SON DAKİKA

#Atatürk

HABER DEĞER - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel, seçim vaadini açıkladı: Ev hanımlarına emeklilik güvencesi Haber

Özgür Özel, seçim vaadini açıkladı: Ev hanımlarına emeklilik güvencesi

Projenin detayları Kayseri'de düzenlenen kadın buluşmasında sosyal devlet politikaları ve vatandaşlık temel geliri üzerine değerlendirmelerde bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, aslında seçim döneminde duyurmayı planladıkları projeyi daha önce Kocaeli'deki temasları sırasında yanlışlıkla dile getirdiğini ifade etti. Ev hanımlarının sosyal güvenceye kavuşturulmasını hedefleyen sistemin işleyişini aktarırken Özel, "Vatandaşlık temel geliri diye bir şey var. Biz sana iş bulamamışsak, bir maaş verememişsek bir temel gelir olacak; o da ailede doğrudan ev hanımının kendisine verilecek" sözleriyle temel gelir modeline dikkat çekti. Projenin sürpriz kısmını ise şu sözlerle açıkladı: "Üçüncü bir şey, sürpriz... Seçimde söyleyecektim ama dün Kocaeli’de ağzımdan kaçırdım, gazeteler de yazmış. Yeni Parti iktidarında bir mahallede kreş yoksa, kadın çalışmak isteyip iş bulamadıysa ya da çocuk sayısı, evdeki yaşlısı veya engellisinden dolayı çalışma imkanı yoksa; evde çalışan hanımın sigortasını devlet ödeyecek. Ev hanımları evde çalışarak emekli olacaklar. Esas projemiz bu bizim." "Türk kadınına en büyük hediyemiz olacak" Tarihsel süreçteki sosyal hak adımlarına ve Atatürk devrimlerine atıfta bulunan Özgür Özel, reformun önemini şu ifadelerle vurguladı: "Türkiye’ye sendikayı, emeklilik hakkını, hastalık ve yaşlı sigortasını Bülent Ecevit getirdi. Nasıl Atatürk önce memleketi kurtarıp sonra Türk kadınına seçme seçilme hakkı verdiyse, Atatürk’ün görüşlerini savunan bizlerin Türk kadınlarına en büyük hediyesi bu olacak. Anlatılan bu dertlerin tamamı yoksulluktan, işsizlikten ve güvencesizlikten kaynaklanıyor." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya'dan YENİ Parti ittifakı açıklaması: "Muhalefetin yan yana durma zorunluluğu var" Haber

CHP Genel Başkan Yardımcısı Kaya'dan YENİ Parti ittifakı açıklaması: "Muhalefetin yan yana durma zorunluluğu var"

"Bu rejim değişmedikçe herkesin yüzde 50+1'i bulma zorunluluğu var" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, partisinin Manisa İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında iktidarın tarım ve eğitim politikalarını eleştirirken, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yerel yönetimlerdeki başarılarına vurgu yaparak iktidarın ömrünün ilk yapılacak seçime kadar olduğunu belirten Kaya, bir gazetecinin "YENİ Parti ile ilişkiniz nasıl olacak? Gelecekte herhangi bir seçimde ittifak söz konusu olabilir mi?" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi: "YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte siyaset yaptık, başarılar diliyorum. YENİ Parti’ye yolunda başarılar diliyorum. Bu rejim ve sistem değişmediği müddetçe her partinin yüzde 50+1’i bulma zorunluluğu var. Eğer cumhurbaşkanı adayınız 50+1’i alamazsa kazanmış olmuyorsunuz. Recep Tayyip Erdoğan bile HÜDA-PAR ile ittifak yapmak zorunda kaldı... Bu sistem devam ettikçe muhalefet partilerinin yan yana durma zorunluluğu vardır. Bizim tüm siyasi partilere kapımız açık." "Cumhuriyete inanan herkesle birlikte oluruz" Parti ayrımı yapmaksızın tek adam rejimine karşı olan herkesle ortaklaşabileceklerini belirten Kaya, hiç kimseye dirsek göstermeyeceklerini ifade etti. Kaya, "Dün bizimleydiniz, bugün ayrıyız diye biz kimseye dirsek göstermeyiz. Çünkü yan yana yürümezsek Atatürk’ün emaneti cumhuriyeti ayakta tutamayız. Cumhuriyete kim inanmışsa, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetine kim sahip çıkmak istiyorsa biz onlarla birlikte oluruz," dedi. Aday belirleme sürecine de değinen CHP'li Kaya, kimseye aday dayatmayacaklarını ve ortak yol yürüyecekleri kesimlerle birlikte hareket edeceklerini vurgulayarak, YENİ Parti ve diğer tüm partilere bakış açılarının bu çerçevede şekillendiğini kaydetti. Öte yandan toplantıda, seçim sonrasında partilerinden istifa ederek başka siyasi oluşumlara geçen belediye başkanlarına da çağrıda bulunan Kaya, "Seçildiğiniz partiden ayrılıyorsanız, seçildiğiniz makamdan da ayrılmayı düşünün," ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız" Haber

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız"

YENİ Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen ve kamuoyunun yakından takip ettiği kapalı grup toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel, Meclis'te görüşülen "Çerçeve Yasa" teklifine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında meselenin adının Kürt meselesi, özgür siyaset ve barış içinde yaşama olduğunu belirten Özel, sorunun seçim takvimine göre değil, milletin rızası ve demokrasinin meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin iktidar tarafından özensiz yürütüldüğünü ve toplumsal fırsatın kısmen heba edildiğini savunan Özel, "Bir panikle son sürece girilmiştir. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi yapılmaz. Millet bu sürecin sahibidir" dedi. "Metne kefil olmadan sorumluluk alıyoruz" Teklifin içeriğindeki eksikliklere ve eleştirilere dikkat çeken Özgür Özel, Can Atalay, Demirtaş, cezaevindeki seçilmiş siyasetçiler ve gazeteciler konusunda atılmayan adımların eksikliğini hissettiklerini belirtti. Vatandaşlardan gelen itirazları ve "Bu yasa 'Erdoğan'a yeniden seçilme yolu açacak bir döneme yol açacak' eleştirilerini görüyorum" diyerek kaygıları anladığını ifade eden Özel, şunları kaydetti: "Erdoğan mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapandır. Biz iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştirenlerden değiliz. Bizi uyaran yurttaşların seslerini duyuyorum. Bu itirazı ciddiye alıyorum." Konuşmasında silahların bırakılmasına kapı aralandığını belirten Özel, "Barışın önünde durmayacağız. Erdoğan iktidarını başaramadığı adaleti biz başaracağız. Bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yok. Bir ülkeye bu kadar kötülük yapan bir iktidarın barışın sahibi olmasını beklemiyorduk. Barışın sahibi bu millettir" ifadelerini kullandı. "Atatürk ve Cumhuriyet kırmızı çizgimizdir" Komisyona konulan imzanın arkasında durduklarını belirten YENİ Parti lideri, kayyum uygulamalarının ve hukuksuz tutuklulukların takipçisi olacaklarını yineledi. Şehit ailelerine de seslenen Özel, kimsenin onların hatıralarını siyasete alet edemeyeceğini belirterek, "Kırmızı çizgilerimiz net, Atatürk, cumhuriyetin temel değerleri bunlar pazarlık konusu yapılamaz. İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya evet diyeceğiz" diyerek partisinin kararını ilan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır” Haber

Sarp Kuray :“Öcalan Türkiye devrimci hareketini çok asil biçimde kucaklamıştır”

"İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin' demiştim" 81 yıllık ömrünün önemli bir kısmını sürgünde ve cezaevinde geçiren, Deniz Harp Okulu mezunu bir devrimci olan Sarp Kuray, güncel siyasetin sıkışmışlığına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Ekrem İmamoğlu ile geçmişte yaptığı bir diyaloğu paylaşan Kuray, erken hamlelerin risklerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "İmamoğlu'na 'Tarihin eli omuzunuzda, acele etmeyin, CHP'de liderlik kavgasına girmeyin' demiştim, erken atakla hata yaptı." Kuray, CHP içindeki ayrışmalara ve kurultay süreçlerine de değinerek, partinin Avrupa tarzı bir sosyal demokrasi hareketi olmadığını, Atatürk'ün tarihsel ve sınıfsal dinamikleri bir arada topladığı bir yapısı bulunduğunu vurguladı. Kasım 2023 kurultayında Parti Meclisi'ne aday olduğunu ancak yaşanan kavgalara ve "Hançerlendim" çıkışlarına mesafeli durduklarını belirten Kuray, CHP'den ayrılanların Kürt meselesi konusunda henüz net bir tutum ortaya koymadığını şu sözlerle eleştirdi: "CHP’den ayrılanlar henüz Kürt meselesiyle ilgili lafını söylemedi, etrafında dolaşıyorlar. Devlet Bahçeli’nin burada bir inisiyatifi var ve ben bu inisiyatifi takdir ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde böyle bir şey yok, etrafında dolanıyorlar. Şimdi Kürt vilayetlerini ziyaret etmekle kapanacak bir iş değil bu." "Bekaa'da Öcalan ile ilk kez tanıştım, PKK'nın Türk damarına kıymet veriyor" 12 Eylül öncesinde 12 Mart'ın tamamlanacağı öngörüsüyle DİSK Basın-İş Başkanı Burhan Şahin aracılığıyla Yaser Arafat'a haber gönderdiklerini ve Bekaa Vadisi'ne çekildiklerini anlatan Kuray, PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilk kez orada karşılaştığını belirtti. Öcalan’ın Dev-Genç’e ve özellikle Mahir Çayan’a duyduğu sempatiyi dile getiren Kuray, o döneme dair şu ayrıntıları paylaştı: "Dev-Genç’e olağanüstü bir sempatisi var. Kitaplarında da bunun temelini koyuyor. Siyasal Bilgiler’de okurken 68 hareketinin ruhu onu etkiliyor. 68'in içinde de kendine göre bir ayrım yapıyor, Mahir Çayan’ı öne koyuyor. Mahir Çayan’a büyük sempatisi var. Mahir Çayan'ın hayatının, onun mücadele anlayışının kendisini kökten etkilediğini söylüyor. 68 hareketinden gelen bir insan olduğumuz için bize karşı her zaman saygı ve sevgi dolu oldu. Bir kere çok zeki bir insan. Kendi davasına olağanüstü bir yoğunlaşması var. Tabii biz kendisini tanıdığımızda Suriye’ye çekilmişti, 84 olayları daha yaşanmamıştı. O zaman öyle bir kuvveti yoktu yani." Kuray, PKK'nın Kürt hareketleri içinde Türklerle birlikte olma konusundaki aktif tutumuna dikkat çekerek, "Başlangıçta Kemal Pir var, Haki Karer var. Daha önce Öcalan İstanbul THKO’nun içinden bir grupla birlikte DDKO’da deniyor biliyorsunuz. Denizlerin idamından sonra bir ayrışma oldu. Fakat Kürtlerin Türklerle birlikte direnişi anlamında başka böyle bir deneme yok. Bugün de hâlâ PKK'nın üst yönetiminde Türkler var. Türk damarına bu kadar kıymet veren başka bir Kürt örgüt yoktur" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye üçüncü toplanma konağının sancılarını çekiyor" Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunu "birinci toplanma konağı", Cumhuriyet'in kuruluşunu ise "ikinci toplanma konağı" olarak tanımlayan Kuray, Türkiye'nin bugün üçüncü bir evrenin sancılarını yaşadığını söyledi. Osmanlı'nın kuruluşunda Vefai tarikatı ve Baba İlyas hareketleri gibi halk dinamiklerinin etkili olduğunu belirten Kuray, solun bu dönemi yalnızca "feodalizm" olarak nitelendirerek geçiştirdiğini vurguladı: "Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk kuruluşundaki toprak düzeninin ve devlet düzeninin iyi bilinmesi lazım. Çünkü bunlar bozulduğu anda muazzam isyanlar çıkıyor. Önce Şeyh Bedrettin ayaklanıyor, arkasından Celali ayaklanıyor. Niye ayaklanıyorlar? Çünkü topraktan kendilerine eşitlik hakkı verilmiş, adamlar bunu kaybettikleri anda ayaklanıyorlar. Bin yıllık kardeşliğin temelinde yatan bu olayı bilmiyoruz biz. Sol bu dönem için ‘feodalizm’ deyip geçmiştir. Yani burada bir açılım lazım. Bir tek Doktor Hikmet Kıvılcımlı bu sürecin üzerine ciltlerle kitap yazmıştır." Atatürk'ün 1924'e kadar Kürtlerle birlik ve kardeşlik zemininde yürüdüğünü, Erzurum Kongresi'nden itibaren bu tarihin bilincinde hareket ettiğini belirten Kuray, kopmanın Atatürk'ten kaynaklanmadığını şu sözlerle ifade etti: "Kopma Atatürk’ten gelmiyor, işi bozan Cibranlı Halil Bey; Öcalan da ‘Bir Halkı Savunmak’ kitabında anlatır. Ben de kopmanın Atatürk'ten geldiği kanaatinde değilim. Atatürk’ün bir çabası var, Türkiye’yi toplamak için bir çabası var. Şimdi demek ki biz bugün tekrar Türkiye'nin toplanmasını dert edenler olarak bu iki toplanma konağının karakteristiğini iyi anlamalıyız. ‘Bin yıllık kardeşlik’ söyleminin kökenini iyi bilmeliyiz." "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamıdır" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anayasa değişikliği hamleleri ve Kürt seçmeni muhalif bloktan koparma stratejisi hakkında konuşan Kuray, Abdullah Öcalan'ın bu süreçte iktidarla basit bir pazarlık yapmayacağını ifade etti. Öcalan'ın üçüncü toplanma konağına prensipli bir yaklaşımla geldiğini belirten Kuray, düşüncelerini şu sözlerle detaylandırdı: "Öcalan oyuna gelmez, prensip adamı, üçüncü toplanma konağına prensipli şekilde geliyor. Argümanları ortadayken ‘İktidar ile anlaşma yapar’ sonucuna varamayız. ‘Bu mücadele yok olma durumuyla karşı karşıya kalan Kürtlüğün varlığını ispat etme mücadelesidir. Ve burada bir sonuç çıkardık. Kürtlüğün kaybolmak üzere olan varlığını ispat ettik. Şimdi yeni bir aşamaya geldik’ diyor. Tarihi arka planı işin içine oturtarak yapıyor bunu. Ülkenin demokratik bir yapıya kavuşmasını temel argüman olarak koyuyor." Devrimcilik, cezaevi yılları ve Saraçhane ruhu Cezaevinden çıktıktan sonra 2017 yılında Veli Ağbaba'nın davetiyle CHP'ye katıldığını hatırlatan Kuray, devrimcilik çıtasını ülkenin koşulları gereği mecburen indirdiğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Ben hapishanedeyken 98 CHP milletvekili ziyaretime geldi. Veli Ağbaba bunlardan biriydi. Yani cezaevinde bana bir sahiplenmeleri oldu. Sonra 2017’de davet geldiğinde onlara şunu söyledim: ‘Benim Cumhuriyet Halk Partili olmama imkân yok. Ben devrimci bir adamım, hep de öyle kalacağım. Ha bugün devrim olacak diye bir strateji yapmaya imkân yok. Devrimcinin de minimum programları var, maksimum programları var.’ Mecburen çıtayı indirdim. Türkiye'nin zaten temel sorunu demokratik devrimini tamamlayamamış bir ülke olması. Bizim devrimciler olarak yorumumuz şudur; demokratik devrimin tamamlanması için atılacak her adım bizim için onurlu ve arkasından gidilebilecek bir potansiyel taşır." Röportaj sırasında kızı Zeynep Kuray'ın da aralarında bulunduğu gençlerin Saraçhane'deki eylemlerine değinen Kuray, 68 ruhunun ve direniş geleneğinin üniversite kapılarında ve meydanlarda yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Gençlerin üniversitelerden çıkıp o direniş ruhunu alanlara taşıması 68 ruhunun hala devam ettiği fikrini uyandırdı bende. 68 bir feda hareketiydi, bir devrim stratejisi falan değildi. Arkadaşları idam edilmekte olan insanların fedaya yürümeleridir. Bunda da komün dürtüleri vardır. Arkadaşlarını kurtarmak için orada şehit oldular. Şimdi bu Türkiye'ye bir şey kazandırdı; bir devrimin tahayyüllerde olabileceği gerçeğini koyduk. Bizi artık bu toplumun hafızasından söküp atma ihtimalleri artık yok." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YENİ Parti'de yol haritası netleşiyor: 21 ilde özel kadrolar sahaya sürülecek Haber

YENİ Parti'de yol haritası netleşiyor: 21 ilde özel kadrolar sahaya sürülecek

Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 21 şehir için devreye sokulan özel heyet stratejisiyle sahaya inmeye hazırlanan parti yönetimi, tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından ekim ayında ilk büyük kurultayını toplamayı hedefliyor. Meclis binasında basın karşısına çıkan YENİ Parti kurmayları, siyasi büyüme haritalarını kamuoyuyla paylaştı. Toplantının odak noktasını oluşturan açıklamalara göre, Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, 81 ilin tamamında tabelalarını asmak adına aralıksız bir mesai yürüttüklerini dile getirdi. Doğu ve Güneydoğu'da yoğun markaj Stratejik öneme sahip Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki 21 kentin ayrı bir paranteze alındığını belirten Aytekin, bu coğrafyadaki örgütlenme çalışmalarının büyük bir hassasiyetle ele alındığını kaydetti. Önümüzdeki günlerden itibaren milletvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinden teşkil edilecek üçer-dörder kişilik özel ekipler, bölgedeki 21 ili tek tek ziyaret edecek. Halkla birebir temas kuracak bu heyetler, sahadan derledikleri izlenimleri ve raporları doğrudan genel merkeze ulaştıracak. Vatandaşların gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti aktaran Aytekin, halkın tabandan gelen bir dalgayla partiye yöneldiğini vurguladı. Teşkilat yapılanmasına dair takvimi de netleştiren yönetim, 9 Ağustos sınırına kadar 60 kentteki teşkilat çalışmalarını sonuçlandırmayı amaçlıyor. Kalan 21 ildeki sürecin de bitirilmesiyle birlikte, partinin ilk olağan büyük kurultayının ekim ayı içinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Önder Sav'dan tarihi istifa Basın buluşmasında paylaşılan en çarpıcı siyasi gelişmelerden biri de köklü bir ismin katılımı oldu. Siyasette uzun yıllar boyunca kritik görevler üstlenen eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 70 yıldır bünyesinde yer aldığı partisiyle yollarını ayırdığını duyurdu. Mevcut CHP yönetiminin tüzüğü çiğnediğini savunan Sav, ailesiyle birlikte istifa kararı aldığını belirtti. Açıklamasında Atatürk’ün temelini attığı rejimin değerlerine sahip çıkma iddiasını yineleyen Sav, eski milletvekili Erol Çevikçe ile birlikte YENİ Parti saflarına katıldığını ilan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cemil Tugay’dan istifa açıklaması: "Cumhuriyet Halk Partisi birliğini ve bütünlüğünü bozmadan devam etsin" Haber

Cemil Tugay’dan istifa açıklaması: "Cumhuriyet Halk Partisi birliğini ve bütünlüğünü bozmadan devam etsin"

Hakkında ortaya atılan "istifa edeceği" veya "görevden alınacağı" yönündeki spekülasyonları kesin bir dille reddeden Tugay, partinin kendisi için bir çatı olduğunu ve seçmen iradesinin de bu doğrultuda şekillendiğini vurguladı. Partide birlik vurgusu Cumhuriyet Halk Partisi’nin ideolojik bir bütünlük içerisinde hareket eden bir yapı olduğunu belirten Tugay, siyasetin bireysel kararlarla değil, bir dünya görüşü etrafında kümelenmiş örgüt yapısıyla yürütüldüğüne dikkat çekti. İstifa etme gibi bir düşüncesinin bulunmadığını ifade eden Tugay, bu durumu, "Benim kendi açımdan istifa etme gibi bir düşüncem şu anda yok. İstifa etmemiz demek Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılmamız demek. Cumhuriyet Halk Partisi bizim çatımız. İnsanlar bizi seçerken siyasi olarak tercih ettikleri partidir. Bu, kendi başına karar verilecek bir şey değil. Onun için son noktaya ulaşmış bir süreç gerekir. Ben her şeyden önce Genel Başkanımız Özgür Özel’in ve onunla beraber hareket eden insanların bu konudaki tavrının çok önemli olduğunu düşünüyorum. O da şu an için partiden ayrılmıyor, biliyorsunuz. Böyle bir düşüncesi yok" ifadeleriyle açıkladı. Kurultay süreci beklenmeli Parti içerisindeki krizi aşmak için "kurultay" formülünü işaret eden Tugay, liderlik tartışmalarının bireysel kopuşlarla değil, delegelerin veya üyelerin kararıyla çözülmesi gerektiğini savundu. Genel Başkan Özgür Özel’in de partiden ayrılma gibi bir niyetinin olmadığını hatırlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, süreç sonuçlanmadan ayrılmanın bir anlam ifade etmeyeceğini belirtti. Tugay, parti tabanının ve seçmenin güvenini boşa çıkarmadan, birliği koruyacak bir demokratik sürecin işletilmesinin en değerli çözüm yolu olduğunu ifade ederek konuyu, "Siyasi süreçte aslında herkes şunu istiyor, parti içerisinde bu konu çözülsün, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir kurultay süreci olsun. O kurultay süreci sonunda delegelerin ya da Özgür Özel, 'üyelerle de yapılabilir' dedi. Belki böyle bir sürecin sonunda parti tabanının belirlediği kimse, onun liderliğinde ve o yönetimle Cumhuriyet Halk Partisi birliğini ve bütünlüğünü bozmadan devam etsin. Bu değerli bir görüştür. Böyle bir süreç devam ederken, bu konuda sonuç oluşmamışken partiden istifa etmenin bir anlamı yok. Hepimiz için en önemli olan şey, partimizin örgüt yapısı, üyeleri ve en önemlisi bizi destekleyen, bize inanmış olan seçmenin birliğini ve bütünlüğünü kaybettirmediğimiz bir süreci yürütmek. Aksi takdirde bireyselleşir. Biz siyaseti bireysel olarak yapan insanlar değiliz. Her zaman bir dünya görüşünün etrafında, Atatürk’ümüzün kurduğu bir dünya görüşünün etrafında kümelenmiş ve o yönde çalışmalar yapan insanlar olarak biz bir bütünüz. Siyasi ideoloji etrafında oluşmuş bir örgütüz. Burada herhangi birimizin bireysel olarak bir karar verme şeyi yok" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.