SON DAKİKA

#Askeri Seçenekler

HABER DEĞER - Askeri Seçenekler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Askeri Seçenekler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray'daki kritik zirveden "savaş" kararı çıktı! Haber

Beyaz Saray'daki kritik zirveden "savaş" kararı çıktı!

Trump’a “askeri seçenekler” sunuldu Amerikan CBS News’in haberine göre, Beyaz Saray’da yapılan toplantıya ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve çok sayıda üst düzey askeri yetkili katıldı. Toplantıda, Venezuela’ya yönelik olası saldırı dahil tüm güncellenmiş askeri senaryoların Başkan Trump’a sunulduğu öne sürüldü. Görüşmede, Karayipler ve Güney Amerika açıklarındaki güvenlik stratejileri masaya yatırıldı. Kaynaklara göre, Trump henüz Venezuela’ya doğrudan bir askeri müdahale kararı almadı ancak bölgedeki askeri varlığın artırılması yönünde talimat verdi. Hegseth: “Güney Mızrağı Operasyonu’nu başlattık” Toplantının ardından açıklama yapan ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya üzerinden “Batı Yarımküre’de uyuşturucu kaçakçılığı ve terörle mücadele kapsamında Güney Mızrağı Operasyonu’nu başlattık” ifadelerini kullandı. Operasyonun Güney Mızrak Ortak Görev Gücü (Joint Task Force South Spear) ve ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) koordinasyonunda yürütüleceği bildirildi. Hegseth açıklamasında, “Bu operasyon, ABD anakarasını korumayı, uyuşturucu teröristlerini etkisiz hale getirmeyi ve uyuşturucu kaynaklı ölümleri önlemeyi hedefliyor” dedi. Denizaltılar, savaş gemileri ve uçak gemisi bölgeye gönderildi Trump yönetimi, Latin Amerika kökenli uyuşturucu kartellerine karşı “yerinde mücadele” stratejisini devreye soktu. ABD, Venezuela açıklarına denizaltı ve savaş gemilerinden oluşan bir deniz filosu gönderdi. Ayrıca dünyanın en büyük uçak gemilerinden USS Gerald R. Ford, bölgeye ulaştı. Washington yönetimi, operasyonun “sınır ötesi suç örgütlerine yönelik” olduğunu savunurken; Caracas yönetimi bu adımı “egemenliğe saldırı” olarak nitelendirdi. Maduro’dan misilleme: 4,5 milyon milis seferber edildi Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ülkesinin herhangi bir dış müdahaleye karşı “hazır” olduğunu belirtti. Maduro, “Her karış toprak için savaşacağız. Halk ordumuzla birlikte vatanı savunacağız” diyerek 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini açıkladı. Maduro ayrıca ABD’nin Karayipler açıklarında “uyuşturucu gerekçesiyle” hedef aldığı tekneleri uluslararası hukuka aykırı saldırılar olarak değerlendirdi. Uluslararası hukuk tartışması büyüyor ABD’nin Güney Amerika’da artan askerî varlığı, uluslararası hukukçular ve Birleşmiş Milletler çevrelerinde endişe yaratıyor. Eleştiriler, “uyuşturucuyla mücadele” bahanesiyle rejim değişikliği operasyonu yürütüldüğü yönünde. Latin Amerika’daki birçok ülke, bölgenin yeniden “soğuk savaş dönemini hatırlatan” bir askeri bloklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu savunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.