SON DAKİKA

#Ayasofya

HABER DEĞER - Ayasofya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayasofya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ayasofya’da provokasyon: İki turist tutuklandı Haber

Ayasofya’da provokasyon: İki turist tutuklandı

Ayasofya-i Kebir Camii’nde Bizans bayrağı açarak fotoğraf çektirdikleri iddia edilen Yunan uyruklu iki turist, gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. Olay, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bayrağı montta saklayarak içeri soktular Edinilen bilgilere göre olay, 9 Nisan günü saat 15.00 sıralarında meydana geldi. 5 kişilik Yunan turist kafilesi Ayasofya’ya giriş yaptı. Güvenlik kontrolünden geçen grup, bir süre sonra üst katta bulunan ziyaret alanına çıktı. Bu sırada turistlerden birinin montunun içinden çıkardığı çift başlı kartal figürlü Bizans bayrağını açtığı ve fotoğraf çektirdiği öne sürüldü. Bayrakta dikkat çeken ifade Yapılan incelemelerde bayrak üzerinde “Ya Ortodoks ol ya da öl” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Fotoğraf çekiminin ardından bayrağın diğer bir turiste verildiği ve onun da aynı şekilde görüntü aldığı ifade edildi. Güvenlik güçleri müdahale etti Durumun fark edilmesi üzerine güvenlik güçleri hızlı şekilde müdahale etti. Olayla bağlantılı iki kişi gözaltına alındı. Tutuklama kararı çıktı Gözaltına alınan 35 yaşındaki Mazis Michael ile 42 yaşındaki Kostantina Mazi, İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Şüpheliler, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sürüyor Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği ve diğer kişilerle ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

150 yıldır göz önünde ama kimse fark etmedi Haber

150 yıldır göz önünde ama kimse fark etmedi

Amasya’nın Merzifon ilçesinde bulunan Kara Mustafa Paşa Camii’nin avlusundaki şadırvanda yer alan yaklaşık 150 yıllık bir minyatür, dikkatleri üzerine çekti. 19. yüzyılda nakkaş Zileli Emin tarafından işlenen eser, İstanbul, Amasya ve Viyana’dan kesitleri aynı kompozisyonda bir araya getiriyor. Uzun yıllardır göz önünde olmasına rağmen çoğu kişi tarafından fark edilmeyen eser, son dönemde yeniden ilgi odağı haline geldi. 360 yıllık caminin ahşap şadırvanının külah kısmına 1865 yılında işlenen minyatür, geç dönem Osmanlı resim sanatının önemli örnekleri arasında değerlendiriliyor. Eserde farklı coğrafyalardan sahnelerin bir araya getirilmesi, dönemin sanatsal ve kültürel anlayışına dair ipuçları sunuyor. Üç şehir tek eserde buluşuyor Minyatürde İstanbul’a ait birçok simgesel yapı yer alıyor. Galata ve Bayezid kuleleri, Haliç ve Galata köprüleri ile Sultanahmet, Ayasofya ve Süleymaniye camileri detaylı biçimde resmedilmiş durumda. Ayrıca bir cami minaresine asılan mahya ile Ramazan ayının simgesel atmosferine de yer verildiği görülüyor. Eserin diğer bölümünde Amasya’ya benzetilen sahnede kale yapıları, Yeşilırmak üzerindeki su değirmenleri ve dönemin mimari unsurlarını yansıtan detaylar bulunuyor. Tarihi kuşatma tasviri dikkat çekiyor Minyatürde yer alan üçüncü sahnede ise Osmanlı ordusunun Viyana kuşatması betimleniyor. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki ordunun tasviri, eserin tarihsel boyutunu güçlendiren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu üç farklı sahnenin aynı yüzeyde buluşturulması, eserin hem sanatsal hem de tarihsel açıdan değerini artırıyor. Eser korunarak günümüze ulaştı Cami avlusunda bulunan şadırvan ve üzerindeki minyatürün, yapıldığı dönemden bu yana büyük ölçüde korunarak günümüze ulaştığı ifade ediliyor. Bölge sakinleri, eserin yıllardır aynı şekilde varlığını sürdürdüğünü belirtiyor. Uzmanlar ve yerel yetkililer, bu tür eserlerin Türkiye toplumunun kültürel mirası açısından önemli olduğunu vurgularken, Merzifon’a gelen ziyaretçilerin bu detayı yakından incelemesi gerektiğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Picasso’nun “keşke”si Osmanlı’da saklıydı Haber

Picasso’nun “keşke”si Osmanlı’da saklıydı

Kübizmin ustası neyi ve neden sorguladı? yüzyıl sanatının en etkili isimlerinden biri olan Pablo Picasso, kübizmle anılsa da hayatı boyunca “daha fazlasını” arayan bir sanatçıydı. Bu arayış, onu doğduğu coğrafyanın tarihine ve ailesinin Arap dünyasına uzanan köklerine götürdü. Picasso’nun, ömrünün son yıllarında İslam hat sanatıyla tanışması ise yalnızca estetik bir keşif değil, kendi sanat yolculuğunu sorguladığı derin bir kırılma anı oldu. “Bunu bilseydim resim yapmazdım” sözü neyi anlatıyor? Picasso’ya atfedilen “İslami hat sanatını bilseydim resim yapmaya uğraşmazdım” cümlesi, sanat dünyasında yıllardır tartışılıyor. Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Rasim Soylu’ya göre bu söz, bir pişmanlıktan çok, hat sanatının ulaştığı soyutlama ve “boşluk” anlayışına duyulan hayranlığı yansıtıyor. Picasso’nun Batı sanatında eksik bulduğu bu kavram, hat sanatında yüzyıllar önce ustalıkla kurulmuştu. Endülüs’ten Avrupa’ya uzanan 900 yıllık etki Hat sanatının Picasso üzerindeki etkisi, tesadüf değildi. İspanya’da 8. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar süren Endülüs mirası, yalnızca mimariyi değil, Avrupa sanatının düşünme biçimini de etkiledi. Doç. Dr. Soylu, bu etkinin Rönesans’a kadar uzandığını ve Hristiyan mimarisinde bile İslam sanatlarının izlerinin görülebildiğini vurguluyor. Picasso’nun yaşadığı coğrafya, bu kültürel mirasla iç içeydi. “Bizim için Ayasofya ne ise Picasso için hat sanatı oydu” Picasso’nun hat sanatıyla ilişkisini anlatan en çarpıcı benzetme, Doç. Dr. Soylu’dan geliyor. Soylu, bu karşılaşmayı, Türkiye toplumunun Ayasofya ile Bizans sanatını tanımasına benzetiyor. Nasıl ki Ayasofya bize yabancı değilse, hat sanatı da Picasso için tamamen dışsal bir alan değildi. Malaga, Kurtuba ve Sevilla gibi şehirlerde büyüyen bir sanatçı için bu miras, zaten çevresindeydi. Eserlerine gizlenen izler ne anlama geliyor? Picasso hiçbir zaman klasik anlamda bir hattat olmadı. Ancak bazı heykellerinde, çizimlerinde ve özellikle 1940’lı yıllardan sonraki çalışmalarında kaligrafik formlar ve çağrışımlar belirginleşti. “Afat” adlı çalışması ve Pierre Reverdy’nin kitaplarına yaptığı çizimler, hat sanatının biçimsel etkilerinin Picasso’nun üretimine nasıl sızdığını gösteriyor. Picasso yalnız değildi: Batı sanatında hat etkisi Picasso’nun bu ilgisi, sanat dünyasında tekil bir örnek değil. Joan Miró, Paul Klee ve Georges Mathieu gibi pek çok Batılı sanatçı da hat sanatının ritmi, soyutlaması ve boşluk anlayışından beslendi. Bu etkileşim, Doğu ile Batı arasında hiyerarşi kuran yaklaşımları da sorgulayan bir sanat dili ortaya çıkardı. Bir pişmanlıktan çok kültürel bir yüzleşme Uzmanlara göre Picasso’nun hat sanatı karşısındaki tutumu, “kendi eserlerini değersizleştirme” değil, yüzyıllar önce kurulmuş bir estetikle yüzleşmenin yarattığı sarsıntıydı. Bu yüzleşme, sanatın tek bir coğrafyaya veya kültüre ait olmadığını, insanlığın ortak birikimi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.