SON DAKİKA

#Avukat

HABER DEĞER - Avukat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir Haber

Tahliye tartışması yargıya sıçradı: Bu karar dosyanın yönünü değiştirir

Yargıtay’da “rüşvete aracılık etme” suçlamasıyla yargılanan avukat Rezan Epözdemir, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Epözdemir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dinlenen mağdur ve tanık beyanları ile dosyaya giren HTS ve baz kayıtlarının hakkındaki suçlamaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu savundu. “İsnatlar iftira çıktı” açıklaması yaptı Rezan Epözdemir, tahliye sonrası yaptığı paylaşımda, suçlamaların hukuka aykırı ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek, destek mesajları için ailesine, sevdiklerine ve dostlarına teşekkür etti. Epözdemir, çok sayıda mesaj aldığı için herkese tek tek dönüş yapamadığını ifade etti. Ali Çağatay: Tahliye dosyanın seyrini değiştirir Gazeteci Ali Çağatay, Seyir Hali programında tahliye kararını değerlendirdi. Çağatay, Türkiye’de bazı avukatların yargı mensuplarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden müvekkillerini koruyabildiğini öne sürerek, Rezan Epözdemir’in de bu çerçevede anılan bir isim olduğunu iddia etti. “Bu iddialarla ömür boyu hapis ihtimali vardı” Çağatay, dosyada yer alan iddiaların son derece ağır olduğuna dikkat çekerek, yargı mensuplarıyla kurulduğu öne sürülen rüşvet ilişkilerinin, Epözdemir açısından çok uzun süreli bir hapis ihtimali doğurabileceğini söyledi. Tahliye kararının bu nedenle sıradan bir adli işlem olmadığını vurgulayan Çağatay, “Bu tahliye, soruşturmanın bambaşka bir boyuta evrilmesine yol açacaktır” ifadelerini kullandı. Soruşturma yeni bir aşamaya mı giriyor? Rezan Epözdemir hakkında verilen tahliye kararı, yargı–siyaset–hukuk ilişkileri bağlamında Türkiye toplumunda yargı süreçlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Dosyanın bundan sonraki aşamasında hangi iddiaların derinleştirileceği ve soruşturmanın nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.

Sabah yürüyüşü ölümle bitti: İHD’nin eski şube başkanı Ali Aydın katledildi Haber

Sabah yürüyüşü ölümle bitti: İHD’nin eski şube başkanı Ali Aydın katledildi

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) önceki dönem İzmir Şube Eş Başkanı olan avukat Ali Aydın, 14 Ocak 2026 sabahı İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Evka-2 Mahallesi’nde cansız bedeni bulunarak hayatını kaybetti. Aydın’ın, sabah saatlerinde yaptığı rutin yürüyüş sırasında taşla saldırıya uğradığı ve olay yerinde yaşamını yitirdiği öğrenildi. Her sabah yürüdüğü alanda saldırıya uğradı Ali Aydın’ın cansız bedeni, mahalle sakinlerinin de sıklıkla kullandığı yürüyüş güzergahında bulundu. İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın, olayın hırsızlık ihtimalini dışladıklarını belirterek, Aydın’ın cep telefonu ve kişisel eşyalarının üzerinde olduğunu söyledi. Saldırının gerçekleştiği noktada kamera kaydı ve görgü tanığı bulunmaması, olayın aydınlatılmasına dair soru işaretlerini artırdı. “Bir sürü soru işareti var” Bianet’e konuşan Vetha Aydın, Ali Aydın’ın yıllardır aynı güzergahta yürüyüş yaptığını vurgulayarak, saldırının dönüş yolunda, hayvanların bulunduğu bir ağıl yakınında gerçekleştiğini aktardı. Otopsi sonucunda Aydın’ın vücudunun taşla ezildiğinin tespit edildiğini, cenazenin Adli Tıp Kurumu’na gönderildiğini belirten Aydın, olayın sıradan bir adli vaka olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Mücadeleci bir insan hakları savunucusuydu Vetha Aydın, Ali Aydın’ın yalnızca bir avukat değil, aynı zamanda yıllardır insan hakları mücadelesinin içinde yer alan bir isim olduğunu söyledi. İHD ve Çağdaş Hukukçular Derneği’nde (ÇHD) aktif görevler üstlenen Aydın’ın, davalarda mağdurların yanında yer aldığını ve cezaevlerinde hak ihlallerine ilişkin gözlemler yaptığını hatırlattı. İHD: Olay titizlikle takip ediliyor İHD tarafından yapılan ilk açıklamada, Ali Aydın’ın uğradığı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği doğrulanarak, olayın İHD üyesi avukatlar ve İzmir Barosu tarafından yakından takip edildiği bildirildi. Açıklamada, soruşturma gizliliği çerçevesinde detayların netleşmesinin ardından kamuoyunun bilgilendirileceği belirtilerek, ailesine, yakınlarına ve insan hakları savunucularına başsağlığı dilendi. Savcılık: Şüpheli gözaltında, suçu kabul etti Savcılıktan yapılan ön açıklamada, Evka-2 bölgesinde bulunan cansız bedenin 1957 doğumlu emekli öğretmen ve serbest avukat A.A.’ya ait olduğunun belirlendiği aktarıldı. Yürütülen çalışmalar sonucunda M.D.E. (1996 doğumlu) isimli şüphelinin kısa sürede yakalandığı, ilk ifadesinde suçu kabul ettiği ve olayın uyuşturucu ya da uyarıcı madde etkisi altında gerçekleştiğini beyan ettiği açıklandı. Olayla ilgili adli tahkikatın çok yönlü şekilde sürdüğü bildirildi. Ali Aydın’ın ölümü, Türkiye toplumunda insan hakları savunucularının güvenliği ve şiddetin toplumsal boyutları üzerine yeni ve ağır soruları bir kez daha gündeme taşıdı.

Zam tablosu netleşiyor: Emekli ve memur ocak ayında ne kadar maaş alacak Haber

Zam tablosu netleşiyor: Emekli ve memur ocak ayında ne kadar maaş alacak

Yüksek enflasyon nedeniyle alım gücü her geçen ay daha da azalan milyonlarca emekli ve memur, 2026’nın ilk ayında maaşlara yapılacak zammı bekliyor. Ekonomi yönetiminin çalışmaları doğrultusunda SSK, Bağ-Kur emeklileri ile memur ve memur emeklilerine yapılacak artışın ana çerçevesi ortaya çıktı. Zam politikasında yalnızca enflasyon farkı uygulanacak Yaklaşık 20 milyonu aşan emekli ve memurun refah payı taleplerine rağmen iktidar, bu yıl da maaşlara yalnızca enflasyon farkının yansıtılacağını açıkladı. Ek artış beklentileri “enflasyonu kontrol altına alma” gerekçesiyle reddedilirken, 3 Ocak’ta açıklanacak kesin enflasyon verisinin doğrudan maaşlara yansıtılması planlanıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri için zam oranı yüzde 12’nin üzerine çıkabilir Aralık ayı itibarıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilecek 5 aylık enflasyon farkı yüzde 11,20 olarak hesaplandı. Son ay verisiyle birlikte ocak zammının yüzde 12,30 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu artış yalnızca emeklilerin kök maaşlarına yansıtılacak. En düşük emekli maaşı Meclis gündemine geliyor Mevzuat gereği enflasyon farkının kök maaşlara uygulanması, en düşük emekli aylığı alan yurttaşlar için yeni bir düzenlemeyi zorunlu kılıyor. Ocak ayında Meclis’e sunulması beklenen teklifle, en düşük emekli maaşının yaklaşık 19 bin TL seviyelerine çıkarılması öngörülüyor. Memur maaşlarında toplu sözleşme ve ek ödeme etkisi Memur ve memur emeklileri için enflasyon farkına ek olarak toplu sözleşme payı ve 1.000 TL ilave ödeme devreye girecek. Bu kapsamda memur maaşlarında toplam artış oranının yüzde 17,57 seviyesinde olması bekleniyor. Bazı unvanlarda öne çıkan zamlı maaşlar Beklenen artış oranları ve ek ödeme sonrası bazı kamu görevlilerinin ocak ayında alacağı maaşlar şu şekilde şekilleniyor: Şube Müdürü (1/4): 91.127,99 TL Memur – Üniversite Mezunu (9/1): 62.861,81 TL Uzman Öğretmen (1/4): 80.672,49 TL Öğretmen (1/4): 72.889,35 TL Başkomiser (3/1): 88.577,89 TL Polis Memuru (8/1): 81.046,36 TL Uzman Doktor (1/4): 149.278,11 TL Hemşire – Üniversite Mezunu (5/1): 73.610,06 TL Mühendis (1/4): 92.939,74 TL Teknisyen – Lise Mezunu (11/1): 65.130,91 TL Profesör (1/4): 131.911,84 TL Araştırma Görevlisi (7/1): 87.757,25 TL Vaiz (1/4): 76.146,04 TL Avukat (1/4): 87.431,59 TL Beklenti ve tepkiler sürüyor Ek artış yapılmaması ve yalnızca enflasyon farkının uygulanması, emekli ve memur kesiminde tepkilere neden olmaya devam ediyor. Türkiye toplumunda maaşların gerçek hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığı yönündeki tartışmaların, yeni yılın ilk aylarında da gündemde kalması bekleniyor.

Dilan Karaman dosyasında seyir değişti: Şüpheli ölümde ‘intihara sürükleme’ ve şiddet izleri! Haber

Dilan Karaman dosyasında seyir değişti: Şüpheli ölümde ‘intihara sürükleme’ ve şiddet izleri!

O sabah şiddet gördüğünü arkadaşlarına anlatmış Soruşturmayı yakından takip eden komisyon üyesi Avukat Gulan Çağın Kaleli, dosyanın kritik bir aşamaya geldiğini belirtti. Dinlenen ilk tanıkların ifadeleri, olayın arka planındaki şiddet sarmalını ortaya çıkardı. Tanıklara göre Karaman, hastaneye kaldırıldığı günün sabahında erkek arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığını ve ağır baskı altında olduğunu arkadaşlarıyla paylaştı. Bu beyanların, daha sonra dinlenen diğer yakın arkadaşlarının ifadeleriyle de birebir örtüştüğü tespit edildi. Şüpheli mektup ve dijital izler mercek altında Soruşturma dosyasına giren deliller arasında Karaman’ın sosyal medya paylaşımları ve yeni tuttuğu evin kira kontratı da bulunuyor. Öte yandan şüpheli Mazlum Toprak tarafından savcılığa sunulan ve Karaman’a ait olduğu iddia edilen mektup ise kriminal incelemeye alındı. Mektubun gerçekten Karaman’a ait olup olmadığının belirlenmesi için el yazısı karşılaştırması yapılacak. Ayrıca olayın gerçekleştiği yerdeki MOBESE görüntüleri, telefon kayıtları ve 112 acil çağrı merkezi kayıtları da talep edildi. Polis ve sağlık ekipleri için ihmal iddiası Dosyada "bilgisine başvurulan kişi" konumundan "şüpheli" sıfatına geçen Mazlum Toprak’ın ifadesindeki detaylar ise olası bir ihmal zincirini gündeme getirdi. Toprak, olay anında 112’yi aradığını ancak Karaman’ın müdahaleyi reddettiğini, ardından polisi aradığını fakat polislerin sorumluluk almaktan kaçındığını öne sürdü. Avukat Kaleli, bu iddiaların doğrulanması halinde, olay yerine gelen 112 çalışanları ve polis ekiplerinin de sorumluluk zincirinde yer alabileceğine dikkat çekti. Dosya savcılığa gidiyor Hukukçular, toplanan deliller ışığında soruşturmanın "intihara sürükleme" suçu üzerinden yürütüldüğünü ve olayın bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu vurguladı. Dosyanın eksiklerin tamamlanmasıyla birlikte önümüzdeki hafta savcılığa intikal etmesi bekleniyor.

Avukatlardan ekonomik şiddete karşı isyan! Haber

Avukatlardan ekonomik şiddete karşı isyan!

Ekonomik şiddetin pençesindeki savunma İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, ülkenin içinde bulunduğu ağır ekonomik tablonun en çok avukatlık mesleğini yıprattığına dikkat çekti. Yılmaz, avukatların sadece fiziksel veya sözlü değil, aynı zamanda ağır bir hukuki ve ekonomik şiddet sarmalında olduğunu vurguladı. Başlatılan bu kampanya ile amaçlarının sadece imza toplamak değil, savunma mesleğinin kanayan yarası haline gelen bu sorunu görünür kılmak ve çözüm üretilmesi için ilgili makamları göreve çağırmak olduğu belirtildi. Meslek onuru ayaklar altına alınıyor Basın açıklamasını okuyan avukat Ezgi Yağmur Tokatlı ise işçi avukatların karşı karşıya kaldığı vahim tabloyu gözler önüne serdi. Tokatlı, birçok avukatın İş Kanunu ve meslek kurallarına aykırı koşullarda çalışmaya zorlandığını ifade etti. İşveren meslektaşları tarafından mesleğin itibarıyla bağdaşmayan düşük ücretlere mahkum edilen avukatların, sosyal güvenlik primlerinin eksik yatırıldığı ve özlük haklarının gasp edildiği dile getirildi. Bu bir geçim değil adalet sorunudur Yaşanan krizin yalnızca bireysel bir gelir kaybı olarak görülmemesi gerektiğinin altı çizildi. Avukatlığın toplumsal adaletin tesisinde kritik rol oynayan kamusal bir görev olduğunu hatırlatan hukukçular, işçi avukatların yaşadığı ücret ve güvence sorununun aslında bir adalet ve savunma sorunu olduğuna işaret etti. Mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığı savunularak, barolara denetim yetkisi verilmesi ve disiplin mekanizmalarının genişletilmesi talep edildi. Baro yönetimi, toplanan imzalarla birlikte sorunun çözümü için Adalet Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunulacağını bildirdi.

Cizre’de onlarca öğrenciyi tacizle suçlanan Burak Ercan beraat etti! Haber

Cizre’de onlarca öğrenciyi tacizle suçlanan Burak Ercan beraat etti!

Cizre’de yıllardır süren ve onlarca öğrencinin ifadelerine dayanan cinsel taciz davasında beklenen karar çıktı. Cizre Anadolu Meslek Lisesi’nin eski müdür yardımcısı Burak Ercan, yeniden yargılandığı dosyada tüm suçlamalardan beraat etti. “Delil yetersizliği” gerekçesiyle verilen karar, hem adliye önünde hem de duruşma salonunda büyük öfkeye neden oldu. Adliye çevresi bariyerlerle kapatıldı Duruşma öncesi Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin bulunduğu sokakta yüzlerce polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Sokağa giriş yapan herkes üst aramasından geçirilirken, açıklama için getirilen pankarta polisler el koydu; ses sistemi ise “tehlikeli olduğu” gerekçesiyle uzaklaştırıldı. Tepkiler üzerine pankart daha sonra geri verildi. Savcı beraat istedi, Ercan avukatlara hakaret etti Sanık Burak Ercan duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Savcı, esas hakkındaki mütalaasında “delil yetersizliği” gerekçesiyle beraat talep etti. Söz alan Ercan, mütalaaya katıldığını belirterek beraatini istedi. Mağdur avukatları ise mütalaaya tepki gösterdi. Avukat Rojhat Dilsiz, “2019’dan beri bu dosyayı takip ediyorum, sanık bir gün bile gözaltına alınmadı. 38 öğrenciyi taciz eden bir kişinin bugün hâlâ çocuklara ulaşabiliyor olması korkunç” dedi. Ercan, söz alan avukatlara hakaret ederek “yalancılık” suçlamasında bulundu; mahkeme başkanının ise Ercan’ı savunur tutum sergilemesi dikkat çekti. Mahkeme beraat verdi, salonda “İnsanlık katledildi” tepkisi yükseldi Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ercan’ın tüm suçlamalardan beraatine hükmetti. Karar açıklanır açıklanmaz salondaki yurttaşlar tepki göstererek, “İnsanlık katledildi” diye bağırdı. Dosyanın geçmişi ağır ihlallerle dolu 2019’da Merkez Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcısı olan Ercan’ın 43 öğrenciye tacizde bulunduğu açığa çıkmış, hakkında “cinsel taciz”, “cinsel saldırı” ve “cinsel istismar” suçlamalarıyla iki ayrı dava açılmıştı. Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi 3 yıl 9 ay hapis cezası vermişti. Ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, 2025 Şubat’ında kararı bozarak yeniden yargılamanın yolunu açmıştı. Mağdur avukatlarının itiraz başvurusu ise “mağdurların şikayetçi olmaması” gerekçesiyle reddedilmişti.

İmamoğlu’nun avukatı için flaş gelişme: Rüşvet iddiasıyla adliyede! Haber

İmamoğlu’nun avukatı için flaş gelişme: Rüşvet iddiasıyla adliyede!

İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz adliyeye sevk edildi İBB’ye yönelik yürütülen geniş kapsamlı yolsuzluk soruşturmasında yeni adım: Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz, Trabzon’da "rüşvete aracılık etmek" suçlamasıyla gözaltına alınarak İstanbul'a sevk edildi. Sağlık işlemlerinin ardından Vatan Polis Merkezi’ndeki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye götürüldü. Bu gelişme, soruşturmanın sadece idari ya da bürokratik değil, aynı zamanda hukuki savunmayı da hedef alan bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. İddiaların ardında siyasi hesaplar mı var? CHP’li İmamoğlu, tepkisini sosyal medya üzerinden şu sözlerle dile getirdi: “Savunma esir alınıyor. Avukatlarımız yalnızca görevlerini yaptıkları için iftira dosyalarıyla gözaltına alınıyor. Hukukkatledilmeye devam ediyor.” Bu tepki, sürecin yargısal değil siyasi bir boyut kazandığı algısını güçlendirdi. Soruşturmanın perde arkası giderek genişliyor Savcılığın sürdüğü dava, yalnızca “rüşvet” ile sınırlı kalmayıp, “suç örgütü kurma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “nitelikli dolandırıcılık”, hatta “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” gibi iddiaları da içeriyor. Nusret Yılmaz’ın gözaltına alınması, soruşturmanın İmamoğlu ailesine yakın isimlere yöneldiği anlamına geliyor. Öte yandan, daha önce İmamoğlu’nun bir başka avukatı Mehmet Pehlivan da benzer soruşturma gerekçesiyle tutuklanmıştı. Bu durum, iddiaların temelden çok daha derin ve örgütlü bir yapıdan beslenebileceğine işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.