SON DAKİKA

#Aynı

HABER DEĞER - Aynı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aynı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü Haber

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü

Narin Güran cinayetine ilişkin tartışmalar sürerken, Baran Güran’ın ardından bu kez yazar İlhami Işık, Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladı. Davayı ilk günden bu yana takip ettiğini belirten Işık, soruşturma sürecinin yalnızca hukuki değil, toplumsal ve medya kaynaklı ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. “Böylesine bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” İlhami Işık, Türkiye’de birçok ağır davanın yaşandığını ancak bu dosyada farklı bir durum olduğunu vurguladı. “Uzun yıllardır bu ülkede birçok cinayet davası gördük ama böylesine topyekûn bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” diyen Işık, davanın daha en başında belirli bir algı üzerinden şekillendiğini savundu. “Önce köy, sonra aile hedefe konuldu” Işık’a göre süreç, yalnızca bir soruşturma değil; aynı zamanda bir “algı inşası” süreciydi. Köyün ve ailenin sistematik biçimde hedef haline getirildiğini belirten Işık, bu durumun toplumda sorgulama refleksini ortadan kaldırdığını söyledi: “Bir köy şeytanlaştırıldı, ardından o köyün içinde bir aile. Bu noktadan sonra kimse ‘acaba’ sorusunu sormadı.” “Sorulması gereken sorular hiç sorulmadı” Işık, dosyada en dikkat çekici eksikliğin temel sorgulama mekanizmasının devre dışı kalması olduğunu ifade etti. Ortaya atılan birçok iddianın mantıksal olarak dahi test edilmediğini vurgulayan Işık, “Bu kadar kritik bir olayda en basit sorular bile sorulmadı” dedi. “Medya, acı üzerinden bir mekanizmaya dönüştü” Işık’ın en sert eleştirilerinden biri ise medyaya yönelik oldu. “Bazı kesimler, iki tık almak ya da görünürlük kazanmak için bu acıyı kullandı” diyen Işık, sürecin yalnızca habercilik değil, aynı zamanda bir “kazanç mekanizmasına” dönüştüğünü savundu. Bu durumun, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de aileye yönelik ağır bir toplumsal baskıya neden olduğunu ifade etti. “Sosyal medya mahkemeleri bu davada belirleyici oldu” Işık, davanın seyrinde sosyal medyanın etkisine dikkat çekerek, kararların büyük ölçüde bu baskı altında şekillendiğini ileri sürdü. “Aylarca sosyal medyada mahkemeler kuruldu. İnsanlar daha yargılanmadan suçlu ilan edildi” diyen Işık, bu durumun hukuk sistemini de etkilediğini savundu. “Bu yalnızca bir dava değil, toplumsal bir kırılma” Işık’a göre Narin Güran dosyası, yalnızca bir cinayet davası değil; aynı zamanda Türkiye’de toplumsal reflekslerin geldiği noktayı gösteren bir örnek. “Bu dava, vicdanın rafa kaldırıldığı bir sürecin en somut göstergesidir” ifadelerini kullanan Işık, toplumun hızlı yargılama eğiliminin tehlikelerine dikkat çekti. “Adalet Bakanlığı için bir sınav” Işık, yetkililere de açık bir çağrıda bulunarak, bu dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. “Eğer sosyal medya mahkemeleriyle mücadele edilecekse, bunun en somut örneği bu dosyadır” diyen Işık, Narin Güran davasının adalet sistemi açısından kritik bir test olduğunu vurguladı. Toplum için uyarı: Aynı hatalar tekrar edilebilir Uzmanlara göre, bu tür davalarda erken yargı, medya baskısı ve sosyal medya etkisi birleştiğinde, adil yargılanma ilkesi ciddi şekilde zarar görebiliyor. İlhami Işık’ın sözleri ise bu riski net bir şekilde ortaya koyuyor: “Bu dava sadece geçmiş değil, gelecekte yaşanabilecek benzer hataların da habercisi.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz Haber

Sanchez’ten savaş çıkışı: Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra şikâyet edemezsiniz

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Orta Doğu’daki savaşın büyümesine karşı en sert siyasi çıkışlardan birini yaptı. Katıldığı bir etkinlikte konuşan Sanchez, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını destekleyen sağ ve aşırı sağ çevreleri hedef aldı. İspanya’nın bu savaşı desteklemediğini açık biçimde ortaya koyan Sanchez, yangını çıkaranlarla aynı çizgide duranların sonrasında yaşanan sonuçlardan yakınamayacağını söyledi. Sanchez savaş destekçilerine açık mesaj verdi Pedro Sanchez, Valladolid’de düzenlenen siyasi etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetin halkı İran savaşının etkilerinden korumak için devletin tüm imkânlarını kullanacağını söyledi. Aynı konuşmada sağ ve aşırı sağ partilere seslenen Sanchez, bombalamaları destekleyenlerin daha sonra ortaya çıkan krizden şikâyet etmesinin siyasi tutarsızlık olduğunu savundu. Avrupa basınına yansıyan konuşmasında Sanchez’in, “Bombardımanları başlatanları destekleyip sonra sonuçlarından yakınamazsınız” çizgisinde sert ifadeler kullandığı aktarıldı. “Ateşe körükle gidip sonra yanıyoruz diyemezsiniz” Sanchez’in en dikkat çeken çıkışı, savaş yanlısı tutuma yönelik kullandığı benzetme oldu. İspanya Başbakanı, hem çatışmayı büyüten tarafları destekleyip hem de sonrasında ekonomik ve siyasi sonuçlardan şikâyet etmenin kabul edilemeyeceğini söyledi. Sanchez, en doğru ve en az maliyetli yolun savaşa karşı çıkmak ve çatışmanın bir an önce sona ermesini sağlamak olduğunu vurguladı. Madrid, Washington’ın baskısına rağmen geri adım atmadı Sanchez’in bu çıkışı, Donald Trump ile Madrid yönetimi arasındaki son gerilimin ardından geldi. Reuters’a göre Trump, İspanya’nın İran’a yönelik saldırılarda Endülüs’teki Moron de la Frontera ve Rota üslerinin kullanılmasına izin vermemesine tepki göstermiş, Madrid’i işbirliği yapmamakla suçlamıştı. Buna karşılık İspanya hükümeti, ülkenin ABD-İsrail saldırılarına ortak olmayacağını ve dış baskıyla pozisyon değiştirmeyeceğini duyurmuştu. İspanya’nın çizgisi: Savaşa değil uluslararası hukuka destek Sanchez daha önce de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran savaşı karşısındaki tutumlarının net olduğunu söylemiş, “derhal gerilimin düşürülmesini ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini” talep etmişti. Reuters’ın derlediği uluslararası tepkilere göre İspanya yönetimi, ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından diplomasinin yeniden devreye girmesi gerektiğini savunan başlıca Avrupa hükümetleri arasında yer aldı. Sanchez, Madrid’in değerlerine ve çıkarlarına aykırı bir savaşa yalnızca misilleme korkusuyla ortak olmayacağını da vurguladı. Sanchez’in sözleri Avrupa’daki ayrışmayı da görünür kıldı İspanya Başbakanı’nın açıklamaları, Avrupa’da İran savaşı konusunda oluşan görüş ayrılıklarını da yeniden görünür hale getirdi. Bazı Batılı hükümetler İran’ın misillemelerini öne çıkarırken, Madrid yönetimi çatışmanın bizzat büyütülmesine karşı pozisyon aldı. Sanchez’in sözleri, yalnızca iç politikadaki sağ ve aşırı sağa değil, aynı zamanda savaşı meşrulaştırmaya çalışan Atlantik çizgisine karşı da açık bir siyasi itiraz olarak yorumlandı. Bu çıkış, İspanya’nın mevcut krizde kendisini diplomasi ve uluslararası hukuk ekseninde konumlandırdığını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar Haber

Yargıtay’dan emekli maaşı haczinde kritik emsal karar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, icra takibi süreçlerinde emekli yurttaşların haklarını yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karar verdi. Kurul, borçlunun ödeme emrini aldığı gün hem borcu kabul edip hem de maaşının haczedilmesine izin vermesinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Haciz için önce takibin kesinleşmesi şart Yüksek Mahkeme, haczin ancak icra takibinin kesinleşmesinden sonra talep edilebileceğini vurguladı. Kararda, takip kesinleşmeden verilen haciz muvafakatinin “önceden verilmiş izin” niteliğinde olduğu ve bu nedenle geçerli sayılamayacağı belirtildi. Uyuşmazlık nasıl başladı? Alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, borçlu emekli yurttaş ödeme emrini aldığı gün icra müdürlüğüne başvurarak borcu kabul ettiğini ve emekli maaşının tamamının haczedilmesine rıza gösterdiğini beyan etti. Ancak borçlu vekili, bu muvafakatin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etti. Mahkemeler arasında görüş ayrılığı yaşandı İlk derece mahkemesi, takibin henüz kesinleşmediği gerekçesiyle emekli maaşı üzerindeki haczi kaldırdı. Bölge Adliye Mahkemesi ise borçlunun muvafakatini geçerli sayarak haczin uygulanabileceğine hükmetti. Dosya bu aşamadan sonra Yargıtay’a taşındı. Yargıtay’dan net bozma ve son söz Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede ve aynı tarihte verilmesini hukuka aykırı buldu ve kararı bozdu. Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Hukuk Genel Kurulu: Muvafakat geçersizdir 25 üyenin katılımıyla toplanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, “Borçlunun aynı dilekçe ile borcu kabul edip hacze muvafakat etmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan geçersizdir” diyerek emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verdi. Karar ne anlama geliyor? Bu emsal kararla birlikte, emekli yurttaşların icra baskısı altında verdikleri erken muvafakatlerin hukuki sonuç doğurmayacağı netleşmiş oldu. Yargıtay’ın kararı, emekli maaşlarının korunması açısından icra uygulamalarında önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.