SON DAKİKA

#Avukatlar

HABER DEĞER - Avukatlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avukatlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel: "Korktukları tek şey etkili savunma" Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel: "Korktukları tek şey etkili savunma"

"Savunma hakkı bahşedildi" İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davanın 65’inci celsesi, Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi Yeni Duruşma Salonu'nda devam etti. Mahkeme heyetinin duruşma sürecine ve savunma hakkına ilişkin tavrına tepki gösteren Özgür Özel, İmamoğlu'na sınırlı bir süre tanınması ve ardından gelen kararlara yönelik şu ifadeleri kullandı: "Bugüne geldik. Bugün Sayın İmamoğlu'нун avukatları yapılan yanlışı ve işin doğrusunu hukuki bir dille anlattı. O gün çok iddialıydı. ‘Hayır, bir daha savunma hakkı vermem.’ Biz de burada söyledik. Doğrudan bozma sebebi. Bu mahkemeyi bozdurmaya mı çalışıyor? Demek ki iddiaları dile getirip Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımızın yüzüne cevaplarını almaya cesaretleri yok. Geçen zamandan sonra bugün de gördüğünüz gibi, oyalaya oyalaya en son şimdi kararını verdi. Diyor ki ‘Savunma hakkını kullandıracağım ama belirsiz bir gün, benim bildiğim bir gün.’ Avukatlar ısrar edince, ‘Onu size önceden söyleyeceğim.’ Bir de söylemeseydin. Savunma yapacağı günü bilmeyecek. ‘Bir arada’ diyor, ‘uygun yerde, makul zamanda.’ Yani yerine, zamanına, süresine hakim karar verecek. Oysaki asla kısıtlanamaz savunma hakkı. ‘Bu haktan yararlandıracağım’ deyip bahşetti beyzade." "Mekansızlık yaratarak yüz yüze yargılamayı engelliyorlar" Özel, duruşma salonunun fiziki koşullarını da eleştirerek, mahkemenin sanıklar, avukatlar ve izleyiciler arasında aşırı mesafe yarattığını belirtti. Seyircilerin duruşmayı dürbünle izlemek zorunda kaldığını ifade eden Özel, bu durumun yargılamanın "yüz yüze" yapılması esasını ortadan kaldırdığını savundu. Duruşma salonundaki fiziki yapıyı ve göz teması eksikliğini şu sözlerle eleştirdi: "Yargılamanın güya yüz yüze yapılıyormuş gibi olduğu ama Ekrem İmamoğlu veya herhangi bir arkadaşımız cezaevinde kamera karşısında olsa, ailesi evden televizyonla izlese, avukatı bürodan katılsa, hakim bey o çok isteyip de koşa koşa gittiği tatilinden dönmemiş olsa yine bir yargılama teknik imkanlarla buradaki kadar yapılır. Bir mekanda olunmuş falan değil burada. Burada mekanı büyütmek, araları açmak, bariyerler koymak ve en uzağa yerleştirmek suretiyle bu devasa mekanda bir mekansızlık yaratılmış. Yüz yüze yargılamanı imkanı ortadan kaldırılmış durumda." "Korktukları tek şey etkili savunma" Mahkemenin aldığı kararların arkasındaki temel motivasyonun etkili savunmalardan duyulan korku olduğunu belirten Özel, konuya ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: "Korktukları bir tek şey var. Etkili savunmalar yapılıyor ve en etkilisi Ekrem İmamoğlu tarafından yapılacak. Bu savunmanın etkisinden, bu savunmanın gerçekleri ortaya koymasından, iftiraları çürütmesinden, yalancılarla yüzleşmesinden korkuyorlar. Yapılan budur. Artık buradan sonra elbette aileler de avukatlar da bizler de tarih önünde sorumluluğumuz gereğince bu yargılamanın bir parçası olmaya ister istemez devam edeceğiz." "Tarih önünde teessüf ediyorum" Açıklamasının sonunda mahkeme heyetine ve yargı pratiklerine yönelik sert ifadelerini sürdüren Özel, tarihe not düşerek şu çağrıda bulundu: "Tarih önünde hepsine teessüf ediyorum ve hepimizin haysiyetini ve hukukunu milletimize emanet ediyorum. Başka kimseye değil. Çünkü tuz koktuktan sonra, ben şimdi buradaki hakimi HSK’ya mı şikayet edeyim? Başında Akın Gürlek var, zaten bu zulmü başlatan, kurgulayan, sürdüren kişi. Adalet Bakanı olduğu gün, AK Parti İl Başkanları toplantısına gidip ‘Dün olduğu gibi bugün de partimiz için mücadeleye devam edeceğiz’ diyor. ‘Dün’ dediği gün başsavcıydı adam burada. O yüzden kimi, kime şikayet edeyim? Sayın Erdoğan’a mı edeyim atadıklarını? Kimi, kime şikayet edeyim? O yüzden hepimizin hakkını, hukukunu ve varsa bir gün hakkımızı almamızla ilgili umudu milletimize emanet ediyoruz. Ettiklerini bulsunlar. Zulümleri artsın ki sonları tez gelsin. Bu dünyada adaleti bulursak buluruz, bulmazsak öbür dünyada bütün bu masumların iki elleri yakalarındadır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuşadası Belediyesi'ne 3. dalga operasyonu: 15 kişi gözaltında Haber

Kuşadası Belediyesi'ne 3. dalga operasyonu: 15 kişi gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı soruşturma çerçevesinde, Kuşadası Belediyesi'ne yönelik operasyonların üçüncü dalgası gerçekleştirildi. İzmir, Aydın ve Antalya illerinde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. 21 şüpheli hakkında işlem başlatıldı Soruşturma dosyasında yer alan tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, HTS kayıtları ve MASAK raporları doğrultusunda 21 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı bildirildi. Şüpheli listesinde belediye yöneticileri, CHP'li bir meclis üyesi, avukatlar, iş insanları, firma ve otel sahipleri ile mimar ve mühendislerin bulunduğu kaydedildi. Eş zamanlı baskınlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 7 şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. Başsavcılıktan açıklama: "Makul şüpheye ulaşıldı" İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan 2025/186146 soruşturma numaralı dosya kapsamında, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olarak 'Rüşvet' ve 'İrtikap' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde elde edilen tanık beyanları, şüphelilerin etkin pişmanlık ifadeleri, HTS kayıtları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan raporlar neticesinde incelenen hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde; soruşturmaya konu suçların işlendiğine dair makul suç şüphesine ulaşılmıştır" denildmiştir. Açıklamada haklarında işlem başlatılan şüphelilerin isimleri şu şekilde sıralandı: Şebnem Kars Şenol (Özel Kalem Müdürü), Resul Mert Çiftçi (İnşaat Firma Sahibi), Oğuz Ali Helvacı (İnşaat Firma Sahibi), Umut Yaşar (Avukat), Ertan Can Yazıcı (İş insanı), Oğuzhan Turan (Belediye E. Başkan Yardımcısı), Şefik Çalık (Firma sahibi), Kağan Özcan (Otel Sahibi), İsmail Yurtseven (Eğitimci), Macit Günel (İş insanı), Ezgi Tezcan Yaşar (Avukat), Atıl Ulaş Bengi (Tekniker), Şakir Eviz (Firma sahibi), Emrah Temel (Firma sahibi), Hakan Tanır (Otel Sahibi), Haşmet Akkuş (İş insanı), Yusuf Yazıcı (Firma Sahibi), Ali Kotan (CHP Meclis Üyesi), Cumhur Ulusoy (Mimar), Hasan Hüseyin Demirkol (Harita Mühendisi) ve Ertan Sözmener (Muhasebeci). Soruşturmanın geçmişi Kuşadası Belediyesi’ne yönelik başlatılan "rüşvet" ve "irtikap" soruşturmasının ilk dalgasında, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in de aralarında bulunduğu 6 şüpheli Aydın, İzmir ve Antalya’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Belediye Başkanı Ömer Günel, Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş, belediye mimarı ve şehir plancısı Meral Celep, iş insanı ve eski Kuşadasıspor Kulübü Başkanı Ferdi Zenginoğlu ile iş insanı Hüseyin Kabasakal tutuklanırken; İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında elde edilen yeni beyanlar, HTS kayıtları ve MASAK raporları doğrultusunda operasyonların kapsamı genişletilmiş ve son olarak 3. dalga operasyon gerçekleştirilmiştir. Maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi Haber

Mahkeme Deniz Göktaş'ın tutukluluğu hakkında karar verdi

YouTube'da yayımlanan gösteri gerekçe gösterildi Komedyen Deniz Göktaş, YouTube'da yayımlanan ve 13 milyondan fazla izlenen "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Göktaş'ın gözaltına alınma sürecindeki mizansen görüntüleri ile tutukluluğunun ardından Tekirdağ Karatepe Cezaevi'ne gönderilmesi kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Avukatların itiraz etti Göktaş'ın avukatları tutuklama kararına itiraz ederek tahliye talebinde bulunmuştu. İtiraz dilekçesinde, Göktaş'ın soruşturmayı öğrenmesinin ardından yurt dışındaki programını yarıda keserek kendi isteğiyle Türkiye'ye döndüğü ve bu nedenle kaçma şüphesinin bulunmadığı savunulmuştu. Avukatlar, tutuklama kararındaki gerekçelerin Ceza Muhakemesi Kanunu'nda karşılığının olmadığını ve sosyal medyadaki tepkilerin hukuki bir gerekçe oluşturamayacağını ifade etmişti. Dilekçede soruşturmanın başlangıçta TCK'nın 216/3. maddesi kapsamında yürütüldüğü, daha sonra suç vasfının halkı kin ve düşmanlığa tahrik maddesine dönüştürüldüğü ileri sürülmüştü. Müdafiler, gösterideki ifadelerin mizah ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştu. Mahkemenin kısa ret açıklaması Avukatların ayrıntılı itiraz dilekçesine rağmen mahkeme talebi kısa gerekçeyle reddetti. İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesi kararında, "kararın usul ve yasaya uygun olması, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmemesi ve mevcut delil durumu" gerekçeleriyle itirazın reddine hükmedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez"

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında gazeteciler, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alınmasına tepki göstererek, hükümeti sert bir dille eleştirdi. "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin!" Sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etiketleyerek bir açıklama yayımlayan Kılıçdaroğlu, operasyonların hukuki dayanaklarını sorguladı. Zirve sürecinde yapılan gözaltıları "keyfî" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen demokratik protesto hakkının engellenmesi kabul edilemez." "Ülkenin itibarına protestolar değil, engellemeler zarar verir" Açıklamasında uluslararası zirvelerin doğasına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, protestoların demokratik bir yaşamın olağan bir unsuru olduğunu hatırlattı. Ülke itibarının zedelenmesinin ancak demokratik hakların kısıtlanmasıyla mümkün olabileceğini belirten CHP lideri, "Dünya liderlerinin katıldığı uluslararası zirvelerde protestolar, demokratik hayatın olağan bir parçasıdır. Bir ülkenin itibarına zarar veren, protestoların varlığı değil; demokratik protesto hakkının engellenmesidir" değerlendirmesinde bulundu. "Gerçeğin sustuğu yerde demokrasi yaşayamaz" Basın özgürlüğünün hukuk devletinin temeli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, muhalif veya tarafsız basının susturulmasının toplumsal bir tehlike olduğuna dikkat çekti: "Basın özgürlüğü bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır. Tarafsız basının sustuğu yerde millet gerçeği duyamaz; gerçeğin sustuğu yerde ise demokrasi yaşayamaz." @RTErdogan Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) July 5, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı! Haber

Silivri’de "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları yankılandı!

"Alkışlayamazsınız, yasak!" "Resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapsi ve siyasi yasağı istenen Ekrem İmamoğlu, duruşma salonuna alkışlar eşliğinde girdi. Salonda bulunan izleyicilerin "Ekrem Başkan" ve "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganları atması üzerine duruşma hâkimi araya girdi. Hâkim, salonu "Hayır alkışlayamazsınız, yasak" diyerek uyardı ve sükunetin sağlanmasını istedi. Uluslararası takip ve yoğun katılım Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi kampüsünde görülen kritik duruşmaya katılım yoğun oldu. İmamoğlu’nun annesi Havva, babası Hasan, eşi Dilek Kaya ve oğlu Selim İmamoğlu’nun yanı sıra; CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda partili salonda hazır bulundu. Duruşmayı ayrıca ABD, Almanya, Çekya, Hollanda, Fransa ve İsviçre başkonsolosluklarından temsilciler de yerinde takip etti. Davaya bakan hâkim kararnameyle sürüldü iddiası Davanın seyriyle ilgili en dikkat çekici detaylardan biri ise mahkeme heyetindeki değişiklik oldu. Dosyaya bakan İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Ali Doğan’ın, HSK kararnamesiyle Kahramanmaraş’a atandığı ortaya çıktı. Doğan’ın, atanmadan hemen önce kendisine yönelik medyada çıkan haberler hakkında "hedef gösterildiği ve yetkisinin elinden alınmak istendiği" gerekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi. Buna rağmen Doğan’ın tayininin çıktığı ve karara itiraz ettiği belirtildi. Önceki duruşmalarda kriz yaşanmıştı Davanın önceki celselerinde de tansiyon düşmemişti. İlk duruşmada İmamoğlu, "Bu iddianameyi beni seçimde yeneceğini bilen bir kişi yazdırdı" savunmasını yapmış, tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan ise duruşmaya SEGBİS ile bağlanarak fiziki katılım olmadığı için savunma yapmayı reddetmişti. İkinci duruşmada ise "küçük salon krizi" yaşanmış, avukatlar ve jandarma arasındaki gerginlik nedeniyle İmamoğlu avukatlarının yokluğunda savunma yapmamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.