SON DAKİKA

#Bağımsız

HABER DEĞER - Bağımsız haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsız haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump, savaşta ölen ABD askerlerinin cenazesine gidiyor Haber

Trump, savaşta ölen ABD askerlerinin cenazesine gidiyor

ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilim sahadaki kayıplarla birlikte büyürken Washington’da dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) açıkladığı verilere göre İran’a yönelik saldırılarda 6 ABD askeri hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump’ın, ölen askerlerin cenaze törenine katılmak üzere Delaware eyaletindeki Dover Hava Üssü’ne gittiği bildirildi. Trump cenaze törenine katılacak ABD Başkanı Donald Trump’ın, hayatını kaybeden askerlerin cenaze törenine katılarak ailelerle görüşmesi bekleniyor. Savaşın ilk günlerinden bu yana sert açıklamalarıyla gündemde olan Trump’ın törende vereceği mesaj merak konusu oldu. ABD’de özellikle savaşın maliyeti ve asker kayıpları nedeniyle Trump yönetimine yönelik eleştirilerin giderek arttığı belirtiliyor. ABD ordusu 6 askerin öldüğünü doğruladı ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada İran’a yönelik operasyonlarda hayatını kaybeden Amerikan askerlerinin sayısının 6’ya yükseldiği duyuruldu. Açıklamada çatışmalar sırasında kayıp olarak bildirilen iki askerin cenazesinin daha sonra bulunduğu ifade edildi. Yetkililer, ABD askerlerinin İran’ın misilleme saldırıları sırasında hayatını kaybettiğini açıkladı. Kayıpların Kuveyt’te yaşandığı iddia edildi ABD basınında yer alan haberlere göre hayatını kaybeden 6 Amerikan askerinin tamamının Kuveyt’te öldüğü öne sürüldü. CBS News’e konuşan kaynaklar, İran’ın bölgedeki ABD askeri tesislerine yönelik saldırılarında bu kayıpların yaşandığını belirtti. Ortadoğu’da savaş büyüyor ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik geniş çaplı askeri operasyon başlatmıştı. İran yönetimi ise buna karşılık olarak İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi. İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD ve İsrail saldırılarında en az 926 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ortadoğu’da hızla büyüyen savaşın hem askeri hem siyasi sonuçlarının önümüzdeki günlerde daha da belirginleşmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi Haber

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi

Rus enerji şirketi Gazprom’dan yapılan açıklama, Avrupa’da enerji güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Şirket, Avrupa genelindeki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranının yüzde 30’un altına gerilediğini ve kışa hazırlık amacıyla depolanan gazın şubat ortasında tamamen tüketildiğini duyurdu. Gazprom’un açıklaması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmesinin ardından geldi. Avrupa depolarındaki gaz hızla tüketildi Gazprom tarafından yapılan yazılı açıklamada Avrupa ülkelerinin depolardaki gaz rezervlerini hızla kullandığı belirtildi. Açıklamada özellikle Hollanda’daki yeraltı depolarında doluluk oranının yüzde 10’un altına kadar düştüğüne dikkat çekildi. Şirket, Avrupa genelinde kış için depolanan gazın şubat ayının ortasında tamamen çekildiğini ve şu anda depolarda önceki yıllardan kalan stokların kullanılmaya başlandığını bildirdi. Avrupa’nın en büyük tedarikçisi Rusya’ydı Ukrayna savaşı öncesinde Rusya, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaydı. Gazprom, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca kurduğu boru hattı altyapısıyla 2022 yılına kadar Avrupa gaz pazarının yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ediyordu. Ancak Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve siyasi gerilimler nedeniyle Avrupa ülkeleri Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaya yöneldi. Bu süreçte Avrupa, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için ABD, Katar ve Norveç gibi alternatif kaynaklara yöneldi. Gaz sevkiyatında büyük düşüş Gazprom verilerine göre Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı doğal gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı 2021 yılında yaklaşık 201,7 milyar metreküp seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 15 milyar metreküpe kadar geriledi. Rusya yeni pazarlar arıyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yönetiminin Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmiş ve hükümete bu yönde hazırlık yapılması talimatı vermişti. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise Rus enerji şirketlerinin Avrupa dışında yeni pazarlar aradığını açıkladı. Novak, Hindistan, Çin, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerle uzun vadeli enerji anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Enerji uzmanları, Avrupa’daki gaz depolarında yaşanan hızlı düşüşün kıtanın enerji güvenliği açısından yeni bir risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dev derbi başlıyor: Galatasaray – Beşiktaş maçı saat kaçta, hangi kanalda? Haber

Dev derbi başlıyor: Galatasaray – Beşiktaş maçı saat kaçta, hangi kanalda?

Trendyol Süper Lig’de haftanın en kritik karşılaşmalarından biri olan Galatasaray – Beşiktaş derbisi futbolseverlerin gündeminde. Şampiyonluk yarışını doğrudan etkilemesi beklenen dev mücadele öncesi taraftarlar “Galatasaray – Beşiktaş maçı saat kaçta?”, “Derbi hangi kanalda yayınlanacak?” ve “Canlı nereden izlenir?” sorularına yanıt arıyor. Derbi hangi kanalda yayınlanacak? Galatasaray ile Beşiktaş arasında oynanacak dev karşılaşma beIN Sports 1 ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Karşılaşmayı televizyon üzerinden beIN Sports 1 kanalından izlemek mümkün. Ayrıca beIN Connect platformu üzerinden internet aracılığıyla da maçın canlı yayını takip edilebiliyor. Galatasaray – Beşiktaş maçı ne zaman ve saat kaçta? Süper Lig’in 25. haftasında oynanacak Galatasaray – Beşiktaş derbisi 7 Mart Cumartesi günü oynanacak. Dev karşılaşma saat 20.00’de başlayacak. Derbiyi yönetecek hakem açıklandı Türkiye Futbol Federasyonu’nun açıklamasına göre derbiyi FIFA kokartlı hakem Ozan Ergün yönetecek. Karşılaşmada Ozan Ergün’ün yardımcılıklarını Anıl Usta ve Mustafa Savranlar yapacak. Mücadelenin dördüncü hakemi ise Adnan Deniz Kayatepe olacak. Süper Lig’de kritik mücadele Galatasaray – Beşiktaş derbisi sadece üç puan açısından değil, aynı zamanda ligdeki güç dengeleri açısından da büyük önem taşıyor. İki ezeli rakip arasındaki mücadele hem tribünlerde hem de ekran başında milyonlarca futbolsever tarafından yakından takip edilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

APP plaka kullananlara geçici af: Cezalar 1 Nisan’a kadar uygulanmayacak Haber

APP plaka kullananlara geçici af: Cezalar 1 Nisan’a kadar uygulanmayacak

Standart dışı plaka kullanımı nedeniyle sürücülere uygulanacak yüksek para cezaları kamuoyunda büyük tartışma yaratırken hükümetten yeni bir düzenleme geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla APP plaka denetimlerinin 1 Nisan tarihine kadar yalnızca rehberlik ve bilgilendirme amacıyla yapılacağı bildirildi. Bu süre boyunca sürücülere herhangi bir idari para cezası uygulanmayacağı açıklandı. APP plakalara ağır cezalar getirildi Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında standart dışı plaka kullanan sürücüler için ciddi yaptırımlar öngörülmüştü. Buna göre araçlarında “Amerikan Pres Plaka” olarak bilinen APP plaka bulunan sürücülere ilk ihlalde 140 bin TL para cezası kesilmesi, sürücü belgesine 30 gün el konulması ve aracın 30 gün trafikten men edilmesi kararı alınmıştı. Aynı ihlalin aynı yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin TL’ye kadar çıkabileceği ve sürücü belgesinin daha uzun süreyle alınabileceği belirtilmişti. Denetimler mart ayı boyunca bilgilendirme amaçlı Yetkililer, yurttaşların mağdur olmaması için mart ayı sonuna kadar yapılacak denetimlerin yalnızca bilgilendirme amacı taşıyacağını duyurdu. Kolluk kuvvetlerinin sürücülere APP plakaların neden yasak olduğu ve nasıl değiştirileceği konusunda rehberlik edeceği ifade edildi. Bu süreçte sürücüler plakalarını değiştirmeleri için uyarılacak ancak herhangi bir cezai işlem uygulanmayacak. Plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirilmesi gerekiyor Yeni düzenlemeye göre APP plakaların en geç 1 Nisan tarihine kadar standart plakalarla değiştirilmesi gerekiyor. Standart plakaların yazı tipi, güvenlik hologramı ve yetkili kuruluş mührü gibi güvenlik unsurları bulunuyor. Bu sayede elektronik denetim sistemleri ve şehir güvenlik kameraları tarafından araçların daha doğru şekilde tespit edilmesi hedefleniyor. Plaka değiştirme işlemi nasıl yapılacak? APP plaka kullanan sürücülerin öncelikle polis merkezi veya jandarma karakoluna başvurarak plakanın kayıp ihbarını yapması gerekiyor. Daha sonra noterden alınacak plaka basım talep belgesi ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı plaka basım odalarına başvurulabiliyor. Yetkililer ayrıca sosyal medya üzerinden ücret karşılığı plaka basma vaadinde bulunan kişi veya kuruluşlara itibar edilmemesi gerektiği konusunda yurttaşları uyardı. Plaka basım işleminin yalnızca yetkilendirilmiş kurumlar tarafından yapılabileceği vurgulandı. APP plaka nedir? APP plaka olarak bilinen plakalar, resmi standartların dışında basılan ve güvenlik unsurlarını taşımayan plakalardır. Genellikle kalın yazı karakterleri ve farklı fontları nedeniyle estetik amaçlı tercih edilen bu plakalar, yetkili kuruluşlar tarafından üretilmediği için hukuken geçerli sayılmıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte bu plakaların kullanımının tespit edilmesi halinde sürücülere ağır idari yaptırımlar uygulanabilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da kritik 24 saat: Yeni dini lider seçimi için toplantı yapılacak Haber

İran’da kritik 24 saat: Yeni dini lider seçimi için toplantı yapılacak

ABD ve İsrail ile İran arasında hızla tırmanan savaş ortamında Tahran’da siyasi dengeleri belirleyecek kritik bir süreç başladı. İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından ülkenin yeni dini liderini belirlemek üzere Uzmanlar Meclisi’nin acil bir toplantı gerçekleştireceği bildirildi. İran merkezli Mehr Haber Ajansı’na göre yeni liderin seçimi için yapılacak görüşmelerin önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Uzmanlar Meclisi yeni lideri seçecek İran Anayasası’na göre ülkenin en üst otoritesi olan dini lider, 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor. Bu kurul yeni lideri belirlemek için gizli görüşmeler yürütüyor ve adayları değerlendiriyor. Yeni liderin seçilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin önemli bir çoğunluğunun oyunu alması gerekiyor. Uzmanlar Meclisi’nin mevcut savaş koşulları nedeniyle güvenlik önlemleri altında toplanması ve kararın kısa sürede açıklanması bekleniyor. Geçici yönetim görev başında Yeni lider seçilene kadar İran’da devletin en üst yetkileri geçici bir liderlik konseyine devredildi. Bu konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei ve din adamı Ali Rıza Arafi bulunuyor. Bu üçlü yapı yeni dini lider belirlenene kadar ülkenin en üst makamını geçici olarak temsil ediyor. Hamaney sonrası en güçlü aday kim? İran siyasetinde Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’in öne çıkan adaylardan biri olduğu konuşuluyor. Bazı kaynaklara göre Devrim Muhafızları ile yakın ilişkileri bulunan Mücteba Hamaney’in dini liderlik için güçlü bir destek tabanı bulunuyor. Ancak bu ihtimal İran’da “liderliğin babadan oğula geçmesi” tartışmasını da beraberinde getiriyor. Ortadoğu’da dengeleri değiştirecek karar Uzmanlar Meclisi’nin vereceği karar sadece İran iç siyasetini değil, Ortadoğu’daki güç dengelerini de doğrudan etkileyecek. Analistler, yeni liderin ABD ve İsrail ile süren çatışmaların yönünü ve İran’ın bölgesel stratejisini belirleyecek en kritik aktör olacağını değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şarkıcı Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı Haber

Şarkıcı Hande Yener hakkında soruşturma başlatıldı

Şarkıcı Hande Yener hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın, sanatçının bir konser sırasında seyircilerle birlikte attığı sloganlar ve sahnede kullandığı bazı ifadeler nedeniyle açıldığı belirtildi. Savcılığın talimat yazısına göre Yener hakkında “anayasal düzeni hedef alma” ve “Cumhurbaşkanına hakarete yönelik sözler” iddiasıyla işlem başlatıldı. Yener’in şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na talimat gönderildiği öğrenildi. Dosyada konser görüntüleri ve sloganlar yer aldı Soruşturma dosyasında, Muğla’da düzenlenen bir konser sırasında seyircilerle birlikte atıldığı belirtilen “Zıpla zıpla zıplamayan Tayyipçi” sloganı ile sanatçının sahnede kullandığı bazı sözlerin yer aldığı ifade edildi. Gazeteci İsmail Saymaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda soruşturma bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Paylaşımda Yener’in söz konusu iddialar kapsamında ifade vermeye çağrılacağı belirtildi. Dosya Bodrum’dan Muğla’ya gönderildi Basına yansıyan bilgilere göre soruşturma dosyası ilk olarak Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Ancak yetki değerlendirmesinin ardından dosyanın Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredildiği belirtildi. Savcılık yazısında, 15 Mayıs 2025 tarihinde Muğla’da düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında verilen konser sırasında atılan sloganların yanı sıra, 18 Mayıs 2025’te İstanbul Harbiye Açık Hava Sahnesi’ndeki konser sırasında söylenen bazı ifadelerin de dosyada yer aldığı aktarıldı. Soruşturma kapsamında Hande Yener’in ifadesinin alınmasının ardından dosyanın seyrine ilişkin karar verileceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Küba karanlığa gömüldü: Nüfusun yüzde 68’i elektriksiz Haber

Küba karanlığa gömüldü: Nüfusun yüzde 68’i elektriksiz

Küba’da enerji altyapısındaki arızalar ve yakıt tedarikinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle ülke genelinde geniş çaplı elektrik kesintileri yaşanıyor. Küba Elektrik Birliği (UNE) tarafından yapılan açıklamaya göre enerji talebinin en yüksek olduğu saatlerde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 68’i elektriğe erişemiyor. Bu oran, ülke tarihindeki en yüksek kesinti seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ülke genelinde birçok bölgede elektrik kesintilerinin günde 20 saate kadar ulaştığı bildirildi. Kesintiler günlük yaşamı ciddi şekilde etkilerken, bazı kentlerde ekonomik faaliyetlerin büyük ölçüde durma noktasına geldiği belirtiliyor. 16 santralden 8’i devre dışı kaldı Yetkililerin verdiği bilgilere göre Küba’daki 16 termik santralden 8’i teknik arızalar nedeniyle devre dışı kaldı. Bu santraller ülkenin elektrik üretiminin önemli bir bölümünü sağladığı için üretimde ciddi düşüş yaşandı. Uzmanlar, özellikle elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan santrallerdeki arızaların enerji krizini daha da derinleştirdiğini belirtiyor. Yakıt sıkıntısı ve ambargo etkisi Elektrik kesintilerinin başlıca nedenleri arasında yakıt sıkıntısı da yer alıyor. Küba’nın enerji ihtiyacını karşılamak için günlük yaklaşık 110 bin varil petrol gerektiği belirtiliyor. Ancak petrol tedarikindeki sorunlar üretimi doğrudan etkiliyor. Uzmanlara göre ABD’nin uzun süredir uyguladığı ekonomik yaptırımlar ve petrol ambargosu, Küba’nın enerji sektörünü ciddi şekilde zorlayan faktörlerden biri. Ambargo nedeniyle yakıt, yedek parça ve enerji ekipmanı temininde büyük zorluklar yaşanıyor. Enerji altyapısı için milyarlarca dolar gerekiyor Ekonomi uzmanları, Küba’nın eskiyen enerji altyapısını modernize edebilmesi ve elektrik üretim kapasitesini artırabilmesi için 8 ila 10 milyar dolar arasında yatırım gerektiğini belirtiyor. Havana yönetimi ise enerji krizine karşı acil durum planlarını devreye alarak üretimi artırmaya ve yakıt tedarikini sağlamaya yönelik yeni önlemler üzerinde çalışıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı Haber

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı

ABD Adalet Bakanlığı, milyarder finansçı Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin kamuya açık veri tabanında yer almayan bazı belgeleri yayımladı. Bakanlık, daha önce yayımlanan Epstein belgelerinde eksik olan ve Donald Trump hakkında cinsel istismar iddialarını içeren FBI görüşme notlarının artık erişilebilir olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu belgelerin veri tabanında yanlışlıkla “kopya kayıt” olarak etiketlendiğini ve bu nedenle kamuya açık listede görünmediğini savundu. Yapılan teknik düzeltmenin ardından dosyaların sisteme yeniden eklendiği belirtildi. FBI mülakatlarında Trump iddiası yer aldı Yeni yayımlanan belgeler, Epstein tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia eden bir kadınla yapılan üç ayrı FBI görüşmesinin özetlerini ve notlarını içeriyor. Belgelerde kimliği gizli tutulan kadın, Epstein ve bazı çevresindeki kişilerle birlikte Donald Trump tarafından da istismara uğradığını öne sürüyor. Belgelerde yer alan ifadelere göre mağdur kadın, Güney Karolina eyaletinde yetkililere başvurarak Epstein’ın 1984 yılı civarında kendisine saldırdığını iddia etti. Kadın, olay sırasında henüz 13 yaşında olduğunu öne sürdü. FBI’ın söz konusu kadınla 24 Temmuz, 7 Ağustos, 20 Ağustos ve 16 Ekim 2019 tarihlerinde dört ayrı görüşme gerçekleştirdiği belirtildi. İlk yayımlanan dosyalarda yalnızca ilk görüşmenin yer aldığı, yeni yayımlanan notlarda ise Trump’a yönelik iddiaların bulunduğu ifade edildi. Beyaz Saray iddiaları reddetti Donald Trump ve Beyaz Saray yetkilileri, söz konusu iddiaları daha önce defalarca reddetti. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı açıklamada suçlamaların gerçek dışı olduğunu savundu. Leavitt açıklamasında, “Bu iddialar tamamen asılsızdır ve hiçbir güvenilir kanıta dayanmamaktadır” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı: Belgeler doğrulanmış kanıt olmayabilir ABD Adalet Bakanlığı ise yayımlanan belgelerle ilgili dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Bakanlık, Epstein dosyaları içinde kamuoyundan FBI’a gönderilen birçok belge ve ihbarın bulunduğunu belirterek bazı içeriklerin doğrulanmamış olabileceğini ifade etti. Açıklamada, yayımlanan belgeler arasında yanlış, sahte ya da bağlamından koparılmış görüntü ve belgelerin de bulunabileceği vurgulandı. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ağı kurduğu suçlamalarıyla 2019 yılında tutuklanmış, aynı yıl New York’taki cezaevinde hayatını kaybetmişti. Epstein soruşturması ve bağlantılı dosyalar ABD’de siyasi ve hukuki tartışmaların odağında kalmayı sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kıyamet Savaşı İnancı mı? Haber

Kıyamet Savaşı İnancı mı?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından Batı kamuoyunda dikkat çekici bir tartışma başladı. ABD ordusunda görev yapan bazı askerler, komutanlarının savaşın “Tanrı’nın planının parçası” olduğunu ve İncil’de geçen Armageddon savaşını tetikleyebileceğini söylediğini öne sürdü. Bu iddialar, savaşın yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda dini bir anlatı üzerinden meşrulaştırıldığı yönünde yeni bir tartışmayı başlattı. Armageddon: Evangelist çevrelerin “kıyamet savaşı” inancı Armageddon, Hristiyan eskatolojisinde yani kıyamet teolojisinde önemli bir kavramdır. İncil’in Vahiy Kitabı’nda geçen bu kavram, iyilik ile kötülük arasında gerçekleşecek son büyük savaşı ifade eder. Bu savaştan sonra İsa’nın dünyaya geri döneceğine inanılır. ABD’de güçlü bir siyasi tabana sahip olan evangelist Hristiyan hareketleri, modern İsrail devletinin varlığını bu kıyamet senaryosunun merkezinde görür. Bu görüşe göre: Yahudilerin İsrail’de toplanması Orta Doğu’da büyük bir savaş çıkması Kudüs’ün merkezi rol oynaması kıyamet sürecinin başlangıcı olarak yorumlanır. Bu görüş, özellikle Amerikan sağ siyasetinde etkili olan bazı evangelist gruplar tarafından uzun süredir savunuluyor. Son günlerde ortaya çıkan iddialara göre bazı ABD askeri yetkilileri, İran’a karşı yürütülen operasyonların “Tanrı’nın planının bir parçası olduğunu” ve Armageddon sürecini başlatabileceğini askerlere anlatmış durumda. Amalek söylemi: Tevrat’taki “mutlak düşman” anlatısı İsrail siyasetinde zaman zaman kullanılan bir diğer dini referans ise Amalek kavramı. Tevrat’ta Amalek, İsrailoğullarının tarihsel düşmanı olarak anlatılan bir topluluğu ifade eder. Dini metinlerde Amalek’e karşı verilen savaşlar, mutlak ve varoluşsal bir mücadele olarak tasvir edilir. Modern siyasi söylemde bazı İsrailli liderlerin İran veya Filistin’i “Amalek” ile kıyasladığı görülüyor. Bu benzetme, karşı tarafı teolojik olarak “yok edilmesi gereken düşman” konumuna yerleştirdiği için uluslararası kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oluyor. ABD Temsilciler Meclisi Başkanı’nın dini söylemleri ABD’de evangelist kimliğiyle bilinen Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da daha önce yaptığı açıklamalarda ABD’nin İsrail’i desteklemesinin dini bir sorumluluk olduğunu söylemişti. Johnson, “Tanrı’nın İsrail’i destekleyen ulusları kutsayacağına inanıyorum” diyerek ABD’nin İsrail’e desteğini inanç temelli bir çerçevede değerlendirmişti. Son günlerde sosyal medyada dolaşıma giren bazı açıklamalarda ise İran’ın ve İsrail karşıtı güçlerin “yanlış veya şeytani bir inanca sahip olduğu” yönünde ifadeler kullanıldığı iddia edildi. Bu söylem, dini referansların siyasi söyleme nasıl dahil edildiğine dair yeni bir tartışma yarattı. Jeopolitik mi, teolojik motivasyon mu? Uzmanlara göre İsrail’in Orta Doğu politikaları öncelikle güvenlik ve stratejik çıkarlar üzerinden şekilleniyor. Ancak hem İsrail’de hem de ABD’de bazı siyasi ve dini grupların kullandığı Armageddon ve Amalek gibi kavramlar, savaşın teolojik bir anlatı üzerinden de meşrulaştırıldığı eleştirilerini güçlendiriyor. Özellikle evangelist lobilerin ABD siyasetinde etkili olması, İsrail’e verilen askeri ve siyasi desteğin arka planında dini motivasyonların da rol oynayabileceği yönündeki tartışmaları büyütmüş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.