SON DAKİKA

#Bae

HABER DEĞER - Bae haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bae haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj Haber

Hark Adası saldırısı sonrası İran’dan BAE’ye sert mesaj

ABD ile İran arasında devam eden savaşta gerilim yeni bir saldırıyla daha tırmandı. Washington yönetiminin İran’ın petrol ihracatının büyük bölümünün gerçekleştirildiği Hark Adası ile Ebu Musa Adası’nı hedef aldığı saldırının ardından İran’dan sert açıklamalar geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırıda kullanılan roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri topraklarından fırlatıldığını öne sürdü. Hark Adası İran’ın petrol ihracatı için kritik önemde İranlı yetkililere göre saldırının hedefinde, ülkenin petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği Hark Adası bulunuyordu. İran’ın Buşehr Valiliği tarafından yapılan açıklamada saldırıda herhangi bir sivil ya da askeri can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Yetkililer ayrıca adadaki petrol tesislerinde faaliyetlerin normal şekilde sürdüğünü ve altyapıda ciddi bir hasar meydana gelmediğini duyurdu. İran roketlerin BAE’den fırlatıldığını iddia etti İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, saldırının ardından yaptığı açıklamada HIMARS roket sisteminin kullanıldığını ve füzelerin komşu ülkelerin topraklarından ateşlendiğini söyledi. Arakçi, saldırının izinin sürüldüğünü belirterek roketlerin Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Ras el Hayme bölgesi ile Dubai yakınlarından fırlatıldığının tespit edildiğini iddia etti. Tahran’dan BAE’ye üstü kapalı uyarı İranlı bakan açıklamasında Birleşik Arap Emirlikleri’ni dolaylı şekilde hedef alan ifadeler kullandı. Yoğun nüfusun bulunduğu bölgelerin İran’a karşı saldırı için kullanılmasının son derece tehlikeli olduğunu söyleyen Arakçi, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Uzmanlar, bu sözlerin BAE yönetimine yönelik açık bir uyarı olarak değerlendirildiğini belirtiyor. İran ABD üslerini “meşru hedef” ilan etti İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de saldırıya ilişkin açıklama yaptı. Zülfikari, ABD ordusunun İran’a yönelik saldırılarında BAE’de bulunan liman ve askeri noktaları kullandığını öne sürdü. İranlı yetkili, bu nedenle Birleşik Arap Emirlikleri’nde ABD askerlerinin bulunduğu limanlar, iskeleler ve askeri noktaların İran için meşru hedef sayılabileceğini söyledi. BAE halkına uyarı mesajı verildi Zülfikari ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan yurttaşlara da çağrıda bulundu. İranlı komutan, sivillerin zarar görmemesi için ABD askerlerinin bulunduğu limanlar ve askeri noktaların çevresinden uzak durulması gerektiğini ifade etti. Son gelişmeler, İran ile ABD arasındaki çatışmanın Körfez bölgesine daha fazla yayılabileceği yönündeki endişeleri artırdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi Haber

Süre uzatıldı! 9 ülkeye uçuşlar iptal edildi

Abdulkadir Uraloğlu, 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırıların ardından bölgedeki hava sahalarına ilişkin son durumu değerlendirdi. Sürecin anlık takip edildiğini belirten Uraloğlu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suriye’nin güney kesimlerine yönelik hava sahası kapalılık NOTAM’larının sürdüğünü açıkladı. Umman ile Suudi Arabistan’ın bir bölümü ve Lübnan’da ise sivil uçuşların devam ettiğini belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri’nde acil durum kapsamında trafik yönlendirmesi yapıldığını, Emirates ve Etihad Airways seferlerinin ise yeniden başlayacağının bildirildiğini aktardı. Türk taşıyıcıların mevcut durumuna ilişkin bilgi veren Uraloğlu, Türk Hava Yolları’na ait bir uçağın Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklediğini, bunun süreçten etkilenen tek THY uçağı olduğunu söyledi. Pegasus Hava Yolları’na ait bir uçağın da aynı havalimanında bulunduğunu belirten Uraloğlu, AJet’in ise İran, Suriye ve Irak’ta bekleyen herhangi bir uçağının olmadığını kaydetti. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçağın ise Irak’ta bulunduğu bildirildi. Tahran’daki THY ve Pegasus ekiplerinin Türkiye’ye tahliye edildiğini açıklayan Uraloğlu, Tailwind’in Irak’taki kiralık uçağının ekipleri için de Bağdat Büyükelçiliği ile irtibat sağlandığını aktardı. Bahreyn, BAE ve Katar’da bulunan Türk ekipler açısından ise ciddi bir risk bulunmadığını ifade etti. Bakan Uraloğlu, devam eden güvenlik riskleri nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress’in İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün seferlerini 6 Mart 2026 tarihine kadar iptal ettiğini duyurdu. Pegasus’un ayrıca İran uçuşlarını 12 Mart’a kadar durdurma kararı aldığı belirtildi. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne planlanan tüm uçuşlar ise 3 Mart 2026 tarihine kadar iptal edildi. Uraloğlu, günlük değerlendirmelere göre kararların güncelleneceğini, mevcut koşullarda iyileşme olmaması halinde iptallerin uzatılabileceğini söyledi. Suudi Arabistan’ın Riyad, Cidde ve Medine şehirleri ile Umman’a seferlerin ise bugün itibarıyla gerçekleştirilebileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan dünyaya "güç" mesajı: İran’ı vurduk, Gazze’de barışın önü açıldı! Haber

Trump’tan dünyaya "güç" mesajı: İran’ı vurduk, Gazze’de barışın önü açıldı!

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği imza töreninde hem iç hem de dış politikaya dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazze’deki ateşkes sürecini doğrudan İran’a yönelik askeri hamlelerine bağlayan Trump, "İran’ın nükleer kapasitesini yok etmeseydik, bölge ülkelerinin anlaşma yapması mümkün olmazdı" dedi. Trump ayrıca Venezuela’ya yönelik kara harekatı sinyali verdi ve yapay zeka düzenlemeleri için "merkezi sistem" duyurusu yaptı. "Artık İran’dan korkmuyorlar" Gazze’de sağlanan ateşkesin mimarının ABD’nin İran politikası olduğunu savunan Trump, Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi ülkelerin bu sayede inisiyatif alabildiğini öne sürdü. Tahran yönetiminin nükleer kapasitesinin ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, şu ifadeleri kullandı: "Barışı mümkün kılan şey şu oldu; herkes İran'dan korkuyordu ama artık korkmuyorlar. İran gerçekten etkisiz hale getirilmemiş olsaydı, anlaşma yapılması imkansızdı. Harika bir anlaşma yapabilirlerdi ama fırsatı kaçırdılar." Trump, İran’ın nükleer çalışmalarına geri dönmeye çalışacağını tahmin ettiğini ancak böyle bir durumda tesislerin "bir kez daha yok edileceğini" vurguladı. Venezuela’ya kara harekatı tehdidi Basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Venezuela konusuna da değinen Trump, tonu sertleştirdi. ABD ordusunun el koyduğu petrol tankerinin sadece uyuşturucuyla değil, yaptırımlar ve göçmen kriziyle de ilgili olduğunu belirtti. Deniz yoluyla uyuşturucu trafiğinin yüzde 92 azaldığını savunan Trump, "Artık karadan da saldırılar başlatacağız. Çok yakında karada da başlayacak" diyerek Caracas yönetimine açık bir askeri tehditte bulundu. Yapay Zeka ve Ukrayna gündemi Trump’ın ajendasındaki diğer kritik başlıklar ise şöyleydi: Yapay Zeka İçin "Tek Ses": Eyaletler arasındaki yasal karmaşayı bitirmek için federal düzeyde "merkezi onay sistemi" getirileceğini açıkladı. Çin’in tek elden yönetimine atıfta bulunarak, "Bu konuda birleşik olmalıyız" dedi. Ukrayna Müzakereleri: Hafta sonu yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacaklarına henüz karar vermediklerini belirtti. Trump, "Sadece toplantı yapmak için toplanmaktan bıktık. Artık söz değil, eylem ve çözüm istiyoruz" mesajını verdi.

İran balistik füzeleri ateşledi! Haber

İran balistik füzeleri ateşledi!

'Şehit Muhammed Nazıri' tatbikatında gökyüzü füzelerle aydınlandı İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve ihtilaflı Nazaat Adaları bölgesinde başlattığı iki günlük "Şehit Muhammed Nazıri" deniz tatbikatı ile askeri kapasitesini sahaya sürdü. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'nın aktardığı bilgilere göre, tatbikatın en kritik aşamasında "Kader 110" ve "Kader 380" sınıfı seyir füzeleri ile "Kadir 303" balistik füzesi ateşlendi. Temsili hedeflerin başarıyla imha edildiği operasyona, eş zamanlı olarak havalanan insansız hava araçları (İHA) da destek verdi. Simüle edilmiş düşman unsurlarına havadan saldırı düzenleyen İHA'ların yanı sıra, kıyı bölgelerine yapılabilecek olası çıkarma harekatlarına karşı gemilere konuşlu savunma sistemleri de test edildi. İhtilaflı adalarda hakimiyet mesajı ve BAE ile tarihi gerilim Askeri hareketliliğin merkez üssü olan Ebu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb adaları (Nazaat Bölgesi), İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yarım asrı aşan bir egemenlik krizinin tam ortasında yer alıyor. Bölgedeki zengin petrol rezervleri ve Hürmüz Boğazı'na hakim stratejik konumu nedeniyle paylaşılamayan bu adalar, 1971 yılına kadar İngiliz işgali altındaydı. İngiltere'nin çekilerek kontrolü BAE'ye devretmesinin hemen ardından İran ordusu adalara çıkarak hakimiyeti ele geçirdi. BAE yönetimi, İran'ı "işgalci" olarak tanımlayıp uluslararası arenada hak arayışını sürdürürken; Tahran yönetimi, adaların 1903'te geçici olarak İngilizlere geçtiğini, BAE henüz kurulmadan önce de tarihsel olarak bu toprakların İran halkına ait olduğunu savunuyor. Yapılan bu son tatbikat, Tahran'ın adalar üzerindeki iddiasından vazgeçmeyeceğinin askeri bir kanıtı olarak yorumlanıyor.

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti Haber

“BAE yok” düzeltmesi: Casusluk dosyasında devletin sözü değişti

“BAE bağlantısı yok” Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü casusluk soruşturmasında şüpheliler arasında Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bulunmadığını ve bu ülke ile irtibat tespit edilmediğini bildirdi. Tunç, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine karşı “bilgilendirme ihtiyacı” doğduğunu vurguladı. Savcılığın ilk metni BAE’yi işaret etti İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25 Kasım’da yayımladığı ilk basın metninde Birleşik Arap Emirlikleri istihbarat servisine atıf yapılmış, soruşturma “siyasal veya askerî casusluk” kapsamında tanımlanmıştı. Aynı gün yayımlanan ikinci metinde ise ülke ismi, “siyasal veya askerî” nitelemesi ve bazı operasyon ayrıntıları çıkarıldı; dosya yalnızca “casusluk faaliyetlerinin deşifre edilmesi” olarak ifade edildi. Bakanlık, teknik sürecin çerçevesini çizdi Tunç’un açıklamasına göre şüphelilerin, Türkiye’de bir GSM operatörü üzerinden temin ettikleri hatlarla sahte profiller oluşturduğu ve bu hatlar üzerinden temaslar kurduğu tespit edildi. Söz konusu hatların daha sonra yurt dışına çıkarıldığı ve “casus yazılım destekli bilgi toplama” amacıyla kullanıldığı iddia edildi. Savcılık, “BAE ile ilişki yok” diyerek son noktayı koydu Başsavcılık, ek duyurusunda güvenlik kaynaklarına dayandırarak şüphelilerin Birleşik Arap Emirlikleri ile herhangi bir irtibatının bulunmadığını açıkladı. Dosyanın, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve Millî İstihbarat Teşkilatı koordinesiyle yürütüldüğü belirtildi. Operasyonda üç gözaltı, bir firari kararı çıktı Soruşturma kapsamında 25 Kasım’da düzenlenen operasyonda üç şüpheli yakalanırken, yurt dışında olduğu belirtilen bir kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Dosyada savunma sanayii başta olmak üzere kritik alanlara yönelik biyografik veri derleme faaliyetlerine ilişkin bulgular bulunduğu aktarıldı. Kamuoyuna yansıyan çelişki güven sorusunu gündeme getirdi Aynı dosya için aynı gün iki ayrı metnin yayımlanması ve ülke isminin metinden çıkarılması, “devletin iletişim dili” açısından tartışma yarattı. Bakanlığın son açıklamasıyla birlikte dosyanın dış bağlantılar bölümünde Birleşik Arap Emirlikleri başlığının kapatıldığı ilan edilirken, soruşturmanın içeriği ve kapsamı yargı süreci içinde netleşecek.

Sudan’daki katliama karşı Türkiye ve Mısır devrede Haber

Sudan’daki katliama karşı Türkiye ve Mısır devrede

BAE destekli RSF’nin El-Faşir saldırıları sonrası “acil destek” talebi geldi Sudan’da Nisan 2023’ten bu yana süren iç savaşın en kanlı aşamalarından biri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) desteklediği Hızlı Destek Güçleri’nin (RSF) El-Faşir’de sivillere yönelik saldırılarıyla yaşandı. Uydu görüntüleri ve sahadan gelen videolar, toplu infazları ve yakılan köyleri dünya gündemine taşıdı. Sudan ordusu, saldırıların ardından Mısır ve Türkiye ile doğrudan temas kurarak mühimmat ve hava savunma desteği talep etti. “Sudan, Mısır ve Türkiye’den silah bekliyor” iddiası Sudanlı analist Kholood Khair, MEE’ye yaptığı açıklamada, “SAF, El-Faşir’in düşmesinden sonra Mısır ve Türkiye’nin kendisine silah sağlamasını bekliyor. Özellikle Mısır, güney sınırını güvence altına alma konusunda çıkar sahibi.” dedi. Mısır Genelkurmay Başkanı’nın önce Suudi Arabistan'a ardından Port Sudan’a yaptığı ziyaret, krizin askeri boyuta taşındığı yorumlarını güçlendirdi. Türkiye’den İHA ve füze desteği iddiası: “El-Faşir soykırımı kararlılığımızı artırdı” MEE’ye konuşan Türk kaynaklar, Sudan’a yönelik askeri desteğin zaten sürdüğünü ve artırılacağını belirtti: “Zaten daha fazla sistem göndermeyi planlıyorduk ancak El-Faşir’deki soykırım kararlılığımızı daha da artırdı.” Sudan Hava Kuvvetleri’ne geçtiğimiz yıldan bu yana askeri İHA’lar, havadan karaya füzeler ve komuta sistemleri sağlandığı, Türk İHA’larının sahada aktif olduğu iddia edildi. Ankara’nın Sudan politikası: “Temkinli ama istikrarlı destek” 2019 sonrası Sudan politikasında hem SAF hem RSF ile diplomatik temas yürüten Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arabuluculuk önerileriyle çatışmaların barışçıl çözümü için rol üstlenmişti. Ancak son katliamlar, bu diplomatik çizginin yerini daha açık askeri desteğe bırakabileceği yorumlarına yol açtı. Erdoğan: “Sudan halkını yalnız bırakamayız” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Bir kalbi olan hiç kimse El-Faşir’deki katliamlara sessiz kalamaz. Sudan’ın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü korumalı, Sudan halkını desteklemeliyiz.” diyerek Müslüman ülkeleri harekete geçmeye çağırmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.