SON DAKİKA

#Barış

HABER DEĞER - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli Haber

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli

Tudeh Party of Iran (TUDEH), İran’a yönelik saldırılar ve bölgede tırmanan gerilim hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ülkenin altyapısını hedef alan bombardımanların ve sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların derhal durdurulması gerektiği ifade edildi. “Savaş İran’ın geleceğini karartıyor” TUDEH açıklamasında, mevcut savaş ortamında İran’da özgürlük ve adalet temelinde bir dönüşümün mümkün olmayacağı belirtildi. Parti, Libya, Suriye, Yemen, Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri örnek göstererek savaşın ülkeleri parçalanma ve istikrarsızlığa sürüklediğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “Bugünkü koşullarda ülkenin kilit altyapısını yok etmeyi hedefleyen ve yüzü aşkın kız öğrenci dahil insanlarımızın hayatını kaybetmesine yol açan bombardımanla sürdürülen savaş durdurulmalıdır.” “Ateşkes için ulusal ve uluslararası çaba gerekli” TUDEH, bölgedeki tüm taraflara çağrıda bulunarak ulusal ve uluslararası çabaların ateşkes sağlanmasına odaklanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, hem ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarının hem de İran’daki savaş söylemlerinin barışa zorlanması gerektiği ifade edildi. “İran’ın geleceğini yalnız halk belirler” Parti açıklamasında İran’daki mevcut siyasi sistemin sürdürülebilir olmadığı görüşüne de yer verildi. TUDEH, ülkenin geleceğine ilişkin kararın yalnız İran halkına ait olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: İran’ın geleceğini yalnız İran halkı belirleyebilir Tüm siyasal, ideolojik ve sivil tutuklular serbest bırakılmalı Ulusal bağımsızlık ve barış temelinde demokratik bir yönetim kurulmalı “Ulusal ve demokratik bir iktidar çağrısı” Açıklamanın sonunda TUDEH, İran’da ulusal ve demokratik bir iktidarın kurulması gerektiğini savundu. Parti mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yaşasın barış ve ulusal bağımsızlık. Ulusal ve demokratik bir iktidarın inşası için ileri.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Metro İstanbul günde 3 milyon yolcu taşıyor Haber

Metro İstanbul günde 3 milyon yolcu taşıyor

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli Metro Hattı Veysel Karani İstasyonu şantiyesinde çalışanlarla iftar programında bir araya geldi. İstanbul’da raylı sistem uzunluğunu göreve geldiklerinden bu yana yüzde 57 artırdıklarını belirten Aslan, “Dünyanın gıpta ile baktığı bu başarının asıl sahibi siz çalışma arkadaşlarımızsınız” dedi. Aslan, Metro İstanbul’un günlük yaklaşık 3 milyon yolcu taşıdığını belirterek İstanbul’un aynı anda en fazla metro inşaatı yapılan şehir olduğunu söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Sancaktepe’de bir dizi inceleme ve ziyaret gerçekleştirdi. Program kapsamında Sancaktepe İtfaiye İstasyonu Güçlendirme çalışmaları, İBB Sancaktepe Eyüp Sultan Kültür Merkezi ve Taha Akgül Spor Kompleksi ziyaret edilerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı. Ziyaretlerin ardından Aslan, Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı 2. Etap Veysel Karani İstasyonu’nda metro şantiyesi çalışanlarıyla düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programa Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Pelin Alpkökin, Raylı Sistemler Daire Başkan Vekili Erman Eryılmaz ve Metro İstanbul AŞ Genel Müdürü Özhan Şenol da katıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan konuşmasına çalışanları selamlayarak başladı ve Ekrem İmamoğlu’nun mesajını iletirken, "Kıymetli çalışma arkadaşlarım, ben de neticede bir emekçiyim. Çok uzun yıllar fabrikalarda çalıştım, kendi işimizde çalıştım. O günden bugüne hiç durmadan çalışmaya devam ediyorum. Gece gündüz çalıştım. Alın teri ne demek, emek ne demek, çalışmak ne demek, evine para götürmek ne demek çok iyi biliyorum.” “İSTANBUL AYNI ANDA EN ÇOK METRO İNŞAATI YAPAN ŞEHİR OLDU” “2019'da Ekrem Başkanımız göreve geldiğinde büyük bir seferberlik başlattı. Bu seferberlik sizlerin emeğiyle ete kemiğe büründü ve İstanbul aynı anda en çok metro inşaatı yapan şehir oldu. Durdurulan hatları yeniden başlattık. Finansman sorunları olan hatların finansman sorunlarını aştık. Bugün yerin altında devasa bir ağ örüyoruz. İstanbul'un altı metro inşaat alanlarıyla ve metro hatlarıyla dolu.” “RAYLI SİSTEM UZUNLUĞUNU YÜZDE 57 ARTIRDIK” “Göreve geldiğimizden bu yana hat uzunluğunu yüzde 57 artırdık. Yani sizlerle beraber İstanbul'daki raylı sistem uzunluğunu yüzde 57 artırdık. Her yıl dünyanın etrafında tam 3 bin 106 kez metro hatlarımızla tur atıyoruz. Şu an iftarımızı açtığımız, açacağımız Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metromuzun ikinci etabını Allah'ın izniyle Mayıs ayında devreye alacağız. Dünyanın gıpta ile baktığı bu rekorların asıl sahibi, bu başarının asıl sahibi siz çalışma arkadaşlarımız, yol arkadaşlarımızsınız. Hepinize teşekkür ediyorum.” “METRO İSTANBUL GÜNDE 3 MİLYON YOLCU TAŞIYOR” “Bu arada yine belirtmek isterim; Metro İstanbul şirketimiz günde tam 3 milyon civarında yolcuyu taşıyor. Yani İstanbul'da günlük yaklaşık 9 milyon yurttaşımızı evinden işine, işinden aşına, ekmeğine ya da annesinin yanına, babasının yanına veya okuluna taşıyoruz. Metro İstanbul şirketimiz 3 milyon yolcu taşırken aslında Türkiye genelinde tüm raylı sistemleri düşündüğümüzde toplam taşınan yolcu sayısı günlük 5,5 milyon. Bu 5,5 milyonun 3 milyonunu İstanbul'da Metro İstanbul aracılığıyla yapıyoruz. Yani Marmaray'ı saymıyorum, Marmaray'ı dahil etmiyorum. Dolayısıyla raylı sistemde toplam 4 milyona yakın yolcu İstanbul'da taşınıyor ve İstanbul'daki yurttaşlarımız metrolarımızı kullanıyor.” “METRO İSTANBUL HATLARINI KULLANIN” “Ben buradan tüm yurttaşlarımıza sesleniyorum: Lütfen bir yerden bir yere giderken Metro İstanbul hatlarını kullanın; daha hızlı ve daha güvenli yolculuk yapın. Bu vesileyle önümüzdeki günlerde Kadir Gecemizi idrak edeceğiz. Hemen arkasından Ramazan Bayramımızı kutlayacağız, mübarek Ramazan Bayramını kutlayacağız. Gördüğünüz gibi Ortadoğu savaş alanı. Ben bu ramazanın bu İslam coğrafyasına barış getirmesini temenni ediyorum. Özellikle İstanbul'umuza, ülkemize barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyorum.” dedi. “

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız Haber

Dünya komünistlerinden onurlu tavır: İran'ın yanındayız

İran Tudeh Partisi, İsrail Komünist Partisi (Maki) ve ABD Komünist Partisi (CPUSA) ortak bir bildiri yayımlayarak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştirdi. Üç parti, saldırının bölgeyi geniş çaplı bir savaşa sürüklediğini ve siviller için ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Bildiride, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti ile ABD yönetiminin başlattığı askeri operasyonların emperyalist çıkarlar doğrultusunda yürütüldüğü savunuldu. Söz konusu saldırıların halkların bağımsızlığına ve kendi kaderini tayin hakkına karşı bir müdahale olduğu ifade edildi. “Rejim değişikliği planları uluslararası hukuka aykırı” Ortak açıklamada, ABD yönetiminin başka ülkelerde “rejim değişikliği” hedefi taşıyan politikalarının uluslararası hukuku zedelediği ve devletlerin egemenliğini tehdit ettiği vurgulandı. Komünist partiler, Washington yönetiminin İran’a yönelik politikalarının yalnızca bölgesel istikrarsızlığı artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası hukuk düzenine de zarar verdiğini belirtti. “Ortadoğu halklarının deneyimleri unutulmamalı” Bildiride Filistin, Irak, Libya, Suriye, Sudan ve Lübnan gibi ülkelerde yaşanan savaş ve müdahalelerin bölge halkları üzerinde ağır sonuçlar yarattığına dikkat çekildi. Açıklamada, dış müdahalelerin halklara özgürlük getirmediği savunularak gerçek değişimin ancak halkların kendi mücadelesiyle mümkün olabileceği ifade edildi. Ortak açıklamada ayrıca İran’a yönelik saldırının yalnızca mevcut yönetimi hedef almadığı, aynı zamanda ülkenin bölgesel gücünü zayıflatmayı amaçlayan daha geniş bir stratejinin parçası olduğu iddia edildi. Barış ve dayanışma çağrısı Üç komünist parti yayımladıkları bildiride dünya genelindeki ilerici ve barış yanlısı güçlere çağrıda bulunarak savaş politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Açıklamada, emperyalist müdahalelere ve askeri saldırılara karşı uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’da İran Büyükelçiliği’nde taziye ziyareti: Haber Değer’den dayanışma mesajı Haber

Ankara’da İran Büyükelçiliği’nde taziye ziyareti: Haber Değer’den dayanışma mesajı

Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen ve basın emekçileri, Ankara’da bulunan İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek açılan taziye defterini imzaladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası hayatını kaybeden İranlı yetkililer için büyükelçilikte taziye defteri açıldığı bildirildi. İran Büyükelçiliği’nde taziye defteri açıldı İran’ın Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan duyuruda, ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik saldırıları sonucu hayatını kaybeden İran İslam Cumhuriyeti’nin üst düzey yetkilileri için taziye defteri açıldığı bildirildi. Büyükelçilikte açılan defterin üç gün boyunca ziyaretçilere açık olacağı duyuruldu. Büyükelçiliğin yayımladığı duyuruya göre ziyaretçiler belirlenen saatlerde taziye defterine mesajlarını yazabiliyor. Defterin, İran lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamaney ve saldırılarda hayatını kaybeden diğer yetkililerin anısına açıldığı belirtildi. Bu duyuruya ilişkin resmi metin, büyükelçilik tarafından yayımlanan bildiride de yer aldı. Haber Değer’den dayanışma ve barış vurgusu Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen ve beraberindeki çalışma arkadaşları, büyükelçiliği ziyaret ederek taziye defterini imzaladı. Ziyarette İran halkına başsağlığı dilekleri iletilirken özellikle Minab’da bir okula yönelik gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden çocuklar anıldı. Haber Değer ekibi, masum çocukların hedef alınmasının insanlık vicdanında derin yaralar açtığını vurgulayarak sivillere ve özellikle çocuklara yönelik saldırıları güçlü biçimde kınadı. Ziyaret sırasında yapılan değerlendirmelerde, bölgesel çatışmaların derinleşmesinin yalnızca Ortadoğu’yu değil küresel dengeleri de etkileyebileceği ifade edildi. Haber Değer ekibi, masum çocukların hayatını kaybettiği saldırıların kabul edilemez olduğunu belirterek barışın, uluslararası hukukun ve sivillerin korunmasının tüm toplumların ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Diplomatik çevrelerden yoğun katılım Ankara’daki İran Büyükelçiliği’nde açılan taziye defteri, diplomatik temsilciler, siyasi parti temsilcileri ve farklı ülkelerden misyon temsilcileri tarafından da ziyaret edildi. Büyükelçilikte gerçekleştirilen ziyaretlerde İran halkına yönelik başsağlığı mesajları iletilirken, bölgede barış ve istikrar çağrıları öne çıktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez Haber

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez

Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli LGBTİ+ dernekleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Bombalar özgürlük getirmez, ABD ve İsrail’in emperyalist savaşına hayır” denilerek çatışmalara karşı barış çağrısı yapıldı. Dernekler, LGBTİ+ hareketinin özgürlük mücadelesinin barış mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, yakın tarihte LGBTİ+’ların birçok farklı coğrafyada ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Nazi Almanyası döneminde LGBTİ+’lara yönelik soykırım politikaları, IŞİD’in saldırıları, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, İran’daki rejimin LGBTİ+’lara yönelik idam uygulamaları ve farklı ülkelerde yürütülen baskıcı politikaların bu sürecin örnekleri arasında gösterildi. “Savaşın yarattığı yıkıma sessiz kalmayacağız” Dernekler açıklamalarında, savaşların toplumun en kırılgan kesimlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mücadelesini verdiğimiz dünya bu değil ve biz LGBTİ+ örgütleri olarak ne bu savaşa ne de bu savaşın sebep olduğu yıkıma sessiz kalmayacağız.” Açıklamada ayrıca savaşların yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. Bombardımanların mahalleleri, okulları ve evleri hedef alabildiği; savaşın sağlık, barınma ve su gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırdığı ifade edildi. “Savaş ortamı baskıyı artırıyor” LGBTİ+ dernekleri, savaş ortamının LGBTİ+ bireyler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Militarist söylemin güçlenmesiyle birlikte heteronormatif ve otoriter politikaların da güç kazandığı belirtilerek, farklı kimliklerin daha fazla hedef haline geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca zorunlu askerlik, militarizasyon ve paramiliter yapıların LGBTİ+ bireyler için doğrudan tehdit oluşturabildiği, savaşın tetiklediği göç ve sığınma süreçlerinde LGBTİ+’ların ayrımcılığa maruz kalabildiği vurgulandı. “Tarafımız barış” Dernekler açıklamanın sonunda uluslararası topluma çağrıda bulunarak, çatışmaların durdurulması ve diplomatik çözüm yollarının devreye sokulması gerektiğini belirtti. Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Savaşa karşı tarafımız barıştır. Acilen çatışmasızlık ilan edilmeli, siviller korunmalı ve askeri operasyonlar durdurularak diplomatik yollar devreye sokulmalıdır.” Dernekler ayrıca uluslararası kurumların çifte standart uygulamadan uluslararası hukuku işletmesi ve halkların kendi kaderini tayin hakkının korunması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz! Haber

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz!

“Dünya adil değil” Uras, “Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir hesaplaşma” başlığıyla tartışılan döneme dair değerlendirmesinde, kapitalist sistem içinde kaynakların ve pazarların paylaşımı eksenindeki mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası “tarihin sonu” ve “eşit bir dünya” söylemlerinin 11 Eylül sonrasında çöktüğünü savunan Uras, günümüz dünyasının adil olmadığını söyledi. “Karbon mu silikon mu” Uras, yapay zekâ ve “robotlar dünyası” tartışmasına değinerek “karbon varlıklarla silikon varlıkların mücadelesini anlamlandırmak” için hâlâ yoğun bir düşünsel mesai gerektiğini belirtti. Uras, teknolojinin belirleyiciliğinin arttığı yeni dönemde, dünyanın nereye evrileceğinin kolay öngörülemediğini dile getirdi. “Meşru müdafaa” Uras: “Burada Müslüman Müslümana vuruyor okuması yok, meşru müdafaa var” dedi. İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırılarını değerlendiren Uras, ana akım medyada öne çıkan yaklaşımın meseleyi çarpıttığını savundu. “Doğrudan ABD üslerine yönelik bir meşru müdafaa hakkı kullanılıyor” görüşünü dile getiren Uras, müzakereler sürerken İran yönetimine dönük saldırıların kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yaşananları uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirdi. “Uluslararası hukuk” Uras, Türkiye’nin tutumunu “diplomasi ve eşit mesafe” vurgusuyla olumlu bulduğunu söyledi. Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de İran’la sınır komşusu olması nedeniyle hassas bir denklemde bulunduğunu belirten Uras, çatışmanın müzakere zeminiyle sonlandırılması çağrılarının önemli olduğunu ifade etti. “Akıllı bombaların aklı olmuyor” diyen Uras, savaşın sivil yurttaşlar ve tarihî mekânlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Öcalan bildirisi” Uras, Abdullah Öcalan’ın son bildirisine de değinerek metnin genel çerçevede devletin açıkladığı perspektifle uyumlu olduğunu söyledi. Bildiride yer alan “demokratik entegrasyon”, “buyurgan dilden uzaklaşma” ve “barış yasaları” vurgularının yeni bir siyasal dil arayışına işaret ettiğini belirten Uras, metni eşitlikçi ve anayasal zeminde bir çözüm çağrısı olarak okuduğunu ifade etti. Öcalan’ın umut hakkı tartışmasını kişisel bir talep zeminine çekmemesini de değerlendiren Uras, sürecin bireysel bir mesele üzerinden değil, toplumsal mutabakat ve Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Uras, “Senkronize adımlar atılmazsa süreç pazarlığa dönüşür. Eş anlı ilerleme önemli” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail’in meşruiyeti yok” Uras, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sonrası ölçünün kaçtığını, izlenen politikaların uluslararası meşruiyeti olmadığını savundu. “Normalleşme, normal olmayanla olmaz” diyen Uras, bölgesel gerilimlerin Türkiye’de demokratikleşme ve barış gündemini daha kritik hale getirdiğini belirtti. “Adres Meclis” Uras, Meclis zeminini “süreçlerin temel muhatabı” olarak işaret etti. “Şiddetten arındırılmış bir toplum” hedefinin ortak bir yurttaş mutabakatıyla güçlenebileceğini söyleyen Uras, siyasal partilerin tutumlarının Meclis’te sınanacağını vurguladı. “Demokrasilerde asgari müştereklerde buluşulur; azami müştereklerde buluşmak faşizmde olur” ifadelerini kullandı. Ufuk Uras kimdir? Ufuk Uras, siyasetçi ve akademisyendir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kökenlidir ve aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj Haber

Siyasette yeni sayfa mı açılıyor: Öcalan’dan dikkat çeken mesaj

PKK lideri olarak bilinen Abdullah Öcalan tarafından paylaşıldığı belirtilen yeni mesajda silahlı mücadelenin anlamını yitirdiği, demokratik siyaset ve entegrasyon vurgusunun öne çıktığı ifadeler yer aldı. 27 Şubat 2025 çağrısına atıf yapılan metin, Türkiye toplumunda çözüm, barış ve yeni siyaset tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Silah yerine siyaset vurgusu öne çıktı Mesajda, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağı görüşü dile getirilirken, örgütsel düzeyde fesih ve silahlı mücadele stratejisinin sona erdirilmesinin zihinsel dönüşümü de içerdiği ifade edildi. Şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişin mümkün olduğu savunularak yeni dönemin müzakere kapasitesini güçlendirdiği öne sürüldü. Metinde, sürece katkı sunduğu belirtilen siyasi aktörlere atıf yapılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel dahil olmak üzere farklı kesimlerin rolünün önemli olduğu ifade edildi. Ayrıca yaşamını yitiren siyasetçi Sırrı Süreyya Önder anıldı. Birlik ve birlikte yaşam söylemi öne çıkarıldı Mesajda Türkiye toplumunun farklı kimliklerinin tarihsel olarak iç içe olduğu vurgulanarak birlikte yaşamın yeniden tartışılması gerektiği ifade edildi. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki metinlerde yer alan birlik vurgusuna atıf yapılırken demokratik cumhuriyet talebinin bu ruhun canlandırılması olarak tanımlandığı aktarıldı. Şiddet ve çatışma döngüsünün kırılmasının hedeflendiği belirtilen metinde, kısa vadeli siyasi hesapların sorunun çözümünü zorlaştırabileceği değerlendirmesi yer aldı. Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş çağrısı yapılarak yeni bir siyaset döneminin kapısının aralandığı savunuldu. Demokratik entegrasyon ve hukuk tartışması Metinde demokratik toplum, uzlaşı ve entegrasyon kavramlarının yeni dönemin temel yapı taşları olduğu ifade edildi. Pozitif inşa sürecinin herhangi bir kurumu ele geçirmekten ziyade toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk almasını hedeflediği belirtilirken, devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması gerektiği vurgulandı. Demokratik entegrasyonun barış yasalarını gerektireceği ve siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutları olan bir hukuk mimarisini zorunlu kılacağı ifade edildi. Güncel krizlerin önemli nedenlerinden birinin demokratik hukuk eksikliği olduğu savunularak hukuksal güvencelerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Vatandaşlık ve özgür yurttaşlık tartışması Mesajda vatandaşlık ilişkisinin etnik kimlik yerine devletle kurulan bağ üzerinden tanımlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Din, dil ve düşünce özgürlüğünü temel alan özgür yurttaşlık anlayışının savunulduğu metinde anayasal vatandaşlık kavramının kimliklerin özgürce ifade edilmesini kapsaması gerektiği belirtildi. Ayrıca kadınların demokratik entegrasyonun önemli bir itici gücü olduğu vurgulanarak aile içi şiddet, kadın cinayetleri ve ataerkil yapıya karşı mücadele başlıklarının demokratik dönüşüm sürecinin parçası olduğu ifade edildi. Mesajın, Türkiye toplumunda çözüm, demokrasi ve birlikte yaşam tartışmalarını yeniden hızlandırması beklenirken, siyasi aktörlerden gelecek olası değerlendirmeler merakla takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sudan’da kriz: Çin’den 5 maddelik uzlaşı çağrısı Haber

Sudan’da kriz: Çin’den 5 maddelik uzlaşı çağrısı

Çin, Sudan’da süren çatışmaların sona erdirilmesi ve insani krizin hafifletilmesi için uluslararası topluma çağrıda bulundu. Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Fu Cong, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada kalıcı çözüm için 5 maddelik uzlaşı çerçevesine bağlı kalınması gerektiğini vurguladı. Çatışmaların yayılmaması çağrısı yapıldı Fu Cong, Sudan’ı derinden etkileyen çatışmaların daha fazla sivil kayba yol açmaması gerektiğini belirterek uluslararası toplumun süreci yakından takip etmesi gerektiğini söyledi. Fu, çatışmaların yayılmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade ederek taraflara sorumluluk çağrısı yaptı. Beş maddelik çözüm önerisi gündemde Çin’in önerdiği uzlaşı çerçevesinin; derhal ateşkes sağlanması, insani krizin hafifletilmesi, arabuluculuk girişimlerinin güçlendirilmesi, Sudan meselesinin Sudanlı aktörler tarafından çözülmesi ve kalkınma ile güvenliğin eşgüdüm içinde ilerletilmesi başlıklarından oluştuğu aktarıldı. Fu, bu başlıkların kalıcı barış için temel yol haritası niteliği taşıdığını dile getirdi. Ramazan vurgusu ve ateşkes çağrısı Sudan başta olmak üzere birçok ülkede Ramazan ayının başladığına dikkat çeken Fu, tarafları bir kez daha derhal ateşkese çağırdı. Çin’in, uluslararası toplumla birlikte Sudan’da istikrar ve kalkınmanın sağlanması için yapıcı rol üstlenmeye devam edeceği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.