SON DAKİKA

#Batı Şeria

HABER DEĞER - Batı Şeria haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batı Şeria haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan, Hamas Heyetini ağırladı: Gazze ve Barış süreci görüşüldü Haber

Bakan Fidan, Hamas Heyetini ağırladı: Gazze ve Barış süreci görüşüldü

Gerçekleştirilen görüşmede Gazze ile Batı Şeria'daki son gelişmeler, barış müzakereleri, Filistinliler arası uzlaşı süreci ve bölgesel konular ele alındı. Edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan Ankara’da Hamas Siyasi Büro Şefi Hayye’yi kabul ederek yeni seçildiği görevinde başarılar diledi. Görüşmede Hamas Heyeti, Gazze ve Batı Şeria’daki duruma ilişkin bilgi aktararak Netanyahu hükümetinin yasa dışı yerleşim faaliyetlerini ve Kudüs’te kutsal mekanlara yönelik saldırılarını artırdığına dikkat çekti. Halil Hayye, Hamas’ın barış müzakerelerinde yapıcı bir tutum izlemeyi sürdürdüğünü ifade ederek Filistinliler arası uzlaşı süreci hakkında da bilgilendirmede bulundu. Bakan Fidan'dan destek vurgusu Gerçekleşen buluşmada Türkiye'nin Filistin halkının haklı davasını her platformda ve her mecradan kararlılıkla savunmaya devam edeceğinin altı çizildi. Dışişleri Bakanı Fidan, Netanyahu kabinesinin Gazze ve Batı Şeria'da gerçekleştirdiği ihlallerin ve mabetlere düzenlenen saldırıların uluslararası kamuoyunun dikkat merkezinde tutulmasını sağladıklarını ifade etti. Bölgeye sevk edilen insani yardımların miktarının artırılması hususunda Ankara'nın gayretlerini sürdüreceğini belirten Fidan, barış girişimlerinin arkasında duracaklarını ve Hamas'ın bu süreçte sergilediği tutumu memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. Zirvede ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren diğer bölgesel konular üzerinde de duruldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze’de 1000 Gün Haber

Gazze’de 1000 Gün

"İran'ın vekillerini vurma" gerekçesiyle başlayan süreç, bölgedeki devletlerin altyapılarının yok edildiği ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği tarihi bir felakete evrildi. Etnik temizlik(!) ve yıkım Ekim 2023’ten bu yana geçen 1000 günde Gazze’de tarihin gördüğü en büyük insan yapımı felaketlerden biri yaşandı. 21 bin 500’den fazlası çocuk ve 12 bin 500’den fazlası kadın olmak üzere toplam 73 bin 66 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’ndeki yapıların en az yüzde 90’ı yerle bir edildi. Yaklaşık 2 milyon 400 bin Filistinli, defalarca zorla yerinden edilerek etnik temizliğe maruz bırakıldı. İsrail’in Gazze’deki soykırım operasyonlarının yarattığı yıkımın bilançosu en az 80 milyar dolara ulaştı. Bölgesel yayılma sürüyor: Lübnan, Yemen ve Suriye İsrail ordusu, Gazze dışındaki hedeflere yönelik saldırılarını sistematik bir şekilde genişletti: 2 Mart 2026’da yoğunlaşan saldırılarla Lübnan’ın güneyinde yaklaşık 600 kilometrekarelik bir alanı "tampon bölge" bahanesiyle işgal etti. Husileri hedef alan hava saldırıları, 28 Ağustos 2025’te Başbakan Ahmet Galib er-Rehavi ve bazı bakanların ölümüyle sonuçlanan bir krize dönüştü. 8 Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesinin ardından İsrail, "gelecek tehdit" bahanesiyle yüzlerce hava saldırısı düzenledi ve güneydeki tampon bölgeyi işgal etti. Doğrudan hesaplaşma İsrail ile İran arasındaki gerilim, karşılıklı suikastlar ve küçük çaplı saldırıların ardından 13 Haziran 2025’te "doğrudan savaşa" evrildi. 12 gün süren bu ilk safhada nükleer tesisler ve askeri altyapı hedef alındı. 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in başlattığı ortak "ikinci raunt" saldırıları ise Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına ve Körfez’deki ABD üslerinin vurulmasına kadar uzanan, tüm dünyayı ekonomik krize sürükleyen küresel bir boyuta ulaştı. Bu çatışmalarda İran kaynaklarına göre 3 bin 500, uluslararası kaynaklara göre ise 6 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Uzun süren savaş, 17 Haziran 2026’da devlet başkanlarının imzaladığı Mutabakat Zaptı ile resmi olarak sona erdirilmeye çalışılırken, bölgedeki derin siyasi ve ekonomik hasarın etkileri hala hissediliyor. Diplomasi ve hukuk süreç yetersiz kaldı İsrail yönetimi, bu süreçte ağır uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldı: Uluslararası Ceza Mahkemesi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkardı. İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırım suçlamasıyla yargılandı. 9 Eylül 2025’te Katar’da müzakere heyetine yönelik düzenlenen saldırı, uluslararası toplumda "kırılma anı" olarak kabul edildi ve İsrail’i Ekim 2025’teki ateşkese razı eden dış baskının fitilini ateşledi. Bugün 1000. gününe giren süreçte İsrail, Batı Şeria’daki işgalini de 1967’den bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıyarak "vaadedilmiş topraklar" iddiasıyla bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirmeye devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD Büyükelçisi'nden Trump’a rest: "İsrail olmasaydı Amerika olmazdı" Haber

ABD Büyükelçisi'nden Trump’a rest: "İsrail olmasaydı Amerika olmazdı"

Trump’ın "Biz olmasak İsrail olmazdı" şeklindeki ifadelerine karşı bir tavır alan Huckabee, yaptığı açıklamalarla Başkan'ına meydan okudu. İsrail’in varlığını "Amerika’nın varlığına" endeksledi İşgal altındaki Batı Şeria’da gerçekleştirilen bir konferansta konuşan Büyükelçi Mike Huckabee, ABD'nin İsrail'deki temsilcisi olmasının yanı sıra İsrail'in ABD için taşıdığı hayati önemi anlatmayı da bir görev edindiğini belirtti. İsrail ile ABD arasında "ortak bir miras" olduğunu savunan Huckabee, Trump’ın "Biz olmasak İsrail olmazdı" şeklindeki iddiasını tersine çevirerek, "İsrail olmasaydı, Amerika da olmazdı. Varlığımızı, bu topraklarda yaşananlara borçluyuz" şeklinde konuştu. Trump ne demişti? G7 zirvesi kapsamında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası Orta Doğu politikasına dair değerlendirmelerde bulunan Başkan Donald Trump, İsrail'e verdiği desteği "Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı" sözleriyle vurgulamıştı. "Ben olmasam İsrail olmazdı çünkü hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmaya istekli değildi" ifadelerini kullanan Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile kurduğu yakın ilişkiye değinmeyi de ihmal etmemiş, ancak Lübnan konusunda "daha sorumlu davranması gerektiği" uyarısında bulunmuştu. Diplomatik gündemde şaşkınlık Trump’ın kendi atadığı bir ismin, doğrudan Başkan’ın "kurtarıcı" söylemine karşı bu denli radikal bir çıkışta bulunması, diplomatik çevrelerde şaşkınlıkla karşılandı. Özellikle Huckabee’nin "varlığımızı bu topraklara borçluyuz" şeklindeki ifadeleri, Washington'ın İsrail’e bakış açısındaki derin ideolojik ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Gazze'de soykırım yapan ordunun ahlaklı olduğuna inanacak kimse yok"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur" ifadelerine sert tepki gösteren Çelik, Gazze’de yaşananların dünyanın en büyük suçu olduğunu vurguladı. "Netanyahu'nun sözleri dünyanın en büyük yalanıdır" İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarını ve İsrail ordusuna yönelik "dünyanın en ahlaklı ordusu" nitelemesini değerlendiren Çelik, bu iddiaları "dünyanın en büyük yalanı" olarak nitelendirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Yeryüzünde, Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur. Gazze'de gerçekleştirilen soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'da gerçekleştirilen katliamlar, dünyanın en ahlaksız, en vicdansız, en büyük suçunu teşkil eden eylemlerdir. Netanyahu'nun açıklamasının değersizliği ve niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net bir şekilde görülüyor." "İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Kudüs’e dair ifadeleri üzerinden Türkiye’ye yöneltilen "işgalcilik" suçlamalarına da yanıt veren Ömer Çelik, gerçek işgalcinin İsrail yönetimi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "İşgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikmek, Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Gazze'yi işgal ediyor, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor. Litani nehrine kadar Lübnan'ı işgal etti. Şimdi bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. Türkiye’nin Filistin konusundaki görüşü açık ve nettir; Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz." ABD'nin İsrail politikasına ilişkin değerlendirme ABD'den İsrail'in politikalarına karşı gelen tepkilerin bir "politika değişikliği" olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusuna Çelik şu yanıtı verdi: "Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz ama doğru sesler yükseliyor. Ancak bu henüz bir politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan, İsrail'in bu eylemlerinin mutlak surette, kesin bir şekilde durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Ancak o zaman politika değişikliğinden söz edebiliriz." Basın mensuplarına yönelik şiddete tepki CHP miting ve toplantılarında basın mensuplarına yönelik gerçekleşen fiziki saldırılara da değinen Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu belirtirken, "Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Basın mensuplarına saldırıların sadece CHP'nin mitinglerinde meydana gelmesi düşündürücüdür. Parti hukuku gereği gereğinin yapılması icap ederdi; yapılmaması bu şiddetin teşvik edildiği anlamına geliyor. Buna karşı daha güçlü bir duruş sergileyeceğimizden hiç kuşkunuz olmasın." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fransa’dan İsrailli Bakan'a ülkeye giriş yasağı Haber

Fransa’dan İsrailli Bakan'a ülkeye giriş yasağı

Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot tarafından yapılan duyuruda, yalnızca Bakan Smotrich değil, aynı zamanda dört yerleşimci grubu lideri ile 21 şiddet eğilimli yerleşimci için de Fransız topraklarına giriş yasağı getirildiği bildirildi. "Kabul edilemez politika" tepkisi Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, konuya ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, "iki devletli çözüme kararlılıkla bağlı olan uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun kabul edemeyeceği bir politikayı" onaylamadıklarını dile getirdi. Barrot, "Batı Şeria’da yerleşim birimlerinin inşasının yoğunlaşmasından ve şiddet olaylarından sorumlu olanlara yönelik yeni yaptırımlar içeren" bu adımın; İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç ile uyumlu şekilde, eş zamanlı olarak hayata geçirildiğini belirtti. Ben Gvir'den sonra ikinci bakan Smotrich, Fransa’nın yakın dönemde ülkeye girişini yasakladığı ikinci İsrailli bakan konumuna geldi. Paris yönetimi, bir önceki ay Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir hakkında da benzer bir yaptırım kararı almıştı. Bahsi geçen bakanlara uygulanan diplomatik yaptırımlar sadece Fransa’yla sınırlı kalmadı. İrlanda yönetimi yakın zamanda her iki isme de giriş yasağı getirirken; İngiltere’nin benzer bir uygulamayı geçen yılın haziran ayında başlattığı, İspanya ve Slovenya gibi devletlerin de eş zamanlı kararlar aldığı biliniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Fidan'dan sert çıkış: "Netanyahu tüm bölgeyi savaş alanına çevirdi" Haber

Bakan Fidan'dan sert çıkış: "Netanyahu tüm bölgeyi savaş alanına çevirdi"

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgedeki çatışma süreçlerine ve İsrail'in tutumuna sert tepki gösteren Fidan, diplomatik çözümlerin sabote edildiğini vurguladı. "Netanyahu hükümeti barışı engelliyor" İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarının iki devletli çözüm zeminini yok ettiğini belirten Bakan Fidan, "Netanyahu hükümeti, iki devletli Filistin'deki çözümü engellemek için tüm bölgeyi savaş alanına çevirmiştir. İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir" dedi. Fidan, uluslararası toplumun İsrail'in saldırganlığını durdurmak için ortak bir irade sergilemesi gerektiğinin altını çizdi. İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bölgesel gerilimin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine değinen Fidan, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisinin önemine dikkat çekti: "Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi küresel ekonomi, enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir. İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını memnuniyetle karşılıyoruz." Fidan, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına da değinerek, "Anlaşmazlıkların yalnızca diyalog yoluyla çözülebileceği anlayışımız doğrultusunda diplomatik gayretlerimizi de yoğunlaştırmış durumdayız" ifadelerini kullandı. "Ateşkesin ihlali endişe verici" Diplomatik süreçler devam ederken sahadaki ateşkes ihlallerinin süreci tehlikeye attığını belirten Fidan, "Bir yandan görüşmelerde ilerleme kaydedilirken, diğer yandan ateşkesin ihlal edilmesinden ayrıca derin endişe de duymaktayız. Taraflar diplomatik süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Özellikle İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır" diyerek İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının sona erdirilmesinin elzem olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gazze saldırılarına katılan İsrail askeri Miami'de intihar etti Haber

Gazze saldırılarına katılan İsrail askeri Miami'de intihar etti

İsrail’in Gazze’deki askeri harekatlarına katılan ordu mensupları arasında yaşanan psikolojik krizlere bir yenisi daha eklendi. Edinilen bilgilere göre, daha önce cephede aktif görev üstlenen genç bir asker, Amerika Birleşik Devletleri'nde intihar etti. İsrail’in önde gelen yayın organlarından Haaretz gazetesinin yayımladığı habere göre; 23 yaşındaki Alex Miller, Haziran 2025 döneminde Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yürütülen çatışmalarda bir arkadaşının hayatını kaybetmesi üzerine derin bir ruhsal çöküntü ve travma sonrası stres bozukluğu yaşamaya başladı. Yaralandıktan sonra cepheye geri dönmüştü Haberin detaylarında, Miller’in askeri geçmişine dair dikkat çeken unsurlar yer aldı. Daha önce işgal altındaki Batı Şeria sınırlarında yaşanan çatışmalarda yaralanan askerin, tedavi ve rehabilitasyon sürecini tamamlamasının ardından kendi isteğiyle yeniden orduya katıldığı ve Gazze’deki yoğun saldırı operasyonlarında görevlendirildiği belirtildi. Ordunun intihar vakalarını gizlediği iddiası İsrail medyasında yer alan analizlerde, Gazze’ye yönelik operasyonların başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana onlarca İsrail askerinin benzer psikolojik gerekçelerle intihar ettiği öne sürüldü. Buna karşın İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF), özellikle terhis işlemleri gerçekleştikten sonra yaşanan intihar vakalarını "savaş ve görev kaynaklı ölüm" statüsünde değerlendirmediği ve bu verileri resmi kayıtlara geçirmekten kaçındığı iddia edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.