SON DAKİKA

#Beyin

HABER DEĞER - Beyin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘Haz kimyasalı’ dopaminle ilgili yanlış bilinenler neler? Haber

‘Haz kimyasalı’ dopaminle ilgili yanlış bilinenler neler?

Beynin işleyişiyle ilgili en çok tartışılan kimyasallardan biri olan dopamin, günlük hayatta haz, mutluluk ve bağımlılıkla ilişkilendiriliyor. Oysa nörobilim alanındaki araştırmalar, dopaminin temel işlevinin “iyi hissettirmekten” ziyade insanı eyleme yöneltmek ve beklenmedik başarıları hafızaya kazımak olduğunu gösteriyor. BBC Türkçe’de yayımlanan analizde, dopamin hakkında yaygın yanlış kanılar bilimsel veriler ışığında ele alındı. Dopamin mutluluk vermez Dopaminin doğrudan haz yarattığı düşüncesi yaygın olsa da uzmanlar bunun doğru olmadığını vurguluyor. Araştırmalara göre dopamin, keyif alma duygusunu oluşturmuyor; bunun yerine bireyi belirli davranışları tekrar etmeye motive ediyor. Dopamin düzeyi arttığında kişi daha odaklı ve istekli hale geliyor ancak bu durum yoğun bir mutluluk hissi anlamına gelmiyor. Asıl rolü: Motive etmek ve öğretmek Bilim insanlarına göre dopamin, beynin “öğrenme ve hatırlama” sisteminin merkezinde yer alıyor. Beklenmedik bir başarı yaşandığında dopamin salgılanıyor ve beyin, bu başarıya götüren davranışı veya düşünceyi hafızaya alıyor. Böylece kişi, aynı sonucu elde etmek için benzer adımları yeniden atmaya yöneliyor. Sürpriz etkisi belirleyici Yapılan deneyler, dopamin salgısının ödülün kendisinden çok sürpriz unsuruyla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Beklenenden daha iyi bir sonuç elde edildiğinde dopamin artışı yaşanıyor. Ancak başarı sıradanlaştıkça bu etki azalıyor. Bu durum, insanların zamanla tatminsizlik hissetmesinin ve sürekli “daha fazlasını” aramasının temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Dopaminsiz beyin ne olurdu? Tarihsel vakalar, dopamin üretiminin ciddi biçimde azaldığı durumlarda bireylerin neredeyse hiçbir eylem başlatamadığını gösteriyor. Temel refleksler korunurken, kişi kendi isteğiyle hareket edemiyor. Uzmanlar, dopaminin insanı eyleme geçiren ana itici güçlerden biri olduğunu belirtiyor. Tatminsizlik bir kusur değil Araştırmalara göre dopamin sistemi, insanı sürekli tatmin etmek için değil, yeni hedeflere yönlendirmek için evrimleşti. Sürekli arayış ve zaman zaman hissedilen sıkıntı, bu sistemin doğal bir sonucu. Uzmanlar, bu durumun insanı yeniliklere açık kıldığını ve uzun vadede hayatta kalma ve gelişme açısından avantaj sağladığını vurguluyor. Dopamin, yaygın inanışın aksine yalnızca “haz kimyasalı” değil. Daha çok insanı öğrenmeye, denemeye ve ilerlemeye zorlayan biyolojik bir mekanizma. Bu nedenle modern yaşamda hissedilen tatminsizlik ve sürekli arayış hali, bir bozukluktan çok beynin doğal çalışma düzeninin bir parçası olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ölürken beynimizde ne oluyor? Haber

Ölürken beynimizde ne oluyor?

Ölüm, yaşamın kaçınılmaz bir parçası olmasına rağmen, insan beyninde bu son anda neler yaşandığına dair bilgiler sınırlı. Michigan Üniversitesi’nde görev yapan sinirbilimci Jimo Borjigin, yaklaşık on yıldır ölüm anındaki beyin faaliyetlerini inceliyor ve elde edilen bulguların, tıp dünyasında yerleşik kabulleri sarsabileceğini söylüyor. Tesadüfle başlayan araştırma Borjigin’in bu alana yönelmesi bir laboratuvar kazasıyla başladı. Fareler üzerinde nörokimyasal salgıları incelerken iki hayvanın ölmesi, beynin ölüm sürecindeki davranışını doğrudan gözlemleme fırsatı sundu. Bu sırada farelerin beyninde özellikle serotonin seviyesinin olağanüstü derecede arttığı görüldü. Serotoninin halüsinasyonlarla ilişkili olması, ölüm anında beynin sandığımızdan çok daha aktif olabileceği sorusunu gündeme getirdi. Kalp duruyor ama beyin susmuyor Tıpta uzun süredir, kalbin durmasının ölüm için temel kriter olduğu kabul ediliyor. Ancak Borjigin’e göre bu yaklaşım beynin rolünü geri plana itiyor. Kalp durduğunda beyne oksijen gitmediği için, beynin de işlevini yitirdiği varsayılıyor. Oysa deneyler, bu varsayımın her zaman doğru olmayabileceğini gösteriyor. Nörokimyasal fırtına 2013 ve 2015 yıllarında fareler üzerinde yapılan çalışmalarda, kalp durduktan sonra beyinde adeta bir “nörokimyasal patlama” yaşandığı tespit edildi. Serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi maddeler normal seviyelerinin onlarca katına çıktı. Araştırmacılara göre bu düzeyde bir artış, hayvanlar hayattayken bile neredeyse imkânsız. İnsanlarda da benzer sinyaller Borjigin ve ekibi, 2023 yılında yaşam destek ünitesine bağlı dört hasta üzerinde beyin dalgalarını inceledi. Solunum cihazları kapatıldıktan sonra hastaların ikisinde, bilişsel işlevlerle ilişkili gama dalgaları saptandı. Bu dalgalar genellikle bilinç, hafıza ve karmaşık düşünme süreçleriyle bağlantılı. Özellikle temporal loblarda görülen yoğun aktivite, empati ve duygusal deneyimlerle ilişkilendirildi. Ölüme yakın deneyimler açıklanabilir mi? Ölüme yakın deneyim yaşayan kişilerin anlattığı “parlak ışık”, “hayatın gözler önünden geçmesi” ya da “beden dışı deneyimler”, bu bulgularla örtüşüyor olabilir. Borjigin’e göre kalp krizi geçiren kişilerin önemli bir bölümünün bu tür deneyimler bildirmesi, ölüm anında görsel ve bilişsel merkezlerin hâlâ aktif olabileceğine işaret ediyor. Yeni bir bakış açısı Araştırmacılar, beynin oksijen eksikliği karşısında tamamen pasif bir organ olmadığını düşünüyor. Kış uykusuna yatan hayvanların beyinlerinin düşük oksijen koşullarına uyum sağlayabilmesi, insan beyninde de benzer savunma mekanizmalarının olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Keşfedilecek çok şey var Borjigin, mevcut verilerin henüz yolun başında olunduğunu gösterdiğini vurguluyor. Ölüm anında beynin neden hiperaktif hale geldiği hâlâ net değil. Ancak bu mekanizmanın anlaşılması, erken ölüm teşhisleri ve yaşam destek kararları açısından tıp dünyasında yeni tartışmaların önünü açabilir. Bilim insanlarına göre ölüm, beynin bir anda kapandığı bir süreçten ziyade, karmaşık ve yoğun bir nörolojik geçiş olabilir. Bu geçişin tam olarak nasıl gerçekleştiğini anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var; çünkü beynin son anları, yaşam kadar gizemli olmaya devam ediyor.

Fatih Ürek’ten korkutan haber: Ece Erken açıkladı! Haber

Fatih Ürek’ten korkutan haber: Ece Erken açıkladı!

20 dakika duran kalp yeniden çalıştırıldı 59 yaşındaki tanınmış sanatçı Fatih Ürek, geçtiğimiz hafta sonu kalp krizi geçirerek hızla hastaneye kaldırıldı. Doktorların üstün çabasıyla 20 dakika duran kalbi yeniden çalıştırılan Ürek, o tarihten bu yana yoğun bakımda mücadelesini sürdürüyor. Hastane yönetiminin yaptığı açıklamada, “Kıymetli sanatçımız Fatih Ürek’in yoğun bakımda tedavisi devam etmekte olup durumu kritik seyretmektedir. Hastamız hekimlerimizin yakın gözetimindedir. Yeni bir gelişme olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır.” danildi. “Öldü” iddialarına aileden yalanlama Sosyal medyada dolaşan “Fatih Ürek vefat etti” iddialarına ailesi hızlıca yanıt verdi. Sanatçının kardeşleri Nurgül ve Selvi Ürek, hastane önünde basın açıklamasında bulunarak: “Fatih hayatta, ölüm haberleri asılsız. Durumu stabil, hastaneden kısa süre içerisinde açıklama gelecek. Şu anda sadece Allah’a emanet. Dualarınızı eksik etmeyin.” dediler. Yakın çevresinden destek mesajları Sanatçının yakın dostu Nalan Aksoy, yaptığı sosyal medya paylaşımında olumlu gelişmeyi şu sözlerle dile getirdi: “Kendi aramızdaki şakalardan birini yaparken gözlerini kırparak cevap verdi. Belki bir refleks, ama yine de önemli... Daha iyi görünüyordu. Ümidimizi kaybetmeyelim, dualarınızı eksik etmeyin.” Ece Erken: “Kalbi çalışıyor fakat beyin bedene hükmedemiyor” Sunucu Ece Erken, TV8’de yayınlanan Gel Konuşalım programında Fatih Ürek’in sağlık durumuyla ilgili yeni detaylar paylaştı. Ürek’in yakın dostu Alişan’dan aldığı bilgileri aktaran Erken, şunları söyledi: “Kalbi çalışıyor fakat beyin bedene hükmedemiyor. Bunun için çalışıyorlar, ilaçları kestiler, uyanmasını bekliyorlar. Yakın dostları ve ailesi hastaneye çağrılmış. Dualarımızı eksik etmeyelim.” Hayranlarından dua desteği Ünlü sanatçının sağlık durumu hakkındaki haberler sonrasında sosyal medyada birçok destek mesajı yer aldı. Hayranları, “Fatih Ürek yalnız değil, dualarımız onunla” etiketiyle paylaşarak sanatçıya moral vermeye çalıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.