SON DAKİKA

#Balistik Füze

HABER DEĞER - Balistik Füze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balistik Füze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kasım Süleymani’nin ailesine operasyon: Yeğenleri işgalci ABD’de tutuklandı Haber

Kasım Süleymani’nin ailesine operasyon: Yeğenleri işgalci ABD’de tutuklandı

İşgalci ABD ile İran arasında yıllardır süren gerilim yeni bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. 2020 yılında ABD tarafından düzenlenen suikastla öldürülen Kasım Süleymani’nin yeğenlerinin ABD’de tutuklandığı açıklandı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yeğen Hamideh Soleimani Afshar ve kızının yasal oturum izinlerinin iptal edildiğini duyurdu. 2020’deki suikasttan bugüne uzanan süreç Sürecin başlangıcı, 3 Ocak 2020’de Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleşen suikasta dayanıyor. Dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla düzenlenen hava saldırısında, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ile birlikte Haşdi Şabi’nin üst düzey isimlerinden Ebu Mehdi el-Mühendis de hayatını kaybetmişti. Bu operasyon, Orta Doğu’daki dengeleri derinden etkileyen kırılma noktalarından biri olarak değerlendirildi. İran’dan balistik füze yanıtı gelmişti Suikastın ardından İran yönetimi, 8 Ocak 2020’de ABD’nin Irak’taki üslerini balistik füzelerle hedef aldı. İlk etapta can kaybı yaşanmadığı açıklansa da, daha sonra 100’den fazla ABD askerinde travmatik beyin hasarı tespit edildiği ortaya çıktı. Bu gelişme, iki ülke arasındaki tansiyonun uzun süre yüksek kalmasına neden oldu. Oturum izinleri iptal edildi, gözaltına alındılar Son gelişmede, Süleymani’nin yeğeni Hamideh Soleimani Afshar ile kızının ABD’deki “Green Card” statülerinin iptal edildiği açıklandı. ABD makamları, söz konusu kişilerin U.S. Immigration and Customs Enforcement tarafından gözetim altına alındığını doğruladı. İşgalci ABD’den “ulusal güvenlik” vurgusu Washington yönetiminin bu hamlesi, yalnızca İranlı askeri figürleri değil, bu isimlerle bağlantılı kişileri de “ulusal güvenlik” kapsamında değerlendirdiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu adımın ABD–İran hattındaki gerilimi yeniden tırmandırabileceğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den kritik sevkiyat iddiası: Savaşta dengeler değişebilir mi? Haber

Çin’den kritik sevkiyat iddiası: Savaşta dengeler değişebilir mi?

ABD, İsrail ve İran arasında devam eden çatışmaların 36. gününde, uluslararası basına yansıyan bir iddia dikkat çekti. İngiliz basınından The Telegraph’ın denizcilik verilerine dayandırdığı habere göre, Çin’den hareket eden ve balistik füze üretiminde kullanılan sodyum perklorat taşıdığı öne sürülen gemiler İran limanlarına ulaştı. İddiaya göre bu sevkiyat, İran’ın füze kapasitesini önemli ölçüde sürdürebilmesine imkan tanıyabilir. Çin’den İran’a kritik madde sevkiyatı iddiası gündemde Haberde yer alan bilgilere göre, Çin’in Gaolan Limanı’ndan hareket eden dört geminin İran’a ulaştığı öne sürüldü. Aynı tür yükü taşıdığı belirtilen bir başka geminin ise İran sularına yakın bir noktada bulunduğu ifade edildi. Söz konusu yükün, balistik füze üretiminde kullanılan sodyum perklorat olduğu iddia ediliyor. Balistik füze üretiminde kritik rol oynayan madde Uzmanlara göre sodyum perklorat, katı yakıtlı füze sistemlerinin üretiminde temel bileşenlerden biri olarak biliniyor. Bu nedenle söz konusu sevkiyatın doğrulanması halinde, İran’ın mevcut askeri kapasitesini korumasına veya artırmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Yaptırım altındaki gemiler dikkat çekti Sevkiyatı gerçekleştirdiği öne sürülen Hamouna, Barzin, Shabdis ve Rayen adlı gemilerin, Islamic Republic of Iran Shipping Lines bünyesinde olduğu ve bu şirketin ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği yaptırımları kapsamında bulunduğu belirtildi. Ayrıca Zardis adlı bir geminin de bölgeye doğru ilerlediği aktarıldı. “Füze kapasitesi bir ay daha sürebilir” iddiası Haberde yer alan değerlendirmelere göre, söz konusu malzeme İran’ın günde 10 ila 30 arasında balistik füze fırlatma kapasitesini en az bir ay daha sürdürebilmesine imkan sağlayabilir. Ancak bu iddialar henüz bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil. Bölgesel gerilim daha da artabilir İddiaların doğru olması halinde, Orta Doğu’daki gerilimin daha da tırmanabileceği ve uluslararası dengelerin yeniden şekillenebileceği ifade ediliyor. Özellikle Çin’in dolaylı rolü, küresel güç dengeleri açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan kıtalararası hamle: ABD’nin okyanustaki üssü hedefteydi Haber

İran’dan kıtalararası hamle: ABD’nin okyanustaki üssü hedefteydi

İran ile ABD ve İsrail arasında haftalardır süren gerilim, 21 Mart 2026 sabahında küresel ölçekte yankı uyandıran bir gelişmeyle yeni bir boyuta taşındı. İran yönetimi, Hint Okyanusu’nda bulunan ABD ve İngiltere ortak askeri üssü Diego Garcia’ya doğru iki balistik füze fırlattı. Füzeler hedefe ulaşamazken, saldırı girişimi askeri ve istihbari dengeler açısından dikkat çekici bir kırılma yarattı. Fırlatılan füzelerden biri uçuş sırasında arızalanarak okyanusa düşerken, diğeri ABD Donanması’na ait bir destroyer tarafından havada imha edildi. Üste fiziksel bir hasar oluşmadı ancak saldırının kapsamı ve menzili, uluslararası güvenlik dengeleri açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Hedef okyanusun ortasındaki kritik üs oldu İran’ın hedef aldığı Diego Garcia üssü, ABD’nin küresel askeri operasyonları için stratejik öneme sahip bir merkez olarak biliniyor. Hint Okyanusu’nun ortasında konumlanan üs, Orta Doğu’dan Asya-Pasifik’e kadar geniş bir coğrafyada yürütülen operasyonların lojistik ve askeri omurgasını oluşturuyor. Bu nedenle saldırı girişimi, yalnızca bir askeri hamle değil; aynı zamanda doğrudan küresel güç dengelerine yönelik bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Menzil tartışmaları yeniden alevlendi Uluslararası savunma çevrelerine göre saldırının en dikkat çekici yönü, kullanılan füzelerin menzil kapasitesi oldu. İran’ın bugüne kadar resmi olarak açıkladığı 2.000 kilometrelik menzil sınırının ötesine geçildiği ve yaklaşık 4.000 kilometrelik bir mesafenin hedef alındığı belirtiliyor. Bu durum, Batılı istihbarat servislerinin uzun süredir yaptığı değerlendirmeleri sorgulatırken, İran’ın askeri kapasitesine ilişkin yeni bir tabloyu gündeme taşıdı. Kullanılan füze sistemi dikkat çekti Saldırıda İran’ın en gelişmiş balistik sistemlerinden biri olarak bilinen Hürremşehr-4 füzelerinin kullanıldığı değerlendiriliyor. Bu sistemlerin uzun menzilinin yanı sıra yüksek yıkım kapasitesine sahip savaş başlıkları taşıyabildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre bu tür bir füzenin Diego Garcia gibi büyük bir askeri üsse isabet etmesi durumunda, yalnızca askeri değil ekonomik açıdan da ciddi sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Küresel gerilim yeni bir eşiğe taşındı Her ne kadar saldırı fiziksel bir hasara yol açmasa da, İran’ın Orta Doğu dışındaki hedefleri vurma kapasitesini sahada göstermesi, küresel ölçekte yeni bir gerilim hattının oluştuğuna işaret ediyor. Bu gelişme, yalnızca bölgesel bir çatışmanın ötesine geçildiğini ve savaşın etkilerinin dünya genelinde hissedilebileceğini ortaya koyarken, uluslararası toplumun önümüzdeki süreçte nasıl bir tutum alacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Orta Doğu’da savaş 17. gününde: Trump’tan “saldırı görüntüleri sahte” iddiası Haber

Orta Doğu’da savaş 17. gününde: Trump’tan “saldırı görüntüleri sahte” iddiası

Orta Doğu’da ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan savaş 17. gününde bölgeyi sarsmaya devam ediyor. Körfez ülkelerinde güvenlik alarmı verilirken İsrail’in İran’daki yüzlerce hedefi vurduğunu açıklaması ve Lübnan’a yönelik kara harekâtı başlatması gerilimi daha da tırmandırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’e saldırdığı yönündeki görüntülerin “gerçek olmadığını” iddia etti. Trump: “O görüntüler gerçek değil” ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD donanmasına ait USS Abraham Lincoln (CVN-72) uçak gemisine saldırdığı iddialarını reddetti. Trump yaptığı açıklamada İran’ın gemiye hiçbir saldırı düzenlemediğini savunarak sosyal medyada yayılan görüntülerin gerçek olmadığını öne sürdü. Bu açıklama, savaşın bilgi ve propaganda boyutunun da büyüdüğüne işaret eden yeni bir tartışma başlattı. İsrail’den Lübnan’a kara harekâtı İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik kara harekâtı başlattığını duyurdu. İsrail tarafından yapılan açıklamada operasyonun “sınırlı ve hedef odaklı” olacağı belirtildi. İsrail ayrıca ABD ile birlikte İran’ın batı ve orta kesimlerinde 200’den fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Saldırıların İran’ın balistik füze kapasitesi ve savunma sistemlerini zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi. Dubai’de uçuşlar durduruldu Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşanan bir İHA saldırısı, Körfez’deki gerilimin sivil havacılığa da yansımasına neden oldu. Yakıt deposuna isabet eden insansız hava aracı nedeniyle çıkan yangın sonrası Dubai Uluslararası Havalimanı’nda tüm uçuşlar geçici olarak askıya alındı. Yetkililer, güvenlik önlemleri kapsamında uçuşların yeniden düzenleneceğini açıkladı. Bahreyn’de sirenler çaldı Körfez’de alarm bu kez Bahreyn’de verildi. Ülkede sirenlerin çalmasının ardından vatandaşlara en yakın güvenli bölgelere gitmeleri çağrısı yapıldı. Yetkililer, halkın sakin kalması gerektiğini vurgularken bölgedeki güvenlik önlemlerinin artırıldığı bildirildi. Savaş beklenen hızda ilerlemiyor İsrail basınında yer alan haberlere göre bazı İsrailli güvenlik kaynakları, İran’a karşı yürütülen savaşın başlangıçta planlanan hızda ilerlemediğini belirtiyor. İsrail devlet televizyonu KAN’a konuşan güvenlik yetkilileri, ilk saldırıların askeri açıdan başarılı olduğunu ancak savaşın hedeflenen tempoda ilerlemediğini ifade etti. Orta Doğu’daki çatışmanın bölgesel savaşa dönüşme ihtimali uluslararası kamuoyunda endişe yaratırken, gözler Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler ve diplomatik girişimlere çevrilmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü Haber

Türkiye hava sahasına giren balistik mühimmat düşürüldü

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenen ve Türkiye hava sahasına yönelen bir balistik mühimmatın NATO savunma unsurları tarafından imha edildiğini duyurdu. Bakanlık, Türkiye’nin hava sahasına yönelik tehditlere karşı tüm tedbirlerin kararlılıkla alındığını açıkladı. NATO savunma sistemi devreye girdi Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran’dan ateşlenen balistik mühimmatın Türk hava sahasına girdikten sonra Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla alınmaktadır.” Bakanlık ayrıca olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için ilgili ülkeyle temasların sürdüğünü bildirdi. NATO: Her türlü tehdide karşı hazırız NATO da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada NATO’nun her yönden gelebilecek tehditlere karşı savunmaya hazır olduğu vurgulandı. NATO açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Balistik füze savunma sistemimizi gelişen tehditlere uyarlamaya devam ediyoruz. İttifak, her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edecektir.” Operasyonel detayların ise güvenlik gerekçesiyle paylaşılmayacağı belirtildi. Mart ayında üçüncü olay Yetkililer, Mart ayı içinde İran’dan ateşlenerek Türkiye hava sahasına yönelen balistik mühimmatların daha önce de iki kez imha edildiğini hatırlattı. 4 ve 9 Mart tarihlerinde gerçekleşen olaylarda da NATO’nun Doğu Akdeniz’deki hava ve füze savunma sistemleri devreye girmiş, mühimmat havada etkisiz hale getirilmişti. Bölgedeki gelişmeler yakından izleniyor MSB, Türkiye’nin milli güvenliğini önceleyen bir yaklaşımla bölgedeki askeri gelişmelerin yakından takip edildiğini belirtti. Yetkililer, hava sahasına yönelik tehditlere karşı savunma sistemlerinin teyakkuz halinde olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye semalarında kritik gerilim: İran füzeleri NATO kalkanını mı test etti Haber

Türkiye semalarında kritik gerilim: İran füzeleri NATO kalkanını mı test etti

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından bölgede tırmanan askeri gerilim Türkiye’nin hava sahasına kadar ulaştı. Hatay ve Gaziantep semalarında düşürülen İran balistik füzeleriyle ilgili dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Londra merkezli Middle East Eye’ye konuşan Ankara’daki savunma kaynakları, Türkiye hava sahasına yönelen füzelerin yanlışlıkla rotadan çıkmadığını, aksine Türkiye’deki NATO radar ve hava savunma sistemlerinin tepkisini ölçmek amacıyla gönderilmiş olabileceğini ileri sürdü. Füzeler NATO sistemlerinin reaksiyonunu ölçmüş olabilir Haberde yer alan güvenlik kaynaklarına göre İran tarafından fırlatılan balistik füzeler Türkiye’deki kritik NATO noktalarını hedef alacak şekilde yönlendirildi. Bu noktalar arasında Adana’daki İncirlik Hava Üssü ile Malatya’daki Kürecik Radar Üssü’nün bulunduğu ifade edildi. Uzmanlara göre bu tür bir hamle, NATO’nun erken uyarı ve hava savunma kapasitesini test etmeye yönelik askeri bir yoklama anlamına gelebilir. Bu nedenle füzelerin yalnızca askeri değil aynı zamanda stratejik bir mesaj taşıdığı değerlendirmesi yapılıyor. Bir füze Hatay semalarında engellendi Raporda yer alan askeri bilgilere göre Türkiye hava sahasına doğru ilerleyen ilk İran balistik füzesi Hatay yakınlarında NATO hava savunma sistemleri tarafından engellendi. Füzenin Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nün yaklaşık 100 kilometre doğusunda imha edildiği belirtildi. Söz konusu müdahalenin NATO’nun bölgedeki radar ve savunma altyapısının devreye girmesiyle gerçekleştiği ifade ediliyor. Akdeniz’deki NATO destroyerleri devreye girdi Türkiye’ye doğru ilerleyen ikinci balistik füzenin ise Doğu Akdeniz’de konuşlu ABD destroyerleri tarafından hedef alındığı iddia edildi. Açık kaynaklı askeri analizlere göre füze, RIM-161 Standard Missile-3 (SM-3) tipi önleme füzeleri kullanılarak havada imha edildi. Bu müdahalenin NATO’nun deniz konuşlu balistik füze savunma sistemlerinin aktif şekilde devreye girdiğini gösterdiği belirtiliyor. Kürecik için Patriot kararı Füzelerin ardından NATO ve Türkiye’nin savunma önlemlerini artırdığı ifade edildi. Malatya’daki Kürecik Radar Üssü’nün korunması amacıyla bölgeye gelişmiş Patriot hava savunma sistemlerinin konuşlandırıldığı bildirildi. Uzmanlara göre bu radar üssü, NATO’nun balistik füze erken uyarı sisteminin en kritik noktalarından biri olarak görülüyor. Füzelerin İran’daki yeraltı üssünden fırlatıldığı iddiası Haberde yer alan analizlere göre Türkiye’ye yönelen balistik füzeler İran’ın doğusunda bulunan askeri tesislerden ateşlenmiş olabilir. Bölgesel Çalışmalar Merkezi’nden İran askeri kapasitesi uzmanı Hurşit Dingil, füzelerin İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait Semnan bölgesindeki Damgan Füze Üssü’nden fırlatılmış olabileceğini öne sürdü. İran’ın en korunaklı yeraltı askeri tesislerinden biri olarak bilinen bu üsten gerçekleştirilen bir atışın, doğrudan NATO’nun güney kanadındaki askeri altyapıyı test etmeye yönelik bir hamle olabileceği yorumları yapılıyor. Bölgede artan askeri hareketlilik, Orta Doğu’daki savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği endişelerini de beraberinde getiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’ye yönelen füze alarmı: NATO devreye girdi Haber

Türkiye’ye yönelen füze alarmı: NATO devreye girdi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş bölgesel gerilimi artırırken, Türkiye sınırları içinde düşürülen füze parçaları Ankara’da alarm seviyesini yükseltti. İran’dan ateşlendiği değerlendirilen bir balistik füze, Türk hava sahasına yönelmesinin ardından NATO’nun Doğu Akdeniz’de konuşlu hava ve füze savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi. Füzenin parçalarının ise Gaziantep’te boş bir araziye düştüğü bildirildi. MSB: Havada etkisiz hale getirildi Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Mühimmatın bazı parçaları Gaziantep’te boş arazilere düşmüştür. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.” Benzer bir olayın daha önce Hatay’da yaşandığı da hatırlatıldı. Cihat Yaycı: İki farklı ihtimal var Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin hava sahasına yönelen balistik tehdidin ciddi bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Yaycı, olayın iki temel ihtimal üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Buna göre füzenin İran tarafından başka bir hedefe yönelik atılmış ancak rota sapması nedeniyle Türkiye hava sahasına yaklaşmış olabileceği ifade edildi. Yaycı’ya göre bu ihtimal İran’ın Türkiye’yi hedef almadığı yönündeki açıklamalarıyla örtüşebilir. Ancak buna rağmen Türkiye’ye yönelen bir balistik füzenin doğrudan güvenlik tehdidi anlamına geldiği vurgulandı. “Provokasyon ihtimali de var” Yaycı, üçüncü bir ihtimal olarak savaşın taraflarından birinin Türkiye’yi çatışmanın içine çekmeye yönelik bir provokasyon gerçekleştirmiş olabileceğini dile getirdi. Bu durumda Türkiye’nin hedef alındığı algısının oluşmasının NATO’yu devreye sokabileceğini belirten Yaycı, bunun savaşın kapsamını değiştirebileceğini söyledi. “Eğer Türkiye hedef alındığı algısına kapılırsa bu durum hızla NATO gündemine taşınabilir ve savaşın niteliği değişebilir.” Komuta zinciri zayıflamış olabilir Yaycı ayrıca İran’da son dönemde komuta merkezlerine yönelik saldırılar ve üst düzey komutanların hedef alınmasının komuta-kontrol sisteminde zafiyet oluşturmuş olabileceğini ifade etti. Böyle durumlarda emir zincirinin kopabileceğini, yanlış koordinatlarla atış yapılabileceğini ve kontrolsüz askeri hamlelerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Türkiye’nin önceliği: Tırmanmayı önlemek Yaycı’ya göre Türkiye’nin öncelikle füzenin teknik kaynağını ve uçuş rotasını ayrıntılı şekilde incelemesi gerekiyor. Radar verileri ve füze parçalarının analiz edilmesiyle olayın gerçek nedeninin ortaya çıkarılması gerektiği ifade edildi. Aynı zamanda Türkiye’nin hava savunma sistemlerini yüksek hazırlık seviyesinde tutmasının ve caydırıcılığını korumasının önemine dikkat çekildi. Yaycı, bölgedeki savaşın Türkiye’ye sıçramasının hem Türkiye hem de bölge güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Ankara’nın provokasyonlara karşı dikkatli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor? Haber

Yapay zekâda sansür tartışması: Çinli sohbet botları siyasi soruları neden yanıtlamıyor?

Uluslararası bir araştırma, Çin’de geliştirilen yapay zekâ sohbet botlarının siyasi konularda farklı davrandığını ortaya çıkardı. Çalışmaya göre bu modeller, devlet politikaları, Tayvan’ın statüsü ve etnik azınlıklar gibi hassas başlıklarda soruları yanıtsız bırakabiliyor ya da sınırlı içerik sunuyor. Çalışma Çinli ve küresel modelleri karşılaştırdı PNAS Nexus dergisinde yayımlanan araştırma, Çin’in önde gelen yapay zekâ sohbet botlarının 100’den fazla politik soruya verdiği yanıtları Çin dışında geliştirilen modellerle karşılaştırdı. Araştırmacılar, sorunun reddedilmesi, konunun geçiştirilmesi veya hatalı bilgi verilmesini olası sansür göstergesi olarak değerlendirdi. Sonuçlara göre Tayvan, demokrasi yanlısı aktivistler ve etnik azınlıklar gibi başlıklarda Çinli modellerin daha sık yanıt vermekten kaçındığı tespit edildi. Yanıtlar daha kısa ve eksik olabiliyor Araştırma, Çinli modeller yanıt verdiğinde ise çoğu zaman sorunun çerçevesini tartıştığını, kritik bilgileri dışarıda bıraktığını ve daha kısa yanıtlar ürettiğini ortaya koydu. Hata oranlarının bazı modellerde Çin dışındaki sistemlere kıyasla daha yüksek olduğu belirtilirken, özellikle bazı sohbet botlarında bu oranın dikkat çekici biçimde arttığı aktarıldı. Düzenlemeler yapay zekâ çıktısını etkileyebilir Uzmanlar, Çin’de yürürlüğe giren yapay zekâ düzenlemelerinin şirketlere “temel sosyalist değerleri” gözetme yükümlülüğü getirdiğini hatırlatıyor. Bu çerçevede yapay zekâ sistemlerinin ulusal egemenliği zayıflatacak veya devlet sistemini eleştirecek içerik üretmesinin sınırlandırıldığı ifade ediliyor. Araştırmacılara göre bu düzenlemeler, Çin merkezli büyük dil modellerinin verdiği yanıtları doğrudan etkileyebilecek bir çerçeve oluşturuyor. Sansürün etkisi görünmez olabilir Çalışma, sohbet botlarının çoğu zaman doğrudan reddetmek yerine özür dileyerek ya da genel ifadeler kullanarak yanıt vermesinin, kullanıcıların sansürün farkına varmasını zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Bu durumun bilgiye erişimi, algıları ve karar alma süreçlerini “sessiz biçimde şekillendirebileceği” uyarısı yapıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, tüm farklılıkların yalnızca devlet baskısıyla açıklanamayacağını; veri seti, kültürel bağlam ve dil farklılıklarının da sonuçları etkileyebileceğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü Haber

ABD’den İran hamlesi: Orta Doğu’ya 2003’ten bu yana en büyük hava gücü

Amerikan basınına yansıyan haberlere göre ABD, Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en büyük hava gücü sevkiyatıyla güçlendirdi. ABD’li yetkililer ve eski askerî kaynaklara dayandırılan değerlendirmelerde, söz konusu konuşlandırmanın İran’a karşı olası bir saldırı ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı öne sürüldü. Bölgede hava ve deniz unsurları genişletildi Haberlere göre ABD, Ürdün ve Suudi Arabistan’daki üsler başta olmak üzere bölgeye F-35, F-15 ve F-16 savaş uçakları ile erken uyarı ve iletişim uçakları konuşlandırdı. Aynı süreçte Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da ABD donanmasına ait çok sayıda geminin görev yaptığı, ikinci bir uçak gemisinin de bölgeye doğru ilerlediği belirtildi. Bu askeri yığınakla Washington yönetiminin, İran’a yönelik kısa süreli bir saldırıdan ziyade haftalar sürebilecek yoğun bir hava harekâtı seçeneğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Askeri seçenekler nükleer ve füze tesislerini hedef alabilir Yetkililere sunulan brifinglerde, olası operasyon planlarının İran’ın nükleer programı, balistik füze altyapısı ve bölgesel askeri ağlarını hedef almayı amaçladığı aktarıldı. Bazı seçenekler arasında İranlı siyasi ve askeri liderliğe yönelik hedefli saldırıların da yer aldığı iddia edildi. Buna karşılık İran’ın en önemli caydırıcı gücünün füze kapasitesi olduğu ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimalinin de senaryolar arasında değerlendirildiği belirtiliyor. Diplomasi ile askeri hazırlık aynı anda yürütülüyor ABD yönetimi, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümün öncelik olduğunu vurgularken askeri hazırlıkların sürdüğünü dile getirdi. Washington’un, İran’ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıracak kapsamlı bir anlaşma istediği, Tahran’ın ise özellikle balistik füze programına yönelik taleplere mesafeli yaklaştığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre tarafların müzakere sürecini sürdürmesi olası bir askeri krizi geciktirebilir ancak gerilimin tamamen ortadan kalktığına dair güçlü bir işaret bulunmuyor. Operasyonun kapsamı ve sonuçları belirsiz Analistler, bölgede geniş hava gücü konuşlandırılmasına rağmen 1991 ve 2003’teki harekâtlardan farklı olarak kara kuvveti desteğinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor. Bazı müttefik ülkelerin hava sahası konusunda temkinli davranmasının da operasyonun kapsamını etkileyebileceği belirtiliyor. Bu nedenle birçok eski askeri yetkili, belirsizlikler göz önüne alındığında diplomatik bir anlaşmanın askeri seçenekten daha olası ve tercih edilebilir olduğunu değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.