SON DAKİKA

#Avrupa Birliği

HABER DEĞER - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IPARD III’te yeni takvim açıklandı: Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe Haber

IPARD III’te yeni takvim açıklandı: Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon avroluk hibe desteğiyle kırsalda yaklaşık 400 milyon avroluk yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından uygulanan ve Avrupa Birliği ile ortak finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. Takvim kapsamında toplam 241 milyon avro hibe desteği sağlanacak ve kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulamaya alınan IPARD III Programı ile başvuru süreçlerini hızlandırmak ve girişimcilere kolaylık sağlamak amacıyla yıllık çağrı takvimi uygulamasının sürdürüldüğünü belirtti. Yumaklı, 2026 yılında açılacak çağrı dönemleri sayesinde kırsal alanlarda önemli yatırımların hayata geçirilmesinin ve binlerce kişiye yeni istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. DÖRT FARKLI BAŞLIKTA DESTEK Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan takvime göre Nisan ayında 25 milyon avro bütçeli “Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme”, mayıs ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” çağrıları yayımlanacak. Haziran ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” tedbiri için ilana çıkılacak. Temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu’ndan yetki devrinin ardından ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin yararlanabileceği 156 milyon avro bütçeli “Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları” çağrısı yayımlanacak. Program kapsamında desteklenen projelerin bütçesi 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanacak. Özellikle içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsal altyapıyı güçlendirecek projeler desteklenecek. KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE DESTEK TKDK tarafından 2011’den bu yana uygulanan IPARD programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu desteklerle yaklaşık 273 milyar TL yatırımın ülke ekonomisine kazandırıldığını ve 107 binden fazla kişiye istihdam sağlandığını ifade etti. Kırsal kalkınmada kadınlar ve gençlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Bakan Yumaklı, proje değerlendirmelerinde kadın ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek puan ve ilave hibe oranları verildiğini belirtti. Bu kapsamda bugüne kadar 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını aktardı. Bakan Yumaklı, 2026 yılı için açıklanan IPARD III çağrı takviminin yatırımcılar ve tarım sektörü için hayırlı olmasını diledi.

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı Haber

Plastik devri kapanıyor mu: Tek kullanımlık ürünlere yasak hazırlığı

Türkiye’de plastik kirliliğini azaltmayı hedefleyen yeni bir düzenleme gündeme geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik taslağına göre plastik çatal, bıçak, tabak, pipet ve kulak pamuğu çubuğu gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya sunulması yasaklanabilir. Kurumların görüşüne açılması planlanan düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Tek kullanımlık plastikler için yeni dönem Bakanlık tarafından hazırlanan düzenleme, plastik atıkların çevre üzerindeki etkisini azaltmayı amaçlıyor. Yönetmelik kapsamında plastik çatal, kaşık, bıçak, tabak, pipet, plastik çubuklu kulak pamukları ve köpükten üretilen bazı gıda kaplarının piyasaya arzının sona erdirilmesi planlanıyor. Hazırlanan taslak, ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacak. Yapılacak değerlendirmelerin ardından düzenlemenin yıl sonunda yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Karbon salımı ve maliyetler azalabilir Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde önemli çevresel kazanımlar sağlanması bekleniyor. Hesaplamalara göre tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasadan çekilmesi sayesinde yıllık yaklaşık 1,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri karbon salımının önüne geçilebilecek. Ayrıca plastik atıkların yönetimi için harcanan maliyetlerde de önemli bir düşüş öngörülüyor. Yetkililere göre bu sayede yaklaşık 1,5 milyar liralık atık yönetim maliyetinden tasarruf sağlanabilir. Alternatif ürünler teşvik edilecek Düzenleme kapsamında tek kullanımlık plastik ürünlerin yerine doğa dostu alternatiflerin kullanılması planlanıyor. Cam, porselen, ahşap ve karton gibi çevreye daha az zarar veren ürünlerin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ayrıca ilerleyen süreçte plastik içeren bazı gıda kapları, içecek bardakları, kargo poşetleri ve ıslak mendiller için de tüketimi azaltmaya yönelik ek kısıtlamalar ve işaretleme uygulamaları gündeme gelebilir. Türkiye’de plastik tüketimi oldukça yüksek Türkiye İstatistik Kurumu ile yapılan araştırmaya göre ülkede tek kullanımlık plastik tüketimi oldukça yüksek seviyelerde bulunuyor. Verilere göre yalnızca 2022 yılında Türkiye’de 709 bin tondan fazla tek kullanımlık plastik ürün tüketildi. Araştırmaya katılan yurttaşların büyük bölümü ise bu ürünlerin kullanımının azaltılmasını destekliyor. Katılımcıların önemli bir kısmı plastik ürünler yerine kağıt, karton veya yeniden kullanılabilir ürünlere yönelme fikrine olumlu bakıyor. Avrupa’da benzer yasaklar uygulanıyor Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümü de tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik kısıtlamaları yürürlüğe koymuş durumda. Fransa, Almanya, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde birçok plastik ürünün satışı yasaklandı veya ciddi kısıtlamalara tabi tutuldu. Türkiye’de hazırlanan yeni düzenlemenin de Avrupa Birliği’nin “Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi” ile uyumlu olması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya Haber

AB’den dikkat çeken savaş yorumu: Tek kazanan Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, Brüksel’de düzenlenen AB Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Costa, dünyada artan kutuplaşma ve kriz ortamına dikkat çekerek mevcut çatışma ortamının en büyük kazananının Rusya olduğunu söyledi. Rusya’nın yükselen enerji fiyatlarından faydalanarak Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse ettiğini belirten Costa, uluslararası sistemde dengelerin giderek daha kırılgan hale geldiğini vurguladı. Dünya yeni bir jeopolitik gerilim dönemine girdi Konuşmasında küresel düzende yaşanan dönüşüme dikkat çeken Costa, uluslararası sistemin ciddi bir kırılma sürecinden geçtiğini ifade etti. Costa’ya göre dünya, Rusya’nın barışı ihlal ettiği, Çin’in ticaret düzenini zorladığı ve ABD’nin kurallara dayalı uluslararası sistemi sorguladığı yeni bir jeopolitik gerçekliğe doğru ilerliyor. Costa, bu ortamda Avrupa’nın küresel vizyonunun stratejik bir değer taşıdığını belirterek AB’nin çok taraflı düzeni savunmaya devam edeceğini söyledi. Uluslararası hukuk ihlallerine sert vurgu AB’nin uluslararası hukuk ve insan hakları konularında net bir tavır sergilemesi gerektiğini ifade eden Costa, ihlallerin nerede gerçekleşirse gerçekleşsin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin Ukrayna’dan Gazze’ye, Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İnsan hakları ihlallerinin de İran, Sudan veya Afganistan gibi farklı coğrafyalarda yaşansa bile aynı şekilde reddedilmesi gerektiğini söyledi. Orta Doğu’daki savaş Avrupa’yı da etkileyebilir Orta Doğu’daki gerilimin giderek daha kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirten Costa, bölgedeki tırmanmanın Avrupa ve küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Costa, Hürmüz Boğazı’nın olası bir abluka riski üzerinden dünya ekonomisinin de büyük bir tehdit altında olduğunu belirterek gerginliğin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Rusya üzerindeki baskının sürmesi gerektiğini savundu Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta enerji gelirlerinden faydalandığını belirten Costa, bu nedenle Moskova üzerindeki uluslararası baskının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Costa, Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya’nın müzakereye zorlanması gerektiğini söyledi. AB’nin mevcut yaptırımları uzatmayı ve yeni bir yaptırım paketi hazırlamayı planladığını da sözlerine ekledi. AB küresel iş birliği ve ticaret ağını büyütüyor Konuşmasının devamında Avrupa Birliği’nin küresel ticaret ağını genişletmeye devam ettiğini belirten Costa, Mercosur ve Hindistan ile yapılan ticaret anlaşmalarının yaklaşık 3 milyar insanı kapsayan büyük bir ekonomik alan oluşturduğunu söyledi. AB’nin genişleme politikasına da değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkelerinde yeni bir dinamizm yarattığını ifade etti. Costa’ya göre bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içinde yer alıyor ancak katılım sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi gerekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı? Haber

Bakan Fidan’a açıkça soruldu: İran Türkiye’ye saldırır mı?

Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği iftar programında İran merkezli savaş gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki gelişmelerin hem Orta Doğu’nun geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirten Fidan, Türkiye’nin önceliğinin karşılıklı saldırıların durması ve diplomasinin yeniden devreye girmesi olduğunu vurguladı. İran’ın Türkiye’ye saldırma ihtimali olup olmadığı yönündeki soruya yanıt veren Fidan, “İran konusundan bağımsız olarak söylüyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz” ifadelerini kullandı. Fidan, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef almasının daha büyük bir güvenlik krizine yol açabileceğini dile getirirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çekti. Çatışmanın tırmanarak tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlığa dönüşmesinin en olumsuz senaryo olduğunu belirten Fidan, enerji arz güvenliğinin de risk altında olduğunu ifade etti. Savaşın süresine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, İsrail ve ABD’nin İran’ı ileride tehdit oluşturamayacak bir noktaya getirmeyi hedeflediğini, İran’ın ise Körfez’deki enerji hedeflerini vurarak maliyet üretmeye çalıştığını söyledi. Çatışmanın en erken İran’ın askeri kabiliyetlerinin ciddi ölçüde etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise rejim değişikliğiyle sona erebileceğini dile getirdi. İran’daki PKK varlığına ilişkin soruya da yanıt veren Fidan, bölgedeki Kürt grupların hareketliliğini yakından takip ettiklerini belirtti. “Terörsüz Türkiye için terörsüz bölge gerekir” ifadesini kullanan Fidan, sürecin Meclis’teki siyasi uzlaşmalarla şekilleneceğini kaydetti. Kuzey Kıbrıs’a yönelik olası bir risk konusunda ise mevcut tabloda ciddi bir tehdit görmediklerini ifade eden Fidan, Körfez ülkelerinin İran’a karşılık verdiğine dair iddiaları da duyduklarını ancak resmi teyit bulunmadığını söyledi. Bölgedeki Türk vatandaşlarının durumuna ilişkin bilgi veren Fidan, İran’da çifte vatandaşlar dahil yaklaşık 20 bin Türk vatandaşı bulunduğunu, şu ana kadar yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaş olmadığını açıkladı. Türkiye’nin İran’la üç sınır kapısından geçişlerin sürdüğünü belirten Fidan, ilgili kurumlarla birlikte olası göç dalgasına karşı tüm planlamaların yapıldığını ifade etti. Fidan ayrıca İran’ın şu aşamada kendi vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini ve bu nedenle İran’dan Türkiye’ye yönelik bir göç hareketi yaşanmadığını söyledi. Türkiye’nin çok katmanlı diplomasi yürüttüğünü belirten Fidan, Avrupa Birliği ve Körfez ülkeleriyle yoğun temas halinde olduklarını, çatışmaların sona ermesi için girişimlerin sürdüğünü kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Abdullah Gül uzun aranın ardından Avrupa mesajı verdi Haber

Abdullah Gül uzun aranın ardından Avrupa mesajı verdi

Eski Cumhurbaşkanı, Avrupa güvenliği için Türkiye vurgusu yaptı Abdullah Gül, uluslararası analiz platformu Project Syndicate için kaleme aldığı “Avrupa Güvenliğinin Türkiye’ye İhtiyacı Var” başlıklı makalede küresel güvenlik dengelerini ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğini değerlendirdi. Gül, Avrupa’nın derinleşen güvenlik krizinden çıkabilmesi için Türkiye gibi NATO’nun önemli askeri aktörleriyle yeniden güçlü işbirliği kurulması gerektiğini belirtti. “Bugün ihtiyaç duyan taraf Avrupa” dedi Türkiye’nin AB adaylık sürecine değinen Gül, geçmişte bazı Avrupalı liderlerin tutumlarının ilerlemeyi zorlaştırdığını ifade etti. Kıbrıs meselesinin üyelik sürecinde engelleyici unsur olarak kullanıldığını savunan Gül, mevcut küresel tablo içinde Avrupa’nın Türkiye’ye daha fazla ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Avrupa liderlerine samimiyet çağrısı yaptı Gül, Avrupa liderlerinin Türkiye ile ilişkilerde daha dürüst ve yapıcı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurguladı. Avrupa güvenliğinin dar ulusal çıkarlar nedeniyle zayıflatılmaması gerektiğini belirten Gül, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve bölgesel etkisinin kritik rol oynadığını ifade etti. “Türkiye Avrupa’nın doğal bir parçası” vurgusu öne çıktı Türkiye’nin NATO içindeki konumuna dikkat çeken Gül, ülkenin kültürel, coğrafi ve siyasi olarak Avrupa’nın parçası olduğunu söyledi. Türkiye ile bazı AB ülkeleri arasında gerilimler yaşansa da güvenlik alanındaki zorunlulukların işbirliğini güçlendirebileceğini belirten Gül, Türkiye olmadan Avrupa güvenlik mimarisinin eksik kalacağını savundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.