SON DAKİKA

#Bilirkişi

HABER DEĞER - Bilirkişi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilirkişi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı Haber

Girne feribot faciasında yeni gelişme: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı

Tutukluluk süresi 7 gün uzatıldı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’deki Taşucu Limanı’na sefer yaptığı sırada alabora olarak batan Filo Jet feribotuna ilişkin adli soruşturma tüm hızıyla sürüyor. Yürütülen soruşturma kapsamında şirket yöneticisi Ali Özdüşler, kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve N. Sercan, birinci makinist Zeki Öz, ikinci makinist Metin Gül ile mürettebat Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Huseynov ve Rashat Ibrahimov yeniden hakim karşısına çıkarıldı. Girne Kaza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 9 şüphelinin 7 gün daha tutuklu kalmasına karar verildi. Kaptan ve şirket durumdan haberdardı Soruşturma makamları tarafından mahkemeye sunulan deliller arasında kritik WhatsApp yazışmaları ve dijital görüntüler yer aldı. Yardımcı kaptan Merve N. Seraslan’ın 17 Haziran 2026 tarihli yazışmalarının gündeme getirildiği duruşmada, geminin sol kızağının kırıldığı ve bu durumun kaptanın bilgisi dahilinde geçiştirilerek tamir ettirildiği ifade edildi. Polis ekiplerinin mahkemeye aktardığı bilgilere göre, söz konusu hasara ilişkin fotoğraflar mürettebat tarafından yardımcı kaptana iletildi; o da bu görüntüleri şirket yetkilisine aktardı. Ayrıca zanlılardan biri tarafından 7 Haziran'da gönderilen görüntülerde gemi kızağındaki kırığın net bir şekilde görüldüğü, kayıp yolculardan birinin ailesine facia öncesi gönderdiği videoda da aynı kırığın tespit edildiği belirtildi. Şüphelilerin telefonlarına el konulurken, dijital incelemelerin kapsamlı bir şekilde sürdürüldüğü bildirildi. Suçlamalar ağırlaşabilir Mahkemede yöneltilen sorular üzerine tahkikat memuru, yapılan tamiratın uygun bir tersanede ve bilirkişi denetiminde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Tamiratın uygun koşullarda yapılmadığının kesinleşmesi durumunda soruşturmanın seyrinin değişebileceği ve şüphelilere yöneltilen suçlamaların ağırlaşabileceği kaydedildi. Öte yandan, kaptan Mustafa Öz'ün gemiye giren suları dikkate almayarak risk altında seyre devam ettiği yönünde kanaat oluştuğu da savcılık tarafından mahkemeye aktarıldı. Filo Jet isimli feribot, 30 Ağustos tarihinde 259 yolcu ve 8 mürettebatla hareket ettiği sırada alabora olarak batmıştı. Yaşanan felaketin ardından başlatılan arama kurtarma faaliyetlerinde bugüne kadar 14 kişinin cansız bedenine ulaşılırken, kayıp olduğu bilinen diğer 14 kişiyi arama çalışmalarının aralıksız devam ettiği açıklandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahbap soruşturmasında kritik gelişme: 44 Milyon TL'lik altın nerede? Haber

Ahbap soruşturmasında kritik gelişme: 44 Milyon TL'lik altın nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Ahbap Derneği hakkında yürütülen soruşturmada, dernek yönetim kurulunun Ocak 2026 döneminde aldığı art arda üç kritik karar mercek altına alındı. Dosyadaki detaylara göre süreç, 14 Ocak 2026 tarihli ve 2026/3 sayılı yönetim kurulu kararıyla başladı. Bu kararla, derneğin banka hesabında bulunan 44 milyon Türk lirasının enflasyon karşısında erimesini önlemek amacıyla altına çevrilmesi kararlaştırıldı. Ancak paranın doğrudan TL ile altınla değerlendirilmesi yerine farklı bir yöntem izlenerek 44 milyon liranın önce ABD dolarına dönüştürülmesi öngörüldü. Haluk Levent'e geniş yetkiler verildi Döviz bürosundan temin edilecek dolarların fiziken teslim alınması sürecinde Haluk Levent yetkili kılındı. Aynı gün alınan 2026/4 sayılı ikinci yönetim kurulu kararıyla da, satın alınacak altınların muhafazası için bir banka kiralık kasası kiralanması kararlaştırıldı. Kasanın anahtarının teslim edilmesi ve tüm bu finansal operasyonların yürütülmesinde Haluk Levent'in yetkili olması karara bağlandı. Böylece 44 milyon liranın dövize çevrilmesinden fiziki paranın teslim alınmasına, altınların satın alınmasından kasanın yönetimine kadar tüm aşamalarda Haluk Levent yetkilendirilmiş oldu. Havale açıklaması dikkat çekti Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise banka transferinin açıklama kısmı oldu. 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabından bir döviz bürosuna gönderilen 44 milyon TL'lik havalenin açıklamasına "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" ifadesinin yazıldığı tespit edildi. Bu tutar karşılığında döviz bürosundan temin edilen 1 milyon dolar nakit para, Haluk Levent tarafından fiziki olarak teslim alındı. Para trafiğinin devamında, 16 Ocak 2026 tarihinde 2026/5 sayılı üçüncü yönetim kurulu kararı devreye sokuldu. Bu kararla, eldeki 1 milyon dolar kullanılarak bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasına karar verildi. Altınları kuyumcudan teslim alma yetkisi yine Haluk Levent'e verildi ve satın alınan fiziki altınların Ahbap Derneği'nin VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kiralık kasasında saklanması öngörüldü. Kasadan altın yerine ilaç ve kitap çıktı Soruşturmanın en çarpıcı aşaması ise 6 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleşti. Derneğe ait kiralık kasa; bir polis memuru, bir kuyumcu bilirkişi ve derneğin mal varlığı yönetim kayyım heyetinde görevli iki avukatın huzurunda, resmi olarak ve video kaydı eşliğinde açıldı. Milyonluk varlıkların ve fiziki altınların yer alması gereken kasada yapılan incelemede, belirtilen varlıklardan hiçbirine rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, bir kutu vitamin hapı, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı. Başsavcılık, derneğe ait 44 milyon liranın, bu parayla temin edilen 1 milyon doların ve dönüştürülen altınların akıbetinin aydınlatılması, ayrıca işlemlerin hukuki niteliği ile sorumluların tespiti için soruşturmayı çok yönlü olarak sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

12. Yargı Paketi'nde Hakim ve Savcılara "bilirkişi" düzenlemesi Haber

12. Yargı Paketi'nde Hakim ve Savcılara "bilirkişi" düzenlemesi

Teklife göre, hakimlik ve savcılık mesleğinin doğası gereği sahip olunması gereken hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulması, disiplin yaptırımına tabi tutularak "uyarma cezası" gerektiren fiiller arasına ekleniyor. Bilirkişi kurumu asli işlevine dönecek Mevcut Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda görevde kayıtsızlık, mevzuata aykırı davranışlar ve işi uzatan tutumlar gibi durumlar için halihazırda uygulanan uyarma cezası, yeni düzenlemeyle kapsamını genişletiyor. Artık hukuki yorum gerektiren, hakim veya savcının kendi mesleki bilgisiyle karara bağlayabileceği konularda bilirkişiye başvurulması, bir disiplin kusuru olarak kabul edilecek. Bu adımla, yargılamaların gereksiz yere uzamasının önüne geçilmesi ve bilirkişilik kurumunun sadece "hukuki bilgi dışında özel veya teknik bilgi gerektiren" hallerde başvurulan bir mekanizma olarak asli fonksiyonuna döndürülmesi hedefleniyor. Yargılamalarda verimlilik hedefi Düzenleme, bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi sırasında kanuni kurallara aykırı hareket eden hakim ve savcılara yönelik disiplin yaptırımlarını da pekiştiriyor. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte; Hakim ve savcının kendi yetki ve bilgisindeki konularda bilirkişiden görüş istemesi disiplin suçu sayılacak. Bilirkişi seçimi ve görevlendirilmesi sırasında kurallara aykırı hareket edenlere verilen uyarma cezası, "hukuki bilgiyle çözülebilir konularda bilirkişi görevlendirme" fiiliyle daha sıkı hale getirilecek. Bunun gereksiz bilirkişi raporlarının beklenmesi nedeniyle uzayan dosyaların hızlandırılması amaçlanıyor. Yargının daha etkin ve verimli işlemesine yönelik hazırlanan bu teklifin, yargı mensuplarının inisiyatif kullanımında mesleki uzmanlıklarını ön plana çıkarması ve yargılamalardaki "bilirkişi bağımlılığını" azaltması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi Haber

Leyla Aydemir davasında yeni gelişme: Duruşma ertelendi

Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir davasında yeni bir gelişme yaşandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, biri tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edilirken, mahkeme heyeti duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Mahkeme 11 Haziran’a erteledi Duruşmaya tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve tanıklar katılırken, tutuklu sanık Yusuf Aydemir SEGBİS üzerinden bağlandı. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve yeni tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı 11 Haziran tarihine erteledi. Tutuklu sanığın savunması: “Suçsuzum” Sanık Yusuf Aydemir savunmasında, olay günü bölgeye sonradan gittiğini belirterek hakkındaki suçlamaları reddetti. Telefonunun o dönem arızalı olduğunu ve farklı bir cihaz kullandığını ifade eden Aydemir, suçsuz olduğunu savundu. Tanık ifadeleri ve ses kayıtları incelendi Duruşmada tanık beyanları ve dosyaya giren WhatsApp ses kayıtlarının bilirkişi çözümlemeleri de ele alındı. Bir tanık, ses kaydını “gerçeklerin ortaya çıkması” amacıyla aldığını belirtirken, olayla doğrudan bir bağlantısının olmadığını söyledi. Mahkeme: Tutukluluk devam edecek Cumhuriyet savcısının mütalaası doğrultusunda mahkeme, kuvvetli suç şüphesi ve kaçma ihtimali gerekçesiyle sanık Yusuf Aydemir’in tutukluluğunun devamına karar verdi. Diğer sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirleri de sürdürülecek. Anne bir sonraki duruşmada dinlenecek Mahkeme heyeti, Leyla’nın annesi Şükran Aydemir’in bir sonraki duruşmada dinlenmesine hükmetti. Bu karar, davanın seyrinde yeni ifadelerin belirleyici olabileceği şeklinde değerlendiriliyor. Davanın geçmişi: Yargı süreci defalarca değişti 2018 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedeni bulunan Leyla Aydemir’in ölümü, Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştı. İlk yargılamada amca Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmış, ancak istinaf ve temyiz süreçlerinde karar bozulmuştu. Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava yeniden görülmeye başlanmış, süreç içinde sanıklar hakkında farklı kararlar verilmişti. Son gelişmeyle birlikte dosya yeniden değerlendirme aşamasında ilerliyor. Soruşturma süreci devam ediyor Dosyada hem yeni delillerin hem de tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sürerken, kamuoyu uzun süredir aydınlatılamayan olayın netleşmesini bekliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı Haber

Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in uyuşturucu testi negatif çıktı

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde sanatçı Güllü’nün evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. “Tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun, olay günü uyuşturucu madde etkisi altında oldukları yönündeki iddialar Adli Tıp raporuyla doğrulanmadı. Adli Tıp: Saç örneğinde maddeye rastlanmadı Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi’nin raporuna göre, her iki şüpheliden alınan saç örneklerinde uyuşturucu, uyarıcı ya da ilaç etken maddesine rastlanmadı. Böylece kamuoyunda geniş yankı uyandıran “madde etkisi” iddiaları bilimsel bulgularla çürütülmüş oldu. Olay gecesi iddiaları gündem olmuştu Soruşturma sürecinde, olay gecesi uyuşturucu kullanıldığına dair iddialar sıkça dile getirilmiş, Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter de savcılık ifadesinde bu ihtimali öne sürmüştü. Adli Tıp raporu, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Bilirkişi raporu: Dış kuvvet ve temas vurgusu Öte yandan olay yerinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, Güllü’nün geriye doğru düşmesi için dengesini bozacak nitelikte “bir dış kuvvet ve temas”ın varlığına dikkat çekildi. Raporda ayrıca intihara dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı belirtildi. Soruşturma çok yönlü sürüyor Şüphelilerden Tuğyan Ülkem Gülter tutuklu bulunurken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı uygulanıyor. Savcılık, bilirkişi ve Adli Tıp raporlarını da dikkate alarak olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruşturmayı çok yönlü biçimde sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.