SON DAKİKA

#Beşar Esad

HABER DEĞER - Beşar Esad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beşar Esad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Esad döneminin firari Generali Ahmed Muhammed İsmail yakalandı Haber

Esad döneminin firari Generali Ahmed Muhammed İsmail yakalandı

Cumhuriyet Muhafızları'nda kritik görevlerde bulundu Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından Suriye'de eski rejim dönemi askeri ve güvenlik yetkililerine yönelik operasyonlar hız kesmeden devam ediyor. Son olarak Suriye İç Güvenlik Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucunda, eski Tümgeneral Ahmed Muhammed İsmail'in yakalandığı resmi olarak duyuruldu. Askeri kayıtlara göre kariyerine takım komutanı rütbesiyle adım atan İsmail, ilerleyen süreçte 101. Hava İndirme Alayı'nın 2. Taburu'nda bölük komutanlığı görevini üstlendi. 2016 yılının başlarında aynı alayın harekat başkanlığına getirilen İsmail, ardından Cumhuriyet Muhafızları'nın kurmay başkanlığı kademesine kadar yükseldi. Kariyer basamaklarını tırmanmaya devam eden isim, daha sonra 14. Hava İndirme Tümeni'nde önce komutan yardımcılığı, sonrasında ise tümen komutanlığı görevlerini yürüttü. Suriye kaynakları, İsmail'in bu kritik görevini rejimin çöküşüne kadar sürdürdüğünü aktarıyor. Kanlı operasyonların sevk ve idaresinde yer aldı Suriye İç Güvenlik Kuvvetleri tarafından paylaşılan bilgilere göre Ahmed Muhammed İsmail, 2016 yılından itibaren Halep, Dera ve Doğu Guta'ya yönelik gerçekleştirilen askeri operasyonların yönetiminde ve sevkinde doğrudan rol oynadı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de eski generalin söz konusu bölgelerdeki operasyonlarda aktif görev almasının, kendisine yöneltilen suçlamaların temelini oluşturduğunu bildirdi. Hakkında çok yönlü soruşturma başlatılan İsmail'in, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor. İsmail'in operasyon yürüttüğü bölgeler arasında yer alan Doğu Guta, iç savaş döneminde 2018 yılına kadar muhaliflerin en önemli kalelerinden biri olma özelliğini korumuştu. Bölge, Ağustos 2013'te tarihe kara bir leke olarak geçen büyük kimyasal saldırıyla tüm dünyanın odak noktası haline gelmişti. ABD istihbarat birimleri saldırıda sarin gazının kullanıldığını ve binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini rapor ederken, olay doğrudan Esad rejimine atfedilmiş; dönemin Suriye hükümeti ise suçlamaları reddederek sorumluluğu muhalif gruplara yıkmaya çalışmıştı. Eski rejim yetkililerine yönelik hesap sorma süreci sürüyor Yeni Suriye yönetiminin iktidara gelmesinin ardından eski rejim mensuplarına yönelik başlatılan hukuki ve idari süreçler kararlılıkla sürdürülüyor. Bu kapsamda çok sayıda eski güvenlik görevlisi gözaltına alınırken, söz konusu kişilerin yargılanmasına yönelik davalar 2026 yılının nisan ayında start almıştı. Eylül ayının başlarında da Suriye makamları, Esad döneminde sivil yerleşim alanlarını hedef alan ölümcül hava bombardımanlarına katıldığı belirlenen 9 eski pilotun yakalandığını açıklamış, gözaltına alınanlar arasında 3 generalin bulunduğu kaydedilmişti. Öte yandan ağustos ayında mahkeme önüne çıkan devrik lider Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve 5 eski güvenlik yetkilisi, iç savaş sürecinde işledikleri ağır suçlar nedeniyle gıyaben idama mahkum edilmişti. Hatırlanacağı üzere Beşar Esad, yönetiminin aralık ayında devrilmesinin ardından ülkeyi terk ederek Rusya'ya kaçmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan’dan SDG’ye net uyarı: Sabır azalıyor, askerî yol istenmiyor! Haber

Fidan’dan SDG’ye net uyarı: Sabır azalıyor, askerî yol istenmiyor!

Hakan Fidan, TRT World yayınında Suriye’deki entegrasyon sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. Fidan, SDG’nin Şam’la imzaladığı 10 Mart mutabakatının uygulanmasındaki yavaşlığa işaret ederek, sürecin ülkenin birliği açısından kritik olduğunu vurguladı. “Sürecin hızından memnun değiliz” mesajı açıkça verildi Fidan, SDG’nin entegrasyon sürecinde zaman kazanmaya çalıştığı yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu söyledi. Türkiye’nin yanı sıra bazı bölgesel ortakların da aynı değerlendirmeyi paylaştığını belirten Fidan, ABD’li muhatapların sürecin tamamlanmasının Suriye’nin birliği için hayati olduğunun farkında olduğunu kaydetti. Silahlı yapıların tek komuta altında toplanması vurgulandı Suriye muhalefetindeki silahlı unsurların büyük bölümünün Suriye Savunma Bakanlığı komuta-kontrolüne girmeyi kabul ettiğini anımsatan Fidan, SDG’nin bu çerçevenin dışında kaldığını ifade etti. Bir devlette birden fazla silahlı otoritenin kabul edilemeyeceğini söyleyen Fidan, bunun ulusal birlik ve egemenlik açısından temel bir ilke olduğunu dile getirdi. “Askerî yollara dönmek istemiyoruz” uyarısı yinelendi Türkiye’nin önceliğinin diyalog, müzakere ve barışçıl yöntemler olduğunu vurgulayan Fidan, buna karşın sürecin daha fazla uzatılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. “Tekrar askerî yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz” diyen Fidan, SDG’nin ilgili aktörlerin sabrının tükendiğini görmesi gerektiğini söyledi. 10 Mart mutabakatına bağlılık çağrısı yapıldı Fidan, SDG’nin 10 Mart Anlaşması’ndan sapmadan ve gecikmeden yükümlülüklerini yerine getirmesinin beklendiğini ifade etti. Şam’daki Suriyeli muhatapların da bu adımı ulusal birlik için vazgeçilmez gördüğünü belirten Fidan, doğru taktik ve işbirliğiyle hedefe ulaşılabileceği yönünde temkinli bir iyimserlik taşıdığını aktardı. 10 Mart anlaşması merkezi egemenliği öngörüyor Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Ahmed Şara yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri arasında imzalanan 10 Mart mutabakatı; SDG güçlerinin Suriye ordusuna katılmasını, havalimanları ve petrol sahaları ile Irak ve Türkiye’ye açılan sınır kapıları dâhil tüm idari yapıların merkezi hükümete devrini öngörüyor. Anlaşma, Şam’ın egemenliğinin tesisini hedefliyor. Bu açıklamalar, Suriye’de entegrasyon sürecinin zamanlamasının bölgesel istikrar ve Türkiye toplumu açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.