SON DAKİKA

#Barış

HABER DEĞER - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı Haber

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı

Cenaze Almanya’dan Şırnak’a getirildi Eski DEP 19. dönem milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın cenazesi, Almanya’dan havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Buradan İdil ilçe merkezi girişine taşınan cenaze, yoğun güvenlik önlemleri altında karşılandı. Sadak’ın naaşı, ailesinin evine götürülerek helallik alındı. Yağmura rağmen binlerce yurttaş törene katıldı Yağışlı havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık bine yakın yurttaş cenaze törenine katıldı. Tören, Kürt siyasetinin önemli isimlerini bir araya getirdi. Siyaset dünyasından geniş katılım oldu Törene Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan, Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak katıldı. Bakırhan: “Sürgünde ölüm bir cinayettir” Sadak’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, büyük bir öfke ve üzüntü içinde olduklarını belirterek, sürgünde yaşanan ölümlerin bir kader değil, siyasal bir sonuç olduğunu söyledi. Bakırhan, Kürt yurttaşların yıllardır sürgün, mahpus ve cezaevi gerçeğiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı ve “Faili devlettir, utancı devlete aittir” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek” Bakırhan, Selim Sadak’a söz verdiklerini belirterek sürgünlerin sona ereceğini, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüleceğini ve Kürt yurttaşların eşit yurttaşlık hakkına kavuşacağını dile getirdi. Konuşmasında, daha fazla Selim Sadak, Orhan Doğan ve Mehmet Sincar kaybetmek istemediklerini söyledi. Aile adına konuşan Resul Sadak: “Barış elçisiydi” Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, yaptığı Kürtçe konuşmada, Selim Sadak’ın hayatı boyunca barış için mücadele ettiğini ve temel amacının Kürtler arasında birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade etti. Sadak, ağabeyinin mücadelesinin sahiplenileceğini söyledi. Tanrıkulu: “Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir” CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Selim Sadak’ı 35 yılı aşkın süredir tanıdığını belirterek, asıl trajedinin sürgünde yaşamını yitirmek olduğunu vurguladı. Sadak’ın milletvekilliği döneminde dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından cezaevinde kaldığını ve son yıllarını iradesi dışında Almanya’da geçirmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Taziyeler üç gün sürecek Sadak ailesi, ilçe merkezinde üç gün boyunca taziyeleri kabul edecek. Tören, Selim Sadak’ın siyasi mücadelesi ve sürgün gerçeği etrafında güçlü mesajların verildiği bir veda olarak kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hrant Dink’siz 19 yıl: Kimdi, nasıl katledildi, neden hâlâ anılıyor? Haber

Hrant Dink’siz 19 yıl: Kimdi, nasıl katledildi, neden hâlâ anılıyor?

1954’te Malatya’da doğan Hrant Dink, Türkiye Ermenisi bir gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusuydu. 1996’da kurduğu Agos Gazetesi ile Ermenice ve Türkçe yayımlanan, iki dili ve iki hafızayı buluşturan bir gazetecilik çizgisi oluşturdu. Dink’in yazıları; inkâr yerine yüzleşmeyi, düşmanlık yerine diyalogu, korku yerine cesareti savunuyordu. Türkiye’de Ermeni meselesi başta olmak üzere azınlık hakları, demokrasi ve ifade özgürlüğü konularında ısrarlı bir dil kurdu. Dink, yazıları nedeniyle yoğun bir linç ikliminin hedefi oldu. Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında “Türklüğü aşağılama” suçlamasıyla yargılandı; hakkında tehditler yayıldı. Buna rağmen geri adım atmadı. “Bu ülkede güvercin tedirginliğiyle yaşıyorum” sözleri, hem içinde bulunduğu baskıyı hem de barışta ısrarını simgeledi. 19 Ocak 2007’de, İstanbul Şişli’deki Sebat Apartmanı önünde, Agos’un eski binası önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Cinayet, yalnızca bireysel bir saldırı değil; devlet içindeki ihmaller zinciri ve organize nefretin sonucu olarak kayıtlara geçti. Soruşturma ve davalar yıllar boyunca sürdü; “cinayette kamu görevlilerinin ihmali” tartışmaları hiç dinmedi. Adalet arayışı, Dink ailesi ve kamuoyu için hâlâ kapanmamış bir dosya olarak duruyor. Dink’in öldürüldüğü yer, bugün 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı olarak yaşıyor. Anmalar, yalnızca bir yas değil; ifade özgürlüğü, çoğulculuk ve barış talebinin yeniden dile getirilişi. Hrant Dink Vakfı’nın yürüttüğü çalışmalar, Dink’in “birlikte yaşama” çağrısını geleceğe taşımayı amaçlıyor. Programdan notlar Saat 14.30: Dink’in vurulduğu yerde anma 19.00–23.00: Sebat Apartmanı’na Dink anısına yansıtma çalışmaları Vakıf, “Apartmanın önünden geçerken kafanızı yukarı kaldırmayı unutmayın” çağrısıyla herkesi hafızaya davet ediyor. Hrant Dink’in mirası, susturulan bir sesin geride bıraktığı boşluk değil; hâlâ konuşan, düşündüren ve sorumluluk yükleyen bir çağrı. 19 yıl sonra da aynı soruyu hatırlatıyor: Bu ülkede birlikte, eşit ve özgür yaşamak mümkün mü? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama Haber

İran’dan ABD’nin Venezuela saldırısına uluslararası hukuk vurgulu kınama

Saldırının ardından İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinin uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı ihlal ettiği ifade edildi. Açıklamada, saldırının bölgesel ve küresel barış açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı. BM Şartı’na aykırılık vurgusu yapıldı Bakanlık açıklamasında, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler Şartı’nda yer alan amaç ve ilkelere açıkça aykırı olduğu belirtildi. Bu çerçevede BM’ye çağrı yapılarak, söz konusu saldırının net biçimde kınanması istendi. Egemenliğe müdahale istikrarsızlık uyarısı getirdi İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete yönelik askeri müdahalesinin bölgesel istikrarsızlığı derinleştireceği uyarısında bulundu. Açıklamada, bu tür girişimlerin yalnızca hedef alınan ülkeyi değil, geniş coğrafyayı etkileyen sonuçlar doğuracağı ifade edildi. Uluslararası barış ve güvenlik tehlikede Açıklamanın devamında, söz konusu saldırının bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliğin ihlali anlamına geldiği vurgulandı. İran, uluslararası toplumu egemenlik ilkesine saygı ve çatışmaların diplomatik yollarla çözümü konusunda sorumluluk almaya çağırdı.

2026 'hasat yılı' olacak Haber

2026 'hasat yılı' olacak

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2026 yılına özel yayımladığı mesajda, iş dünyasının büyük fedakarlıklarla dolu bir dönemi geride bıraktığını ifade etti ve "2025 yılı, yüksek maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla büyük bir sınav yılı oldu. Şimdi ise 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, açıklamalarında geçen yılın ekonomik zorluklarına dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi: "2025 yılına umutla başlamıştık ancak sıkı para politikaları, daralan iç talep ve küresel ticaret savaşlarının gölgesinde bu yılı tamamlıyoruz. Üyelerimiz; enflasyonun etkisi ve finansal olanaklara erişimin sıkıntılı olması nedeniyle yatırım konusunda temkinli bir yıl geçirdi. Ancak biz devletimize ve ekonomimizin gücüne olan inancımızı koruyoruz. Bu zorlu süreçte karamsarlığa kapılmadan üretmeyi, istihdam yaratmayı sürdürdük. 2026'yı, ödediğimiz bedellerin karşılığını alacağımız bir 'Hasat Yılı' olarak görüyoruz." 2026 yılına yönelik beklentilerini de paylaşan Gülsoy, "Dünya artık 'akıllı' üretiyor ve 'dijital' satıyor. 2026'da şirketlerimizin maliyet yönetimine odaklanması, esnek stratejiler geliştirmesi ve özellikle yapay zeka gibi teknolojik yatırımlara öncelik vermesi artık bir tercih değil, zorunluluk olmuştur. Kayseri Ticaret Odası olarak biz de 2026 vizyonumuzu teknoloji, inovasyon ve Ar-Ge üzerine kurduk. Şehrimizi 'Orta Anadolu Üretim Havzası'nın merkezi yapacak adımları atacağız." dedi. Ekonomi yönetimine ve iş dünyasına çağrıda bulunan Gülsoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "2026'da enflasyonun kademeli olarak yüzde 25'in altına inmesini ve büyümenin tekrar hız kazanmasını bekliyoruz. Ancak enflasyonla mücadele sürecinde üretim gücümüzü kaybetmemeli, hastayı iyileştirmeye çalışırken zarara uğratmamalıyız. Finansmana erişim kolaylaşmalı, özel sektörün küresel rekabet gücü korunmalıdır. Unutulmamalıdır ki; kendini yenileyemeyen, verimsiz yapılar sistemden çekilirken; risk alarak ticaret yapanlar bu yeni dönemin kazananı olacaktır." Mesajının sonunda toplumsal huzura da değinen Başkan Gülsoy; "MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli'nin dile getirdiği 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla desteklenecek huzur ikliminin, ticaretimizin en büyük garantisi olacağına inanıyorum. 2026 yılının başta üyelerimiz ve hemşehrilerimiz olmak üzere ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, barış ve bereket getirmesini umut ediyorum." ifadelerini kullandı.

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması Haber

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması

Yılbaşı sürecinde olası güvenlik risklerine karşı kapsamlı önlemler devreye alındı. İçişleri Bakanlığı, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD ve Göç İdaresi başta olmak üzere tüm birimleriyle ülke genelinde geniş çaplı bir güvenlik planını hayata geçirdi. 12 bin 687 noktada denetim, 325 bin personel sahada İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, 4 günlük yılbaşı tedbirleri kapsamında 12 bin 687 uygulama noktası oluşturuldu. Toplam 325 bin 267 personel görevlendirilirken, bunların 298 bini asayiş, 27 bini trafik alanında görev yapacak. Sahada 44 bin 68 ekip, 720 hava aracı, 238 deniz unsuru ve 430 dedektör köpeği aktif olacak. Kaçak alkol, uyuşturucu ve aranan şahıslara darbe Yerlikaya, son bir ayda yürütülen operasyonların bilançosunu da paylaştı. Buna göre 306 bin litre kaçak ve sahte alkol ele geçirildi, 816 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uyuşturucuyla mücadelede ise 3,5 ton uyuşturucu madde ve 14 milyon adet hap yakalanırken, 3 bin 406 kişi tutuklandı. Ayrıca çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 bin 616 kişi yakalandı. Kameralar, PTS ve yüz tanıma sistemleri aktif Yılbaşı tedbirleri boyunca güvenlik güçleri ileri teknolojiyle desteklenecek. Türkiye genelinde 31 bin 424 KGYS noktası, 107 bin 423 kamera, 4 bin 366 Plaka Tanıma Sistemi noktası, 6 bin 708 yüz tanıma kamerası ve 1.064 mobil PTS aktif olarak kullanılacak. Görevli 115 bin 854 kolluk personeli yaka kamerasıyla sahada olacak. AFAD ve Göç İdaresi de teyakkuzda AFAD, yılbaşı gecesi 81 ilde 1.410 personel ve 396 araç ile 7/24 esasına göre görev yapacak. Göç İdaresi Başkanlığı ise düzensiz göçle mücadele kapsamında 375 Mobil Göç Noktası Aracı ve 4 bin 575 personel ile denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiçbir iç ve dış tehdide karşı boşluk bırakmayacağız” mesajı vererek, yılbaşı sürecinde yurttaşların huzur ve güvenliği için tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini vurguladı. 2026’nın Türkiye halkı ve tüm dünya için barış, sağlık ve esenlik getirmesi temennisinde bulundu.

DEM Parti İmralı heyetinden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ziyaret Haber

DEM Parti İmralı heyetinden Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ziyaret

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı heyeti, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Görüşmede, sürecin hukuksal zemini ve Meclis gündemindeki düzenlemeler masaya yatırıldı. Görüşmenin içeriği Heyette Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu üyesi Faik Özgür Erol yer aldı. Görüşme sonrası açıklama yapan Sancar, “Kapsamlı bir görüşme yaptık. Yürümekte olan süreçle ilgili hukuksal düzenlemeler konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Adalet Bakanlığı’nda yoğun çalışma yapılıyor” dedi. 11. Yargı Paketi ve infazda eşitlik Sancar, Meclis’te görüşülen dâhil olmak üzere, barışın adalet ve hukuksal güvencelerle kalıcı hale gelmesi başlıklarının ele alındığını belirtti. İnfazda eşitlik konusunun da görüşmenin önemli başlıklarından biri olduğu vurgulandı. Tartışmalı başlıklar Adalet Bakanı Tunç’un daha önce DEM Parti’nin “barış yasası” önerisine “tasfiye yasası olur” sözleriyle yanıt verdiği hatırlatılırken, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan bu ifadeye kamuoyunda tepki göstermişti. Siyasi temaslar sürecek DEM Parti heyeti, komisyonda hazırlanacak nihai rapor öncesi siyasi parti ziyaretlerini tamamladı. Heyetin, Adalet Bakanlığı ziyaretinin ardından Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile de görüşmesi bekleniyor. Ayrıntılar geldikçe eklenecektir.

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı Haber

Ahmet Özer, Bahçeli görüşmesinin perde arkasını anlattı

Görüşmenin merkezinde “Terörsüz Türkiye” süreci yer aldı “Kent uzlaşısı” davası kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Ankara’da bir araya geldi. Özer, görüşmede “Terörsüz Türkiye” sürecinin kapsamlı biçimde ele alındığını, sürecin hızlanması ve hukuki zeminin güçlendirilmesi konusunda karşılıklı değerlendirmeler yapıldığını aktardı. Bahçeli’nin, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin mümkünse yılbaşından önce hayata geçirilmesini istediği belirtildi. Silah yakma eylemi “en anlamlı adım” olarak değerlendirildi Özer’in aktardığına göre Bahçeli, PKK’nın silah yakma eylemini sembolik ve politik açıdan en güçlü adım olarak nitelendirdi. Silahların gömülmesinin geleceğe dönük kuşkular yaratabileceğini, teslim edilmesinin ise yeni gerilimler doğurabileceğini belirten Bahçeli’nin, yakmanın “bir daha silaha dönülmeyeceğinin en net göstergesi” olduğu görüşünü dile getirdiği ifade edildi. İBB soruşturmaları ve yargıya güven konusu da konuşuldu Görüşmede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmaların da gündeme geldiğini söyleyen Özer, davalarda olumlu karar veren hâkimlerin sıkça değiştirilmesinin hukuk devletine olan güveni zedelediğini vurguladığını aktardı. Bahçeli’nin de bu değerlendirmeye katıldığını belirten Özer, yargı süreçlerinin öngörülebilir ve şeffaf olması gerektiği konusunda ortak bir hassasiyet oluştuğunu dile getirdi. Gizli tanık ve itirafçı uygulamalarına mesafe vurgusu yapıldı Özer, Bahçeli’nin gizli tanık ve itirafçı beyanları üzerinden yürütülen yargılamalara temkinli yaklaştığını da aktardı. Bu tür uygulamaların adil yargılanma hakkı bakımından sorunlu olabileceği, MHP kurmayları tarafından da daha önce dile getirilen bir eleştiri olarak görüşmede yeniden ifade edildi. Demirtaş için dikkat çeken çıkış: “Türkiye’nin yararına olur” Görüşmenin en çarpıcı başlığının Selahattin Demirtaş olduğunu belirten Özer, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladığını söyledi. Özer’in aktardığına göre Bahçeli, Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasının Türkiye toplumunun yararına olacağını ve barış sürecine katkı sunacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Kürt meselesi ve toplumsal barış vurgusu öne çıktı Özer, Bahçeli’nin kendisinin ve Ahmet Türk’ün geçmişte Kürt meselesinin çözümüne yönelik çalışmalarını bildiğini ve bu katkıların önemine dikkat çektiğini de sözlerine ekledi. Görüşmenin genel çerçevesinin, çatışmasızlık, hukukun üstünlüğü ve Türkiye toplumunda kalıcı barışın tesisi üzerine kurulduğu ifade edildi.

MAZLUMDER’in 2025 Ödülü Sırrı Süreyya Önder’e verildi Haber

MAZLUMDER’in 2025 Ödülü Sırrı Süreyya Önder’e verildi

Ödül, insan hakları mücadelesine adandı MAZLUMDER tarafından verilen 2025 Bireysel Mücadele Ödülü, yaşamı boyunca barış, ifade özgürlüğü ve insan onuru için yürüttüğü mücadele nedeniyle Sırrı Süreyya Önder’e layık görüldü. İnsan hakları alanındaki bu ödül, Önder’in toplumsal hafızada bıraktığı iz ve Türkiye toplumunda farklı kesimleri bir araya getiren dili gerekçe gösterilerek verildi. Ödülü kızı Ceren Önder Kandemir teslim aldı Törende ödül, Sırrı Süreyya Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir tarafından, siyasetçi ve eski milletvekili Ayhan Bilgen’in elinden alındı. Kandemir, ödülü yalnızca babası adına değil, sesi duyulamayan çocuklar adına kabul ettiğini vurguladı. “Babam sözünü söyledi ve bundan korkmadı” Konuşmasında derin bir duygusal bağ kuran Ceren Önder Kandemir, ödül töreninde şu ifadeleri kullandı: “Bazen aklıma İhsan Eliaçık’ın şu sözü geliyor: ‘Bazı insanlar dünyaya bir söz söylemek için gelmişler, o sözü söylerler ve giderler.’ İnanılmaz bir kayıp acısıyla sarsıldığım günlerde bu söz içime su serpmişti. Çünkü babamın sözünü söylediğini ve bundan bir gün bile korkmadığını düşündüm.” Ödül, çocuklar adına alındı Ceren Önder Kandemir, konuşmasının devamında ödülün anlamını daha da genişletti. Ödülü; sözünü söylemeye fırsat bulamamış, güç mücadelelerinin arasında kalan, dünyaya eşit koşullarda tutunamayan tüm çocuklar adına aldığını belirterek, insan hakları mücadelesinin kuşaklar arası bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. İnsan hakları mücadelesinde simgesel bir duruş MAZLUMDER İnsan Hakları Ödülü’nün Sırrı Süreyya Önder’e verilmesi, yalnızca bireysel bir onurlandırma olarak değil; barış, adalet ve eşitlik talebinin Türkiye toplumunda hâlâ güçlü bir karşılığı olduğunun göstergesi olarak değerlendirildi. Önder’in siyasi ve sanatsal mirası, farklı kimliklerden yurttaşların ortak bir insanlık paydasında buluşabileceğini hatırlatan simgesel bir duruş olarak öne çıktı.

Pekin’den BM kürsüsünden dünyaya rest: Güney Çin Denizi’ndeki egemenliğimiz tartışılamaz! Haber

Pekin’den BM kürsüsünden dünyaya rest: Güney Çin Denizi’ndeki egemenliğimiz tartışılamaz!

"Tahkim kararı siyasi bir oyundur" "Deniz ve Deniz Hukuku" oturumunda söz alan Sun Lei, uluslararası kamuoyunda tartışılan tahkim kararlarına sert tepki gösterdi. Güney Çin Denizi tahkim davasının, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ve uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini savunan Sun, bu süreci "hukuki bir kılıfla sunulan siyasi bir oyun" olarak nitelendirdi. Çinli diplomat, Pekin’in söz konusu kararı tanımadığını, asla kabul etmeyeceğini ve egemenlik haklarının bu karardan hiçbir şekilde etkilenmeyeceğinin altını çizdi. ABD’ye "özgürlük kisvesi" uyarısı Konuşmasında Washington yönetimini de hedef alan Sun Lei, ABD’nin bölgedeki artan askeri varlığını "ciddi bir güvenlik tehdidi" olarak tanımladı. Çin’in uluslararası hukuka uygun seyrüsefer ve uçuş özgürlüğünü desteklediğini belirten Sun, ancak "özgürlük kisvesi altında" Çin’in ulusal güvenliğinin ve egemenliğinin ihlal edilmesine kesinlikle karşı olduklarını ifade etti. ABD’nin hamlelerinin mevcut anlaşmazlıkları körüklediği mesajı verildi. Çözüm adresi olarak ASEAN’ı gösterdi Pekin yönetimi, krizin çözümü için bölgesel iş birliğini işaret etti. Sun Lei, bölgede barış, istikrar ve kalkınmanın korunması adına ASEAN ülkeleri ile çalışmaya kararlı olduklarını belirtti. Çin’in, anlaşmazlıkları müzakere yoluyla çözmekten yana olduğunu vurgulayan Sun, "Güney Çin Denizi’nde Tarafların Eylemi Deklarasyonu"nun etkin biçimde uygulanması için görüşmeleri sürdüreceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.