileceği belirtildi. Ordu, yayımlanacak listelerde yer alan noktalardan yurttaşların “derhal uzaklaşması” çağrısında bulundu. Şeyh Maksud’da gerilim tırmanıyor Açıklama, Halep’in kuzeyinde son günlerde artan çatışmaların ardından geldi. Suriye ordusu ile Özerk Yönetime bağlı İç Güvenlik Güçleri arasındaki karşılıklı suçlamalar sürerken, sahadan gelen sivil kayıp bilgileri ise çelişkili. İnsani kriz derinleşiyor, yerinden edilenlerin sayısı artıyor Bölgede Salı gününden bu yana süren çatışmalar nedeniyle yaklaşık 140 bin yurttaşın evlerini terk ettiği bildiriliyor. Buna karşın mahallelerde hâlâ on binlerce sivilin mahsur kaldığı, su, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimin ciddi biçimde kısıtlandığı ifade ediliyor. Uluslararası tepkiler ve çağrılar sürüyor Halep’teki gelişmelere ilişkin uluslararası aktörlerden itidal ve ateşkes çağrıları gelirken, sahadaki askeri hareketlilik insani tabloyu daha da ağırlaştırma riski taşıyor. Bölgedeki yurttaşlar için güvenli tahliye koridorlarının açılıp açılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit Haber

Petro: ABD’nin Kolombiya’ya yönelik operasyon ihtimali artık gerçek bir tehdit

Petro’nun açıklamalarının detayları Petro, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kolombiya’ya yönelik askeri operasyon ihtimaline dair sözlerini ciddiye aldığını belirtti ve bu tür açıklamaların artık “somut bir tehdit” algısı yarattığını söyledi. BBC röportajında Petro, ABD’nin Latin Amerika’daki politikalarını eleştirerek Washington’un bölgeyi kendi “imparatorluğunun parçası” gibi gördüğünü savundu. Petro’nun ifadesine göre bu tehdidin ortadan kalkması, Trump yönetimiyle yürütülen diplomasi ve görüşmelere bağlı. Ayrıca Petro ve Trump’ın yaklaşık bir saat süren telefon görüşmesinde uyuşturucu kaçakçılığı, Venezuela ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Arka plan: Diplomasiden gerilime Bu açıklamalar, Trump’ın Latin Amerika’daki askeri hamleler ve politik söylemleri bağlamında değerlendiriliyor. Örneğin Trump, Venezuela’daki askeri operasyonun ardından Kolombiya’ya da benzer müdahale olasılığını gündeme getirmişti. Bu durum, bölgesel güvenlik ve egemenlik tartışmalarını derinleştirdi. Petro’nun savunma yaklaşımı Bir saldırı ihtimali söz konusu olduğunda hükümetin diyalog yolunu tercih ettiğini söyleyen Petro, Kolombiya’nın zorlu coğrafi koşullarına ve halk desteğine vurgu yaptı. Kısaca: Kolombiya lideri Petro, ABD’nin askeri müdahale söylemlerini artık “gerçek bir tehdit” olarak gördüğünü açıkladı ve bu tehdidin sadece diplomatik süreçlerle bertaraf edilebileceğini belirtti.

Suriye ordusu, Halep’te SDG’ye karşı sınırlı operasyon başlatacak Haber

Suriye ordusu, Halep’te SDG’ye karşı sınırlı operasyon başlatacak

Suriye Enformasyon Bakanlığı Dış Medya Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, son bir ay içinde SDG’nin saldırılarında 20’den fazla sivilin ve 25’ten fazla askerin hayatını kaybettiği, 150’den fazla kişinin ise yaralandığı bildirildi. Açıklamada, saldırıların Halep’te günlük yaşamı ve ticari faaliyetleri ciddi biçimde olumsuz etkilediği vurgulandı. Bakanlık açıklamasında, “Suriye Arap Ordusu, SDG’nin sivil mahallelere, ana yollara ve güvenlik güçlerine yönelik süregelen saldırılarına karşılık olarak Halep’te sınırlı bir askeri operasyon başlatacaktır” ifadelerine yer verildi. Operasyonun, yerel bir karar doğrultusunda ve Halep halkının talebi üzerine yürütüleceği belirtilirken, temel hedeflerin; süregelen topçu atışlarını, keskin nişancı ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını durdurmak, güvenliği yeniden sağlamak, Halep–Azez yolunu açmak ve sivilleri korumak olduğu kaydedildi. Açıklamada ayrıca askeri faaliyetlerin uluslararası hukuka uygun şekilde icra edileceği, sivillerin tahliyesine öncelik verileceği ve yalnızca saldırılardan sorumlu silahlı unsurların hedef alınacağı vurgulandı. Halep’te çatışmalar tırmanıyor Halep kent merkezinde 6 Ocak’ta başlayan SDG saldırılarında 1 asker ve 5 sivil yaşamını yitirmiş, 31 kişi yaralanmıştı. Bu gelişmelerin ardından Suriye ordusu, SDG ile temas hatlarına çok sayıda tank ve zırhlı personel taşıyıcı ile takviye birlikler sevk etti. Çatışmalar nedeniyle kent merkezinde resmi kurumlarda çalışmalar durdurulurken, okullarda ve üniversitelerde eğitime ara verildi. Halep Uluslararası Havalimanı’nda uçuşlar askıya alındı. Aynı gün akşam saatlerinde SDG’nin Süryani Mahallesi’nde bir okul ve hastaneyi hedef alan saldırı düzenlediği de bildirildi. Kentteki güvenlik durumuna ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor.

Washington’dan gelen mesaj bölgeyi ayağa kaldırdı Haber

Washington’dan gelen mesaj bölgeyi ayağa kaldırdı

Amerika Birleşik Devletleri’nin 3 Ocak 2026’da Venezuela’da başlattığı askeri operasyon, bölgesel dengeleri sarsarken küresel ölçekte de sert tartışmalara yol açtı. Operasyon kapsamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi ülke dışına çıkarılarak ABD’ye götürüldü. Washington yönetimi, sürecin geçici bir yönetim planı ve yeni askeri adımlarla devam edebileceği mesajını verdi. Trump yönetimi müdahaleyi genişletiyor ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun ardından yaptığı açıklamalarda Venezuela’yı “güvenli ve makul bir geçiş süreci tamamlanana kadar” yöneteceklerini söyledi. Trump, Maduro yönetimine bağlı unsurların işbirliği yapmaması halinde yeni askeri müdahalelerin de gündeme gelebileceğini belirtti. Bu çıkış, Latin Amerika’da “rejim değişikliği” endişelerini yeniden alevlendirdi. Küba operasyonun gölgesinde kaldı Venezuela’nın en yakın müttefiklerinden Küba, operasyonun en ağır sonuçlarını yaşayan ülkelerden biri oldu. ABD kaynaklarına göre, operasyon sırasında Venezuelalı unsurlarla birlikte görev yapan 32 Kübalı asker ve güvenlik mensubu hayatını kaybetti. Havana yönetimi bu kayıpların ardından ülkede yas ilan etti. ABD Senatosu’ndaki Trump yanlısı isimlerden Lindsey Graham ise Küba’ya yönelik sert ifadeler kullanarak, Washington’un bölgede daha geniş bir baskı politikasına hazırlandığının sinyalini verdi. Maduro–Küba güvenlik hattı hedefte Maduro yönetiminin uzun süredir savunma ve iç güvenlik alanlarında Küba’dan askeri danışmanlık ve operasyonel destek aldığı biliniyor. ABD cephesi ise bu ilişkiyi, Maduro iktidarını ayakta tutan temel unsurlardan biri olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Küba bağlantısının, Venezuela operasyonunun kritik hedeflerinden biri olduğu ifade ediliyor. Trump’tan Latin Amerika’ya açık tehditler Trump, Venezuela özelinde yaptığı açıklamaların yanı sıra bölgedeki diğer ülkelere de sert mesajlar verdi. Kolombiya ve Meksika isim verilerek eleştirilirken, Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro uyuşturucu üretimi ve sol politikalar üzerinden hedef alındı. Bu açıklamalar, ABD’nin Latin Amerika genelinde daha agresif bir strateji izleyebileceği yorumlarına neden oldu. Bölgeden ve dünyadan tepkiler yükseliyor Latin Amerika’daki birçok hükümet, ABD’nin Venezuela müdahalesini egemenlik ihlali olarak nitelendirdi. Meksika, Brezilya ve Kolombiya başta olmak üzere çok sayıda ülke, bu adımın tehlikeli bir emsal oluşturduğu uyarısında bulundu. Uluslararası toplumda da operasyonun uluslararası hukuka aykırı olduğu yönündeki eleştiriler giderek artıyor. Yeni bir bölgesel krizin eşiğinde mi? Uzmanlara göre Washington’un Venezuela üzerinden Küba ve diğer Latin Amerika ülkelerine yönelttiği sert mesajlar, yalnızca askeri değil siyasi ve diplomatik sonuçlar da doğurabilecek bir sürecin başlangıcı olabilir. ABD’nin bu yaklaşımı, bölgede uzun süredir kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getiriyor.

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz! Haber

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında, operasyonun kapsamı ve sonrasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasının ardından, ülkede yönetimin “makul bir geçiş süreci” tamamlanana kadar ABD kontrolünde olacağını savundu. “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir operasyon” iddiası Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş” büyüklükte bir askeri operasyon olarak tanımladı. Operasyonun amacının “diktatör Maduro’yu adalete teslim etmek” olduğunu öne süren Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen ABD tarafında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hava araçlarının zarar görmediğini iddia etti. “Geçiş sağlanana kadar yönetimde kalacağız” mesajı Venezuela’da uzun süredir devam eden siyasi krizin tekrar etmesini istemediklerini dile getiren Trump, “Güvenli, uygun ve makul bir geçiş yapabileceğimiz zamana kadar Venezuela’yı yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Trump, Venezuela’nın halkın iyiliğini gözetmeyen başka aktörlerin eline geçmesine izin vermeyeceklerini savundu. Maduro ve Flores için ABD’de yargılama hazırlığı Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “ABD ve yurttaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm” suçlamasıyla New York Güney Bölgesi tarafından itham edildiğini açıkladı. İkilinin şu anda New York’a doğru giden bir gemide bulunduğunu söyleyen Trump, yargılamanın New York veya Miami’de yapılmasına karar verileceğini ifade etti. Petrol ambargosu sürecek, ABD şirketleri devreye girecek Trump, Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki askeri varlığını koruyacağını belirtti. ABD’nin talepleri karşılanana kadar bu durumun değişmeyeceğini söyleyen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve üretimin yeniden başlatılacağını dile getirdi. Bölgesel gerilim mesajlarla derinleşti Trump, açıklamasında Gustavo Petro’ya da atıfta bulunarak Kolombiya’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Bu sözler, Venezuela merkezli krizin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayıp bölgesel bir gerilime dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi müdahalesinin uluslararası hukuk, egemenlik ve bölgesel istikrar açısından yeni ve daha derin tartışmaları beraberinde getirdi.

Netanyahu’dan küstah açıklama: 'İran'la işimiz bitmedi” Haber

Netanyahu’dan küstah açıklama: 'İran'la işimiz bitmedi”

İran’a yönelik mesaj sertleşti Netanyahu, New York Times’ın düzenlediği etkinliğe çevrim içi katılarak yaptığı konuşmada, İran’a karşı yürütülen sürece dair “savaş bitmedi” vurgusu yaptı. Tahran’ın ağır bir yara aldığını savunan Netanyahu, İran’ın nükleer kapasitesine dikkat çekerek bu başlığın İsrail açısından kapatılmış bir dosya olmadığını söyledi. Bölgesel savaş vurgusu öne çıktı Konuşmasında yalnızca İran’ı değil, bölgedeki tüm aktörleri hedef alan bir çerçeve çizen Netanyahu; Hamas, Hizbullah, Husiler, Irak’taki milisler ve Suriye yönetimini aynı denklem içinde değerlendirdi. Netanyahu, İsrail’in Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve Irak’ta askeri operasyon yürüttüğünü belirterek, bunun “bölgesel bir mücadele” olduğunu söyledi. Sivillerle ilgili açıklama tepkilere yol açtı Gazze’de on binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılara ilişkin yöneltilen sorulara yanıt veren Netanyahu, İsrail ordusunun “sivillerin hayatını önemsediğini” iddia etti. Bu sözler, uluslararası kamuoyunda yükselen insan hakları ihlali eleştirileriyle keskin biçimde çelişti. New York mesajı meydan okumaya dönüştü Netanyahu’nun en dikkat çekici çıkışlarından biri, New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani hakkında oldu. Mamdani’nin, Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarının uygulanacağını açıklamasına karşılık İsrail Başbakanı, “New York’a gideceğim, neler olacağını göreceğiz” diyerek rest çekti. Abraham Anlaşmaları gündemde kaldı Netanyahu, İsrail’in Arap ülkeleriyle ilişkilerinde temel başlık olan Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesini istediklerini dile getirdi. Ancak Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceklerini yineleyerek, bu konunun İsrail açısından “kırmızı çizgi” olmaya devam ettiğini söyledi. Filistin yönetimine açık mesaj verildi Gazze’nin geleceğine dair soruya ise Netanyahu, Filistin yönetiminin Gazze’de söz sahibi olmasını düşünmediklerini açıkladı. Bölgenin yönetimi için farklı yerel aktörlerin öne çıktığını savunan Netanyahu, bu yapının hem Hamas’a hem de Filistin yönetimine mesafeli olduğunu öne sürdü. Hem dışarıya hem içeridekine mesaj 76 yaşındaki Netanyahu, siyaseti ne zaman bırakacağı sorusuna, “Görevlerle ölçerim” yanıtını verdi. Kendisini Türkiye toplumuna değil, İsrail kamuoyuna konuşur gibi konumlandıran Netanyahu, içeride güçlü destek gördüğünü iddia ederek siyasi pozisyonunu sürdürme mesajı verdi.

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye’ye geliyor! Haber

Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye’ye geliyor!

Ankara kulisleri, Temel Strateji Araştırma Merkezi Başkanı Abdurrahim Semavi’nin ortaya attığı ve bölgedeki tüm dengeleri altüst edecek bomba iddialarla çalkalanıyor. Welat TV’ye konuşan Semavi’nin iddialarına göre, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kilit ismi İlham Ahmed’in önümüzdeki ay Türkiye’ye gizli ve kritik bir ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. Bu ziyaretin sıradan bir diplomatik temas olmadığı, devletin en üst kademesiyle yürütülen ve "geri dönüşü olmayan" bir barış sürecinin en somut adımı olduğu öne sürülüyor. İmralı kapıları açılıyor: Yeni mutabakat yolda Bölge siyasetinde deprem etkisi yaratan açıklamaya göre, Ankara’ya gelecek olan heyetin ajandasında Abdullah Öcalan ile İmralı’da yüz yüze bir görüşme bulunuyor. Bu tarihi buluşmanın amacının, geçtiğimiz mart ayında taraflar arasında varıldığı iddia edilen gizli mutabakatı tamamlayıcı nitelikteki yeni ve kapsamlı bir anlaşmayı hayata geçirmek olduğu belirtiliyor. Semavi, bu trafiğin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temmuz ayında işaret ettiği "Türkler ve Kürtler arasında tarihi uzlaşı" vizyonunun sahaya yansıması olduğunu savundu. Örgüt üyelerine af, Öcalan’a ev hapsi iddiası Sürecin en tartışmalı ve ses getirecek boyutu ise masadaki yasa taslağı. İddiaya göre hükümet, Abdullah Öcalan’ın cezaevinden çıkarılarak devlet gözetiminde ev hapsine alınmasını ve PKK mensuplarının silah bırakıp evlerine dönmesini sağlayacak radikal bir yasal düzenleme üzerinde çalışıyor. Hazırlanan bu "eve dönüş" yasasının, Türkiye’deki Kürt yurttaşların kültürel ve ulusal haklarını anayasal güvence altına alacağı ve silahlı çatışma dönemini kalıcı olarak bitireceği ifade ediliyor. "Ok yaydan çıktı, barış süreci resmen başladı" Semavi, askeri operasyon ihtimallerinin artık masadan kalktığını ve barış sürecinin fiilen başladığını belirterek, "Bu süreçten artık geri dönüş yok" iddiasında bulundu. Ankara’nın PKK’ye yönelik siyasi dilini değiştirdiğini ve atılacak bu dev adımların toplumsal tabanda kabul görmesi için Türkiye halkını ikna turlarına başladığını belirten Semavi, sürecin sabırla ama kararlılıkla yürütüldüğünü dile getirdi. Gözler şimdi, Ankara’nın bu iddialara vereceği yanıta ve önümüzdeki ay gerçekleşeceği söylenen o kritik ziyarete çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.