SON DAKİKA

#Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı

HABER DEĞER - Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi Haber

Eski Bakan Denizolgun'un ölümünde cinayet şüphesi

2016'daki "Doğal Ölüm" raporu Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki evinde ölü olarak bulunmuştu. O dönem Adli Tıp Kurumu (ATK) Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ve Dr. Yusuf İslam Duman’ın imzasını taşıyan raporda, ölüm nedeni "beyin kanamasına bağlı doğal ölüm" olarak kayda geçirilmişti. Soruşturma derinleştikçe, ilk raporu hazırlayan Dr. Duman’ın FETÖ üyesi olduğu, hücre yapılanmasında "Zafer" kod adını kullandığı ve ByLock kullandığı bilgileri ortaya çıktı. Ailenin ısrarlı hukuki girişimleri neticesinde süreç yeniden ivme kazandı. Denizolgun’un ailesi, 3 Ekim 2024 ve 15 Mayıs 2025 tarihlerinde Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ölümün tüm yönleriyle araştırılmasını ve suikast şüphesinin incelenmesini talep etti. "Cinayetin ATK’de üstünün örtüldüğü" iddiaları üzerine dosya Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. 36 saatlik kayıp süre Yeğeni Fatih Süleyman Denizolgun, 20 Ocak 2026’da sunduğu şikâyet dilekçesinde Alihan Kuriş, kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve anneleri Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’i baş şüpheliler olarak gösterdi. Dilekçede, bu kişilerin Denizolgun’un ölüm günü ve çevresindeki hareketlerinin mercek altına alınması istendi. Ayrıca, eski bakanın cesedinin bulunmasından önceki 36 saatlik zaman diliminde neden kayıp olduğunun aydınlatılması talep edildi. İkinci otopsi Yürütülen soruşturma kapsamında savcılık, 2016 yılındaki otopsiye ait video kayıtlarını şubat, haziran ve temmuz aylarında Adli Tıp Kurumu’ndan üç kez talep etti. Kurumdan gelen ilk yanıtlarda "Elimizde böyle bir kayıt yok" denilerek talepler geri çevrildi. Ailenin 13 Ağustos’ta Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığına başvurmasının ardından süreçte kırılma yaşandı. Daha önce kayıt olmadığı iddia edilen otopsi görüntüleri ile 145 adet fotoğraf, 18 Ağustos’ta savcılığa teslim edildi. Aynı gün feth-i kabir kararı alınarak Denizolgun’un cenazesi yeniden otopsiye tabi tutuldu. Gerçekleştirilen ikinci otopside cinayet bulgularının yoğunlukta olduğunun tespit edilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı. Öte yandan, 2016’daki ilk otopsi raporunu imzalayan doktorlar ile görüntüleri göndermediği tespit edilen ATK yetkilisi hakkında da “resmî belgede sahtecilik” suçundan tahkikat açıldı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tutuklanan emekli Tuğamiral Türker Ertürk'ün ifadesi ortaya çıktı Haber

Tutuklanan emekli Tuğamiral Türker Ertürk'ün ifadesi ortaya çıktı

Ertürk’ten "Bağlamından koparıldı" savunması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında hakimlik karşısına çıkan Türker Ertürk, söz konusu video kayıtlarının kendisine ait güncel bir sosyal medya paylaşımı olmadığını, eski televizyon programlarındaki konuşmalarının kesilerek bağlamından koparıldığını savundu. Konuşmalardan birinin 11, diğerinin ise yaklaşık 3,5 yıl önce yapıldığını belirten Ertürk, "Bir tanesi 11 yıl önceden yapılan televizyon konuşmasıdır. İkincisi 3,5 yıl öncesi seçim öncesi yapılan bir konuşmadır. Bahsedilen paylaşım benim değildir. O paylaşımı yapan kişi yargıyı yönlendirmeye çalışan, yargıyı manipüle etmeye çalışan, aynı zamanda şahsıma yönelik hakarette bulunuyor. Hatta paylaşımda beni kastederek ‘FETÖ’cü Ekrem İmamoğlu’nun hemşerisi’ demiş. Beni hedef göstermeye çalışıyor. Bu söylemler siyasi söylemdir. Söylemlerim siyasi değerlendirme içermektedir. Her iki konuşma metni de bağlamından koparılarak öncesi ve sonrasındaki değerlendirmelerim göz ardı edilerek paylaşılmıştır." dedi. Ertürk ayrıca “11 yıl önce yapılan programda söylediğim sözlerde ‘ben de aklımı başıma devşirmeliyim’ diye konuşmaya devam ediyorum ancak bu bahsedilen paylaşımda yer almıyor. Kesilerek yer almıştır. Suç unsuru yoktur. Anayasal özgürlük hakkımı kullandım. Siyasi değerlendirme yaptım.” dedi. Konuşmalarının ardından uzun bir zaman geçtiğini vurgulayan Ertürk, "En son konuşmanın yapıldığı tarih 3,5 yıl öncedir. 3,5 yıldır kimse tahrik olup kimse sokağa çıkmamıştır. Halk arasında korku, panik yaratmamıştır. Suçsuzum" diyerek serbest bırakılmasını talep etti. Avukatları Ayhan Yıldızel ve Arif Anıl Öztürk de sözlerin ardından herhangi bir olay meydana gelmediğini belirterek tutuklama kararına itiraz etti. Mahkemenin tutuklama Ggrekçesi Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği, Ertürk’ün videoda yer alan "Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum" şeklindeki ifadelerine dikkat çekti. Mahkeme, bu sözlerin halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla aleni tehdit olarak değerlendirilebileceğini belirterek; kuvvetli suç şüphesi, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı Haber

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı

İstanbul Güngören’de 14 Ocak’ta bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik tehdit iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı. Soruşturma kapsamında 1 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 1 şüphelinin de Şanlıurfa’da gözaltına alındığı bildirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından aile bireylerine telefon mesajları yoluyla tehdit içerikli paylaşımlar gönderildiğinin tespit edildiği belirtildi. Tehdit ve provokatif sosyal medya paylaşımlarına ilişkin soruşturmanın, Başsavcılığa bağlı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütüldüğü kaydedildi. Açıklamaya göre, tehdit suçuna karıştığı belirlenen 5 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında F.K. isimli şüphelinin ise Şanlıurfa’da gözaltına alındığı aktarıldı. 14.01.2026 günü İstanbul ili Güngören ilçesinde öldürülen Atlas Çağlayan'ın aile bireylerini, olay tarihi sonrasında telefon aracılığında gönderilen mesajlarla tehdit ettiği tespit edilen beş şüpheli tutuklanmış olup, bir şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.… — Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (@BakirkoyCBS) January 27, 2026 Olayın geçmişi Atlas Çağlayan, 14 Ocak’ta Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir baklavacı önünde, daha önce tanımadığı E.Ç. (15) ile “yan baktın” tartışması sonucu çıkan kavgada bıçaklanmıştı. Hastaneye kaldırılan Çağlayan, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olay sonrası gözaltına alınan E.Ç. ve beraberindeki kişiler emniyete götürülmüş, işlemlerinin ardından 18 yaşından küçük olan E.Ç. tutuklanmıştı. Cinayetin ardından sosyal medyada provokatif paylaşımlar yaptığı ve aileyi tehdit ettiği tespit edilen 8 kişi yakalanmış, bunlardan 3’ü savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Daha önce A.E., Y.T. ve S.T. isimli şüpheliler tutuklanırken, bir kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturmanın hem cinayet hem de aileye yönelik tehditler boyutuyla titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Balıklı Rum Hastanesi’ndeki “sahte reçete” operasyonunda 3 tutuklama Haber

Balıklı Rum Hastanesi’ndeki “sahte reçete” operasyonunda 3 tutuklama

İstanbul’daki Balıklı Rum Hastanesi’nde yürütülen usulsüz reçete soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Hastane ve SGK’nın ihbarları üzerine başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 6 şüpheli, Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, A.E., N.D. ve R.Ç.’nin tutuklanmasına; A.H., E.Ç. ve Y.E.’nin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Soruşturma 112 milyon liralık zarara işaret ediyor Soruşturma, Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatri Bölümü’nde 2017–2021 yılları arasında işlendiği iddia edilen geniş kapsamlı bir usulsüz reçete ağına dayanıyor. Savcılık açıklamasına göre bölümde görevli bir doktorun öncülüğünde, hastane sistemine hiç kayıt yapılmamış kişiler muayene edilmiş gibi gösterildi, kişisel verileri ele geçirilen hastalar adına sahte reçeteler düzenlendi. Bazıları kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçlardan oluşan bu reçeteler SGK’ya fatura edilerek kamu kurumunun 112 milyon lira zarara uğratıldığı belirtildi. Aramalar, gözaltılar ve suçlamalar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Kasım 2025’te yürüttüğü soruşturmada geniş operasyon başlattı. Prof. Dr. A.E., tıbbi sekreter N.D., eczacılar Y.E. ve A.H., eczane çalışanı R.Ç., ilaç mümessili C.K. ve E.Ç. için “arama, yakalama ve gözaltı” talimatı verildi. Şüpheliler hakkında yöneltilen suçlamalar şöyle: Zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Kişisel verileri hukuka aykırı olarak elde etmek ve paylaşmak. Operasyon kapsamında 6 kişi gözaltına alınırken bir şüphelinin firari olduğu bildirildi. Sahte protokoller, hayali muayeneler, yabancılara ilaç satışı Savcılık, usulsüzlüğün işleyişine ilişkin önemli ayrıntılar paylaştı. Buna göre SGK’nın provizyon vermediği kişiler adına reçeteler yazıldı, özel kliniklerde takip edilen ancak hastaneye gitmeyen hastalar için işlemler yapıldı, bölümle ilgisi olmayan hastalar adına sahte protokol numaraları oluşturuldu. Temin edilen ilaçların bir kısmının ise kimliği belirsiz yabancı uyruklu kişilere satıldığı ve bu yolla maddi kazanç sağlandığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.