SON DAKİKA

#Başsavcılık

HABER DEĞER - Başsavcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Başsavcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüksek Mahkeme'den kritik gündem: YENİ Parti'nin ismi yarın AYM masasında Haber

Yüksek Mahkeme'den kritik gündem: YENİ Parti'nin ismi yarın AYM masasında

Ankara kulislerini yakından ilgilendiren siyasi partiler sicili ve isim benzerliği davasında kritik aşamaya gelindi. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, YENİ Parti'nin resmi adı ile rumuzunun hukuki durumunu değerlendirmek üzere toplanıyor. Başsavcılık iltibas nedeniyle dosyayı Yüksek Mahkemeye taşımıştı YENİ Parti'nin kurulmasının ardından Yenilik Partisi, isim benzerliği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunmuştu. Başvuruyu inceleyen Başsavcılık, "iltibas" (karıştırma/benzerlik) durumu tespit ederek YENİ Parti'ye isim değişikliğine gitmesi yönünde bildirimde bulunmuş ve 18 Eylül tarihine kadar süre tanımıştı. Tepki ve süreye rağmen parti tarafından isim değişikliği yapılmaması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyanın nihai karara bağlanması amacıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Savunma süreci tamamlandı Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, söz konusu başvuruyu ilk olarak 29 Eylül tarihindeki toplantısında ele almış ve esasa geçmeden önce YENİ Parti'ye savunmasını hazırlaması amacıyla bir aylık yasal süre tanımıştı. YENİ Parti, verilen süre dahilinde hazırladığı savunma dosyasını Yüksek Mahkeme'ye sundu. AYM Genel Kurulu'nun yarın yapacağı toplantıda, "YENİ Parti" isminin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu hükümleri çerçevesinde mevzuata aykırı olup olmadığını incelemesi; partinin isim ve rumuzunun hükümsüzlüğüne, dolayısıyla siyasi partiler sicilinden terkin edilip edilmeyeceğine ilişkin kararı vermesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

14 ilde üreme hücresi ticareti operasyonu: 41 kadının 811 kez satış yaptığı saptandı Haber

14 ilde üreme hücresi ticareti operasyonu: 41 kadının 811 kez satış yaptığı saptandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen adli soruşturmada devasa bir şebeke deşifre edildi. CİMER'e yapılan ihbar üzerine başlatılan incelemelerde; teknik takip, MASAK kayıtları, HTS analizleri, kargo dökümleri ve uçuş verileri mercek altına alındı. 4 ülke arasında uluslararası şebeke hattı Soruşturma dosyasına yansıyan delillere göre; suç örgütü bünyesinde hareket eden yapının, Türk vatandaşı kadınları yüksek maddi menfaat vaatleriyle kandırarak bünyesine kattığı belirlendi. Türkiye'de muhafazakar veya özel kliniklerde muayene edilip ilaç tedavisine başlatılan kadınların, üreme hücrelerinin alınması amacıyla KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan’daki bağlantılı kliniklere sevk edildiği saptandı. Dosyada yer alan somut verilere göre, organizasyon kapsamında 41 donör kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı gerçekleştirildi. doktorlar ve organizatörler yakalandı İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla illerinde eş zamanlı operasyonlar icra edildi. Hakkında adli işlem başlatılan 53 şüphelinin 1 örgüt elebaşı, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktor ile 4 seyahat organizatöründen oluştuğu açıklandı. Baskınlarda 36 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda dijital materyal ile evraka el konuldu. Şüphelilerden 1'inin cezaevinde olduğu öğrenilirken, yurt dışındaki 7 kişi dahil firari 16 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. "Vücut dokunulmazlığına karşı suçlarla mücadele sürecek" Operasyonun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü’nce 2026/64504 sayılı soruşturma evrakı üzerinden yürütülen çalışmalarda Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Organ ve Doku Ticareti ve 2238 sayılı Kanun’a Muhalefet suçlarını işlediği tespit edilen şüphelilere yönelik kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Yürütülen soruşturma kapsamında, yapılan teknik takip, MASAK verileri, kargo bilgileri, banka hareketleri, HTS analizleri, hava yolu uçuş bilgileri ile çeşitli kurumlardan elde edilen deliller uyarınca yapılan tespitler çerçevesinde, Türkiye’de bulunan donörlerden üreme hücresi temin etmek amacıyla donörlerin muayenesini yapan, bu hususta donörleri ilaç tedavisine başlatan, uygun hale getirilen yahut uygun halde bulunan donörlerin KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan ülkelerinde üreme hücrelerinin bağlantılı klinikler marifeti ile alınması adına yurt dışı çıkışlarını koordine eden, bu işlemler neticesinde üreme hücreleri temin edilen donörlere ödeme yaparak maddi menfaat temin eden, bu kapsamda maddi menfaat karşılığında organ ve doku satan şüphelilerden oluşan suç örgütü kapsamında toplam 53 şüpheli tespit edilmiş olup, şüphelilerin yakalanması amacıyla 19/10/2026 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Tekirdağ, Giresun, Aydın, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Şanlıurfa, Karaman ve Muğla illerinde icra edilen eş zamanlı arama, el koyma ve gözaltı işlemleri neticesinde 36 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, çok sayıda dijital materyale el konulmuştur.mİstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımızca tüm suç türlerinde olduğu gibi Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar ile mücadele amacıyla yürütülen soruşturmalar titizlikle ve kararlılıkla devam edecektir." "Hiçbir menfaat beden bütünlüğünün üzerinde değildir" Soruşturmaya ilişkin resmi kanallardan değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek ise insan onuruna ve beden bütünlüğüne yönelik ihlallerle mücadelenin süreceğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Kadınları yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan suç yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonda görev alan Emniyet Teşkilatımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hiçbir maddi menfaat, insan onurunun ve beden bütünlüğünün üzerinde değildir! Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; suç yapılanmalarının tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adalet önünde hesap vermeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çeşme Belediyesi'nde evrakların yakılmaya çalışıldığı iddia edildi: 8 şüpheli gözaltında Haber

Çeşme Belediyesi'nde evrakların yakılmaya çalışıldığı iddia edildi: 8 şüpheli gözaltında

Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediyesi'ne operasyon gerçekleştirildi. Suç örgütü kurma, yönetme ve üye olma, rüşvet, irtikap ve resmî belgede sahtecilik suçları kapsamında 12 şüpheliye yönelik operasyon, 7 Ekim 2026 günü saat 06.30'da İzmir'de eş zamanlı olarak düzenlendi. Evrakların yakılarak imha edilmesi soruşturmayı başlattı Soruşturmanın, 5 Ekim 2026 tarihinde Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne ait bazı evrakların belediyede görevli bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine başlatıldığı öğrenildi. Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince olay sırasında suçüstü yapılırken, yürütülen araştırmalarda söz konusu evrakların imha edilmesine ilişkin talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. tarafından verildiği yönünde tespitlerde bulunuldu. B.S. hakkında Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığında rüşvet, irtikap, resmî belgede sahtecilik ile suç örgütü kurma ve yönetme suçlarından devam eden bir soruşturmanın bulunduğu belirlendi. Başsavcılık bünyesinde yürütülen benzer nitelikteki soruşturma dosyalarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, şüphelilerin söz konusu suçlara iştirak ettikleri yönünde bulgulara ulaşıldığı ve müdahale edilmemesi halinde delillerin kaybolma ihtimalinin bulunduğunun değerlendirilmesi üzerine operasyon kararı alındı. Gözaltına alınan şüpheliler listesi Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüpheliler sırasıyla şu isimlerden oluşuyor: Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili B.S. ÇEŞTUR Büro Memuru D.S.Y. ÇEŞTUR Büro Memuru A.M. Büro Yönetim Elemanı A.A. Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünde İnşaat Mühendisi O.A. Çeşme Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Ç.B. İşletme sahibi Y.G. Pansiyon sahibi M.A. Firari şüpheliler ve tutukluluk durumları Soruşturma kapsamında 3 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü belirtilirken, eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı O.G.'nin başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu tespit edildi. Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı E.C.D., Çeşme Belediyesi Fen İşleri Müdür Vekili F.Y. ile emlakçı Ş.Ö.'nün ise yerlerinin tespit edildiği, söz konusu 3 şüphelinin gözaltına alınarak İzmir'e getirilmelerine yönelik işlemlerin devam ettiği bildirildi. İmar, fen işleri ve emlak süreçleri inceleniyor Şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak süreçleriyle bağlantılı olarak rüşvet, irtikap ve örgütlü şekilde hareket ettikleri yönündeki iddiaların yanı sıra resmî belgelerin usulsüz düzenlenmesi ve soruşturma bakımından önem taşıyan evrakların imha edilmeye çalışılması hususları birlikte araştırılıyor. Şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konulurken, Çeşme Belediyesi bünyesindeki ilgili birimlerde arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ataşehir Belediyesi'nde rüşvet operasyonu: Başkan Vekili dahil 13 isim adliyeye sevk edildi Haber

Ataşehir Belediyesi'nde rüşvet operasyonu: Başkan Vekili dahil 13 isim adliyeye sevk edildi

İstanbul'da yerel yönetimlere yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları derinleşerek devam ediyor. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geçtiğimiz Nisan ayında tutuklanan şüphelilerin dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemeler, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadeler ve CİMER ihbarları üzerine dinlenen tanıkların beyanları doğrultusunda operasyon düğmesine basıldı. Şüphelilerin HTS ve baz kayıtları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) hesap hareketlerinin titizlikle incelendiği kaydedildi. Hediye kartları, döviz ve çöp konteyneri tezgâhı Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, yürütülen soruşturmanın detaylarındaki çarpıcı usulsüzlüklere yer verildi. Bazı belediye çalışanlarının rüşvet olarak yüksek miktarlı hediye kartları kullandığı ve döviz cinsinden nakit para aldığı tespit edildi. Firma sahibi bazı şüphelilerin de bu çarkın içinde yer aldığı belirlendi. Soruşturma kapsamında elde edilen dijital delillerde, imar ve iskân işlemleri bulunan firma sahiplerine zorunluluk gibi gösterilerek sözde çöp konteyneri aldırmak suretiyle haksız maddi menfaat temin edildiği saptandı. Başkan Vekili ve eski yöneticiler gözaltında Elde edilen delillerin ardından sabah saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında üst düzey belediye yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi yakalandı. Operasyon kapsamında Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, eski başkan yardımcıları Murat Korkmaz ve Leyla Terzi, belediye çalışanları Mustafa Anıl Altan ve Gülsüm Aslan, Temizlik Hizmetleri Müdürü Cihan Karakaş ile Belediye Başkan Yardımcıları Aytekin Şahin ve Ekrem Köse gözaltına alındı. Ayrıca operasyon ağının iş dünyası ayağında ise Emay Yol Yapı A.Ş. ortağı Emrah Ayhan, Kiraz Yapı Mimarlık ortağı Yağmur Kiraz, Karademir Grup İnşaat ortağı Yusuf Karademir, ÇY İnşaat pasif ortağı Ersin Yıldırım ve Pelike İnşaat ortağı Halim Bal da gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Şüphelilerin adreslerinde ve belediye binasındaki aramalarda çok sayıda dijital materyale el konulduğu bildirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 13 şüpheli bu sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi Haber

Kozinoğlu'nun cezaevindeki anları soruldu: Hasan Atilla Uğur "Hatırlamıyorum" dedi

Güvenlik Kameralarına Yansıyan 4 Dakikalık Sır Perdesi Türk istihbarat tarihinin en karanlık ve gizemli olaylarından biri olarak kayıtlara geçen, eski MİT Orta Asya Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen şüpheli ölüm soruşturmasında dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli olarak dinlenen emekli Albay Hasan Atilla Uğur'a, Kozinoğlu'nun yaşamını yitirdiği son dakikalar ve cezaevi kamera kayıtları üzerinden ardı ardına kritik sorular yöneltildi. Soruşturma tutanaklarına giren diyaloglarda, Uğur'un daha önceki beyanları ile somut kamera görüntüleri arasındaki belirgin çelişkiler ve yöneltilen sorulara verdiği "hatırlamıyorum" yanıtları ön plana çıktı. Savcılık sorgusunun en can alıcı noktalarından birini cezaevi koridorlarını gösteren kamera kayıtları oluşturdu. Başsavcılık, Uğur'un olay günü saat 18.40 sıralarında Kaşif Kozinoğlu'nun odasına girdiğini, yaklaşık 4 dakika boyunca içeride kaldıktan sonra elleri arkasında dışarı adım attığını ve sağ elinde net bir şekilde bir cisim taşıdığının görüldüğünü belirterek bu nesnenin mahiyetini sordu. Karşısındaki net görüntülere rağmen Uğur, elinde ne olduğunu anımsamadığını ve ortada herhangi bir cisim bulunduğunu dahi zannetmediğini iddia etti. Bunun hemen ardından, oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın elinde bir bardakla odadan dışarı çıkarak o bardağı kendisine göstermesinin sebebinin ne olduğu sorulduğunda ise Uğur, bu duruma dair de hiçbir şey hatırlamadığı yanıtını verdi. Dil Altı İlacı ve Tansiyon Aletinin Kaynağı Aydınlatılamadı Kozinoğlu'nun fenalaşarak yere yığıldığı anlara değinen Hasan Atilla Uğur, merhum istihbaratçının kendisine seslenerek odada bulunan dil altı hapını getirmesini istediğini öne sürdü. Kozinoğlu'na bu hapı verdiğini kabul eden Uğur, hayati önem taşıyan bu ilacı ve olay sırasında kullanılan tansiyon ölçme cihazını nereden temin ettikleri sorulduğunda ise yine hafızasının yerinde olmadığını ve nereden bulduklarını hatırlamadığını savundu. Öte yandan, geçmişte mahkeme huzurunda verdiği ve altında kendi imzası bulunan "Hiçbir kamu görevlisi görevini savsaklamamıştır" şeklindeki beyanı hatırlatıldığında Uğur, söz konusu ifadelerin kendisine ait olmadığını öne sürerek kendi imzasını reddetti. Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı anı ilk defa ne zaman ve hangi makama bildirdiğine ilişkin eski ifadeleri ile bugünkü anlatımları arasındaki uyumsuzluklar da tutanağa geçirildi. Ayrıca savcılık sorgusunda, Kozinoğlu ile diğer oda arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım'ın havalandırma yürüyüşünde oldukları esnada, yaklaşık 14 dakikalık kısa bir zaman dilimi içinde yemek hazırlayıp birlikte tüketmiş olmaları da gündeme getirildi. Uğur, bu durumun arkasında herhangi bir kasıt veya özel bir neden bulunmadığını, olayın tamamen gündüz saatlerinde gerçekleştiğini ifade etti. Suçlamaları Reddeden Uğur'dan "FETÖ Suikastı" İddiası Hakkındaki iddiaların tamamını reddeden Hasan Atilla Uğur, sorgusunun sonunda Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünün arkasında kasten işlenmiş bir suç olup olmadığının titizlikle araştırılmasını talep etti. Kozinoğlu'nun o dönem Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından açıkça hedef tahtasına oturtulduğunu dile getiren Uğur, bu şüpheli ölümün arkasında örgütsel bir suikast ve sabotaj bağlantısının bulunma ihtimaline dikkat çekti. Uğur'un avukatları ise müvekkillerinin olayda hiçbir kusurunun, ihmalinin veya kastının olmadığını savunarak, Kozinoğlu fenalaştığı anlarda mutfaktan aldıkları sert cisimlerle demir kapılara vurarak yardım istediklerini ancak cezaevi görevlilerinin kasıtlı olarak müdahalede geciktiğini öne sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.