SON DAKİKA

#Avukat

HABER DEĞER - Avukat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arda Turan'ın Avukatından Seçil Erzan'a mektup : "Duruşmada benimle göz göze gelmemeye çalış" Haber

Arda Turan'ın Avukatından Seçil Erzan'a mektup : "Duruşmada benimle göz göze gelmemeye çalış"

Duruşmada sunulan mektup her şeyi değiştirdi Yüksek mahkemenin bozma kararının ardından yeniden ele alınan Seçil Erzan yargılamasında şaşırtıcı bir belge dosyaya girdi. Erzan, 11 Eylül tarihinde gerçekleştirilen duruşma esnasında mahkeme heyetine doğrudan bir mektup takdim etti. Olaylar zinciri, Erzan’ın kendi avukatı Nazlı Nadide Karaaslan aracılığıyla Arda Turan’ın avukatı Tufan Karataş’a haber göndermesiyle başladı. Erzan'ın, Karataş'tan kendi savunma ekibine destek çıkmasını talep ettiği, bu girişim sonrasında da Karataş'ın mektuplu yanıt hazırladığı anlaşıldı. "Zarar gelmez, hassasiyetleri dile getir" Avukat Tufan Karataş imzasını taşıyan mektupta şu ifadeler dikkat çekti: "Sevgili Seçil, öncelikle bana Nazlı Nadide Karaaslan vasıtasıyla göndermiş olduğun mektubu aldım. Birbirimizi şifahen hiç tanımasak da oluşan güven duygusunun güzel neticelerle bitmesini temenni ediyorum. Bu konuda her türlü imkânı öncelikle senin için, Nazlı’nın da bilgisi dahilinde olduğu üzere kullandığımızdan, kullanacağımızdan ve sen oradan çıkana kadar kullanmaya devam edeceğimizden hiç şüphen olmasın. Dosyada usulen ne yazık ki çok taraf olmasından kaynaklı birtakım usuli hususları aşmak durumundayız. Nazlı’ya ilettiğimiz birtakım hassasiyetlerin duruşmada ve dosyada senin lisanınla ifade edilmesi veya senin onayınla Nazlı tarafından dile getirilmesi çok önemli." Karataş, dile getirilmesi istenen hususların sanığa hiçbir hukuki zarar vermeyeceğini savunarak, "Bu hassasiyetlerin dile getirilmesi sana zerre kadar bir zararı olmayacağından emin olabilirsin. Buradan bu talepleri açık açık yazmam uygun olmayacağından Nazlı vasıtasıyla sana iletiyorumAyrıca yine Nazlı vasıtasıyla sözlü olarak senin yargı sürecin için çok önemli bir hususu sana iletiyorum. Her türlü talebini bekliyorum. Yarın, hepimizden Allah yardımcısı olsun. Niyetiniz halis ve temiz. Bunun da karşılığını en yakın zamanda alacağız, göreceğiz." sözleriyle mesajını sürdürdü. "Benimle göz göze gelmemeye çalış" Mektubun en çok konuşulan kısmında ise Karataş'ın duruşma salonundaki fiziki temasa ve dışarıdan gelebilecek spekülasyonlara karşı verdiği dikkat çekici talimatlar yer aldı: "Lütfen yarın olabileceğin en sakin gününü yaşa. Kimseden çekineceğin ve korkacağın bir durum yok. Hiçbir manipülatif hareketten etkilenme, müsterih ol. Emin ol ki gereken her şey adım adım ve çok ince detaylarla hesaplanarak yapılıyor. Ve bunu gülerek buraya yazdığımı lütfen bil. Duruşmada benimle çok göz göze gelmemeye çalış. Aptal insanlara boş malzeme vermeyelim. Tekrar sevgiler.." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sinem Dedetaş nezarethaneden mektup gönderdi Haber

Sinem Dedetaş nezarethaneden mektup gönderdi

Sağlığının yerinde olduğunu belirten Dedetaş, "Olmayı hayal ettiğim yer nezarethane değildi ama aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında" sözleriyle ilçe sakinlerine seslendi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından "rüşvet, irtikap ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma" iddialarıyla yürütülen soruşturmanın üçüncü dalgasında, aralarında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da bulunduğu 6 kişi sabah saatlerinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri ve sorgu süreci devam eden Dedetaş, avukatları aracılığıyla kamuoyuna ve Üsküdar halkına yazılı bir mesaj iletti. "Aklım ve kalbim üsküdar'ın sokaklarında" Gözaltında tutulduğu nezarethaneden Üsküdar sakinlerine seslenen Sinem Dedetaş, mesajında şu ifadeleri paylaştı: "Sevgili komşularım, Bu sabah yanınızda olamasam da her sabah olduğu gibi bugün de aklım ve kalbim Üsküdar’ın sokaklarında. Tüm çalışma hayatımı gözden geçirdiğimde, olmayı hak ettiğim ve hayal ettiğim yer elbette nezarethane değildi. Ama sağlığım yerinde çok şükür. Sizlerin de vermiş olduğu destekleri avukat arkadaşlarımız bana ulaştırıyor, gerçekten çok mutlu oluyorum. Sizden haber almak, destek almak moral veriyor. En yakın zamanda görüşmek ümidi ve sevgilerimle." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı Haber

Elazığlı iş insanın 6 ton altını İsviçre'de kaldı

Elazığlı iş insanı Sait Ali Bayrak’ın, babasından miras kaldığını iddia ettiği ve Credit Suisse’te bulunduğu öne sürülen 6 ton altını geri alma mücadelesi büyüyor. Yıllardır süren süreç, yalnızca hukuki değil aynı zamanda diplomatik bir meseleye dönüşmüş durumda. Yıllar sonra gelen itiraf süreci başlattı İddiaya göre süreç, 2005 yılında Bayrak’ın annesinin ağır hastalığı sırasında yaptığı açıklamayla başladı. Annenin, İsviçre’de bir kasada aileye ait varlıkların bulunduğunu söylemesi üzerine yıllardır saklanan sır ortaya çıktı. Bu bilginin, babası Hasan Bayrak tarafından “40 yaşına gelmeden söylenmemesi” yönünde tembihlendiği ifade edildi. 6 ton altın ve gizemli belgeler Yaklaşık 31 yıl önce Türkiye’den çıkarıldığı öne sürülen altınların, İsviçre’de bir bankada tutulduğu iddia ediliyor. Almanca belgelerle desteklendiği belirtilen bu mirasın güncel değerinin 2 milyar doların üzerinde olduğu öne sürülüyor. “Türkiye’ye götüreceğim” dedi, süreç kilitlendi Zürih’te banka yetkilileriyle görüşen Bayrak’ın, varlıkları Türkiye’ye getirmek istediğini belirtmesi üzerine İsviçre tarafının buna sıcak bakmadığı iddia edildi. Banka yetkililerinin, altının ülke dışına çıkarılmaması yönünde öneriler sunduğu, hatta ailenin İsviçre’ye yerleşmesini teklif ettiği öne sürüldü. Bayrak ise bu teklifi reddederek hakkını Türkiye’de kullanmak istediğini ifade etti. Diplomatik boyuta taşındı Süreç zamanla diplomatik bir boyut kazandı. İddialara göre İsviçre Büyükelçisi konuyu görüşmek üzere Elazığ’a giderek aileyle temas kurdu. Dosyanın, dönemin hükümet yetkililerine kadar ulaştığı belirtiliyor. 60’tan fazla avukat süreci takip ediyor Bayrak ailesi, İsviçre bankasının “zaman aşımı” ve “kaynak ispatı” gibi gerekçelerine karşı hukuki mücadele yürütüyor. Sürecin bugün 60’tan fazla avukat tarafından takip edildiği ifade ediliyor. Uluslararası finans dünyasında dikkat çeken bu dosya, hem hukuki boyutu hem de iddiaların büyüklüğü nedeniyle tartışılmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tapuda 30 bin TL sınırı: Avukat zorunluluğu geliyor! Haber

Tapuda 30 bin TL sınırı: Avukat zorunluluğu geliyor!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ile yapılan görüşmenin ardından, 12. Yargı Paketi kapsamında tapu işlemlerine ilişkin önemli bir düzenleme hazırlığında olduklarını açıkladı. Buna göre, değeri 30 bin lirayı aşan tapu işlemlerinde her iki taraf için avukat bulundurma zorunluluğu getirilmesi planlanıyor. “30 bin liranın üzerindeki işlemlerde avukat şartı” Bakan Gürlek, yargı sisteminde yapılacak yeni düzenlemeler kapsamında özellikle avukatların ekonomik koşullarını iyileştirmeye yönelik adımlar atılacağını belirtti. Bu çerçevede en dikkat çeken başlıklardan biri ise tapu işlemleri oldu. Gürlek, 30 bin TL’yi aşan işlemlerde hem alıcı hem de satıcı taraf için avukat zorunluluğu getirileceğini ifade etti. Avukatların rolü güçlendirilecek Görüşmede, savunma makamının temel unsuru olan avukatların yargı sistemindeki önemine vurgu yapıldı. Gürlek, Türkiye’de yaklaşık 209 bin avukat bulunduğunu hatırlatarak, bu meslek grubunun daha güçlü bir yapıya kavuşması için düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. Yeni paketle birlikte avukatların hem mesleki haklarının hem de ekonomik koşullarının iyileştirilmesi hedefleniyor. Amaç: Daha güvenli ve hızlı işlemler Planlanan düzenlemenin temel hedeflerinden biri de tapu işlemlerinde yaşanan anlaşmazlıkları azaltmak ve hukuki güvenliği artırmak. Avukat zorunluluğunun, taraflar arasında doğabilecek ihtilafların önüne geçmesi ve işlemlerin daha şeffaf yürütülmesini sağlaması bekleniyor. Yargı paketi geniş kapsamlı geliyor Yargı Paketi’nde yalnızca tapu işlemleri değil, yargının hızlandırılması ve noter yardımcılığı gibi yeni uygulamaların da yer alacağı belirtildi. Yetkililer, paketin hayata geçmesiyle birlikte hem yargı süreçlerinde hızlanma hem de hukuk sisteminde daha etkin bir yapı oluşmasının hedeflendiğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi Haber

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında görev yapan bazı çalışanların stajyer kız öğrencilere tacizde bulunduğu iddiasına ilişkin yargılama sürdü. Mahkeme, tutuklu bulundukları süreyi ve kaçma şüphesi bulunmadığını gerekçe göstererek sanıkların tahliyesine hükmetti. Duruşmayı mağdur aileleri ve bazı milletvekilleri de takip etti. Mağdur ailelerinden tahliye kararına tepki Duruşmada söz alan mağdur annelerinden biri, sanıkların serbest bırakılmasından endişe duyduğunu belirterek elektronik kelepçe ya da uzaklaştırma tedbiri talep etti. Bir başka anne ise çocuklarını “güvenli” olduğu düşüncesiyle Meclis’e gönderdiklerini ifade ederek, taciz iddialarına ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesini istedi. Avukat: “Rıza olduğunu söylemek hayatın olağan akışına aykırı” Mağdur tarafının avukatı, iddianamede yer alan mesaj içeriklerine dikkat çekerek, 18 yaşından küçük bir çocuğun rızasından söz edilemeyeceğini ve mağdur üzerinde baskı kurulduğunun açık olduğunu savundu. Duruşmaların gizli yapılması gerektiğini de vurguladı. Savcılık tutukluluğun devamını istedi Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep ederek suçlamaların niteliği nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin sürmesini istedi. Ancak mahkeme heyeti bu talebi kabul etmeyerek tahliye kararı verdi. Sanıklar suçlamaları reddetti Sanıklar mahkemede yaptıkları savunmalarda suçlamaları kabul etmedi. Bazıları uzun yıllardır kurumda görev yaptıklarını ve işlemedikleri bir suç nedeniyle mağdur olduklarını öne sürerken, avukatları da müvekkillerinin medya baskısıyla zan altında bırakıldığını savundu. 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyorlar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört mağdurun staj dönemlerinde tacize uğradıkları iddia edildi. Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 15 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. Olay, kamuoyunda çocukların korunmasına yönelik tedbirlerin yeniden tartışılmasına neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.