SON DAKİKA

#Belgeler

HABER DEĞER - Belgeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı Haber

Epstein belgelerinde yeni gelişme: Trump hakkında istismar iddiaları içeren FBI notları yayımlandı

ABD Adalet Bakanlığı, milyarder finansçı Jeffrey Epstein dosyalarına ilişkin kamuya açık veri tabanında yer almayan bazı belgeleri yayımladı. Bakanlık, daha önce yayımlanan Epstein belgelerinde eksik olan ve Donald Trump hakkında cinsel istismar iddialarını içeren FBI görüşme notlarının artık erişilebilir olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu belgelerin veri tabanında yanlışlıkla “kopya kayıt” olarak etiketlendiğini ve bu nedenle kamuya açık listede görünmediğini savundu. Yapılan teknik düzeltmenin ardından dosyaların sisteme yeniden eklendiği belirtildi. FBI mülakatlarında Trump iddiası yer aldı Yeni yayımlanan belgeler, Epstein tarafından cinsel saldırıya uğradığını iddia eden bir kadınla yapılan üç ayrı FBI görüşmesinin özetlerini ve notlarını içeriyor. Belgelerde kimliği gizli tutulan kadın, Epstein ve bazı çevresindeki kişilerle birlikte Donald Trump tarafından da istismara uğradığını öne sürüyor. Belgelerde yer alan ifadelere göre mağdur kadın, Güney Karolina eyaletinde yetkililere başvurarak Epstein’ın 1984 yılı civarında kendisine saldırdığını iddia etti. Kadın, olay sırasında henüz 13 yaşında olduğunu öne sürdü. FBI’ın söz konusu kadınla 24 Temmuz, 7 Ağustos, 20 Ağustos ve 16 Ekim 2019 tarihlerinde dört ayrı görüşme gerçekleştirdiği belirtildi. İlk yayımlanan dosyalarda yalnızca ilk görüşmenin yer aldığı, yeni yayımlanan notlarda ise Trump’a yönelik iddiaların bulunduğu ifade edildi. Beyaz Saray iddiaları reddetti Donald Trump ve Beyaz Saray yetkilileri, söz konusu iddiaları daha önce defalarca reddetti. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt yaptığı açıklamada suçlamaların gerçek dışı olduğunu savundu. Leavitt açıklamasında, “Bu iddialar tamamen asılsızdır ve hiçbir güvenilir kanıta dayanmamaktadır” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı: Belgeler doğrulanmış kanıt olmayabilir ABD Adalet Bakanlığı ise yayımlanan belgelerle ilgili dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Bakanlık, Epstein dosyaları içinde kamuoyundan FBI’a gönderilen birçok belge ve ihbarın bulunduğunu belirterek bazı içeriklerin doğrulanmamış olabileceğini ifade etti. Açıklamada, yayımlanan belgeler arasında yanlış, sahte ya da bağlamından koparılmış görüntü ve belgelerin de bulunabileceği vurgulandı. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ağı kurduğu suçlamalarıyla 2019 yılında tutuklanmış, aynı yıl New York’taki cezaevinde hayatını kaybetmişti. Epstein soruşturması ve bağlantılı dosyalar ABD’de siyasi ve hukuki tartışmaların odağında kalmayı sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kraliyetin kara kutusu açıldı: Epstein belgeleri Prens Andrew ve Sarah Ferguson’u yeniden gündeme taşıdı Haber

Kraliyetin kara kutusu açıldı: Epstein belgeleri Prens Andrew ve Sarah Ferguson’u yeniden gündeme taşıdı

ABD hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanan milyonlarca sayfalık belge, İngiliz Kraliyet Ailesi ile hüküm giymiş finansör Jeffrey Epstein arasındaki bağlantılara ilişkin yeni detaylar ortaya koydu. Belgelerde, Prince Andrew, Duke of York ve eski eşi Sarah Ferguson ile Epstein arasındaki temaslar ve yazışmalar yer aldı. Yayımlanan yazışmalar tartışma yarattı Belgelere göre Ferguson’un Epstein ile duygusal ve mali destek içerikli mesajlaşmalar yürüttüğü, bazı ifadelerin kamuoyunda tepki çektiği aktarıldı. Yazışmalardan birinde Ferguson’un “Emrinizdeyim. Benimle evlenmeniz yeterli” ifadesini kullandığı öne sürüldü. Uzmanlar, bu belgelerin kraliyet çevresinde uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. Tahliye sonrası ziyaret iddiası Dosyalarda, Ferguson’un 2009 yılında Epstein’ı tahliyesinden kısa süre sonra ABD’de ziyaret ettiği iddiası da yer aldı. Ziyaret sırasında kızlarının da yanında olduğu belirtilirken, bu durum çiftin kamuoyundaki konumunu zayıflatan unsurlar arasında gösterildi. Prens Andrew hakkında soruşturma baskısı arttı Belgelerin açıklanmasının ardından Andrew’un Epstein ile ilişkilerine dair yeni soru işaretleri gündeme geldi. Daha önce resmi görevlerinden çekilen ve unvanları sınırlandırılan Andrew’un, kamuoyu önünde yeniden savunma yapmak zorunda kalabileceği değerlendiriliyor. Kraliyet kaynakları, Andrew’un Epstein ile kurduğu dostluktan pişmanlık duyduğunu dile getirdiğini aktarıyor. Kraliyet içi mesafe büyüyor Epstein iddialarının ardından Andrew’un kraliyet içindeki rolü ciddi biçimde daraltılmıştı. Süreçte Charles III’ün kardeşinin bazı ayrıcalıklarını geri aldığı ve kamu görünürlüğünün azaltılması yönünde adımlar attığı bildirilmişti. Uzmanlara göre yayımlanan yeni belgeler, Andrew ve Ferguson’un yeniden itibar kazanmasını zorlaştırabilir. Düşük profil önerisi Kraliyet danışmanları, çiftin kamuoyu önünde daha düşük profil izlemesi gerektiğini vurguluyor. Yardım kuruluşlarının bir kısmının Ferguson ile ilişkilerini kesmesi, Epstein bağlantılarının kurumsal alanda da sonuç doğurduğunu gösteriyor. Geçmişteki skandallar yeniden hatırlandı Ferguson’un geçmişte medya gündemine yansıyan tartışmaları ve Epstein ile bağlarına dair açıklamaları da belgelerin ardından yeniden gündeme geldi. Analistler, yeni belge setinin yalnızca bireysel ilişkileri değil, kraliyet kurumunun şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını da derinleştirdiğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Simpsonlar yine mi bildi? 25 yıl önceki “gizemli ada” sahnesi Epstein belgeleri sonrası gündemde Haber

Simpsonlar yine mi bildi? 25 yıl önceki “gizemli ada” sahnesi Epstein belgeleri sonrası gündemde

ABD’de Jeffrey Epstein’e ilişkin milyonlarca sayfalık belgenin yayımlanmasının ardından, dünyaca ünlü animasyon dizisi Simpsonlar’ın yaklaşık 25 yıl önce yayınlanan bir bölümündeki “gizli ada” göndermesi dikkat çekti. Sosyal medyada hızla yayılan sahne, Epstein’ın özel adasıyla ilişkilendirilirken, dizinin geçmişte de benzer “öngörülerde” bulunduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. 25 yıllık sahne yeniden dolaşımda Tartışmaların merkezinde, 2000’li yılların başında yayımlanan bir bölümde arka planda yer aldığı belirtilen “Bir yerlerde bir adada bazı çılgın insanların gizlice dünyayı yönettiği” ifadesi bulunuyor. Epstein’ın Little St. James Adası’nın yıllar sonra suç ağı iddialarıyla anılması, söz konusu sahnenin yeniden yorumlanmasına neden oldu. Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, dizinin gerçek olayları önceden haber verdiğini öne süren paylaşımlar yaptı. Belgeler tartışmayı büyüttü ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde, Epstein’ın çevresinde siyasetçilerden iş insanlarına, ünlülerden kraliyet mensuplarına kadar birçok isme dair kayıtların yer alması, kamuoyundaki ilgiyi daha da artırdı. Dizinin yaratıcısı Matt Groening’in adının geçmişte Epstein dosyalarında geçtiğine dair iddiaların yeniden gündeme gelmesi de tartışmayı derinleştirdi. Groening hakkında herhangi bir suçlama bulunmazken, söz konusu iddialar sosyal medyada yeniden dolaşıma girdi. “Geleceği tahmin eden dizi” tartışması Medya araştırmacıları ise Simpsonlar’ın geleceği öngören bir yapım olmaktan çok, yayınlandığı dönemin toplumsal kaygılarını hiciv yoluyla yansıttığını vurguluyor. Uzmanlara göre dizideki pek çok sahnenin yıllar sonra gerçek olaylarla ilişkilendirilmesi, popüler kültürün geriye dönük yorumlama eğiliminden kaynaklanıyor. Komplo mu, kültürel hiciv mi? Yaşanan tartışma, popüler kültür ile gerçek dünya arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Simpsonlar’ın bir “kehanet dizisi” mi yoksa yalnızca güçlü bir toplumsal eleştiri örneği mi olduğu tartışılırken, Epstein belgeleriyle birlikte bu eski sahnenin uzun süre konuşulacağı değerlendiriliyor.

Epstein belgeleri Slovakya’da istifa getirdi Haber

Epstein belgeleri Slovakya’da istifa getirdi

Epstein yazışmaları istifayı beraberinde getirdi ABD Adalet Bakanlığı’nın cuma günü kamuoyuyla paylaştığı milyonlarca yeni Jeffrey Epstein belgesi, Slovakya siyasetinde önemli bir krize yol açtı. Belgelerde yer alan yazışmaların ardından, Slovakya Başbakanı Robert Fico’nun ulusal güvenlik danışmanı Miroslav Lajcak görevinden istifa etti. Lajcak: Yanlış bir davranışta bulunmadım Lajcak, yayımladığı yazılı açıklamada herhangi bir suç ya da etik dışı davranışta bulunmadığını savundu. Epstein’ın suçlarını açık şekilde kınadığını belirten Lajcak, ortaya çıkan yazışmaları “resmi olmayan, boş ve hafif” bir sohbet olarak tanımladı. Buna rağmen istifa etme kararı aldığını açıklayan Lajcak, gerekçesinin yaşananların başbakana karşı siyasi bir saldırı aracı haline gelmesini engellemek olduğunu ifade etti. “Siyasi bedeli başbakan ödemesin istedim” Lajcak açıklamasında, “Bunu herhangi bir suç ya da etik dışı davranışta bulunduğum için değil, Başbakan Fico’nun kendi kararlarıyla ilgisi olmayan bir mesele yüzünden siyasi bedel ödemesini istemediğim için yapıyorum” ifadelerini kullandı. Sorumluluğu üstlenmek istediğini vurgulayan Lajcak, istifasının ülke yönetimine zarar vermemesi amacı taşıdığını belirtti. Fico istifayı kabul etti Başbakan Robert Fico, cumartesi günü Facebook üzerinden yayımladığı video mesajında Lajcak’ın istifasını kabul ettiğini duyurdu. Fico, danışmanını diplomasi ve dış politika alanında “son derece değerli bir tecrübe kaynağı” olarak nitelendirdi ve bugüne kadarki katkılarından övgüyle söz etti. Belgeler 2018 dönemine uzanıyor ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgeler arasında, Ekim 2018 tarihli bir mesajlaşma da yer aldı. Yazışmaların gerçekleştiği dönemde Miroslav Lajcak, Slovakya’nın dışişleri bakanı olarak görev yapıyordu. Belgelerin açıklanmasıyla birlikte, Epstein dosyalarının Avrupa siyasetinde yeni yankılar yaratabileceği yorumları yapılmaya başlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein dosyası yeniden açıldı: Musk’ın parti mesajı, Gates hakkındaki iddialar ve saraya uzanan yazışmalar Haber

Epstein dosyası yeniden açıldı: Musk’ın parti mesajı, Gates hakkındaki iddialar ve saraya uzanan yazışmalar

ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında açıkladığı milyonlarca sayfalık yeni belge seti, Epstein’ın yalnızca bireysel bir suçlu değil; siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle iç içe geçmiş bir ilişki ağına sahip olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Belgelerde Elon Musk, Bill Gates ve İngiltere Kralı 3. Charles’ın kardeşi Prens Andrew’un Epstein ile temaslarına dair ayrıntılar yer alıyor. Bakanlık, belgelerde geçen iddiaların önemli bir bölümünün henüz yargı kararıyla doğrulanmadığını vurgularken, yeni dosyaların da yayımlanacağını açıkladı. Musk’ın ada planları ve “en çılgın parti” sorusu Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk’a ait olduğu belirtilen 2012–2014 tarihli e-postalar, Epstein’ın Karayipler’deki özel adasına yönelik planları gündeme taşıdı. Kasım 2012’deki yazışmalarda Epstein, adaya helikopterle ulaşım için kaç kişilik yer ayırması gerektiğini sorarken, Musk kendisi ve o dönemki partneri Talulah Riley için iki koltuk istediğini belirtiyor. Aynı yazışmada Musk’ın “Adadaki en çılgın parti hangi gün ya da gece?” sorusu dikkat çekiyor. Aralık 2013 ve Ocak 2014 tarihli mesajlarda Musk’ın Britanya Virjin Adaları ve St Bart’s çevresinde olacağını belirterek “Ziyaret için uygun bir zaman var mı?” diye sorduğu görülüyor. Belgeler, bu ziyaretlerin fiilen gerçekleşip gerçekleşmediğine dair net bir kanıt sunmuyor. Musk, Epstein’ın 2019’daki tutuklanmasının ardından yaptığı açıklamalarda adaya gitmediğini ve Epstein ile yalnızca kısa süreli bir görüşme yaptığını savunmuştu. Musk hakkında herhangi bir resmi suçlama bulunmuyor. Gates hakkındaki iddialar tartışma yarattı Belgelerde en çok tartışılan bölümlerden biri Microsoft’un kurucusu Bill Gates’e ilişkin iddialar oldu. Epstein’ın 2013’te kendi kendine gönderdiği e-postalarda Gates’in Rus kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, cinsel yolla bulaşan bir hastalık geçirdiği ve bunun için antibiyotik temin edilmesini istediği öne sürülüyor. Bu iddialar yargı mercileri tarafından doğrulanmış değil. Aynı yazışmalarda Gates’in bu durumu eşi Melinda Gates’ten gizlemek için yardım talep ettiği iddiası da yer alıyor. Gates’in sözcüsü, bu belgelerin Epstein’ın öfkesini ve karalama girişimini yansıttığını belirterek iddiaları kesin bir dille reddetti. Gates daha önce Epstein ile temas kurmuş olmaktan pişmanlık duyduğunu söylemiş, ancak herhangi bir uygunsuz davranışı kabul etmemişti. Buna karşın ABD basınında yer alan haberler, Gates’in 2011’den itibaren Epstein ile defalarca görüştüğünü ve özel jetiyle seyahat ettiğini ortaya koymuştu. Prens Andrew ve saraya uzanan yazışmalar Belgeler, Prens Andrew ile Epstein arasındaki ilişkiye dair yeni ayrıntılar da içeriyor. Yazışmalarda Andrew’un Epstein’ı Buckingham Sarayı’nda “mahremiyet içinde” bir yemeğe davet etmeyi planladığı, Epstein’ın ise bu görüşme için “özel zamana” ihtiyaç duyacağını belirttiği görülüyor. Bu buluşmanın gerçekleşip gerçekleşmediği bilinmiyor. 2010 tarihli başka e-postalarda, Prens Andrew’a atfedilen bir hesabın Epstein’ın ayarlamayı teklif ettiği 26 yaşındaki bir kadın hakkında ayrıntılı sorular sorduğu yer alıyor. Prens Andrew, reşit olmayan bir kızla cinsel ilişkiye zorlandığı iddialarını reddetmişti. Ancak açılan dava 2022’de uzlaşmayla sonuçlanmış, ardından Andrew’un tüm kraliyet görevleri ve unvanları sonlandırılmıştı. Clinton fotoğrafı yeniden gündemde Belgeler arasında yer alan bir fotoğraf, eski ABD Başkanı Bill Clinton ile Epstein’ı 2003 yılında Hong Kong’daki bir Rolling Stones konserinin kulisinde yan yana gösteriyor. Clinton’ın sözcüleri daha önce Epstein’ın özel uçağıyla birkaç kez seyahat ettiğini kabul etmiş, ancak Clinton’ın herhangi bir suça karışmadığını savunmuştu. Yeni belgeler tartışmayı büyütüyor Adalet Bakanlığı, açıklanan belgelerin Epstein dosyasının yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu ve yeni belgelerin de kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Henüz yargı kararıyla kesinleşmemiş iddialar, dünya genelinde güç, servet ve dokunulmazlık tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.